Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Aksiyonu ve Gerilimi Doruklarda Yaşamak İsteyenlerin Mutlaka Okuması Gereken 10 Roman

-

Bir çırpıda okuyup bitireceğiniz, vaktin nasıl geçtiğini anlayamayacağınız, bir türlü elinizden bırakmak istemeyeceğiniz romanlar dizisi sizleri bekliyor. Aksiyon, gerilim, macera, polisiye, adrenalin ve korku; hepsini doruklarda yaşayacaksınız! Tek solukta!

Ayrıca kısa listemizde ülkemizin polisiye roman geleceği için umut vadeden yerli polisiye yazarları da yok değil. Listede okumuş ve sizinle paylaşmış olduğum yerli romanlar en az diğerleriyle boy ölçüşebilecek ve hatta yakında onları ardında bırakacak seviyede. Keyifli okumalar...

1. Kemik Atlası - James Rollins

"Silah atışlarının çatırtısı, peş peşe sigara içen bir tiryakinin kesik kesik öksürüğünden daha yüksek sesli olmayacak şekilde sunağa yağdı. Sıralardaki kafalar bir bir kalktı. Sunağın gerisinde, beyaz kıyafetli rahip isabet eden mermilerle dans etti. Sanki paintball kapsüllerinin yağmuruna tutulmuştu - kızıl kapsüllerin. Sonrasında sunağın üstüne düştü ve ayin kadehini dolduran şarabı kendi kanıyla birlikte etrafa saçtı." s.27

2. Çırak - Tess Gerritsen

"Ama Cerrah'ın görüntülerini kafasından silip atamıyordu. O bodrumda, yerde hareketsiz yatarken üzerine çöken karanlığı unutamıyordu. Neşterin ineceği anı beklerken kurtulmanın imkânsız olduğunu düşünmüştü. Tek umudu hızlı bir ölüm olabilirdi ancak." s.416

3. Kuzuların Sessizliği - Thomas Harris

Buffalo Bill lakabıyla tanınan bir seri katil, bazı kadınların peşine düşmektedir. Katilin belli bir amacı vardır ama cesetler farklı eyaletlerde bulunduğu için kimse bunu kavrayamaz. FBI Akademisi’nde genç bir stajyer öğrenci olan Clarice Starling, büronun davranış bilimleri bölümünden Jack Crawford tarafından çağırılınca şaşırmıştır. Görevi, çok zeki bir psikiyatr ve korkunç bir katil olan, Baltimore Akıl Hastanesi’nde tutularak kriminal cinnet açısından yakından izlenen Dr. Hannibal Lecter ile görüşmektir. Lecter’ın, katillerin zihin yapısıyla ilgili öngörülerinin, Buffalo Bill’in izinin sürülmesine ve adamın yakalanmasına yardım edebileceği düşünülmektedir.

4. Nokay Eçege - Muhammet Alperen Akgün

"Uzun bir koridor. Koridorun başına yatırılmış kendisi. Başı ise sonu gibi belirsiz, uzun, uzak. Bilinci açılmaya başladığında burayı tanıdığını anladı, kabuslarından... Kalp atışlarında hissedilecek derece artış, avuç içlerinde yakıcı bir terleme, vücudunu kaplayan yoğun bir titreyiş. Nihayetinde yine bir sessizlik, öbür yüzünde öksürük sesi ve zorla nefes almaya çalışan birinin çırpınışları... Kendisi olduğunun farkına vardığında bilinci büyük ölçüde açılmıştı. Başının ucunda uzun bir karartı, yanında bir şeytan silueti. Gözlerinin bulanıklığı kendini net bir görüşün eşiğine yavaş yavaş taşıyordu. “Hain” dedi içinden." s.238

5. Cehennem - Dan Brown

"...Diz çök kutsal bilgeliğin yaldızlı mouseion’unda ve kulağını yere daya, dinle suyun şırıltısını. 

Batık sarayın derinliklerine in, orada, karanlığın içinde bekler khtonik canavar kan kırmızısı sularına gömülmüştür lagünün ki yansıtmaz yıldızları..."

6. Sisle Gelen Yolcu - Jean-Christophe Grange

Ben gölgeyim.
Ben avım.
Ben katilim.
Ben hedefim.
Kurtulmak için tek çarem var: diğerinden kaçmak.
Peki ya diğeri de bensem?

7. Sultanı Öldürmek - Ahmet Ümit

"...Ve Sultan Mehmed Han. Mehmed Han oğlu Murad Han oğlu Fatih Sultan Mehmed Han. İki karanın ve iki denizin hâkimi. Allah'ın yeryüzündeki gölgesi. Kostantiniyye'yi zapt eden padişah. Roma İmparatorluğu'nun doğal varisi, farklı dinlerden, farklı dillerden, farklı ırklardan yepyeni bir millet yaratma aşkıyla yanıp tutuşan kudretli hükümdar. Uçsuz bucaksız ovalarda at koşturan ordular. Kılıç sesleri, savaş naraları, korku çığlıkları. Ardı ardına düşen şehirler, ardı ardına yıkılan devletler, ardı ardına el değiştiren kaleler. Kırk dokuz yaşında dünyaya nam salmış bir hükümdar. Ve değişmez kader. Akşama kavuşan gün. Ecel şerbetini içen insan. Ve Fatih Sultan Mehmed'in şüpheli ölümü. Ve onun iki şehzadesi. İkiye bölünen saray, ikiye bölünen devlet, hiçbir şeyden haberi olmayan bir halk. Ve iki şehzadenin kanlı boğazlaşması sürerken saray odasında unutulan Fatih Sultan Mehmed Han'ın cansız bedeni..."

8. Doğu Ekspresinde Cinayet - Agatha Christie

Gece yarısından sonra artan şiddetli tipi yüzünden Doğu Ekspresi artık yoluna devam edemeyecek durumdadır. Yılın bu zamanlarında lüks tren tamamen doludur. Ertesi sabah yapılan kontroller sonucu tüm yolcuların sağ salim trende olduğu anlaşılır. Ancak defalarca bıçaklanarak öldürülen Amerikalı yolcunun kompartımanının kapısı içeriden kilitlidir.

Sonunda trende yolculuk etmekte olan Hercule Poirot cinayeti incelemeye başlar. Ancak kimi yolcular cinayetin izlerini yok edebilmek için yaşlı dedektifin dikkatini dağıtmaya çalışırlar. Poirot, kehanet sayılabilecek bir saptamayla cinayeti bir değil iki şekilde çözümlemeyi başarır.

9. Kocama Tuzak Kurdum - Şule Şahin

Hayata ve kadınlara dair her şey; Bugüne kadar sessiz kalarak özenle koruduğum evliliğimin, kocaman ağızlı bir masal canavarı gibi aslında beni yutmakta olduğunu fark etmemle, geri plana ittiğim aklımı ve sezgilerimi kullanarak, gelecekten korkmamaya karar verişim o geceye rastlar. Bir zamanlar başımı döndüren kocam, kaderimizin yazılı olduğu defterden silinmek üzereydi. Dışarıda nefsini köreltip hevesini aldıktan sonra eve posası gelen bir koca istemediğime karar vermiştim artık." "Ve işte kadınlarla erkekler arasındaki fark! Kadınlar intikam planı yapar ve uygularlar, erkeklerse akıllarına ilk geleni..."

10. Siyah Mavi - Birol Oğuz

“Dikiz aynasına baktığında arkadan gelen bir arabanın farlarını fark etti. Vadinin aşağısındaydı ve aralarında epeyce mesafe vardı. Bu her kimse, farlarının virajlarda verdiği görüntüden anlaşıldığı kadarıyla çok hızlı yol alıyordu. Suat gazı kökledi. Motorun yükselen homurtusuyla birlikte cip, ok gibi öne fırladı. Arkadaki araba kendisine yetişmeden ana yola çıkmak için dua etti. Duası kabul olursa takip eden araç, Suat’ın hangi yöne gittiğini kestiremeyecekti. Antalya yoluna sapmaları fazla uzun sürmezdi, boş ümitler beslememeliydi. Ana yol, Suat’a yol kenarına bir yerlere saklanma şansı verecekti. Böylece araç onu görmeden, önünden geçip gidebilirdi, ama böyle giderse daracık yolda Suat’ın şansı yoktu. Suat son sürat ana yola fırlayınca arabası savruldu ve direksiyon kontrolünü kaybedip kendini yolun öbür tarafında buldu. Kendini toparlayıp tekrar kendi şeridine geçerek yönünü düzeltmeyi başardı. Bu arada savrulmadan dolayı belini çok kötü çarpmıştı. Duyduğu acıdan gözleri yaşarsa da bakışlarını aynadan ayırmıyordu. Arkasından henüz hiçbir ışık görünmüyordu. Bir kilometre kadar yol aldıktan sonra yokuş aşağı giderken, sağda, ana yoldan zor görülen bir patikayı fark edip frenlere yüklendi.”

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gzm-ynklr

Liste için teşekkürler okumak gibisi yok.

ender-deniz

hepsi yabancı efendim

Görüş Bildir