Ünal Aysal: "Ben Başkan Olduğum Gün Boş Bir Kasa Devraldım"
Toplantıda üyelerin konuşmasının ardından son söz eski başkan Ünal Aysal'a verildi. İşte Aysal'ın açıklamaları:'Uzun bir konuşma hazırlamıştım ama kenara koyuyorum. Durduk yere Avrupa'nın 17. büyük takımı olamazsınız. Küçülerek hiçbir kulüp istikbalini bulamaz.''Size birkaç netice rakam vereceğim. Bunlar da sizi huzurlu bir şekilde eve götürecek... Biz elimizdeki bir malın değerini kendimiz düşürmedik. Sportif A.Ş ile Futbol A.Ş'yi birleştirdiğimizde düşürdük. O dönem bütün hisse senetlerinin değeri düştü. Nedeni ise 3 Temmuz'dur. Bizim biraz daha fazla düşmesinin sebebi şirket birleşmesi. Biz risk altındayız, batıyoruz, öldük diye bir şey yok. Bilakis bütün rakamlarda iyileşme var.''Parayı yönetmek kolaydır. Biz borcu yönettik. Göreve geldiğim gün bir masa, bir boş kasa aldım. Kimse bana servet vermedi.''Galatasaray 2011'de başarıya aç bir kulüptü. Rakiplerimizin arkasında her branşta ezik bir durumdaydık. 2011'den sonra hep şampiyonluğa oynayan bir kulüp olduk. Bizden önce futbolda üçüncü, beşinci, sekizinci oluyorduk. Biz geldik hep lider olduk. Bunun bir bedeli vardı... Yönetimler nankör pozisyonlardır. Herkes bir şey ister. Sürekli çözüm beklenir.''Galatasaray vergi ödemiyor diyorlar ya. 3.5 sene içinde 235M TL vergi ödemişiz. Diğer kulüpler 140 ödedik diye övünürken.''Bizim kupalarımızı, başarılarımızı teker teker saymamıza gerek yok. Biz bunun için geldik. Sloganımız 'başarı'ydı. Biz başarı için gelmiştik. Bunun da bir bedeli vardı ve bunlar ödendi.''Transfer ettiğimiz oyuncuların hepsi teknik direktörlerin tavsiyeleri sonucunda geldi. Aynayı nereden tutarsanız, traşı oradan daha iyi görürsünüz!''Bizim en büyük hatamız kurallara aşırı derecede güvenmek oldu. Galatasaray terbiyesi bize bunu öğretti. Sizi endişeye sokan, Ağustos 2014'ten bu yana medyada yapılan her şeyin kötüye gittiğine dair algı operasyonudur. Bize hiçbir algı operasyonu işlemedi. Daha sonrası için de işleyeceğini sanmıyorum. Bu kumpas yürümeyecek.''Sizlerin vereceği karara saygım sonsuz. Sizlere olan sevgim sonsuz.''Hiçbir şeyden korkum olmadığını biliyorsunuz. Korkum olsa 2011'de o şartlarda görevi almazdım. O günkü genel kurulda, itibarımı kaybettiğimi ve bana olan güvenin kaybolduğunu hissedip görevi bırakma kararı aldım. Anlıktı.''Oylama gitmeyin. İki ayrı ibra yapalım. İki ibrayı ben kabul ediyorum. Benim arkadaşlarım da kabul ediyor.'Haberturk
Chrome'a Veri Tasarrufu Özelliği
Google'ın popüler web tarayıcısı Chrome, artık masaüstü kullanıcıları için Chrome Veri Tasarrufu özelliğine sahip. Peki, Chrome veri tasarrufu nasıl kullanılıyor?İnternet dünyasında en çok kullanıcıya sahip tarayıcılardan Google Chrome, artık yükleyebileceğiniz bir eklenti ile çok daha az kota harcayacak.Google'ın mobil Chrome tarayıcısında dahili olarak sunduğu veri sıkıştırma özelliği, artık masaüstü Google Chrome kullanıcıları tarafından da kullanılabilecek.Ancak bu özellik, mobilde olduğu gibi tarayıcı içerisinde dahili olarak değil, henüz Beta aşamasında geliştirilmeye devam edilen Chrome Veri Tasarrufu eklentisi ile gerçek olacak.
Kenya'da Yolsuzluk Suçlamaları Üzerine 4 Bakan Görevlerinden Çekildi
Kenya'da yolsuzluk suçlamalarında adı geçen dört bakan kendi istekleriyle geçici olarak görevlerini bıraktı. Ayrıca altı bakan yardımcısı ile bir büyükelçi de görevlerinden çekildi.Kenya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Manoah Esipisu, cuma günü Devlet Başkanı Uhuru Kenyatta'ya Etik ve Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu'nun sunduğu yolsuzluk raporunda adı geçen bakanlar, bakan yardımcıları ve büyükelçinin görevlerinden ayrıldıklarını söyledi.Sözcü Esipisu, Devlet Başkanı Kenyatta'nın komisyonun soruşturmasına olanak vermesi için bakanların kendi istekleriyle görevden çekilmesini talep ettiğini belirtti. Esipisu, bakanların yerine vekil atandığını ifade etti.Dört bakan arasında yer alan Tarım Bakanı Felix Koskei, endisine yöneltilen suçlamalar nedeniyle soruşturma süresince görevinde olmayacağını açıkladı. Hakkındaki suçlamalara dair bilgisi olmadığını söyleyen Koskei, komisyona giderek suçlamaların niteliğini öğreneceğini ve yazılı ifade vereceğini dile getirdi.Kenya Devlet Başkanı Kenyatta, cuma günü parlamentoda yaptığı konuşmada, yolsuzlukla mücadelede kararlı olduğunu, kimsenin dokunulmaz olmadığını söylemişti.Kaynak: Anadolu Ajansı
Kamyonun Altından Kurtarılan 6 Yaşındaki Yusuf, O Anları Anlattı
Belediyeye ait kamyonun altında kalan ve yaralı kurtarılan 6 yaşındaki Yusuf Durmaz o anları anlattı. Yusuf Durmaz, 'Ben oynuyordum, o sırada kamyonun altına girdim' dedi.Sivas’ta belediyeye ait kamyonun altında kalan ve yaralı kurtarılan 6 yaşındaki Yusuf Durmaz’ın kalçasında 2 kırık bulunduğu, sağlık durumumu iyi olduğu öğrenildi. Minik Yusuf, 'Ben oynuyordum, o sırada kamyonun altına girdim' dedi.Kaza, dün saat 14.00 sıralarında Akdeğirmen Mahallesi 17’inci sokakta meydana geldi. Vali Reşit Paşa İlkokulu ana sınıfına giden Fahrettin-Şükran Durmaz çiftinin 2 oğlundan küçüğü olan Yusuf Durmaz, oynamak için dışarı çıktı. Oyuncak kum arabası ile oynadığı sırada komşuları olan belediye çalışanı 29 yaşındaki Mustafa Bulut, Sivas Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne ait 58 NF 991 plakalı park halindeki kamyonu çalıştırarak hareket etti. Küçük Yusuf’u fark etmeyen sürücü hareket edince, yanında oynayan Yusuf Durmaz, kamyonun sağ ön tekerinin altında kaldı.
Özgecan'ın Katil Zanlısının Eşinin İkinci Kez İfadesi Alınmış
Mersin'in Tarsus İlçesi'nde öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın katil zanlısı 26 yaşındaki Ahmet Suphi Altındöken'in eşi Neslihan Altındöken'in ifadesinde çelişki olup olmadığının belirlenmesi için ikinci kez ifadesinin alındığı ortaya çıktı.Özgecan Aslan cinayetiyle ilgili Aslan Ailesi'nin avukatları, Altındöken'in eşi Neslihan Altındöken'in ifadelerinde herhangi bir çelişki olup olmadığının belirlenmesini talep etti. Başvuru üzerine Cumhuriyet Savcısı, katil zanlısı eşine lanetler yağdıran Neslihan Altındöken'in yeniden ifadesinin alınmasını istedi.Eşi Altındöken ile ona yardım etmekten tutuklanan kayınpederi Necmettin Altındöken ve arkadaşları Fatih Gökçe'ye yardım edip etmediği de araştırılan Neslihan Altındöken, geçen hafta Tarsus İlçe Jandarma Komutanlığı'na götürüldü. Neslihan Altındöken, daha önceki ifadelerini tekrarladı. Altındöken'in ifadesinde olayla herhangi bir ilgisinin olmadığını söylediği belirtildi.YARDIM VAR MI?Öte yandan cinayeti soruşturan Cumhuriyet Savcısının, zanlılara yardım edilip edilmediği konusunda incelemesini  de derinleştirdiği bildirildi. Savcılık, katil zanlıları Suphi Altındöken, babası Necmettin Altındöken ve arkadaşı Fatih Gökçe'nin telefonlarını mercek altına altı. 3 şüphelinin  olay günü yaptıkları tüm görüşmelerin detayları Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'ndan (TİB) istendi.Yapılacak soruşturmada Suphi Altındöken'in eşi dahil, olayla ilgisi belirlenecek zanlıların yakın akraba ve çevrelerinde bulunanlar hakkında da 'yardım ve yataklık ile suç delillerini karartma' yönünden işlem yapılabileceği bildirildi.O GECEYİ ANLATMIŞTINeslihan Altındöken, olaydan sonra kendisine telefonla ulaşan DHA muhabirine, şöyle demişti:'Çok telaşlıydı, eve girer girmez lavaboya giderek elini yüzünü yıkadı. Yüzünde tırnak izleri ve sıyrıklar vardı. Ne olduğunu sorduğumda, kavga ettiğini söyleyip geçiştirdi. Kıyafetini değiştirip hemen evden çıktı. Yakalandığı gece jandarma ekibi gelerek beni de ifadeye götürdü. Allah onun belasını versin, onun en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum. Ona kesinlikle üzülmüyorum, çünkü hem Özgecan'ın hayatını, hem de bizim hayatımızı bitirdi. Lanetler olsun ona.'DHA
Yerli Sismik Araştırma Gemisi 'TURKUAZ' Denize İndirildi
Tasarımı Türk mühendisler tarafından gerçekleştirilip üretilen MTA TURKUAZ gemisi, Tuzla'daki İstanbul Tersanesi'nde denize indirildi.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Tuzla'daki İstanbul Tersanesi'nde Maden Tetkik Arama (MTA) için üretilen yerli sismik araştırma gemisi 'TURKUAZ'ın denize indirilme töreninde yaptığı konuşmada, sismik araştırma gemisi 'TURKUAZ'ın üretilmesinin çok hayırlı bir iş olduğunu belirtti.Arınç, 'Bu, Türkiye'de üretilmemiş, bütün malzemeleriyle işçiliğiyle tüm emeğiyle Türkiye'de yapılmamış olsaydı, biz bunun çok da fazlasını belki yurtdışından almak suretiyle bütçemizden karşılamış olacaktık veya Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın imkanlarından faydalanmış olacaktık. Türkiye'de bunu üretmekle fevkalade güzel, hayırlı bir iş yaptığımızın da bilinmesini isterim' dedi.'Fevkalade güzel bir iş yaptığımızın bilinmesini isterim'Sismik geminin teknik özellikleri hakkında bilgi veren Arınç, geminin 86 metre boyu, 23 metre genişliği ve büyüklüğünün yanı sıra sismik operasyon kabiliyeti, ekipman ve laboratuvar imkanlarının bulunduğunu anlattı.Gemideki helikopter platformu hakkında da bilgi veren Arınç, daha önce de Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın yerli malı helikopter üretimi ve gemilerin denize indirilmesi törenlerine katıldığını ve bunun gurur verici olduğunu dile getirdi.Taner Yıldız: Turkuaz, sadece kendi denizlerimizde maden aramayacakEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da 'MTA Turkuaz, sadece kendi denizlerimizdeki madenleri değil, ilişkileri geliştirdikleri bütün ülkelerle beraber bu tür çalışmaları yürütecek' dedi.Söz konusu geminin depreme sebep olan fayların belirlenmesinden, derin denizlerdeki kirlilik oranlarının bilimsel çalışmalarına kadar bir çok alanda katkı koyacağını anlatan Yıldız, 'Bu bizim tersanelerimizin ne kadar güçlü olduğunu göstermek açısından da önemli. Denizlerimizden elde edeceğimiz iyi haberlerle, müjdeli haberlerle, şu ana kadar alabilmiş değiliz, bir petrol ya da doğalgaza rastlıyor olabilmemizle beraber sondaj platformunu da inşallah bu tür tersanelerde yapmış olacağız' şeklinde konuştu.Fikriye Susam Uyar, AA
Reklam
Uçağı Düşüren Pilot Yapacaklarını Kız Arkadaşına İma Etmiş
Olay gününü de kapsayan ‘hasta raporu’nu şirkete teslim etmediği ve hastalığını herkesten gizlediği ortaya çıkan 27 yaşındaki yardımcı pilot Andreas Lubitz, kendisiyle birlikte 150 kişinin canına mâl olan korkunç eylemi, eski kız arkadaşına ima etmiş.Alman Bild gazetesine konuşan eski sevgili, kaza haberini duyar duymaz Lubitz’in ona geçen yıl söylediği şu sözleri hatırladığını aktardı: “Birgün tüm sistemi değiştirecek bir şey yapacağım ve o zaman herkes benim adımı öğrenecek ve unutmayacak.”“Ne demek istediğini hiç anlamamıştım ama şimdi ortaya çıktı” diyen adı açıklanmayan kadın, Lubitz’i “sancılı bir karakter” olarak tanımladı ve onu kendisini korkutan kişisel sorunları ve değişken davranışları yüzünden terk ettiğini söyledi. Geceleri kâbus gördüğünde, ‘Düşüyoruz’ diye çığlıklar atarak uyandığını anlatan kadın, “İçinde yaşadıklarını başkalarından nasıl gizleyeceğini çok iyi biliyordu” dedi.
Reklam
'El Nusra İblid'i Ele Geçirdi'
Suriye'de Nusra Cephesi örgütünün de dahil olduğu çatı birliği ‘Fetih Ordusu’, dört gündür sürdürdüğü saldırıların ardından ülkenin kuzeybatısındaki İdlib kentini ele geçirdi.Al Jazeera muhabiri, Suriyeli silahlı muhalefetin İdlib'in tamamını kontrol altına aldığını, ancak Esed rejimine bağlı bazı güvenlik binaları önünde hala çatışmaların devam ettiğini aktardı.El Kaide'ye bağlı Nusra Cephesi'nin de dahil olduğu Fetih Ordusu kenti ele geçirmek içinm dört gündür ağır silahlarla saldırılar düzenliyordu.Fetih Ordusu komutanlarından Usame Ebu İbrahim, sabah saatlerinde kent merkezinde Ziraat Fakültesi, Hel Pazarı, şehir postanesi, devlet hastanesi, şehir müzesi, kent stadyumu, Maret Masrin bölgesi ile Mahrib kavşağı gibi önemli yerlerin denetimini ele geçirerek, İdlib'in yüzde 60'ını kontrol altına aldıklarını söylemişti.Anadolu Ajansı’na konuşan Ebu İbrahim, muhaliflerin ilerleyişi karşısında Şam yönetimine bağlı güçlerin kent merkezinde büyük kayıplar vererek çekilmeye başladığını belirtti.Ebu İbrahim, 'Şehir merkezinde güvenli bölge çevresinde Esed güçleriyle yoğun bir şekilde çatışıyoruz. Kentte subay lojmanları şimdi bizim kuşatmamız altında, düşmesi an meselesi. Birliklerimiz kent stadyumunun da kontrolünü ele geçirdi' dedi.Şehir merkezinde taraflar arasında yoğun çatışmaların yaşandığına değinen Ebu İbrahim, 'Şehirde Esed güçlerinin bulunduğu yerlere ağır silahlarla saldırıyoruz. Esed güçleri büyük kayıplar veriyor. Çatışmalarda 35 rejim askerini esir aldık. Birliklerimiz kuzeyden de kent merkezine doğru ilerliyor' ifadelerini kullandı.“Esed ordusu, kenti terk ediyor'Fetih Ordusu'na bağlı birliklerin İdlib kentine doğu, kuzey ve batı kesimlerinden saldırdığını söyleyen Ebu İbrahim, 'İdlib kent merkezindeki muhaliflerin ilerleyişi karşısında zor durumda olan Esed güçleri kenti terk ediyor. 20 askeri araçtan oluşan bir askeri konvoy şehirden kaçmayı başararak Mastuma kışlasına doğru yol aldı' dedi.Şehir merkezindeki çatışmalarda rejim güçlerinin telsizlerini dinlediklerini ve rejim askerlerinin komutanları ile devlet büyüklerine 'küfür' ettiğini ifade eden Ebu İbrahim, orduya ait savaş uçaklarının da muhaliflerin ilerlemesini durdurmak için sivil yerleşim yerlerine ‘vakum bombasıyla’ saldırdığını öne sürdü.Siviller hedefteEbu İbrahim, rejim güçlerinin İdlib'in kuzeyindeki yerleşim yerini bombalamasında bir anne ile 4 çocuğunun yaşamını yitirdiğini ve bombardıman sonucunda yıkılan evlerin enkazından çok sayıda yaralı çıkartıldığını belirttiAhraru Şam, Nusra Cephesi, Aksa Askerleri (Cundul Aksa), Sünnet Ordusu (Ceyşu Sunne), Feyleku Şam ve Hak Tugayı (Livau Hak) gibi büyük gruplar, ‘Fetih Ordusu’ (Ceyşul Fetih) adı altına ‘İdlib'e ortak saldırı’ düzenlemek amacıyla birleştiklerini duyurmuştu.Kaynak: Al Jazeera, Reuters, AA
Engelliler Maaş Hakkı İçin Eylemde
Engelliler, engelli maaşı ve evde bakım maaşlarının alımını zorlaştıran 2022 ve 2828 sayılı yasaların değiştirilmesi için 24 saatlik oturma eylemi başlattı.Türkiye’nin çeşitli illerde eş zamanlı yapılan eylemin İstanbul’daki adresi Galataray Lisesi önüydü. Saat 13:00’te bir araya gelen engelliler “Ne sadaka, ne ayrıcalık, engelsiz eşit yurttaşık” sloganı attı. Gerçek gelir kriterli olmalı, öz gelirleri ölçü alınmalı164 sivil toplum örgütünden oluşan 2022 ve evde Bakım Grubu adına basın açıklamasını Türkiye Sakatlar Dernegi Başkan Yardımcısı Turan Hançerli okudu. 2022 yasaya göre yüzde 40-70 arası engelliler 91, yüzde 70 ve üzeri engellier ise 437 lira, yaşlılar ise 145 lira maaş alıyor.Bianet.org'un haberine göre, Hançerli, hükümetin 2013’te yasada yaptığı değişikliklerle bu gelirleri kesmeye başladığını belirterek 1976 yılından yasa ile tanınan hakkın gasp edildiğini belirtti.“Yasa değişikliğine göre, ihtiyaç sahibi engelli ve yaşlının gelir alabilmesi için bireyin kendi geliri yerine, aile ve akrabalarının toplam gelirlerine bakılıyor. Bu nedenle engelli aileye bağımlı hale getiriliyor. Ve yüz binlerce kişinin geliri kesiliyor.”2828 sayılı kanuna göre kendi ihtiyaçlarını gideremeyecek durumda olan engelli ve yaşlılara bakan kişilere 793 lira evde bakım aylığı bağlanıyor. Hançerli, bu yasadaki değişikliklerle de on binlerce vatandaşın maaşının kesildiğini ve kesilmeye devam ettiğini belirtti. Hançerli, yasaların “gerçek olmayan” gelir kriterleri yerine “gerçek” gelirin ele alınmasını, engelli ve yaşlı bireylerin öz gelirlerinin ölçü alınmasını, hane halkı ve akraba gelirlerine bakılmaması gerektiğini belirtti.Hazırladıkları yasa tasarısını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve meclisteki partilere sunduklarını ancak geçen sürede herhangi bir değişiklik olmadığini ifade etti. Engelli çift bakım maaşı istiyorEyleme katılan Ali Rıza Kayım ve Sema Kayım çifti, ne engelli aylığı ne de evde bakım aylığı alabiliyor.İkisi de 60 yaşın üstünde olan çiftten Ali Rıza Kayım, yüzde 93 engelli, göğsünden aşağısını kullanamıyor. Sema Kayım da tekerlekli sandalye kullanıyor.İkisi de 1,100'er lira emekli maaşı aldıkları gerekçesiyle engelli ya da evde bakım maaş alamıyor. Oysa evde bir bakıcıya ihtiyaçları var. Ali Rıza Kayım, '27 yıl pazarlarda engelli olarak çalışarak devlete prim ödedim ve emekli oldum. Sosyal devletin bakım maaşı bağlaması gerekiyor ancak yasadaki sıkı maddelerle bunu engelliyor. Biz iki engelli bu maaşla nası geçinelim' diyor.Sema Kayım ise 'Mutlaka bize yardım edecek bir bakıcıya ihtiyacımız var. Ama bakıcıya 1,1-5 bin lira maaş vermek demek. Peki biz nasıl geçineceğiz? Madem öyle devlet bizim evlenmemize iizn vermeseydi' diyerek tepkisini gösteriyor.Gelir kriteri değişti, binlerce kişi mağdur oldu2022 maaşı alabilmek için yapılan değişikliklerle hane halkı toplam gelirinin aile bireylerine bölünmesiyle 286 lirayı geçmemesi, engellinin nafaka almaması gerekiyor. Ayrıca aile halkı gelir testinde araç ve taşınmazlar da dahil edildi. 2828 evde bakım yasasına göre de kişi başına düşen gelirin 572 liranın altında olması gerekiyor. Ayrıca 2012’den itibaren gelir değişikliği olması halinde bunun bildirilmesi, geç bildirilmesi halinde bedeller yasal faiziyle geri alınıyor. 2022 yasasından yaklaşık 600 bin engelli ve 600 bin 65 yaş üstü yararlanıyor.  2828 yasasından yaklaşık 450 bin kişi faydalanıyor. Turan Hançerli, yasa değişikliği ile kaç kişinin maaşının kesildiğini bilmediklerini ancak İl Müdürlüğü’nden edindikleri bilgiye göre sadece İstanbul’da 2014’te 76 bin kişi evde bakım aylığı alırken 2015’te 26 bin kişinin aylığının kesildiğini öğrendiklerini belirtti. Engelliler yarın saat 13:00'e kadar Galatasaray Lisesi'nde oturma eylemi yapacak.Bianet
Pebble, Kickstarter'ın Bağış Rekorunu Kırdı
Akıllı saat üreticisi Pebble, yeni akıllı saati sayesinde Kickstarter'da kırılması güç bir rekora imza attı. Firma Pebble Time ile tam 20 milyon dolar bağış topladı.Akıllı saat piyasasının en iyi markalarından birisi olan Pebble geçtiğimiz yeni akıllı saatini tanıtmıştı. İlk projesini Kickstarter üzerinden tanıtan firma üçüncü ürünleri olan Pebble Time içinde Kickstarter üzerinden bağış topladı.34 Dakikada 1 Milyon DolarGeçtiğimiz ay duyurulan Pebble Time'in hedeflediği rakam 500,000 dolar iken ürün daha ilk 34 dakikada 1 milyon dolar bağış topladı. 1 milyon dolara ulaşan en hızlı ürün olan Pebble Time yeni bir rekora daha imza attı.20 Milyon Dolar BağışTasarımı ve özellikleri ile çok beğenilen akıllı saat ayrıca uzun şarj süresi ile oldukça çekici. İşte Pebble'ın bu gibi özelliklerinden etkilenen tam 78,471 kişi  Pebble Time'ın 20,338,986 dolar bağış toplamasını sağladı.48 saat içerisinde 10 milyon dolar 72 saat içerisinde de 13 milyon dolara ulaşan Pebble'ın bu rekorları başkasına kaptırması biraz zor gibi gözüküyor.ShiftDelete
Reklam
Apple CEO'su Tim Cook da Tüm Servetini Bağışlıyor
Teknoloji devi Apple'ın CEO'su Tim Cook, ölmeden önce servetinin büyük bir bölümünü yardım kuruluşlarına bağışlayacak. Cook'un servetinin 800 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.Tim Cook, Fortune dergisine açıklamasında, 10 yaşındaki yeğeninin eğitim masraflarını karşıladıktan sonra tüm servetini bağışlayacağını söyledi.ABD'de özel üniversite eğitimi yaklaşık 30 bin dolara mal oluyor.Cook, bu kararıyla Facebook kurucusu Mark Zuckerberg gibi servetlerini yardım kuruluşlarına bırakacaklarını açıklayan 'süper zenginler' arasına katıldı.'The Giving Pledge' (Verme Taahhüdü) adlı servet bağışlama kampanyasını beş yıl önce Amerikalı milyarder yatırımcı Warren Buffett ve yazılım devi Microsoft'un kurucusu Bill Gates başlatmıştı.Söz konusu kampanya, zenginlerin servetlerinin en az yarısını yardım kuruluşlarına bağışlamasını öngörüyor. Şimdiye kadar 100'den fazla zengin, kampanyaya destek verdi.Cook'un maaşı Şubat'ta yüzde 43 artarak yıllık 9.2 milyon dolara çıkmıştı.BBC Türkçe
James Bond Spectre’den İlk Teaser Geldi
Bu yılın merakla beklenen filmleri arasında yer alan Bond 24 veya tam adıyla Spectre için ilk teaser da yayımlandı.Sony ve MGM işbirliğinde çekimlere başlayan film Bond’un geçmişine yolculuk yapıyor. Geçmişinden gelen şifreli bir mesajla araştırmalara başlayan Bond, bu süreçte gizli ve ölümcül bir örgütün de izlerine rastlayacaktır. Ajan M’in gizli servisi ayakta tutmak için politik güçlerle verdiği mücadele esnasında Bond da SPECTRE’nin arkasındaki sırrı çözmeye çalışacaktır.Ben Whishaw, Naomie Harris ve Ralph Fiennes gibi isimleri yeniden ve Monica Belluci ve Lea Seydoux gibi isimleri ilk kez göreceğimiz Bond Spectre, 6 Kasım 2015 tarihinde vizyona girecek. Filmi Sam Mendes yönetiyor. Ayrıca Spectre’nin iki film olarak hazırlandığının, hikayesinin bir sonraki filmde de devam edeceğini belirtelim. Film IMAX formatında da vizyona girecek.Süper Karga
Kuzey Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu TFF'den Ayrılıyor
Kuzey Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu, Rum Futbol Federasyonu'na üye olmaya hazırlanıyor. Üyelik kararı pazartesi günü basın toplantısıyla açıklanacak.Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) KKTC’de büro açmasına şiddetle karşı çıkan Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF), Rum Futbol Federasyonu’na (KOP) üye olmaya hazırlanıyor. Federasyon, pazartesi günü basın toplantısı düzenleyerek üyelik kararını açıklayacak. Rum federasyonu, FIFA onayının ardından KKTC’deki futbolun uluslararası alanda tek yetkili mercii olacak.Spor ambargosu uygulanan KKTC futbolunun Rum federasyonuna (KOP) üyeliği adım adım gerçekleşti. Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu iki yıl önce FIFA’nın arabuluculuğuyla Rum Futbol Federasyonu’na üyeliği kabul etti. Ancak üyelik Ada’daki milliyetçi çevrelerin yoğun tepkisi nedeniyle gerçekleşmedi. Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu, KKTC’de oynayan futbolcuların Türkiye amatör liginde oynayan kulüplere bonservis ücreti ödemeden gitmesi üzerine Rum federasyonuna üyeliği geçen ay yeniden gündeme getirdi.Demirören'e tepkiBu defa devreye TFF Başkanı Yıldırım Demirören girdi ve bonservis krizini çözmek için FIFA’ya Lefkoşa’da büro açma başvurusunda bulundu. Ancak başvuru KKTC Futbol Federasyonu’nun sert tepkisini çekti. FIFA da TFF’nin başvurusunu kabul etmedi.Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu yarın bir basın toplantısı düzenleyerek Rum federasyonuna üyelik başvurusu için FIFA’ya dilekçe göndereceğini açıklayacak. Rum Federasyonu ön hazırlıklara başlayarak üyeleriyle toplantı kararı aldı.İki yıl önceki anlaşma2013 Kasım ayında Zürih’te FIFA merkezinde yapılan anlaşmaya göre, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu, Rum Federasyonu’nun doğal üyesi kabul edilecek. Bu çerçevede Türk takımlar da Rum federasyonuna dolaylı yoldan üye olacak. Türk Federasyon Rum federasyonunun yönetiminde yer alabilecek. Türk federasyon, Rum federasyonunun izniyle uluslararası organizasyonlar düzenleyebilecek.Eurosport
Reklam
Cumartesi Anneleri: 'Mehmet Şen'in Faillerini Cezalandırın'
Cumartesi Anneleri / İnsanları 522. buluşmalarında 1994 yılında gözaltında öldürülen Mehmet Şen dosyasında cezasızlığın son bulmasını, faillerin cezalandırılmasını istedi.Cumartesi Anneleri / İnsanları Galatasaray Meydanı’ndaki 522. buluşmalarında 26 Mart 1994’te Urfa Birecik’te gözaltında öldürülen Mehmet Şen dosyasında cezasızlığın son bulmasını, faillerin cezalandırılmasını istedi.Bu haftaki eylemde Meclis’te kabul edilen ‘İç Güvenlik Paketi’nin yeni kayıplara yol açacağı uyarısı yapılarak, iptali istendi.Bu haftaki eylemde ilk sözü kayıp Ahmet Kaya’nın kızı Emine Kaya aldı.Kaya yıllardır adalet arayışlarını kar kış demeden sürdürdüklerini dile getirerek, “Yıllardır bu meydandan feryadımızı dile getiriyoruz. Kanımızın son damlasına kadar da adalet için mücadelemiz sürecek” dedi.‘Özür dileyin’Gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun ise polise geniş yetkiler veren ve yasalaşan İç Güvenlik Paketi’ne tepki gösterdi.“Daha 1990’lı yılların acıları silinmeden OHAL’den bu hale geldik. Gözümüzün önünde yakınlarımızı katleden kaybettiler. Şimdi de bu polise bu yetkileri veren yasayı çıkarttılar. Bu ülkede yaşayan insanlar artık uyansın ‘Bu ülke nereye gidiyor’ diye sorsun.“Önce gizli dosyalarınızı açın, kayıplarımızın akıbetini açıklayın, kemiklerimiz nerede gösterin. Özür dileyin. Bunları yapmadan kimse bizim acılarımızdan bahsetmesin.Eylemde Mehmet Şen’in eşi Nuray Şen’in eyleme gönderdiği mektup da okundu. Şen, Paris’ten gönderdiği mektubunda Cumartesi Anneleri’ne “Bedenim uzak diyarlar da olsa da ağır hasarlı kalbim acılarla dolu kalplerinizle birlikte atıyor” sözleriyle seslendi.‘Cezasızlık son bulmalı’Haftanın basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına Meryem Bars okudu.Bars, Mehmet Şen dosyasındaki 21 yıllık cezasızlığın son bulmasını isteyerek Şen’in öldürüş süreci ve sonrasında yaşananları anlattı.Mehmet Şen’e ne oldu?“Tansu Çiller hükümetinin karanlığındaki 90’lı yıllardı. Kürt siyasetçiler hedef tahtasındaydı; Kürt partileri kapatılıyor, partililer tutuklanıyor, infaz ediliyor, kaybediliyorlardı. Dokunulmazlıkları kaldırılan DEP milletvekilleri meclisten yaka paça gözaltına alınıp, hapse atılmışlardı.“Nizip’te yaşayan 49 yaşındaki 3 çocuk babası Mehmet Şen de DEP’te faaliyet gösteren Kürt siyasetçilerdendi. Bu nedenle sürekli güvenlik güçlerinin takibi ve baskısı altındaydı.“26 Mart 1994 tarihinde Mehmet Şen’in Urfa/ Birecik’teki işyerine kendilerini polis olarak tanıtan sivil giyimli, silahlı, telsizli dört kişi geldi. Mehmet Şen’i n kimliğine bakan bu kişiler telsizle “Tamam amirim, şahsı aldık’ bilgisini verdiler. Mehmet Şen üzerine silah doğrultan bu kişilerle gitmek istemeyip direnince onu zorla 34 PLT 30 plakalı Doğan SLX marka arabaya bindirerek götürdüler. Bunlar çok sayıda tanığın önünde gerçekleşti.“Ailesinin, DEP’in ve İHD’nin tüm resmi mercilere yaptıkları başvurular sonuçsuz kaldı. Mehmet Şen’in gözaltına alındığı inkar edildi. 30 Mart 1994 tarihinde kimliğini gizleyen bir kişi Özgür Gündem gazetesi ve DEP Antep il teşkilatını arayarak, Şen’in cenazesinin Antep Devlet Hastanesi morgunda olduğu bilgisini verdi.“Mehmet Şen’in ağır işkence izleri taşıyan bedeni bir çoban tarafından Antep/Karpuzkaya mevkiindeki arazide çukura atılmış bir halde tesadüfen bulunmuş ama yetkililer aileyi bilgilendirmemişti.“2004 yılında JİTEM elemanı Abdulkadir Aygan’ın basına yansıyan itiraflarında Mehmet Şen’in Nizip’te görevli Gaziantep Terörle Mücadele Şubesi’ne bağlı Ahmet ve Sedat isimli sivil polislerin yardımıyla “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından kaçırıldığını ve ağır işkence sonucunda öldürülerek bir çukura atıldığını söyledi. Şen’in gördüğü işkencenin detayını anlattı. Ayrıca JİTEM’in Mehmet Şen hakkında tuttuğu rapordaki bilgileri açıkladı.“Öğretmen olan, aynı zamanda Nizip Eğitim-Sen başkanlığı da yapan Nuray Şen, eşini ararken, hakikatin açığa çıkartmak için mücadele ederken yoğun baskı gördü. Evi sürekli gözetim altında tutuldu. ‘Seni de kocan gibi öldüreceğiz’ diye tehditler aldı.11 gün gözaltında kaldı, ağır işkence gördü.“Üniversite öğrencisi olan büyük oğlu Doğu ve henüz üniversiteye hazırlanan küçük oğlu Fırat yaşadıkları bu adaletsizliğe isyan ederek dağa gitti.“İç hukukta bugüne kadar hiçbir gelişme sağlanmasa da Mehmet Şen davası AİHM’de Türkiye’nin mahkumiyetiyle sonuçlandı.”İMC TV
Arap Birliği Zirvesi Başladı
Arap Birliği’nin 26. Genel Zirvesi başladı. Gündem, Yemen'e yönelik operasyon. Konuşan liderler 'ortak Arap gücü'nün gerekliliğinden bahsediyor. Suudi Arabistan Kralı Selman ise Yemen’de Husilere yönelik operasyonun amaçlarına ulaşana dek süreceğini söyledi.Arap Birliği Zirvesi Mısır'da Yemen ve ortak ordu gündemiyle toplandı. Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Arabi, Yemen Cumhurbaşkanı Devlet Başkanı Abrabbuh Mansur Hadi ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi yaptıkları konuşmalarda, ortak Arap gücünün kurulması gerektiğine değindiler. Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdulaziz ise konuşmasında, Yemen’de İran destekli Husilerin yarattığı siyasi ve askeri krizin ardından 10 ülkeden oluşan Koalisyon'un başlattığı ‘Kararlık Fırtınası’ askeri operasyonunun ülkede barış ve güvenlik geri gelene kadar süreceğini belirtti.Kral Selman, Yemen’de Husilerin darbe girişimini kınarken, ülkedeki tüm siyasi taraflara ‘istikrarı gerçekleştirmek amacıyla diyalog kurması’ için Riyad’ın kapılarının açık olduğunu ifade etti.Yemen'de yeniden istikrarın sağlanabilmesi için herkesin ortak bir şekilde çalışması gerektiğini dile getirdi, Kral Selman, İran'a da Arap ülkeleriyle 'bölgedeki krizleri çözmek için olumlu işbirliği' kurması için çağrıda bulundu. Sisi: Ortak Arap gücü kurulmalıMısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Arap Birliği Zirvesi’nde yaptığı açılış konuşmasında, Yemen, Libya ve birçok ülkede yaşanan krizlerden yola çıkarak ‘Arap ülkelerinde krizlere müdahalede bulunacak ortak Arap gücünün’ kurulması gerektiğini vurguladı.Sisi, Yemen’de diyaloğun çöktüğünü ve dolayısıyla ortak Arap askeri müdahalesinin ‘doğru zamanda’ geldiğini dile getirdi.Libya’da yaşanan kriz için Yemen’e ortak müdahaleden örnek veren Sisi, Libya’da ‘terör organizasyonların yarattığı’ krizlere suskun kalamayacaklarını ifade etti.‘Husilere müdahale devam etsin’Yemen Devlet Başkanı Abrabbuh Mansur Hadi, Husilere karşı başlatılan ‘Kararlık Fırtınası’ operasyonun Arap Birliği, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) anlaşması ve BM’nin de kanunlarına göre gerçekleştiğinin altını çizdi. Hadi operasyonun sürmesi için zirveye katılan ülkelerin yanı sıra KİK ülkelerine çağrı yaptı.Hadi “Kararlılık Fırtınası operasyonu Husiler işgal ettiği topraklardan çekilene ve teslim olana kadar devam etmeli. Ayrıca Husilerin, hem ordudan elde ettiği hem de önceki senelerde İran’dan aldığı silahları kesinlikle teslim etmesi gerekiyor. Operasyonun bu hedefleri gerçekleştirene kadar devam etmesini istiyoruz” dedi.Hadi, bu operasyonun oluşturulması istenen ‘ortak Arap gücünün’ bir örneğini de teşkil ettiğini dile getirdi.Arap Birliği’nin 26. Genel ZirvesiArap Birliği 26. Genel Zirvesi’nde bu dönem, Yemen’de İran destekli Husilerin yarattığı kriz ön planda. Sudi Arabistan Kralı'nın yanı sıra Katar Emiri ve birçok ülkenin lideri Mısır’ın Şerm El Şeyh kentinde Cumhurbaşkanı Sisi tarafından karşılandı.Zirve'ye katılmak üzere Yemen Devlet Başkanı Abrabbuh Mansur Hadi, Sudi Arabistan Kralı Selmen Bin Abdulaziz ve Katar Emiri Temim Bin Hamad El Sani’nin yanı sıra Moritanya, Sudan, Kuveyt, Tunus, Filistin, Bahreyn, Irak, Somali ve Cibuti ülkelerinin liderleri Mısır’a geldi. 22 ülkenin katılacağı zirvede, Yemen’de siyasi ve askeri kriz, bu ülkeye başlatılan operasyon ve ortak bir Arap gücü ordusu kurulması başta olmak üzere bölgede farklı ülkelerde yaşanan krizler de ele alınacak.Zirvede, Yemen’de İran destekli Şii Husilerin yarattığı krizleri ardından Suudi Arabistan’ın öncülüğünde oluşturulan Husi karşıtı koalisyonun başlattığı ‘Kararlılık Fırtınası’ operasyonu inceleniyor.Al Jazeera
Reklam
İranlı Vekilden Erdoğan'a: İran'a Gelme
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'İran ve terörist gruplar Yemen'den çekilmeli' açıklamasına bir tepki de İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Siyaset Komisyonu Başkanvekili Mansur Hakikatpur'dan geldi.İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Siyaset Komisyonu Başkanvekili Mansur Hakikatpur, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki günlerde İran'a yapmayı planladığı ziyaretin iptal edilmesini istedi.'ERDOĞAN'IN ZİYARETİ ERTELENMELİ'İran merkezli Tasnim Haber Ajansı'na konuşan Hakikatpur, 'Erdoğan'ın İran karşıtı sözlerinin ardından Tahran'a yapacağı ziyaretin herhangi bir getirisi olmayacak bu yüzden bu sefer ertelenmeli' diye konuştu.'ERDOĞAN'IN SÖZLERİ MÜNAFIKÇADIR'Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sözlerini geri almasını ve davranışlarını gözden geçirmesini isteyen İranlı milletvekili, 'İran'ın Yemen'in iç işlerine müdahale ettiğine dair Erdoğan'ın kullandığı ifadeler, boş ve münafıkçadır çünkü Türkiye kendisi DAİŞ gibi terör örgütlerini desteklemekle suçlanıyor' yorumunda bulundu.'DIŞİŞLERİ TÜRKİYE'YE SERT CEVAP VERMELİ'Mansur Hakikatpur, Fars Haber Ajansı'na yaptığı değerlendirmede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kullandığı ifadelerin İran için 'hazmedilebilir' olmadığını söyledi.Hakikatpur, 'Dışişleri Bakanlığı bir an önce Erdoğan'ın bu müdahaleci ifadelerine sert cevap vermeli' diye konuştu.DHA
İTÜ'ye Budist Tapınağı İçin Kampanya
İTÜ’de cami yapılması için kampanyası açılması sonrası rektör de talebin çok olduğunu açıklayınca, öğrenciler “Budist tapınağı” da yapılması için kampanya başlattı. Cami için 2 bin 314, tapınak için 8 bin 166 imza toplandı.İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Mehmet Karaca, çok talep olduğunu iddia ederek okul içerisine cami yapılacağını açıkladı, “Her türlü plan var. Sadece cami de değil; isterlerse sinagog da açarız. Yeter ki talep gelsin” dedi.Bunun üzerine öğrenciler, okula “Budist tapınağı” da yapılması için imza kampanyası başlattı. Dokuz ay önce cami için change.org adlı sitede başlatılan kampanya kapsamında, haberin hazırlandığı ana dek 2 bin 314 imza toplandı. Budist tapınağı için açılan imza kampanyasındaki sayı ise 8 bin 166 oldu.'En yakın tapınak 2 bin km ötede'İmza kampanyasına imza atan öğrencilerin gerekçelerinden bazıları şöyle:Dini ihtiyaçlarımı yerine getiremiyorum en yakın budist tapınağı 2 bin km ötede kalıyor öğle tatillerinde gidip gelemiyorum.Konfüçyanizm, Taoizm ve Budizm'le birkaç yıldır ilgileniyorum. Dini vecibelerimi yerine getirebileceğim bir alan olsa çok iyi olurdu. Tipitaka ve Mahayana Sutraları'nı okuyabileceğim huzurlu bir alan istiyorum. Yüce Siddharta aşkına rica ediyorum.İmzalıyorum, çünkü bir üniversitenin olabiliyorsa dinsiz olmasını savunuyorum. Fakat, eğer dinsiz olmuyor ya da olamıyorsa tüm dinlere destek vermeli diye düşünüyorum. Ayrıca, en yakın zamanda kampüse kilise, sinagog ve bilahire tüm dinlerin kutsal mekanlarını yapmalarını umuyorum. Ayrıca, Hindu kardeşlerimize amorti olarak tapınabilecekleri portatif tanrılar verilmelidir diye düşünüyorum. Aslında, keşke yapılabilse de bir kutsal inek getirilse diye aklımdan geçmiyor değil. Umuyorum, rektör bu işe de el atar.Budist arkadaşların inancı kısıtlanıyor.Ayrıca: İTÜ'ye Budist Tapınağı İstiyoruz Kampanyası'nı Desteklemek İçin 10 Sebep“Talep olursa yapacakmış”Mahmut Yıldırım adlı bir kişi, İTÜ Rektörlüğüne yönelik imza kampanyasını dokuz ay önce başlattı.Kampanya metninde, “İnsanların dinlerinin gereğini özgürce yerine getirebilmesi için İTÜ Ayazağa Kampüsüne cami yapılmasına destek bekliyoruz” çağrısı yer alıyor. Dokuz ayda 2 bin 314 imza toplandı.Rektör Karaca, İTÜ 24'teki söyleşisinde, okulla ilgili stratejik plan içerisinde kampüste cami olup olmadığı sorusunu şöyle yanıtladı:“Var tabi. Her türlü plan var. Sadece cami de değil; isterlerse sinagog da açarız. Yeter ki talep gelsin.”“İTÜ’ye yakışır, ne çok klasik ne de çok modern bir cami olacak. Tam bir zaman söyleyemem ama tüm konuştuklarımız ilk rektörlük dönemim bitmeden öncesi için geçerli şeyler. İTÜ’ye yakışması için merkezi bir yerde güzel bir sembol de olması lazım.”Beş gün önce de bu kez Zeynep Özkatip, Budist tapınağıyla ilgili şu kampanyayı başlattı:“Rektörümüz Mehmet Karaca İTÜ'ye yeterli sayıda istek geldi diye cami yapacakmış.Ve istek olursa her şeyi yapacağını beyan etmiş. Biz de Budist Tapınağı istiyoruz.Sen de bize destek ol!”Budist tapınağı için açılan imza kampanyasını haberin yapıldığı ana kadar 8 bin 166 kişi imzaladı.Rektörlükten Budist tapınağı ile ilgili henüz bir açıklama gelmedi. Cami KampanyasıBudist Tapınağı KampanyasıBianet
İntihara Kalkışan Şiddet Mağduru Kadın, Yatağa Bağımlı Kaldı
Ağrı Doğubayazıt’ta yaşayan 29 yaşındaki Müjde Aktaş Kara, eşinin şiddetinden kurtulmak için intihara teşebbüs etti; ancak bu sırada beynine yeterli oksijen gitmeyen genç kadın komaya girip yatağa bağımlı kaldı.Müjde Aktaş Kara, 7 yıl önce 31 yaşındaki Ahmet Kara ile evlendi ve kocası ile birlikte Muş’un Malazgirt ilçesine yerleşti. Müjde Aktaş Kara evlendikten bir süre sonra, çocukları olmadığı bahanesiyle eşinden şiddet görmeye başladı. Gördüğü şiddet nedeniyle Müjde Aktaş Kara, evlendikten 2 yıl sonra tavana bağladığı iple hayatına son vermek istedi. Ancak eşinin ailesi tarafından son anda kurtarılan genç kadın, intihar girişiminden sonra beynine yeterli oksijen gitmediği için komaya girip yatalak kaldı.Bu olayın ardından da eşi Ahmet Kara, Müjde’yi baba evine getirip bıraktı, ardından boşanma davası açtı. Dava devam ederken Ahmet Kara, iddiaya göre dini nikahla evlilik yaptı ve bir çocuğu oldu.Yatağa bağımlı halde olan ve konuşamayan Müjde Aktaş Kara’ya felçli olan babası 70 yaşındaki Selçuk Aktaş ve annesi 60 yaşındaki Asiye Aktaş sahip çıktı. Evde bakım parası ve engelli maaşıyla hayatını sürdüren aileye, toprak evin yıkılmaya yüz tutması üzerine Doğubayazıt Kaymakamlığı yardım etti.Bir yıllık kirası ödenen ve yeni eşya alınan eve taşındıklarını anlatan anne Asiye Aktaş şunları söyledi:“Kızım Müjde, Ahmet ile İstanbul’da tanıştı. Severek evlendiler. Çocuğu olmayınca kızımı dövmeye başladı. Her dakika kızıma şiddet uyguluyordu. Müjde, sevdiği adamdan dayak yemeye dayanamadı ve intihara kalkışınca bu hale geldi. Kızım 5 yıldır konuşamıyor ve yürüyemiyor. Kızımla birlikte eşimin de banyo ve tuvalete gitme ihtiyaçlarına yardım ediyorum. Müjde’ye şırıngayla yemek yediriyorum. Tek isteğim Müjde’nin eski haline dönmesi. Paramız olmadığı için tedavi ettiremedik. Müjde çok güzel sağlıklı bir kızdı. Kızımın eskisi gibi yürüyüp konuşabilmesi için tedavi edilmesi gerekiyor. Lütfen yetkililer yardım etsin.”DHA
İklim Değişikliğine Karşı Işıklar Bir Saat Sönecek
WWF, herkesi iklim değişikliğine karşı dikkat çekmek için bu akşam ışıkları bir saat kapatmaya çağırıyor.Dokuz yıl önce Avustralya’nın Sidney kentinde başlayan ve tüm dünyaya yayılan Dünya Saati etkinliği bu akşam 20.30-21.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Bireyler evlerindeki ışıkları bir saatliğine kapatırken, kurumlar ve anıtsal yapılar da güvenlik harici ışıklandırmalarını kapatacak.Etkinliğine bu yıl Türkiye’de 30’dan fazla kent destek veriyor. Boğaziçi Köprüsü, Topkapı Müzesi gibi anıtsal yapıların yanı sıra Keşan’dan Çatak’a onlarca kent de dünyanın en büyük kitlesel çevre hareketine katılıyor.WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Genel Müdürü Tolga Baştak, “Bir saat boyunca ışıklarımızı kapatıp hep birlikte çevre sorunlarına kayıtsız kalmadığımızı göstermek çok önemli. Asıl amacımız ise bu bir saatlik duyarlılığı tüm yıla yaymak ve hepimizi tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirmeye çağırmak. Mevcut yaşam tarzımız gezegenin sınırlarını zorluyor ve iklim değişikliği sorununun çözümünü zorlaştırıyor” açıklamasını yaptı.Dünya 0,9 derece ısındıİklim değişikliğinin yıkıcı etkileriyle karşı karşıya kalmamak için sıcaklık artışını 2°C’de sınırlandırmamız gerekiyor.1900-2011 arasında küresel ortalama yüzey sıcaklıkları 0,9°C derece yükseldi. Aynı dönemde deniz suyu seviyelerinde de ortalama 19 cm artış meydana geldi. Yüzyıl sonuna kadar 70 cm’lik bir artış daha görülebilir.Sera gazı emisyonlarının mevcut artış hızıyla, ortalama sıcaklıklardaki artışı 2060’ta 4°C ’yi, yüzyılın sonunda ise 6°C’ yi bulması bekleniyor.Sanayi devriminden bu yana oluşan sera gazı emisyonlarının 2/3’ü fosil yakıt kullanımı ve çimento üretiminden kaynaklandı.Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) 5. Değerlendirme Raporu’na göre, küresel ortalama yüzey sıcaklıklarındaki artış, kesinlikleinsan etkinliklerinden kaynaklandı. Kimler ışıkları kapatacak?Boğaziçi Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı ve Saat Kulesi, Ayasofya Müzesi, Galata Kulesi, Ankara Opera Binası, Beylerbeyi Sarayı, Yıldız Sarayı Şale Köşkü, Küçüksu Kasrı, Beykoz Kasrı, Ihlamur Kasırları, İzmir Saat Kulesi, Beylerbeyi Cami ve Ortaköy Cami (Büyük Mecidiye Cami).Türkiye’de bu yılki Dünya Saati etkinliğine katılacağını belirten kent sayısı 30’u geçti. Bursa, Çankırı, Edirne, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kayseri, Keşan, Kuşadası, Maltepe ve Tepebaşı gibi belediyelerin yanı sıra Artvin’den Balıkesir’e, Gaziantep’ten Uşak’a çok sayıda valilik, Van’ın Çatak İlçesi Toplum ve Aile Sağlığı Merkezi, Çankırı Ilgaz Halk Kütüphanesi, İzmir’in Bornova ilçesindeki Buz Sporları Şube Müdürlüğü, İstanbul Maltepe’deki Türkan Saylan Kültür Merkezi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı gibi birçok farklı kurum da 28 Mart akşamı ışıklarını kapatmaya hazırlanıyor. Bianet
Reklam