İşçi Partisi'nin Adı Değişiyor
İşçi Partisi 15 Şubat Pazar günü Ankara’da olağanüstü kurultay yapacak. Kurultay gündeminde isim ve tüzük değişikliği var. Kurultayda İşçi Partisi’nin adının Vatan Partisi olması delegenin oyuna sunulacak. Kurultaya CHP’den istifa eden Birgül Ayman Güler de katılacak.Doğu Perinçek’in liderliğini yaptığı İşçi Partisi (İP) 15 Şubat Pazar günü Ankara’da olağanüstü kurultayını toplayacak. Toplantının gündeminde isim ve tüzük değişikliği var. İşçi Partisi'nin adının Vatan Partisi olması önerilecek. CHP’den istifa eden Birgül Ayman Güler ve Süheyl Batum’un Vatan Partisi’ne katılması bekleniyor.
İnternette En Fazla Otomobil Araştırılıyor
Türkiye’de tüketicilerin yüzde 48'i otomobil satın alma kararı öncesinde 3-10 saat araştırma yaparak en uzun süreyi otomobil kategorisi için ayırıyor.Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi Ernst & Young'ın (EY) Global Tüketici Araştırması otomobil sektörü sonuçlarına göre, Türkiye’den araştırmaya katılan tüketiciler internette araştırma yapmak için en uzun süreyi otomobil kategorisine ayırıyor.EY'nin 34 ülkede 30 bine yakın tüketiciyle gerçekleştirdiği Global Tüketici Araştırması otomobil sektörü sonuçları açıklandı.Türkiye’den de bin kişinin katıldığı araştırmanın sonuçlarına göre, fiyat ve kalite tüketicinin satın alma kararını etkileyen en önemli faktörler arasında bulunuyor. Katılımcıların yüzde 86’sı fiyat ve teslim şartlarının satın alma kararlarını etkilediğini, yüzde 88’i kalite ve garanti konularının büyük önem taşıdığını belirtiyor.Araştırmaya göre, son iki yılda Türkiye otomobil sektöründe mağaza tasarımı, iyi kullanıcı tavsiyeleri ve erişilebilirlik konuları mağazadan yapılan alım kararında önem kazanıyor. Mağazadan satın alma kararında teslimat şartları tüketiciler tarafından en önemli kriter olarak görülmeye devam ediyor.Çevre tavsiyesi kararda etkili oluyorSon 2 yıl içerisinde global düzeyde mağaza kanalından satın alımda önde gelen 9 ürün kategorisinden 3’ünde, Türkiye’de ise 7’sinde önemli oranda düşüş yaşanırken otomobil kategorisinde artış oldu.Otomobil sektöründe satın alma sürecinde ürün ve hizmetler hakkında bilgi alma amacıyla tüketiciler, en fazla kişisel kontak (çevreden ve satış personeli tarafından verilen tavsiyeler) yolunu kullanıyor.Marka sadakatinin tüketicilerin satın alım tercihini etkileyen en önemli kriterler arasında yer aldığı görülen araştırmaya göre, geçen iki yıl içerisinde tüketici davranışlarındaki en büyük değişimin satın alma kararında kişisel ilişkinin öneminde yaşandı.İnternette en fazla otomobil araştırılıyorTürkiye’deki internet kullanıcılarının yüzde 38’i internet üzerinde araştırma yapmak için ortalama 3 ile 10 saat harcayarak yüzde 30’luk dünya ortalamasını geride bıraktı.Türkiye’den araştırmaya katılan tüketiciler internette araştırma yapmak için en uzun süreyi otomobil kategorisi için ayırıyor. Katılımcıların yüzde 48’i otomobil satın alma kararı öncesinde 3-10 saat, yüzde 22’si 10 saatten fazla ve yüzde 30’u da 3 saatten az online araştırma yapıyor.Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’deki sosyal medya kullanıcılarının sosyal medya sitelerine ilişkin görüşlerinin iki yıl öncesine göre daha olumlu olduğu görülüyor. Otomobil sektöründe sosyal medyayı ürün ve hizmetler konusunda edinilebilecek bilgiler için iyi bir bilgi kaynağı olarak gören tüketiciler ile kötü bilgi kaynağı olduğu düşünen tüketiciler arasındaki fark açılıyor.Otomobil sektöründe teknik yardım (satış sonrası teknik sorunlar için müşteri hizmetleri, ücretsiz acil yardım hizmetleri, uzman çevrimiçi telefon hatları) ve garanti koşulları tüketicilerin satın alma kararında en fazla etkili olan satış sonrası hizmetler arasında yer alıyor.Ayrıca, organizasyonel yardım (operasyonel hız, müşteri satın alma geçmişinin takip edilmesi, mesai saatleri dışında ulaşılabilirlik) ve sadakat programlarına tüketiciler tarafından verilen önemde iki yıl öncesine göre artış görüldü.Ayrıca araştırma sonuçlarına göre, tüketiciler satın alım yapmadan önce daha temkinli davranıp seçeneklerini birkaç kez gözden geçiriyor ve satın alma kararlarını rasyonel olarak yapıyor.Kuyucuoğlu: 'Müşteri memnuniyetine önem veren rekabette avantajlı olacak'Açıklamada görüşlerine yer verilen EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri ve Otomotiv Sektörü Müdürü Orçun Kuyucuoğlu, müşterilerine katma değer sunan ve müşterileri ile bağ kurabilen otomobil firmalarının rekabette avantajlı bir konumda olacağını belirterek, 'Sosyal medya ve diğer elektronik kanallar aracılığı ile araştırmadan şikayete, satıştan satış sonrası desteğe kadar pek çok konuda bilgiye ve hizmete erişim mümkün. Bu nedenle otomobil firmaları sosyal medya ve elektronik kanallarda müşteriler ile etkileşiminin nasıl yapılandırılması gerektiğine odaklanarak bu yönde aksiyonlar almaları gerekiyor' ifadelerini kullandı.Müşterilerin satın alma sürecinden satın alma sonrası hizmetlere kadar yaşadığı deneyimin marka ve bayi tercihi açısından özellikle dikkat edilmesi gereken noktaların başında geldiğini anlatan Kuyucuoğlu, müşteriler ile firmalar arasındaki etkileşimin ve memnuniyetin artırılması için müşterinin temas noktalarında yaşadığı deneyimin ve ihtiyaçlarının doğru anlaşılması gerektiğini kaydetti.Kuyucuoğlu, müşteri memnuniyeti ve servis kalitesinin satın alma kararında önemli bir rol oynadığını aktararak, satış sonrası servis, teknik yardım ve teslimat şartlarında müşterilere sunulacak katma değerli hizmetlerin firmalar için farklılaşma fırsatı doğuracağını bildirdi.AA
Duygun Yarsuvat: "E-Bilet, Kişinin Özel Hayatına Tecavüzdür"
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat, kulübün televizyon kanalında katıldığı programda Passolig sistemini ağır bir dille eleştirirken, futbol takımının durumuyla ilgili de önemli açıklamalarda bulundu.Sözlerine spor hukukuyla ilgili görüşlerini paylaşarak başlayan Yarsuvat, 'Atatürk reformlarının en önemlisi hukuk alanında yapılan reformlardır. Yabancı kanunların çoğu yabancı dillerden çevirilip bizde de uygulanmaya başlanmıştır. Ancak o dönem spor hukukuna ihtiyaç yoktu. Bu Belçika'nın oynadığı bir maçta ortaya çıkmış bir durumdan kaynaklanmıştır. Avrupa Konseyi bunu ele alıp spor kanunlarını çıkartmıştır. Bu konseye üye olan her ülke bu kanunu uygulamak zorundadır.' dedi.Türkiye'de spor hukukuyla ilgili birtakım sorunlar olduğuna değinen Yarsuvat, şöyle devam etti: 'Ama bu her ülkede var. UEFA'da da FIFA'da da bu sorunlar var. İnsan olan her yerde hata olur. Önemli olan sorunu tespit etmek. Sonra çaresi bulunur. Spor hukuku diğer hukuk dallarından farklı olarak disiplin hukukudur. Bu bir grup derneğin bir araya gelmesinden oluşturulmuş bir hukuktur. Siyasetten uzak olarak tasarlanmıştır. Ceza hukukun dışındadır. Bu didipline aykırı hareket edenler disiplin cezaları ile cezalandırılırlar. Bunlar genelde para cezası, kapatma veya belli bir hizmeti yapmaktan yasaklanma olarak uygulanır.''FUTBOL KÜLTÜRÜNÜ EĞLENCE OLARAK GÖRMEMİZ LAZIM'Yarsuvat, futbolla ilgili İngiltere örneğini gösterirken, 'İngiltere'de her takımın taraftarı var. Hangi ligde olduklarının önemi bile yok. Tribünler hep dolu. Bu bir görgü meselesidir. Türkiye'de ilk kez futbol 1905'lerde 1907'lerde başlamıştır. Biz bu kültürü eğlence olarak görmemiz lazım. Savaş kültürü olarak görmemeliyiz. Toplumun değerleri üzerinde gelişme olursa spor hukukunu uygulamak kolaylaşır.' diye konuştu.'6222'DE ŞİKEYE YER VERİLDİ AMA...'Yarsuvat, 6222 sayılı kanunla ilgili görüşlerini ise şöyle anlattı: '6222 sayılı kanunun amacı statlardaki şiddeti önlemektir. Bu kanundan 3149 sayılı bir kanun daha vardı. O kanun 1995 senesinde çıkartılmıştı. Ama bir yaptırımı yoktu. O Avrupa konseyinin verdiği direktifler üzerine düzenlenmişti. Bu kanunda şike olayı yer almıyordu. 6222 sayılı kanunda şikeye yer verildi. Ama biraz ileriye gidildi. Spor hukukuna uygun olmadı. Disiplin yerine cezai yaptırımlar içerdi. 2011 yılında bu kanun yapıldı ve yürürlüğe girdi. Yapılan hatalar anlaşıldı. Ekim veya Aralık ayında bu hükümler yumuşatıldı. Cezayı arttırarak suçları öneleyemezsiniz. Bu nedenle bu kanunun yapımı hatalıydı. Şimdi bu kanun şekil değiştirdi ve bu şekilde uygulanmak istenmekte.'PASSOLIG ELEŞTİRİSİ6222 sayılı kanunda Passolig sisteminden söz edilmediğine değinerek sistemin aykırılıklarına da değinen Yarsuvat, ''6222 sayılı kanunda Passolig'den söz edilmiyor. E-Bilet'ten söz ediliyor. Bunun amacı statlarda olay çıkartan kişilerin tespit edilerek cezalandırılmasını sağlamak. Ama daha sonra E-bilet şekil değiştirdi. Başka bir ismi aldı. Bunun hatası şurda. Passolig amaca uygun değildir. Kişinin özel hayatına bir tecavüzdür. Tüm kimliğiniz burada yayınlanıyor. Bu kişisel verilerin korunmasına karşı. Biz de henüz kişisel verilerin korunmasına karşın bir kanun yok. Biz de bu kanun hala tasarı halinde.' şeklinde konuştu.'PASSOLIG SİSTEMİ İNSAN HAKLARINA AYKIRI'Passolig düzenlemesiyle statlardaki seyirci oranının da azaldığını sözlerine ekleyen Yarsuvat, 'Bu Passolig sistemi insan haklarına aykırıdır. Bunun sonucu olarak bütün statlarda seyirci azaldı. Lig maçlarında mutlaka passolig aranıyor. Ama kupa maçlarında böyle bir şey yok. Basketbol maçlarında da istenmiyor. Ama kanunda spor müsabakaları olarak nitelendirilmiş durumda. Burada demek ki bir yanlışlık var. Az seyirci olduğu zaman zaten herkes herkesin yerinde oturuyor. Dün akşamki maçta 7 bin kişi varmış. Kimse de kendi yerinde oturmadı. Amaca uyumlu olmadı.' ifadelerini kullandı.''SEVGİ EKSİKTİ, BİZ O SEVGİYİ VERDİK'Yarsuvat göreve geldiklerinden itibaren tüm spor dallarında başarı yakaladıklarını kaydederken, şöyle konuştu: 'Biz göreve geldikten sonra tüm spor dallarında Galatasaray başarılı. Biraz sevgi eksikti. Biz oyuncularımıza o sevgiyi verdik. Radikal bir değişiklik yapıp bir tek kelime Türkçe veya İngilizce bilmeyen bir İtalyanla çalışıyorduk. Önceleri Prandelli'nin kalmasını istedik. Ama bu ısrarımıza cevap alamadık. Başarısız olduğunu gördük. Hamza hoca ile anlaşınca işler yoluna girdi. Oyuncularımız artık yaptıkları işi seviyor angarya olarak görmüyor. Ve artık dördüncü yıldız gibi bir hedefleri var. Abdürrahim Albayrak eleştiriliyor ama o oyuncularda olan sevgi eksikliğini kapatıyor. Günün 24 saatinin 16 saatini onlarla beraber geçiriyor.''BİZİMLE DÖRT ÇEKER DİYE DALGA GEÇİYORLARDI'Cesare Prandelli ile yolların ayrılması sürecine de değinen Yarsuvat, 'Prandelli'yi başarısız olduğu için yolladık. Bizimle dört çeker diye dalga geçiyorlardı. gelenden geçenden dört yiyorduk. Prandelli de Avrupa bizim için önemli değil diyerek Galatasaray kültürüne ters düşüyordu.' derken, yakaladıkları başarının önemli faktörlerinden birisi olarak da Ali Dürüst ve Abdürrahim Albayrak'ın kendi işlerini bırakıp kulüp için çalışmaya başlamalarını gösterdi.'ŞAMPİYONLUK ŞANSIMIZ YÜZDE 34'Ligde şampiyonluk için üç aday olduğunu belirten Yarsuvat, Gönlüm başkan olarak dördüncü yıldızı takmak yolunda. Ama akılcı olmak zorundayım. Bence üç takımın da şansı var. Şanlar yüzde 33 yüzde 33 yüzde 34. Biz yüzde 34 şansa sahibiz. At yarışındaki gibi boyun farkı ile yarışı bizim önde tamamlayacağımızı düşünüyorum.' diye konuştu.NEDEN TRANSFER YAPILMADI?Yarsuvat, ara transfer döneminde takviye yapılmamasıyla ilgili gelen soruya da şu yanıtı verdi: 'Ocak ayında diğer takımlar verim alamadıkları oyuncuları ellerinden çıkartmak ister. Biz 2014'ün Ocak ayında 9 oyuncu almışız. Sadece Telles oynuor. Diğerleri yok. Demek ki Ocak ayında bir transferin yapılması çok yanlış. Zaten bir oyuncunun takıma alışması iki ay sürüyor. 35 gün için futbolcu transfer etmeye karşıyız. Ayrıca sizin oyuncularınız yapılan her transferden rahatsız olabilir. Bu anlamsız bir şekilde para harcamaktır. Bunu da gördük.''SNEIJDER GİTMEK İSTESEYDİ...'Ara transfer döneminde Wesley Sneijder'ın satılacağına ilişkin haberler çıkmasına da değinen Yarsuvat, şöyle devam etti: 'Sneijder'in satılmasını Galatasaray'ı sevmeyen gazeteciler yazıyor. Bir ordu Garalatasaray'ı sevmeyen... Sneijder'in gitmesi için bizim onun ücretini ödememiz gerekiyor. Ama biz kuruşu kuruşuna ödedik. Sneijder gitmek istemiyor. Gitmek isteseydi Mourinho ile beraber geçen sezon Chelsea'ye giderdi. Nitekim Drogba gitti. Sneijder çok güçlü bir oyuncu tekniği çok yüksek. Birçok maçı da almıştır. O bizim en değerli oyuncumuz. Bizim oyuncularımızın hepsi değerli ama Muslera, Bruma ve Sneijder çok değerli. Onların hiçbirini yollamam. Türk oyuncularımı da yollamam. Çünkü bu takım, takım olmayı başardı. Bunda Hamza Hamzaoğlu'nun da payı var.''MALİ TABLO KÖTÜ GÖZÜKEBİLİR AMA...'Yarsuvat, kulübün mali durumuyla ilgili yaptığı genel değerlendirmede ise şu ifadeleri kullandı: 'Galatasaray'ın mali tablosu kötü gözükebilir. Yalnız Galatasaray'ın bir markası var. Bir Galatasaray sevgisi var. Bu gemi yürür. Kimse buna mani olamaz. Tabii bazı kötü niyetliler Galatasaray üzerinde hep yatırım yapıyorlar. Bizim amacımız neydi? Niye ben 210 günlük aday oldum. Bunu yıkmak için. Mayısta beş altı aday çıkabilir. İşlerin yürüdüğü herkese gösterdik. Demek ki şartlar olgunlaşırsa herkes başkan olabilir. Hele hele dördüncü yılıza giden bir takımda herkes başkan olmak isteyecektir. Memnun olmadığım tek şey Galatasaray için bir şey yapmak istediğimde kabul edilmiyor.''BAZILARI KULÜBÜ SİYASI VE TİCARİ AMAÇLAR İÇİN KULLANMAK İSTİYOR'Son günlerde çıkan kulübün altın hisselerinin satılacağına dair çıkan söylentilere de yanıt veren Yarsuvat, 'Galatasaray'ın hisselerinin yüzde 13'ünü daha halka arz etmek istedik. Ama altın hisseleri satacağımıza dair yalanlar ortaya attılar. Bazıları Galatasaray'ı siyasi ve ticari amaçları için kullanmak istiyorlar. Buna izin vermeyiz. 25 Şubat'ta SPK tarafındna verilen yasak kalkıyor. Geçmişte yapılan işlerde bir takım mühendislik oyunları yapılmış. Bu da SPK'yı çok kızdırmış. Ama 25'inden sonra herşeyi yapabileceğimizi söylediler. Biz bu hisseleri üyelerimize satmak istiyoruz. Onlardan bağış istemiyoruz. Onlara hisse senedi teklif ediyoruz. Böylece gelip mali kurullarda Galatasaray için söz hakları olur. Ben onların ne kadar Galatasaraylı olduklarını ölçeceğim. Biz bu hisseleri kapı kapı dolaşarak satacağız. Burada başarılı olursak bir sermayemiz olacak.' diye konuştu.Goal
İsveç'i Trolleyen Ankaralı Genç Bu Sefer Memleketinde Kameralara Yakalandı
Daha önce İsveç'te farklı ülkelerden gelmiş gençlerle yapılan bir röportajın içinde yıldız gibi parlayarak, sosyal medya fenomenine dönüşen Ankaralı arkadaşımız bu kez de memleketi Ankara'da yabancı dil konusunda ezber bozan açıklamalar yapıyor!Daha önceki video'yu merak edenler için: İsveç'i Trolleyen Ankaralı
Reklam
Hayatı Bilgisayar Oyunları Gibi Yaşasaydık
'Hayatı şöyle yaşasaydık' serimize bir yenisini ekliyoruz. Bilgisayar oyunlarındaki gibi davransaydık, hayat nasıl olurdu? GTA'daki gibi sürücüyü arabadan atsaydık, Criminal Case'teki gibi aradığımızı tık diye bulabilseydik, baydığımız muhabbetleri geçebilseydik neler olurdu?
Reklam
Halı Saha Maçında Collina Sürprizi
Dünyaca ünlü efsane İtalyan hakem Pierluigi Collina, rol aldığı bir markanın reklamı için Türkiye'de oynanan bir halı saha maçına konuk oldu.
FBI, Müslüman Gençlerin Öldürülmesiyle İlgili Hazırlık Soruşturması Başlattı
Amerikan iç istihbart teşkilatı FBI, Salı günü North Carolina'daki üniversite kampüsü yakınlarında 3 Müslüman gencin öldürülmesiyle ilgili olarak hazırlık soruşturması başlattı.Olayın park yeri anlaşmazlığı nedeniyle işlendiği iddia edilse de, söz konusu cinayetin gençlerin Müslüman olmaları dolayısıyla nefret suçu kapsamında işlenmiş olabileceği ihtimalinin belirmesi üzerine, FBI'ın hazırlık soruşturması başlattığı ve delillerin toplanması konusunda da yerel polise destek verdiği öğrenildi.Amerikan İslami İlişkiler Konseyi (CAIR) Çarşamba günü Amerikan otoritelerine çağrıda bulunarak söz konusu cinayetle ilgili şüphelerin giderilmesi için çağrıda bulunmuştu. CİHAN
Reklam
Müzik Yaşlılarda Hafızayı Köreltiyor
Yeni bir araştırma, bazı kişilerin rahatlamasını sağlayan müziğin yaşlılarda odaklanma becerisini azalttığı, dolayısıyla isim ve yüzlerin hatırlanmasını zorlaştırdığı ortaya çıktı.ABD'de Georgia Üniversitesi'nden bilim insanları, farklı yaşlardan gönüllülere altında isimleri yazan birçok kişiye ait fotoğraflar gösterdi.Bilim insanları, birkaç dakika sonra fotoğrafların üzerine yazan isimlerin bazılarını değiştirerek sessiz bir ortamda, sözsüz rock parçaları, Eric Clapton, Jefferson Airplane ve Rush gibi şarkıcı ve grupların çok bilinmeyen şarkıları eşliğinde katılımcılara hangi eşleşmelerin doğru olduğunu sordu.Araştırmaya katılan üniversite öğrencileri müzikten biraz rahatsız olduklarını belirtse de yüz ve isim eşleştirme başarılarının bundan etkilenmediği görüldü. Ancak yaşlılarda dinletilen müziklerin hatırlamayı zorlaştırdığı, bu kişilerin isim ve yüzleri anımsamada daha az başarılı olduğu belirlendi.Bilim insanları yaşlıların ortamla ilgisi bulunmayan sesleri önemsememek ve odaklanmak konusunda gençlerden daha fazla zorlandığını belirtti.Bakım evlerinde çalışanların, yaşlılarla öğrenme çalışmaları yaparken ortamda müzik olmamasına dikkat etmesi ya da çalışan yaşlıların toplantıları sessiz bir yerde yapması önerisinde bulunan bilim insanları, ayrıca araba kullanırken kaybolunduğunda radyonun kapatılmasının yön bulmaya yardım edebileceğini vurguladı.Araştırmanın sonuçları ‘The Gerontologist’ dergisinde yayımlandı.AA
2014'te Bir Milyar Veri Çalındı
Siber güvenlik uzmanları tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre, 2014'te 1500'den fazla siber saldırı yaşandı, bu saldırılarda bir milyardan fazla veri kaydı çalındı.Hollanda merkezli siber güvenlik firması Gemalto tarafından hazırlanan rapor, 2014'te hacker saldırılarında ciddi bir artış yaşandığına işaret etti. Raporda, 2013'e kıyasla güvenlik duvarlarını aşmayı başaran saldırıların yüzde 49 arttığı, çalınan veri oranında ise yüzde 78 artış yaşandığı belirtildi.Gemalto, saldırılarda şahsi bilgi hırsızlığının birinci sırada geldiğini ve saldırıların yüzde 54'ünü oluşturduğunu belirtti. Bu tür saldırılarda bireylerin e-posta adresleri, isimleri, şifreleri ve banka bilgileri gibi verilerin hedef alındığı ifade edildi.Gemalto yetkilisi Tsion Gonen, 'siber saldırılarda yöntem değişikliği yaşandığını ve hacker'ların uzun dönemli kimlik hırsızlığına daha fazla önem verdiğini' belirtti. Gonen, 'elde edilen şahsi bilgilerle hacker'ların çeşitli suçlarda kullanılmak üzere sahte kimlikle hazırlayabileceklerini' söyledi.Herkes tehdit altındaSiber saldırıların giderek büyük bir tehdit haline gelmesi üzerinde ABD hükümeti yabancı ülkelerle istihbarat paylaşımında bulunacak yeni bir ajans oluşturulacağını açıklamıştı. Facebook ise sadece siber güvenlik uzmanlarına yönelik bir platform kurulacağını duyurmuştu.Gonen, 'siber saldırıların daha kişisel hale gelmesiyle belli kişilerin değil, herkesin tehdit altına girdiğini' belirtti. Sony Pictures'ın Kasım 2014'te maruz kaldığı saldırıya da değinen Gonen, firmaların kimlik ve sistemlere erişim kontrolünün yanı sıra, şifreleme işlemlerine daha fazla önem vermesi gerektiğini vurguladı.AA ve Al Jazeera Turk
Reklam
Türkiye Yerli Çip Üretiminde Kararlı
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, 'Yerli çip üretimi konusunda kararlıyız, bu konudaki çalışmaları başlattık' dedi.ASELSAN ve Bilkent Üniversitesi ortaklığında temeli atılan, ülkenin ilk galyum nitrat temelli çip üretimi yapacak fabrikasından sonra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı önderliğinde Türkiye'nin ilk büyük ölçekli seri üretim kapasitesine sahip silisyum temelli çip fabrikası için çalışmalar başladı.Işık, çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Malezya'da AA muhabirine, Türkiye olarak, çip tasarımı yaptıklarını ancak şu ana kadar seri çip üretimi gerçekleştirilmediğini ifade etti. TÜBİTAK laboratuvarlarında çip üretildiğini vurgulayan Işık, 'Fakat seri üretim yapabilecek bir altyapımız yok. Malezya ileçip üretimi konusunda işbirliği yapmak istiyoruz. Bundan dolayı Silterra ve MIMOS'u ziyaret ettik. Yerli çip üretimi konusunda kararlıyız, bu konudaki çalışmaları başlattık' diye konuştu.Bu konuda yoğun çalışma yürüttüklerinin, açılacak fabrika için en doğru ölçeği belirlemek açısından Malezya'daki tesis gezilerini çok önemsediğinin altını çizen Işık, başka ülkelerde de incelemelerde bulunacaklarını dile getirdi.Işık, hazırlık sürecinde yerli silisyum temelli çip fabrikası için en iyi ve uygun teknolojinin hangisi olduğuna karar vereceklerine belirterek, 'Bundan sonra da inşallah ilk çip fabrikasını Türkiye'ye kazandırmış olacağız. Şu an için hazırlıklar sürüyor, gelişmeler olgunlaşınca ilk çip fabrikasının ne zaman açılacağını açıklayacağız' ifadelerini kullandı.'Çip üretiminde en ekonomik teknoloji, silisyum'Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Başkanı Bahadır Tunaboylu da dünyada çip üretiminde tercih edilen silisyum, galyum nitrat ve galyum arsenitten olmak üzere 3 hammadde bulunduğunu ancak en yaygın kullanılanın silisyum olduğunu söyledi. Galyum nitratın en çok LED lamba ve sensör çiplerinde kullanıldığını belirten Tunaboylu, silisyumun ise bilgisayar, cep telefonu, hafıza çipi, dedektör ve amplifikatörler (yükselteç) gibi çok sayıda ürün çeşidinde kullanıldığını ifade etti.Tunaboylu, bu alanda Malezya'nın da entegre devre, paketleme ve elektronik endüstrisi bulunduğunu anlattı. Silterra'nın da bu konuda dünyada önemli oyunculardan olduğunu belirten Tunaboylu, 'Silisyum, dünyada çip üretiminde kullanılan en olgunlaşmış ve en ekonomik teknoloji. Dünyada üretilen çip, işlemci, hafıza ve cihazların yüzde 90 gibi çok büyük bir çoğunluğu silisyum tabanlı teknolojilerle üretiliyor. Türkiye'de bu konuda tasarımdan sonra aynı zamanda üretim konusunda da adımlarını atmak istiyor' değerlendirmesinde bulundu.Silterra ve MIMOSÇip Fabrikası Silterra, 1995'te kuruldu. Dünyanın 15. büyük silikon entegre devre üreticisi haline gelen Silterra, 2001-2013 yılları arasında 2 milyar dolarlık ihracat yaptı. Üretimin yüzde 99'unu ABD, Avrupa, Çin, Tayvan ve Kore'ye ihraç eden fabrika, ilk defa 2001'de silikon levha üretmeye başladı ve şu anda ayda 30 bin silikon levha imal ediyor.Bilgi İletişim Teknolojileri Ulusal Araştırma Merkezi MIMOS ise 1984'te kuruldu. Enformasyon teknolojileri üzerine çalışan MIMOS, Malezya'nın Milli Ar-Ge Merkezi olarak hizmet ediyor. Ülkelerindeki kurumların bilgi güvenliği açıklarını tespit ederek o yönde üretim yapan MIMOS, cihaz ve yazılım geliştiriyor.Mehtap Yılmaz, AA
Şenol Güneş: "Kazanan Biz Olmak İstiyoruz"
Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, pazar günü oynayacakları Beşiktaş maçını değerlendirirken, 'İki takımda ofansif oynuyor. Onlar daha sabırlı, biz ise sabırsızız. Görevimiz iyi futbol oynayıp kendimizi alkışlatmak' dedi.'FUTBOL SEVGİ OYUNU'Şenol Güneş, pazar günü İstanbul Olimpiyat Stadı’nda oynayacakları Beşiktaş karşılaşması için Özlüce Tesisleri'nde bir basın toplantısı düzenledi. Takımıyla ilgili genel bir değerlendirme yapan Şenol Güneş, futbolun sevgi oyunu olduğunu, adil olarak yönetilmesi gerektiğini, adil yönetilmezse ortaya nefretin çıktığını belirtirken şunları söyledi:''Ligde 4'üncü sıradayız. Kupada çeyrek finaldeyiz. Oyun olarak ta her hafta gelişme gösteriyoruz. Yarış devam ediyor. İkinci yarı başladı. İki maç oynadık. Bundan sonra zor maçlar olacak. Bunlardan biri de Beşiktaş karşılaşması.''KAZANAN OLMAK İSTİYORUZ'Pazar günkü maçta bir kazanan bir de kaybedenin olacağına dikkat çeken Şenol Güneş, şöyle devam etti:'Biz kazanan takım olmak istiyoruz. Beşiktaş, yöneticisi, futbolcusu, teknik kadrosu ve taraftarı ile büyük bir camia. Biz de öyleyiz. Rakibimizden oyun olarak aşağıda değiliz. Maç günü Olimpiyat Stadı'nda saha ve tribün şartları nasıl olacak bilemiyorum. Beşiktaş'ın bizim maçtan sonra UEFA Kupası’nda önemli maçı var. Hem Beşiktaş'a hem de Trabzonspor'a UEFA maçlarında başarı diliyorum.'Beşiktaş'tan sonra ligde Çaykur Rizespor, Mersin İdmanyurdu'ndan başka Ziraat Türkiye Kupası'nda üst üste 6 maç oynayacaklarını ifade eden Şenol Güneş, 'Bu mücadelelerde iyi sonuçlar almak istiyoruz. Futbolumuzu daha yukarı çıkarmak hedefindeyiz' diye konuştu.'PERFORMANS DALGALANMASI OLDU'Yoğun maç trafiği nedeniyle oynanan futbolla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Şenol Güneş, bu arada taraftarlarından da daha dikkatli olmalarını isterken şunları sölledi:'Yoğun bir maç trafiği yaşıyoruz. Sakatlıklar ve performans dalgalanması oldu. Taraftarlarımızın maçlarda verdiği destek mücadeleye olumlu yansıyor. Ben özellikle, olumsuz, zarar getirecek unsurlardan vazgeçmelerini istiyorum. Her maçta ceza alıyoruz. Bu parasal kayıptan çok, alınan cezaları itibarsızlık olarak görüyoruz. Biz iyi takım, iyi kulüp olmak istiyoruz. Taraftarlarımızın desteğini istiyoruz. Volkan cezalı. Emre’nin sakatlığı ciddi boyutta. Uzun süre bizimle olamayacak gibi. Belluschi, Şener ve Serdar Aziz’in ufak tefek sakatlıkları var. Serdar, bizimle çalıştı Oyuncularımızı Beşiktaş karşılaşmasına psikolojik olarak hazırlayacağız.''DÜŞMAN YARATILIYOR'Cezalar ve tribün kapatmalar konusundaki görüşlerini de açıklayan Şenol Güneş, Türkiye’de maalesef kötü görüntüler olduğunu, futbolun toplumsal bir olay olduğunun unutmaması gerektiğini anlatırken şöyle dedi:'Futbol herkesin ortak değeri. Ancak son günlerde yok etme savaşı içerisinde düşman yaratmaya başladı. Herkes kendisini haklı görüyor. Yetkililerin daha sorumlu ve dikkatli olmaları gerekiyor. Herkesi hapse, cezaevine atarak suçsuz bir toplum yaratılmaz. Birkaç kişi yapıyor, koskoca tribün ceza alıyor. Bence bu cezaları düzeltmek gerekiyor. Bu cezaların futbolumuzu düzeltmediği bir gerçek. Tribüne gelen taraftarları yeniden kaçırtmamak lazım. Para ve tribün kapatmanın doğru olmadığını bir kez daha gördük.''CEZALARA AKILCI ÇÖZÜM BULUNMALI'Davranışların düzeltilmesi gerektiğini, bu suçu kim yapıyorsa onun cezalandırılması gerektiğini, tüm tribünün kapatıldığını, böylece cezanın verildiği maça gelmeyenlerin de ceza almış olduğunu vurgulayan Şenol Güneş, şöyle devam etti:'Daha akılcı çözüm uygulanmalı. Bu ceza kulübe mi, futbolculara mı, medayaya mı kime veriliyor. Çözmek lazım. İnsanlarla daha fazla ilişki kurmak lazım. Bence para cezası, tribün olaylarını önlemek için yeterli değil. İnsan olarak baktığımızda hepimiz hata yapıyoruz. Çocuğunu döverek düzeltemiyorsanız, yöneten olarak sizde hatalısınız, demektir.''İNSAN DEĞERLERİNİ UNUTTUK'Dilin kirletilmeden düzeltilmesi gerektiğini belirten Şenol Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü:'Cezadan ders çıkartmayınca size nefretle bakıyor. Özellikle sevgiyi ön plana çıkartmalıyız. Bence başka bir yol denenmeli. Kahraman olmak yerine insan olmaya gayret edersek sorunu çözebiliriz. Toplum sevgi ile bir araya geliyor. Sevgi ile kaynaşmayı yaparken adaletli olmak gerekir. Biz insan değerlerini unuttuk. Olumsuz tezahüratı rakip ve hakeme yapılıyorsa bundan inanın ben de rahatsızlık duyuyorum.''TRİBÜNDEN GİDEN SEYİRCİ GELMEYECEKTİR'Son maçtan 250 bin liralık ceza alıp tribün geliriniz 100 binde kalıyorsa, bundan herkes zarar görür' diyen Şenol Güneş, entellektüel bir şehir olan Bursa'nın çirkin gösterilmemesi isterken de şöyle dedi:'Öyle insanların çok olmadığını da biliyorum. Az olanlar da buna dikkat etmesi lazım. Seyirciyi sahaya getirmek için çabalarken, şimdi cezalar seyirciyi tribünden kaçırıyor. İnanın giden seyirci, tribüne gelmeyecektir. Ben de şiddeti andıran tezahüratları kabul etmiyorum. Beni motive edip coşturmuyor. Bütün kulüplerin ceza kurullarına gittiği, yöneticilerin gergin ve çaresiz olduğu ortamdayız. Bu sorun ceza ile çözülemez. Hapise atmak yerine eğitmek lazım. Biz kulüp olarak rahatsısız, Türkiye'de rahatsız.''BEŞİKTAŞ SABIRLI OYNUYOR'Sorulara da cevap veren Şenol Güneş, lig lideriyle oynayacaklarını, Beşiktaş'ın son 2 yılda gerek yönetim, gerekse futbol anlayışıyla iyi yere geldiğini anlatırken de şunları söyledi:'En az hatayı yapan takım. Futbol adına renkli takım. Fenerbahçe ve Galatasaray’a oranla tecrübesiz görüntüsü var. Ama renkli bir takım. Biz daha tecrübesiz takımız. İki takımda ofansif futbol oynuyor. Onlar daha sabırlı, biz ise sabırsızız. Görevimiz iyi futbol oynamak. Seyircimiz olmayacak. Beşiktaş taraftarı da bizi alkışlamalı. Futbolda hücum kadar savunmada var. Gol işin rengi. Sadece hücum değil, savunma da yapacağız. Volkan’ın olmaması için bizim için kayıp. 11 kişi ile sahaya çıkıyoruz. Çıkan en iyi onbir en iyisidir.'YOĞUN TRAFİK YIPRATTIŞenol Güneş, 3 günde bir maç oynadıklarını, bunun da çok yıpranmalarına sebep olduğunu, özellikle kupadaki sert futbolun takımını yıprattığını anlatırken de şunları söyledi:'İnanın futbol oynamak isteyen takımın oyuncuları tekme yiyince, onlarda bu kez atmak düşüncesine gidiyor. Karagümrük maçı çok zor, sıkıntılı geçti. Menajer arkadaşımız ceza aldı. Karabük’te neler gördük, neler yaşadık. Bizim aldığımız cezayla onların aldıkları cezalar arasında büyük farklılıklar var. Cezalarda bize bakış açısı gerçekten çok farklı. Kadromuz geniş değil. 19-20 oyuncumuz var. Serdar, Bakaye, Ozan İpek var. Maçların yoğunluğunu düşünürken, hızlı tempo için fizikselden zihinselde hazırlanmak önemli. İstanbul Başakşehir maçı, moral motivasyonumuzu arttırdı. Her şey iyi sunduğunuzda aynısı olmayınca eleştir elbette gelecektir. Biz düşüşü görmek istemiyoruz. Ancak sürekli iyi oynamak, onun üzerine çıkmak mümkün değil. Patlayıcı gücünüz iyiyse becerilerinizi daha iyi kullanırsınız. Türkiye herkesin beğeni kazandığı takımın istikrarlı şekilde ligi sürdürmesini arzuluyorum. Bunu başarmak için çaba harcayacağız.'Kaynak: DHA
Reklam
Beşiktaş'ta Opare Sevinci
Teknik direktör Slaven Bilic yönetiminde, BJKNevzat Demir  Tesisleri'nde basına kapalı gerçekleştirilen antrenmanda kondisyon ve taktik  çalışmalar yapıldığı bildirildi. Sakatlığı geçen Daniel Opare'nin takımla çalıştığı antrenmana, izinli  olan Alexander Milosevic ile bugün atroskopi yapılacak İsmail Köybaşı, boğaz  enfeksiyonu geçiren Mustafa Pektemek, gribal enfeksiyonu olan Ersan Adem Gülüm,  tedavisi süren Ramon Motta ve bireysel çalışan Cenk Tosun'un katılmadığı  açıklandı. Kulüp başkanı Fikret Orman'ın yanı sıra, ikinci başkan ve futbol  şubesi başkanı Ahmet Nur Çebi ile futbol A takımından sorumlu yönetim kurulu  üyesi Mete Vardar'ın da idmanı izlediği duyuruldu. Beşiktaş, Bursaspor maçının hazırlıklarını yarın akşam yapacağı  antrenmanla tamamlayarak kampa girecek.Sampiy10
Star Wars Kahramanları 80'lerde Yaşasalardı Nasıl Görünürlerdi?
Profesyonel çizgi roman çizeri ve illüstratör Denis Medri, 1985 yapımı The Breakfast Club  (Kahvaltı Kulübü) adlı filmden yola çıkarak Star Wars kahramanlarını 80'lerde geçen bir lise hikayesine yerleştirmiş. Ve sonucunda ortaya oldukça eğlenceli bir çalışma çıkmış. Bize göre de, şayet Star Wars kahramanları 80'lerde lisede olsalardı; kesinlikle böyle görünürlerdi...
Fenerbahçe'ye Egemen'den Kötü Haber
Spor Toto Süper Lig'in 20. haftasında Gaziantepspor'a konuk olacak Fenerbahçe'de Egemen Korkmaz sürprizi yaşanaıyor.Fanatik'in haberine göre, 9 aylık sakatlığının ardından takıma fırtına gibi bir dönüş yapan ve formayı Bekir'den devralan Egemen Korkmaz'a nazar değdi. Sarı Lacivertlilerin bugün gerçekleştirilen idmanına sağ üst adelesindeki sertleşme nedeniyle katılmayan başarılı defans oyuncusu, takımın Gaziantepspor kadrosuna dahil edilmedi. Egemen'in yokluğunda stoperdeBekir İrtegün'ün görev alacağı öğrenildi. Fenerbahçe bugün saat 16.00'da özel uçakla Gaziantep'e hareket edecek.Fenerbahçe Spor Kulübü başkanı Aziz Yıldırım da takımla birlikte Gaziantep'e gideceği belirtildi.Eurosport
Reklam