Dünyanın en prestijli bilim ödüllerinden biri olan Nobel Tıp Ödülü geçtiğimiz günlerde sahibini buldu. Ödül bu yıl optogenetik alanında çığır açan keşifleriyle tanınan Stanford Üniversitesi profesörü Karl Deisseroth'a verildi. İnsan beyninin gizemlerini çözmeye adanmış bir kariyerin zirvesi olan bu tarihi an, sadece bilim camiasında değil, profesörün aile ve çalışma ortamında da büyük bir heyecanla karşılandı.
Karl Deisseroth'un ailesine ödülü aldığının haberini verdiği o gurur dolu anlar ve görev yaptığı kurumdaki meslektaşlarının coşkulu alkışlarıyla karşılanması yaşanan gururu gözler önüne serdi.
Karl Deisseroth Stanford Üniversitesi'nde de böyle karşılandı;
Peki optogenetik nedir ve neden bu kadar önemli?
Prof. Karl Deisseroth'un öncülük ettiği optogenetik teknolojisi, beyindeki nöronların ışık kullanılarak kontrol edilmesini sağlayan çığır açıcı bir yöntem. Sinir hücrelerine ışığa duyarlı proteinlerin entegre edilmesiyle çalışan bu teknik, nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların mekanizmalarını anlamada devrim yarattı. Depresyondan Parkinson'a, bağımlılıktan anksiyeteye kadar pek çok alan üzerindeki kilit süreçlerin haritalandırılmasına imkan tanıyan bu keşif, modern nörobilimin en büyük sıçramalarından biri olarak kabul ediliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın