Black Mirror Dizisinde Kullanılan Bir Yandan Korkutucu Bir Yandan Ütopik Olan 10 Teknoloji

0PAYLAŞIM

Gerçek hayatta böyle teknolojiler olsa, nasıl olurdu? 🤔

1. Grain teknolojisi

Birinci sezon üçüncü bölüm: Senin tüm geçmişin (The Entire History of You) adlı bölümde; "Yaşadığımız hiçbir anıyı unutmayacak bir hafızaya sahip olursak ne olurdu?" sorusunu cevaplar.

Yakın gelecekteki bir toplumda, insanların sol kulak arkasına taktığı "Grain" adlı aletler sayesinde hayatlarının her anını kaydederek; bu anıları tekrardan izleyebildikleri, başka insanlarla paylaşılabildikleri hafıza implantlarına sahiptir. Hatta bu anılarını kategorileştirebilen bir toplum bize şu anlık uzak gibi görünse de, biz de bu teknolojilerin temellerine günlük hayatımızda yer veriyoruz.

Örneğin Snapchat'in "Spectacles" adlı güneş gözlüğü, gözlük merceklerinde bulunan lensler sayesinde fotoğraf çekme, kısa videoları kayıt alma gibi özelliklere sahiptir.

2. Yapay insan yaratma

İkinci Sezon birinci bölüm: Hemen döneceğim (Be Right Back) adlı bölümde; kocası Ash’i bir trafik kazasında yitiren Martha, kocasının ölümüne dayanamaz ve arkadaşının ona önerdiği, yapay insanları mümkün kılan bir teknoloji sayesinde kocasını hayata önce android sonrasında da bu android hali bedenleştirerek robot formunda geri getirir. Bu teknoloji ölen kişinin ses, video, mesaj, fotoğraf gibi kayıtlarını kullanarak yeni bir formda hayata getirir. 

Henüz bu şekilde bir teknolojiye sahip değiliz fakat Hanson Robotics tarafından geliştirilmiş ve 2010'da piyasaya sürülen BINA48 isimli robot, sohbet robotu işlevleriyle birleştirilmiş, basit konuşma olanakları sağlayan ve bu sayede  insanlarla etkileşim kurabilen robotik bir yüzdür.

3. Zed gözler

İkinci sezon dördüncü bölüm: Beyaz Noel (White Christmas) adlı bölümde; aslında birbiri içerisine geçmiş üç farklı ürkütücü teknoloji hikayesini izliyoruz. 

Birinci ve üçüncü hikayede gözlerinizden çıkaramadığınız “zed gözler” den bahsediliyor ve bu gözler sayesinde mesajlarınızı, aramalarınızı kontrol edebilirsiniz, müzikler dinleyip, haritalardan konum paylaşabilirsiniz, fotoğraf çekebilir hatta bu gözleri büyüteç olarak bile kullanabilirsiniz. Ama belki de bu gözlerin en ilgi çeken özelliği insanları bloklamak olsa gerek. Çünkü bu bloklama nedeniyle engellediğiniz kişinin ne sesini ne de görüntüsünü görüyorsunuz, karşınızda sadece beyaz blurlu bir insan görünüyor ve kişi engeli kaldırmadığı sürece de böyle görünmeye devam ediyor belki de hayat boyu.

Çerez/kurabiye

İkinci hikayede ise kodlarla dolu sanal bir beynin ve kurabiye/çerez denilen küçük bir çipin yani yumurtanın içine yerleştirildiğiniz bir duruma düşüyorsunuz. İşlemi uygulamak istediğiniz ve bu işlem için para verdiğiniz teknoloji; çerez adındaki boş bir çipi alarak bir ameliyatla müşterinin sağ veya sol şakağı yoluyla beyninin içine yerleştirilmesiyle gerçekleşir. 

Bu çerez bir hafta derinin içinde dururken kişinin zihninin çalışma prensibini inceler ve hafıza bankasına kaydeder. Ardından yumurtanın içine yerleştirilen kurabiye, evi kontrol eden bir bina modülü olarak gerçek kişi için; randevularını, kahvesini, kızarmış tostunu, uyanması için klasik müziğini, ayakları yere basarken zeminin ısısına kadar her şeyi, o insan için hazır hale getirir. 

Yani yumurta içindeki kurabiye de sensin ama aynı zamanda da değilsin.

4. Derecelendirme uygulaması

Üçüncü sezon birinci bölüm: Dibe Vuruş (Nosedive) adlı bölümde; insanların birbirine toplumsal etkileşimleri doğrultusunda bir ile beş arasında puan verdiği, dijital bir hiyerarşi sistemi oluşmuş bir toplumda yaşamaktadırlar. Hikayedeki ana karakter olan Lacie, bir ev satın almak istemektedir ve almak istediği ev için yeteri puanı yoktur. Halihazırda puanını yükseltmek isteyen Lacie, yüksek puana sahip eski bir arkadaşının düğünü için davet alır ancak yolculuk sırasında yaşadıkları hiçte planlandığı gibi gitmez ve gerçekten de bir pike yapar.

Hayatımızda da bir takım ön gösterimine şahit olduğumuz bu derecelendirme, beğenilme, puanlama konusunu bazı markalarda olduğunu ve yaptığımız alışverişi, hizmeti veren çalışanı oylama gibi veya sosyal medyada mavi tik alma, beğenme ve yorum sayısı gibi derecelendirme örneklerini görebiliyoruz.

5. Mantar

Üçüncü sezon ikinci bölüm: Artırılmış gerçeklik (Playtest) bölümü; bir nedenden dolayı Avrupa turunu sonlandıramayıp, ülkesi olan Amerika'ya dönemeyen Cooper adlı kişinin para kazanmak için artırılmış gerçeklik teknolojisiyle üretilmiş bir oyunu denemeye karar verdikten sonra gelişen bir dizi olayı anlatıyor. 

Son teknoloji bir zeka yazılımı beyin etkinliğini inceledikten bu etkinlikleri anında öğreniyor ve zihnini kullanarak seni korkutmanın en iyi yolunu buluyor. Bu yazılım ensenize yerleştirilen,  "mantar" adı verilen bir cihazla başlıyor ve ensenizdeki “mantar” düşünebileceğinizden bile kısa bir süre içinde bu korku deneyimini ayarlıyor ve sizin bile bilmediğiniz en büyük korkularınızı simüle ederek bu korkularla sizi yüzleştiriyor.

6. Simülasyon dünyası: San Junipero

Üçüncü sezon dördüncü bölüm: San Junipero adlı bölümde; sanal bir dünyayı insanların bilinçlerine aktaran bir teknolojiyle, insanların gerçek dünyadan sanal bir dünyadaki kurgusal bir kasaba olan San Junipero’ya haftada bir gün beş saatliğine deneme imkanları var ancak orada yaşamayı kabul ederseniz ötenaziyi de kabul etmeniz gerekmekte. 

Ayrıca bu sanal alanda, ahlaki, hukuki yasaklar veya acı ve ölüm yok, sonsuza kadar yaşam ve anılar var. Hikayede seksenli yaşlarındaki biri huzurevinde, diğeri hastanede yatalak olarak yaşayan iki kadının yirmili yaşlarındaki görüntüleriyle San Junipero’da  geçirdikleri anlarına ve hayatlarına dair geniş bir bakış açısı veriyor.

7. Maske

Üçüncü sezon beşinci bölüm: Acımadan öldürmek (Men Against Fire)  bölümünde; aynı “The Entire History of You” ve “White Christmas” bölümlerindeki gibi göz yoluyla algılarımızla oynayan ve görme algımızla oynamanın yanında duyma ve koku algılarıyla da oynanılan bir teknoloji söz konusu. 

Bu algıyla oynamayı da "maske" adını verdikleri bir teknolojiyle yapıyorlar. Askerler, insanlığın devamı adına tehdit oluşturdukları söylenen “böcek” isimli yaratıkları öldürmek için operasyonlar düzenliyorlar ve bu böcekleri öldürüyorlar. Ancak bir operasyonda maskesi zarar gören Stripe adlı asker böcekleri artık insan şeklinde görmeye, çığlıkları ve kuşların sesini duymaya, kan, çim gibi kokuları almaya başlar. Maskenin oluşturulma nedenlerinden birinin, savaşlarda askerlerin savaş performanslarının artırılması gibi nedenlerden kaynaklandığını da öğreniyoruz.

8. Robot arılar

Üçüncü sezon altıncı bölüm: Sosyal linç (Hated in the Nation) adlı bölümde; bir yandan nesilleri gittikçe tükenen arıları doğanın dengesini korumayı amaçlayan ve devletten destek alınan bir projeyle birlikte üretilen robot arılar, bir yandan sosyal medyada  #DeathTo etiketi ile başlayan ve bir dizi ölümle sonuçlanan cinayetler. 

Hikayede iki ucun nasıl birleştiğini ve günümüzde bu durumun farklı yansımalarını nasıl birçok açıdan görebileceğimizi fark ediyoruz. İlerleyen karelerde yüz tanıma özelliği olan bu arıların hükümet tarafından bir gözetim aracına dönüştürüldüğünü ve hacklenen robot arıların en çok  #DeathTo etiketi alan kişileri öldürdüğünü görüyoruz.

9. Arkangel

Dördüncü sezon ikinci bölüm: Arkangel adlı bölümde; ebeveynlerin, çocuklarının konumu, sağlık durumu, neler yaptığı, neler gördüğü gibi verileri bir cihaza aktararak kaydeden ve henüz deney aşamasında olan yeni bir teknolojinin bir anne ile kızının  ilişkisine nasıl bir etkide bulunduğunu gösteriyor. 

Hikayede anne olan Marie, kızının zarar görmesinden korktuğu için bu teknoloji yoluyla kızı Sara’nın kafasına bir çip yerleştirilmesine izin veriyor. Kızının sağlık değerlerine ulaşabilen anne, bu teknolojinin sağladığı bazı özellikler sayesinde kızının görmesini istemediği, rahatsız edici bulduğu görüntüleri bulanık veya sansürlü bir şekilde gösterebiliyor.

10. Coach

Dördüncü sezon dördüncü bölüm: DJ'yi asmak (Hang the DJ) adlı bölümde; insanların içinde bulundukları dünyada hayatının aşkını bulması için geliştirilen bir sistemi konu alıyor. Ellerinde “coach” adı verilen, her bir üye için çeşitli sürelerde, çeşitli buluşmalar ve ilişkiler ayarlıyor. Bu ilişkiler sırasında sistem, üyeler hakkında bilgiler toplayarak elde ettiği veriler sayesinde size en iyi eşi bulmayı hedeflemekte. Ayrıca Coach’ın belirlediği süre boyunca çiftler ilişki kurmak zorundadır, aksi takdirde sistem tarafından tehditkar bir tavırla karşılaşırlar. Tüm bunların nedeni ise %99.8 oranındaki doğru eşleşmeyi sağlamaktır. 

Asıl olay ise hikayede geçen tüm o eşleşmelerin aslında bir simülasyondan ibaret olması ve yazılımın amacı olan eşleşmeler doğrultusunda nihai eşleşmeyi yapmaktır.

Herkes için daha akıllı teknolojiler Lenovo’da!

Lenovo, onsuz olmuyo…

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir