Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

"Neden?" Sorusunu Sormayı Sevenleri Tatmin Edecek 12 Aydınlatıcı Cevap

Sanat-
8 dakikada okuyabilirsiniz

Neden veya nasıl gibi soruları zaman zaman bir şey ile karşılaştığımızda sorarız ama detaylarını araştırma konusuna gelince genelde bu durumu pas geçeriz. İşte bu tarz sorulara cevaplar veren çeşitli kaynaklardan derlediğimiz bilgiler sizlerle...

1. Sakatlanan Atlar Neden Öldürülür?

Binicilikle ya da atlarla yakından uğraşmasanız da filmlerde bacağı sakatlanan atların öldürüldüğünü görmüşsünüzdür. Öncelikle şunu belirtelim, her sakatlık ölüm anlamına gelmiyor. Fakat ciddi bir kırık söz konusuysa maalesef yapılacak en acısız işlem, zehirli iğne ile enjeksiyon. Bunun sebebi insanlarda ya da diğer hayvanlarda işe yarayan kırık tedavilerinin atlarda işe yaramaması. Atların haftalarca yatması olası değil. Dahası bu hayvanlar örneğin köpekler gibi, kırık ayağını kullanmadan üç ayağı üzerinde duramıyor. Dolayısıyla atların uzun süreli iyileşme dönemlerini tolere etmeleri çok zor ve bacaktaki sorun ne olursa olsun en kısa süre içinde iyileşerek, hayvanın yaklaşık 500 kg’lık yükünü taşır hale gelmesi gerekiyor. Tedavi ya da enjeksiyon kararı ise çoğunlukla iki ayrı veterinerin ortak kararıyla veriliyor.

Kaynak

2. Soğuk Gecelerde Sesler Neden Daha Net Duyulur?

Ses dalgaları soğuk havada daha yavaş hareket eder. Çünkü ses havada basınç dalgaları oluşturarak ilerler ve hava soğukken, havayı oluşturan gaz moleküllerinin ortalama kinetik enerjisi daha düşük olduğu için, ses dalgaları daha yavaş hareket eder.

Gün içinde Güneş’ten gelen enerji havanın ısınmasına neden olur. Ses sıcak havada hareket ederken, atmosferin üst kısımlarındaki soğuk hava ses dalgalarının yukarı doğru yön değiştirmesine neden olur. Bu ışığın bir ortamdan başka bir ortama, örneğin havadan suya geçerken kırılmasına benzetilebilir.

Havanın yerin yüzeyine yakın kısımlarında üst kısımlarına göre daha soğuk olduğu durumlarda, örneğin geceleri ise ses dalgaları yerin yüzeyine doğru yön değiştir. Bu durum normal koşullarda duyamayacağımız, daha uzak mesafelerden gelen sesleri duyabilmemizi sağlar.

Kaynak

3. Nanenin Tadı Nasıl Oluyor da Serin Hissettiriyor?

Bir şeyin serin veya sıcak olduğunu algılamamızın sebebi sinirlerimizde yarattığı elektrik sinyalleri. Beyin bu sinyalleri aldığında farklı kategorilere ayırarak “bu çok sıcak, sakın ona dokunma!”, ya da “bu yeterince serin” gibi yorumlar üretiyor. Nane, aktif bileşeni olan mentol nedeniyle serinlik ve tazelik hissi vermekte. Mentol, sinir hücrelerindeki gözenekleri etkileyebiliyor ve bunun sonucunda hücredeki elektrik aktivitesi değişime uğruyor. Mentolün elektrik aktivitesini kandırarak yarattığı sinyalle, gerçekten soğuk olan bir maddenin algılanması sırasında üretilen sinyalin arasında hiçbir fark yok. Dolayısıyla  beyne ulaşan mesaj da soğuk bir madde ile karşılaşıldığı yönünde oluyor. Tüm bunların sonucunda nane yediğimizde serinlemiş hissediyoruz.

Kaynak

4. Amerika'da Neden Metrik Sistem Kullanılmıyor?

Amerika’da inç-pound sistemi kullanılmakta. Örneğin, bir futbol sahasını metreyle değil yarda ile ölçüyorlar. Bu farkın sebebi Amerika’nın kuruluş yıllarına kadar uzanıyor. Kuzey Amerikalı sömürgeciler İngiliz Krallık Sistemi’ni kullanıyorlardı. Daha sonra diğer ülkeler ile ölçüm karmaşası ortaya çıkmaya başladığı için metrik sisteme geçmek istediler. Ama bir takım sebeplerden dolayı bu durumu ertelediler.

1865'te Avrupa'nın çoğu artık bu yeni sisteme geçişini tamamlamıştı. 1866’da Amerika’da da bir yasa çıkarıldı. Kullandıkları sistemdeki tüm birimler tek tek metrik sistem birimlerine uyarlandı. Fakat 50 yıl içinde Avrupa’dan bu uyarlamadaki değerlerin yenilenmesi bir talep etti. Amerika bu standartları da kabul etti ve metrik sistemi resmen başlatmış oldu.

Ne var ki resmi olarak kabul etmiş olmaları, gündelik hayatta kullandıkları anlamına gelmiyor. Günümüzde okullarda öğretiliyor çünkü pratikte sürekli iki sistem arasında geçiş yapıp hesaplamaları gerekiyor. Ancak tüm sistemi tek seferde uyarlamak çok büyük bir maliyet demek. Bir de tabii Amerikan vatandaşlarının alışkanlıklarını değiştirmeleri de kolay değil.

Kaynak

5. Neden Sivrisinekler Bazı İnsanları Daha Çok Isırır?

Bilim insanları sivrisineklerin neden bazı insanları ısırmayı daha çok tercih ettiğinin farklı nedenleri olduğunu öne sürüyor. Kan grubumuz, tenimizin kokusu ve yaydığımız CO2 miktarı bunlardan yalnızca birkaçı. Bazı kan grupları sivrisinekler için daha iştah kabartıcıdır. Örneğin sivrisinekler 0 grubu kana sahip insanları ısırmayı diğerlerine göre daha çok tercih eder. Ayrıca terlerken laktik asit, ürik asit, üre gibi zararlı maddeler vücudumuzdan dışarı atılır. Böylece tenimizin kendine özgü kokusu oluşur. Sivrisinekler kokulara karşı duyarlı olduğundan bu durum sivrisineklerin bazı insanları daha kolay bulmasını sağlar. Bunun yanı sıra nefes verirken çıkardığımız CO2 miktarı da sivrisinekleri cezbeden bir diğer etkendir. Ne kadar çok CO2 açığa çıkarırsak sivrisinekler tarafından ısırılma olasılığımız da o kadar artar. 

Kaynak

6. Midemizde Kelebekler Varmış Gibi Hissetmemize Sebep Olan Şey Nedir?

Ne zaman ki stres yaratan bir durumun gelişmekte olduğunu seziyoruz, vücudumuz anında aksiyon moduna geçiyor. Böylece kana karışan adrenalin seviyemiz bir anda yükseliyor. Ayrıca otomatik sinir sistemi, kanımızı yaşamsal anlamda gerek duymadığımız bölgelerden hızla uzaklaştırmaya başlıyor. Örneğin mide ve bağırsaklardaki kan çekiliyor, vücudun bu ani durum için kullanacağı diğer bölgelere pompalanıyor. Kan akışındaki bu değişimi büyük ölçüde yöneten kısım ise onuncu kafa siniri olarak da bilinen vagus siniri adlı bölüm. Vagus, kanın çekilmesiyle birlikte midenin fonksiyonlarını yavaşlatmasına yardımcı oluyor. Fakat diğer taraftan kalbin atış ritmini de arttırıyor. Tüm bunlar vücudumuzun ilkel bir biçimde yarattığı ani refleks sonucunda ve çok kısa sürelerde gerçekleşiyor. Sonuç olarak bu etkiyi; “midemizde kelebeklerin uçması” olarak adlandırıyoruz.

Kaynak

7. Kalkış ve İniş Esnasında Kabin Işıkları Neden Söndürülür?

Bu işlemin amacı, ışıklar kısıldığında hem yolcuların, hem de uçuş mürettebatının görme duyularının karanlığa uyum sağlayacak şekilde ayarlanmasıdır. Tabii ki bu, tamamen bir güvenlik önlemi olarak gerçekleştiriliyor. Çünkü herkes bu sırada zeminde yanan zayıf ışıkları görmek zorundadır. Genelde iniş ve kalkış esnasında acil bir durum oluşma riski arttığı için, herkesin bu ışıkları izleyebilecek ve eğer bir tehlike sinyali verilirse, sinyali takip edebilecek durumda olması çok önemli. Fakat yolcuların tepede bulunan okuma ışıklarını kapatmaları gerekmez. Bu ışıklar oldukça kısık düzeyde aydınlatma verdikleri için görüş kabiliyetlerini azaltacak oranda görsel bir yanılgı yaratamazlar. Ayrıca kabin ışıklarının kapatılmasının bir diğer faydası da, bu şekilde uygulandığında iniş ve kalkış sırasında artan elektrik yükünü azaltıyor olmasıdır.

Kaynak

8. Aynanın Gerçek Rengi Nedir?

Işık bir cisimle etkileştiğinde cisim tarafından soğurulabilir ya da yansıtılabilir. Ancak aynalar için durum biraz daha farklıdır. Karşısına koyulan cisim hangi renkteyse ayna o renkte görünür. Kusursuz bir aynanın yüzeyine çarpan ışığın tamamını yansıtması gerekir. Dolayısıyla aynaların gerçek renginin beyaz olması gerekir. Bilimsel ya da teknolojik bir amaç için olmayıp günlük hayatta yaygın olarak kullanılan aynalar düz bir camın arka yüzeyinin gümüş parçacıklarıyla ince bir film şeklinde kaplanmasıyla üretiliyor. Yapılan bir araştırmaya göre bu tür aynaların 510 nanometre dalga boyundaki ışığı diğer dalga boylarına göre daha fazla yansıttığını gösteriyor. Bu nedenle günlük hayatımızda yaygın olarak kullandığımız aynaların soluk yeşil renkte olduğu söylenebilir.

Kaynak

9. Karat Nedir? Neden Ölçü Birimi Olarak Kullanılır?

Keçiboynuzunun Yunanca adı keration. İngilizce’de carob, Arapçada ise kırrat. Keçiboynuzu tohumu yüzyıllar boyunca elmas ölçmek için kullanılmıştır. Elmaslar, keçiboynuzu tohumu ile tartılarak satılmış ve bu yüzden de kırat ya da karat denilen ölçüye adını vermiştir. Keçiboynuzu çekirdeği doğada ağırlığı değişmeyen bir tohumdur. Bunun sebebi hem meyvesinden çıktıktan sonra bile kuruluğu sayesinde sabit ağırlıkta kaldığı hem de içine su alması olasılığının çok az ve uzun zamana bağlı olduğu içindir. 

Keçiboynuzu çekirdeğinin dört tanesi bir dirhem eder ki bu da 3 gr. ağırlığa denk geliyor. Bir satıcı iki dirhemlik bir şey satarken (8 çekirdek) lütfedip 1 çekirdek fazla tartarsa bu, malı alan kişinin itibarını gösterirmiş. Olağandan fazla giyinen, süslenen kişilere de “İki dirhem bir çekirdek” denmesi bundan kaynaklanıyor.

Kaynak

10. Isırgan Otu Neden Yakar?

Isırgan otunun yapraklarında ve gövdesinde içi boş tüp şeklinde ince tüyler vardır ve bu tüyler, temas edildiğinde ciltte tahrişe neden olan kimyasal maddeler içerir. Bu kimyasal maddeler arasında formik asit (karıncalarda da bulunur), histamin, asetilkolin, serotonin bulunur.  Formik asidin insanlar üzerindeki zehirleyici etkisi düşüktür ancak ciltte tahrişe neden olur. Histamin, asetilkolin ve serotonin ise nörotransmiter özellikte olan, yani sinir hücreleri arasında iletişimi sağlayan maddelerdir. Bağışıklık sisteminin bir parçası olarak görev yapan histamin, beyaz kan hücrelerinin ve bazı proteinlerin iltihaplı bölgeye geçişini hızlandırır ve yangıya sebep olur. Her ne kadar dokunmak acı verici olsa da ısırgan otu yüzyıllardır insanlar tarafından kaslardaki ve eklemlerdeki ağrıların, egzama, eklem iltihabı gibi hastalıkların tedavisi için kullanılıyor.

Kaynak

11. Madeni Paraların Kenarları Neden Tırtıklı Olur?

Kağıdın icadından önceki dönemlerde, ilk paralar altın, gümüş veya bakır gibi değerli madenlerden üretilirdi. İşte bu zamanlarda özellikle altın ve gümüş paraların kenarlarını kazıyarak az da olsa bu değerli madenden biriktirmek mümkün oluyordu. Bunu yapmayı başarabilenler, biriktirdikleri madenleri tekrar kullanıyorlardı. Aslında ilk madeni paraların köşeli üretilmemiş olmasının sebebi de budur. Çünkü yuvarlak bir madeni, şeklini değiştirmeden kazımak çok daha zordur. Ama bu zorluğun bile üstesinden gelebilenler olduğu için yeni bir çözüm üretilmek zorunda kalındı. Böylece madeni paraların kenarlarına girinti ve çıkıntılar eklendi. Bu sayede paranın kenarı kazındığında hemen belli oluyor ve böyle bir parayı kimse kabul etmiyordu. Modern madeni paralarda artık değerli madenler kullanılmıyor. Ancak buna rağmen kenarında kabartma veya yazılar olması tamamen bir uygulama alışkanlığından kaynaklanıyor.

Kaynak

12. Bebeklerin Gözlerinin Rengi Neden Zamanla Değişir?

İris yapısına, saça ve deriye rengini veren şey melanin pigmentidir. Melanin, melanosit adı verilen hücreler tarafından üretilir. Bir insanın gözünün ne renk olduğu melanin pigmentinin miktarına ve niteliğine bağlıdır. Bebekler doğduklarında sahip oldukları melanin miktarı çok az olduğu için gözleri genellikle gri-mavi renktedir. Bebekler doğduktan sonra ışık, melanosit hücrelerindeki melanin üretimini tetikler. Ancak melanin üretimi deri ve saçlarda olduğu gibi sürekli değildir. Genel olarak bir yıl içinde genetik olarak belirlenen melanin miktarına ulaşılır. Saç rengi de genellikle bebekler büyüdükçe koyulaşır.

Kaynak

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
infinitude

Her zaman merak etmişimdir eşit boylarda iki aynayı birbirine kapatıp ışık olduğunu varsayarsak aynalarda nasıl bir görüntü oluşur?

turk.

Bi bok anlamadım ama güzel bir soru gibi

Gizli Kullanıcı

belki soluk yeşil oluyordur :)

sairsel

sonsuzluğu görürsün :)

mihail-ivanovic-kutuzov

Normal ayna kullanırsan bir süre sonra ışığı kaybedersin (Normal aynalarda ışığın bir kısmı kaçar) , ışığı kaybetme süren gözünle yakalayamayacağın kadar hızlı olur. Işığı kaybetmeyecek bir ayna kullanırsan sadece iki aynayı görürsün. Dışarıdan ışık almadan sonsuza dek aydınlık kalır.

varicella-zoster

hayır canım göremezsin. çünkü görüyorsan foton kaybı oluyor demektir. böyle bir sistem dışardan izlenemez. izlenirse sonsuza kadar aydınlık kalamaz. lütfen. hassasım bu konuda.

_orca_

Teoride aynalarla kaplı bir odada sonsuz görüntü yakalarsın ;)

Gizli Kullanıcı

#2 Soğuk Gecelerde Sesler Neden Daha Net Duyulur? Hic merak edip dusunmemistim ama acayip yerlerde ise yarayacak bir bilgi.

oliver

#11 kötü para iyi parayı kovar

_orca_

Karatı biliyordum ama iki dirhem bir çekirdekle alakasını ilk kez duydum, kullanıp hava yapcam ortamlarda. Teşekkürler onedio. :))

Başlıklar

AltınAmerika Birleşik DevletleriBilimİngiltereTercihfutbol
Görüş Bildir