Annesinin Kanseri Yendiği Gün Kendisinin Lösemi Olduğunu Öğrenen Rabia ile Tanışın

-

Günümüzde en sık görülen hastalıklardan birisi artık kanser. Özellikle kadınlarda meme kanserinin görülme oranı, son yıllarda bir hayli fazla. Bu örneklerden bir tanesi de Rabia'nın annesi Beylühan Demirel idi. Ancak onların hikayesi tam biterken yeniden başladı. Çünkü bu sefer de Rabia kanserle tanıştı. Hem de çok ilginç bir zamanlamayla...

Afra Rabia Demirel 22 yaşında ve üniversite 1. sınıf öğrencisi. Meme kanseri olan annesinin en büyük yardımcısı aynı zamanda.

Annesi meme kanserine yakalandığında Rabia okulunu dondurup, tedavisi boyunca annesinin yanında bulunmuş. 1 yıl boyunca annesini kemoterapi ve diğer tedavi süreçlerinde hiç yalnız bırakmamış. 1 yıl sonunda da nihayet annesinin sonuçları temiz çıkmış ve bu zorlu süreç bitmiş.

Geçmeyen griple başlayan yeni bir mücadele...

Annesinin iyileşme aşamasında bir anda gribe yakalanmış Rabia. Doktora gitmiş elbette, faranjit teşhisi konulmuş. Ancak grip 3 ay boyunca geçmediği gibi kullandığı ilaçlardan sonra vücudunda kırmızı lekeler ve morluklar çıkmaya başlamış. Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğu belki de o an kendini belli etmiş.

Annesini taburcu etmeye hazırlanırken bir kere daha kanserle yüz yüze geldi...

Annesinin taburcu olacağı gün aynı hastanede kendisi için de tahlil yaptırmış Rabia. Ve bir anda o gerçekle karşılaşmış: Lösemi.

Akşam arkadaşlarınızla buluşmak için plan yapıyorsunuz ama doktor lösemi olduğunuzu söyleyip hastane yatışınızı yapıyor...

O zor kabullenme sürecini ise şöyle anlatıyor Rabia: "Dönüşte arkadaşımla buluşacağım’ düşüncesiyle girdiğim doktorun yanından ağlayarak çıktım. Önce inanamadım beynim algılamakta güçlük çekti, bir rüya olduğunu çok düşündüm. Lösemi tanısı konulmuştu ve tedavisi kemoterapiydi. Annemin bir yıl boyunca aldığı kemoterapiyi ben de alacaktım. Yan etkilerini ezberlediğim, annemin bütün acılarına ortak olmaya çalıştığım ama asla tam olarak acısını yaşayamadığım o yan etkilerin tümünü şimdi yaşamaya hazırlanmam gerekiyordu."

Şimdi ise 2 aylık tedavi süreci geride kaldı ama o umudunu ve enerjisini hiç kaybetmedi!

3 tüp kanla insanların hayatının değişeceğinin bilinmesini istiyor genç kız. Kendisi için de umudunu hiç kaybetmemiş: "İlik nakli olmam gerekiyor. Ben inanıyorum ki gerekli ilik bulunacak. Ama ilik nakli bekleyen birçok insan var, ben onlara da umut olmak istiyorum. Bu yüzden herkesin Kızılay’a kan verip dönor olmasını istiyorum

Türkiye'de 180 tane donör var ama bu sayı yeterli değil.

Rabia sadece kendisi için değil, tüm lösemi hastaları için bir farkındalık yaratmaya çalışıyor. Bunun için de bir kampanya bile başlatmış. "Kanser çok ağır, lösemi çok daha ağır. Enfeksiyon kapmamam gerekiyor, çünkü enfeksiyon öldürür. Ben 22 yaşındayım ama bir de küçücük bebekleri düşünün. Bir de yürümeye hali olmayan yaşlı dede ve ninelerimizi. Onlar yaşam mücadelesi verirken lütfen 5 dakikanızı ayırın ve Kızılay’a donör olmak istediğinizi söyleyin. Farkındalık yaratmak istiyorum, bunu kendim için değil tüm hastalar için yapıyorum." diyor.

Umut ol kan ver!

Arkadaşı Yunus Emre Erden ile Instagram'da umutolkanver adlı bir hesap açan Rabia, lösemi hastaları için umut olmaya çalışıyor. Amaç donör olmanın korkulacak bir şey olmadığını ve birçok insana yeniden hayat vermenin ne kadar kolay olduğunu fark ettirmek.

Şimdi ise Rabia'nın annesi onun yanında!

Anne Beylühan Demirel, ilk duyduğunda kızının lösemi hastası olduğuna inanamamış elbette. Şimdi ise bu mücadele el ele birlikteler. "Doktor, kızımın lösemi hastası olduğunu ve hemen tedavi edilmesi gerektiğini söyledi. Kızım, hastalığım boyunca hep yanımdaydı, hep elimden tuttu, her yerde onun ayak izleri vardı. Şimdi ben onun elinden tutuyorum. Kızımın en büyük hedefi, kimsesiz çocuklara yardım etmekti. İyileşip onların elinden tutacak, ayrıca lösemili hastalara da ışık olacak." diyor Rabia'nın annesi.

Siz de donör olmaktan çekinmeyin ve birilerinin hayatına hayat katın!

Kan bağışlarınızı ihtiyacı olan hastalardan esirgemeyin. Sizin için önemli olmayan bir miktar, başkalarının hayata tutunması anlamına geliyor.

Rabia'nın başlattığı kampanya için Instagram sayfasını ziyaret etmek isterseniz bu linke tıklayabilirsiniz: UMUTOLKANVER

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bayan-kahkaha

Allah şifa versin.

ezgisen

kan veririm organlarımı bağışlarım size güzel insanlar

cengiz-han6

Hala çok güzel hala çok özel,asla kaybetmesin bu güzelim enerjisini bir ömür boyunca.

ntyz

insanın başına gelmeden anlamaz , yaşan bilir ama allahım kimseye vermesin , kimseyi sağlıkla , sevdiklerinin ölümü ile , çocuklarıyla sınamasın . acil şifalar diliyorum . en yakın zamanda gidip donör olacağıma da söz veriyorum.

Gizli Kullanıcı

Türkiye de 180 tane donör olduğu bilgisi bana pek doğru gelmedi. Çünkü bundan 3 sene evvel Efe isimli bir kardeşimiz için kampanya başlatmıştık. Benim iş yerimde 80 kişi bağışçı olmak için başvuru yaptık. Tüm Türkiye de o dönem kampanyamız vardı. Özellikle Balıkesir'den çok fazla talep ve başvuru geldi. Toplanan tüm kanlar özel tüplerde Ankara Üniv. Tıp Fak. İbni Sina Hastanesi'ne gönderildi. Uyum olması halinde bugün değil belki ama 10 sene sonra bile aranabilirsiniz dendi. Kızılay o dönem taleplerimize cevap vermemişti. Ben bunun altında başka bir şey olduğunu düşünüyorum.

haingusto

ne olabilir mesela merak ettim

Gizli Kullanıcı

Bundan yıllar önce Otar Babuna olayını anımsar mısın? O dönem Babuna için pek çok kişi donör olmak için müracaat etti. Binlerce kişi düşünsene, bu oran çok ciddi. Daha sonra bu ilik örnekleri kayboldu!!! Oktar Babuna'nın bu örnekleri ABD'ye gönderdiği düşünüldü. Bunlar komplo terorisinin ötesindeydi.

Başlıklar

InstagramKanserTürk Kızılayıanne
Görüş Bildir