Fala İnanma Sanatsız Kalma! Falın Sanattan Daha Fazla Değer Gördüğü Günümüzde The Sanat’tan Anlamlı Proje

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

The Sanat birbirinden güzel projelerine bir yenisini ekledi ve oldukça anlamlı bir seriye başladı. The Sanat yeni projesini şu şekilde anlatıyor;

"Falın sanattan daha fazla ilgi gördüğü ülkemizde, alternatif ve eğlenceli bir proje serisine başlamak istedik. Edebiyat ve illüstrasyon sanatının buluştuğu projemizde, her ay farklı sanat ve sanatçıların kahve falına bakıyor olacağız. “Falistrasyon” ismini verdiğimiz projemizin ilk konukları ise şairler olacak. Şimdi, konuyu fazla uzatmadan, sözü falcımıza bırakalım. Neyse halimiz, o çıksın şiirimiz!

Proje: The Sanat Proje Yönetmeni ve Metin Yazarı: Ali Ömür Ulusoy Sanat Yönetmeni: Nesli Meriç Sanioğlu İllüstrasyon Sanatçısı: Şengül Altınok

Not: Önümüzdeki ay, şairlerin falına bakmaya devam edeceğiz. Aşık Veysel, Nazım Hikmet ve Can Yücel şu an kahvelerini içiyorlar."

Kaynak: https://thesanat.net/fala-inanma-sanatsi...

Orhan Veli

Sayın Orhan Veli, siz resmen gözlerinizi kapatmış, İstanbul’u dinliyorsunuz.

Havada süzülen üç martı var. Siz üç arkadaş, “Garip” bir yola girmişsiniz. Hatta havalanmış uçuyorsunuz. Bakın işte şurada… Gökyüzü açık, hava güzel. Yalnız, bu “güzel havalar”a aldanmayın sakın! Bu havalar yüzünden eve ekmek almayı unutabilir, işinizden istifa edebilir, parasız kalabilirsiniz. Fakat bunu o kadar da önemsemeyeceksiniz. Sonuçta bedava yaşamaya alışmışsınız şu hayatta; “hava bedava, bulut bedava, dere tepe bedava”.

Gönlünüzde biri var, burada çıkmış ama ona da fazla umut bağlamayın. Yollarınız ayrı; “O ciğercinin kedisi, siz sokak kedisi”

Turgut Uyar

Sayın Turgut Uyar, sizin falınız fallanmış “Tel Cambazının Tel Üstündeki Durumunu Anlatır” şekilde çıkmış. Tepedesiniz. Hem de çok tepede. Üstelik ipince bir telin üstünde. Aman, “dikkat edin; dengenizi bozmayınız”. Önünüz açık. Ama burada, karşınıza iki yol daha çıkacak. İkisi de yeni. Ama siz, birinci yeniye değil, “İkinci Yeni’ye girin. Bu sizin için daha hayırlı olacak.

Cemal Süreya

Sayın Cemal Süreya, falınız çok güzel çıkmış. Keşke bir bilene baktırsaydınız. Neyse, yine de dilimiz döndüğünce anlatalım. Hanenizde bir sürü kalp var. Aşk içinde yüzüyorsunuz. Belli ki, serde biraz çapkınlık var ama aradığınızı bir türlü bulamıyorsunuz. Hep kalabalıklar içeresindesiniz ama siz “hangi şehirdeyseniz yalnızlığın başkenti orası” oluyor. Ama en azından “Sevişmek yeniden yürürlüğe giriyor, tüm kıtalarda. Afrika dahil”

Mehmed Akif Ersoy

Sayın Mehmed çok sıkıntı çekmişsiniz ama hanenize ay doğmuş. Üstelik yanında bir de yıldız konmuş. Resmen ay yıldız olmuş. Belli ki, hayırlı bir işe vesile olacaksınız. İçiniz ferah olsun; millet sizi hep şükranla anacak.

Yahya Kemal Beyatlı

Sayın Yahya Bey, hanenize ay doğmuş ama “dönülmez akşamın ufkundasınız”. Nitekim, burada “meçhule giden bir gemi” var.  Bir de at çıkmış. At murattır. Ama burada bir değil, en az bin at var. Akın akın gidiyorlar. Bin atlıyla birlikte çok şen olacaksınız.

Ömer Hayyam

Sayın Ömer Hayyam, bu fal tutmuş. Buna bakılmaz aslında. Ama hatırınız için bakalım.

Öncelikle şunu söyleyelim ki, ne kadar şahane bir insan olduğunuz, falınızın her köşesine işlemiş.  On parmakta on marifet görünüyor… İçinizden birçok şey geçmiş ama siz, iki şey arasında kalmışsınız: “Bilim mi yoksa sanat mı?” Bir seçim yapmanız gerekecek. Ama siz, iki yolu birden seçeceksiniz. İki yolda da alıp başınızı yürüyeceksiniz. Hatta bir süre sonra iki yolu birleştirecek, bilim ve sanatı iç içe sokacaksınız. Belli ki “kafanız güzel”. Nitekim, falınızda çıkan üzüm salkımı ve şarap testisi de bu güzelliği perçinliyor. Ayrıca gözünüz yükseklerde. Belli ki uzayla da ilgileniyorsunuz. Bu konuda da önünüz açık, teleskopunuz temiz. Bu arada matematiği de ihmal etmeyin. “Bilinmeyen”leri size soracaklar.

Sappho

Sayın Sappho Hanım, kısmetiniz taşmış. Bir de sevinç göz yaşınız var. Dileğiniz olacak.

Siz, açık yürekli, açık sözlü bir kadınsınız. Hatta bazı sözleriniz biraz fazla “açık”. Bu yüzden zaman zaman, erkekler tarafından yanlış anlaşılıyorsunuz. Oysa ki zaten siz, o sözleri erkeklere değil kadınlara söylemek istiyorsunuz… Yakın zamanda, kalabalık bir ortama gireceksiniz. Okul mu desem, akademi mi desem, öyle bir yerde toplanacaksınız. Evlenmeyi reddeden kadınlar gelecek buraya. Azıcık da dedikodu olacak. “Afrodit”le adınız çıkacak, ortalık “Eros”la dolacak.

Ayrıca siz, aşka aşık olacaksınız. “Kasırga nasıl sökerse / meşeleri kökünden / öyle sarsacak yüreğinizi aşk.” Lakin başarılarınız ve aşklarınız yüzünden sizi çekemeyenler olacak. Fakat içiniz rahat olsun. Size, sizden başka kimse zarar veremeyecek.

Edip Cansever

Sayın Edip Cansever, falınızda bir masa çıkmış. Ama “masa da masaymış ha!” Üstünde yok yok. Sanıyorum, kafanız biraz karışık. Ortamdan birazcık uzaklaşsanız iyi olacak. “Öyle her şeyi bırakmanıza filan da gerek yok. Anıları bırakabilseniz yeter.” Evet, masanın üstü karışık ama altı daha karışık. Bir sürü kurbağa çıkmış burada. Sanırım “Kurbağalara Bakmaktan Geliyorsunuz”. Ama onlara çok yaklaşmayın. Size karşı art niyet besliyorlar.  Burada bir de papatya çıkmış. Gönlünüzde biri var. “Seviyor mu, sevmiyor mu” diye düşünüyorsunuz. Aslında sevme ihtimali var ama “tek ihtiyacınız ne biliyor musunuz? Bir papatya yaprağı daha.”

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ozturk-sadri-alisik

bu sanat değil bence, bu daha başka bişe, anlatamam ben zaten kafam basmaz ama bu daha farklı bişe, özverimi desem, duyarlılıkmı desem

patrick-bateman

Bunun uygulamasını indirip, fincan resmi çekerek medet uman var. 2018 yılında da gelişemedik.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

BilimİstanbulŞarapaşkkadınlar
Görüş Bildir