Beşiktaş'ın tecrübeli stoperi Ersan Gülüm 'Bize statlarını vermeyenlerin canı sağ olsun gideriz Ankara'da şampiyon oluruz' diye konuştuÜmraniye Nevzat Demir Tesisleri'nde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Ersan Gülüm son oynadıkları Karabük maçında yaşananların önceden yazıldığını ve kaderin bu maçı kendilerine verdiğini belirtti. Ersan Gülüm'ün basın mensuplarına yaptığı açıklamalar şu şekilde:'Karabük maçını ne kadar çok istediğimizi gösterdik''Hedefimiz Trabzon maçında sahada olmam.Tedavim iyi gitti ve yarın sabah idmanlara çıkmaya başlayacağım.Trabzon maçında hocam görev verirse sahada olacağım.Karabük maçının zor olacağını biliyoduk.Kümede kalma mücadelesi veren bir takım.Ama biz maçı daha çok istediğimiz doksan artı altıda attğımız golle gösterdik.O dakikada gelen hem bizim hem camianın umutlarını daha da büyüttü.Çünkü son haftalara girince kim puan kaybederse onun için her şey daha zor olacak biz o maçı istediğimiz son dakikada attığımız golle gösterdik.''Bize statlarını vermeyenlerin canı sağ olsun gideriz Ankara'da şampiyon oluruz''Oynayan oynamayan olarak camia olarak futbolcular olarak inanılmaz bir kenetlenme içindeyiz.Şunu söyleyebilirim biz rakiplerimizden daha çok istiyoruz bu şampiyonluğu,daha çok çalışıyoruz.Bunun bilinci ile çalışıyoruz.Rakiplerimiz kim olursa olsun daha fazla mücadele daha fazla hırs sizi şampiyon yapar.Son altı maç var buraya kadar geldikten sonra kaybetmek istemiyoruz artık.Bizden daha iyi mücadele eden takım yoktur zaten. Daha genç ve daha hırslıyız,daha huzurluyuz.Bizden daha çok hak eden yoktur bu şampiyonluğu. O kadar çaba sarf etti bu takım buralara gelmek için.Bize statlarını vermediler olsun canları sağ olsun gideriz Ankara'da şampiyon oluruz.Biz kenetlendikten sonra hiç kimse bizi yenemez'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, karayollarında çalışan 6 bin 417 taşeron işçiye kadro müjdesi verdi. Davutoğlu, 'Bugün sizlerle hem bir bayram kutlaması hem bir müjde için bir aradayız. 6 bin 417 karayolları işçisinin kadrosu hayırlı olsun' dedi. Davutoğlu, Taksim'de 1 Mayıs kutlamasına ilişkin ise 'Taksim’de anmak için gidecek sembolik nitelikteki gruplar karanfillerini koysunlar. Sonra yasal olarak gösterilen meydanlarda özgürce 1 Mayıs emek ve dayanışma gününü kutlasınlar' açıklamasında bulundu.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara'da karayolu işçileri ile bir araya geldi.Davutoğlu, 'Meydanlara çıkacak kardeşlerime sesleniyorum, yarını bir düğün gibi kutlayalım. Sakın ola marjinal grupların, bir takım provokatörlerin oyununa gelmeyelim' dedi.Davutoğlu’nun konuşmadan satır başları:Yarın 1 Mayıs. 6417 karayolu işçisinin kadrosu hayırlı olsun. Bir bayram ve müjde dedim. Bugün 30 Nisan, yarın 1 Mayıs.Sizler de emeklerinizle Türkiye'nin dört bir yanını birleştiren karayolları işçilerisiniz, onurun en büyüğünü yaşıyorsunuz. Devletin asli görevi insan onurunun parçası olan emeğin hakkını vermektir. Bütün emekçi kardeşlerime sesleniyorum, alın terlerinizin hakkı alın teriniz kurumadan verilecektir.'Sayın Cumhurbaşkanımızın işçilere en güzel hediyelerinden biri'Bir çatışma gerilim alanı değil, birlikte Türkiye'yi inşa etme alanı olarak görüyoruz. Bu çerçevede her şeyden önce tekrar sizlerin şahsınızda Türkiye'deki bütün emekçilerimizin 1 Mayıs emek ve dayanışma gününü tebrik ediyorum. Ak Parti olarak, sayın Cumhurbaşkanımızın işçilere en güzel hediyelerinden biri 1 Mayıs'ı tekrar işçi bayramı yapmasıdır. 1 Mayıs bundan sonra 12 Eylül darbelerinin yasaklamalarından bir daha etkilenmeyecek ve ebediyete kadar emek günü dayanışma günü olacaktır. 'Yarını bir düğün gibi kutlayalım'Buradan bütün işçi kardeşlerime, yarın alanlara çıkacak olan, yarın Türk-İş gibi meydanlara çıkacak kardeşlerime sesleniyorum, yarını bir düğün gibi kutlayalım. Sakın ola marjinal grupların, bir takım provokatörlerin oyununa gelmeyelim.'O kara bir gündü'Ben bir kez daha 1977'de Taksim'de hayatını kaybeden vatandaşlarımız için buradan taziyelerimi sunuyorum. O kara bir gündü. O zaman ben lise son sınıftaydım, İstanbul'da nasıl bir karabulutun o güzel şehrin üstüne çöktüğünü hatırlarım.O gün provokatörler devreye girdiler ve kanlı bir pazarın yaşanmasına sebep verdiler. 38 yıl sonra orada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet diliyoruz.'Provokatörler bu kutuplaşmanın önünü açtılar'3 yıl içinde vatan evlatları sağcı ve solcu diye bölündü. Ocu bucu diye cepheler kuruldu. Çatışmalar yaşandı. Benim okuduğum lisede, bir o taraftan bir bu taraftan, Levent’in ve Kenan’ın ölümlerini hala hatırlarım. Onlar taşıdıkları ideallerle ülkeyi inşa edebilir miyiz diye düşünüyorlardı. Ama provokatörler bu kutuplaşmanın önünü açtılar.Yarın meydana çıkacak bütün işçilerimize, gençlerimize, hangi siyasi düşüncede olursa olsun bu acı hatıraları da hatırlayarak, bir daha bu ülkenin kutuplaşmalara sahne olmaması için omuz omuza vermeye davet ediyorum. Gelin o hayatını kaybeden kardeşlerimizi de birlikte analım, sağcı solcu diye kutuplara ayrılarak gençlerimizi de bir arada analım. Tekrar bir daha bu tür kutuplaşmalara fırsat verecek olan davranışlardan uzak duralım.'Kaos çıkarmak isteyenlere fırsat vermeyelim'Taksim’e yarın bu vatandaşlarımızı anmak için gelecek olan, herkese Taksim açıktır. Gelsinler karanfillerini koysunlar. İlk fırsatta ben de gidip orada bir karanfille vatandaşlarımı anacağım inşallah. Hem onları anacağım, hem de tekrar tekrar çağrıda bulunacağım. Seçime giderken bu ülkede kaos çıkarmak isteyenlere fırsat vermeyelim. Bütün kaybettiğimiz dostlarımızın emekçilerin, dostlarımızın hatıralarını analım.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, Atatürk Orman Çiftliği Kavşağı’na koyduğu robot heykelini kaldırarak, yerine dinozor heykeli koydu.Atatürk Orman Çiftliği Kavşağı'na dikilmesiyle birlikte özellikle sosyal medyanın gündeminden düşmeyen ve Mimarlar Odası’nın suç duyurusunda bulunduğu robot heykeli bugün yerini bir dinozor heykeline bıraktı.
IŞİD parçalamadığı tarihi eserleri de yağmalayıp satıyor. Suriyeli satıcıların Gaziantep'te üstlendiği, satılan eserlerin Türkiye limanlarından Avrupa'ya gönderildiği söyleniyor. Ortadoğu'nun hafızasını sıfırlayan bu korkunç trafiği engellemek de yine Türkiye'ye düşüyor.UNESCO direktörü İrina Bukova’ya göre, bugün Irak ve Suriye’de yaşanan şey bir ‘kültürel temizlik’. Tıpkı ‘etnik temizlik’ gibi bu bir insanlık suçu. Antik heykeller, kent kalıntıları yıkılıyor parçalanıyor, müzeler yağmalanıp yok ediliyor, gizlice satılabilecekler ise satılıyor. Eski çağlarda böylesi kültürel yıkımı gerçekleştiren istilacılar, farklı kavimlerden olurdu. Şimdi, gariptir o tarihe sahip çıkanlar da yok edenler de Müslüman...IŞİD’in heykel parçalama görüntülerinin, kafa kesme videolarından ideolojik olarak hiç farkı yok. Propaganda bakımından da öyle. IŞİD ve El Nusra gibi Irak ve Suriye’de faaliyet gösteren İslami terörist grupların en büyük gelir kapılarından biri de tarihi eserler.
Uluslararası Uzay İstasyonu'na malzeme taşıyan bir Rus uzay aracının kontrolden çıktığı ve dünyaya düşeceği açıklandı.İnsansız kargo gemisi, Salı günü Kazakistan'dan fırlatıldı. Ancak bir süre sonra gemiyle bağlantı kesildi.Rus Uzay Dairesi Roskosmos, kendi ekseni etrafında kontrolsüz bir şekilde hızla dönen Progress M-27M adlı geminin Uluslararası Uzay İstasyonu'na kenetlenemeyeceğini ve dünyanın atmosferine girerken parçalanacağını açıkladı.
Apple'ın son beş yıl içinde çıkardığı ilk yeni ürün olan akıllı saatinin dövmeden etkilendiği yolunda şikayetler gelmeye başladı.822 dolar vererek, 42mm'lik ve siyah klasik tokalı akıllı saati satın alan Reuters haber ajansı muhabiri de dahil bir çok kullanıcı, dövme mürekkebinin saatin altındaki sensörleri şaşırttığını gördü.Geçen hafta satışa sunulan Apple akıllı saatinin ilk alıcıları bugün sosyal medyada şikayet ve isyanlarını #tattogate (Dövme skandalı) etiketi altında dile getiriyorlar.https://twitter.com/EspinalLab/status/593251760929509376Bir kullanıcı Reddit sosyal ağına koyduğu mesajda, saatin kola takıldığında açılan kilidinin dövmeli cilt üzerinde çalışmadığını bildirdi.
Fransa'da Ocak ayında 12 çalışanı öldürülen mizah dergisi Charlie Hebdo'nun karikatüristlerinden Renald Luzier (Luz) artık Muhammed Peygamber karikatürü çizmeyeceğini açıkladı.Luzier saldırıdan sonra derginin kapağını çizmişti. Karikatürde Muhammed Peygamber olarak tasvir edilen gözü yaşlı figür, 'Ben Charlie'yim' yazılı bir döviz tutuyor, üstte de 'Her şey affedildi' yazısı yer alıyordu.Renald Luzier Fransız Inrocks dergisiyle söyleşisinde 'Muhammed Peygamber'in karikatürünü çizmenin artık kendisini ilgilendirmediğini' söyledi.
Yarışseverlerin adeta kardeşi gibi sevdiği efsane at Bold Pilot'ı maalesef 22 yaşında kaybettik ve efsanenin anısına sizler için bir galeri düzenlemeyi uygun bulduk. Ruhu şad olsun.
İngiltere'de yüksek öğrenimle ilgili yayınlanan 'Times Higher Education (THE)' isimli haftalık dergi, dünya genelinde 50 yaşın altında olan genç üniversiteler arasından en iyi ilk 100 üniversiteyi belirledi. Sıralamada Türkiye'den 3 üniversite yer alıyor. İngiliz Times Higher Education dergisinin her yıl yayımladığı, dünya genelinde 50 yılını doldurmamış üniversiteler arasından belirlediği en iyi 100 genç üniversitenin listesi açıklandı. Türkiye'den listeye giren 'en iyi genç üniversiteler' şöyle:
Gittiğiniz her ülkede, her şehirde mutlaka şöhreti yayılmış bir yemek vardır. Paris'e gittiğiniz de bir krep, Fas'a gittiğinizde bir Tajin yemezseniz gitmiş sayılmazsınız. Bakalım diğer ülkelerin ne gibi sokak lezzetleri varmış?
DİKKAT! Rahatsız Edici İçerik!İşkence insanoğlunun belki de keşfettiği en kötü şeylerden biri. Bir insanın diğerine bu kadar fena şeyler yapabiliyor olmasını düşünmek bile iç karartıcı. Ancak eski zamanlardan beri maalesef işkence çok sık başvurulan bir acı çektirme yöntemi olmuş. İşkencenin dünya üzerinden tamamen silinmesini dileyerek sizinle tarih boyunca insanoğlunun kullandığı en acı verici işkence yöntemlerini paylaşmak istiyoruz.
Gazeteci Sedef Kabaş'ın attığı tweet nedeniyle yargılandığı 'terör örgütlerine hedef gösterme ve tehdit' davasında, İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi görevsizlik kararı vererek, dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Biz sadece devletin temsilcisi bir cumhurbaşkanlığı değil, devlet ile birlikte milletin de temsilcisi olacak bir devlet başkanlığı istiyoruz. Rejimin muhafızı olarak tasarlanan ve milletin temsilcisi durumundaki hükümeti yola getirmekle vazifeli olarak konumlandırılan cumhurbaşkanlığı sistemi, 10 Ağustos 2014 tarihi itibariyle çöktü' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Konferans Salonu'nda düzenlenen Türkiye'de Hükümet Sistemi Tartışmaları ve Başkanlık Modeli Sempozyumu'na katıldı.Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin önünde, kendini tartmasını eksiklerini görmesini ve yeni hedefe yürümesini sağlayacak zengin bir siyasal tarihi bulunduğunu söyledi.Türkiye'nin zengin siyasal tarihine karşın, başkanlık konusundaki tartışmaların ideolojik değerlendirmeler üzerinden yürütülmek istendiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:'Buna rağmen başkanlık sistemi konusundaki tartışmaların, büyük ölçüde 150 yıllık yanlışların tekrarı olarak ifade edilebilecek sathi, ideolojik değerlendirmeler üzerinden yürütülmeye çalışıldığını görüyoruz. İlkeler ve veriler değil, kişiler üzerinden yürüyen bir başkanlık sistemi tartışmasından gerçekçi ve işlevsel sonuçların çıkması elbette mümkün olamaz.''Türkiye'de demokrasi ile cumhuriyet karışıyor'Erdoğan, Türkiye'de şekil olarak Anglo Sakson, ruh olarak Fransız kökenli bir demokrasisi bulunduğunu belirtti.Halkın sürece etkin katılamadığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:'Şu tespiti yapmamız gerekiyor, buna mecburuz. Türkiye'nin şekil olarak Anglo Sakson, ruh olarak Fransız kökenli bir demokrasisi bulunuyor. Bu da demokrasi ile cumhuriyetin birbirine karışmasına yol açıyor. Daha açık bir ifadeyle Türkiye'de bürokratik oligarşiye dayalı bir anlayışla sistem tahkim edilmeye çalışılırken, halkın demokrasi yoluyla bu sürece etkin katılımına yeterli önem verilmemiştir.''Başkanlık sistemi radikal bir adım'Erdoğan, başkanlık sistemine ilişkin, 'Ülkemizde, yapısal değişimleri gerçekleştirmesi beklenen siyasal sistemin bizatihi kendisi, değişimi engelleyen bir yerde durmaktadır. İşte bu bakımdan da başkanlıksistemini, Türkiye'de siyasal sistemin değişiminde, köklü bir reform, radikal bir adım olarak görüyoruz' diye konuştubTürkiye'de sistem değişikliğine uygun bir iklim bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bugün Türkiye, arkasında yüzde 52'lik halk desteğine sahip bir Cumhurbaşkanı ile sistem değişikliğine daha önce hiç olmadığı kadar uygun bir iklime sahiptir. Elbette bu sistem Amerika Birleşik Devletleri'ndeki başkanlık sisteminin kopyası veya Güney Amerika'daki örneklerinin de benzeri olmayacak. Şüphesiz bu sistemin asla Afrika ve Asya'da aynı ismi taşıyan diktatörlüklerle de benzer yanı bulunmayacak. Bu sistem, Türkiye'ye özgü ama adeta bir arının balı oluşturması gibi her çiçekten alacak, bize hakikaten çok farklı bir balı tattıracak.''Güçler ayrılığı sistemi başkanlıkta sağlıklı şekilde kurulabilir'Erdoğan, devlet ile milletin temsilcisi olacak bir devlet başkanlığı istediklerini belirterek, 'Biz sadece devletin temsilcisi bir cumhurbaşkanlığı değil, devlet ile birlikte milletin de temsilcisi olacak bir devlet başkanlığı istiyoruz. Rejimin muhafızı olarak tasarlanan ve milletin temsilcisi durumundaki hükümeti yola getirmekle vazifeli olarak konumlandırılan cumhurbaşkanlığı sistemi, 10 Ağustos 2014 tarihi itibariyle çöktü.' dedi.Güçler ayrılığı sistemi başkanlıkta çok daha sağlıklı ve etkin şekilde kurulabileceğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti: ''Başkanlık sistemi denince akıllarına hemen padişahlık gelenlere şunu hatırlatmak isterim. Dünyadabaşkanlık sisteminin olduğu hiçbir ülkede monarşi yani krallık yokken, parlamenter sistemlerin pek çoğunda bunu görmek mümkündür. Bunu nereye koyacaksın? Aynı şekilde başkanlık sistemi denince hemen güçler ayrılığı konusunu gündeme getirenler de şu tespitime herhalde katılacaklardır. Parlamenter sistemde, yasama ve yürütme iç içe geçtiği için güçler ayrılığı üç değil, iki ayak üzerine oturur. Halbuki başkanlık sisteminde yasama, yürütme ve yargı çok keskin hatlarla birbirinden ayrılmıştır. Güçler ayrılığı sistemi başkanlıkta çok daha sağlıklı ve etkin şekilde kurulabilir.''AA
Ahi Evran Üniversitesi (AEÜ) Yüzey Araştırmaları Grubu Başkanı Doç. Dr. Ahmet Cem Erkman başkanlığındaki ekibin çalışmaları sonucunda Anadolu'da 8 milyon yıl önce yaşadığı tahmin edilen maymun, domuz, at, antilop gibi omurgalılara ait fosiller bulundu.
Dünyanın hemen hemen her yerinden drone görüntülerine yer veren 'Travel With Drone' projesinden yirmi Türkiye videosu izleyeceğiz. Google'ın Street View haritası kullanılarak hazırlanan internet sitesinde işaretlenen noktalarda drone görüntüleri yer alıyor. Ülkemizden de birçok görüntüye (genellikle ticari görüntüler olduğu için biz burada ticari olmayanları tercih ettik) yer verilen projeye buradan ulaşabilirsiniz.
İspanya’nın La Liga takımlarından Malaga, nihayet Galatasaraylı Amrabat için 3,5 milyon euro ödemeyi kabul etti.Galatasaray’ın “bonserviste indirim yapmam” tavrı meyvelerini verdi.Malaga kulübü çarşamba günü Galatasaray’a gönderdiği bir yazıda Amrabat için daha önce anlaşmaya varılan 3,5 milyon euronun ödeneceğini açıklandı.Yazıda bu paranın ödenmesi için ise Galatasaray yönetiminden kendilerine bir aylık bir süre verilmesi istendi.
Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, 'Ben bu sene gördüğüm futbol haksızlığını hiçbir sezon ne yaşadım ne de gördüm. Yani bu kadar saha kapanmasını, bazen hiçbir şey olmadığında da hem biz, hem rakiplerimiz ceza aldı' dedi.Kasımpaşa karşılaşması öncesinde Özlüce Tesisleri'nde düzenlediği basın toplantısında futbol gündemindeki olayların değerlendirmesini yaptı. Konuşmasının başında, Başkan adaylarından Timur Noyan'ın ile toplantısının aynı saate çakışmasına üzüldüğünü belirten Şenol Güneş, 'Daha önceden haberim olsaydı, bugün toplantı yapmazdım. Özür diliyorum' dedi.Şenol Güneş, kupa maçında Fenerbahçe'ye kaybettiklerini ve üzüldüklerini belirtti. Güneş, şunları söyledi:'Üzüldük tabi. Gol yemeden kazanmayı arzuladığımız maçtı. Muhteşem taraftarımız vardı. Kaybetmeyi hak etmedik. Oyuncularım da ellerinde geleni yapmıştı. Rakibimize pozisyon vermeden 2 gol yedik. İkinci yarıda çok pozisyonumuz vardı. Düşündüğümüz skoru elde edemedik. Böyle güzel bir taraftara ve böyle iyi niyeti oyunculara başarı yakışırdı. Görünen o ki oynadığımızı güzel oyun bütün rakipleri rahatsız ediyor. Bizden çekiniyorlar. Ama bunu değerlendirip, her maçta kazançlı olarak dönmek isteriz. Bu güzel futbolu oynamaya devam edeceğiz. Sahamızda kaybettiğimiz bu avantajımız ikinci maçta lehimize çevirmek için daha çok çalışacağız. Bunu en iyi şekilde yapacak şansızım ve gücümüz var.'