Biz ne Yiyoruz? Uluslararası Döner Federasyonu Başkanı: 'Bakterili Eti Çamaşır Suyuyla Yıkayıp Döner Yapıyorlar'

 > -
Abone ol

Türkiye’de yılda 360 bin ton tüketilen dönerde üreticiler, sektörde yüzde 85’e ulaşan ‘merdiven altı’yla mücadele başlattı. Uluslararası Döner Federasyonu Başkanı Mehmet Mercan; satış ile üretimin birbirinden ayrılacağını, ‘donmuş’ üretim yapan yerlerden almanın zorunlu olacağını, bu işe sertifikasyon ve barkod getireceklerini kaydetti. 

Mercan ayrıca, “Son tüketim tarihi geçen ürünleri merdiven altı işletmelere daha ucuz fiyattan veriyorlar. Çok bakteri üremişse çamaşır suyuyla bunları yıkayıp döner yapıyorlar” dedi.

Türkiye gazetesinden Önder Çelik'e konuşan, UDOFED Genel Başkanı Mehmet Mercan, son zamanlarda ülke geneline virüs gibi ucuz dönercilerin yayıldığını belirterek, bunların halk sağlığını tehdit ettiğini söyledi. “Bir gıdanın izlenebilirliği yoksa bunun sağlığından söz edemeyiz” diyen Mercan, sayıları bini bulan bu firmaların; kasaplardan, et toptancılarından aldığı etlerle şubelerinde kepenkleri kapalı, lavabosu, suyu olmayan bakterili ortamlarda döner hazırlayıp vatandaşa sattığını kaydetti.

Sabun olacak yağ dönerde

Mehmet Mercan “Ucuz dönerciler, hayvanın sabun sanayisine giden yağlarını yüzde 40 oranına kadar Türk dönerine koyarak haksız rekabetle sektörü mahvediyorlar. Toplumu zehirliyorlar bugün ucuz dönercilerin şubelerinin önünde et döner yemek için kuyruğa giren vatandaşlarımız bilsinler ki yarın tedavi olmak için hastane kuyruklarına girecekler. Çünkü bunlar gıda terörü yapıyorlar” dedi. Toplum sağlığını korumak amacıyla federasyonlaştıklarını belirten Mercan “Gıda terörü dağdaki terörden daha tehlikelidir. Gıda terörü toplumu orta vadede yok etmektir. Dönerde gıda terörü bitecek Allah’ın izniyle. Bakanlıkla çok yoğun çalışmalarımız var. Bir taraftan altyapı, mevzuat çalışmalarımız var. Bir taraftan da sektörü, tüketiciyi bilinçlendirmek konusunda çalışıyoruz” diye konuştu.

Bizde ceza 23 bin TL, Almanya'da 750 bin euro

UDOFED Genel Başkan Yardımcısı İrfan Söyler, döner konusunda Avrupa’da standart olduğunu belirterek, şunları anlattı: Avrupa’da bütün dönerciler, kendi ürünlerini yapan 3-5 gurme restoran hariç, hepsi fabrikadan donmuş döner alır. O dönerlerin üzerinde etiket vardır, takip edilir. Etikette dönerin içindeki malzemeler yazar. Sektörde 20 yıldır hizmet eden biri olarak ben Almanya’da döneri güvenerek yerim, Türkiye’de güvenerek yiyemiyorum. Almanya’da çok büyük cezası vardır. Hazır döner almazsa 250 bin avrodan 750 bin avroya kadar döner dükkânına ceza kesilir. Bizde ise hile tespit edilirse en fazla 23 bin lira ceza veriliyor. Almanya ‘benim halkımı zehirleyemezsin’ diyor. Bir DEAŞ terör militanına nasıl davranıyorsa insan sağlığıyla oynayana da aynı muameleyi yapıyor. 750 bin avro ceza demek bir restoranı kapatmak demek. Adamın malını, mülkünü arabasını, banka hesabını hemen bloke ediyor. Böyle bir ihbar oldu ve dava açıldı mı, ilk yaptıkları mahkemeden önce tüm mal varlığına tedbir koymak.

Kaliteli döner kaça yenir?

Mehmet Mercan, kaliteli dönerin kaç TL’ye yenilebileceğini şöyle anlattı: Büfelerde 100 gram et dürüm döner 15 TL’den yenebilir. Ama 100 gram et döneri 20-25 liraya satan restoranlarımız var. Bunlar lüks hizmet veren yerlerdir. Örneğin tavukta Reis Döner 100 gram tavuk döneri 8 liraya satarken karşımızdaki merdiven altı üretimler 3-4 liraya satıyor. Hiçbir girdi maliyetleri yok. Soğuk zincir bugün ucuz bir maliyet değildir. Olmazsa olmazdır.

"Tarihi geçen ürünleri merdiven altı işletmelere daha ucuz fiyattan veriyorlar"

Tavuğun kesimhaneden bayilere geldikten sonraki ömrünün 4-5 gün olduğunu ifade eden Mercan “Son tüketim tarihi geçen ürünleri merdiven altı işletmelere daha ucuz fiyattan veriyorlar. Ben 12 liraya alıyorsam onlar 6-7 liraya alıyor. Çok bakteri üremişse çamaşır suyuyla bunları yıkayıp döner yapıyorlar” dedi.

Döner 6 saatte bir değişecek

Tarım Bakanlığının verdiği işletme belgesiyle gurme üretim yapan restoranların, mutfaklarında son tüketiciye ürün üretebileceğini kaydeden Mercan “Onların ürünlerini hazır döner üretim tesislerinde yapmalarını mecbur kılmıyoruz. Şöyle bir şart da getiriyoruz. Dönerin sabah takılıp gecenin 12’sine kadar uzun saatler ateşin karşısında kalmasının önüne geçiyoruz. 12 saat ocağın karşısında son tüketiciye hizmet veren firmalar sadece altı saatlik ürün yapabilecek. Bakteri üremesinin önüne geçilmesi için altı saatlik ürün hazırlanacak. Altı saat sonra yeni ürün takılacak” ifadelerini kullandı.

Çiğ etten numune

Dönerde numunelerin piştikten sonra alındığını kaydeden Mehmet Mercan, şöyle konuştu: Çalışmalarımızla dönerin tanımını bozmadan artık kırmızı etin de tavuk etinin de çiğinden numune alınacak. Şimdiye kadar dönerin tanımı gereği kontrolörlerimiz çiğinden numune alamıyordu. Çiğinden alamadığından dolayı da çiğ etin tağşiş ve hilesini, yağ oranını ve sağlığını kontrol edemiyordu maalesef. Pişmiş ette domuz eti ve tek tırnaklı olup olmadığına bakılıyor. Bakteriler ancak çiğden görülebilir. Ateşi görünce bakteri ölüyor fakat bakteri çoğaldığı için toksik atık üretiyor. O zehirli atık pişmişte kalıyor. İnsanları zehirleyen zaten bakterinin kendisi değil o toksik atık. Laboratuvarda çıkmıyor, insanlarda çıkıyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir