Bağdat Caddesi'nde Çiçekçiye Çarpıp Kaçan Kişi Hâlâ Firari...

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

İstanbul Bağdat Caddesi’nde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden çiçekçi Mehmet Emin Kaya’ya çarpıp kaçan kişi hâlâ yakalanamadı. Kaya ailesine göre bu bir skandal; karşı taraf toplum ve emniyetle dalga geçiyor.

İstanbul Kadıköy’deki Bağdat Caddesi’nde, 11 Temmuz gecesi meydana gelen trafik kazasında, kaldırımda çiçek satan 34 yaşındaki Mehmet Emin Kaya hayatını kaybetti. Sürücü Murathan Öztürk, Kaya’ya çarptıktan sonra olay yerinden kaçtı. O gün bugündür kendisinden bir iz yok. Hakkında bilinenler sadece ailesinin ve avukatının yaptığı açıklamalar.

36 gündür firari

Sürücü 19 yaşında. Üniversite öğrencisi. Hukuk Fakültesi’nde eğitim görüyor. Baba Mustafa Öztürk oğlunun psikolojisinin bozulduğunu, hastaneye yattığını ve teslim olacağını açıkladı. Öztürk Türkiye’de mi, yurtdışına mı kaçtı, bilinmiyor.

Mehmet Emin Kaya

Al Jazeera Türk'ten Başak Çubukçu, Mehmet Emin Kaya'nın yakınlarıyla bir araya geldi.

"Ağabeyim toprağın altında, Murathan dışarıda"

Cengiz Kaya kaybettiği ağabeyinin başına gelenleri bir türlü hazmedemiyor. Kaya, Öztürk ailesinin canlarını çok yaktığını ifade ediyor. Ona göre başından beri ailenin tavırları saygısız, hadsiz ve şımarıkça…

"Allah kimsenin başına getirmesin ama bir aylık süreden sonra hayat normalleşmeye başlar değil mi, acısını yaşar, yarası kabuk bağlamaya başlar. Hafif toparlanmaya başlar, fakat bizim için öyle olmadı; olamıyor. Süreç işlemiyor. Ağabeyime çarpan ve onun ölümüne sebep olan kişi hâlâ yakalanamadı. Bizi en çok üzen olay ağabeyimin ölümü değil, ölüm Hak'tır; takdiriilâhidir. Ama devamında yaşananlar bizi çok üzdü. Biz daha cenazemizi gömmeden aracılar bizi aramaya başladı şikâyetçi olmayalım diye. Biz, ‘Bizim çocuğumuz toprak altındayken sizin çocuğunuzun dışarıda olması doğru değil. Siz önce çocuğunuzu teslim edin, biz sonra başsağlığınızı kabul ederiz’ cevabını verdik. Saygısızlık yaptılar ve hâlâ o saygısızlıkları, şımarıklıkları devam ediyor."

"Emniyet için utanç"

Cengiz Kaya, Öztürk'ün hâlâ yakalanamamasının emniyet için büyük bir utanç olduğu görüşünde. Ona göre bu bir skandal. 

"Ağabeyimin ölümüne sebebiyet veren çocuğun yakalanamaması skandal bana kalırsa. ‘Ben yakalanmam, beni kimseye yakalayamaz, ben istediğim zaman teslim olurum' havası var. Ben bunu şımarıklık, saygısızlık ve dalga geçme olarak görüyorum. Biz hep iyi düşündük ama bir ay geçti. Yakalanmıyor ya da yakalatılmıyor. Bu nasıl bir anlayış? Suç işleyenlerin teslim olmasını beklersek emniyetin ne anlamı var? Biz başlangıçta yakalanacak; teknoloji var, MOBESE var diyorduk. Ama zaman geçtikçe bazı insanların varlığı, hatırı devletin üstündeymiş, onu gördük. Buna inanmaya başladık. Adalete, devlete olan inancımız her geçen gün sarsılıyor."

Kaya ailesinde Öztürk'e karşı en ufak bir öfke ya da nefret yok. Ailesi ve avukatının açıklamalarına tepkililer. İstedikleri tek şey Murathan Öztürk’ün teslim olması.

"Bizim Murathan Öztürk’e karşı herhangi bir kızgınlığımız yok. Annemin babamın da… En çok ailesine ve avukatına kızgınız. Çünkü toplumla dalga geçiyorlar. İnanın şu an az da olsa acıyorum. 19 yaşında bir çocuğun sırtına ağır bir yük bindi. Onu yöneten bir akıl var ama o akıl, 19 yaşındaki bir akıl değil."

Teyze Halise Beg, tepkili. Tepkisi adalete ve kolluk kuvvetlerine.

"Mehmet çok iyi çocuktu. Olayla birlikte yıprandık, parçalandık. Adalet olsa babasının kulağını tutardı devlet, çocuğu yakalatırdı. Adalet nerede? Kaç gün oldu? Böyle adalet olur mu? Allah kimsenin başına vermesin. Yakalanamadığı için her gün aynı acıyı yaşıyoruz. Katilin hâkim karşısına çıkmasını istiyoruz."

Mehmet Emin Kaya'nın tezgâhının bulunduğu noktada çok sayıda not var. 

"Çiçeğini kopardılar anne"

Mehmet Emin Kaya’nın çiçek tezgâhının bulunduğu nokta, onu tanıyan tanımayanların notlarıyla dolu. Hepsi de sitemkâr…

Kimi, "Burada bir insan katledildi ve hâlâ suçlu saklanıyor. Bu ülkede paran varsa adalet senden yana" diye el yazısıyla not düşmüş. Kimi, "Ben buradayım, katilim nerede?" diye soruyor. Kimi de, "Çiçeğini kopardılar anne" diyerek acısını paylaşıyor.

Bağdat Caddesi’nin coşkusu, çiçek tezgâhında yerini sessizliğe bırakıyor. Çoğu Mehmet Emin Kaya’dan ya çiçek almış ya varlığına alışmış insanlar.

Bir aylık aranın ardından tezgâh yeniden açıldı. Mehmet Emin Kaya’nın yerinde şimdi Gonca Kiraz var. Kiraz, fotoğrafların ve yazıların altında oturamadığını söylüyor.

"Burası bizim, aslında annem duruyor. Annem 35 yıldır çiçekçi. Mehmet son iki yıldır bizim yanımızdaydı. İş arıyordu, annemden iş istedi. İki yıl yanımızda kaldı. Olay bizi de çok etkiledi, özellikle de annemi. Gelemedi uzunca bir süre buraya. Yüreği kaldırmadı. Ama ekmek kapısı. Yeniden açtık. Şimdilik ben geliyorum. Annem ancak Eylül’de gelebileceğini söyledi bize. Fotoğrafları görünce bir tuhaf oluyor insan. Fena oluyorum, okudukça gördükçe. Yazık oldu Mehmet’e."

Kaya'yı tanıyan tanımayan herkes çiçekçi tezgâhının duvarına not bırakmış.

Kaldırımda geçip gidenlerin arasında isyan eden de var, söylenen de... Ama en çok da tedirginlik var. Kaldırımda tezgâhı olan, hayatını bu şekilde kazanan çok.

İşte onlardan biri, 45 yıldır galeta satarak hayatını kazanan Ali Oymak. Namıdiğer Ali Dayı. Oymak da Murathan Öztürk’ün yakalanamamasını paranın gücüne bağlıyor.

"Teslim olmadı, demek ki teslim ettirmiyor bazı güçler. Dayanakları var, öyle anlıyoruz. Ben yedi, sekiz yıldır buradayım. İki senedir de Mehmet ile tanışıklığımız vardı. Yazık olduğu çocuğa. Bakın burada süratli araba çok. Tedirginiz, bir sağa bir sola gidiyorlar. Ben de onun yerinde olabilirdim. Mehmet’e vuran araba hızlı olmasa bu direği kırıp girebilir miydi?"

Murathan Öztürk hakkında yakalama kararı var. Kaya ailesinin avukatı İlknur Tunç karşı tarafın kredi kartlarının olay gününe ait harcama bilgilerinin incelenmesini bekliyor. Amaç yapılan harcamalarda alkol olup olmadığının ortaya çıkması.

Başak Çubukçu, Al Jazeera Türk

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İstanbulolay
Görüş Bildir