Daha Önce Hiç Duymadığınız Cüretkar, Politik ve Orijinal 25 Eski Türk Filmi

-

2000'li yıllardan önce çekilen muazzam, döneminin yabancı filmlerine taş çıkaracak hikaye ve oyunculara sahip filmlerine göz attık. Pek bilinmeyen ve değerini bulmayan bu filmleri izlediğinizde Türk sinemasında övülecek tek şeyin Yeşilçam komedilerinden ibaret olmadığını göreceksiniz.

1. Susuz Yaz - 1963

Susuz Yaz Türk sinema tarihinin en iyi siyasi eleştiri filmlerinden biri. Politik sinema deyince akla gelen filmlerden biri olarak epey süre de gösterimi yasaklanmıştır. Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı alan filmi Türkler izleyememiş düşünebiliyor musunuz? Konusu: Ege'nin kurak topraklarındaki köylerden biri... Su sıkıntısı çeken köy halkı, yaşayabilmek için suya, su içinse su kaynaklarını arazisinde bulunduran Osman ve Hasak isimli kardeşlere muhtaçtırlar. Ağabey Hasan her zaman açgözlü ve hırslı olan taraf olmuştur. Köylülerin yakarışlarına rağmen bir damla bile su vermeyi kabul etmez. Haliyle işler fazlasıyla değişir. İyi yürekli Osman ise ağabeyinin zıttıdır. Bu genç adam ağabeyinin hırsı ve hataları nedeniyle hapishaneye dahi düşecek, aile yapısı yerle bir olacaktır.

2. Gurbet Kuşları - 1964

Cüneyt Arkın'ı üne kavuşturan film nedir diye sorarlarsa, "Taaaaa 64'te çekilmiş Gurbet Kuşları'dır." dersiniz. İlk Altın Portakal ödül töreninde de en iyi film seçilmiştir. Halit Refiğ'in de yönetmen olarak ödül aldığı filmde Kahramanmaraş'tan İstanbul'a büyük umutlarla göç eden bir ailenin paramparça olmuş hayatı anlatılıyor. Önce bir eve yerleşen sonra bir oto tamirci açan ailede, her bir birey kente dair bambaşka bir sorunla mücadele etmeye çalışıyor.

3. Sevmek Zamanı - 1965

Türk sinemasında gelmiş geçmiş en iyi psikolojik tahlillerden biri olabilir bu filmde. Geçmiş döneme ait tüm filmleri ya komedi ya da kolonya içerek kör olmuş insanlarla dolu ağlak filmler sananlara gelsin. Şaheser bir film. Konusu da şöyle;  Ustasıyla birlikte çalışan ve boyacılık yapan Halil, iş için gittiği bir evde duvarda bir tablo görür. Tablodaki kadının görüntüsüne öyle aşık olur ki bahaneler yaratarak bir daha bir daha gidip onu izler. O kadınla bir gün evde karşılaşır. Kendisine böyle aşık olan Halil'den, Meral de etkilenir. Fakat garip olan o ki, Halil onun yalnızca resmine aşık olmuştur, kendisine değil...

4. Vesikalı Yarim - 1968

Sait Faik Abasıyanık'ın Menekşeli Vadi öyküsünden uyarlamadır. Türkan Şoray ve İzzet Günay'ın oynadığı film bugün 50 yılı devirmiş durumda. Türk sinemasının kült filmlerinden biri aynı zamanda. Konusu şöyle; Evden işe, işten eve gidip gelen evli ve çocuklu manav Halil bir gün pavyonda, orada çalışan kadınlardan biri olan Sabiha'yla tanışır. Birbirlerine aşık olurlar fakat Halil evli olduğunu ondan saklar. Sabiha safça oradan kurtulmanın ve Halil'le gelecek planları yapmanın peşindeyken, Halil ile ilgili gerçeği öğrenir. Tek çare Halil'in yuvasını yıkmamak için onu kendinden soğutmaktır.

5. Canım Kardeşim - 1973

Ertem Eğilmez filmlerinin hepsini biliriz ama nedense bu film pek hatırlanmaz. Tarık Akan, Halit Akçatepe gibi oyuncuları da içinde barındıran filmin konusu şöyle; Kahraman çok sevimli küçük bir çocuktur. Yokluk içindeki ailesi kendi kendine yeterek yaşamını sürdürür. Fakat bir gün Kahraman'ın kanser olduğu ortaya çıkar. Abisi ve abisinin en yakın arkadaşı da onun hayattaki en büyük isteğini yerine getirmeye çalışır: bir televizyon. Hiç parası olmayan bu ikili, o dönemin en lüks eşyalarından birini almak için her yolu dener.

6. Hakkari'de Bir Mevsim - 1983

Söyleyin ey sevgili okurlar, siz hiç Genco Erkal'ı gençken gördünüz mü? Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı almış bu filmi bildiniz mi? Bilemezsiniz. Çünkü Türkiye'de siyasi eleştirisi birilerinin çok gücüne gittiği için yıllarda yasaklıydı. Politik sebeplerle Hakkari'ye sürülen genç bir öğretmenin, bu sınır köyünde yaşayacağı tek mevsim olan kış mevsimi boyunca deneyimlediği tecrübeleri izliyoruz.

7. Teyzem - 1986

hayatiste.net

Bir dönemin travmatik filmine geldi sıra. Şimdiden söyleyelim, belki listede görüp tekrar tüyleri diken diken olacak ve bu gece uyuyamayacak birileri vardır aramızda. Harika ve özgün bir senaryosu olan filmin konusu ensest. Travmatik olması sebebi de bu. Hiç hikayeyi anlatmayalım, teyze yeğen çarpık ilişkisi diyelim size.

8. Asiye Nasıl Kurtulur - 1986

Bu filmin aslında bir de Türkan Şoray versiyonu var ama fuhuş batağındaki bir kadını Müjde Ar'dan daha iyi kim oynayabilir :) Ali Poyrazoğlu, Tuncay Akça ve Hümeyra da yanında üstelik. Atıf Yılmaz filminin konusu şöyle; Bir genç kadın kendisine kiralık ev aramaktadır ve arayışları esnasında Selahattin isimli tuhaf bir genç ile karşılaşır. Selahattin bir fuhuş yuvasının baş yöneticilerindendir. Görünümüne fazlasıyla önem vermekte ve hayatının dizginlerini elinde tutmak istemektedir. Asiye, bir bataklığa girmenin eşiğindedir. Vereceği her karar, bir adım sonraki hayatının dinamiklerini yeniden şekillendirecektir.

9. Aaah Belinda - 1986

Serap işini fazlasıyla ciddiye alan bir tiyatro oyuncusudur. Bir gün kendisine gelen bir reklam filmi teklifini kabul eder. Bu reklam filminin bir getirisi olarak kimliğini kaybetmek zorunda kalır. Artık hayatına evli ve iki çocuk annesi Naciye olarak devam edecektir. Hayatının hareketli çarkları artık sıradanlığın tekdüzeliğine kapılıp gitmektedir. Çevresindeki insanları dahi tanımamaktadır. Tüm dünyasına karşı yabancılaşmıştır. Artık kendi bile gerçekten kim olduğunu bilmemekte ve hayal ile gerçek arasında sürüklenmektedir. Müjde Ar söz konusu olunca işin içinde yine de bir parça seksilik var:)

10. Hayallerim, Aşkım ve Sen - 1987

Türkan Şoray'ı hiç böyle görmediğinize o kadar eminiz ki... 4 farklı karakteri birden canlandırdığı fantastik bir film ve yıl 1987! Yine bir Atıf Yılmaz filmi, yine enteresan bir konu: Kimsesizler yurdunda büyüyen Coşkun henüz bir çocukken dönemin ünlü ve güzel sinema yıldızı Derya Altınay'a aşık olmuştur. O zamanlardan bu yana süren bu aşk Derya Altınay'ın Coşkun'un yaşadığı yetimhaneye ziyarete gelmesiyle doruk noktasına ulaşır. Derya Altınay Coşkun'un çocukluk aşkı Rukiye'yi evlatlık edinerek buradan ayrılır. Ancak Coşkun Rukiye için bile üzülemez, artık tek amacı ünlü oyuncu için başarılı bir senaryo yazmaktır.

11. Anayurt Oteli - 1987

Yusuf Atılgan'ın ünlü kitabı Anayurt Oteli'nin bir uyarlaması. İsmi kadar ilginç olamamış Zebercet isimli sıradan bir adamın, manyakça takıntılarını anlatır. Dışarıdan sessiz, sakin ve problemsiz bir adamken aslında içinde saplantılı bir adamdır. Müdürü olduğu otelden giden bir müşteriye aşık olur ve bir daha geleceğini söyleyen müşterisini bir hafta boyunca soluksuz bekler. Öyle ki kaldığı odaya bile takıntı geliştirir, her gün elleriyle temizler. Peki o kadın gelecek midir?

12. Muhsin Bey - 1987

Yavuz Turgul bu film için "En sevdiğim film" der. Şener Şen ve Uğur Yücel'i bir arada izleyebileceğiniz bu filmi belki duymuşsunuzdur ama izleme fırsatı bulamadıysanız hemen listenize alın. Çünkü bu filmdeki hikaye ve kurgu şu an izlemekte zorlanacağınız bir kalitede.

İstanbullu Muhsin Bey, Türk musikisine ve çiçeklerine düşkün, değerlerine bağlı bir 'eski usül' adamdır. Köyden kente göçün yarattığı erozyondan kaçınırken, kaset çıkarmak için şehre gelmiş, yanık türkücü Ali Nazik ile karşılaşır. Muhsin Bey, Ali’yi şöhretle tanıştırabileceğini düşünür. Bu iki ayrı dünyanın insanı böylece, zorlu bir işbirliğine girerler. Dünyaların ne kadar ayrı olduğunu anlamaları içinse, elbette zaman gerekecektir.

13. Kadının Adı Yok - 1988

Duygu Asena'nın bu romanını bilmeyen yoktur herhalde. Atıf Yılmaz ise 30 yıl önce bunun filmini çekmiş. Afişi bile dikkat çeken filmin başrolünde Hale Soygazi var. Küçüklüğünde babası, yetişkinliğinde ise beraber olduğu adamlarda gördüğü baskının ve tutucu görüşlerin hayatında yara açtığı bir kadını izliyoruz. Bir şekilde tanıştığı yeni bir adamla ise farklı bir ilişkiye doğru adım atıyor.

14. Öğretmen - 1988

Kemal Sunal deyince aklınıza hep komedi filmleri, Şabanlıkları gelir değil mi? Dram filmi var mıdır desek ona da Propaganda'yı sayabilirsiniz sadece. Halbuki sistem eleştirisinde çok sağlam bir filmi daha var. 12 Eylül darbe dönemi sonrasında hem düzene hem devlete fena giydirdiği bu filmi izleyin. Köyden İstanbul'a yerleşen başarılı bir öğretmenken geçim sıkıntısı çeken ve sonunda aklını kaybeden bir öğretmeni canlandırıyor.

15. Hanım - 1989

Başrollerinde Yıldız Kenter ve Eşref Kolçak var. Bir de üstüne filmin konusu bir kedi:) Buradan nasıl devamlı zengin oğlan fakir kız filmlerine dönmüşüz hiç anlamadık. Osmanlı paşası torunu Olcay Hanım'ın rahim kanseri olmasını ve ölüm korkusuyla beraber tek dostu ve canlı varlığı olan kedisine kendisinden sonra bakacak kişiyi bulmaya çalışmasını anlatıyor.

16. Uçurtmayı Vurmasınlar - 1989

Tunç Başaran'ın en bilinen bu filmini muhtemelen duydunuz. Fakat siyasi eleştirisi sebebi ile tvde izlemeye pek fırsat bulamadınız. Sonra da yıllar yılları takip etti ve hiç dönüp internetten izlemek aklınıza gelmedi. İzleyin!  Annesinin hapis cezası yüzünden hapishanede büyüyen Barış'ın, annesinin mahkum arkadaşı İnci ile arasında oluşan sevgi bağı ve o bağın hapishane duvarlarını aşışı anlatılıyor. Vallahi yabancı film olsa seversiniz, Oscar verirsiniz Oscar!

17. Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni - 1990

Yavuz Turgul ve Şener Şen, ayrılmaz ikili biliyorsunuz. Ama bu Şener Şen filmini daha önce hiç ama hiç duymamış olma ihtimaliniz çok yüksek. Şöyle anlatalım; Haşmet Asilkan, bir dönemin sayısız aşk filmini çekmiş Yeşilçam yönetmenidir. Ama 80'lere geldiğinde o da sinema da yerinde sayıyordur. Eski güzel günlerine dönmek ve bir başyapıt çekmek isterken işi çok zordur. Ne Türkiye siyasi ve toplumsal olarak onun istediği dönemdedir, ne de beraber çalışacağı insanlar onu ciddiye alıyordur. Yahu bu Birdman filminin konusu?

18. Piano Piano Bacaksız, 1991

1991'in İstanbul Film Festivali En İyi Yönetmen ödülünü alan film, Tunç Başaran'ın ustalığını anlamanız için bir fırsat. 1940'lı yıllarda İstanbul’da bulunan eski bir konakta yaşayan yaşlanmış Kemal'in, artık unutulmaya yüz tutmuş anılarını anlatıyor. Piano Piano Bacaksız, her bir odasını bambaşka insanlara kiraya verilen bir konakta, savaşın da getirdiği zorluklara rağmen hayata tutunma çabası veren bir grup insana dair etkileyici bir hikaye.

19. Gölge Oyunu - 1992

Bu Yavuz Turgul filmine hiç rastladınız mı? Sanmıyoruz. Şener Şen ve Şevket Altuğ'un bu filmi, Abidin ve Mahmut adında karakterleri birbirine tam zıt iki arkadaşı konu alıyor. Pavyonda komedyenlik yapan bu iki adamdan biri kadınlara çok düşkünken, biri yanlarına yaklaşamayacak kadar utangaç. Hayatlarına sağır, dilsiz ve aynı zamanda muhteşem güzellikte bir kız girince bütün işler değişiyor. Al sana Kelebeğin Rüyası:)

20. Dönersen Islık Çal - 1992

Fikret Kuşkan'ın bir transı canlandırdığı film, Türk sinema tarihinin en cesur filmlerinden biri. 90'lı yılların melankolisi, karanlığı bu filme hapsedilmiş resmen. Konusu ise o kadar enteresan ki, gerçekten bugün yurtdışında çekilse büyük olay yaratır. Beyoğlu'nda geceleri fuhuş yapmaya çıkan, daha doğrusu çıkmak zorunda olan bir travestinin ve sıkıntılı bir barda barmenlik yapan bir cücenin dostluğunu anlatıyor. Hayattan, insanlardan, ülkelerinden dışlanmış bu iki 'aykırı' insanın tüm dünyaya kafa tutan dostluğunu mutlaka izleyin.

21. Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri - 1992

Konusunu okuyunca döneminde Türk sinemasını nasıl aştığını, ne kadar cesur ve harika bir konuya sahip olduğunu anlayacaksınız: Otuzlu yaşlarının sonuna gelen güzel Cazibe; annesi Füruzan ve dayısı Behçet'in yüzünden kendisine talip olan kişileri reddetmek zorunda kalmış, genç kızlığını büyük bir baskı ortamında geçirmiştir. Tek varlığı küçük odası olan yalnız kadın, tüm zamanını bu eski odada, eski sevgilisi hakkında hayaller kurarak ve fanteziler yaratarak geçirmektedir. Bir gece Kürşat saklanmak için bu odaya girdiğinde Cazibe lisedeki sevgilisiyle birlikte olduğunu hayal ederek Kürşat ile birlikte olur. Ancak bu durum Cazibe'nin hayal ve gerçek arasındaki çizgiyi kaybetmesine ve beklenmedik durumların yaşanmasına sebep olur.

22. Gece, Melek ve Bizim Çocuklar - 1994

Uzay Hepari'nin bir sinema filminde oynadığını biliyor muydunuz? Hem de pezevenkliğe soyunan bir adam olarak? Beyoğlu'nun en karanlık sokaklarını mesken edinen Serap 20'li yaşlarda, alımlı ve çevresi tarafından sevilen bir kadındır. Fahişelik yaparak kendi halinde yaşayıp giden güzel kadının yolu kendisi gibi Beyoğlu'nun arka sokaklarında yaşayan Hakan'la kesişince aralarında büyülü bir aşk başlar. Hakan Serap'ı deliler gibi kıskansa da onun pezevenkliğini üstlenmeye çalışır. İşi gücü olmayan adam bu işi de beceremez. Bir gün Serap, sevgilisi Hakan'ı hiç ummadığı bir manzarada bulunca tüm hayatı derinden sarsılır. Serap artık bambaşka bir hayatın içerisinde, bambaşka amaçlar peşinde koşarak sırra kadem basacaktır.

23. Tabutta Rövaşata - 1996

Bu filmin ismini duymuş da olabilirsiniz ama izlemediyseniz hemen listenize alın. Derviş Zaim'in ödül şelalelerinde yüzdüğü filmde Ahmet Uğurlu ve rahmetli Tuncel Kurtiz oynuyor. Mahallesinin sevilen adamı Mahsun, çok fakir ve tatlı bir adamdır. Geceleri araba çalmak gibi bir adeti olan bu adam, gece çalıp gezdiği arabayı sabah olunca aynı yere aynı şekilde bırakır. Fakat bir gün yardım etmek için evine aldığı oda verdiği bir kız, her şeyi mahveder. Mahsun'un resmen hayatını karartır.

24. Kaç Para Kaç - 1999

Bu Reha Erdem filminde oyuncu Taner Birsel'i izlemek müthiş keyif verici. Aile işletmesinde yıllarca namuslu bir şekilde çalışan esnaf Selim'in, bir gün takside kendisinden önce inen adamın unuttuğu para dolu çantayla hayatı değişiyor. Paranın sahibi bulup geri vermek ona en yakışan şeyken, para onu da bambaşka ruh hallerine ve ikilemlere sokuyor.

25. Gemide - 1999

"Kan alırlar Kamil, kan!" dersek hatırlarsınız belki? Pek bilinmeyen bir film değil ama hakkı bir türlü verilmiyor. Serdar Akar bu filmi çektiğinde Türkiye'de sinema sektörünü bizce tek başına değiştirdi. Yeni Sinemacılar ekolünün ilk yapıtlarından. Argo kullanımı da o kadar yoğun ki, o dönem muhafazakarlar savaş açmıştı. Kafası dumanlı bir gemi kaptanı, o kaptanın birine yardım edeyim derken bir kız ve ölü bir adamla gemiye dönüşü, bir an önce gemiden gitmesi gereken kızın gemideki biri tarafından saklanması, kafası açıldıkça kendine gelen kaptanın olayları hatırlaması... Hemen izleyin hemen!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ercy

Hangi birini övsem bilemedim, her biri birbirinden güzel. Hele 90'lı yıllarda sinema daha güzeldi. keşke o "yeni sinemacılar" akımı hiç bitmeseydi! Not: "Lalelide bir azize" filmi unutulmuş!

selen24908008

7 numaradaki TEYZEMİ fazla basite indirmişsiniz.Halit Refiğin başyapıtları arasındadır.Ergenken üvey babası tarafından cinsel istismara uğramış, sürekli baskılanmış ve hayallerini gerçekleştirmesine izin verilmemiş Üftadenin acı hikayesi. Yıllar içinde yaşadığı baskı ve hayal kırıklıklarıyla gerçeklik algısını kaybeden ve sonunu hazırlayan Üftadenin hikayesini ona sadece hayran olan Yeğeninin gözünden izliyoruz. Bu film psikolojik dram türünün en iyi yerli örneklerindendir ve gerçekten son derece etkileyici ve vurucu bir senaryoya sahiptir. Tabiki Müjde Ar’ın şahane oyunculuğunu da unutmamak lazım. Yani teyze yeğen arasındaki ensest ilişki diye tanımlarsanız bu filmi GÖMMÜŞ olursunuz.

sezin.bilgi

"Mustafa hakkında herşey..."

mintika-bekcisi

teyzem filmi hala aklıma gelir ürperirim bazen ama bu filmler gerçekten onnumara hala düşündürüyor olması vuruculuğu kalitelerini gösteriyor

fakecan

Arkadaşım Şeytanı da yazalım o zaman...

Görüş Bildir