onedio
İlhan Mansız'ın Hedefi Avrupa Şampiyonası
Türkiye Artistik Buz Pateni Şampiyonası'nda sahne alana eski milli futbolcu, partneri Olga Bestandigova ile Avrupa şampiyonasını hedeflediklerini söyledi.Eski milli futbolcu İlhan Mansız, partneri Olga Bestandigova ile Türkiye Artistik Buz Pateni Şampiyonası'nda sahne aldı.Belpa Buz Pateni Sarayı'nda düzenlenen Türkiye Artistik Buz Pateni Şampiyonası'na ikinci gün yarışlarıyla devam edildi. Futbolculuk döneminde Beşiktaş formasıyla attığı gollerle adından söz ettiren Mansız, bu kez yeteneklerini buz pateninde sergiledi.Mansız, sabah seansında partneri Bestandigova ile çiftler kısa programda yarıştı. Performansıyla seyircilerin beğenisini kazanan Mansız-Bestandigova çifti, kısa programı 24.55 puanla tamamladı.Şampiyonada çiftler kategorisinde mücadele eden başka ikili bulunmuyor.'Avrupa şampiyonasını hedefliyoruz'Mansız, performansının ardından yaptığı açıklamada, buz pateninde Avrupa şampiyonasına katılmak için çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.Bugün antrenman mahiyetinde yarıştıklarını belirten Mansız, 'Son durumumuzu görmek istedik. Çok erken saatte yarıştık. Bu yüzden tam istediklerimizi yapamadık ama yine de gayet iyiydik. Avrupa şampiyonası öncesi önümüzde son bir engel var. Ocak ayında Polonya'da yapılacak yarışta iyi bir performans sergileyip hedefimize ulaşmak istiyoruz' diye konuştu.Mansız, uzun süre buz patenine ara vermelerine rağmen gelişim kaydettiklerini anlatarak, 'Bu yıl hazırlıklara çok geç başladık. Tam hazır değiliz ama son bir şansımız var. Bu yıl Avrupa şampiyonasına gidemezsek önümüzdeki birkaç sezon daha denemekte fayda var' ifadelerini kullandı.Futbol ile buz patenini kıyaslayan Mansız, sözlerini şöyle sürdürdü:'Buz pateni, futbola göre çok daha zor bir spor. Telafisi olmayan bir spor. Tüm sezon bir-iki yarışa hazırlanıyorsunuz. Yarışmalarda sadece bir şansınız var. Her hareketi bir defa deneyebiliyorsunuz. Futbolda bir gol kaçırabilirsiniz ancak 90 dakika şansınız var. Gol yeseniz dahi beraberliği ya da galibiyeti yakalayabilirsiniz. Buz pateninde böyle bir şey yok. Tüm hareketleri tek bir yarışta yapamazsanız tüm emekleriniz boşa gitmiş oluyor.''Bilic iyi işler çıkarıyor'Beşiktaş'ın performansını değerlendiren Mansız, 'Hem Avrupa hem de ligde gayet iyi gidiyorlar. Genç bir takım olmaları dezavantaj değil. Takım olgusuna sahipler' dedi.Mansız, Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic'in de iyi bir iş çıkardığını vurgulayarak, 'Siyah-beyazlı takımdaki ikinci sezonu. Türkiye'deki en büyük sorun istikrar. Hocaya güvenilip istikrar yakalanılırsa büyük başarılara imza atılacaktır' değerlendirmesinde bulundu.Siyah beyazlı takımın Senegalli futbolcusu Demba Ba'dan da övgüyle bahseden Mansız, 'Çok iyi bir golcü. Beşiktaş taraftarının uzun zamandır özlemini çektiği bir forvet. O yüzden taraftarın içi rahat olsun. Çok faydalı bir oyuncu' ifadelerini kullandı.AA
Aziz Yıldırım'a Tehdit Gibi Tepki
Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) eski yöneticilerinden Tahir Kıran, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'a tepki göstererek, 'Bundan sonra ben de suskunluğumu bozacağım. Ben konuştuğum zaman taş taş üstünde kalmaz' dediKıran, yaptığı yazılı açıklamada, son dönemde, şike davasını önceden bildiği yönünde bir suçlamayla karşılaştığını vurgulayarak, “Bu iddiayı da yıllardır bana olan öfkesini bir türlü dindiremeyen Aziz Yıldırım ortaya attı. Ben gülüp geçiyorum ama işlerin içeriğini bilmeyen insanlar bunlara inanıyorlar” ifadelerini kullandı.Bu suçlamaya kaynak olarak gösterilen, teknik direktör Bülent Uygun ile önceden kayıtlara geçen telefon konuşmasını aktaran Kıran, “Buradan nasıl şike davasını önceden bildiğim sonucu çıkar, anlatılmasını istiyorum. Varsayalım biliyorum, bunu bir telefon konuşmasında akıllı bir insan olarak dile getirir miyim? Bir operasyon olacak şeklinde iddiam mı var?” değerlendirmesinde bulundu.Şimdiye dek sustuğunu, ancak bundan sonra suskunluğunu bozacağını anlatan Kıran, özetle şunları kaydetti:“Ben konuştuğum zaman taş taş üstünde kalmaz. Ocak ayında şike dosyasının yeniden yargılanması başlayacak. Hissediyorum ki o tarihe kadar Aziz Yıldırım ve yandaşları beni gündem değiştirmek üzere sürekli bir yerlere çekmeye çalışacaklar. Yüzyılı aşkın bir efsane olan Fenerbahçe ne yazık ki Aziz Yıldırım’ın şahsi hesaplaşmalarında acımasızca kullanılıyor. Bu doğrultuda Fenerbahçe maneviyatının, sevgisinin geldiği nokta da belli. Tribünleri boş. Camiası küskün. Taraftarları kanlı bıçaklı. Eski-yeni yöneticileri küs. Aziz Yıldırım, yarattığı bu tablonun hesabını yapacağı yerde ben başta olmak üzere belli isimlerin üzerine gitmekten artık vazgeçmeli. Değerli Fenerbahçelilerin, futbolseverlerin önlerine konan resimleri yargılarken büyük tabloya daha dikkatli bakıp değerlendirmelerini rica ediyorum.”2002-2003 yıllarında Fenerbahçe Altyapı İcra Komitesi Başkanlığı görevinde bulunan Tahir Kıran, 2006 Ocak ayında Türkiye Futbol Federasyonu seçimlerinde Haluk Ulusoy’un listesinde yer aldı, tesislerden sorumlu yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı.AMK
Diyarbakır-Galatasaray Maçında Tribünün Yüzde 65i Boş Kalacak
Ziraat Türkiye Kupası G Grubu'ndaki Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor-Galatasaray maçını, Diyarbakır Atatürk Stadı'nın çökme riski nedeniyle sadece 4 bin 600 seyirci izleyecek.Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor ile Galatasaray arasında 23 Aralık Salı günü saat 17.00'de Ziraat Türkiye Kupası maçında tribünün yüzde 65'i boş kalacak.Yaklaşık 45 yıl önce yapılan 13 bin koltuk kapasiteli Atatürk Stadı'nda, İl Spor Güvenlik Kurulu ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı incelemenin ardından hazırlanan raporda, tribünün çökme riskinin bulunması nedeniyle seyirci kapasitesi düşürüldü. Bu nedenle Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor-Galatasaray maçını sadece 4 bin 600 seyirci izleyecek.'Rapora göre hareket etmek zorundayız'Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdür Vekili Mehmet Demir AA muhabirine, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünün hazırladığı rapora doğrultusunda, Galatasaray maçında tribünün yüzde 35'ine seyirci alınacağını söyledi.İlgili kurumlarca hazırlanan teknik rapora göre seyirci alınacağını kaydeden Demir, 'Biz de tribünün tamamına seyirci alınmasını isteriz. Ancak hazırlanan teknik rapora göre hareket etmek zorundayız' dedi.'Tamamına seyirci alınmalı'Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor Kulüp Başkanı İhsan Avcı ise hazırlanan raporun eksik olduğunu ileri sürdü. Deprem yönetmeliğine uygun olmayan bir stadın tamamen kapatılması gerektiğini savunan Avcı, 'Kupadaki Galatasaray ve Eskişehirspor maçlarına yoğun ilgi var. Tribünün tamamına seyirci alınmalı. Bu maçları futbolseverlerin izlemesi için imkan sunulmalı' diye konuştu.Eurosport
İstanbul'da Baraj Doluluk Oranları Yüzde 50′yi Aştı
İstanbul’da geçtiğimiz Ağustos ayında doluluk oranı yüzde 17.23’e kadar düşen İstanbul barajlarındaki su seviyesi yoğun yağışlarla birlikte yüzde 53.73’e yükseldi.Kazandere barajlarında doluluk oranı yüzde 100’e ulaşırken bu barajda kapaklar zaman zaman kontrollü olarak açılıyor. DHA Gökyüzü kamerasıyla yapılan çekimlerde ise Alibeyköy barajında su seviyesinin 2012 yılından bu yana ilk defa tarihi su kemerine kadar yükseldiği görüldü.DOLULUK ORANI YÜZDE 17.23′E KADAR DÜŞMÜŞTÜİstanbul’da yaşanan kuraklığın ardından baraj doluluk oranları geçtiğimiz Ağustos ayında yüzde 17.23’e kadar inmişti. Kuraklıktan en fazla etkilenen Papuçdere barajında doluluk oranı Ağustos ayı sonunda yüzde 0.44 olarak ölçülürken baraj kullanım dışı kalmıştı. Aynı tarihlerde Sazlıdere barajında doluluk oranı yüzde 5.8, Büyükçekmece’de yüzde 7.4, Alibeyköy barajında yüzde 12.41, Kazandere barajında yüzde 9.9, Darlık barajında yüzde 12.11 olarak ölçülmüştü.ŞU AN DOLULUK ORANI YÜZDE 53.73Sonbahar yağmurlarının başlamasıyla birlikte barajlardaki doluluk oranları hızla artmaya başladı. Toplam doluluk oranı şu anda yüzde 53.73’e kadar yükseldi. Yaklaşık 4 ay önce susuzluk yüzünden kuruyan Papuçdere barajında şu andaki doluluk oranı yüzde 93.96 O tarihlerde benzer durumda olan Kazandere barajında ise doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı. Alibeyköy barajının ise şu anda doluluk oranı yüzde 75.03 olarak açıklandı. İstanbul’un şu anda su rezervleri 450 milyon metre küpü aşmış durumda. Doluluk oranı yüzde yüze ulaşan Istrancalar ve Kazandere barajlarında kapakların kontrollü olarak zaman zaman açıldığı ve su tahliyesi yapıldığı belirtildi.İSKİ verilerine göre sadece son 15 gün içinde barajlardaki su artışı yüzde 6’nın üzerinde oldu. Geçtiğimiz Ağustos ayının ardından başlayan yağmurlarla barajlardaki su seviyelerindeki artış, Kasım ve Aralık aylarında hızlandı. Ağustos ayında barajlardaki su seviyesi yüzde 17.23 iken Eylül ayında bu oran yüzde 19.05 çıkmış, Ekim ayında yüzde 27.62, Kasım ayında 39.47, Aralık ayının ilk 20 gününde ise yüzde 53.73’e yükseldi.İstanbulbarajlarında 2007 yılından bu yana yapılan ölçümlere göre doluluk oranları şöyleydi:2007 yılında doluluk oranı yüzde 25.332008 yılında dolululuk oranı yüzde 28.092009 yılında doluluk oranı yüzde 90.422010 yılında doluluk oranı yüzde 79.432011 yılında doluluk oranı yüzde 52.522012 yılında doluluk oranı yüzde 59.272013 yılında doluluk oranı yüzde 38.262014 yılında doluluk oranı yüzde 53.73ALİBEYKÖY BARAJINDA SULAR TARİHİ SU KEMERİNE ULAŞTIİstanbul’da havadan çekim yaptığımız Alibeyköy barajında ise su seviyesi 2012 yılından bu yana ilk defa tarihi su kemerine ulaştı. Kasım ayı başında DHA Gökyüzü kamerası ile havadan görüntülenen Alibeyköy barajında tarihi su kemerinin olduğu bölüm, inek ve koyunların otladığı bir alan halinde görülüyordu. Ancak bugün aynı bölge tamamen sularla kaplanmış durumda.İŞTE İSTANBUL BARAJLARININ SON DURUMUÖmerli doluluk oranı yüzde 50.69Papuçdere doluluk oranı yüzde 93.96Sazlıdere doluluk oranı yüzde 30.10B.Çekmece doluluk oranı yüzde 29.09Alibeyköy doluluk oranı yüzde 75.03Terkoz doluluk oranı yüzde 83.58Kazandere doluluk oranı yüzde 100Elmalı doluluk oranı yüzde 60.67Darlık doluluk oranı yüzde 30.11Istrancalar doluluk oranı yüzde 99.94DHA
Bu Tarz Benim'in Kazananı Belli Oldu
Bu Tarz Benim'in final gecesinde kazanan belli oldu. Bu Tarz Benim sezon finalinde Ezgi Baylar ve Ayşenur Balcı ile yarışan ikizler Aycan-Nurcan Şencan birinci oldu. İzleyicilerden ise finalin canlı olmamasına büyük tepki vardı, yorum yağdı! Sadece son bölüm canlı olarak ekranlara geldi. Bu kez de jüri üyeleri ve seyirci yoktu.BU TARZ BENİM'İN BİRİNCİSİ KİM OLDU?Bu Tarz Benim'de kazanan kim? sorusu dün akşam yanıtını buldu, Nurcan-Aycan Şencan kardeşler 100 bin liralık büyük ödülün sahibi oldu.BU TARZ BENİM'DE NELER YAŞANDI?Show TV'de ekranlara gelen Bu Tarz Benim'de dün akşam final heyecanı vardı, büyük ödül sahibini buldu.Final gecesinde şarkıcı Hande Yener, Nur Yerlitaş, İvana Sert, Uğurkan Erez ve Kemal Doğulu jüride yer aldı. Hande Yener dansları ve şarkılarıyla geceye renk kattı.EZGİ, AYŞENUR VE AYCAN-NURCAN FİNALDEFinalde Ezi Baylar, Ayşenur Balcı ve ikizler Aycan-Nurcan Şencan kardeşler yarıştı. Hafta içi en fazla yıldızı toplayarak bir puanı garantileyen Ezgi, yarışa bir adım önde başladı.Yarışmacılar gecede 3 ayrı kıyafetle sahneye çıktı. Sonucu jüri oyları ve SMS'ler yüzde 50 yüzde 50 belirledi. Gecenin finalinde noter huzurunda yapılan SMS oylamasının sonucu açıklandı. Sonuçlara göre ikizler Aycan Şencan ile Nurcan Şencan büyük ödülü elde etti. SMS sonuçlarında ikinciliği Ayşenur Balcı üçüncülüğü ise Ezgi Baylar aldı.Büyük ödülü alan ikizlerden Nurcan Şencan 'Bizi destekleyenlere teşekkür ederiz. Bize her zaman destek olan annemize ve şu an Adapazarı'nda izleyen babamıza teşekkür ediyorum. Bizlere inandılar. Buraya her sabah geldiğimizde, buradaki arkadaşlarımız bize yardımcı oldular. Sürekli moralimizi düzeltmeye çalıştılar' diye konuştu.İZLEYİCİLERDEN TEPKİ YAĞDIYarışmanın hayranlarından ise finale tepki vardı. Çünkü, final gecesi çok uzun süre banttan yayınlandı. Bant yayınıyla izleyicilerden SMS atmaları istendi. Gecenin sonunda kısa bir süre canlı yayına geçildi ve sonuçlar açıklandı. Ancak finalde ne jüri vardı ne de seyirciler. Jüri üyelerinden Nur Yerlitaş ise yayın sürerken Instagram hesabından bir mekanda kahve içerken fotoğrafını paylaştı. Bu fotoğrafın altına da çok sayıda yorum geldi. Gece boyu finalin çok sönük olduğuna yönelik yorumlar yapıldı. İşte twitter'a yansıyan o yorumlar:Milliyet
Reklam
Maraş'ta 'OHAL': Anma İçin Gidenler Kente Alınmıyor
KAHRAMANMARAŞ’ta, 'Maraş Olayları'nın 36'ncı yıldönümü nedeniyle yaşanabilecek olası gerginliğe karşı güvenlik güçleri tarafından yoğun önlemleri alındı.1978 yılının 19-26 Aralık tarihleri arasında meydana gelen ve resmi kayıtlara göre 103 kişinin öldüğü 'Maraş Olayları'nın 36'ncı yıldönümünde yapılacak her türlü basın açıklaması, eylem ve yürüyüşün valilik tarafından yasaklanmasının ardından olası gerginlikler yaşanmaması için kentte güvenlik önlemleri artırıldı. Anma etkinliğinin yapılması planlanan ancak valilik tarafından yasaklanan Devlet Demiryolları Gar alanı ile Erenler Derneği çevresinde polis tarafından yoğun güvenlik önlemi alındı.Kentin Osmaniye, Gaziantep ve Kayseri karayollarında da polis ve jandarmalar tarafından geniş güvenlik önlemi aldı. Kahramanmaraş’a çevre illerden gelecek gruplara yönelik kentin giriş noktalarında zırhlı araçlarla birçok uygulama noktası oluşturuldu. Uygulama noktasına gelen yabancı plakalı ve toplu taşıma araçlarını durduran güvenlik güçleri, aradığı araçlarda bulunanları kimlik kontrolünden geçirdikten sonra yola devam etmelerine izin verdi.DHA
Türkiye'nin İlk Çip Fabrikası Kuruluyor
ASELSAN ve Bilkent Üniversitesi ortaklığında kurulacak Türkiye'nin ilk çip fabrikasının temeli 23 Aralık 2014 Salı günü düzenlenecek törenle atılacak.ASELSAN ve Bilkent Üniversitesi ortaklığında kurulan savunma, uzay, haberleşme ve enerji sektörleri için bir saç telinden daha ince ve dayanıklı malzemelerin üretileceği Türkiye'nin ilk çip fabrikasının temeli 23 Aralık 2014 Salı günü, düzenlenecek törenle atılacak.'AB-MikroNano' şirketin temiz odaları ve ilk kez denenecek teknolojilerle inşa edilecek binasının temeli, Bilkent yerleşkesinde yer alan Bilkent Cyberpark Teknokent bölgesinde Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın katılımıyla düzenlenecek törenle atılması planlanıyor.Türkiye, bu tesiste üretilecek GaN temelli çipler sayesinde savunma radarı, elektrikli araba, yüksek hızlı tren ve 4G/5G cep telefonu sistemleri gibi stratejik teknolojiler üretebilen dünyanın 4. ülkesi konumuna yükselecek.Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (NANOTAM) Başkanı ve AB-MikroNano şirketinin Genel Müdürü Prof. Dr. Ekmel Özbay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ASELSAN ve NANOTAM'ın uzun yıllardır nano ve mikro teknolojiler üzerine ortak pek çok teknoloji geliştirdiğini anlattı.Üretilen çiplerden elde edilen sonuçların, hedeflenen performansların çok üzerinde çıkması sonucunda ASELSAN ve BİLKENT yönetimlerinin bu konuda ortak şirket kurma kararı aldığını dile getiren Özbay, şirketin üretime geçmesiyle Türkiye'nin bu alanda ticari nano mikro çip üretimini yapabilen dünyadaki 4. ülke konumuna yükseleceğini bildirdi.Şirketin 30 milyon dolarlık bir yatırımla kurulduğunu aktaran Özbay, “Şirketimiz üniversite-sanayi işbirliği açısından Türkiye’ye örnek olacak. Türkiye’de ilk kez bir üniversite elini taşın altına koyuyor ve üniversitede geliştirilen teknolojinin ticarileşmesi için sanayi ile beraber bu tür bir işbirliğine giriyor. 'Spin-off' olarak adlandırılan ve ABD'de sayıları onbinleri bulan bu tür yüksek teknoloji şirketleri Türkiye’nin kalkınması ve ferahı açısından çok önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.Türkiye'nin ticari ilk çip fabrikasıLaboratuvar ortamında geliştirdikleri teknolojilerin, bir fabrikada ürün olarak ortaya çıkmasının bir zamanlar ancak hayal edilebildiğini, ancak bu hayallerinin gerçeğe dönüştüğünü ifade eden Özbay, 'Hep konuşuyorduk şimdiye kadar: 'Yaptığımız işler, ticari ürüne dönüşecek, Türkiye zenginleşecek' diyorduk, ama bir türlü olmuyordu. Şu an bunu oldurmuş durumdayız. 2014 Kasım ayında ASELSAN ve Bilkent Üniversitesinin yüzde 50-yüzde 50 ortaklığıyla kurulan şirketin, üretim tesisinin temelini atıyoruz. Türkiye'nin ticari anlamda ilk çip üreten şirketi olacağız' dedi.Savunma, uzay, havacılık ve enerji sektörlerinin gelişebilmesi için mikro nano çiplerin stratejik önemine işaret eden Özbay, 'Türkiye'nin satın aldığı, bazen istese bile temin edemediği çiplerin çok daha gelişmişlerini bu tesiste yapacağız. Böylece artık Türkiye de katma değeri yüksek teknolojik ürünler geliştirebilir bir ülke konumuna yükselecek. Şirket tarafından üretilecek nanoteknoloji temelli ürünler ihraç da edilecek. Teknolojisine kendimiz geliştirdiğimiz için yüksek katma değerli ürünleri üreteceğiz. Yani Türkiye bir koyup 10 kazanacağı bir sektöre giriyor' ifadesini kullandı.Özbay, şirketin adının ASELSAN'daki A harfi ile Bilkent Üniversitesi'ndeki B harflerinden yola çıkarak AB-MikroNano ismini aldığını bildirdi.Dünyayla yarışır teknolojik düzeyini yakaladıkProf. Dr. Özbay, ASELSAN'la birlikte son 10 yıldır galyum nitrat teknolojileri üzerine malzeme geliştirdiklerini, bu malzemeyle yapılan çiplerin, çok yüksek sıcaklık ve çok düşük sıcaklıklarla çalışabildiğini, dolayısıyla başta savunma, uzay, enerji olmak üzere hemen hemen her elektronik sektöründe ürün geliştirmek için stratejik önem taşıdığını vurguladı. Özbay, “SSM, MSB Ar-Ge, TÜBİTAK ve Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenen projeler kapsamında yaptığımız çalışmalar ile dünyayla yarışır bir teknolojik düzeyi yakaladık' dedi.Saç telinden çok daha ince ve dayanıklı malzeme üretimine imkan veren nano teknolojiyi ve mikro teknolojiyi kullanarak çiplere çok üstün özellikler kazandırdıklarına işaret eden Özbay, böylece çiplerin gücünü 10-100 kat artırabildiklerini söyledi.Bu çiplerin haberleşmede 4G-5G teknolojilerinin hızlı gelişimine imkan tanıyacağını kaydeden Özbay, 'Çipler sayesinde baz istasyonlarında daha güçlü teknolojiler kullanılabilecek, bu sayede cep telefonlarının internet iletişimi de hızlanacak' dedi.Savunma kalkanını bu çipler yapacakTesiste üretilecek çiplerin Türkiye'nin 'savunma kalkanı' projesi ve enerji sektöründe de de kullanılacağını aktaran Özbay, şöyle konuştu:'Çipler Türkiye için kritik öneme sahip olan savunma radarlarında da kullanılacak. Geliştirdiğimiz teknoloji sayesinde bu radarların güçleri 5-10 kat artacak ve görüş menzilleri sınırlarımızın çok ötesine uzanacak. Bu savunma radar sistemleri ASELSAN tarafından üretilecek. Şirket aynı zamanda, TUSAŞ, Meteksan Savunma, TÜBİTAK Uzay ve benzeri Türk savunma, havacılık ve uzay sanayi kuruluşlarının ihtiyaçlarına yönelik çipler geliştirecek.Çipler enerji sektöründe de kullanılacak. Güneş enerjisi, hidroelektrik santraller ya da rüzgar enerjisiyle üretilmiş elektriğin bir yerden bir yere taşınması sırasında voltajın 4-5 kez çevrilmesinden (yükseltilmesi veya azaltılması) kaynaklanan ve yüzde 20'ye varan enerji kayıpları ortadan kalkacak. Böylece bir anlamda mevcut tesislerle Türkiye yüzde 20 daha fazla elektrik gücüne kavuşmuş olacak.'Prof. Dr. Ekmel Özbay, Türkiye’nin çok önem verdiği yüksek hızlı tren ve elektrikli araba teknolojilerinde yeni nesil yüksek güçlü çipleri kullanmayı planladıklarını ve bu sayede bu sistemlerde yer alan elektrik motorlarının çok daha güçlü ve verimli hale geleceğini sözlerine ekledi.AA
Reklam
Tesla Bobini İle Satisfaction Müziği Yapmak
Tesla bobini, 1891 yılı civarında Nikola Tesla tarafından bulunan ve yüksek voltaj, düşük akım ve yüksek frekansta alternatif akım üretmek amacıyla kullanılan deşarj bobinleridir. Tesla bobininde kabloyu bir hortum, elektriği bu hortumun içinde akan su, elektrik akımını suyun akışı ve voltajı da suyun basıncı olarak düşünebiliriz. Hortumun ucuna bir ağızlık eklendiğinde ters orantılı bir şekilde suyun akış hızı azalırken basıncı da artar. Tesla bobininin çalışması da bu şekilde gerçekleşir. Bu tip bir bonini kullanarak yapılan müziği dinliyoruz.
Bursa'da Dehşet! 'Ben Mehdiyim' Dedi Ateş Açtı: 3 Polis Yaralı
Bursa'da bir kişinin, evinin penceresinden pompalı tüfekle rastgele ateş etmesi sonucu 3 polis memuru yaralandı. Polis ekipleri, zaman zaman ateş etmeyi sürdüren bu kişiyi ikna etmeye çalışıyor.Alınan bilgiye göre, adının İrfan olduğu öğrenilen kişi, Yıldırım ilçesi Millet Mahallesi Mucur Sokağı'nda 3 katlı bir binanın zemin katındaki evinin penceresinden çevreye rastgele ateş etmeye başladı.Vatandaşların durumu bildirmesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, çevrede geniş güvenlik önlemi aldı.Polisin ikna çabalarına olumsuz yanıt veren bu kişi, isteği üzerine binanın önüne gelen gazetecilere, 'İki çocuğum var, benden sonra da onlar görev yapacak. Beni İran'dan bekliyorlar. İran'a 'f' ekliyorsun, İrfan oluyor. Gerçek Mehdi benim. Bugün 21 Aralık, gecelerin bitip, gündüzlerin uzadığı zaman' diye konuştu.Bu kişi tarafından gazetecilerin evin önünden uzaklaşmasının ardından açılan ateş sonucu 3 polis memuru yaralandı ve bir polis aracı zarar gördü. Saçmaların isabet ettiği memurlardan ikisi, olay yerine çağrılan 112 Acil Servis ekiplerince ayakta tedavi edildi. Bacağından hafif yaralanan diğer polis ise çevredeki bir hastaneye götürüldü.Ekipler, evde eşi ve çocuklarından birinin bulunduğu öğrenilen, zaman zaman ateş etmeyi sürdüren kişiyi ikna etmeye çalışıyor.Cumhuriyet
Reklam
Muhammed Ali Hastaneye Kaldırıldı
ABD'li boks efsanesi Muhammed Ali, zatürre teşhisiyle hastaneye kaldırıldı.Muhammed Ali'nin basın sözcüsü Bob Gunnell, yaptığı açıklamada, ABD'nin Kentucky eyaletine bağlı Louisville kentinde bir hastanede bulunan 72 yaşındaki Ali'nin durumunun iyi olduğunu ve kısa süre içerisinde taburcu edileceğini belirtti.Kariyerini sonlandırdıktan sonra Parkinson hastalığına yakalanan ve asıl adı Cassius Marcellus Clay Jr. olan efsane boksör, 1964'te İslam dinine geçerek Muhammed Ali adını aldı.1964, 1974, 1978 yıllarında olmak üzere dünya ağır sıklet boks şampiyonluğunu 3 kez eline geçiren Muhammed Ali, bu unvanı rakipleri karşısında 19 kez korumayı başardı. Kariyeri boyunca çıktığı 61 maçın, 56'sından galibiyetle ayrılan Ali, profesyonel boksa geçmeden önce 1960 Roma Olimpiyatları'nda hafif ağır sıklet kategorisinde altın madalya kazanmıştı.Eurosport 
Reklam
ABD'de 2 Polis Öldürüldü
Polislerin siyahlara yönelik ayrımcılığına karşı protestoların sürdüğü New York kentinde iki polis öldürüldü. Sosyal medya hesabında polise 'domuz' diyen saldırgan, olayın ardından intihar etti.New York polisi, Brookyln'in Bedford-Stuyvesant bölgesinde duran polis devriye aracına yerel saatle 14.50'de saldırıldığını açıkladı. Aracın içinde oturan iki polis memurunu yakın mesafeden silahla vurarak öldüren 28 yaşındaki Ismaaiyl Brinsley, daha sonra gittiği metro istasyonunda intihar etti.Brinsley, Instagram hesabı üzerinden bir tabanca resmiyle birlikte paylaştığı gönderide, 'Domuzlara kanat takmaya gidiyorum. Onlar bizden birini aldılar, biz de onlardan ikisini alalım' yazdı. Ardından, 'Bu son gönderim olabilir. Domuzları sarmaya gidiyorum' diyen Brinsley, gönderiden kısa bir süre sonra da cinayetleri işledi.Polis, Brinsley’in Cumartesi günü Maryland eyaletinde kız arkadaşını silahla yaraladıktan sonra Brooklyn’e gittiğini açıkladı.ABD Başkanı Barack Obama, saldırıyı kınadı. Obama, polis memurlarının saygı ve minnet görmeyi hak ettiğini belirtti.2011 yılından beri New York'ta ilk kez bir polis memuru öldürüldü.New York Polisi’ni temsil eden en büyük sendikanın başkanı Patrick Lynch, olayla ilgili olarak polislerin siyahları öldürmesini protesto eden eylemcileri ve siyasetçileri eleştirdi. “Protesto kisvesi altında sokakta şiddet içeren eylemler yapanlar, New York polisinin yapmaya çalıştığı her şeyi mahvediyor. Belediye binasında çalışanların da ellerine kan bulaşmıştır” dedi.Protestolar sürüyorCumartesi günü ABD'de son beş ayda dört siyahın polis tarafından öldürülmesini protesto edenlerle, polise destek olanlar New York belediye binası önünde karşı karşıya gelmişti.Ferguson’da Mike Brown’un öldürülmesiyle başlayan protestolar, siyahları öldüren polislerin aklanmasıyla ABD’nin pek çok kentine yayılmıştı.28 yaşındaki Akai Gurley, New York'un Brooklyn bölgesinde polis memuru Peter Liang tarafından 20 Kasım gecesi vurulmuş, olayın kaza olduğu öne sürülmüştü.Kaynak: AFP ve Reuters
'Miki'li Pijama İçinde Darbe Yapmakla Suçlandık'
Gezi Parkı eylemlerine destek verdikleri gerekçesiyle ‘terör örgütü kurmak’ ve ‘hükümete darbe girişiminde bulunmak’ tan yargılanan Beşiktaş taraftar grub çArşı’nın kurucu üyeleri, başlarına gelenleri, “Miki’li pijama içindeyken darbe yapmakla suçlandık” diye yorumladı.Habertürk’ten Kübra Par’a konuşan Cem Yakışkan, Bülent Ergenç, Deve Erol ve Derviş Yıldız Gezi eylemlerine neden katıldıklarını ve çArşı’nın nasıl bir taraftar bir grubu olduğunu anlattı.Yakışkan, haklarındaki suçlamaları şöyle değerlendirdi, “Bülent organizeye gittiğinde ‘miki’li pijamalıydı. Pijamayla terör örgütü kurup darbe yapmakla suçlanıyordu. Hakim görse dava düşerdi.”Bülent Ergenç ise şöyle konuştu: “Polis gözaltı için geldiğinde evde yaralıydım. Şubede birkaç gün kalacağız diye rahat bir şey giyineyim dedim.”Silahlı terör örgütü kurmak, hükümete darbe girişiminde bulunmak dahil yedi ayrı suçtan yargılanan çArşı’nın, lakabıyla en tanılır üyelerinden, ancak yüzünü göstermeyen Deve Erol, darbe girişimi suçlaması için, “Bizim bildiğimiz tek darbe var o da darbeli matkap!” yorumunu yaptı.çArşı’nın yargılandığı ilk duruşmada, Yakışkan’ın sarf ettiği, “Darbe yapmaya gücümüz olsa Beşiktaş’ı şampiyon yapardık” sözlerine atıfta bulunan Ergenç de amaçlarının darbe yapmak olmadığını söyleyip şöyle konuştu: “Bu sırf AKP’ye karşı bir tepki değildi, 12 Eylül’den beri gelen zincirleme baskıya karşıydı. İnsanlar ‘Ben bilmem devlet bilir’ anlayışının değiştirilebileceğini ve bireylerin de bunu yapabileceğini gördü. Başka bir hayatın mümkün olabileceğini gördüler.”Haklarındaki suçlamaların hayatlarında ağır etkileri olduğuna da değinen çArşı’dan Deve Erol, ‘sprey boya, pankart kumaşı, boya maskesi’ gibi aparatlarla darbe yapmakla suçlandıklarını, bunun da bir psikolojik işkenceye dönüştüğünü vurguladı.Deve Erol şöyle konuştu: “Ömür boyu hapis yatacağım diye 10 kilo verdim korkudan. Umarım güzel ülkemde psikolojik işkence de son bulur. Organize şube tarafından sabah evden alındığımdan sonra annemin Alzheimer nöbetleri artmaya başladı. Şimdi durumu daha ağır. İşte bunun için anarşistim. Derin vicdan duygusu bunun çıkış noktasıdır.”Diken
Reklam
Raul Castro: 'Küba Komünizmden Vazgeçmeyecek'
Küba Devlet Başkanı Raul Castro ABD ile ilişkileri normalleştirme sürecinde ülkesinin sosyalist prensiplerinden vazgeçmeyeceğini vurguladı. ABD'den siyasi sistemlerine saygı duyması talebinde bulundu.50 yılın ardından Amerika Birleşik Devletleri ve Küba arasında diplomatik ilişkileri yeniden kurmak için resmi adımlar atılırken Küba lideri Raul Castro ödün vermeyecekleri komünizm için saygı talebinde bulundu. Parlamentoda yaptığı konuşmada Devlet Başkanı Castro, 'Amerika Birleşik Devletleri'nin siyasi sistemini değiştirmesi talebinde bulunmadığımız gibi, kendi sistemimiz için de saygı bekliyoruz' dedi.Castro ayrıca, 'Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerin normalleşmesi adına Küba'nın, bir asırdan uzun süredir mücadele ettiği fikirlerden vazgeçeceğini kimse düşünmemeli' dedi.ABD'nin, ülkesinin komist yönetimine saygı duymasını talep eden Castro, iki ülke diplomatik ilişkilerini yeniden kurarken, Küba ve Amerika'dan sürgün edilen kişilerin uzlaşmayı sabote edebilecekleri uyarısında bulundu.ABD'li yetkililer Havana'ya gidiyorÇarşamba günü ABD ve Küba arasında tarihi bir adım atıldı. ABD Başkanı Obama ve Küba Devlet Başkanı Castro eş zamanlı olarak kameraların karşısına geçerek ilişkileri yeniden tesis edeceklerini duyurdu.56 yıldır ABD tarafından Küba'ya uygulanan ambargonun ardından ABD'li yetkililer iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi için Ocak ayında Havana'ya gidecek. Obama, Küba'yı insan hakları ve demokrasi alanında çalışmalar için teşvik edeceklerini söyledi.Nisan ayında ise Panama'da düzenlenecek Amerikalılar Zirvesi'nde Raul Casto da katılacak. Bu, yarım asırlık dönemin ardından bir Kübalı liderin ABD başkanıyla ilk kez aynı masada bulunması olacak.1959’daki Küba Devrimi’nden bu yana ABD ve Küba arasındaki ilişkiler gergin. ABD Başkanı Obama, 2013’te iki ülke arasındaki politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini söylemişti. Ancak bugüne kadar herhangi bir adım atılmadı. Obama’nın Küba’ya uygulanan ticari ambargoyu ve seyahat yasağını kaldırma yetkisi bulunuyor.Tutuklu takası ilk adım olduİki liderin konuşmalarından önce önce ABD ve Küba'nın tutuklu takası konusunda anlaştığı duyurulmuştu.ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) için çalışan 65 yaşındaki Alan Gross, Küba'da beş sene hapishanede kaldıktan sonra serbest bırakıldı. ABD de Küba için çalışan üç gizli ajanı serbest bıraktı.Kaynak: Reuters, AA, Al Jazeera
Fenerbahçe'de Emenike Krizi Büyüyor
Geçen sezonki şampiyonlukta büyük katkısı olan Emmanuel Emenike, bu sezon ise olaylarla gündeme geliyor. Nijeryalı oyuncu, son olarak Afrika basınına yaptığı açıklamalar ve Erciyes maçındaki görüntüsüyle tepki topladı.Sezon başından bu yana olay adam olmayı ısrarla sürdüren, önce arkadaşları, sonra kenar yönetimi ile ağız dalaşına giren Emmanuel Emenike, Kayseri Erciyesspor karşılaşmasındaki performansı ve tavırlarıyla dikkatleri üzerine çekti. Afrika basınına Erciyes sınavı öncesi çarpıcı açıklamalar yapan Emenike, “Her forvetin başarısızlık ihtimali vardır ama, ben asıl pozisyonumda oynatılmıyorum” sözleriyle, teknik direktör İsmail Kartal’ı adeta şikayet etmişti. Kartal’ın, “Her futbolcu istediği zaman, istediği yerde konuşuyor. Ben onun sözlerini okumadım. Kendi içimizde bunun değerlendirmesini yaparız” dediği Nijeryalı futbolcu, geçen sezon takımını şampiyonluğa götüren futbolundan oldukça uzakta. Kartal’ın, her türlü olumsuz davranışına rağmen hep yanında olduğu Nijeryalı oyuncu, teknik ekibin de desteğini yitirdi.Kartal rapor hazırlayacakÖzellikle Erciyes mücadelesinde sahada kaldığı süre boyunca yokları oynayan golcü futbolcu, gördüğü gereksiz kart sebebiyle de Mersinİdmanyurdu ile oynanacak lig sınavında takımını yalnız bırakmakla kalmadı, oyundan çıkarken de yedek kulübesine bakmadan direkt soyunma odasının yolunu tuttu. Alınan bilgiye göre Kartal’ın, oyuncusuyla ilgili olarak değerlendirmesini devre arasına bıraktığı ve gelişmeleri yakından takip edeceği bildirildi. Nijeryalı, takımın huzurunu bozmaya devam ederse, gönderilmesi yönünde hocanın bir rapor hazırlaması bekleniyor.Bu sezonki vukuatları 2. Hafta: Fenerbahçe’nin, Trabzonspor’la deplasmanda 0-0 berabere kaldığı mücadelede yeteri kadar koşmadığı için kaptan Emre Belözoğlu ile tartıştı. 3. Hafta: Fenerbahçe’nin, sahasında Gaziantepspor’u 1-0 yendiği maçta skor 0-0’ken verdiği topuk pasına kaptan Emre tepki gösterdi. Taraftarın protestosu da Emenike’yi çok öfkelendirdi. 4. Hafta: Kanarya’nın 2-0 yenildiği Akhisar deplasmanında yedek bırakıldığı için suratını astı. Oyuna girdiğinde de hiçbir varlık gösteremedi. 14. Hafta: Erciyes’i 1-0 yenen Fenerbahçe’de Emenike, hem gereksiz yere kart görüp cezalı duruma düştü, hem de oyundan çıkarken direkt soyunma odasına gitti.Fanatik
Şebnem Ferah'ın Rock Müziğin Kraliçesi Olduğunun İspatı Niteliğinde 20 Şarkı
Türkiye'de kadın rock müzik sanatçılarını sıralayan hemen hemen herkes ilk olarak onun ismiyle başlıyor. E haksız da değiller Şebnem Ferah yıllardır çizgisinden çıkmadan Volvox'taki günlerinden Kadın albümüne, Can Kırıkları albümünden bugün iyi insanlara inancımızı koruyan şarkısı Birileri Var'a kadar hep müziği ile ön planda oldu. Hayko Cepkin'in de dediği gibi o çoğu dünya starından da daha iyi. Hayran grubundan müzisyen arkadaşlarına kadar büyük bir ailenin kraliçesi Şebnem Ferah'ın en güzel şarkılarından bazıları. *Şebnem Ferah'ın güzel olmayan şarkısı olmadığından liste yapmak çok zor oldu, sizin favorinizi yorumlara bekliyorum.
Selahattin Demirtaş: 'AKP ile Cemaat'i Birbirinden Ayırmıyoruz'
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Alevi Kültür Dernekleri'nin Bostancı Green Park Hotel'de düzenlediği 'Birlik ve Beraberlik Gecesi'ne katıldı.Gecede, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Ermeni Patrikvekili Aram Ateşyan ve CHP İstanbul Milletvekili Faik Tunay da hazır bulundu. Program sırasında konuşmacılar arasında bulunan Demirtaş, basın mensuplarının sorularına cevap verdi. Bir soru üzerine, 14 Aralık operasyonlarını değerlendiren Demirtaş, hükumetin iktidara geldiğinden beri yargıyı baskı mekanizması olarak kullandığını savunarak, yargının dizayn edildiğini öne sürdü.'SİZ, BAŞBAKAN MISINIZ, SAVCI MISINIZ?'Yapılan yargılamalarda, kimsenin içinin rahat olmadığını savunan Demirtaş, 'Hükümete bağlı bir yargının yaptığı, hangi operasyonda veya yargılama faaliyetinde, içimiz rahat olabilir ki? Kimi yargılarsa yargılasın şu yargı, hükümetin talimatıyla yapılan hiçbir işte adil yargılanma mümkün değil. Paralel yapı mıdır, değil midir, gerçekten suç işlemişler midir, değil midi? Bunların ortaya çıkma ihtimali yoktur. Anayasa gereği Cumhurbaşkanı Yürütmenin başıdır. Fakat kendisi bu operasyonun talimatını verdiğini açıkladı. Ne dedi? 'Göreceksiniz operasyon yapacağız. İnlerine gireceğiz. Hepsini alacağız.' Dedi değil mi? Yürütmenin başı bunu dedi. Siz, Başbakan mısınız, savcı mısınız, nesiniz? Bu bile, başlı başına yargının siyasetten talimat aldığını gösteriyor. Operasyonun içeriği bir tarafa, bu yöntem siyasetin yargıyı baskı altına alması kabul edilebilir değildir' diye konuştu.'BİZ, CEMAATİ VE AK PARTİ'Yİ BİRBİRİNDEN AYIRMIYORUZ'Demirtaş Sözlerini şöyle sürdürdü: “14 Aralık'ta alınan cemaat mensupları ile hükümet arasında yakın zamanda, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kavgası oldu. Dolayısıyla bunu bir intikam operasyonuna dönüşmeme imkanı var mıydı? 17 Aralık operasyonunda ortaya dökülen, yolsuzluk, hırsızlık belgelerinin, ne kadar ciddi ve gerçek olduğu ortaya çıktı. Bunların hesabını kimse vermedi. Geçmiş dönemde, AKP ile cemaatin ortak işledikleri suçların hesabını kimse vermedi. Ortada çok suç var. Ama hesap veren yok. Hükümet hesap vermek yerine, herkesi suçlayan bir tutum ve tavır içerisinde. Biz, AKP'nin, cemaatin, el ele verip, 11 yıl boyunca suç işlediklerini ve bu topluma karşı suçlu olduklarını düşünüyoruz. Biz, cemaati ve AK Parti'yi birbirinden ayırmıyoruz'İmralı'ya giden HDP heyetinin ziyaretine ilişkine soruya Demirtaş, 'Olağanüstü bir ziyaret değil bu. Daha önceki gidişlerde açıklama yapılıyordu. Bu defa orada tutulan notlar düzenli hala getirildikten sonra arkadaşlarımız açıklama yapmayı uygun gördü' şeklinde cevap verdi.'YÜZDE 10'UN ÇOK DAHA ÜSTÜNE ÇIKACAĞIZ'Demirtaş, HDP'nin bazı anketlerde yüzde 9 oy oranına ulaştığının sorulması üzerine, “Biz şu anda kendi ölçümlerimize göre barajı geçmiş durumdayız. Yüzde 10'un çok daha üstüne çıkacağız. AKP iktidarının sınırlanması ve frenlenmesi lazım. İktidarın bu ülkeyi yönetemeyecek durumda olduğunun görülmesi lazım. Alternatif bir iktidar çıkmalı, halklar artık kendi kendilerini yönetmeli' ifadelerini kullandı. Alevi Kültür Dernekleri'nin 'Bir bağış, bir hayat' temalı 'Birlik ve Beraberlik Gecesi'nde organ bağışı ve önemine vurgu yapıldı.Mehmet AKTARAN / İSTANBUL DHA
Reklam