Galatasaray'da Adayların Listeleri Belli Oldu
Galatasaray'da başkanlık için 3 aday başvurularını tamamladı.Galatasaray Kulübü'nün 23 Mayıs'ta yapılacak seçimli olağan genel kurulu için başkan adaylıklarını açıklayan Dursun Özbek, Turgay Kıran ve Ahmet Özdoğan, başvurularını yaptı.Üç başkan adayı, hazırladıkları yönetim kurulu, denetim kurulu, disiplin kurulu ve sicil kurulu listelerini Türk Telekom Arena'daki divan kurulu başkanlığına sundu.
KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı: 'AB Sürecinde Yitirilen Çözüm Fırsatının Bir Kez Daha Var Olduğuna İnanmaktayım'
KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Aramızda önemli tarihsel ve kültürel bağlar bulunan Türkiye ile olan ilişkilerimizde karşılıklı saygıya dayalı, karşılıklı yarar temelinde işbirliğini gözeten kişilikli ilişkiler kurulması talebi her iki tarafın da yararına olacak bir gelişme olarak algılanmalıdır” dedi.KKTC’de 26 Nisan’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en yüksek oyu alarak Cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Akıncı, bugün düzenlenen törenle görevi Derviş Eroğlu’ndan aldı. KKTC Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlenen törene, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da katıldı.Akıncı, törendeki konuşmasına, “19 ve 26 Nisan 2015 tarihlerinde gerçekleşen seçimler sonrasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 4. Cumhurbaşkanı olarak bugün devralmakta olduğum bu büyük sorumluluğun tanıklığını yapmak üzere bizimle birlikte olduğunuzdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum; bizi farklı iletişim kanalları aracılığı ile izlemekte olan tüm yurttaşlarımızı da sevgi ve saygı ile selamlıyorum” diyerek başladı. Akıncı, KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı anarak, “Sözlerimin başında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kurucu Cumhurbaşkanlığını yapmış ve bugün aramızda bulunmayan rahmetli Rauf Denktaş’ı toplumumuza verdiği büyük hizmetler nedeniyle saygı ile anıyorum. 2. Cumhurbaşkanı Sayın Mehmet Ali Talat ve bugün görevi kendisinden devralmakta olduğum Sayın Dr. Derviş Eroğlu’na da hizmetleri dolayısıyla şahsım ve halkımız adına teşekkür ediyorum. 3. Cumhurbaşkanı Sayın Derviş Eroğlu ve muhterem eşleri Sayın Meral Eroğlu’na bundan sonraki yaşamlarında sağlık ve esenlik diliyorum” ifadelerini kullandı.“Hepinizin bildiği gibi oldukça genç sayılacak bir yaşta aktif siyaset yaşamına başlamış birisiyim” diyen Akıncı, şunları kaydetti:“27 yaşımda iken 1975 yılında oluşturulan Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin Kurucu Meclis üyeliği görevinde bulunmuş, bir yıl sonra da 28 yaşında Lefkoşa Türk Belediyesi’nin ilk seçilmiş Belediye Başkanı olarak göreve başlamıştım. 1975 yılında girdiğim toplum hizmetindeki dönemim 2009 yılına kadar sürmüş, o yıl yapılan genel seçimlerde milletvekilliğine yeniden aday olmamış, iki yıl öncesinde de parti başkanlığından ayrılmıştım. Aslında bu, siyasetten kopuş değil ama koltuğu bırakma anlamındaydı. Gerektiğinde koltuğu bırakabilmenin önemli ve doğru olduğunu düşünenlerdenim. Bu siyasetten kopuş değildi; çünkü ben siyaseti sadece makam, parti başkanlığı, milletvekilliği olarak algılamıyorum. Siyaset eğer yaşamı daha güzel kılabilme uğraşısıysa ki ben öyle olduğuna inanıyorum, buna devam etmekteydim. Nitekim o dönemde, 28 yaşımdan 42 yaşıma kadarki gençlik yıllarımı hasrettiğim Lefkoşa Belediye Başkanlığı’ndaki deneyimlerimi içeren 500 sayfalık bir kitabı kaleme aldım. Benim göreve başladığım zaman hissettiğim kaynak kitap sıkıntısını benden sonrakilerin yaşamaması için ciddi bir katkı yaptığıma inanıyorum. Aktif siyasal yaşamda olmadığım son 5 yılda, önceleri bunun makûl bir durum olduğunu düşünen halkımızın çeşitli kesimlerinden Cumhurbaşkanlığı adaylığım yönünde giderek artan telkin ve teşvikler sonrasında aday olmaya karar verdim; çünkü bu kaçınılmaz bir sorumluluk haline gelmişti. Bilinmesini isterim ki, yurttaşlarımızın adaylığımı neden istediklerine ilişkin gerekçeleri benim 4 boyutlu siyaset vizyonumun esaslarını oluşturmuştur. Seçim kampanyamız boyunca sürekli olarak paylaştığım bu vizyon halkımızın büyük desteğiyle artık toplumsal bir boyut kazanmıştır. Bu, sadece bana ait bir vizyon değildir; halkımıza aittir, halkımızın talepleridir. Bu çerçevede halkımıza anlatarak onay aldığımız bu görüşler benim halkımla yaptığım bir sözleşme anlamındadır ve benim için bağlayıcı olan en önemli belgedir. Görevde olduğum sürece bu yönde hareket edeceğim kuşkusuzdur”.“10 YIL ÖNCE AB SÜRECİNDE YİTİRİLEN ÇÖZÜM FIRSATININ BİR KEZ DAHA VAR OLDUĞUNA İNANMAKTAYIM”Bölge sorunlarına değinen Akıncı, “Kıbrıs’ta yıllardır çözümsüz kalan sorun ve yarattığı statüko sürdürülebilir değildir; hem adamızın ve hem de bölgemizin barışı ve huzuru için de ciddi tehditler içermektedir. Birleşmiş Milletler parametrelerinin öngördüğü ve son olarak 11 Şubat 2014 tarihli ortak açıklama metninde de ifade edilen, iki kesimli, iki toplumlu federal bir çözümde, her iki tarafın da kazanacağı çok şey vardır. Böylesi bir çözüm, bölgesel istikrara da katkıda bulunacaktır. Bu bağlamda, çözüm odaklı bir anlayış ve halkın iradesini müzakere masasına yansıtacak bir kararlılıkla hareket edeceğim. BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ile gelecek hafta yürüteceğimiz temaslarla yeni müzakere sürecinin alt yapısının hazırlanmasına katkıda bulunmaya çalışacağız. 10 yıl önce Avrupa Birliği sürecinde yitirilen çözüm fırsatının bir kez daha var olduğuna inanmaktayım. Yeter ki tüm taraflar bunun bir ortak ihtiyaç olduğu noktasında aynı fikirde olsunlar ve ortak vizyonla tüm tarafların kazançlı çıkacağı ortak yarar paydasında buluşabilsinler. Rumların yönetimindeki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’ne girmiş olmakla birlikte yanlış ekonomik kararlar sonrasında çöken ekonomisi ve Doğu Akdeniz’de bulunan doğal gaz Kıbrıs sorununa çözüm için yeni dinamikler yaratmıştır.Henüz su yüzüne çıkarılmamış doğal gaz yüzünden kavgaya tutuşmak yerine bu zenginliği hakça paylaşmak konusunda uzlaşmak ve çözümle birlikte bu gazı Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşımak, en akılcı, en hızlı ve en az maliyetli yol olarak görülmektedir” dedi.Akıncı ülkenin doğal zenginliklerine de değinerek, “Denizlerimizin altındaki doğal gaz zenginliğini de, 9 bin km karelik bu adanın topraklarını da, Türkiye’den adaya gelmesini beklediğimiz suyu da - TC yetkililerinin bu yöndeki açıklamalarını da dikkate alarak - adil ölçüler içinde paylaşabilme becerisini gösterebilmeliyiz. Bunun yanında, tarafların birbirini tahakküm altına almadan, eşitlik, güvenlik ve huzur içinde bir gelecek kurabilmeyi başarmaları zor ama gerekli bir görev olarak önümüzde durmaktadır. Güneydeki liderliğin de bu vizyonu bizimle paylaştığını görmek en büyük arzumuzdur. Kuşkusuz, kapsamlı çözüm uğraşlarının yanı sıra, paralel bir süreçte, her iki toplumun günlük yaşamına katkı yapacak çeşitli güven artırıcı önlemlerin uygulanmasının özel önemi olduğunu düşünmekteyim. Bu kapsamda, Kapalı Maraş bölgesinin BM gözetiminde yerleşime açılması ve bu açılışa eş zamanlı olarak Kıbrıslı Türklerin, ticaret ve turizm alanında yaşadıkları dar boğazların aşılması ve doğrudan ticaret ve direkt uçuşlar için Mağusa Limanı ve Ercan Havaalanının kullanılabilmesinin yolları üzerinde uzlaşma arayacağız. Bunun tüm paydaşlara sağlayacağı ortak yararın yanında kapsamlı çözüm çabalarına da katkı yapacağına inanmaktayım. Kapsamlı çözüme ulaşmak elbette temel hedeftir. Uğraş alanımızın esası orası olacaktır. Güven artırıcı önlemler, paralel bir süreçte ve ana hedefe yardımcı oldukları sürece anlamlı olacaktır. Bu çerçevede yeni sınır kapılarının açılması ve mobil telefonların her iki kesimde de çalışır hale gelmesinin önemi aşikardır” açıklamasını yaptı.“TOPLUMUMUZUN İÇ KONULARINA DUYARLILIK GÖSTEREN BİR ANLAYIŞ İÇERİSİNDE OLACAĞIM”Mustafa Akıncı konuşması sırasında Davutoğlu’nun daha önce yaptığı açıklamalarını sözlerine ekleyerek, “TC Başbakanı Sayın Davutoğlu 5 ay önce Atina’da Türk ve Yunan iş insanlarının ortak bir toplantısında yaptığı bir konuşmasında “İki ayrı devlet ve millet olabiliriz ama ülkelerimizi tek coğrafya imiş gibi planlamak akıl işidir. Bundan her iki ülke de kazançlı çıkar’ demişti. Sayın Başbakan’ın bu vizyonunu paylaştığımı ifade ederken, burada da 9 bin kilometrekarelik bu adayı, iki tarafta siyaseten eşit iki kurucu devletin oluşturacağı federal çatı altında ama tek coğrafya olarak planlamanın akılcılık olacağını ve bundan tüm tarafların kazançlı çıkacağını vurgulamak isterim. Kıbrıs’ta çözüme ulaşmak sadece adanın iki toplumu arasındaki ilişkilere değil, Türk-Yunan, Türk-AB ve gelecekte federal Kıbrıs -Türkiye ilişkilerine de ciddi katkı sağlayacaktır. 1968 yılından beri fasılalarla uzayıp giden Kıbrıs müzakerelerini artık olumlu bir sonuca bağlamak için gerekli olan kararlılık ve irade bizde mevcuttur. Umarım, Sayın Anastasiades de 2004’te Annan Planı döneminde gösterdiği kararlılık benzeri bir yaklaşımı sergileyecektir. Sayın Anastasiades ile aynı yaş kuşağına aidiz. Eğer biz de çözemezsek, bizden sonraki kuşakların çözmesi korkarım ki daha da zor olacaktır. Dolayısıyla böylesi bir günde çağrım yıllarca yapılan karşılıklı suçlama ve günah keçisi yaratma oyunlarına yeltenmeden, gerçekçilik ve akılcılıkla çözüm doğrultusunda hareket etmeyi başarmaktır” cümlelerini kullandı.'TÜRKİYE CUMHURİYETİ YETKİLİ MAKAMLARIYLA KIBRIS SORUNUNDA İŞBİRLİĞİ İÇİNDE HAREKET EDECEĞİMİZ KUŞKUSUZDUR'Görev süresince görevlerini yerine getireceğini kaydeden Akıncı, “Kıbrıs sorunu konusunda uğraşlarımızı sürdürürken görmezden gelemeyeceğimiz diğer bir gerçek de hayatın devam ettiği ve biriken iç sorunlarımızın çözüm beklediğidir. Görev sürem boyunca siyasal partilerin iç işlerine değil ama toplumumuzun iç konularına duyarlılık gösteren bir anlayış içerisinde olacağım. Hükümetlerin yerine geçmeye çalışmadan, kurumlar arası işbirliğini teşvik eden, onlara rehberlik ve öncülük yapan bir davranış sergileyeceğim. Temiz siyaset, şeffaflık, hesap verebilirlik ve yolsuzlukla mücadele konularında Cumhurbaşkanlığı makamı olarak üzerime düşen görevi yerine getireceğim. Aramızda önemli tarihsel ve kültürel bağlar bulunan Türkiye ile olan ilişkilerimizde karşılıklı saygıya dayalı, karşılıklı yarar temelinde işbirliğini gözeten kişilikli ilişkiler kurulması talebi her iki tarafın da yararına olacak bir gelişme olarak algılanmalıdır. Kıbrıs Türk toplumunun iradesinin yönetime doğrudan yansıması, kendi kurumlarında söz sahibi olması aslında gecikmiş bir durumdur. Bu kurumların gerçek anlamda sahiplenilmesi, iyi yönetilmesi ve Kıbrıs Türk Hava Yolları ile yeni belediye yönetiminden önceki Lefkoşa Türk Belediyesi’nde yaşananlara benzer olumsuz durumların yaratılmaması ise yaşamsal önemdedir. Propaganda sürecinde sıklıkla vurguladığım gibi aynayı yüzümüze tutmayı da becerebilmeliyiz. İçte ve dışta tüm ilişkilerimizde uzlaşma anlayışıyla hareket edeceğiz. Uzlaşmanın temeli karşılıklı haklara saygıdan geçmektedir. Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarıyla, özellikle Kıbrıs sorununda verimli bir istişare ve işbirliği içinde hareket edeceğimiz kuşkusuzdur. Bunun yanında, kendi kendine yeten, kendi kendini yönetme becerisine sahip bir KKTC, gelecekte bir federal yapıda uluslararası hukuk içinde ve AB kurumlarında çok daha sağlıklı bir biçimde yerini alabilecektir. Bu gelişme Kıbrıs Türklerinin olduğu kadar Türkiye’nin de yararınadır ve uluslararası alanda her iki tarafın imajının güçlenmesine de katkı yapacaktır” ifadelerini kullandı.“GERÇEK MAL SAHİBİNİN HALKIMIZ OLDUĞUNU BİR AN BİLE HATIRDAN ÇIKARMAYACAĞIM”“Yurttaşlarımıza bağımsız ve tarafsız bir Cumhurbaşkanlığı sözü vererek seçildim” diyen Akıncı konuşmasını şu şekilde tamamladı:“Bu sözüme de sadık kalacağım. Cumhurbaşkanlığı toplumun tümünü kucaklayan, gerçek anlamda bağımsız ve tarafsız bir makam olacaktır. Tüm siyasi partilere eşit mesafede ve tüm renkleri kucaklayan demokratik bir tavır içinde olacağım. Sivil toplumla daha yakın bir diyalog içerisinde toplumumuzdaki tüm değerlerden en yüksek seviyede katkı sağlayabilmenin yolunu açık tutacağım. Tarafsızlık ise ilkesizlik demek değildir. Demokrasi, insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk hakları, engelli hakları, çevre konuları, sosyal adalet, hukukun üstünlüğü, özerk kültür - sanat ve benzeri konularda doğrudan yana taraf olmak cumhurbaşkanlığım döneminin vazgeçilmez ilkeleri olacaktır. Değerli konuklar, Son olarak şunu da ifade etmek istiyorum. Bugün devralmakta olduğum makamda ve törenin ardından gireceğim bu tarihi binada mal sahibi değil, belli bir süre kiracı olduğumu hiçbir zaman unutmayacağım. Gerçek mal sahibinin halkımız olduğunu bir an bile hatırdan çıkarmayacağım. Yarın kutlanacak olan 1 Mayıs İşçi ve emekçi Bayramı vesilesiyle tüm alın teri ve emeği ile geçinenleri kutluyorum. Yaşadığımız bu topraklarda, dini, dili, ırkı, rengi, kökeni ne olursa olsun hepimiz yarınlarımızı birlikte şekillendireceğiz. Elbirliğiyle daha güzel, daha aydınlık bir geleceğe hep birlikte ulaşacağımıza yürekten inanıyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”“GÖREVİMİ LAYIKIYLA YAPMIŞ OLMANIN GURURU İLE GÖREVİMİ DEVRETMEYİ NASİP ETMESİNİ DİLEMİŞTİM”Derviş Eroğlu ise, “Sayın Cumhurbaşkanı, değerli konuklar, sevgili Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı; öncelikle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. 4’üncü Cumhurbaşkanımız Sayın Mustafa Akıncı’yı bir kez daha başarısından ötürü tebrik ediyorum. En samimi duygularla milletimiz, devletimiz, halkımız için başarılı çalışmalar yapmasını diliyorum. 5 yıl önce Cumhurbaşkanlığı görevime başlarken Allah’tan bana, günü geldiğinde, görevimi layıkıyla yapmış olmanın gururu ile görevimi devretmeyi nasip etmesini dilemiştim. Çok şükür ki öyle oldu. Söz verdiklerimi yapmanın, yeminime sadık kalmanın, halkıma hizmet etmenin onuru içerisindeyim. Ben her zaman, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olmanın bilinci ile hareket ettim. Kıbrıs var olan güvenlikli ortamını riske atmayacak, insancıl, gerçekçi bir politika izledim. Rum lider Nikos Anastasiades’le birlikte mutabakata vardığımız 11 Şubat 2014 Ortak Açıklama metni ile Kıbrıs Türk Halkı için önemli kazanımlar elde ettik, uzlaşıya giden yolun haritasını ortaya koyduk. Rum lider Nikos Anastasiades’i görüşme sürecinde al-ver aşamasına getirdik. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide’nin son ziyareti sırasında 2015 yılı sonuna dek Kıbrıs’ta ayrı ayrı ve eş zamanlı referandumlara gidilmesinin mümkün olduğunu söylemesi bizler adına önemli bir kazançtır “dedi.“ÇOLUĞUNUZU ÇOCUĞUNUZU İHMAL EDEBİLİRSİNİZ AMA HALKINIZI, GÖREVİNİZİ İHMAL EDEMEZSİNİZ”Eroğlu Kıbrıs sorununun kısa zamanda çözülmesi gerektiğini kaydederek, “Şimdi yapılması gereken, yapılandırılmış, sonuç alıcı bir görüşme süreci ile kısa zamanda Kıbrıs konusunu bir çözüme kavuşturmaktır. Kıbrıs konusu artık bir sonuca bağlanmalıdır. Bu tarihi dönemeçte, uluslararası toplumun da benimsediği ve Sayın Eide’nin açıkça ifade ettiği, kapsamlı çözüm odaklı bir yaklaşımdan ayrılmamamız gerektiğinin de altını çizmekte yarar görüyorum. Barışçı, antlaşmadan yana tavrı ortada olan ve bunu her aşamada somut davranışlarıyla da kanıtlamış olan Kıbrıs Türk Halkı’nı Rum uzlaşmazlığına rağmen hala izolasyon altında tutmak uluslararası toplum açısından doğru bir davranış değildir. Sayın Cumhurbaşkanı, değerli konuklar; görev sürem boyunca daha önceki görevlerimde olduğu gibi kapım herkese, her kesime, tüm halkıma açık oldu. Sosyal sorumluluk projelerine, sanata, kültüre, çevreye, sağlık konularına özel önem vermeyi görev bildim. Görevler bayrak yarışı gibidir. Hedefe varmak için bayrak alınan noktadan ileri noktaya taşınır. Ortak hedefimiz, Halkımızı, özgür, egemen, güvenli, refah ve huzur içinde bir geleceğe taşımak olmalıdır. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrasının kuruluşunun tamamlanmasını, eski Vakıflar Sineması’nın Vakıflar İdaresi ile işbirliği içinde bir Kültür ve Sanat Sarayı’na dönüştürülmesini, Çocuk Destek Rehabilitasyon Merkezi’nin inşasına gidilmesine gereken ilginin gösterilmesini bekliyorum. Sayın Cumhurbaşkanı, değerli dostlarım; siyaset halk içindir, ülke içindir. Eğer insan, halk, vatan, millet sevgisi ile siyaset yaparsanız siyasetten kopamazsınız. Evinizi, eşinizi, çoluğunuzu çocuğunuzu ihmal edebilirsiniz ama halkınızı, görevinizi ihmal edemezsiniz” ifadelerini kullandı.“AKTİF SİYASETE DÖNÜŞÜM ASLA SÖZ KONUSU OLMAYACAK”Kendisinin bu anlayışa sahip olduğunu ifade eden Eroğlu, konuşmasını şu şekilde tamamladı:“Aktif siyasete dönüşüm asla söz konusu olmayacak ama gerektikçe, halkıma bildiğim, gördüğüm doğruları söylemekten, görüşlerimi açıklamaktan geri durmayacağım. Daha önce de ifade ettiğim üzere Sayın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ne zaman arzu ederlerse kendisi ile görüş ve düşüncelerimi paylaşmayı görev addedeceğim. Sayın Cumhurbaşkanı, değerli konuklar, Kıbrıs Türk Halkı’nın takdiri ile 1976 yılından bu yana siyasetin içindeyim. Bugünden itibaren aktif siyasi yaşamıma noktayı koyarken herkese hakkınızı helal edin diyorum. Benim bu millete bir nebze hizmetim olmuşsa ne mutlu bana. Kimseye kırgın, kızgın değilim. Tüm halkımıza, bana gösterdikleri sevgi saygı için müteşekkirim. Görev yaptığım yıllar boyunca birlikte çalıştığım tüm arkadaşlarıma katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Gelmiş, geçmiş ve bugünkü tüm milletvekillerimize, bakanlarımıza, Başbakanımıza, Meclis Başkanımıza, siyasi parti yetkililerine, sivil toplum ve sendika yöneticilerine ve üyelerine ve tüm halkıma şükranlarımı ifade ediyorum. Anavatan Türkiye Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakanı, Bakanları ve milletvekillerine, silahlı kuvvetlerine, büyükelçilerine, diplomatlarına, kahraman, vefakâr, cefakâr Anadolu’daki kardeşlerime sevgilerinden, ilgilerinden dolayı müteşekkirim.Özveri ile çalışan Cumhurbaşkanlığı personeline ve tüm yakın çalışma arkadaşlarıma ayrıca teşekkür ediyorum. İzninizle bu noktada özel bir teşekkürü de değerli eşim Meral Eroğlu’na ve tüm aileme göndermek istiyorum. Onların sayesinde en zor koşullarda bile halkıma hizmet etme yarışından geri kalmadım. Onların yanımda duruşu, desteği, sevgisi ve ilgisi ile milletime, halkıma hizmet etme onuruna eriştim. Allah Devletimize, milletimize hep aydınlık, özgür, refah dolu ve mutlu günler nasip etsin. Hepinize Allaha ısmarladık diyor, gözlerinizden öpüyorum. Her şey için teşekkür ediyorum. Tüm dünyaya barış ve huzur diliyorum. Yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Yaşasın Kıbrıs Türk halkı. Yaşasın yüce Türk milleti.”İHA
KPSS Soruşturmasında 6 Tutuklama
Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği, KPSS'deki usulsüzlük iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 6 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği, KPSS'deki usulsüzlük iddialarına ilişkin soruşturma  kapsamında, savcılığın 14 kişinin serbest bırakılmasına yaptığı itirazı kabul ederek, 6 kişi hakkında tutuklama istemiyle yakalama kararı verdi.Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman, Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin serbest bıraktığı 25 şüpheliden 14'ünün tutuklanması için itirazda bulunmuştu.İtirazı değerlendiren hakimlik, talebi reddederek, dosyayı bir üst mahkemeye gönderdi.Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği de şüphelilerden 6'sı hakkında, tutuklanmaları istemiyle yakalama kararı çıkardı.Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Erkman, soruşturmanın ikinci etabında gözaltına alınanlardan 42'sini, tutuklama talebiyle 23 Nisan'da nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk etmişti. Zanlılardan 17'si tutuklanırken, 25'i adli kontrolle serbest bırakılmıştı.AA
Başarılı Olabilecek Girişim Hikayelerini Hüzünlü Küçük Emrah Filmlerine Çeviren 15 Hata
Girişimcilik sanılanın aksine sadece özgün projelerle çıkanların, parası olanların ya da parasız olanların hayatının bir parçası değil. Herkes hayatının en azından bir evresinde yeni bir işe girişiyor. Bir kısmımız sütün sıcak olduğunu görüp onu içmemeye karar veriyor, bir kısmımız ise yoğurdu üfleyerek yiyor, ama ben size sıcak sütü bardak bardak içenlerin hayatından hatalar aktaracağım.
Reklam
Euro 15 Ay Sonra İlk Kez 3 Lirayı Aştı
ABD Merkez Bankası'nın faiz artırımını Haziran'dan sonraya ötelemesinin etkisiyle küresel piyasalarda yükselen euro, geçen yıl 10 Şubat'tan bu yana ilk kez 3 lirayı aştı.Küresel piyasalarda 1.1248 dolara kadar tırmanarak iki ayın zirvesine çıkan euro, Türkiye'de de 3.0032 liraya kadar yükseldi.Dün ABD Merkez Bankası'ndan (Fed) gelen faiz kararı sonucunda 2.65 liraya kadar inen dolar, bugün Merkez Bankası Erdem Başçı'nın açıklamalarının ardından tekrar yükselişe geçti.Sabah saatlerinde 2.65 lira düzeyinde olan dolar, öğleden sonra 2.68 liranın üzerine çıktı. Dolar daha sonra 2.67 liranın hemen altında hareket etmeye başladı.DHA'nın sorularını yanıtlayan ING Bank Baş Ekonomisti Muhammet Mercan, 'Dünkü Fed'in açıklaması, artık Haziran ayı içerisinde ABD tarafında bir faiz artışı olmayacağını kesinleştiren bir durum yarattı. Bu da dolar/euro paritesini etkiledi ve 1.12'nin üzerine çıktı. Euro/TL paritesi de yükseldi' dedi.Gülseli Kenarlı / İstanbul (DHA)
Reklam
Antik Çağlardan 10 İlerici Örnek
Her ne kadar modern zamanların modası gibi düşünülse de vejeteryanlık hiç de 'yeni' bir şey değil. Aksine antik çağda da inançları nedeniyle vejeteryan olan birçok insan vardı ve toplumdan büyük saygı görüyorlardı. Örneğin matematik dehası Pisagor'a göre bütün canlıların ruhu bulunmaktaydı ve bir hayvanı yemek yemek için kesmek cinayetten başka bir şey değildi. 'Pisagor dieti'ne göre balık ve her türlü et yemek yasaktı. Üstelik Pisagor bakla yemeyi de yasaklamıştı. Rakının bulunmadığı bu karanlık çağlarda tek başına fava yemenin büyük bir günah olduğunu düşünmesi kadar normal bir şey yok.Onun bakla konusundaki bu asil tutumu sürdürülemese de, et yememesi ve vejeteryan tutumu birçok filozof ve devlet adamına öncülük etti. Ovid ve Plutark, Pisagor dietine övgüler düzdüler, Platon 'Devlet' isimli eserinde mükemmel bir şehirde et yiyen kimsenin kalmaması gerektiğini bile söyledi.
Taksim İçin İçişleri ve Valilikten Son Açıklama
Hükümet yetkilileri ve İstanbul Valisi bugün arka arkaya yaptıkları açıklamalarla, Taksim'de 1 Mayıs kutlamasına izin verilmeyeceğini, sadece sendika ve siyasi parti temsilcilerinin sembolik olarak Kazancı Yokuşu'na çelenk bırakmasına müsaade edileceğini duyurdu. CHP Milletvekili Aytun Çıray ise 'Oyları düşen hükümet, rakip gördüğü siyasi partileri terörle ilişkilendirmek için bu iki tarihte provokasyonlara hazırlanmaktadır' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu ve İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk ile İstanbul Valisi Vasip Şahin, 1 Mayıs öncesi yaptıkları açıklamalarda, Taksim’de miting ve kutlama yapılmasına kesinlikle izin verilmeyeceğini ilan ettiler.
Reklam
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Sendikaların 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkma çağrısının ardından, İstanbul Emniyet Müdürlüğü güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkardı. Taksim’e metro ve füniküler seferlerinin de iptal edileceği duyuruldu. İstanbul semalarının bazı bölgeleri hava araçlarına kapatıldı. Ayrıca İETT'nin paylaştığı bilgiye göre 1 Mayıs'ta Söğütlüçeşme-Cevizlibağ seferleri yapılmayacak.
PFDK Trabzonspor'a Tribün Kapatma Cezası Verdi
PFDK Trabzonspor'a Beşiktaş maçı öncesinde tribün kapatma cezası verdi.TFF'nin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;'TRABZONSPOR A.Ş.'nin, 26.04.2015 tarihinde oynanan GENÇLERBİRLİĞİ - TRABZONSPOR A.Ş. Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 5. kez gerçekleştirilmesinden dolayı TRİBÜN KAPATMA ve 37.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına karar verilmiştir'Eurosport
‘Kime Verecekseniz Verin Ama 400'ü Verin’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, '400'ü verin ve yeni anayasa rahatlıkla kurulsun. Ben her partiye eşit mesafedeyim, kime verecekseniz verin ama 400'ü verin' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Otobüs ve Minibüsçü Esnafı ile ATO Congresium'da bir araya geldi. Erdoğan, yeni anayasa ile ilgili, 'Artık bir gerçek var demek ki 400'ün verilmesi lazım. 400'ü verin ve yeni anayasa rahatlıkla kurulsun. Ha şunu da ben söyleyeyim, ben her partiye eşit mesafedeyim kime vereceksiniz verin ama 400 verin' dedi.Şoför esnafına seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin içeride ve dışarıda çok kritik bir dönemden geçtiğinin altını çizdi.Türkiye'nin çevresinin adeta bir ateş çemberine dönüştüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aşağıda Suriye ve Irak'ın yukarıda Ukrayna'da yaşanan olayların Türkiye'yi çok yakından ilgilendirdiğini ifade etti.'BUNLARIN DİNE YAKLAŞIMI ORTADA'Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde bölücü terör örgütü ve onun güdümündeki partinin yol açtığı sorunların gelecek için tehdit oluşturmaya devam ettiğini kaydetti.Türkiye'de dini sorunların yürütüldüğü yerin Diyanet İşleri Başkanlığı olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Eğer bir siyasetçi, sözde siyasetçi, 'biz gelince Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kaldıracağız' diyorsa bunların dine yaklaşımı nedir işte ortada. Bu ülkede eğer bizim dini değerlerimize, inancımıza hakaretler, saldırılar yapılıyor da bütün bunlara karşı eğer birileri sessiz kalıyorsa işte bu millet bunu en iyi şekilde değerlendirecektir diye inanıyorum. Eğer bu ülkede 'Ermeni ve zalimi yoktur' demek suretiyle Ermenilerin yanında AB Parlamentosu'nda yer alanlar varsa bunlara da gerekli cevabı milletimin vereceğine inanıyorum. İşte bakın kimler kimin yanında yer alıyor. Bunları görüyoruz. Bunlara gereken cevabın verilmesi gerekmiyor mu? Bunların gereken cevabı alacakları yer neresi, 7 Haziran'da sandık… Bakın 12 yılık başbakanlığım döneminde, 40 yıllık siyaseti hayatımda biz hiçbir zaman silahı tavsiye etmedik ama bakıyorsunuz birileri silahla oy temin etmenin peşindeler. Bunları gerekli cevabın verilmesi 7 Haziran için önemli değil mi? Öyleyse bu ülkede sorun sadece ne Cumhurbaşkanının nede bunlara muhalif olanların sorunu değildir. Milletçe hepimizin sorunudur. Bunu birlikte çözmemiz lazım' dedi.'TÜRKİYE, TEK BAŞINA İKTİDAR ZAMANINDA YÜKSELDİ'Tek başına iktidarların olduğu dönemlerde Türkiye'de yükselmelerin olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de bölücü teröründe, ekonomik teröründe en azgın dönemlerinin koalisyon dönemlerinde yaşandığını kaydetti.'BİZ BUNA YENİ TÜRKİYE DİYORUZ'2002 yılı sonundan bugüne kadar elde edilen kazanımların istikrar ve güven ortamı sayesinde gerçekleştiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Biz şimdi diyoruz ki, gelin Türkiye'nin bu istikrar ve güven iklimini kalıcı hale getirelim. Bugüne kadar uygulanan parlamenter sistem artık miadını doldurdu. Esasen 10 Ağustos 2014 tarihi itibariyle yani şahsımın doğrudan milletin oylarıyla, sizin oylarıyla Cumhurbaşkanı olarak seçildiği günden itibaren Türkiye'ye yeni bir dönemin kapısını aralamış oldu. Biz buna nediyoruz, yeni Türkiye diyoruz. Yeni Türkiye artık bir zemine oturması lazım. Bu nedir, bu da yeni anayasa.''400'Ü VERİN VE YENİ ANAYASA RAHATLIKLA KURULSUN''Yeni anayasa ile birlikte biliyorsunuz gayret ettik ama anamuhalefet o zaman başbakanım maalesef her türlü engeli koydu. Diğerleri her türlü engeli koydular ve ortada artık bir gerçek var demek ki 400'ün verilmesi lazım. 400'ü verin ve yeni anayasa rahatlıkla kurulsun. Ha şunu da ben söyleyeyim, ben her partiye eşit mesafedeyim kime vereceksiniz verin ama 400 verin ve burada bir şey söylüyorum. Biz bir şeyi hedefledik, kardeşlerim biz size sevdalıyız. Bizim size bir aşkımız var. Biz dertliyiz ve bu derdin dört tane başlığı var. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet… milletimizi parçalamak isteyenlere, bayrağımızı maalesef yakmak isteyenlere, vatanımızı bölmek isteyenlere, devletimizin içine maalesef virüsler sok isteyenlere paralel yapı gibi işte dün MGK toplantısın da artık Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin içerisine girmesiyle ilgili tavsiye kararını aldık ve hükümete gönderdik. Artık asla bunlara taviz yok. Eski Türkiye onların işine geliyor olabilir ama milletimin faydasına asla değildir' şeklinde konuştu.Sondakika.com
Reklam
Merkez, Enflasyon Tahminini Yükseltti
Merkez Bankası, yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 5,5'den 6,8'e çıkardı. Başçı, zorunlu karşılıklara faiz sinyali verdi...Merkez Bankası, yıl sonu enflasyon tahminini 1.3 puan artırdı. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı yüzde 5,5 olan enflasyon tahminlerinin 2015 sonunda yüzde 6,8 olacağını öngördüklerini söyledi. MB Başkanı, döviz kurunun enflasyonuna etkisinin 1 puan olacağını paylaştı. Merkez Bankası Başkanı Başçı, enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2015 yılı sonunda yüzde 5,6 ile yüzde 8,0 aralığında (orta noktası yüzde 6,8), 2016 yılı sonunda ise yüzde 3,7 ile yüzde 7,3 aralığında (orta noktası yüzde 5,5) gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini söyledi. Başçı, enflasyonun orta vadede ise yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını öngördüklerini iletti.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Enflasyon Raporu'nu açıkladı. Başçı, açıklamasında şunları söyledi: 'Orta vadeli tahminlerimizi oluştururken enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki temkinli duruşumuzu sürdürdüğümüz bir çerçeveyi esas aldık. Ayrıca, alınan makroihtiyati tedbirlerin de katkısıyla yıllık kredi büyüme oranının geldiği makul seviyelerin 2015 yılında devam edeceğini değerlendiriyoruz. Bu çerçevede enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2015 yılı sonunda yüzde 5,6 ile yüzde 8,0 aralığında (orta noktası yüzde 6,8), 2016 yılı sonunda ise yüzde 3,7 ile yüzde 7,3 aralığında (orta noktası yüzde 5,5) gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.Sonuç olarak, Ocak Enflasyon Raporu’nda yüzde 5,5 olarak verilen 2015 yıl sonu enflasyon tahminimizi, 1,3 puan yukarı yönlü güncelledik. Bu güncellemede, petrol fiyatlarının Ocak EnflasyonRaporu’nda öngörülenden yüksek gerçekleşmiş olması ve Türk lirası cinsinden ithalat fiyatları belirleyici oldu.Bu çerçevede, petrol fiyatlarındaki güncellemenin ve Türk lirası cinsinden ithalat fiyatlarındaki hareketlerin yıl sonu enflasyon tahmini üzerinde sırasıyla 0,4 ve 1 puanlık yükseltici etki yapacağını değerlendiriyoruz.İktisadi faaliyette ve çıktı açığında aşağı yönde yapılan güncellemenin ise 2015 yıl sonu enflasyon tahminini 0,1 puan düşürücü etkisi oldu.Ayrıca, geçtiğimiz Rapor’da yüzde 5 olarak verilen 2016 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 5,5’e çektik. Bu güncellemenin 0,3 puanını yakın dönemde Türk lirası cinsinden ithalat fiyatlarında yaşanan gelişmelerin gecikmeli etkileri, 0,2 puanlık kısmını ise 2016 yılı için petrol fiyatlarında yapılan yukarı yönlü güncelleme nedeniyle gerçekleştirdik.'
'Şu Anda Zakopane'de Olmak İsterdim' Demek İçin 11 Sebep
Yeryüzünde kalan sayılı saklı cennetlerden birisi olan Zakopane, Polonya'nın güneyinde yer alan Krakow'a iki saatlik uzaklıkta, dağ eteğine kurulmuş bir kent. Yaz aylarında ayrı kış aylarında ayrı güzelliklere sahip doğasıyla Zakopane, ne zaman fotoğraflarına baksanız şu an orada olmak isterdim diyeceğiniz bir yer.  Kent Polonya'nın yerli halkı dışında çok fazla bilinmiyor ve ülke dışından çok fazla turist almıyor.
Reklam
Mutfakta İtalyan Bir Şefe Dönüşenler İçin 11 Nefis İtalyan Tarif
İnsan bazen daha fazla mercimek çorbası görmek istemez. En çok sevdiği yemek yaprak sarma dahi olsa yapmak istemez. İnsan bazen değişiklik ister. Hele yemek yapmak gibi ilham veren bir konuda mutlaka ister.Bugün bu istekleri, mutfakta İtalyan bir şefe dönüşenler ve dönüşmek isteyenler için karşılayacağız.
Çalışmak İçin En Mükemmel 15 Ofis Ortamı
Özellikle parasını internet üzerinden kazanan şirketler, bugünlerde çalışanlarının verimini arttırmak ve onlardan en iyi şekilde yararlanabilmek adına elemanlarıyla ve onların çalışma ortamlarıyla daha çok ilgilenir oldular. Sizin için dünyadaki en gözde 15 tane ofisin listesini çıkardık. Bakalım internette bilinen büyük şirketlerin ve bazı küçük ama değerli tasarım ofislerinin sahne arkası nasıl görünüyor.
Zihninizi Temizlemeniz için 5 Nörolojik Yöntem
Bazılarınca dünyanın en zor koşusu olarak nitelendirilen Badwater Ultramaratonu’nu birkaç kez tamamlamış koşucu Christopher Bergland, böyle zorlu atletik performanslara hazırlanmak için vücudunuzdan önce zihninizin “idmanlı” olması gerektiğini söylüyor. “Beyzbol’un %90’ı zihinsel, kalanı fizikseldir.” diyen Yogi Berra’yı örnek alan Bergland, zihninizi yorucu maratonlara ya da fiziksel güç gerektiren herhangi bir aktiviteye hazırlamanız için, öncelikle zihinsel yüklerden kurtulmanızın şart olduğunu belirtiyor. Bergland’ın, zihinsel yüklerinizden kurtulmanız ve beyninizi “temizlemeniz” için sıraladığı 5 nörolojik yöntemi, biz de Uplifers olarak, gerek yoğun spor programı denemek isteyen gerekse zihinsel yüklerinden kurtularak güçlenmek isteyen okuyucularımız için açıkladık.
Tahkim, Beşiktaş'ın Talebini Reddetti
Tahkim Kurulu, Beşiktaş'ın Fenerbahçe derbisinin yeniden oynanmasına yönelik itirazını reddetti.Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, Beşiktaş'ın Spor Toto Süper Lig'in 25. haftasında oynanan Fenerbahçe derbisinde kural ihlali olduğu yönündeki talebini reddetmişti. Siyah-beyazlı kulüp ise bu kararı Tahkim Kurulu'na taşıdı. Tahkim Kurulu, bugün yaptığı toplantının ardından itirazın reddine karar verdi.TFF'nin internet sitesinden yapılan açıklamada, 'Beşiktaş A.Ş.'nin, TFF Yönetim Kurulu'nun 21.04.2015 tarih ve 59 sayılı toplantısında aldığı karara itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı; taraf teşkili sağlanarak TFF Genel Sekreterliği'nden istenen cevap dilekçesinin geldiği görüldü. Tüm dosya kapsamında yapılan müzakere neticesinde; yerinde görülmeyen duruşma talebinin reddine, TFF Yönetim Kurulu kararında usul ve esasa bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Beşiktaş tarafından yapılan itirazın reddine, oybirliği ile karar verilmiştir' denildi.Eurosport
Reklam