onedio
Bir Postacının Tek Korkulu Rüyası 'Köpekler' ile İlginç İlişkisi
Postacılık yapan adam gittiği her evin önündeki köpekler ile bir şekilde ilişki kurmuş ve onlar ile bir şeyler konuşuyor. Postacı motorunu gören köpekler de anında yanına koşup uzatacağı çikolatadan almak için can atıyorlar. Hemen hemen hepsi postacıya sakin yaklaşırken iyi gününde olmayıp havlayan da var tabii ki.
Oyuncular Sendikası Ödülleri Açıklandı
Birdman filmi Oyuncular Sendikası Ödülleri’nde en iyi oyuncu kadrosu dalında ödülü kazandı.ABD’de Oyuncular Sendikası Ödülleri (SAG Awards) dün gece açıklandı.Oscar'ın habercilerinden sayılan Oyuncular Sendikası Ödülleri’nin sinema kategorilerinde en iyi oyuncu kadrosu dalında ödülü Birdman filmine verildi.Alejandro González Iñárritu’nun çektiği filmde Michael Keaton, Zach Galifianakis, Edward Norton, Emma Stone, Naomi Watts gibi oyuncular rol alıyordu.En iyi kadın oyuncu ödülünü Unutma Beni’deki (Still Alice) rolüyle Julianne Moore kazandı.En iyi erkek oyuncu ödülüne ise Her Şeyin Teorisi (The Theory of Everything) filmindeki performansıyla Eddie Redmayne layık bulundu.En iyi yardımcı kadın oyuncu Çocukluk (Boyhood) filminde oynayan Patricia Arquette’e verildi.J. K. Simmons da Whiplash’daki başarısıyla en iyi yardımcı erkek oyuncu seçildi. Bianet
ABD UFO Belgelerini Kamuya Açtı
Amatör tarihçi John Greenewald, ABD’nin UFO'larla ilgili gizliliği kaldırılmış bilgileri yayınlaması için 20 yıla yakın süre uğraştı.Son zamanlarda oluşturduğu bir web sitesiyle ABD Hava Kuvvetleri bünyesinde kaydedilen UFO soruşturmalarıyla ilgili 100 binden fazla sayfa belge yayınladı.ABD ordusunun UFO olaylarını araştırmak için 1949-1967 yılları arasında yürüttüğü resmi soruşturma programı 'Project Blue Book (Mavi Kitap Projesi)’ kapsamında dikkat çeken noktalar ise kısaca şöyle:1. Mavi Kitap Projesi'nin çok büyük bir misyonu vardıBBC'ye konuşan UFO araştırmacısı Alejandro Rojas, projenin başlangıcının 1947 Haziran'ına kadar geriye gittiğini söylüyor.Open Minds dergisi editörü Rojas, saygın bir işadamı ve pilot olan Kenneth Arnold’un Washington eyaleti üzerinde uçarken birkaç tane tanımlanamayan uçan cisim gördüğünü ifade ediyor ve Arnold'ın daha sonra bu nesneleri 'sekerek ilerleyen fincan tabaklarına' benzettiğini belirtiyor.O yıllarda medya bu benzetmeyi kullanarak UFO'lara 'uçak fincan tabakları' ismini takmış.Büyük ilgi uyandıran bu olayla birlikte aynı yıl içinde Roswell'e indiği iddia edilen UFO dedikodusu ve benzer vakalar üzerine ABD Hava Kuvvetleri bu konuları araştırmak üzere bir birim kurdu.
Kamuda Çay Tek Şekerle İçilecek, Tuzluk Kalkacak
Sağlık Bakanlığı, 81 il valiliğine tuz ve şeker kullanımı ilgili genelge gönderdi. Bakan Mehmet Müezzinoğlu imzalı genelgede kamu kurum ve kuruluşlarında şeker ve tuz kullanımı ile ilgili düzenleme yapılması istendi. Çay, kahve vb. ikramlarda ve kafe, kantin, lokanta, çay ocağı gibi yerlerde çay şekerinin tek şeker olarak ve mümkünse hijyen açısından ambalajlı şekilde sunulması istenen genelgede yemekhane, lokanta vb. hizmetlerde masalardan tuzlukların kaldırılması gerektiği bildirildi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 81 il valiliğine 'Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Şeker ve Tuz Kullanımı ile İlgili Düzenleme' başlıklı bir genelge gönderdi. Dünyada en önemli halk sağlığı sorunu olarak kabul edilen bulaşıcı olmayan hastalıkların, ülkemizde her geçen gün sayısı hızla artan ölümlerin başlıca nedenlerinden olduğu belirtilen genelgede, erken ölümlere yol açan ve kişilerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bulaşıcı olmayan hastalıklardan önleyici yaklaşımların geliştirilmesinin zorunlu olduğu kaydedildi.Değiştirilebilir temel risk faktörlerinden olan yetersiz ve dengesiz beslenmenin önlenmesinin bulaşıcı olmayan hastalıklardan korunmada güncel stratejilerden birini oluşturduğu ifade edilen genelgede, 'Toplumdaki bireylerin aşırı şeker ve tuz tüketiminin de yer aldığı beslenme bilgi, tutum ve davranışlarını olumlu yönde değiştirecek faaliyetler bu stratejilerin kapsamındadır' denildi.Aşırı şeker ve tuz tüketiminin değiştirilebilir bir sağlıksız beslenme sorunu olduğu hatırlatılan genelgede, şu ifadelere yer verildi: 'Özellikle oluşumunda aşırı şeker ve tuz tüketiminin önemli bir etken olduğu obezite, diyabet, hipertansiyon ve kanser gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar dünyada önlenebilir ölüm nedenleri içerisinde birinci sırada yer almaktadır.Dünya Sağlık Örgütü'nün son yayınlarında bulaşıcı olmayan hastalıkların ve diş çürüklerinin önlenmesinde günlük şeker alımının, günlük kalori ihtiyacının yüzde 5'ine indirilmesi gerektiğine dikkat çekilmektedir. Ayrıca ülkemizde yapılan bilimsel çalışmalarda tuz tüketiminin Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği değerin yaklaşık üç katı kadar olduğu gösterilmiştir.'Genelgede, Türkiye sağlıklı beslenme ve Hareketli Hayat Programı ve Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı kapsamında tüm kamu kuruluş ve kuruluşlarında alınması gereken önlemler şu şekilde sıralandı: 'Çay, kahve vb. ikramlarda ve kafe, kantin, lokanta, çay ocağı gibi yerlerde çay şekerinin tek şeker olarak ve mümkünse hijyen açısından ambalajlı şekilde sunulması, yemekhane, lokanta vb. hizmetlerde masalardan tuzlukların kaldırılması, dileyenlerin tuz almak için ayrı bir yerde mümkünse 0,5-1 gr'lık kağıt poşetlerde halinde bulundurulan tuzu alarak kullanmalarının sağlanması şeklinde genelge mevcuttur.'CHA
Reklam
Akıllı Telefon Reklamıyla Dolandırıcılığa 28 Yıl Hapis İstendi
'219 liraya akıllı telefon' reklamı yaparak parasını aldıkları kişilere 'oyuncak' veya bozuk telefon gönderdiği ileri sürülen 2 kişi hakkında 28'er yıla kadar hapis istendi.Bazı küçük televizyon kanallarına, 219 liraya 'akıllı telefon' sattıkları yönünde reklam veren, ancak parasını aldıkları kişilere 'oyuncak', 'bozuk' ya da 'farklı' telefon gönderdiği ileri sürülen akraba iki kişi hakkında, 4 kişiyi bu yolla dolandırdıkları gerekçesiyle toplam 8'er yıldan 28'er yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.Cumhuriyet Savcısı Ersin Akdere'nin hazırladığı iddianamede, müştekilerden Sebahattin Tatlılıoğlu'nun Ankara'dan, Kadir Evlice'nin Antalya'dan, Gül Ulutaş'ın Sapanca'dan ve Mehmet Zahir Taş'ın Kulp'tan suç duyurusunda bulundukları belirtildi ve müştekilerin beyanları özetlendi.Buna göre müştetiler şikayetlerinde, bazı küçük televizyon kanallarında, İstanbul'daki bir numarayla bağlantı kuranlara, 219 ya da 220 liraya, 'garantili', akıllı cep telefonu gönderileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine sipariş verdiklerini anlattılar.Müştetilerden Tatlılıoğlu, parayı ödeyip, kargoyu aldığında kutu içinden 'oyuncak şeklinde, çalışmayan telefon', Evlice 'başka bir telefon', Ulutaş 'arızalı bir telefon', Taş ise 'sahte bir telefon' çıktığını beyan ettiler ve bunları iade etmelerine karşın, paralarını ya da vaat edilen telefonu alamadıklarını aktardılar.Şikayetler üzerine başlatılan soruşturmaların bağlantılı olduğu, bu nedenler soruşturmaların, müştekilerin parayı yatırdığı posta çeki hesabının bulunduğu yerde yetkili olan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında birleştirildiği ifade edilen iddianamede, sanıklardan Muhammet K. ile Eşref K'nin ifadeleri özetlendi.Muhammet K, firma sahibi olduğunu belirterek, 'call center' yöntemiyle pazarlama yaptıklarını kaydetti. Posta çeki hesabının firmasına kayıtlı olduğunu ancak diğer şüpheliye vekalet verdiğini anlatan Muhammet K, müştekilerin iddialarındaki akıllı telefonu sattığını 'söylemediğini', Tahtakale'den Çin malı akıllı telefonları alıp, isteyenlere sattığını iddia etti ve suçlamaları reddetti.Sanık Eşref K. ise Muhammet K'ninkine benzer bilgiler verdikten sonra, 'firmanın, televizyon ve radyo kanallarına reklam verdiğini, telefonların orijinal olmayan, replika ürünler olduğunu' söyledi ve suçlamaları kabul etmedi.İddianamede, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, 'garantili, orijinal ürünler' sattıkları yönünde yanıltıcı reklamlar verdikleri, müştekilerden bu yolla para aldıkları, ancak değersiz ürünler gönderdikleri kaydedildi ve 'basın yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık' suçunu işledikleri belirtildi.Sanıkların, bu suçu 4 müştekiye karşı işlemeleri nedeniyle 8'er yıldan 28'er yıla kadar hapisleri istendi.Müştekilerden Tatlılıoğlu, AA muhabirine, 'Reklamı gördüğümde bayramdı. Numarayı arayan herkese faturası, garantisiyle bayram hediyesi olarak telefonu göndereceklerini söylüyorlardı. Ama, oyuncak tabir edilen telefonlardan çıktı. İnsanları kandırdıkları için şikayetçiyim' dedi.Barış Kılıç, AA
AYM'den Haşim Kılıç Açıklaması
Anayasa Mahkemesi, basında yer alan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın bir siyasi partiye katılacağına ilişkin iddiaları yalanladı.Mahkeme tarafından yapılan yazılı açıklamada konu ile ilgili 'Bazı yazılı ve görsel basın organlarında Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç’ın bir siyasi partiye katılacağı yönünde haberler yer almaktadır. Bu tarz haberlerin gerçekle ilgisi bulunmamaktadır' ifadeleri kullanıldı.DHA
Reklam
Dev Göktaşı Dünyayı Teğet Geçti
Yaklaşık yarım kilometre çapındaki bir göktaşı, bugün dünyanın 1 milyon 250 bin kilometre yakınından geçti.Gökbilimciler, bu mesafe ayın dünyadan uzaklığının yaklaşık üç katı olmasına karşın, '2004 BL86' adı verilen göktaşının dünyaya 'teğet geçeceğini' belirtmişlerdi.Güneşin çevresini 1,8 yılda dolaşan göktaşı, 11 yıl önce keşfedilmişti.Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi yetkilileri, bunun 2027 yılına kadar, dünyanın bu kadar yakınından geçen en büyük göktaşı olduğunu belirtiyor.65 milyon yıl önce2027'de 1999 AN10 adlı göktaşının dünyanın 30 kilometre yakınından geçeceği tahmin ediliyor.Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi Dünya'ya Yakın Cisimler Programı, halihazırda dünyanın yakınlarından geçen 11 binden fazla gök cismini izliyor.
F Klavye İngilizce'den Arındırılıyor
F klavyelerdeki yabancı kelimelerin yerine Türkçeleri konulacak.Klavyeden tabelalara, yangın merdivenlerinden otel danışmalarına kadar pek çok nokta için Türkçe seferberliği başlatıldı. AK Parti AR-GE Başkanlığı koordinasyonunda, kasım ayında “Medeniyetimizin Öznesi Türkçe: Fırsatlar ve Tehditler” konulu bir çalıştay yapılmıştı.Çalıştaydan çıkan görüşler doğrultusunda harekete geçen parti yönetimi, ilgili kurumlar nezdinde görüşmeler yürütüyor. Atılan bazı adımlar ise şöyle:Kamuda F klavyeye geçilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde genelge yayımlanmıştı. Uzman bir ekip, klavye standardını yenilemek üzere çalışma yürüttü. F klavyelerdeki yabancı kelimelerin yerine Türkçeleri konulacak. “Delete” yerine “Sil”, “Insert” yerine “Ekle”, “Enter” yerine “Giriş”, “Pause” yerine “Dondur” gibi kelimeler olacak.F KLAVYEYE TL AMBLEMİAyrıca, euro ve doların amblemlerinin yanına, Türk Lirası'nın (TL) amblemi de konulacak. Bu konuda, klavye üreticisi firmalarla görüşmeler yapıldığı kaydedildi. Yine â, î,û gibi uzatma ve inceltme olan harflerin tek bir tuşla yazılabilmesi için de bir klavye yazılımı üzerinde çalışılıyor. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) de çalışmalara destek veriyor. Hem “Türkçe” hem de “yabancı dil” seçeneği barındıran bir tabela standardı üzerinde çalışılıyor. Yangın merdivenini gösteren “Exit” yazılı tabela yerine “Çıkış” yazılması ve daha küçük puntolarla “Exit” ifadesinin de tabelada yer alması planlanıyor. Aynı şekilde, otellerde “Resepsiyon” tabelasında “Danışma” ifadesi ana karakter olacak. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem, “Bizim anlayışımıza göre, birisi varsa, diğeri olmasın diye bir şey yok. Kimseye yasak getirmeyi doğru bulmuyoruz. Ancak dilimizi de korumak için gerekli tedbirleri alıyoruz” dedi.TÜRKÇE TABELAYA DÜŞÜK VERGİTürkçe tabelayı teşvik etmek için de bir dizi tedbir planlanıyor. Bunların başında ise “teşvik” formülü geliyor. Yabancı kelimelerden oluşan tabelalara bir sınırlama olmayacak ancak bunun bir bedeli konulacak. Tabelalarda Türkçe isim tercih edenlerden daha düşük ilan ve reklam vergisi alınacak.İHA
Birgül Ayman Güler CHP'den İstifa Etti
CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler partisinden istifa etti. Güler yazılı açıklamasında 'Bugünkü yapı, ideolojisi bakımından milletvekili olduğum CHP değildir. İstifa ettiğim parti CHP değil, politik bakımdan tutarsız bir yapıdır' dedi.Güler, Parti Disiplin Kurulu'nun kendisi hakkındaki kararını beklemeden istifa dilekçesini Meclis Başkanlığı'na sundu. Yazılı bir açıklamayla kararını duyuran İzmir Milletvekili Güler parti yönetimine sert eleştiriler yöneltti. Güler CHP'nin Anayasa'dan Türk vatandaşlığını kaldırma hedefine destek veridiğini, çözüm sürecinde 'üçüncü göz'e kapı açan yasal düzenlemelere ortak olduğunu savundu. 'Bugünkü yapı, ideolojisi bakımından milletvekili olduğum CHP değildir.' ifadelerini kullanan Güler 'Gerçek dışı soykırım suçlamalarının, yeni CHP yöneticileri tarafından Türkiye’nin kendini ifade etme olanakları bastırılarak desteklendiğini' öne sürdü:Güler 1915 olaylarının 100.yılında 'soykırımla yüzleş' pankartını taşıyan genel merkez yöneticilerinin bu desteği somut şekilde ilan ettiğini öne sürdü, diğer gerekçelerini şöyle sıraladı: 'Laiklik ilkesini sekülerlik haline dönüştürme gayreti, eğitimi geriletip parçalayan saldırılara sözde pedagojik gerekçeli etkisiz muhalefette ve inkarla örtülen ittifaklarda kanıtını bulmuştur. Yeni-chp, ulusal ekonomi anlayışını terk etmiş, ulusal üretken sektörler için değil küresel mali piyasaların faiz çıkarlarını gözeten bir yapı olmuştur. Gelir dağılımında adalet ilkesini terk edip, neo-liberalizmin yoksullukla mücadele politikalarına sıkışmıştır. Devletçilik ilkesi zamanı geçmiş sayılırken, özelleştirme adeta doğal politika olarak kabul edilmiştir. Halkçılık içi boş retorik olarak nitelendirilip bir yana atılmış, planlama ve sosyal devletle kalkınma yerine piyasa dinamikleriyle küresel ekonomiye bağlılık teslimiyeti getirilmiştir.''Yeni CHP, partiyi ve örgütünü tasfiye etme işlevi görüyor'İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler CHP'deki yeni yapının parti programına ve kurucu ilkelerine aykırı olduğunu, yetkili kurullar dışlanarak ortaya çıktığını savundu. Güler, Kılıçdaroğlu'nun yeniden genel başkan seçildiği olağanüstü kurultayda 'delegelerin oyunu alamayanların hile ile parti yönetimine sokulduğunu' iddia etti:'Genel başkanlık, yetkili kurulların dışında alınan kararların tek kişilik yürütme makamına dönüşmüştür. Yetkililerin sorumluluğu ve hesap verme zorunluluğu yok edilmiştir. Son Kurultay, kırılma noktasıdır. Kurultay delegesinin onayını alamayan kimselerin Kurultay’a karşı hile yoluyla yönetici koltuklarına oturtulması da başka söze gerek bırakmaz. Hiçbir gerçek neden yokken ilçe – il kongreleriyle Kurultay’ın ertelenmesi, tüzüğe aykırı yönetmelik değişiklikleri yapma cüreti sergilenmesi, değişiklik adı altında Parti’nin Altıok Programı’nı ortadan kaldırma hazırlıkları, disiplin sürecinin tasfiye amacıyla kullanılması, Parti’nin cumhuriyetçi ve halkçı olmayanların istila harekatını tamamlama adımlarıdır.''Halk için değil iktidar için güvence'Güler, CHP'nin halka güven vermediğini, seçmeni ve parti üyelerini umutsuzluğa sürüklediğini savundu. Güler, 'CHP yabancısı bu yapı 2015 seçimlerinde ve sonrasında halkımız ve seçmenimiz için değil, mevcut iktidar için güvencedir.' ifadelerini kullandı. Güler İzmir Bağımsız Milletvekili olarak görevini sürdüreceğini, 2015 seçimlerinde 'Cumhuriyet için büyük birliğin sağlanması, bağımsız Türkiye hedefiyle Mustafa Kemal Atatürk ve Altıok Programı çerçevesinde güçlü bir siyasal seçenek üretilmesi için üzerine düşeni yapacağını' da açıklamasında vurguladı. Güler'le ilgili süreçİzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, 30 Mart seçimlerinde partisinin Cemaat ile ittifak yaptığını öne sürdü, 'İllerde ve ilçelerde Cemaatin çeşitli unsurlarının CHP ile yürüdüğünü hepimiz gördük' dedi. Güler, bu sözleri nedeniyle 'parti suçu oluşturan tutum ve davranışları' gerekçe gösterilerek 'kınama cezası' ile cezalandırılmak üzere, parti tüzüğünün 68'inci maddesi uyarınca Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildi. Güler, CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan'ın başkanlığını yaptığı YDK'ya yazılı savunmasını gönderdi. Güler YDK'nın bu savunmasının ardından vereceği kararı beklemeden partisinden istifa ettiYDK dışında Güler, grup yönetimi tarafından bir yıl süreli geçici olarak gruptan çıkarma istemiyle bu kez Grup Disiplin Kurulu'na sevk edilmişti. Al Jazeera
Reklam
Dünü ve Bugünü ile Syriza: Yunanistan Solunun Başarı Hikayesi
Syriza, 2004 seçimleri öncesinde koalisyon arayan kitlelerin birleşmesi ile ortaya çıkmıştır. O dönemde Synapismos öncülüğünde bir araya gelen altı oluşumla kurulan Radikal Sol Koalisyon, ilk seçimlerde % 3.3 oy aldı ve 6 üye ile parlementoya girdi. Ancak koalisyonun büyük partisi Synapismos'un 6 sandalyeden 3'ünü alması tartışma yarattı ve koalisyondan ayrılanlar oldu. 2007 seçimlerinde ise Syriza oylarını 120.000 artırarak, % 5.04 oy oranı ile ülkede büyük bir sürpriz yaptı. Bunun ardından, bazı partiler ve örgütler Radikal Sol Koalisyon'a katılma kararı aldı.
En Kötü Uyandırma Şakaları
En berbat uykudan uyandırma şakaları. Eğer ortamda bu videodaki insanlar gibi birileri varsa asla gözünüzü bile kırpmayın!
Reklam
25 Maddede "Samimiyetin Şehri" Bursalı Olmak
Bursa sıfatların bile tarif edemediği o samimiyetin şehridir. Güzelliktir Bursa. Takımıyla, tarihiyle, sokaklarıyla, insanıyla hep birlikte, el ele olmaktır Bursa. Yeşilliği ile ün salmıştır, şimdilerde Yeşil Bursa demezler ama yaşayan bilir, her anında Yeşildir Bursa. Uludağ'ın eteklerinde yaşamanın verdiği uykusuzluktur. Soğuk mevsimin içindeki sıcaklıktır.
İkinci Kayak Ölümü
Palandöken’de bir genç Palandöken Kayak Merkezi'nde minderle kaymak isterken hayatını kaybetti. Uludağ’da da 8 yaşındaki bir çocuk kızaktan düşerek ölmüştü.Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi 3'üncü sınıf öğrencisi, 25 yaşındaki Mehmet Akif Koyuncu, gece üç arkadaşı ile çıktığı Palandöken Kayak Merkezi'nde suni kar püskürtme direklerinin etrafına koruyucu olarak sabitlenen minderle kaymak isterken hayatını kaybetti.Olay Pazar günü saat 23.00 sıralarında Palandöken Kayak Merkezi'nin Dedeman Oteli arkasındaki 10 numaralı pistte meydana geldi. Erzurum Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde tekniker olarak çalışan ve Veteriner Fakültesi'nde okuyan Mehmet Akif Koyuncu dört arkadaşı ile birlikte çıktığı Palandöken Kayak Merkezi'nde, kayak pistlerine suni kar yağdıran direklerin çevresine çarpmalara karşı sarılan güvenlik minderlerinden birini söktü. Minderle kaymaya başlayan gençler, komisyon kararı ile kapalı bulunan ve işaretlerle girilmesi yasaklanan bölgeye girdiler. Arkadaşlarından birini arkasına alarak hızla kaymaya başlayan Mehmet Akif Koyuncu, pistin sol tarafındaki tahta kar perdesine çarptı. Koyuncu kazada ağır yaralandı, arkasında bulunan arkadaşı ise yara almadan kurtuldu.Arkadaşları 156 jandarmayı arayarak yardım istedi. Kısa sürede olay yerine giden jandarma arama ve kurtarma timleri Mehmet Akif Koyuncu'yu ambulansla hastaneye kaldırdı. Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde doktorların tüm çabalarına karşın Koyuncu kurtarılamadı..Milli kayakçı Aslı Nemutlu da 12 Ocak 2012'de Palandöken’de antrenman yaparken dengesini kaybedip kar perdelerine çarparak yaşamını yitirmişti.Bir günde iki ölümPazar günü Uludağ 2. Oteller Bölgesi'nde de annesi Ceyda Uymuşlar ile birlikte kızakla kayan 8 yaşındaki Elif Uymuşlar dengesini kaybederek düştü, dere yatağının yakınındaki bir kayaya çarptı. Ağır yaralanan Elif Uymuşlar’a ilk müdahale olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapıldı.Çarpmanın etkisiyle kaburga ve akciğerinin zarar gördüğü belirlenen çocuk, ambulans helikopterle Çekirge Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Ancak Uymuşlar burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.DHA
Reklam
Esad: 'Suriye'de Olanlardan Bizzat Erdoğan Sorumlu'
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı IŞİD'i desteklemekle suçladı, 'Olanlardan bizzat o sorumludur' dedi.Amerikan dış politika dergisi Foreign Affairs'e konuşan Esad, 'Erdoğan, El Kaide'nin tabanını oluşturan Müslüman Kardeşler ideolojisine bağlıdır' diye konuştu ve ABD'nin Türkiye'ye baskı yapmasını istedi.Esad'ın mülakatından bazı bölümler şöyle:Foreign Affairs: ABD'nin IŞİD'le mücadelede daha aktif olmasını mı istiyorsunuz?Beşar Esad: Mesele sadece askeri açıdan daha fazla aktif olmak değil. Çünkü bu sadece askeri bir mesele değil. Siyasi bir mesele. ABD'nin Türkleri ne kadar etkilemek istediğiyle ilgili. Çünkü teröristler hava saldırılarına bu kadar uzun süre dayanabiliyorlarsa, Türkler onlara silah ve para gönderiyor demektir. ABD, El Kaide'ye desteğini kesmesi için Türkiye'ye baskı yaptı mı? Hayır yapmadı. Bu yüzden mesele sadece askeri değil. Bu birincisi. İkincisi askeri açıdan daha fazla aktif olmaktan söz ediliyorsa - Amerikalı yetkililer bunu açıkça kabul ediyor- asker göndermeden somut olarak bir şey elde edemezler. Askeriniz olmazsa, kime güveneceksiniz?Foreign Affairs: Yani Amerika'nın daha fazla ne yapmasını istiyorsunuz? Türkiye'ye daha fazla baskıdan söz ettiniz.Beşar Esad: İsyancıları desteklememeleri için Türkiye'ye baskı, Suudi Arabistan'a baskı, Katar'a baskı. İkincisi bu tür saldırıları gerçekleştirebilmesi için hükümetimizden izin isteyerek Suriye'yle yasal işbirliği yapması. Bunu yapmadılar ve şu anki saldırıları yasa dışı.'Türkiye'nin desteği olmasa isyancıları yenmek mesele değil'Foreign Affairs: İsyancıları askeri açıdan sonunda yenebileceğinizi düşünüyor musunuz?Beşar Esad: Dış destekleri olmazsa, mühimmat yardımı olmazsa ve Suriye içinde saflarına yeni teröristler katmazlarsa onları yenmek sorun değil. Bugün bile askeri açıdan bir sorunumuz yok. Ama sorun sürekli yardım almaları. Özellikle de Türkiye'den.Foreign Affairs: En fazla kaygı duyduğunuz komşunuz Türkiye öyle mi?Beşar Esad: Kesinlikle. Lojistik olarak, teröristler Suudi Arabistan ve Katar'dan mali destek alıyorlar. Ama Türkiye üzerinden.Foreign Affairs: Bizzat Erdoğan'ı mı suçluyorsunuz? Bir zamanlar onunla ilişkileriniz oldukça iyiydi.Beşar Esad: Evet. Çünkü o El Kaide'nin tabanını oluşturan Müslüman Kardeşler ideolojisine bağlıdır. Müslüman Kardeşler, 20'inci yüzyılın başlarında şiddet içeren siyasi İslam'ı özendiren ilk siyasi İslami örgüttür. O (Erdoğan), sıkı sıkıya buna bağlıdır ve bu değerlere inanmaktadır. Fanatiktir ve bu yüzden hâlâ IŞİD'i desteklemektedir. Olanlardan bizzat sorumludur.BBC Türkçe
Reklam