10 yılı aşkın süredir devam eden Two And A Half Men , 19 Şubat’ta toplamda 12 sezon ve 262 bölümün ardından ekranlara veda ediyor. Dizi başrollerden Jon Cryer’a 2009 ve 2011 yıllarında iki Emmy ödülü kazandırırken, ödüllerde farklı dallarda toplam 47 kez aday gösterildi.2003 yılında başrollerde Jon Cryer, Charlie Sheen ve Angus T. Jones’la başlayan dizide Sheen, 2011 yılında dizinin yapımcısıyla girdiği bir takım münakaşalardan ötürü kadrodan çıkarılmıştı. Diziye Sheen’ın canlandırdığı Charlie Harper karakteri yerine Ashton Kutcher’ın canlandırdığı Walden Schmidt karakteri dahil edilmişti. Bu değişim, 9. sezondan itibaren kadroda yer alan Kutcher’a 2012 – 2013 yılları arasında kazandığı 24 milyon dolarla ”Amerika’nın en pahalı televizyon aktörü” ünvanını kazandırmıştı. Listede Kutcher’ın hemen ardından 21 milyon dolarla rol arkadaşı Jon Cryer var. Dizinin sona ermesiyle beraber aktörlerin kariyerlerinin bu parlak döneminin de son bulacağı öngörülüyor.Diğer yandan Charlie Sheen, geçtiğimiz ay Extra Tv’ye verdiği bir röportajda dizinin final bölümü için Charlie Harper karakterinin diziye geri dönmesi gerektiğini düşündüğünü ve hatta nasıl döneceğine dair çok da iyi fikirleri olduğunu da söylemekten çekinmemişti!Bant Mag
Beyonce, toplamda 53 adaylıkla Grammy tarihinde en çok kez aday gösterilen kadın müzisyen olarak tarihe geçti.Müzik dünyasının önemli ödülü Grammy adayları önceki gün açıklandı. 8 Şubat 2015'te Los Angeles'ta düzenlenecek törende 57. kez sahiplerini bulacak Grammy Ödülleri'nin adaylıklarına üç isim altışar dalda aday olarak damga vurdu: Yılın büyük çıkış yakalayan ismi Sam Smith, Beyonce ve Pharrell Williams.Beyonce, kendi adını taşıyan albümüyle aldığı adaylıklarla, 53 kez Grammy'e aday oldu ve Grammy tarihine en çok aday olan kadın müzisyen olarak geçti. Bu rekor Beyonce tarafından kırılmadan önce 47 adaylıkla Dolly Parton'a aitti. Beyonce'nin bugüne kadar kazandığı Grammy sayısı ise 17.Posta
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ülke genelinde damacana sulardan alınan 5 bin 178 numuneyi inceledi. 2014 yılının ilk 6 ayında 127 firmanın suyu mikroplu çıktı.Sağlık Bakanlığı'na bağlı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu (THSK) piyasadaki ambalajlı suları mercek altına aldı. Ülke genelindeki suları sağlık Bakanlığı'nca yetkilendirilmiş laboratuvarlarda inceledi.2014 yılı ilk 6 aylık periyotta ise Türkiye genelinde 2 bin 363 numune alınmışken, 127 firmaya ait 289 su numunesinde uygunsuzluk olduğu anlaşıldı.DİKKAT ÇEKİCİ BULGULARFiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik parametrelerine irdeledi. Toplam 1,5 yıl süren piyasa denetiminden dikkat çekici bulgulara ulaşıldı.SULARIN YÜZDE 18'İ SORUNLU2013'te Türkiye'de ambalajlı suların piyasa gözetim ve denetimleri neticesinde toplam 2 bin 815 numune alındı. Numunelerden 178 firmaya ait 501 su numunesinde yani yüzde 17,8'inde uygunsuzluk tespit edildi.Söz konusu 178 firmaların uygunsuz su numunesi dağılımı incelendiğinde 438'i mikrobiyolojik 35'i kimyasal, 15'i fiziksel, 12'si mikrobiyolojik ve kimyasal açıdan uygun bulunmadığı anlaşıldı.MİKROP VE KİMYASAL ARTIKLAR2014 yılı ilk 6 aylık periyotta ise Türkiye genelinde 2 bin 363 numune alınmışken, 127 firmaya ait 289 su numunesinde uygunsuzluk olduğu anlaşıldı.Suların 199'u mikrobiyolojik, 61'i kimyasal, 8'i fiziksel, 18'i mikrobiyolojik ve kimyasal, 3 numunede ise mikrobiyolojik ve fiziksel uygunsuzluk taşıdığı belirlendi.UYGUNSUZLUK 2014'TE ARTTI2013 ve 2014 ilk 6 aylık bulgular kıyaslandığında uygunsuzluk oranı yüzde 17,8'den yüzde 12,2'ye düşmesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi.Aynı şekilde mikrobiyolojik uygunsuzluk oranında da 2014'te azalma görülürken, kimyasal uygunsuzluk oranı 2013'te yüzde 6,9 idi. Bu rakamların 2014'te yüzde 21,1'e yükselmiş olması dikkat çekti.OZONLAMA İŞLEMİAraştırma ekibi mikrobiyolojik uygunsuzluktan kaçınmak için ozonlama işleminin yapılmadığından kaynaklanabileceği ihtimali üzerinde durdu.Milliyet
İlk kez Hatip Dicle'nin katıldığı HDP Heyeti, Başbakan Yardımcısı Akdoğan'la bir araya geldi. Sırrı Süreyya Önder çıkışta, Kandil'e gitmeden önce Akdoğan ile bir kez daha görüşeceklerini söyledi. HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan hafta içinde Avrupa Parlamentosu'na bilgi verecek.Sürecin hareketli haftasının ilk teması HDP heyeti ile Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan arasında kuruldu. Hatip Dicle'nin de dahil olduğu heyet ile Akdoğan arasındaki görüşmede, Abdullah Öcalan'ın 'Barış ve Demokratik Müzakere Süreci Taslağı' adıyla tarif edilen önerilerinin ele alınması bekleniyordu.HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder çıkışta yaptığı açıklamada, hükümetin taslağa yaklaşımını, belli önerilerini ve mutabık kalıp kalmadıkları kısımları değerlendirdiklerini ifade etti. Kandil'e gitmeden önce bir kez daha Yalçın Akdoğan ile görüşeceklerini söyledi.Önder gazetecilerin bir sorusu üzerinde de 'oyalandıklarını düşündemidiklerini ve oyalamaya izin vermeyeceklerini' belirtti.Bir başka gazetecinin Meclis'te görüşülen güvenlik paketi ile ilgili sorusuna ise, 'Belki bunları da görüşüyoruz' diye yanıt verdi.Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun sık sık vurguladığı 'kamu düzeninden vazgeçmeyecekleri' mesajı da Önder'e hatırlatıldı. Önder 'Kamu düzeni meselesine hükümetin baktığı yer son derece sorunlu bir yer. Aynı düşüncede olan insanlar müzakere yapmazlar zaten. Özgürlüklerin daha çok kısılması değil daha çok genişletilmesidir. Bizim yaklaşım felsefemiz bu. Hükümet meseleye asayiş meselesi gibi bakıyor' dedi.Buldan Avrupa'ya gidiyorHDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan 10-11 Aralık tarihlerinde Avrupa Parlamentosu'nda düzenlenecek Kürt Konferansı için Brüksel'de olacak. Buldan konferansın ilk günkü oturumunda bir sunum yapacak. Buldan Öcalan'ın Kürt Konferansı'na yönelik mesajını da okuyacak. HDP Grup Başkanvekili Buldan bu mesajın Ortadoğu'daki gelişmelerle ilgili olduğunu açıklamış, 'AP'den, AB'den ve Avrupa'da yaşayan tüm kurum ve kuruluşlardan sürece yönelik beklentilerini aktarıyor' demişti.Yunanistan temaslarını tamamlayan Başbakan Davutoğlu, Cumartesi günü akşam saatlerinde Başbakanlık Resmi Konutu’nda iki gün gecikmeyle yapılan çözüm süreci toplantısına başkanlık etti. Toplantıda, Öcalan’ın İmralı’da kaleme aldığı “Barış ve Demokratik Müzakere Süreci Taslağı” ile sürece yönelik gelişmelerin ele alındığı öğrenildi.Mesajlar Kandil'e de iletilecekHDP, Akdoğan görüşmesi ve Avrupa temaslarının ardından mesajları bir kez de Kandil'e iletecek. Kandil'in ardından mesajlar İmralı'yla da paylaşılacak. Bu görüşmede siyaset yasağı 14 Aralık'ta dolacak Leyla Zana'nın da Hatip Dicle ile yer alması bekleniyor.Öcalan'ın önerileriHDP’nin İmralı heyeti ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Hatip Dicle’nin 29 Kasım’da görüştüğü PKK lideri Abdullah Öcalan, dört ana başlıkta özetlediği Kürt sorununun çözümü için “Barış ve Demokratik Çözüm Taslağı”nı açıkladı.HDP’nin İmralı heyetinde yer alan Sırrı Süreyya Önder'in açıkladığı taslak yöntem, tarih ve felsefe, temel gündem maddeleri ve eylem planı başlıklarından oluşuyor. Öcalan önerilerinde sürecin belirleyici yanının demokratik siyaset olduğunu belirterek, 'yasal temelin netlik kazanmasını' istedi. Sorunun çözümüyle ilgili geçmişten bugüne ve geleceğe bakışın özetlendiği taslakta 'vatandaşlık tanımı, hakikatler komisyonu kurulması, kültürel çoğulculuk ve özgürlük' talepleri de var.HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder taslağın eylem planı bölümüyle ilgili içerik vermedi. Önder, hükümet ve Kandil görüşmelerinin ardından Öcalan'ın bu taslağının tümünün kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.Başbakan Ahmet Davutoğlu Atina'daki temaslarının ardından Cumartesi akşamı yaklaşık beş saat süren Çözüm Süreci Kurulu toplantısına başkanlık etti. Toplantıya Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Yalçın Akdoğan ve Numan Kurtulmuş ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Efkan Âlâ, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Başbakanlık Müsteşarı Kemal Madenoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Muhammed Dervişoğlu, Başbakanlık Başdanışmanı Hatem Ete ve AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal katıldı.Toplantının Perşembe günü Atina ziyareti öncesinde yapılması planlanıyordu. Ancak İşadamı Fahrettin Tivnikli'nin vefat etmesi ve Davutoğlu başkanlığındaki çözüm kurulunun bazı üyelerinin de İstanbul'daki törene katılacak olması nedeniyle iptal edilmişti. Kurul üyeleri bu toplantıdan önce en son 11 Kasım'da bir araya gelmişti. Çözüm sürecinde 6-7 Ekim Kobani eylemlerinin ardından askıya alınan HDP ile temas trafiği de bu görüşmenin ardından yeniden başlamıştı.Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar
Stres yüzünden saçın bir gecede beyazlayabildiği inancı oldukça yaygın. Claudia Hammond sorunun kökenine inmenin zorluklarını anlatıyor.Kaptan Pilot Eric Moody, 1982’de Kuala Lumpur’dan Perth’e uçuş sırasında uçağın dört motorunun birden durduğunu, Cakarta havalimanına acil iniş yapmak zorunda kalmış. Bütün bu süreç boyunca pek korku belirtisi göstermeyen Moody’nin altı ay sonra saçlarında bir tutam beyazlaşmış; bir yıl sonra ise bütün saçı ağarmış.Benzer şeyler başka tarihsel karakterlerin de başına gelmiş. Fransa kraliçesi Marie Antoinette 37 yaşında giyotine gitmeden bir gece önce saçlarının beyazlaştığı söylenir. İngiliz avukat Thomas More’un da 1535’te idamından hemen önce saçlarının ağardığı rivayet edilir.Peki, bu hikâyelerin doğruluk derecesi ne? Saçların bir gecede ağarması bilimsel olarak mümkün mü? Saçın bu kadar kısa sürede renk değiştirmesine neden olan fizyolojik bir süreç var mıdır?Saça rengini veren iki tür melanin pigmenti vardır: Saçın koyuluğunu belirleyen ‘eumelanin’ ile saçın kızıllık ve sarışınlık derecesini belirleyen ‘feomelanin’. Yaşımız ilerledikçe saç foliküllerindeki hücreler bu pigmentleri üretmez olur. Bunun sonucu ise saçın renksiz hale gelmesidir. Saçımızın bir kısmı eski renginde bir kısmı ise renksiz olunca, özellikle koyu renk saçlılarda ortaya gri bir görüntü çıkar.Bu süreç hakkında tam bilgiye sahip değiliz. Bir araştırmada, saçı suni yollardan ağartmada kullanılan kimyasalın doğal ağarmada da devreye girdiği görülmüştür. Fareler üzerinde yapılan araştırmalarda şu sonuca varılmıştır: Melanin üreten hücreler hidrojen peroksit de üretiyor ve normalde bu katalaz adı verilen bir enzim tarafından parçalanıyor. Fakat yaş ilerledikçe bu enzim miktarı azalıyor ve hidrojen peroksit birikmesi melanin üretimini engelliyor.Ani saç ağarmasına tıpta ‘canities subita’ deniyor. Aslında saçlar renk değiştirmiyor, renkli olan saçlar dökülüyor. ‘Alopesia arieta’ adı verilen hastalık ani saç dökülmesine ve kısmi kelliğe yol açıyor. Vücudun bağışıklık sisteminin tetiklediği bir reaksiyon olduğu sanılıyor; vücut kendisine karşı harekete geçiyor. Stres durumu daha da ağırlaştırıyor. Korkunç şeyler tecrübe eden insanlarda ani saç ağarması bununla bağlantılı olabilir. Bazı durumlarda beyaz saçlar bu süreçten etkilenmiyor.Yani şok durumunda saç dökülmesi meydana gelebilir. Dökülen saç da renkli saçlar olacağından beyaz saçlar kalacak, tüm saç beyazlamış gibi görünecektir. Belki de bağışıklık sisteminin karşı saldırıya geçtiği şey pigment üretme sistemidir. Pigment üretmeyen beyaz saç folikülleri bu nedenle etkilenmiyor olabilir.Bu yaklaşım Kaptan Moody’nin durumunu açıklayabilir. Moody’nin saçının tümüyle beyazlaşması bir yılı bulmuş. Fakat saçları henüz beyazlamamış ya da az beyazlamış gençlerle ilgili anlatılan bir gecede beyazlama hikâyeleri için ne denebilir?Bir başka vaka da İsviçre’de 54 yaşındaki bir kadının kafasında küçük bir bölgede görülen saç dökülmesi. Kortizon tedavisiyle saç dökülmesi durmuş, ama birkaç hafta içinde saçları tümüyle beyazlamıştı.Bu yıl kimya alanında Nobel ödülü alan Robert Lefkowitz’in önderliğindeki bir ekibin geçen yıl yaptığı bir araştırma bu sorunun yanıtına bir adım daha yaklaşmamızı sağladı. Farelerde yapılan araştırmada, kronik stresin DNA’da hasara neden olan bir mekanizma yarattığını ve bunun saç ağarmasına yol açabileceğini tespit ettiler.Saçların beyazlaması tıbbın kolayca çözeceği basit bir sorun olarak algılanır, ama öyle değildir. Tam olarak meydana gelen süreci görmek için şoka uğratıcı bir olay öncesinde ve sonrasında saç yapısını, rengini, kalınlığını incelemek gerekir. Hayati tehlike oluşturan anlar nadir oldukları gibi önceden bilinemezler de. Hiçbir etik komisyonu da laboratuvardaki gönüllü denekleri yeterince korkutacak bir olaya meydan verilmesini kabul edemez.Kısacası, şok nedeniyle saçın renk değiştirmesi dşüncesi oldukça ilginçtir. Belki de bunun ardında yatan şey vücudumuzun bizim dışa vurduğumuzdan çok daha fazlasını yaşıyor olduğu düşüncesidir. Yani kaptan pilot Moody, motorları duran uçağa acil inişi soğukkanlı bir şekilde yaptırmış olsa da, vücudu ayrı bir hikâye anlatıyor olabilir.Claudia Hammond | BBC Future
Merkez Bankası, 2.28 seviyesini geçen dolar karşısında günlük döviz satım ihale tutarını 20 milyon dolardan 40 milyon dolara çıkardı.Doların 2,28'i aşması sonrasında Merkez Bankası’ndan (MB) müdahale geldi.MB, günlük döviz satım ihale tutarını 20 milyon dolardan 40 milyon dolara çıkardı. Bu uygulama yarından itibaren geçerli olacak.MB’den yapılan açıklamada, “Son günlerde döviz kurlarındaki oynaklıkta görülen artış nedeniyle günlük döviz satım ihale tutarı 9 Aralık 2014 tarihinden itibaren “en az 20 milyon ABD Doları”ndan “en az 40 milyon ABD Doları”na yükseltilecektir” denildi.Açıklama sonrasında dolar düşüşe geçti. Gün içinde en yüksek 2.2810 seviyelerini gören dolar, saat 16:00 itibariyle 2.2680 TL'den işlem görüyor.1 HAFTA ÖNCE DÜŞÜRMÜŞTÜMerkez Bankası, 28 Kasım’da döviz satım ihale tutarını 40 milyon dolardan 20 milyon dolara düşürmüştü.Sadece bir hafta sonra ihale tutarında değişikliğe gidilmiş oldu. Dolar bugün 2,28'i aşarak yaklaşık iki ayın en yüksek düzeyini görmüştü.Dünya
Marc ve Angel Chernoff, Mutlu ve Başarılı İnsanları Diğerlerinden Farklı Yaptığı 1000 Küçük Detay isimli kitabın yazarları. İkili on yıldan uzun bir süredir kişisel gelişim uzmanı olarak çalışıyor ve bu süreçte edindikleri deneyimleri bir kitap yazarak ilgilenen okuyucularla buluşturmak istemişler. Bu içeriğimizde, Marc ve Angel'ın geçtiğimiz günlerde yayınladığı ve oldukça büyük ilgi gören 'Çevrenizdeki İnsanların Sizden Uzaklaşmasına Neden Olan 12 Davranış' başlıklı gönderiyi sizlerle buluşturuyoruz;
Van’ın Edremit ilçesinde depremzedeler için yapılan binlerce konutun kanalizasyonu, arıtma tesisi çalışmadığı için iki yıldır Van Gölü'ne akıyor. Eksikler nedeniyle TOKİ'nin yaptığı arıtma tesisinin belediyeye devri sağlanamadı. Gölün kirliliği ve etrafa yayılan kötü koku ise, ilçe halkının şikayetine yol açıyor.Van’ın Edremit ilçesinde 2011’deki depremlerden sonra yaklaşık 10 bin konut yapıldı. Bölgedeki nüfus hızla artıp, eski arıtma tesisi de yetersiz kalınca, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ilçeye 2013 yılı başında 100 bin kişilik yeni bir arıtma tesisi yaptı.Ancak arıtma iki yıldır çalıştırılamadığından atık sular doğrudan Van gölüne akıtılıyor. Tesisin çevreye verdiği kirlilik vatandaşlar tarafından tepkiyle karşılanıyor.Al Jazeera'den Fatih Sevinç'in haberine göre Van Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (VASKİ) yaşanan sorunun sorumlusu olarak TOKİ'yi gösteriyor.TOKİ tarafından inşası yapılan arıtma tesisinin yapımı bittiğinde büyükşehir belediyesine devredilmesi gerekiyordu. Ancak, belediye yetkililerinin anlatımına göre, arıtma sistemi belediye işletim sistemlerinden farklı yapıldığından teslim alınmıyor. Yaklaşık iki yıllık süreçte de tesisteki havuzların çamurla dolması, boruların çatlaması ve jeneratör eksikliği gibi nedenler de başgösterdi. Belediye bu eksiklerin giderilmesini istiyor.Bu arada çevreye verdiği zarardan dolayı tesise 17 bin TL ceza da kesildi.Atıklar arıtılmadan göle gidiyorVan Su ve Kanalizasyon İdaresi (VASKİ) Genel Müdürü Mehmet Özköseoğlu, tesisin temizlenip onarılması için en az 2 milyon liraya ihtiyaç olduğunu söyledi.Tesisin atıklarının arıtılmadan doğrudan Van Gölü'ne aktığını doğrulayan Özköseoğlu, şöyle devam etti;'Biz TOKİ ile görüştük. Arıtmanın bir kaç bölümünde problem var. Sistem çalışmıyor. Jeneratör ve bazı şeyleri almamışlar. Dinlendirme havuzları dolmuş. Ve dolayısıyla sisteme zarar vermiş. Eksikliklerini tamamladıktan sonra biz devralacağız.'Arıtmanın çalışmamasından dolayı sistemin çöktüğünü ifade eden Özköseoğlu, şöyle devam etti:‘’İki ay içinde eksiklikleri gidereceklerini söylediler. İki ay daha tesis, Van Gölü'nü kirletmeye devam edecek. Sistemin çökmesinden dolayı tesisin temizliğine en az 2 milyon harcama yapılacak. Sonra biz teslim alacağız. Tesisin personeli bile yok. Biz oraya öncelik vereceğiz. Daha önce eksiklikler için liste çıkartmıştık. Yapmadıkları için devralmamıştık. Sistem kullanılmadığı için çökmüş. Havuzlara çamur dolmuş. Sistem bozulmuş. Borular çatlamış. Havalandırma ünitelerinde problemler çıkmış. Sonuç itibariyle TOKİ eksiklikleri tamamlayacaklar. Sıkıntı iki ay içinde son bulacak'17 bin TL ceza kesildiTesisin çevreye verdiği zarardan dolayı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, TOKİ’nin yüklenici firması Gökçenay Grup'a 17 bin lira ceza kesti. Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Cengiz Adıgüzel, tesisi en son geçen hafta denetlediklerini ifade ederek şunları söyledi:‘’Çevreye verdiği zarardan ötürü ilgili firmaya ilk önce uyarıda bulunduk. 17 bin lira idari yaptırım cezası kestik. Tekrarı halinde kapatmaya ve 5 katı idari yaptırım uyarısı yaptık. Kısa bir süre sonra yeniden denetimde bulunacağız. İki kurum arasında yapılacak protokolle eksik kusur tamamlanıp biran önce VASKİ’ye devri sağlanması gerekir. Devir yapıldıktan sonra VASKİ bu sıkıntıları gidererek çevresel sıkıntılara da son verir.’’‘’Sırtımızda büyük bir yük’’Tesisi yapan yüklenici firma Gökçenay Grup'un Genel Koordinatörü Cengiz Faydalı ise, arıtmadan büyük zarar gördüklerini, bu işten kurtulmak istediklerini söyledi:'Bu sıkıntı şirketimiz ile ilgili bir sıkıntı değil. Genel olarak belediye ve TOKİ arasında bir sorundur. Sorun halen devam ediyor. İki yıldır arıtma tesisini devretmemiz gerekiyorken halen devredemedik. Bizim 3 milyon liraya varan bir zararımız söz konusu. Zararımız büyük. Son toplantıda mutabakat yapıldı. Bütün işleri tekrar elden geçireceğiz. TOKİ’nin öncülüğünde eksiklikleri tamamlayıp bundan kurtulmak istiyoruz. Sırtımızda çok büyük bir yük'Vatandaş şikayetçiTesisin gölü kirletmesinin yanı sıra etrafa yaydığı kötü kokunun dayanılmaz boyutlara ulaştığını anlatan Edremitliler, oldukça dertli.Vatandaşlar koku sorununun bir an önce kökten çözüme kavuşturulması gerektiğini söylüyor. Yol üstünde lokanta işleten Metehan Biçek, kokudan ötürü işlerinin iyice azaldığını, neredeyse kepenk indirecek durumda olduğunu söylüyor.'Tüm TOKİ evlerinin pisliği göle akıtılıyor. Uzun süredir 'halledilecek' deniliyor. Artık kokudan dolayı yoldan geçilmiyor. Buradan geçen tüm araçlar kokuyu alıyor. Bununla ilgili belediyeye, kaymakamlığa, çevre ve şehircilik il müdürlüğü gibi bir çok yere başvurduk. Ancak sonuç alamadık. Muhtarlar da girişimde bulundu. Sesimizi duyan olmadı.'İsmail Rençber isimli Edremitli ise, 'İnsan bu kokudan dolayı burada duramaz' dedi.TOKİ’nin Van’daki projelerden sorumlu 4'üncü Uygulama Dairesi Başkan Yardımcısı Mehmet Özçelik ise Al Jazeera Tük'e, 'basına bilgi veremeyeceklerini' belirterek sorularımızı yanıtsız bıraktı.Kaynak: Al Jazeera
ODTÜ Müzik ve Güzel Sanatlar Bölümü'nde görev yapmakta olan Doç. Dr. Mehmet Ali Uysal 'Ten' isimli çalışmasıyla The Independent gazetesinde yer alan 'Dünyanın En İyi 10 Kamusal Sanat Örneği' listesine girdi.Mehmet Uysal'ın Belçika'da yer alan çalışmasıyla 3. sırada yer aldığı 'bazı iyi örnekler' listesi ise şöyle:'Out of Order' (1989) David Mach.Michelangelo's 'David' (1504)'Skin 2' (2010) Mehmet Ali Uysal.Özgürlük Anıtı, New York (1886)'Freedom' (2000) Zenos Frudakis.Trafalgar Square Lions (1867) Sir Edwin Landseer.'Winston Churchill', Parlamento Meydanı, Londra (1973) Ivor Roberts-Jones.'The Bull', Birmingham (2003) Laurence Broderick.Stanley Matthews Heykeli, Britanya Stadyumu, (2001) Yerel heykeltraşlar.'Conversation à Nice' (2007) Jaume Plensa.Arkitera
İspanya La Liga takımlarından Real Madrid, kulüp tarihinde ilk kez küfür eden taraftarların üyeliğini iptal etti.La Liga'da hafta sonu Real Madrid ile Celta de Vigo takımları arasında Bernabeu Stadı'nda oynanan karşılaşmada bulunan bazı taraftarların Barcelona aleyhine küfür ettiğinin belirlenmesi üzerine harekete geçen Madrid yönetimi, jet hızıyla karar alarak bu taraftarları kulüpten uzaklaştırdı.Real Madrid kulübünde üyeliği iptal edilen taraftar sayısının şimdilik 17 olduğu belirtiliyor. İspanya Futbol Federasyonu'da küfür eden taraftarları kişi başı 3 bin Euro tazminat ödemek üzere mahkemeye verdi. Radikal olduğu belirlenen bu taraftarların stat içine yerleştirilen kameralarla tespit edildiği duyuruldu.Madrid Bernabeu Stadı'nda oynanan karşılaşmada üyeliği iptal edilen taraftarlar karşılaşma boyunca hem Messi hem de Barcelona hakkında çeşitli küfürler etmişti. İspanya'da La Liga'da Atletico de Madrid ile Deportivo de Corunya arasında oynanan karşılaşma öncesi taraftarlar arasında çıkan çatışma sonrası bir kişi hayatını kaybetmiş bunun üzerine acilen toplanan çeşitli kurumlar fanatik taraftarların bitirilmesi için sert kararlar alacaklarını ilan etmişti. Real Madrid'in aldığı bu karar statlarda küfürün önlenmesi açısından bir ilk olması büyük önlem taşıyor.Eurosport
Başbakan Davutoğlu, Osmanlıca'nın seçmeli ders olarak okutulmasının teklif edildiğini söyledi, 'İsteyen öğrenci seçer, istemeyen öğrenci seçmez' dedi. Davutoğlu, gazetecilerin CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç’un, AKP’ye yakın 85 ismin torpille bazı devlet kurumlarına yerleştirildiği iddiasına dair soruyu ise yanıtlamadı.
Sin City 2 filminde Jessica Alba’nın dans sahnesi epeyce konuşulmuştu. Kamera arkası görüntülerinin yayınlandığı o anın ve bilgisayar ortamında değiştirilerek filmde bize sunulan halini izliyoruz...
Amazon bildiğimiz üzere ABD'nin ve dünyanın en büyük e-ticaret merkezlerinden birisi. Devasa depolara sahip olan Amazon'un bu depolardaki işleyişin ve siparişlerin insanlara ulaşmadan önce nasıl bir işlem geçirdiğini öğrenmek adına bu videoyu izliyoruz..
Facebook'un CEO'su Mark Zuckerberg, Apple ürünleri için belirlenen yüksek fiyatların 'tüketicilerin çıkarlarıyla uyuşmadığını' ifade etti. Zuckerberg, paralı hizmet sunan Apple'ın ürün fiyatlarını aşağı çekmesi gerektiğini savundu.iCloud saldırısının ardından güvenlik alanında, yeni iPhone modellerinin de fiyatları konusunda eleştiri alan Apple, en son olarak Facebook CEO'su Mark Zuckerberg'in hedefi oldu. Zuckerberg, Time dergisine verdiği röportajda, Apple'ın reklam ve ürün stratejisini eleştirdi.Time'ın 15 Aralık tarihli sayısı için görüşlerini aktaran Zuckerberg, 'son zamanlarda giderek daha fazla insanın tüketicilere fayda sunmayan reklam modelleri benimsemesine sinirlendiğini' belirtti. Zuckerberg, 'tüketicilerin Apple hizmetlerine para ödedikleri için ürün fiyatlarını dengeledikleri düşüncesinin saçma olduğunu, eğer hizmetlere para ödeniyorsa ürünlerin de o kadar ucuzlaması gerektiğini' ifade etti.Zuckerberg'in sözleri, Apple CEO'su Tim Cook'un iCloud skandalı yaşandıktan sonra yaptığı açıklamaya bir cevap olarak yorumlandı. Cook, gizlilik ve güvenlik eleştirilerinin ardından bedava çevrimiçi hizmetleri eleştirmiş ve kaliteli hizmetler satarak başarılı olduklarını ifade etmişti. Cook, rakip firmaları eleştiren açıklamasında, 'şirketlerin bedava hizmetler sunarak tüketicileri ürüne çevirdiğini, böylece onlara reklam sattıklarını' savunmuştu.Cook ayrıca, tüketicilerin iCloud veya iPhone'daki bilgilerini paraya çevirmediklerini ve reklam stratejisi geliştirmek için müşteri e-postaları ve diğer bilgilerin okunmadığını' belirtmişti. Cook'un açıklaması, doğrudan isim belirtmese de Facebook ve Google gibi firmalara bir cevap olarak kabul edilmişti.Facebook'un rakibi de reklama karşıFacebook'un rakibi sayılan ve kısa sürede üye sayısı 5 milyonu aşan Ello, reklam karşıtı stratejiyle kullanıcı toplamayı hedefliyor. Analistler ise Facebook karşıtı sosyal ağın nihayetinde kullanıcıları bir ürüne ödeme yapmaya mecbur kılarak para kazanma yoluna gideceğini savunuyor. Ello, Facebook'un aksine müşteri bilgileri toplanmadığını ve Büyük Veri'nin reklam amaçlı kullanılamayacağını belirtiyor.Zuckerberg, Time röportajında stratejilerini, 'Dünyadaki tüm insanlara internet erişimi sağlamayı amaçlıyoruz. Bunu insanlara ücret verecekleri bir hizmet sunarak yapamazsınız' diyerek özetledi.Apple, Zuckerberg'in yorumlarına açıklama yapmadı.Al Jazeera Turk
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Eskişehir'de tabanına 'çapulculardan Ak Gençlik yaratın' çağrısı üzerine bu çağrıya kulak verecek arkadaşlara bir tavsiye listesi hazırlamayı uygun gördük.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Manisa, Diyarbakır ve Hakkari'yi örnek vererek eski isimlerini isteyen şehirlerin bu taleplerinin karşılanabileceğini söyledi.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bazı şehirlerinin isminin değiştirilebileceği sinyalini verdi. Manisa’nın isminin de tarihte geçtiği gibi ’Saruhan’ olabileceğini dile getiren Arınç, 'Geçenlerde ’bazı illerin isimleri değişse ne olur?’ diye konuşuldu. Düşünün bir karar verin. Manisa’nın ismi ’şu olsun’ diye karar verirseniz biz de bunu yaparız. İhtiyaç varsa tabi. Hakkari benim adım ’Çölemerik’ olsun diyorsa, öbür taraftan ’bakır da neymiş? Diyarbekir olsa daha güzel olur’ diyen varsa düşüneceğiz kardeşim. Zaman düşünme ve uygulama devri' dedi.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Manisa’da Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Manisa Şubesi’nin istişare toplantısına katıldı. Toplantıda ayrıca Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof. Dr. Kemal Çelebi, Ak Partili Manisa milletvekilleri Selçuk Özdağ, Muzaffer Yurttaş, Uğur Aydemir, Recai Berber ve işadamları da yer aldı. Toplantıda konuşan MÜSİAD Şube Başkanı Abdullah Tekin, dernek olarak Manisa ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamak için çalıştıklarını söyledi. Toplantıda işadamlarına seslenen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'MÜSİAD’ı seviyoruz, takdir ediyoruz. Sadece ekonomik ticari alanda değil, Türkiye’nin her konusuyla yakından ilgilenen demokratikleşme özgürleşme konusunda çalışmalar yapan MÜSİAD’ın konuğu olmak çok önemli. Bir hemşehriniz, arkadaşınızım. Manisa’ya hayat verenlerle, emeğini alın terini ortaya koyanlarla bir aradayız. Belli bir nesil zaman içinde önemli görevler alıyor, biz de bundan mutluluk duyuyoruz' dedi. Manisa’nın yıllardır İzmir’in gölgesinde kaldığını dile getiren Arınç, kentin gelişimine dikkat çekti.ŞEHİRLERİN İSİMLERİ DEĞİŞEBİLİR ÖNERİSİBaşbakan Yardımcısı Arınç, bazı şehirlerinin isminin değiştirilebileceği sinyalini verdi. Manisa’nın isminin de tarihte geçtiği gibi ’Saruhan’ olabileceğini dile getiren Arınç, 'Geçenlerde bazı illerin isimleri değişse ne olur diye konuşuldu. Yozgatlı Bekir Bozdağ hemen atıldı, ’Yozgat’ın eski ismi ’Bozok'tu’ yine Bozok olsun’ dedi. Ben de kendime dedim, ’Manisa’nın yerine bir isim olsa acaba Saruhan mı olur başka bir yer mi olur.’ Siz de düşünün, düşünmek parayla değil. Düşünün bir karar verin. Manisa’nın ismi şu olsun diye karar verirseniz biz de bunu yaparız. İhtiyaç varsa tabii. Hakkari, ’benim adım Çölemerik olsun’ diyorsa , öbür taraftan bakır da neymiş, ’Diyarbekir olsa daha güzel olur’ diyen varsa düşüneceğiz kardeşim. Zaman düşünme ve uygulama devri' dedi.İSTİKRAR VURGUSUDünyanın ekonomik krizlerle boğuşurken Türkiye’de 7 milyon kişinin istihdam edildiğini söyleyen Başbakan Yardımcısı Arınç, ihracatın da arttığını hatırlattı. Faizlerin düştüğünü ve işsizliğin tek haneli rakamlara indiğini kaydeden Arınç , '1999-2000 yıllarını bilirim. O zaman da milletvekiliydim. Esnafı dolaşıyorum, ekonomik kriz vardı. ’Otuz kırk yıldan bu yana esnafım hiç bu kadar üzülmemiştim. Ama bu sefer ümidimi kaybettim’ dedi. İnsan ümidini kaybetmemeli. Ümit kaybedilirse her şey kaybedilir. Eski günlerin özlemini çeken insanlar var mıdır? ’Hayır olur mu deli misin sen?’ diyenler olabilir. Valla az da olsa var. Bunlar gitsin de eski günler gelsin. Gözlerini kan bürümüş bazı zavallı tipler var. İstikrar dediğimiz şey içtiğimiz su kadar önemlidir. Bu istikrarı AK Parti iktidarı olarak anlamayın. Ama hangi parti olursa olsun istikrar farklı bir şeydir. Kurumların görevlerini yaptığı, ekonomide önemli adımların atıldığı, herkesin 50 yıl sonrasını görebileceği dönemden bahsediyorum' diye konuştu.YATIRIM 200 MİLYAR DOLARA ÇIKMIŞDünyanın en büyük ekonomik kuruluşlarıyla toplantı yaptıklarını, ekonomi zirvesinin kapanış töreninde konuşacağını söyleyen Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Ben onlara ekonomiyi çok iyi bildiğim için konuşmuyorum. ’Siz bize Türkiye’nin siyasi istikrarını anlatın, Türkiye için yakın uzak tehlikeler nedir? Biz yatırımlarımızı ona göre yönlendirmek istiyoruz’ diyorlar. O insanlar inanıyor yatırımlarına devam ediyor. Dolaylı ve doğrudan yatırım 200 milyar dolar seviyesine çıktı. Türkiye öyle bir sistem kurdu ki kamu bütçesinden değil yap- işlet- devret modeliyle de yatırım yapıyor. Biz bu havaalanları tünelleri, yap işlet devret metoduyla yapıyoruz' dedi.ÇÖZÜM SÜRECİNE DEĞİNDİİstikrarın sona ermesini isteyenlerin olduğunu iddia eden Başbakan Yardımcısı Arınç, çözüm sürecinin başarılı olması halinde Türkiye’nin uçuşa geçeceğini söyledi. Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Türkiye’de bu istikrar birileri istemese yeni yeni oyunlar sergilese dahi Türkiye’de kavga istenmesine rağmen halkımız bunlara itibar etmeyecek. Birliğimiz bozulmayacak. Çözüm süreci Türkiye’nin önündeki en büyük handikaptır. Çözüm süreci başarılı olursa Türkiye uçuşa geçer. Take off durumundan saatte 900 kilometre hızla giden uçağa döner' diye konuştu.ARGE ÇALIŞMALARINA ÖNEM VERİLMESİNİ İSTEDİİşadamlarına yenilik ve ARGE çalışmalarına önem vermelerini tavsiye eden Başbakan Yardımcısı Arınç, yapılan yenilikler sayesinde Türkiye’nin savunma sanayinde ihraç yapmaya başladığını açıkladı. Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Hükümetimizin yaptığı en başarılı işlerden biri ARGE yatırımlarına destek vermektir. ARGE ve inovasyonla yeni üretimler yapın. Bedelli askerlikten gelecek parayı kamunun bütçesine girmeden savunma sanayiye aktaracağız. İnanıyor musunuz bunları bir de ihraç ediyoruz. Endonezya’ya Malezya’ya zırhlı personel taşıyıcı, gemi ihraç ediyoruz. Türkiye savunma sanayide iyi noktaya geldi. Eskiden uçağı alırdık, uçmayı bile beceremezdik. Tankların modernizasyonunu bile yabancı ülkelere verecek duruma gelmiştik. Bilgisayar yazılım hariç yüzde 90’ını yapacak durumdayız. İşadamlarımızdan da piyasanın ihtiyacı olan işlerle cari açığın ortadan kaldırılmasına fayda olacak ürünler üretmenizi bekliyoruz' diye konuştu. Mehmed Hakkı ÖZBAYIR- İlker KILIÇASLAN/MANİSA/DHA