CHP Lideri Kılıçdaroğlu: 'Dokunulmazlığımı Kaldırmazsanız Namertsiniz'

 > -

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, tank - palet fabrikası hakkında açılamalarda bulundu ve "Düne kadar 'beka beka' diyorlardı. Devasa fabrikayı götürüp Katar'a teslim ettiler, nerede bu beka?" dedi. Kılıçdaroğlu "Bunu söylediğim için rahatsızlar biliyorum. Bunu söylediğim için beni susturmak istiyorlar biliyorum. Bunu söylediğim için tehdit ediyorlar, biliyorum. Bunu söylediğim için 'dokunulmazlığınızı kaldıracağız' diyorlar. Dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsiniz" ifadelerini kullandı. 

Hamidiye Su tartışmalarına da değinen Kılıçdaroğlu "Suya parti rozeti takacaklar, Allah akıl fikir versin" yorumunda bulundu. 

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 27. Dönem İkinci Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı Abant Tabiat Parkı’nda başladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Abant’taki kampında gündeme dair yaptığı açılış konuşmasını, aynı saatte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kürsüye çıkması nedeniyle yarıda kesti.

Kılıçdaroğlu saat 14.00’te devam edeceğini belirtti.

"Sayın Genel Başkanımız kürsüye çıktıktan sanıyorum üç dakika sonra Sayın Erdoğan kürsüye çıktı"

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:

"Bir gün sonra ben tekrar bir daha teyit ettim. Bir değişiklik yok, 'Sayın Erdoğan 10.45-12.00 arasında konuşacak. En kötü 10.30'da başlar' denildi. Bugün biz de ona göre Sayın Genel Başkanımızın basına açık konuşmasını saat 10.00'a aldık fakat üzülerek, ibretle gördük ki Sayın Genel Başkanımız kürsüye çıktıktan sanıyorum üç dakika sonra Sayın Erdoğan kürsüye çıktı. Bu bir korku işaretidir. Bu Türkiye'nin ikinci büyük partisinin Genel Başkanı'nın başta Türkiye ekonomisi olmak üzere Türkiye'nin içinde bulunduğu hali, Türkiye'nin içinde bulunduğu halden çıkış önerilerinin 82 milyon ile paylaşmanın, paylaşmasının endişesi ve paniğini yaşayan bir AK Parti ile ve bir Erdoğan ile karşı karşıyayız."

"Biz bu milletin vicdanına, ferasetine güveniyoruz"

Saat 14:00'te tekrar kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, demokrasinin vatandaşın bilgeliğine, oyuna, vicdanına seslenmek olduğunu vurguladı ve ekledi:

"Gidersiniz vatandaştan oy istersiniz, vatandaş tercihini yapar, kurallarını koyar, Anayasamız vardır. O kurallar içinde birisi gelir, iktidar olur, diğerleri muhalefet olur. Parlamentoda oturulur, konuşulur. Takdir vatandaşa aittir. Vatandaşa saygı duyacaksınız ama 'Hayır ben gitmem, benim dışımda eğer birisi kazandıysa ona kin duymam, ona öfke duymam, ondan intikam almam lazım.' diyor. Kime? Bizim belediye başkanlarına. 'Nasıl, niçin kazandılar orayı?' diyor."

Yeniden seçim yapıldığına ve yeniden kazandıklarına değinen Kılıçdaroğlu, "Çünkü biz bu milletin vicdanına, ferasetine güveniyoruz, milletimize saygı duyuyoruz. Milletimiz vicdan sahibidir. Tekrar kazandık ama intikam ve kin duygusu bitmiş değil." dedi.

"Suya parti rozeti takacaklar, Allah akıl fikir versin"

Hükümete su konusunda eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, şu görüşlerini paylaştı:

"Sultan Abdülhamit'in İstanbul'a kazandırdığı Hamidiye suyunu nasıl kullanmayız?' Bakın, düşüncede, devlet yönetiminde ayrılık değil, insanın içtiği suya ayrılık, farklılık getirilir mi? Suya parti rozeti takacaklar, Allah akıl fikir versin, gerçekten Allah akıl fikir versin. Su ya su, herkesin içtiği su ya... Bütün canlıların, ağacından kuşuna kadar herkesin kullandığı su. Suya parti rozeti takıyorsun, 'Madem ki bu kaynak suyunu İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalıştırıyor, satıyor, o zaman biz bunu almayalım.' Niçin? 'İstanbul Büyükşehir'i cezalandıracağız.' diye ve bunlar da devlet yönetiyor. Acı olan bu zaten. Suda ayrım olur mu? Biz yaralıya, susuza da su veririz, 'Su gibi aziz ol.' deriz. Nereye geldik? Suda bile toplumun ayrıştığı noktaya geldik."

"Bana milliyetçilik dersi vermek isteyenlere de kapak olsun"

Tank Palet Fabrikası ile ilgili kararnameyi anımsatan Kemal Kılıçdaroğlu, fabrikanın Avrupa'nın en büyük tank entegre tesisi olduğunu, değerinin ise 20 milyar dolar olduğunu, fabrikada üretilen ürünlerden ve tesisin özelliklerine kadar ayrıntılara değinerek, Fırtına obüslerinin de burada üretildiğini anlattı.

Kılıçdaroğlu, "Kıyameti koparınca 'Bu özelleştirme değil.' dediler. Senin kararnamen var. Senin imzan var. Resmi Gazete'de yayımlanıyor. 9 soru sorduk. Dedik ki 'Bu fabrikayı buna veriyorsun da ihaleyi ne zaman yaptın? Değer tespitini ne zaman yaptın? Bunları bilmiyoruz. Hangi gazetede ilan ettin, kaç firma katıldı. Bunları bilelim. Hala tık yok. Kendisine ülkücü diyen bütün kardeşlerime, vicdan sahibi bütün AK Parti'li kardeşlerime sesleniyorum, bana dünyada kendi silah fabrikasını, ordusunun silah fabrikasını, başka bir orduya peşkeş çeken ikinci bir devlet gösterin. Bana milliyetçilik dersi vermek isteyenlere de kapak olsun. Milliyetçilik budur, kendi vatanına, ordusuna, vatanına, bilgisine, onuruna sahip çıkmaktır."  diye konuştu.

"Düne kadar 'beka beka' diyorlardı. Devasa fabrikayı götürüp Katar ordusuna teslim ettiler, nerede bu beka?"

Konuşmasında özelleştirme Kanunu'nun ikinci maddesine de işaret eden Kılıçdaroğlu, milli güvenlik ve kamu yararının gerektirdiği durumlarda özelleştirme yapılamayacağını savundu. 

Tank Palet Fabrikasının Türkiye'de tek olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Dünyada sınırlı sayıda var, Türkiye'de tek bir kurum, tek bir fabrika var, tank palet üretiyor, milli güvenlik için çok önemli ama siz kalkıp bunu özelleştiriyorsunuz." ifadelerini kullandı. 

Özelleştirme işlemlerinin değer saptaması da dahil olmak üzere, tüm sürecin aleniyet içerisinde yürütülmesinin esas olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, "1105 sayılı kararname çıkardılar, gizli. İyi ki bu memlekette Cumhuriyet Halk Partisi var. O gizli kararnameyi bulduk ve meydana koyduk. Şimdi ben yine ülkücü kardeşlerime sesleniyorum, yine vicdan sahibi bütün AK Parti'li kardeşlerime sesleniyorum. Katar ordusuna bu fabrikayı tahsis ederken niye aleniyete uymadınız, niye milletten gizliyorsunuz, hangi gerekçeyle gizliyorsunuz, kim size gizleyin dedi? Sırf ben konuşmayayım, ben bilgi sahibi olmayayım diye gizli kararname çıkardılar. Ben yeri geldiğinde uçan kuşun kanadından da haber alırım." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, "Düne kadar 'beka beka' diyorlardı. Devasa fabrikayı götürüp Katar ordusuna teslim ettiler, nerede bu beka, nerede? Biz bunları gittiğimiz her yerde anlatacağız. İster fabrika, ister park, ister tarla ister sokak, her yerde anlatacağız bunları." dedi.

"Bunu söylediğim için 'dokunulmazlığınızı kaldıracağız' diyorlar"

Kılıçdaroğlu, sürecin takipçisi olacağını ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunacağını söyledi ve sözlerini şöyle tamamladı:

"Bunu söylediğim için rahatsızlar ben biliyorum. Bunu söylediğim için beni susturmak istiyorlar biliyorum. Bunu söylediğim için tehdit ediyorlar, ben biliyorum. Bunu söylediğim için 'dokunulmazlığınızı kaldıracağız' diyorlar. Dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsiniz. Her yerde bunu söyleyeceğim. Vatan sevgisi sıradan bir sevgi değildir. Vatan sevgisi eşittir hayattır. Biz yeri geldiğinde canımızı hayatımızı, vatanımız ve çocuklarımız için veririz. Vatan bir askeri fabrikanın, bir yabancı orduya peşkeş çekildiği bir alan değildir. Biz buna isyan ediyoruz. O nedenle konuşmamı engelleyecekler, istedikleri kadar engellesinler. Biz her yere, herkese ulaşmak ve anlatmak zorundayız."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir