onedio
Bülent Arınç'tan 'Şehirlerin İsimleri Değişebilir' Sinyali
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Manisa, Diyarbakır ve Hakkari'yi örnek vererek eski isimlerini isteyen şehirlerin bu taleplerinin karşılanabileceğini söyledi.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bazı şehirlerinin isminin değiştirilebileceği sinyalini verdi. Manisa’nın isminin de tarihte geçtiği gibi ’Saruhan’ olabileceğini dile getiren Arınç, 'Geçenlerde ’bazı illerin isimleri değişse ne olur?’ diye konuşuldu. Düşünün bir karar verin. Manisa’nın ismi ’şu olsun’ diye karar verirseniz biz de bunu yaparız. İhtiyaç varsa tabi. Hakkari benim adım ’Çölemerik’ olsun diyorsa, öbür taraftan ’bakır da neymiş? Diyarbekir olsa daha güzel olur’ diyen varsa düşüneceğiz kardeşim. Zaman düşünme ve uygulama devri' dedi.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Manisa’da Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Manisa Şubesi’nin istişare toplantısına katıldı. Toplantıda ayrıca Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof. Dr. Kemal Çelebi, Ak Partili Manisa milletvekilleri Selçuk Özdağ, Muzaffer Yurttaş, Uğur Aydemir, Recai Berber ve işadamları da yer aldı. Toplantıda konuşan MÜSİAD Şube Başkanı Abdullah Tekin, dernek olarak Manisa ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamak için çalıştıklarını söyledi. Toplantıda işadamlarına seslenen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'MÜSİAD’ı seviyoruz, takdir ediyoruz. Sadece ekonomik ticari alanda değil, Türkiye’nin her konusuyla yakından ilgilenen demokratikleşme özgürleşme konusunda çalışmalar yapan MÜSİAD’ın konuğu olmak çok önemli. Bir hemşehriniz, arkadaşınızım. Manisa’ya hayat verenlerle, emeğini alın terini ortaya koyanlarla bir aradayız. Belli bir nesil zaman içinde önemli görevler alıyor, biz de bundan mutluluk duyuyoruz' dedi. Manisa’nın yıllardır İzmir’in gölgesinde kaldığını dile getiren Arınç, kentin gelişimine dikkat çekti.ŞEHİRLERİN İSİMLERİ DEĞİŞEBİLİR ÖNERİSİBaşbakan Yardımcısı Arınç, bazı şehirlerinin isminin değiştirilebileceği sinyalini verdi. Manisa’nın isminin de tarihte geçtiği gibi ’Saruhan’ olabileceğini dile getiren Arınç, 'Geçenlerde bazı illerin isimleri değişse ne olur diye konuşuldu. Yozgatlı Bekir Bozdağ hemen atıldı, ’Yozgat’ın eski ismi ’Bozok'tu’ yine Bozok olsun’ dedi. Ben de kendime dedim, ’Manisa’nın yerine bir isim olsa acaba Saruhan mı olur başka bir yer mi olur.’ Siz de düşünün, düşünmek parayla değil. Düşünün bir karar verin. Manisa’nın ismi şu olsun diye karar verirseniz biz de bunu yaparız. İhtiyaç varsa tabii. Hakkari, ’benim adım Çölemerik olsun’ diyorsa , öbür taraftan bakır da neymiş, ’Diyarbekir olsa daha güzel olur’ diyen varsa düşüneceğiz kardeşim. Zaman düşünme ve uygulama devri' dedi.İSTİKRAR VURGUSUDünyanın ekonomik krizlerle boğuşurken Türkiye’de 7 milyon kişinin istihdam edildiğini söyleyen Başbakan Yardımcısı Arınç, ihracatın da arttığını hatırlattı. Faizlerin düştüğünü ve işsizliğin tek haneli rakamlara indiğini kaydeden Arınç , '1999-2000 yıllarını bilirim. O zaman da milletvekiliydim. Esnafı dolaşıyorum, ekonomik kriz vardı. ’Otuz kırk yıldan bu yana esnafım hiç bu kadar üzülmemiştim. Ama bu sefer ümidimi kaybettim’ dedi. İnsan ümidini kaybetmemeli. Ümit kaybedilirse her şey kaybedilir. Eski günlerin özlemini çeken insanlar var mıdır? ’Hayır olur mu deli misin sen?’ diyenler olabilir. Valla az da olsa var. Bunlar gitsin de eski günler gelsin. Gözlerini kan bürümüş bazı zavallı tipler var. İstikrar dediğimiz şey içtiğimiz su kadar önemlidir. Bu istikrarı AK Parti iktidarı olarak anlamayın. Ama hangi parti olursa olsun istikrar farklı bir şeydir. Kurumların görevlerini yaptığı, ekonomide önemli adımların atıldığı, herkesin 50 yıl sonrasını görebileceği dönemden bahsediyorum' diye konuştu.YATIRIM 200 MİLYAR DOLARA ÇIKMIŞDünyanın en büyük ekonomik kuruluşlarıyla toplantı yaptıklarını, ekonomi zirvesinin kapanış töreninde konuşacağını söyleyen Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Ben onlara ekonomiyi çok iyi bildiğim için konuşmuyorum. ’Siz bize Türkiye’nin siyasi istikrarını anlatın, Türkiye için yakın uzak tehlikeler nedir? Biz yatırımlarımızı ona göre yönlendirmek istiyoruz’ diyorlar. O insanlar inanıyor yatırımlarına devam ediyor. Dolaylı ve doğrudan yatırım 200 milyar dolar seviyesine çıktı. Türkiye öyle bir sistem kurdu ki kamu bütçesinden değil yap- işlet- devret modeliyle de yatırım yapıyor. Biz bu havaalanları tünelleri, yap işlet devret metoduyla yapıyoruz' dedi.ÇÖZÜM SÜRECİNE DEĞİNDİİstikrarın sona ermesini isteyenlerin olduğunu iddia eden Başbakan Yardımcısı Arınç, çözüm sürecinin başarılı olması halinde Türkiye’nin uçuşa geçeceğini söyledi. Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Türkiye’de bu istikrar birileri istemese yeni yeni oyunlar sergilese dahi Türkiye’de kavga istenmesine rağmen halkımız bunlara itibar etmeyecek. Birliğimiz bozulmayacak. Çözüm süreci Türkiye’nin önündeki en büyük handikaptır. Çözüm süreci başarılı olursa Türkiye uçuşa geçer. Take off durumundan saatte 900 kilometre hızla giden uçağa döner' diye konuştu.ARGE ÇALIŞMALARINA ÖNEM VERİLMESİNİ İSTEDİİşadamlarına yenilik ve ARGE çalışmalarına önem vermelerini tavsiye eden Başbakan Yardımcısı Arınç, yapılan yenilikler sayesinde Türkiye’nin savunma sanayinde ihraç yapmaya başladığını açıkladı. Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Hükümetimizin yaptığı en başarılı işlerden biri ARGE yatırımlarına destek vermektir. ARGE ve inovasyonla yeni üretimler yapın. Bedelli askerlikten gelecek parayı kamunun bütçesine girmeden savunma sanayiye aktaracağız. İnanıyor musunuz bunları bir de ihraç ediyoruz. Endonezya’ya Malezya’ya zırhlı personel taşıyıcı, gemi ihraç ediyoruz. Türkiye savunma sanayide iyi noktaya geldi. Eskiden uçağı alırdık, uçmayı bile beceremezdik. Tankların modernizasyonunu bile yabancı ülkelere verecek duruma gelmiştik. Bilgisayar yazılım hariç yüzde 90’ını yapacak durumdayız. İşadamlarımızdan da piyasanın ihtiyacı olan işlerle cari açığın ortadan kaldırılmasına fayda olacak ürünler üretmenizi bekliyoruz' diye konuştu. Mehmed Hakkı ÖZBAYIR- İlker KILIÇASLAN/MANİSA/DHA
F.Bahçe'den Alves Açıklaması
Fenerbahçe Kulübü, Bruno Alves'in takımdaki geleceğine ilişkin bir açıklama yaptı.Fenerbahçe, basında çıkan Bruno Alves haberlerini yalanlayarak Portekizlisavunmacının sözleşmesinin sonuna kadar takımda kalecağını açıkladı.'Bir süredir yazılı ve görsel basında, Portekizli oyuncumuz Bruno Alves’in devre arasında takımımızdan gönderileceğine dair yalan haberler yer almaktadır. Son olarak bugün Hürriyet Gazetesi’nde bu iddialara benzer bir haber yayınlanmıştır.Bruno Alves Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sözleşmeli oyuncusudur ve sözleşme sonuna kadar da takımımızda görevini yapacaktır. Gündemimizde oyuncumuzla ilgili alınmış sportif ve idari bir karar yoktur.Bu tür yalan ve kasıtlı haberlere son verilmesini ve kamuoyunun itibar etmemesini rica ederiz'Şampiy10
Reklam
Instagram, 2014'ün En Popüler Mekanlarını Yayınladı
Instagram her yıl olduğu gibi bu yılda en çok paylaşılan fotoğraflara ait mekanları açıkladı. En çok paylaşılan 10 mekanın adını açıklayan Instagram 2014 yılına ait kullanıcıların ziyaret ettikleri popüler mekanları da ortaya sermiş oldu.
Twitter'da Tacizi Şikayet Etmek Artık Daha Kolay Olacak
Twitter, başka kullanıcıları taciz eden ya da saldırgan tavırlar sergileyen kişilerin rapor edilmesi ve hızlı geri dönüş sağlanması için yeni araçlarını kullanıma sunuyor.Twitter kullanıcıları daha önce birini rapor etmek için dokuz adımdan oluşan bir sorgulama sistemiyle uğraşıyor, bunun üzerine de çoğu zaman şikayetlerine herhangi bir geri dönüş alamıyordu.Son dönemde daha da artan taciz vakaları için önlemler alan Twitter yetkilileri, kısa bir süre içinde yayına sunacakları yeni raporlama aracı sayesinde şikayet sürecini kısaltıp, kullanıcılara bilgi vermeyi kolaylaştıracak.Engellenenler listesi geliyorTwitter’ın yeni güncellemesiyle birlikte başkalarını engelleme konusunda da adımlar atılacağı ve bir de ‘engellenenler listesi‘ özelliği getireceği açıklandı. Diken
Reklam
Dev Satış Gerçekleşti: Sabiha Gökçen Havalimanı'nın Tamamı Malezyalıların
Rekabet Kurumu, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın Limak Grubu'na ait hisselerin Malaysia Airport Holding tarafından devralmasına izin verdi. Malaysia Airports Holdings'in geçtiğimiz Ekim ayı Sabiha Gökçen Havalimanı'ndaki yüzde 40 ortağı Limak Grubu'ndan hisselerini satın almıştı.Satış işlemiyle ilgili Rekabet Kurumunun resmi sitesinden açıklama yapıldı.Açıklama: 'Halihazırda Limak İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş., Limak Yatırım Enerji Üretim İşletme Hizmetleri ve İnşaat A.Ş. ve Malaysia Airports Holdings Berhad'ın ortak kontrolünde bulunanİstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş. ile LGM Havalimanı İşletmeleri Ticaret ve Turizm A.Ş.'nin tam kontrolünün Malaysia Airports Holdings Berhad tarafından, iştiraki Malaysia Airports Cities Sdn Bhd aracılığıyla, devralınması işlemine izin verildi' denildi.Atatürk Havalimanında işletmesini elinde bulunduran TAV, Limak Holding'in elindeki yüzde 40'lık hisse için 364 milyon euroluk teklif yapmıştı. Ancak Yüzde 60 hisseye ve kalan hisseler için öncelikli satın alma hakkına sahip olan Malaysia Airports Holdings (MAH) bu hakkı kullanacağını açıkladı. MAH, Limak Holding'e 285 milyon euro ödeyerek Sabiha Gökçen Havalimanı'nın yüzde 100'üne sahip oldu.Cumhuriyet
Dünya Savaş Tarihine Adını Kazımış 7 Yetenekli General
Kanla dolu dünya tarihinde pek çok savaşlar yapıldı ve bunları yöneten komutanlardan bazıları hak etmedikleri şöhrete kavuştu, bazıları ise arka planda kaldı, fakat tarihin akışını değiştirdi. İşte bu yazıda tarihin akışını değiştiren, lakin ülkemizde pek bilinmeyen birkaç general yer almaktadır.
Reklam
10 Maddede Sene 1914
Takvim yaprakları 1914 yılını gösterdiğinde gerek içinde bulunduğumuz coğrafyada gerekse dünya genelinde bir çok tarihi olay yaşanmış olup bu olayların sonuçları bugün daha net görülmektedir. Günümüzden 100 yıl öncesine kısaca bir bakalım.
'İsteseler de İstemeseler de Osmanlıca Öğrenilecek'
Din Şurası'nda Osmanlıca dersi tartışmalarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan 'İsteseler de istemeseler de Osmanlıca öğretilecek ve öğrenilecek' dedi.İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:40 yıldır siyasetle iştigal eden bir kardeşiniz olarak bugün de cumhurbaşkanı sıfatıyla benim ilgi alanım meselenin pratik boyutu. Cumhurbaşkanı olarak bu ülkede dine ait tüm meselelerin artık özgürce ve özgüvenle ele alınabilmesi için ilgili kesimleri cesaretlendirmekle mükellef olduğum inancı içindeyim.'OFANSİF BİR HAREKETİN İÇİNE GİRMEMİŞLERDİR'200 yıldır bu ülkede bazı meseleler özgürce ve cesaretle ele alınamamıştır. Dindarlık ile cehalet hep eş tutulmuştur. Din ve dindarlık yobazlığın, gericiliğin, baskının nedeni olarak lanse edilmiştir. İslamofobiklere göre İslam dünyasının geri kalmasının nedeni dindir. Bilimde ve teknolojide geride kalmanın nedeni işte bu İslamofobiklere göre dindir. İslam dünyası ve İslam dünyasının münevverleri defansta kalmaktan ofansif bir hareketin içine girememişlerdir. Biz öyle bir dinin mensubuyuz ki ilk emir ilim. Oku diye emreden bir dinin mensubuyken adeta sanki ilmi reddeden bir din varmış gibi sunulmaya gayret edilmiştir. Böyle bir dinin mensubuyken aklın ve bilimin tek çıkış yolu gibi gösterilmesi manidardır.'CAMİLER AHIR OLARAK KULLANILDI'Bu ülkede kimi zaman Kuran’ın okunması, öğretilmesi, ezanın aslıyla okunması dahi yasaklanmıştır. Başörtüsü yasaklanmış, kimi camiler ahır olarak kullanılmış. Namaz kılanlar horlanmış ve bazı imkanlardan da mahrum bırakılmıştır. Din ve dindarlar söz konusu olduğunda her türlü tasarruf yapılmıştır. Dinin yaşanmasını bırakın, dinin konuşulmasına, dine ve dindarlara yönelik saldırılara karşı cevap verilmesine dahi imkan verilmemiştir. Sahte hocaların toplumu zehirlemek için yaptıkları mücadele desteklenmiştir, hatta teşvik edilmiştir. Sözüm ona alimlerin sırtları sıvazlanmıştır.'DİN ADAMI MASKESİ TAKAN ŞARLATANLAR...'Din adamı maskesi takan şarlatanlar uluslararası kamuoyuna mazhar olmuşlardır. Dini sinsice çarpıtmaya çalışanlar ekran yoluyla imkanına imkan kattı. Eğer hedef yapılıyorsak boşuna yapılmıyoruz. 200 yıldır sorulamayan soruları sorduğumuz için hedef oluyoruz.Yakın bir geçmişte dindar bir nesil dediğim için, zorunlu din dersi dedil, eğitimde 4+4+4 modelini getirdiğimiz için çok ağır eleştirilere, hakaretlere hatta saldırılara maruz kaldık. 'Amerika kıtasına Müslümanlar daha önce oraya ulaşmıştı' dediğimiz için saldırıya maruz kaldık.Ardı ardına buna yönelik kitaplar ortaya çıkmaya başladı.'İLİM SİYASETİN EMRİNDE OLMAZ'Kadın için asıl kavramın eşdeğer olması gerektiğini söylediğim için saldırıya maruz kaldık. Darbe ile işbaşına gelmiş bir zat bir şahıs çıkıyor İnterpol’e talimat veriyor. Talimatla Müslüman Alimler Birliği Başkanı kırmızı bültenle aranmak üzere adım atılıyor. Bu nasıl bir iştir. İlim siyasetin emrinde olmaz. Siyaset ilmin hizmetkarı olur. İşler tersine dönmüş vaziyette. Bu gelişmeler dünyanın kötüye gittiğinin alametidir. İslam dünyasında bir söylem birliği yok, beklenen, aranan o dayanışma yok. Türkiye burada öncü bir rol oynayabilir.İslam ülkelerine hitaben dünyada şu anda sondan 50 ülke içinde 27’sinin İSEDAK toplantısında İslam ülkesi olduğunu söylediğimiz için rahatsız olanlar oldu. İçerdeki taşeronlar bu saldırılara neden oluyorlar. Uluslararası medyadan bizim bu sözlerimizi eleştiri konusu yapanlar neyi sorguladığımızı biliyorlar. 200 yıldır sorulmayanları artık soruyoruz. Bize dayatılan ezberleri bozuyoruz. Onlar susmamızı istiyor biz ısrarla Filistin diyoruz, Suriye’den adalet istiyoru. Dünya 5’ten büyüktür diyoruz. Bu işlerine gelir mi? Gelmez. Kaptıkları bu saltanatı asla bırakmazlar. Ellerindeki her türlü araçla üzerimize gelmeye devam edecekler. 1.5 milyarlık islam coğrafyasını orada temsil eden bir tane ülke yok. Nerede adalet? Bunu kendileriyle konuştuğumuzda da inanın cevap veremiyorlar.SİYASETTE FİRAVUNLARLA OYUN KURACAKLARYazarlarla sanatçılarla ellerindeki tüm araçlarla üzerimize gelecekler. Besleyip büyüttükleri sahte din adamlarıyla ihanet şebekeleriyle üzerimize gelecekler. Siyasette firavunlarla oyunlar kuracaklar. Yaptığımız bir yanlışın yerine başka bir yanlışı ikamet etmek değildir. Biz normalleşme istiyoruz.'HELVADAN PUT YAPMA ZİHNİYETİ'İslam dinine ve onun kamusal alandaki görünümüne karşı husumet besleyenler yarın yazacaklar biliyorum ama söylemek durumundayız aslında kendi elleriyle kendi dinlerini icat ettiklerinin farkında değiller. Yurttaşlık benzeri din icat ederek İslam karşısına kendi yapay dinlerini koymanın çabası içinde olduklarını bilmiyorlar ya da bilmek istiyorlar. Bu ülkede çıktılar ‘’sipariş şairleri’’ çıktı bunların. Kabe Arap’ın olsun bize Çankaya yeter dediler. Bu zihniyet helvadan put yapma zihniyeti değil de nedir? Kendileri yaptılar kendileri taptılar. Bunu hala ikamet etmek isteyenler var. İşte bunun için normalleşme, özgüven, cesaret diyoruz. 100 bini aşkın din adamımız var bunun için ülkemizde. Demokrasi, özgürlük diyoruz.200 yıldır yaşanan baskılara rağmen köklerimizle kesilmeye çalışılan irtibata rağmen Türkiye’nin alimleri ayaktadır. Osmanlıcayı bu ülkenin evlatlarının öğrenmesinden rahatsız olanlar var. Bu eskimez Türkçedir. Yabancı değil bu. Bununla gerçekleri öğreneceğizMezar taşlarının okunmasını mı öğreneceğiz diyor. O mezar taşlarında bir tarih yatıyor. Bunu bilmemekten büyük acz olabilir mi? Bu bizim şah damarlarımızın koparılmasıydı.İSTESELER DE İSTEMESELER DE OSMANLICA ÖĞRENİLECEKİlimde çok büyük güçlere sahip olan bir milletin bu ilmi kaybetmesi felakettir. Bunun öğrenilmesini istemeyenler var. İsteseler de istemeseler de bu ülkede Osmanlıca da öğrenilecek ve öğretilecek. Bu dinin bir sahibi var. Sahibi bu dini dünya var oldukça muhafaza edecektir. Bize düşen emanetin hakkını vermektir. Emanetin hakkını verebilirsek mezhepler arası çatışma sona erecektir. Bize biçilen rolleri atıp kendimiz olabilirsek adaletin yeryüzüne egemen olması mümkün hale gelecektir. Hiç tereddüt etmeden, korkmadan gerekli soruları sorun. Defanstan çıkın, ileriye koşun. Her zaman arkanızda olacağız. Bu millet her zaman sizin yanınızdadır.Kaynak: haberler.com
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Yavuz Bingöl’ün Ahmet Hakan’a verdiği röportajda Berkin Elvan ve annesinin meydanlarda yuhalatılmasıyla ilgili sarf ettiği sözler, kırıcıydı. Hele de Alevi kökenli ve daha düne kadar CHP’ye yakın duran bir sanatçının, Berkin’in acılı annesinin yuhalatılmasıyla ilgili, tavır değil adeta mazeret sunması, sosyal medyada bir öfke patlamasına neden oldu. Aslında gazete, Bingöl’ün o sözlerini başlığa çıkarmamış, haberin içine gömmüştü. Ancak kamuoyu, affetmedi.Ailesi bile Yavuz Bingöl’ü duyarsızlığından dolayı eleştirdi.
Reklam
Kulağınıza Küpe Olması Gereken 7 Mevlana Öğütü
Her yıl 2-9 Aralık tarihleri arasına denk gelen hafta Mevlana Haftası olarak kutlanır. Biz de infovidyo.com olarak Mevlana’nın kulaklara küpe olacak 7 önemli öğütünü sizler için derledik.Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.Hoşgörülükte deniz gibi ol.Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
Steaua Bükreş'in Kulüp Amblemine El Konuldu!
Steaua Bükreş, tarihinin en ilginç krizlerinden birini yaşıyor. Steaua markasının kulüpten alınıp, Savunma Bakanlığı'na verilmesi nedeniyle Bükreş ekibi son lig maçına logosuz, farklı renkteki formalarla çıktı.Romanya futbol tarihinin en başarılı kulübü Steaua Bükreş, son derece sıradışı günler geçiriyor. Ordunun takımı olarak da bilinen ve Romanya Ligi'nde 25 şampiyonluğu bulunan Bükreş ekibi, Iasi ile oynadığı maça, adından ve logosundan yoksun bir şekilde çıktı. Kulübün, Steaua markasını 2004 yılından beri yasa dışı şekilde kullandığı iddiasında bulunan Savunma Bakanlığı, 2011 yılında hukuki yollara başvurmuştu. Yüksek mahkeme, nihai kararını geçtiğimiz hafta açıkladı ve Steaua markası kulübün elinden alınıp, Savunma Bakanlığı'na verildi. Romanya Ligi'nin 17. haftasında Iasi takımıyla karşılaşan Bükreş ekibi, klasik kırmızı-lacivertli formaları yerine düz sarı renkteki formalarla mücadele etti. Formalarda kulübün logosu yer almazken, skorbordda Steaua Bükreş'in adının bulunduğu yere hiçbir şey yazılmadı, logosu da yer almadı. Bükreş kulübünün antrenman ekipmanlarında da steaua yazısı bantla kapatıldı.Mevcut durumun; Bükreş kulübü yöneticilerinin, Savunma Bakanlığı ile uzlaşması halinde değişebileceği ifade ediliyor. Steaua'nun sahibi Gigi Becali ve kulübün genel direktörü Miahi Stoica ise cezaevinde bulunuyor.Eurosport
Reklam
İngiliz Gazetesinde Şike İlanı!
Turkish Anti-Corruption Platform isimli oluşum tarafından bugün İngiltere'nin etkili gazetelerinden The Guardian'a verilen ilanda, Türkiye'deki şike faaliyetlerine UEFA'nın ve FIFA'nın henüz müdahale etmediği belirtilerek, her iki kurum da göreve çağırıldı.UEFA'nın Fenerbahçe'yi kendi organizasyonlarından iki yıl men ettiği, ama ne UEFA'nın ne FIFA'nın gerekli raporlar bulunmasına rağmen kişilere ceza vermediği vurgulandı. Turkish Anti-Corruption Platform tarafından verilen ilanın tercümesi şu şekilde: 'Sayın UEFA Yetkilileri, Sayın FIFA Yetkilileri. CAS şunu söylemiştir; 'Fenerbahçe, şikeden dolayı, UEFA kulüp turnuvalarından iki sene süresince ihraç edilmiştir.' Fakat, Türkiye Futbol Federasyonu UEFA ve CAS kararlarına uymayı reddetmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu, Fenerbahçe'yi küme düşürmeyi reddetmiştir. UEFA Disiplin Müfettişinin; şikeye karışan şahıslara ceza verilmesini talep eden 31 Mayıs 2013 tarihli raporuna rağmen, ne UEFA ve FIFA kişilere ceza vermiştir. Sonuç olarak, şike faaliyetlerine karışan kişiler ve kulüplerin Türkiye Süper Ligi'nde mücadele etmesine müsamaha gösterilmektedir. UEFA ve FIFA sessizce izlemektedir. Neden? UEFA ve FIFA Tüzükleri'nin 2. maddesine göre, UEFA ve FIFA'nın amacı, müsabakaların veya turnuvaların bütünlüğüne zarar verebilecek veya futbolun suistimaline sebep olabilecek yöntem ve uygulamaları engellemektir. Futbol ailesi, UEFA ve FIFA'dan, Türk futbolundaki şikeye karşı sıfır tolerans ilkesini uygulamasını beklemektedir.'DHA
Karakoldan Ateş Açıldı, Köylü Yaralandı
DİYARBAKIR’ın Lice İlçesi Abalı Jandarma Karakolu'ndan açılan ateş sonucu Abalı köyü nüfusuna kayıtlı Reşit Kırt (30) isimli vatandaş yaralandı.DHA haber ajansının verdiği bilgiye göre Abalı Jandarma Karakolu alanına tel örgüleri geçerek giren Reşit Kırp, askerler tarafından fark edildi ve yapılan uyarının ardından ateş açıldı. DİHA haber ajansında yer alan haberde ise Abalı köyü nüfusuna kayıtlı Kırt'ın sabah saatlerinde karakolun yanında bulunan bahçelerinde askerlerle tartıştığı sırada yakın mesafeden açılan ateşle yaralandığı belirtiliyor. Köy muhtarı Recep Kayran ve yakınlarının imkanlarıyla hastaneye kaldırılan Kırt, Diyarbakır Gazi Yasargil Araştırma Hastanesi'ne getirildi. Acil servisteki ilk müdahalenin ardından Kırt, ameliyata alındı. Askerin açtığı ateşte çenesine kurşun isabet eden ve bilinci açık olan Kırt'ın hayatı tehlikesinin olup olmadığı netleştirilemedi. Köy muhtarı Recep Kayran, olayın askerlerce açılan ateş sonucu yaşandığı bilgisini doğruladı. Hastaneye gelen Kırt'ın annesi Zeynep Kırt oğlunun 'Dişim ağırıyor' diye evden çıktığını belirtti. Köy yoluna doğru giden Kırt'ın karakolun yanında bulunan bahçelerinde olduğu sırada askerlerle tartışmaya başladığını gördüklerini aktaran anne Kırt, olay yerine doğru yönelince ateş sesi duyduğunu ifade etti. Anne Kırt, kendisine ve kızı Emine Kırt'a da bu sırada ateş açıldığını belirterek, yaralanan Reşit Kırt'ın Nizamiye'de 1.5 saati aşkın süre yerde bekletildiğini ve kimsenin yaklaştırılmadığını söyledi. Köylülerin yaptığı açıklamada ateşin askerler tarafından yakın mesafeden G3 ile açıldığı belirtildi. Kırt'ın hastaneye getirilmesinin ardından çok sayıda çevik kuvvet polisi ve zırhlı araçlar da hastane bahçesinde konumlandırıldı. DİYARBAKIR VALİLİĞİ: DİKENLİ TELDEN KARAKOL BAHÇESİNE GİRDİDiyarbakır Valiliği yazılı açıklama yaptı. Valilik tarafından yapılan açıklamada, '08 Aralık 2014 günü saat 09.45 sıralarında R.K. isimli şahıs, Diyarbakır- Lice-Abalı Jandarma Karakol Komutanlığı karakol çevresinde bulunan dikenli telden karakol bahçesine girerek, Karakol emniyetini sağlayan mevzilere ulaşmaya çalışmış, mevzide bulunan silahı gasp etme ve karakolu hedef alarak ateş etme gayreti içerisinde olmuştur. Karakol nöbetçilerinin bütün uyarılarına rağmen fiilinden vazgeçmeyen şahıs, meşru müdafaa kapsamında etkisiz hale getirilmiştir' denildi.Yaralanan Kırt'ın askeri araçla Lice istikametine sevk edildiğinin belirtildiği açıklamada, 'Olay mahalline çağrılan 112' ye ait ambulansa bindirilerek tedavisi yapılmak üzere Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmiş ve ameliyata alınmıştır. Olayla ilgili olarak yapılan ilk araştırmada; R.K. isimli şahsın kasten yaralama suçundan Adli Kontrol altında olduğu tespit edilmiştir' ifadelerine yer verildi.Konuyla ilişkin olarak Lice Cumhuriyet Başsavcılığınca adli tahkikatının devam ettiği de belirtildi. DHA ve DİHA
Reklam