Araştırmaya Göre Video Oyunları Oynamak Daha Yüksek Zekayla İlişkilendiriliyor
Video oyunları, yıllardır “çocukları olumsuz etkiliyor” tartışmasının merkezinde. Ancak ABD’de yaklaşık 10 bin çocukla yapılan bir araştırma, konuya bambaşka bir açıdan bakmamıza neden oldu. Çalışmada, 9–10 yaşında daha fazla video oyunu oynayan çocukların iki yıl sonraki bilişsel testlerde daha fazla gelişim gösterdiği görüldü.
Araştırmacılar aile geliri, ebeveyn eğitimi ve genetik farklılıklar gibi önemli etkenleri de hesaba kattı. Elbette bu sonuç, her oyunun zekâyı artırdığı ya da sınırsız ekran süresinin zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Yine de oyunların yalnızca “boş zaman aktivitesi” olmadığını düşündüren bu araştırmanın detaylarına birlikte bakalım.
Çocukların video oyunu oynaması yıllardır ailelerin en büyük tartışma konularından biri.
“Ekran başında fazla kalıyor”, “derslerinden uzaklaşır”, “oyunlar çocukları olumsuz etkiliyor” derken; yeni sayılmayan ama hâlâ çok konuşulan bir araştırma tartışmaya farklı bir açıdan yaklaşıyor.
ABD’de binlerce çocukla yapılan araştırma, oyun oynama süresi ile bilişsel gelişim arasında dikkat çekici bir ilişki buldu. Ancak sonuç, “çocuğa konsolu verin, IQ’su yükselsin” kadar basit değil. Gelin, araştırmanın gerçekten ne söylediğine bakalım.
Araştırma, 9–10 yaşındaki yaklaşık 10 bin çocuğu inceledi.
2022’de Scientific Reports dergisinde yayımlanan araştırmada, ABD’de yaşayan 9.855 çocuğun ekran alışkanlıkları incelendi.
Çocuklara ve ebeveynlerine; televizyon ve video izleme, sosyal medya kullanımı ve video oyunu oynama süreleri soruldu. Çocuklar ayrıca dikkat, hafıza, okuma, kelime bilgisi ve görsel-uzamsal düşünme becerilerini ölçen testlere katıldı.
Araştırmacılar iki yıl sonra aynı çocukların bir bölümünü yeniden test etti.
Çalışmanın dikkat çekici yanı yalnızca o anki puanlara bakmamasıydı.
İki yıl sonra 5 binden fazla çocuk yeniden bilişsel testlere katıldı. Böylece araştırmacılar, “Kim daha yüksek puan aldı?” sorusunun ötesine geçip çocukların zaman içindeki gelişimini karşılaştırabildi.
Daha çok oyun oynayan çocukların bilişsel test skorlarındaki artış daha yüksekti.
Araştırmanın en çok konuşulan sonucu buydu.
Yaşına göre ortalamanın üzerinde video oyunu oynayan çocukların bilişsel testlerdeki ilerlemesi, iki yıl sonunda ortalamaya göre yaklaşık 2,5 IQ puanı daha yüksek bulundu.
Yani araştırma, oyun oynayan çocukların en baştan daha zeki olduğunu söylemiyor. Oyun oynama süresi yüksek olan çocukların, iki yıl içindeki bilişsel gelişimlerinin daha fazla olduğunu söylüyor.
Üstelik yalnızca aile geliri değil, genetik farklılıklar da hesaba katıldı.
Çocuğun bilişsel gelişimi sadece ne oynadığıyla açıklanamaz. Aile geliri, ebeveyn eğitimi, yaşadığı çevre ve genetik özellikler de bu gelişimde rol oynar.
Araştırmacılar bu yüzden ailelerin sosyoekonomik durumunu ve bilişsel becerilerle ilişkili genetik farklılıkları da analizlerine dahil etti.
Bu detay önemli çünkü sonuçları “oyun oynayan çocuklar zaten avantajlı ailelerden geliyor olabilir” yorumuna karşı daha güçlü hâle getiriyor.
Ama bu her oyunun zekâyı artırdığı anlamına gelmiyor.
Araştırmanın en büyük eksiklerinden biri, çocukların hangi oyunları oynadığını ayırmaması.
Basit telefon oyunları, futbol oyunları, strateji oyunları, çevrim içi rekabetçi oyunlar, bulmacalar ve aksiyon oyunları aynı başlık altında değerlendirildi.
Oysa her oyun aynı zihinsel beceriyi çalıştırmıyor. Strateji kurmayı, kaynak yönetmeyi ve planlama yapmayı gerektiren bir oyunla; hızlı refleks isteyen bir oyun arasında ciddi farklar var.
Bilim dünyası özellikle bazı beceriler konusunda daha umutlu.
Video oyunları üzerine yapılan başka araştırmalar da; görsel dikkat, mekânsal düşünme, problem çözme, çalışma belleği ve hızlı karar verme gibi alanlarda küçük ama anlamlı faydalar olabileceğini gösteriyor.
Özellikle oyuncunun aynı anda birden fazla bilgiyi takip etmesini, öncelik belirlemesini ve karar vermesini isteyen oyunların bilişsel açıdan daha uyarıcı olabileceği düşünülüyor.
Ama bu faydaların herkes için aynı düzeyde ortaya çıktığını söylemek mümkün değil.
Araştırmanın sonuçları yine de temkinli okunmalı.
Çalışma büyük ve uzun süreli olsa da çocuklar rastgele biçimde “çok oyun oynayanlar” ve “az oyun oynayanlar” diye gruplara ayrılmadı.
Bu nedenle araştırma, oyun oynama ile bilişsel gelişim arasında güçlü bir ilişki gösteriyor; fakat video oyunlarının bu gelişimin tek nedeni olduğunu kesin biçimde kanıtlamıyor.
Ayrıca ekran süreleri çocuklar ve ebeveynler tarafından bildirildi. Yani “günde bir saat oynuyorum” yanıtının gerçek kullanım süresiyle tamamen aynı olduğunu varsaymak mümkün değil.
Asıl mesele yalnızca ekran süresi değil, ekranın içeriği ve hayatla kurduğu denge.
Bu araştırmadan çıkarılacak en makul sonuç şu:
Çocuğun ekran başında kaç saat kaldığından önce, o sürede ne yaptığına bakmak gerekiyor.
Oyun; uyku düzenini bozuyorsa, fiziksel hareketin yerini alıyorsa, dersleri ve sosyal hayatı olumsuz etkiliyorsa elbette bir sorun olabilir. Ancak dengeli bir yaşamın içinde, yaşına uygun ve problem çözme gerektiren oyunlar çocukların zihinsel olarak aktif kalmasına katkı sunabilir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın