Biz Bilmiyorduk Ama Tüm Dünya Zati Sungur’u Tanıyordu, Gelmiş Geçmiş En Büyük Sihirbaz Bir Türk’tü!

-

Yeni nesil pek bilmese de o bir efsaneydi! Sihirbazlıkta literatüre geçen numaralarıyla dünyaca ün kazanan ve kendini bu mesleğe adayan Zati Sungur'u anlatıyoruz!

Sihir ve dil konularında üstün yetenekliydi, gösterilerinde kullandığı aletleri ve hatta o aletleri yaptığı aletleri de kendisi yapardı, “Yapamazsın” lafını kabul etmezdi.

Uzun yıllar uğraştığı ‘İnce Kız Model Kesme’ numarasıyla literatüre adını altın harflerle yazdırdı, Atatürk ve arkadaşları için gösteri yaptı, herkesi kendine hayran bıraktı.

Evet, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi sihirbazlarından biri olan ve “Dünyayı hayretler içinde bırakan adam” olarak tanımlanan Zati Sungur’u anlatıyoruz, koşun!

Sihirbazlığa ilkokul yıllarında merak salan ve küçük numaralarla etrafındakilerin aklını alan Zati Sungur Birinci Dünya Savaşı yıllarında Deniz Astsubay Okulu’nda okurken staj için Almanya’ya gitti.

10 Mart 1898 yılında Bursa’da dünyaya geldi ve Deniz Gedikli Okulu’nun Makine bölümünde okurken Almanya’ya deniz stajı için gönderildi. İki yıl boyunca eğitim alan Zati Sungur, Birinci Dünya Savaşı nedeniyle Almanya’ya bağlantı kesildiğinde orada kaldı. Birtakım işlerde çalıştıktan sonra bir fabrikada düzenli bir işe giren Zati Sungur, bu arada sihirbazlığa olan merakıyla kitaplar okumaya, farklı sanatçıların gösterilerini izlemeye ve kendini geliştirmeye başladı.

Sihirbazlıkta repertuvarını geliştirdikten sonra gösteriler düzenleyen Zati Sungur, WinterGarten’deki ilk gösterisiyle profesyonelliğe ilk adımını attı ve aktif sahne yaşamına turnelerle başladı.

Profesyonel olma yolunda çok çalıştı, sihirbazlığa olan merakını herkesle paylaşmak için profesyonel adımlar attı ve Berlin WinterGarten’deki ilk gösterisiyle ün kazandı. Bu büyük gösterinin ardından bir grup sanatçıyla Fransa, İtalya, İspanya ve Kuzey Amerika’yı gezdi, gösteriler düzenledi ve ardından 1922 yılında kendi kadrosuyla birlikte Güney Amerika’ya gitti.

Aralıksız sahne aldığı 14 yıl boyunca Zati Bey olarak büyük ün kazanan Zati Sungur, 1924 yılında geliştirmeye başladığı ‘İnce Model Kız Kesme’ numarasıyla literatüre geçti.

Zati Sungur, dünya çapında ün kazandığı ‘İnce Model Kız Kesme’ numarasını 1930 yılında tamamladı ve sihirbazlık sanatına dünya çapında bir katkıda bulunarak bu numaranın sihirbazlar arasında yayılmasını sağladı.

1936 yılında Türkiye’ye döndüğünde Ses Tiyatrosu’nda sahne alan Zati Sungur bir gece Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları için unutulmaz bir gösteri yaptı ve aldığı övgülerle hem Anadolu’nın dört bir yanında hem de tüm dünyada tanındı.

Orta Avrupa ve Orta Doğu’da çıktığı turnelerle ününe ün katan ve ömür boyu vergi muafiyeti elde eden Zati Sungur, 1966 yılında Dormen Tiyatrosu’ndaki gösterilerinin ardından aktif sahne hayatına veda etti ve Universal Sihirbazlık ve İllüzyon Hünerleri Stüdyosu’nda ürettiği araçları halkın kullanımına açtı ve bu stüdyoyu Doğu Avrupa ve Orta Doğu’nun en büyük illüzyon imalat ve dağıtım merkezi haline getirdi.

Almanca, Fransızca, İngilizce İspanyolca, Portekizce ve İtalyancayı ana dili gibi konuşan Zati Sungur’un sihirbazlık araçlarını tanıttığı ve mesleğin ince yanlarını anlattığı kitapları yok sattı.

Zengin içerikli Sihirbazlık ve İllüzyon Hünerleri Kataloğu ve Salon Oyun ve Eğlenceleri kitaplarıyla sihirbazlığın halk arasında yayılmasını sağladı.

1975 yılında Avrupa’nın en saygın illüzyon etkinliklerinden biri olan Karlovy Vary İllüzyonistler Kongresi’nde Sihirli Zarlar oyununu sundu ve ‘Dünya Sihirbazlar Kralı’ unvanını aldı.

Yetiştirdiği talebesi Sermet Erkin hocasının ekolünü sürdürdü ve uzun yıllar sahnede onun gösterilerinden kesitler sundu.

Yeni kuşaklar tarafından pek bilinmese de bir insanı ikiye bölme numarasını ilk kez Zati Sungur gerçekleştirdi, hakkındaki şehir efsanelerinin aslında gerçekten çok da uzak olmadığını kanıtladı.

Ekşi Sözlük'te kendisi hakkında anlatılan efsaneler de bunu gösterir nitelikte...

Zati Sungur ve bir arkadaşı iddiaya girerler. "Yapamazsın Zaticiğim" diyen biriyle tutuşulmuş bir iddiadır bu. Yapılamayacak şeyse şöyledir: Zati Sungur gazete kağıtlarını, kağıt para ebadında keser ve bunları bir para çantasına doldurur. (Hani filmlerde teslimat sırasında açarlar ya, öyle bi' çanta. Dikdörtgen şeklinde, bavul gibi...)

Çantayla birlikte adını bilmediğim bir bankaya gider ve vezne görevlisine bankaya para yatırmak istediğini söyler. Para çantasını uzatır. Vezne görevlisi para çantasını açar, içindeki paralara (gazete kağıtlarına) bakar ve kendince saydığı yüklüce tutarı (kaç paraysa artık :-a) bankaya yatırır. Bu esnada hiç mi hiç sorun çıkmaz ve Zati Sungur normal bir müşteri edasıyla evine döner.

İddiaya tutuşan şahıs g.t olmuştur tabii.

Daha sonra parayı kasaya aktarırken görevli mi fark etmiştir, bankayı arayıp Zati Sungur mu "eheh, şaka yaptık size" demiştir de, durumu bildirince mi anlaşılmıştır, tomarla gazete kağıdı kasaya girmiştir sonra mı fark edilmiştir bilemiyorum açıkçası...

Velhasıl göz göre göre vezne görevlisini yemiştir... Tabii vezne görevlisinin işinin akıbetiyle ilgili bir bilgim yok. 

kibritkutusu

"Akşam 21:00'da başlayacak bir gösterisi için yüzlerce insan toplanır, beklemektedirler. Fakat sahne saati gelmesine rağmen Zati Sungur ortada yoktur."

Saat artık 22:00 olmuştur, Zati baba sahneye gelir, seyirciler homurdanmaktadır. "Sorun nedir?" der Zati Sungur.

Seyircilerden biri; "Efendim bir saattir sizi bekliyoruz, ayıp değil mi?" gibisinden laflar eder.

Zati Sungur "olur mu efendim, saatlerinize bakın lütfen" der. 

Bir bakarlar ki, herkesin saati 21:00'i gösteriyor.

"Geldiğiniz için çok teşekkür ederim, hepinize iyi akşamlar" der ve gider.

canım benim

"Zati Sungur sahneye elinde bir asma dalıyla gelir. Kuru, bildiğin asma çubuğu."

Masalara gösterir, sonra konuşmaya başlar. "Şimdi bu asma dalı, sihir sayesinde canlanacak ve yeşerip yapraklar ve başka dallar çıkartacak. Hatta üzüm verdiğini bile göreceksiniz. Üzüm salkımlarını kesmek için hazırlanacaksınız. Ama ne olursa olsun, ben size söylemeden üzümleri kesmek ve yemek yok."

Nitekim sözleri bitince bir an sessizlik olur, sonra o sessizlik içinde asma dalı yeşerip yapraklanmaya başlar. Yeni dallar çıkar, Zati Sungur'un elinden aşağı doğru iner, masaların arasını kaplamaya başlar. Asma çubuğu tüm gazinoyu saran bir ormana dönmüştür adeta. Sonra salkımlar belirmeye başlar, üzümler önce korukken olgunlaşır, sapsarı, sulu sulu iri tanelere dönüşür. İnsanlar da masalardaki meyve bıçaklarını alır ve salkımların sapına dayar ama kesmeden beklemeye başlarlar.

O sırada artık Sungur kahkaha mı atmış, parmak mı şıklatmış ne olmuşsa, birden herkes ayılır. Bakarlar ki ortada asma masma yok. Herkesin elinde bir bıçak, bir elleriyle burunlarını tutmuşlar, bıçakları da dayamışlar burunlarına, Zati Bey'in iznini bekliyorlar.

kitarobit

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
fatih2685

Babamdan defaatle dinlediğim bir kişidir kendileri. :)

zubarak

UYDURMA HİKAYELER

bahadir-uras

Zati Sungur kimmiş, zat-ı şahaneleri koca ülkeyi ilüzyonla yönetiyor, müritleri de peşinde g...nün gılıyık,g...nün gılıyık diye raks ediyorlar,bundan büyük sihir mi olur.

mazbak

haa beklenen kişide geldi

motoki

Hiç duymamıştım, bilmiyordum, ilk kez görüyorum :O Allah rahmet eylesin, süper bir yeteneğe sahip insanmış :O Bugüne kadar kendisini anlatan bir tv programı yapılmaması ne kadar kötü, kendi kıymetli insanlarımızı bilmiyoruz. Nebil Özgentürk "Bir Yudum İnsan" programında keşke bu amcamızı da tanıtsaymış, bayağı bir ilgi görürdü o bölümü.

soyledim-gitti

Abartılı hikayeler çok gerçekci değil. Bir tek banka olayı gerçek olabilir. Her koşulda kendini uluslar arası arenada göstermiş kanıtlamış bir Türkü tanımamış olduğum için utandım. Keşke bu gibi şeylere medya daha çok öncelik verse. (Ya da biz kitap okumaya başlasak... yok yok medya öncelik versin :D)

soyledim-gitti

bu arada limon tree diye bir numara var. Yukarıdaki salkım numarası gibi. bir kuru dal, fidana dönüşüyor ve dallarında limonlar oluşuyor. Belki bunun asma versyionunu yapmıştır. Ama elinde makasla burun kesmeye çalışanlar olduğunu sanmıyorum. İllaki bir salak beklemeden kesmeye çalışırdı o üzüm salkımını:)

vortia

muhtemelen hepsi hipnoz altında ve zati sungur ne derse onu yapıyorlar

soyledim-gitti

Hipnoz sanatçıları ile ilizyonistler ayrı uzmanlık alanlarına sahipler. İlizyonistler bazı numaralarında hipnoz varmış gibi numara yapabiliyor. Ama sahneye çıkan seyrcileri gerçek anlamda hipnoza sokup istediğini yaptırabilmek tümüyle ayrı bir uzmanlık alanı. Kaldı ki herkesi hipnoza sokmak kolay değil. Hadi diyelim soktu. Diğer izleyiciler ne izleyecek? Hipnoz olanlara şimdi bir ağaç görüyorsun diye telkin verirken diğer izleyiciler bunu saçma bulmaz mı? 5 tane kendi adamını sahneye çıkartmış, biz şunu gördük bunu gördük diyorlar diye tepki gösterir. O yüzden bence abartılmış ve eklemelere uğramış bir olay.

Görüş Bildir