onedio
Bayern'den Shakhtar'a Gol Yağmuru
Bayern Münih, 0-0'ın rövanşında Shakhtar'ı gole boğarak çeyrek finale yükseldi.Bayern Münih, Şampiyonlar Ligi 2. tur maçında 0-0'ın rövanşında Shakhtar Donetsk'i tam 7-0 mağlup etti.Maça çok hızlı başlayan Bayern Münih, henüz 3. dakikada penaltı kazandı. Penaltıya sebep olan Oleksandr Kucher kırmızı kart görürken Thomas Müller atışı gole çeviren isim oldu: 1-0Oyunu tamamen kontrol eden Bayern Münih, baskısı sonucunda farkı ikiye çıkartmayı da başardı. 34. dakikada Müller'in kafayla indirdiği topa yakın mesafeden Lewandowski vurdu. Savunmadan dönen topu dire dibinde Boateng tamamladı: 0-2Karşılaşmanın ilk yarısı Bayern Münih'in 2-0 üstünlüğüyle sona erdi.BAYERN GOLLERE DEVAM ETTİAlman ekibinin baskılı oyunu ikinci yarıda da devam etti. 49. dakikada sol çaprazdan ceza sahasına giren Ribery, dar alanda Alaba ile paslaştı ve dar açısına rağmen topu ağlara göndermeyi başardı: 3-051. dakikada ise Ribery sol kanattan son çizgiye inip ortaladı. Kalecinin çeldiği top boşta kaldı ve Müller gelişine bir voleyle topu ağlara gönderdi: 4-063. dakikada sağ kanattan Rafinha'nın kullandığı kornerde penaltı noktası üzerinden Badstuber kafayı vurdu ve farkı beşe çıkardı: 5-075. dakikada yine Bayern atağında Bastian Schweinsteiger'in derinlemesine pasında savunmanın arkasına sarkan Lewandowski şutunu çekti ve altıncı golü attı: 6-087. dakikada bu kez sahneye Mario Götze çıktı. Boateng'in sağdan ortasında arka direkte topla buluşan Götze, yakın direğe yerden sert vurdu ve maçın skorunu belirledi: 0-7Eşlemede toplamda 7-0 üstünlük yakalayan Bayern Münih, adını çeyrek finale yazdırdı.Goal.com
Spotify Türkçe Müzik Arşivini Genişletti
Kısa bir süre önce Vodafone ile iş birliğine giden ve Türkçe müzik arşivinin çok yakında zenginleşeceğini belirten Spotify, verdiği sözü tuttu ve Türkçe müzik arşivini geliştirdiğini duyurdu. Müzik arşivine binlerce Türkçe şarkı ekleyen Spotify, en güzel Türkçe parçaları müzik severlerle buluşturuyor. Medcezir ve Arnavut Kaldırımı gibi 90’ların sevilen parçalarının yanı sıra “Güm Güm” gibi son dönemin en çok dinlenen dans parçaları ve en sevilen müziklere Spotify sayesinde her yerden ulaşmak mümkün.Spotify Türkiye Ülke Direktörü Ergül Çivi, “Türkiye’de çok sevilen muhteşem sanatçılarımız var ve yerel müzik biz Türkler için her zaman bir gurur kaynağı olmuştur. Şimdi bütün Türkçe müzik hayranları platformumuzda sevdikleri sanatçıların şarkılarını dinleyebilir ve sevdikleri müziğin keyfini çıkarabilirler” dedi. Spotify’in bu güzel haberi kutlamak için hazırladığı Türk müziğinin en hit parçalarından oluşan çalma listesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.Log
Başbakan Yardımcısı Akdoğan: 'Nevruz Süreçte Önemli Bir Kilometre Taşı Olacak'
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, çözüm sürecine ilişkin, 'Nevruz, süreçte önemli kilometre taşı olacaktır. Çatışmayı demokrasi ateşinde yakacağız' dedi.ANKARABaşbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde, Doğu Anadolu Bölgesi oda ve borsa başkanlarına hitap etti.Oda başkanlarının reel sektörün içerisinden geldiğini ve ekonomik istikrarın önemini çok iyi bildiklerini belirten Akdoğan, ekonomik istikrarın, demokratik istikrarla birlikte sürebileceğini, her ikisinin temelinin huzur ve güven, temel hakların yaşanabildiği güvenlik zemini olduğunu söyledi.Akdoğan, güvenlik ve huzur olmadan büyüme, ekonomik kalkınma, demokratik gelişme olamayacağını dile getirerek, bu açıdan çözüm sürecinin büyük önem taşıdığını vurguladı.Çözüm sürecinde önemli bir aşamaya gelindiğini ifade eden Akdoğan, şöyle konuştu:'HDP heyetiyle birlikte yaptığımız açıklamada yapılan silah bırakma vurgusu tarihi önemdedir. Öncelikle şunu kabullenmek durumundayız, her türlü sorunun konuşulma, tartışılma, çözülme zemini siyasettir. Demokrasimiz bugün her türlü sorunu çözebilecek imkan ve kabiliyete ulaşmıştır. Bunu daha da geliştirmek bizlerin elindedir. Demokrasiye inanmak her şeyin temelidir. Karanlık, ışığın olmama halidir. Işık varsa karanlık yoktur. Demokrasi, karanlığı ortadan kaldıran ışıktır. Demokrasi varsa silaha yer yoktur. Silah varsa demokrasiye inanç yoktur. Nevruz bu süreçte önemli bir kilometre taşı olacaktır diye düşünüyorum. Nevruz'da inşallah tüm çatışmayı, şiddeti, silahı demokrasi ateşinde yakacağız ve hep birlikte demokrasi ateşinin üzerinden atlayacağız.'Başbakan Yardımcısı Akdoğan, 44 bin insanın hayatını kaybettiği bu sorunun el birliğiyle çözülmesi gerektiğini belirterek, bu noktada herkese büyük sorumluluk düştüğünü söyledi.Sivil toplum örgütlerinin sürecin önemli bir paydaşı ve muhatabı olduğunu ifade eden Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Hiçbir konuyu konuşmaktan, tartışmaktan çekinmemek durumundayız. En aykırı görüşler, hiç kabul etmediğimiz düşünceler bile demokrasi zemininde özgürce konuşulabilir. Bu yüzden demokrasi bir tahammül rejimidir. Çözüm sürecinde milletten kaçırılan hiçbir şey yoktur ve olmayacaktır. Bu süreci milletin rızası ve desteğiyle sürdürüyoruz. Köklü adımlar zaten Meclis'in iradesiyle hayata geçirilebilir. Yani Meclis'ten de bir şey kaçırılamaz. Herkes o noktada müsterih olmalıdır. Yeni anayasa kronik sorunlarımızın çözümünde önemli bir fırsat ve zemin olacaktır. Bu meseleyi seçime kurban etmeden, kısır çekişmelere, siyasi polemiklere boğmadan götürmek durumundayız.''Çözüm, kaybedeni olmayan bir süreçtir'Yalçın Akdoğan, 'AK Parti iktidarı olarak her zaman söylediğimiz, 'Türkiye kazanacaksa biz kaybetmeye razıyız' ifadesidir. Çözüm, kaybedeni olmayan bir süreçtir. Sorunlardır herkesin kaybetmesine sebep olan' değerlendirmesinde bulundu.Türkiye'de hiçbir zaman etnik temelde bir çatışmanın olmadığını vurgulayan Akdoğan, şöyle devam etti:'Türk, Kürt kardeşliği binlerce yılı aşan bir tarihi geçmişe sahiptir. Geçmişte yaşanan sorunlar, toplumsal birliğimizi, bütünlüğümüzü, kardeşliğimizi sarsamamıştır. Bu önemli bir zenginliktir. Bunu hep birlikte geliştirmek, güçlendirmek, pekiştirmek durumundayız. AK Parti olarak paradigmayı değiştirdik. Sorunların üzerine kararlılıkla gittik. Ancak büyük sorunlar, zihniyet devrimi gerçekleşmeden çözülemiyor. Bu noktada herkesin olumlu yönde bir değişim geçirmesi gerekiyor.'Sorunun sosyo ekonomik boyutunun küçümsenemeyeceğine dikkati çeken Akdoğan, 'Aslında sorunu besleyen, büyüten asıl sebeplerden biri de sosyo ekonomik boyuttur. Elbette siyasi boyutu önemlidir sorunun. Yani inkar, ret, asimilasyon politikaları ve bunlara son verilmiş olması. İnsana saygı, hem siyasi hem ekonomik ayrımcılığın tasfiyesiyle mümkündür' dedi.Akdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bu amaçla, bugüne kadar 166 milyar liralık yatırım gerçekleştirdiklerine işaret ederek, şunları kaydetti:'2002'de bu bölgelerimizin, yatırımlardan aldığı pay yüzde 7'ydi. 2014'te bu, yüzde 15'e çıktı. Sayın Başbakanımızın açıkladığı yeni GAP Eylem Planı, 27 milyar liralık bir yatırımı öngörmektedir. Buna 'Barış Projesi' de diyebiliriz. Hükümet olarak, çok yönlü ve çok boyutlu olarak meselenin üzerine gidiyoruz. İyi niyet ve samimiyetle nihai çözüme ulaşmak için gayret gösteriyoruz.Şunu da vurgulamak durumundayım. Bu sürecin sahibi, AK Parti iktidarıdır. AK Parti ne kadar güç kazanırsa süreç o kadar hızlı yol alır, yeni anayasa yapımı o kadar kolay olur. Bu yüzden diğer partilerin ne olduğundan daha önemli olan, sürecin lokomotifi olan AK Parti'nin ne kadar güçlü bir şekilde var olduğudur. Bunu da herkesin iyi anlaması gerektiğini düşünüyorum.'Bölgedeki bütün kanaat önderlerinin, sivil toplum örgütlerinin, süreçte oynayacakları rolün büyük önem taşıdığını kaydeden Akdoğan, 'Elbirliğiyle demokrasiyi büyüttükçe sorunlarımızın küçüldüğünü göreceğiz' ifadesini kullandı.Yalçın Akdoğan, bugün Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında, Çözüm Süreci konulu toplantıya katılacağını anımsatarak, 'Burada bölgelerden gelen arkadaşlarımızın aktaracağı hususları, vereceği raporları da aynı zamanda bu Çözüm Süreci toplantısına da taşıma imkanımız olacak' diye konuştu.'Yatırım, istihdam ve ihracat daha çok konuşulmaya başladı'TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da Türkiye'de geçen yılın sonbaharında kirli bir oyun tertip edilmeye çalışıldığını, Doğu ve Güneydoğu'daki oda ve borsa başkanlarının aklıselimle hareket ederek, milletin arasına nifak sokulmasına izin vermediğini söyledi.Hisarcıklıoğlu, son birkaç yıldır huzur ortamı kuvvetlendikçe Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yatırım, istihdam ve ihracatın daha çok konuşulmaya başlandığının altını çizerek, gelecekle ilgili umutlar ve hayallerin yeşerdiğini ifade etti.Huzur ve ticaretin birbirinden ayrılmayan bir bütün olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, 'Şunu iyi bilmeliyiz ki içinde bulunduğumuz coğrafyanın istikrarı da Türkiye'nin daha güçlü, daha zengin, daha istikrarlı olmasına bağlı. Bu milletin geleceğini düşünen, çocuğu için daha müreffeh gelecek isteyen herkesin en önemli önceliği huzur olmak zorunda. Türkiye'nin birliği ve kardeşliğini her türlü çatışmadan uzak tutmak hepimizin görevi' değerlendirmesinde bulundu.Toplantı, basına kapalı devam etti.Muhabir: Ferdi Türkten-Hüseyin Gazi KaykıAA
Fenerbahçe Final Four Biletini Kaptı
FIBA Kadınlar Euroleague çeyrek final serisi 3. maçında Fenerbahçe sahasında Galatasaray Odeabank'ı 63-52 yenerek Final Four'a yükseldi.FIBA Kadınlar Euroleague çeyrek final serisi 3. maçında Fenerbahçe ile Galatasaray Odeabank karşı karşıya geldi. Ülker Sports Arena Metro Enerji Salonu'nda oynanan mücadelede Fenerbahçe, Galatasaray'ı 63-52 yenerek seride durumu 2-1'e getirdi ve Final Four'a yükseldi.Serinin ilk maçını Fenerbahçe sahasında 58-56 kazanırken, 2. maçta ise Galatasaray evinde 59-57 galip gelmişti. 3. ve son maç olan bu karşılaşmayı kazanan Fenerbahçe, Çek Cumhuriyeti'nin Prag kentinde düzenlenecek olan Final Four'a katılma hakkı elde etti.1. Periyot Sonucu: 20-132. Periyot Sonucu: 39-27 (19-14)3. Periyot Sonucu: 52-37 (13-10)4. Periyot Sonucu: 63-52 (11-15)DERBİDEN NOTLARBasketbol FIBA Kadınlar Avrupa Ligi çeyrek final serisi 3. maçında Fenerbahçe ile Galatasaray Odeabank'ın karşı karşıya geldiği Avrupa derbisine, sarı-lacivertli taraftarlar büyük ilgi gösterdi.Ülker Sports Arena Metro Enerji Salonu'nda iki kulübün anlaşması gereği sarı-kırmızılı taraftarların izleyemediği mücadelede, 2 bin Fenerbahçeli taraftar yer aldı. Fenerbahçeli yöneticilerin yanı sıra, Galatasaraylı yöneticiler da 'Dörtlü Final'e kalacak takımı belirleyecek bu önemli mücadelede takımlarını yalnız bırakmadılar.Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın yanı sıra yönetim kurulu üyeleri İsfendiyar Zülfikari, Turhan Şahin, Yalçın Haker, Selim Kosif ve Ünal Uzun ile Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu Üyeleri Cem Kınay, Ural Aküzüm ve Selim Arda Üçer mücadeleyi protokol tribününden takip ettiler.Milliyet
Pınar Karşıyaka Çeyrek Finalde
ULEB Avrupa Kupası son 16 turu rövanş maçında, Litvanya'dan Lietuvos Rytas 'ı 97-81 mağlup eden Pınar Karşıyaka , çeyrek finale yükseldi.Pınar Karşıyaka'nın Barış Hersek ve Dixon ile konuk ekibin Orelik ve Janavicius'un sayılarıyla etkili olduğu ilk 5 dakikalık bölüm 11-9 Lietuvos Rytas'ın üstünlüğüyle geçildi. Etkili savunmasının yanında Strawberry ve Gabriel'in basketleriyle 9-0'lık seri yakalayan ve 8. dakika içinde 18-11 öne geçen Pınar Karşıyaka, periyodu 20-13 üstün tamamladı.İkinci periyoda da etkili başlayan Pınar Karşıyaka, 13. dakika içinde Strawberry'nin 3 sayılık basketiyle aradaki farkı 12 sayıya çıkardı: 30-18 Savunmada ve hücumda başarılı oyunun sürdüren Pınar Karşıyaka, Diebler'ın üst üste basketleriyle 19. dakikada 19 sayılık farka (50-31) ulaştığı devreyi 53-34 üstün bitirdi.Üçüncü periyoda da iyi başlayan Pınar Karşıyaka, Diebler, Dixon, Strawberry ve Palacios'un basketleriyle farkı 23 sayıya kadar çıkardı: 65-42 Periyodun son 3 dakikasına 73-55 üstün giren Pınar Karşıyaka, periyodu 80-59 önde tamamladı.Son periyotta Dixon ile üst üste 3 sayılık basketler bulan Pınar Karşıyaka, son 6 dakikaya 89-66 üstün girdi. Oyundaki üstünlüğünü koruyan Pınar Karşıyaka, son 3 dakikasına 91-73 önde girdiği müsabakadan, 97-81 galip ayrıldı.Rakibiyle ilk maçta 81-81 berabere kalan Pınar Karşıyaka, bu galibiyetin ardından adını çeyrek finale yazdırdı.Yeşil-kırmızılı ekipte 26 sayı atan Diebler karşılaşmanın en skorer ismi oldu.Pınar Karşıyaka'nın rakibi, bu akşam İspanyol ekibi Herbalife Gran Canaria ile Hırvat temsilcisi Cedetiva Zagreb arasında oynanacak müsabakanın ardından belli olacak.1. periyot: 20-13Devre: 53-343. periyot: 80-59Kaynak: AA
Reklam
TBMM Genel Kurulu'nda Gerginlik: 'Kadına Dair Ne Yapılacaksa Hepsini Erdoğan Liderliğinde Gerçekleştireceğiz'
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP Grubunun, kadın işsizliği sorununu araştırma önergesi AKP'li vekillerin oylarıyla reddedildi.TBMM Genel Kurulu'nda, HDP Grubunun, kadın işsizliği sorununu araştırma önergesinin bugün gündeme alınması önerisi reddedildi. alan AKP Diyarbakır Milletvekili Mine Lök Beyaz 'ın 'Kadına dair ne yapılacaksa hepsini, biz, Başbakanımızın önderliğinde, Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde gerçekleştireceğiz” sözleri ise gerginliğe neden oldu.Beyaz’ın sözlerine HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, 'Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri içerisinde bir partiye lider olma vasfı yoktur. Sayın konuşmacının bunu düzeltmesi gerekiyor. Düzeltilmiyorsa sizin tutumunuzun üzerinde usul tartışması talep ediyorum' diyerek tepki gösterdi. Bunun üzerine Beyaz, yeniden söz alarak, 'Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bizim kurucu Genel Başkanımızdır, bizim babamızdır, liderimizdir. Bunda düzeltilecek bir durum yok' diye konuştu. HDP'nin grup önerisi reddedildi.Meclis Başkanvekili Meral Akşener, Zozani'nin talebi üzerine usul tartışması açtı. Açılan usul tartışmasında söz alan MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tarafsız bir tutum içinde olmadığını, AK Parti'yi dışarıdan yönettiğini, kimin milletvekili olacağına, kimin olmayacağına karar verdiğini söyledi. Yılmaz, 'Cumhurbaşkanı siyaset yapacaksa forslarını çıkarıp gelsin' dedi.CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de AK Parti grubunun vesayet altında olduğunu, Cumhurbaşkanı'nın talimatları yönünde hareket ettiğini ileri sürerek,'(Biz senin talimatlarınla hareket etmeyiz) diyen bir yürekli milletvekili arıyorum. Vesayet altındasınız hepiniz, vesayet sizi eziyor' diye konuştu. Gök'ün konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın taraf olduğunu ve muhalefete karşı bir yaklaşım sergilediğini savunarak, 'Cumhurbaşkanı haddini bilecek. Cumhurbaşkanı'na diyeceksiniz ki egemenlik kayıtsız şartsız milletindir gerçeğini buradan haykıracağız biz' ifadesini kullanmasına AK Parti'li milletvekilleri yerlerinden tepki gösterdiler.Sataşma nedeniyle söz alan AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancıise 'Burada hiç kimse had bildirme makamında değil. Demokrasilerde had bildirecek yegane yer millettir. Millet de sandıkta had bildirir. Levent Bey ve arkadaşları her seçimde zaten hadlerini öğrenselerdi bugün daha farklı bir yerde otururlardı' değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasında muhalefetin çalışmaları yavaşlatmak için fiili durumlar yarattığını, ilerleyen saate rağmen henüz ilk grup önerisinin görüşmelerinde olunduğunu, bunun da angarya anlamına geldiğini belirten Bostancı, 'Şimdi çalışamıyorsak gece 02.00'den sonra çalışacağız' dedi.Görüşmelerin ardından Meclis Başkanvekili Akşener, İçtüzük gereği başkan vekilinin hangi hallerde hatibe müdahale edebileceği konusunda bilgi vererek, tutumunda değişiklik olmadığını bildirdi.T24
3 Katlı Metro ve Boğaz Geçişi Projesi Onaylandı
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, Başbakan Davutoğlu'nun açıkladığı, '3 Katlı İstanbul Metro ve Karayolu Boğaz Geçişi Projesi'ne onay verdi.İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında, '3 Katlı İstanbul Metro ve Karayolu Boğaz Geçişi Projesi'nin güzergâhının planlara işlenmesini içeren rapor görüşüldü.AK Parti Grup Başkanvekili Abubekir Taşyürek, Söğütlüçeşme-İncirli arasında 31,5 kilometrelik raylı sistem olarak tasarlanan projenin, 16,5 kilometresinin 3 katlı tünel olacağını söyledi. Bu tünelin 6,5 kilometresinin de Küçüksu-Gayrettepe arasında Boğaz'ın altından geçeceğini belirtti.Taşyürek, 3,5 milyar dolara mal olması planlanan yatırımın yap-işlet-devret modeliyle yapılacağını ifade ederek, haziranda ihaleye çıkacak projenin 5 yılda hizmete alınmasının hedeflendiğini ifade etti.'Metrolar ve Marmaray'la entegre olacak'Proje için 6 ayrı güzergâhtan en uygun olanının seçildiğini savunan Taşyürek'e göre, projenin yasal hiçbir engeli yok.'Yasal hiçbir sıkıntısı olmayan projenin maliyet hesapları da çok iyi yapıldı. Yap-işlet-devret şeklinde yapılacak projede devletimizin kasasından bir kuruş harcanmayacak ve vatandaşlarımıza hiçbir ek yük getirilmeyecektir. Metrolarla ve Marmaray ile entegre olacak proje, TEM'in trafik yükünü hafifletecek ve İstanbul'un ulaşım sorununa ciddi rahatlık sunacaktır. Proje çevre dostu ve akaryakıt tüketiminde tasarruf yapacak bir projedir. Kamulaştırma söz konusu olmayacak. Görüntü ve siluet kirliliği oluşturmayacak. Şu anda ana arterleri hatları birbiriyle buluşturacak bir proje.'CHP Grup Başkanvekili Ertuğrul Gülsever ise, planın ilgili kurumlarda iyice tartışılması için raporun komisyona iade edilmesini istedi.Toplantıda tartışmaların ardından, '3 Katlı İstanbul Metro ve Karayolu Boğaz Geçişi Projesi'nin güzergâhının 1/5000 ölçekli nazım imar planlarına işlenmesine oy çokluğuyla karar verildi.Kaynak: Anadolu Ajansı
Reklam
GTA 5'de Güldüren Kedi Tepkisi
Duvarın üzerinde bir kediye denk gelen oyuncunun kedi ile karşı karşıya kaldığı andaki tepki güldürdü ancak devamında aracın altında can vermesi üzücü oldu. Neyse ki sadece bir oyun...
Demirören, Beşiktaş-Brugge Maçını Stattan İzleyecek
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı ve Beşiktaş eski başkanı Yıldırım Demirören, 3 yıl sonra ilk kez Beşiktaş maçını stattan izleyecek.Beşiktaş Kulübü'nde 2004-2012 yılları arasında başkanlık yapan ve 2009 yılında Siyah-Beyazlı takımla şampiyonluk yaşayan Yıldırım Demirören , 2012 Şubat ayında Beşiktaş başkanlığındaki görevinden istifa etmişti. İstifa ettikten sonra Futbol Federasyonu Başkanlığı yapmaya başlayan Yıldırım Demirören, görev süresi TFF Başkanlığı süresince herhangi bir Beşiktaş karşılaşmasını stattan canlı olarak takip etmemişti.Beşiktaş başkanlığından istifa ederek Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı görevine gelen Yıldırım Demirören, 3 yıl sonra ilk defa Beşiktaş'ın maçını tribünden izleyecek.Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi 3. turunda Brugge ile deplasmanda yapacağı maç için Belçika'ya gidecek olan Demirören, karşılaşmada Jan Breydel Stadı'ndında olacak.Fanatik
Reklam
Fenerbahçe'de Neşeli İdman
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 24. haftasında 15 Mart Pazar günü deplasmanda Gençlerbirliği ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü.Teknik direktör İsmail Kartal yönetiminde Can Bartu Tesisleri'nde gerçekleştirilen antrenmana istasyon çalışmalarıyla başlayan sarı-lacivertliler, pas organizasyonunun ardından yarı sahada çift kale maç oynadı.Sakatlıkları bulunan Mehmet Topal ve Hasan Ali Kaldırım salonda çalışırken, gribal enfeksiyon geçiren kaleciler Volkan Demirel ve Erten Ersu antrenmana katılmadı.Gökhan ve Caner'e özel programSarı-lacivertli ekibin savunmadaki iki önemli ismi Gökhan Gönül ve Caner Erkin'e özel program uygulandı.Kuvvet ve dayanıklılık çalışmaları yapan iki futbolcu, takım çalışmasına katılmadı.Yaklaşık 1,5 saat süren idmanın ardından sahada kalan Emenike, Webo, Sow ve Selçuk Şahin, genç kaleci Anıl'ın koruduğu kaleye şut attılar.Fenerbahçe, Gençlerbirliği maçı hazırlıklarını yarın yapacağı antrenmanla sürdürecek.Fotomaç
Beşiktaş Brugge'e Hazır
Beşiktaş , UEFA Avrupa Ligi 3. Tur ilk maçında deplasmanda Club Brugge ile yarın oynayacağı maçın hazırlıklarını yaptığı antrenmanla tamamladı.İkinci Başkan ve Futbol Şubesi Başkan Ahmet Nur Çebi, Genel Sekreter Ahmet Ürkmezgil, Basketbol Şubesi, Dernekler ve Taraftarlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Özköse ve Futbol A Takımı'ndan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mete Vardar’ın izlediği ilk 15 dakikası basına açık yapılan idman 1.5 saate yakın sürdü.Teknik Direktör Slaven Bilic yönetiminde yapılan antrenman kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Antrenman takım halinde ısınma koşusu ile başladı. İstasyon koşuları ve streching çalışmaları sonrası pas çalışması yapıldı. Basına kapalı olan bölümde iki grup halinde duran top çalışması, kontrol pas çalışması ve taktik çalışmalarının yer aldığı programlar uygulandı. Antrenman yarım sahada yapılan çift kale taktik maçı ile sona erdi.Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi 3. Tur ilk maçında yarın(12 Mart) saat 20.00’de Club Brugge ile karşılaşacak.Sporx
Semih Kaya Tekrar Sakatlandı
Hakan Balta'yı Fenerbahçe derbisinde kaybeden Cim Bom, akşam idmanında bir kez daha sakatlık kabusu yaşadı.Galatasaray, Süper Lig'de zorlu haftalara girilirken sakatlık sorunuyla boğuşmaya başladı. Fenerbahçe derbisinde Hakan Balta'nın sakatlanarak oyundan çıkmasının ardından bu kez savunmanın bir başka önemli ismi Semih Kaya'dan kötü haber geldi.Florya 'da akşam saatlerinde yapılan antrenmanda sağ ayak üst adale grubundan sakatlık yaşayan genç savunmacı antrenmanı tamamlayamadı. Tedavisine hemen başlanan milli futbolcunun hafta sonunda Başakşehirspor ile oynanacak mücadelede forma giyme ihtimali azaldı. Semih'in maç gününe kadar tedavisine devam edileceği ancak uzun süreli sakatlığı sonrası yaşadığı bu problem nedeniyle maçta oynamasının hayli güç olduğu bildirildi.İki savunmacı kaldıHakan Balta ve Semih Kaya'nın yokluğunda teknik direktör Hamza Hamzaoğlu 'nun elinde ise iki savunmacı kaldı. Aslan'ın hocasının ligin ilk yarısında Galatasaray'ın 4-0'lık skorla boyun eğdiği Başakşehirspor'a karşı Chedjou - Koray Günter ikilisiyle mücadele etmesi bekleniyor.Kadrodaki bir başka savunmacı Gökhan Zan ise ara transfer döneminde bir başka kulübe gitmediği için başkan yardımcısı Abdurrahim Albayrak'ın talimatıyla kadroya alınmıyor. İki önemli eksiğe rağmen, Gökhan'ın Başakşehirspor maçının 18 kişilik kadrosunda da yer alması beklenmiyor.Fanatik, Metin Karabaş
Reklam
Facebook Gelen Tepkiler Üzerine 'Şişman' İfadesini Kaldırdı
Facebook, Change.org'da başlatılan imza kampanyası sonucu büyüyen tepkiler üzerine 'Şişman hissediyor' ibaresini seçenekler arasından kaldırdı.Change.org yine farklı bir imza kampanyasına daha ev sahipliği yaptı. Facebook'un 'his ifadeleri' arasında bulunan 'şişman' ifadesinin kaldırılması için başlatılan imza kampanyasında, iki gün içinde 16 binden fazla imza toplandı.Kampanyanın destekçileri de 'Şişmanlık bir his değildir' sloganıyla Facebook'tan bu ifadenin kaldırılmasını talep etti. Facebook ise bu imza kampanyasını ve kullanıcı şikayetlerini dikkate alarak platformdaki 'şişman' ifadesini seçenekler arasından çıkardı.
Reklam
Google Calendar Sonunda App Store’de
Google'ın bir popüler uygulaması daha, nihayet iPhone ve iPad'lere geldi.iPhone sahipleri, aynı zamanda Google eko sisteminde Gmail ve Calendar gibi servisleri kullanırken zorluk yaşayabiliyorlardı zira Calendar servisinin iOS uygulaması bulunmuyordu. Ancak Google nihayet iPhone ve iPad sahiplerinin bu çok önemli eksiğini kapadı ve iOS için Calendar uygulamasını duyurdu. Böylece kullanıcılar artık Gmail üzerinden yürüyen randevularını, iş görüşmelerini, davetlerini, organizasyonlarını Apple cihazlarından takip edebilecekler. Yani artık profesyonel ve sosyal yaşamını Gmail servisleri üzerinden yürüten çok sayıda iPhone kullanıcısı için hayat daha kolay olacak.Chip
Dalan: 'Ergenekon Sürecini 30 Yıl Önceden Gördüm'
12 Nisan 2010’da alınan yakalama kararının geçen ay kaldırılmasının ardından yurda dönen Ergenekon Davası’nın sanığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı, eski milletvekili Bedrettin Dalan, yurtdışında bulunuşuyla ilgili olarak, 'şeytani bir kumpastı. Bu kumpasın mağduru olmamak için yurt dışına çıktım' dedi. Dalan, ' Ben bu süreci 20-30 yıl önceden görüyordum’ dediniz. Bunu herhangi devletin kişi yada kurumlarıyla organlarıyla paylaştınız mı?’ sorusuna da 'Gerekli olan bütün organlara söyledim. Hiç kimse bana inanmadı. Şunu söyleyeyim karım dahi inanmadı' yanıtını verdi.Dalan, 'Devlet erkanından sizi arayan oldu mu? Cumhurbaşkanı Erdoğan Başbakanlığı döneminde Ergenekon süreci için 'Ben bu sürecin savcısıyım' ifadesini kullanmıştı. Bu 7 yıllık süreçte siyasetin müdahalesiyle karşılaştınız mı?' sorusu üzerine şöyle dedi:'Siyasetin müdahalesiyle hiç karşılaşmadım. Sadece hukuk çetesinin birebir düşmanlığı ile karşılaştım. Sayın Cumhurbaşkanımız eğer bu durumu görmediyse görmeyebilir. Biraz evvel de söyledim. 25 yıl önce karıma anlattım karım bana kahkaha ile güldü. Sayın Cumhurbaşkanımızın da o günlerde bunu görmemesi son derece doğal. Ama bunu gördükten sonra eğer yoluna devam etseydi, kınardım. Mademki, hatadan döndü ve şu anda o istikamette, kutluyorum. Allah kuvvet versin diyorum' dedi.KANAT TAKTIM UÇUYORUMBedrettin Dalan, kurucusu olduğu Yeditepe Üniversitesi’nin Rektörlük Binasında basın toplantısı düzenledi. Dalan daha sonra yaptığı konuşmada, 7 yıl aradan sonra ülkesine yeniden döndüğü  için büyük bir mutluluk duyduğunu belirterek, şunları söyledi:'Bahtiyarlık duyuyorum demek dahi çok hafif bir kelime. Kanat taktım uçuyorum. Gerçek bu. Bir zamanlar ülkemden bir hafta bile dışarıda kaldığım zaman aşırı derecede özler, ilk uçakla gece yarısı olsa dahi ilk uçakla dönerdim. Ancak bu sefer 7 yıla yakın bir zaman yurt dışında kalmak zorunda kaldım. Birçok yazar, çizer kendine göre ’Ergenekon Davasının firari sanığı’ dedi bana. Hayatımda hiçbir şeyden firar etmedim. Hayatımda hiçbir tehlikeden kaçıp kurtulmayı denemedim. Ancak bu seferki tehlike değil, bu seferki doğrudan doğruya sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi kumpas. Yani hukuki gayelerine alet eden, kendini hukuk adamı zanneden bir takım kişilerin kurduğu şeytani bir kumpastı. Bu kumpasın mağduru olmamak için yurt dışına çıktım. Sizi temin ederim ki, yurt dışına çıkarken, bana bu kumpası kuran üst seviyedeki, üst aklın dışında ne polisler, ne savcılar ne de hakimler, kumpasın tetikçileri olan kişiler benim tutuklanacağımı bilmiyorlardı. Ama ben çok çok evvelden şunu çok rahatlıkla söylüyorum. 20 yıl evvelden bu işlerin bana doğru geleceğini biliyordum. Onun için yurt dışına çıkışım herhangi bir devlet görevlisinin beni uyarması ile değil, içinde yaşadığım son 30 yılın macerasının bana verdiği akılla yurt dışına çıktım. Onun için bir memlekette akıl, vicdan, hukuk varsa bana hiç kimse ama hiç kimse bana f’irari sanık’ diyemez. Sanık olmamız için doğru düzgün bir iddianame ve doğru düzgün çalışan çalışan bir hukuk kanalı gerekirdi. Maalesef bu kumpas davalarının hiçbirisinde ne akıl, ne vicdan,  ne hukuk hiçbir şeyden bahsetmek mümkün değildi. 'ADALETE GÜVEN YÜZDE 20’LERE İNMİŞSE...Dalan sözlerine şöyle devam etti: 'Bu söyledikleri şu anda ben söylüyorum ama devletin resmi savcısı da bunu 15 gün önce Bakırköy’de söyledi. Resmi savcı. Şimdi kendini haksız hukuksuz bir tehlikeden bir komplodan, bir kumpastan korumak için gayret sarf eden insana ’firari’ demenin hangi akla vicdana hizmet ettiğini anlamak mümkün değil. Bugün bile bazı gazeteler 'Ergenekon davasının firari sanığı’ demiş. Ama şunu söyleyelim ki, firari durumda olanlar, bundan sonra başkaları olacak, olmaya da başladı. Çünkü onlar da bu komplonun belirli kademedeki elemanlarıydılar. 'Herkes kendi kazdığı kuyuya düşer’ diye bir atasözü vardır. Kumpası kuranlar kendi kazdıkları kuyuya düşmeye bir bir başladılar. Düşmeye de devam edecekler. Çünkü adalet yavaş yürür ama mutlaka ve mutlaka yerini bulur. Yedi yıl gecikmeyle de  adaletin yavaş yavaş yerine gelmesini görmekten son derece mutluluk duyuyorum. Bu mutluluk kendi şahsıma ait bir kumpas değil. Çünkü emin olun ki, bu kumpas Bedrettin Dalan’a kurulmadı. Ben sadece bir insanım. Bu kumpas, bu komplo, Türkiye Cumhuriyeti  devletine, milletine, adaletine kurulmuş bir ağır bir komplodur, ağır bir darbedir. Bu darbeden nasıl çıkacağımızın yolu aranıp bulunması gerekir. 15 gün önce yeni seçilen Yargıtay Başkanı’nın aynen söylediği şudur, ’dibe vuran Türk adalet sistemini imajını kalkındırmak birinci görevimizdir’  ki kamuoyu araştırmalarında bu yüzde 20’lere inmiş durumda. Bir vatandaş olarak halkın inanırlığı bakımından adalete güveni yüzde 20’lere inmişse o ülkede yaşamak hakimler için dahi zordur.Ben bunun utancını yurt dışında çok yaşadım. Almanya’da hangi hakime, hangi savcıya, hangi hukukçuya aleyhimde yazılmış iddianame denilen şeyi Almanca ve İngilizce’ye çevirttim, gösterdiysem, hepsi gülüp geçtiler. Alay ettiler. O alay etme emin olun ki, içime kurşun gibi çöktü. Ne olsa benim ülkemin adaleti. Benim ülkemin hakimleri, benim ülkemin savcıları, böyle olmamalıydı. Sadece ülkemin hasretiyle değil 7 yıl bu utançla da yaşadım arkadaşlar. Eğer iddianamenin içinde tek bir satırlık suç unsuru olsaydı, Dünya’nın en büyük hukuk devleti ABD veya Almanya beni ’misafir’ statüsünde oralarda tutmazdı.'EKONOMİ HUKUK YARATMAZ AMA HUKUK EKONOMİ YARATIRHukukun olmadığı yerde yaşamın olmayacağını ifade eden Dalan, şunları söyledi:' Hukuk olmayan ülkede yaşam olmaz. Her şey hukuktur, adalettir. Hukuk ve  adaletin olmadığı ülkede sadece mutluluk değil refah da  olmaz. Bir örnek vereyim; Almanya’da hukuk düzenine Alman vatandaşlarının inancı yüzde 20 seviyelerine düşsün. Yemin ediyorum, Almanya’nın ekonomik durumu, Türkiye’nin ekonomik durumunun altına 3 ayda düşer. Ama bugün Almanya Avrupa’nın lider ülkesi ise ekonomide lider hukuku sayesinde ayakta kalıyor o ekonomi.  İnşallah bu sözlerim yerini bulur, medyada zamanla hukuğa ayırdığı sayfalarını çoğaltır, gazeteler, televizyonlar… Bunu TC Devleti 'hukuka geçişi'  yakalayamazsa  ne dünyada itibarımız olur ne içerde huzurumuz olur ne de  gerçek anlamda zenginliği bulabiliriz.  'DEVLETİN MİSAFİRİ STATÜSÜNÜ TANIYAN ALMAN DEVLETİNE ŞÜKRANLARIMI  SUNUYORUMYurt dışında geçirdiği yedi yılın çok zorlu geçtiğini söyleyen Dalan, şöyle devam etti:'Ama bu zorlukları kolaylaştıran gerek yurt dışındaki Türkler, inanılmaz bir şekilde bana ülkemin hasretini azaltan yardımlarda bulundular. Özellikle Almanya’daki yaşadığım bölgedeki Türkler. Onun dışında çok yakın arkadaşlarımın bile selam vermekten, telefon etmekten kaçındıkları zamanlarda çok uzaktan tanıdığım ve gerçek dost olduklarını öğrendiğim dostlarıma arkadaşlarıma buradan çok teşekkür ediyorum. Yedi yıl boyunca gerek üniversiteyi gerekse okulları dimdik ayakta tutan yokluğumda benden de iyi yöneten bütün yönetici arkadaşlarıma ve bize güvenen bütün kardeşlerime evlatlarıma gerçekten samimiyetle teşekkür ediyorum. Son teşekkürüm de, bana Almanya’da sığınmacı statüsü değil,  devletin misafiri statüsünü tanıyan Alman devletine ve Alman hukuk sistemine buradan gerçekten şükranlarımı sunuyorum. 'UZUN TUTUKLULUK SÜRESİ ALMANYA’DA SADECE 6 AYDIRUzun tutukluluk süresi ile ilgili de konuşan Dalan, 'Almanya’da tutukluluk süresi sadece 6 aydır. Gerekli görüldüğü takdirde bir yıla kadar uzatılabilir. Ancak uzatma kararını davayı gören mahkeme değil başka bir mahkeme gerekçelerini de inceleyerek karar verebilir. AB gireceğiz, AB oturduğu temel kavramlar ne kadar zengin olduğunuz değil ne kadar hukuk devleti olduğunuza bağlıdır. Şu kumpas davaları derdinden Türkiye,  belasından kurtulsun. Türkiye hukuk devletine hızla gitsin, sizi temin ediyorum AB girmemiz çok çok daha kolaylaşacaktır. Zengin olursak AB’ye girmeyiz, hukuk devleti olursak, hukuk toplumu olursak kendiliğinden gireceğimize garanti gözüyle size söz verebilirim.' dedi.KARIM DAHİ İNANMADIBedrettin Dalan, yaklaşık 20 dakika süren konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.  Dalan,  'Ben bu süreci 20-30 yıl önceden görüyordum’ dediniz. Bunu herhangi devletin kişi yada kurumlarıyla organlarıyla paylaştınız mı?’  sorusuna, 'Gerekli olan bütün organlara söyledim. Hiç kimse bana inanmadı. Şunu söyleyeyim karım dahi inanmadı.  Türkiye’deki bu süreçle ilgili 1986 yıllarıydı galiba Güneri Cıvaoğlu’na bir ABD’li subay, Suudi Arabistan’da bir harita göstermişti hatırlar mısınız? Bu süreç o süreçtir. O sürecin detaylarını rahmetli Turgut Özal’a çok yakın olduğum için fazlasıyla öğrendim. Gözüm patladı, yüreğim sıkıldı. Başta karıma açtım, ilgili bütün kişi ve kurumlarına anlattım. Hiç birisi inanmadı. ‘Türkiye’de böyle şey olmaz’ dediler. Türkiye’nin geldiği noktayı görüyorsunuz. Bu bir hikaye değil bu bir büyük evrensel bir proje. Onun da mağdurları arasına girdik.  Mağdur olduk açık söyleyeyim. Bu mağduriyetten dolayı pişmansın?  Hayır değilim. Yapman gerekeni, uyarı görevini yaptım. Benden bu kadar. Gerisi de devletimize, milletime ait bir hadisedir.' diye cevapladı.SAVCILIK ÇAĞIRIRSA KUMPASIN BÜTÜN DETAYLARINI ANLATIRIMDalan, 'Kumpas iddiasıyla ilgili soruşturma yürütülüyor. Bu kapsamda savcılığa gidip şikayette bulunacak mısınız?' şeklindeki soruya, 'Şu anda avukatım bu konuda şikayette bulundu. Eğer savcılık çağırırsa çok detaylı olarak bu kumpasın bütün detaylarını anlatırım. Dalan,  'Söylediğiniz kumpas ve büyük proje iddialarını biraz açabilir misiniz?' sorusuna, 'Onu Güneri Cıvaoğlu’na sorun kendisi gazeteci. Burada şey yaparsak çok uzun sürer. Ben siyaset yapmak istemiyorum. Güncel siyasetin tamamen dışındayım. Onu da söyleyeyim. Kesinlikle herhangi bir şekilde siyasete girme gibi bir niyetim yok. Benden hiç kimse çekinmesin. Bedrettin Dalan görevini yapmıştır, mağduriyetini de çekmiştir. Ne demişti Tuncay Güney, Kanada’dan 'Bu bir senaryoydu. Bu senaryo da herkes rolünü oynadı. Senaryo bitti. The End’ senaryo bitmiş olmasaydı bende burada belki hala olamazdım.' dedi.AĞLATMA BENİ...Dalan, 'Kırgınlığınız var mı?' sorusuna, 'Kırgınlığım olmaz mı. Yedi yıl müddetçe ciğerim dağlandı her gün. Her gün giden uçaklar İstanbul’a doğru gidiyordu (Gözleri doldu) Ağlatma beni şimdi. ' dedi.O KİTAPTA HEPSİ YAZILIDalan, 'Türkiye’de İrtica ve Cemaat Kuşatmasında Eğitim adlı kitap bir yazmıştınız. 20 yıl önce görmüştüm, demiştiniz. Söyledikleriniz şu an size neyi hatırlatıyor? sorusuna şu yanıtı verdi: 'Evet o kitapta bu olacakların hepsi yazılı. İsim vermeden yazılı. Noktası elifine kadar yazılı. Bir kitap daha yazmıştım. 'Türkiye’ye uzanan eller’ onda da yazılı hepsi. Tarihten ders alınırsa tarih tekerrür etmez. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı’yı yıkan bütün enstrümanlar bugün yine Türkiye’nin önüne kondu. Ben çok akıllı olduğum için değil, çok okudum, analiz yaptım, mühendis kafasıyla karşılaştırmalar yaptım önümüzde duruyor. Devletçe, milletçe, hükümetçe çok uyanık olmamız lazım. İçimizdeki kavgaları minimuma indirip bu uluslararası komplo ile nasıl baş ederiz takkemizi önümüze alıp düşünmemiz lazım.YETİŞTİRDİĞİM GENÇLERİ DEVLETİN İÇİNE YERLEŞTİRSEYDİM KOMPLONUN BAŞI OLURDUMDalan, 'Kumpas bozulması için atılması gereken adımları yeterli buluyormusunuz' şeklindeki bir soru üzerine de şöyle dedi: 'Bulmuyorum.  Çünkü daha tutarlı, daha hızlı, daha güvenilir yollar var. Bakın o zaman TC devleti nasıl kumpasa tabi olurmuş, darbe hükümete karşı devlete karşı nasıl yapılırmış çok daha net daha konabilir. Milletin kafası şu an çok karışık. Kimisi haklı kimisi haksız, diyor. Eğer Bedrettin Dalan olarak,  bugüne kadar 100 binin üstünde genç yetiştirdim. Bu yetiştirdiğim gençleri herhangi bir şekilde, akıllı gençlerde yetiştirdim. Dünya’nın her yerinde başarılı çocuklarım var. Planlı bir şekilde devletin askeriyesine, polisine, dışişleri bakanlığına, adliyesine yerleştirip şematik olarak bunları direk Dalan’a bağlı hale getirseydim ben komplonun başı olurdum. Hayatımda hiç öyle bir şey yapmadım. Sadece bireyleri yetiştirip ülkemin, insanlığın hizmetine attım. Beni bu konuda kimse suçlayamaz.' dedi.CUMHURBAŞKANIMIZIN DA O GÜNLERDE BUNU GÖRMEMESİ SON DERECE DOĞALDalan, 'Devlet erkanından sizi arayan oldu mu?' ve 'En çok neyi özlediniz' sorularına,  'Hayır olmadı. Ama çok kişi aradı. Devletten değil ama hükümeti yakın çevrelerden de oldu. En çok vatanını özledim. Sevgilisini özleyen insan kaşını mı özler, gözünü mü özler, saçını mı özler? Bir bütün olarak vatanımı özledim' yanıtını verdi.ALLAH KUVVET VERSİNDalan  'Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde Ergenekon süreci için 'Ben bu sürecin savcısıyım’ ifadesini kullanmıştı. Bu 7 yıllık süreçte siyasetin müdahalesiyle karşılaştınız mı?' sorusuna ise, 'Siyasetin müdahalesiyle hiç karşılaşmadım. Sadece hukuk çetesinin birebir düşmanlığı ile karşılaştım. Sayın Cumhurbaşkanımız eğer bu durumu görmediyse görmeyebilir. Biraz evvel de söyledim. 25 yıl önce karıma anlattım karım bana kahkaha ile güldü. Sayın Cumhurbaşkanımızın da o günlerde bunu görmemesi son derece doğal. Ama bunu gördükten sonra eğer yoluna devam etseydi, kınardım. Mademki, hatadan döndü ve şu anda o istikamette, kutluyorum. Allah kuvvet versin diyorum' dedi.DHA
Pharrell ve Thicke'in 'Blurred Lines'ı Çalıntı Çıktı
Robin Thicke ve Pharrell Williams, 2013 yılına damga vuran şarkıları ‘Blurred Lines‘ın, Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Marvin Gaye’in ‘Got to Give it Up‘ından ‘çalıntı‘ olduğu gerekçesiyle 7 milyon 300 milyon dolar (yaklaşık 19 milyon Türk Lirası) tazminat ödemeye mahkum edildi.1984 yılında hayatını kaybeden Gaye’in çocukları söz konusu şarkının babalarının 1977’de yayınladığı parçasının telif haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle mahkemeye başvurmuştu.Mahkemede suçlamayı reddeden Pharrell, Gaye’in hayranı olduğunu söylemiş, ancak şarkının tamamen kendisine ait olduğunda ısrar etmişti.Sekiz kişiden oluşan jüri kararını bugün açıkladı ve ikiliyi suçlu buldu.Gaye ailesinin başvurusu üzerine şarkıları inceleyen müzikologlar, iki şarkı arasında sekiz benzerlik bulunduğunu açıkladı. Buna göre, bas ve klavye kullanımı; döngü ve tekrarlanan tema benzerlik gösteriyor.Uzmanlar perküsyon ve davul sesinin de benzerlik gösterdiği görüşünde.Pharrell Williams, kendisine ve Thick’e 10 milyon doları aşkın para kazandıran şarkıyı bir saat içinde yazdığını ve bir gecede kaydettiklerini söylemişti.Diken
Reklam