Evi Toprakla Soğuttu: Evinin Altına Kurduğu Sistemle Klima Kullanmayı Bıraktı
Güney Amerikalı bir içerik üreticisi, tam dört yıl boyunca evinin bahçesinde adeta iğneyle kuyu kazar gibi çalışarak devasa hendekler açtı. Çevresindekiler onun kanalizasyon ya da altyapı hattı döşediğini düşünüyordu; ancak o, dünyayı değiştirebilecek pasif bir iklimlendirme sisteminin temelini atıyordu. 2022 yılında başlayan ve 2026 yılında tamamen tamamlanan bu sistem; kompresör, soğutucu gaz veya dış mekan motoru olmadan evdeki odaları buz gibi soğutmayı başardı.
Bu dahice projenin arkasında çok basit bir fiziksel gerçek yatıyor: Toprağın 1,5 ila 3 metre altındaki sıcaklık, yüzeydeki hava durumundan etkilenmez ve her zaman sabit kalır.
Yazın dışarısı kavrulurken yeraltı serindir; kışın ise tam tersi bir sıcaklık hakimdir. Girişimci, literatürde 'Kanada Kuyusu' ya da 'Provençal Kuyusu' olarak bilinen eski bir jeotermal soğutma yönteminden ilham aldı. Dışarıdaki sıcak havayı evin altına gömdüğü 30 ila 50 metre uzunluğundaki borulardan geçirerek, toprağın havadaki ısıyı doğal bir batarya gibi emmesini sağladı. Hava, yer altından geçip eve ulaştığında dışarıya kıyasla derecelerle ifade edilebilecek seviyede soğumuş oluyor.
Geleneksel klimalar yüksek elektrik tüketen kompresörler ve çevreye zararlı gazlarla çalışırken, bu sistemde bunların hiçbirine ihtiyaç duyulmuyor.
Sistemin havayı devirdaim etmesi için gereken tek şey, sıradan bir ampul kadar enerji tüketen düşük watt'lı küçük bir fan. Hatta bazı günlerde hava, hiçbir elektrik gücü olmadan tamamen doğal bir hava akımı (konveksiyon) yöntemiyle eve ulaşıyor. Bu da elektrik faturasında ani artışların önüne geçiyor.
Sistem şu an için evdeki çocuk odalarına hizmet veriyor ve içerik üreticisinin ifadesine göre, bu alanlarda geleneksel klima ihtiyacını tamamen ortadan kaldırmış durumda.
Bu sistemi kurmanın en zorlu kısmı lojistik ve işçilik süreci.
Nitekim amatör inşaatçının bu sistemi bitirmesi tam 4 yılını aldı. Toprak altına döşenen boruların nem ve küf yapmaması için yüzde 1 ila yüzde 3 arasında hassas bir eğimle yerleştirilmesi, her bağlantı noktasının yeraltı sularına ve toprak gazlarına karşı milimetrik olarak yalıtılması gerekiyor.
Uzmanlar, binaları "net sıfır enerji" kullanımına yaklaştıran bu harika teknolojinin, performans belirsizlikleri ve mühendislerin sisteme aşina olmaması nedeniyle modern inşaat sektöründe hak ettiği değeri henüz görmediğini belirtiyor.
Ancak bir kez kurulduktan sonra sıfıra yakın maliyetle çalışan bu sistem, geleceğin iklimlendirme teknolojisi olmaya aday.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın