CSKA Sofya 4. Lige Düşürüldü!
Bulgaristan'ın en köklü takımlarından CSKA Sofya'nın, ekonomik kriz nedeniyle profesyonel lisansı iptal edildi.Bulgaristan Futbol Federasyonu, CSKA Sofya Kulübü'nün profesyonel lisansını iptal ederken, kırmızı-beyazlı ekip 4. lige düşürüldü.Bir süredir ekonomik sebeplerle zor bir dönemden geçen CSKA Sofya'nın, Temyiz Kurulu'na yaptığı itirazlar kabul edilmedi. CSKA Sofya'nın yanı sıra Lokomotiv Sofya ve Marek kulüplerinin de profesyonel lisansları iptal edildi. CSKA Sofya'nın kararın ardından, konuyu UEFA veya CAS'a götürebileceği belirtilse de, Bulgaristan basınında CSKA Sofya adına verilen kararın değişmeyeceği görüşü hakim.CSKA Sofya bu sezon Bulgaristan Ligi'ni 3. sırada tamamlarken, Lokomotiv Sofya ise 12. sırada yer almıştı. Sporx.com
'Gel Bütün Tuvaletlerimizi Gez'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı sarayının altın kaplama klozeti olduğunu öne sürerek eleştiride bulunan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu Genel Sekreterlik aracılığı ile davet ettiğini açıkladı. Erdoğan, 'Bu sabah Genel Sekreterim kanalıyla yazılı olarak kendisine bildiride bulundum ve cumhurbaşkanlığı külliyesine davet ettik. Gel bütün tuvaletleri gez. Bakalım bir tane altın kaplama klozet bulabilecek misin? Eğer bulursan ben cumhurbaşkanlığı makamından çekileceğim. Ama bulamazsam şu CHP'nin başına bela olmaktan çekilecek misin?' Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ana uçağı ile geldiği Iğdır'da, Zübeyde Hanım Bulvarında yaklaşık 7 bin kişiye hitap etti. Kürt, Azeri, Sünni, Caferi olabilineceğini, hep birlikte Türkiye olduğumuzu unutmamız gerektiğini anlatan Erdoğan, konuşmasında Hacı Bektaşı Veli, Mehmet Akif'in öz deyişlerinden söz etti. Dün Abdulhamit, Adnan Menderes için söylenenleri, bugün kendisi için söylendiğini anlatan Erdoğan, 12 yılda vesayetle çarpışa çarpışa bu günlere geldiklerini belirtti. Muhalefetin imam hatip, dini müesseselere ve millete karşı ortaklık kurduğunu iddia eden Erdoğan, Beştepe'deki Cumhurbaşkanı külliyesinde klozetlerin altın kaplama olduğunu savunan ana muhafelete dün akşam TRT'den hodri meydan dediğini hatırlattı. Bugün sabah Genel Sekreter kanalıyla tuvaletleri gezip görmesi için Cumhurbaşkanlığı külliyesine davet ettiklerini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:'GEL BÜTÜN TUVALETLERİMİZİ GEZ''Klozetler altın kaplamaymış. Dün akşam TRT'de canlı yayındaydım, oradan hodri meydan dedim. Ve bu sabah da Genel Sekreterim kanalıyla yazılı olarak kendisine bildiride bulundum ve cumhurbaşkanlığı külliyesine davet ettik. Gel bütün tuvaletleri gez. Bakalım bir tane altın kaplama klozet bulabilecek misin? Eğer bulursan ben cumhurbaşkanlığı makamından çekileceğim. Ama bulamazsam şu CHP'nin başına bela olmaktan çekilecek misin? Eğer zerre kadar kişilik varsa, haysiyet varsa bu yazılı davetime uyar gelir orayı gezer. Aksi takdirde söyleyeceğim başka şeyler var. Şimdi onlara girmiyorum. Bunların kılavuzu karga. Şu hale bak. Günlerdir söylediği laf bu, altın klozet. Yahu bir siyasetçi bir partinin genel başkanı olduğunu iddia eden kişi bu tür yalan yanlış şeyler söyler mi ya? Biz geldiğimizden beri bardak çanakla uğraşıyor. Geldiğimizden beri ne bardak aldık, ne çanak aldık. Ama iftira atacak ya, tutmasa iz bırakır. Mantık bu. Hepsi aynı.'
3 Kez Kanseri Yendi, 92 Yaşında Maraton Koşarak Rekor Kırdı
Amerika Birleşik Devletleri'nde 92 yaşındaki bir kadın San Diego kentinde düzenlenen Rock 'n' Roll Maratonu'nu tamamlayan en yaşlı kadın unvanını kazandı.Üç kez ağız kanseri geçiren Harriette Thompson, maratonu 7 saat, 24 dakika ve 36 saniyede tamamladı. Harriette Thompson, 56 yaşındaki oğlu Brenny’nin eşliğinde ipi göğüsledi.
Demirtaş: 'Ben Çaldığımı Söylüyorum, Sen Çaldığını Söyleyebilir misin?'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Bir pop star çıkardılar saz çalıyormuş' sözleriyle ilgili konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'Ben çaldığımı söylemekten utanmıyorum, sen de çaldıklarını söylemekten utanmıyorsan sen de söyle' dedi.Partisinin Bitlis mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş bugün eylem yapan sağlık çalışanlarına destek verdi. Demirtaş hükümeti de 'Hz. Muhammed'in değil Yezid'in yolundan gitmekle' suçladı. Demirtaş'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:Büyüklük Yaradan'a mahsustur. Bizler ancak halkın hizmetçisiyiz. Değerli kardeşlerim, arkadaşlarım. Bitlis'in bu coşkusu yiğitlerinin gençlerinin bu mücadelesi inşaallah 7 Haziran seçim zaferinin de müjdesidir. 'BÜTÜN PARTİLERİN MECLİS'TE OLMASI GEREKİYOR'Elbette bir kez daha, daha güçlü bir şekilde Meclis'e gideceğiz. Olmamız gerekiyor. Türkiye'nin bütün renklerinin Meclis'te olması gerekiyor. Sadece HDP değil, küçük büyük demeden bütün partilerin Meclis'te olması gerekiyor. Biz özgürlüğe, adalete inanmış bir parti olarak sadece HDP'yi değil herkesi parlamentoya taşımaya çalışıyoruz. Bunlar, ne yapıyorlar sizler bizden daha dikkatlice izliyorsunuzdur.'SİZE SÖZ VERİYORUZ KARDEŞLERİM'Siz Meclis'e daha güçlü bir şekilde gitmeye hazırsınız. Bizim yapmamız gereken sizleri mahçup etmeyecek bir zafer çıkarmak. Bu sözü buradan sizlere veriyoruz değerli kardeşlerim. Bu akşam aynı zamanda mübarek Ramazan'ın müjdecisi Berat Kandili. Sizlerin duası, sizlerin inanarak ellerini yaradana açarak ettiği dualar kabul olacak. Hem barışa, hem kardeşliğe hem de özgürlüğe vesile olsun istiyoruz. Allah dualarınızı kabul etsin inşaallah.'GREVDEKİ SAĞLIK ÇALIŞANLARININ YANINDAYIZ'Bir de bugün sağlık çalışanları grevdeler onların da yanındayız. Çünkü 2 gün önce Samsun'da bir doktor vahşice katledildi. Biz de sağlık çalışanlarının yanındayız, selamlar olsun onlara da. 'TÜRKİYE'DE BARIŞ VE KARDEŞLİK İSTİYORUZ DEDİNİZ...'Değerli kardeşlerim dikkatlice, heyecanla, sabırsızlıkla seçime hazırlanıyoruz. Asıl akıllı olan sizsiniz, biz sizin aklınıza güveniyoruz. Sizler ortak akılla, vicdanla karar verdiniz. Türkiye'de barış ve kardeşlik istiyoruz dediniz. Siz bu kararı verdiniz biz onun gereğini yapıyoruz.'BEN GARİBAN BİR MÜSLÜMANIM'Bizler kimiz? Bizler Türküz, Kürtüz, Çerkeziz. Ama bizler insanız, o yüzden bizler Meclis'e hep birlikte gideceğiz. Biz insani değerleri Meclis'e taşıyacağız. Öylesine eşitlikçi bir yönetim var edeceğiz ki, başörtüye, sakala dil uzatmayacak. Herkesin yaşamı herkesin inancı kendine diyeceğiz. Bunu da HDP icat etmedi. Bu nereden geliyor biliyor musunuz? İslam'ın ilk anayasası Medine Sözleşmesi'nden geliyor. Medine Sözleşmesi'ni Bitlis'in alimleri daha iyi bilir. Ben gariban bir Müslümanım. Fakat Peygamber Efendimiz kendi elleriyle yazmıştır bu sözleşmeyi.'BUNLAR HZ. MUHAMMED'İN DEĞİL, YEZİD'İN YOLUNDAN GİDİYORLAR'Kendine İslam partisiyiz diyenler kendi mitinglerinde bizleri yuhalatıyorlar. Bize dinsiz deyip hakaret ediyorlar. Her gün meydanlarda inançlarımızı yuhalatarak oy toplamaya çalışıyorlar. Ben zaten defalarca bunların kimin yolundan gittiğini anlatmaya çalıştım. Bunlar Hz. Muhammed'in yolundan değil, Yezid'in yolundan gidiyorlar. İsrafın yolundan gidiyorlar. Bitlis kararını verirken vicdanına danışarak karar vermeli. Bana diyorlar ya batıda başka doğuda başka konuşuyorlar. Bak burada sevdaların şehrinde tekrarlıyorum; Bizim nazarımızda, bir müslüman ile bir hristiyanın asla farkı yoktur. O da insandır, o da insandır. Biz hepsinin hakkını savunacağız. Hepsine sahip çıkmak bizim insanlık borcumuz, görevimizdir.'BAKARA, MAKARA DİYEN BAKANI DANIŞMAN YAPTILAR'Bir Kürt seydası bana birşey söyledi, ismini vermeyeyim. İlle miting meydanında söyleyeceksin dedi. De ki; Sen Kürtçe Kuran-ı Kerim meali getirmişsin ama okullarda Kürtçe öğrenmeyi yasaklamışsın. Peki Kürdün dili yasakken Kürtçe meali nasıl okuyacak hele ona da bir cevap versin. Kendi kazdıkları kuyuya düştüler. Hatırlar mısınız bilmem, bunun yanında bir AB Bakanı vardı, Kuran'ın ayetleriyle dalga geçmiş Bakara, makara demişti hatırlar mısınız. Bizlerden birisi söylemiş olsa bizi dar ağacına çekeceklerdi. Ne yaptılar bu bakanı, sarayın danışmanı oldu. Öyle cumhurbaşkanına öyle danışman, öyle başa öyle tarak. Hırsızı rüşvetçiyi yanına alacak ki ekip tamamlansın.'GELİN TELEVİZYONDA TARTIŞALIM, HODRİ MEYDAN'Benim saz çalmamla türkü söylememle hakaret ediyor alay ediyor kendince. Ben çaldığımı söylemekten utanmıyorum, sen de çaldıklarını söylemekten utanmıyorsan sen de söyle. Bunlara yüreği yetmez. Hem ona hem o küçüğüne çağrı yaptım. Gel televizyonda tartışalım, hodri meydan. Ey Davutoğlu, eğer yalancı değilsen, söylediklerin doğruysa yüzüme bakarak söyle canlı yayında konuşalım. İnsan bundan korkar mı, çekinir mi. Gelmiyorlar. Canlı yayına çıkmaya korkuyorlar bizimle. Yarası olan gocunur. Sizin yaranız var yalanınız var o yüzden korkuyorsunuz bizimle canlı yayına çıkmaya.Ajanslar
Varlığını Sadece Sahip Olanların Anlayabileceği 9 Zeka Türünün Anatomisi ve Geliştirme Teknikleri
Toplumumuzda, özellikle sayısal zeka üzerine kurulmuş bir 'zeki' algısı vardır. Yani, matematiğe, fiziğe, kimyaya ilgisi olan bir insan zekidir, fakat virtüöz olmuş bir müzisyen, kafası matematiğe diğeri kadar basmadığı için, o kadar da zeki değildir. Peki bu adaletli mi sizce?Her insan zekidir! Önemli olan, kişinin kendi özelliklerini keşfetmesi ve ilgisinin olduğu alanlarda çalışmasıdır. Hayat bir yarış değildir ve birey, çoğunluğun yaptığı şeyi yapmak zorunda değildir. Dolayısıyla herkes mühendis olmak zorunda değildir, hatta herkes üniversite okumak zorunda dahi değildir.Uzun uzadıya burada çok örnek verilebilir fakat bu cümle tek başını hepsini karşılayacaktır.''Aslında herkes dahidir. Ama siz kalkıp bir balığı, ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirir.''
Reklam
Reklam
‘Akkuyu Raporu’ Ortaya Çıktı: Türkiye’nin Nükleer Enerji Karnesi Dökülüyor
Akkuyu’daki nükleer santral projesi için Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) Şubat 2014’te hükümete teslim ettiği ancak ‘devlet sırrı‘ diye gizlenen rapor ortaya çıktı. Tavsiyelerin neredeyse hiçbirine uyulmadığı ortaya çıktı.Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) uzmanlarının Akkuyu Projesiyle ilgili olarak hazırladıkları rapor, Türk Hükümeti’ne 24 tavsiye ve 15 öneride bulunuyordu. Ve uzun süre hazırlığı yapılan INIR misyon raporu, UAEA temsilcileri tarafından Türkiye’ye 20 Şubat 2014’te teslim edilmişti.Akkuyu Nükleer Güç Santralı projesi için geçen Aralık verilen ÇED Olumlu Kararı aleyhine açılan yürütmeyi durudurma talebi davasında hükümetin mahkemenin isteğine rağmen “devletin güvenliği” gerekçesiyle raporu mahkemeden dahi saklaması ise büyük tartışma yaratmıştı.
Hakim ve Savcılara Başörtüsü İzni
HSYK, Yargıtay’ın başvurusu üzerine “hâkim ve savcılar görev başında başörtüsü de şapka da takabilir” dedi.Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre; Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), yargıda hâkim ve savcılara türban serbestliği getirdi. HSYK Genel Sekreteri Musa Kanıcı, Yargıtay’a gönderdiği yazıda, mevzuat karşısında hâkim ve savcıların başörtüsüyle görev yapmalarına engel bir halin bulunmadığını belirtti.
'Riya ve Gösterişi Tercih Eden Halimize Tevbe Edelim'
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Berat Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda, 'Edebi ve erdemi unutan, riya ve gösterişi tercih eden hâlimize tevbe edelim' dedi.Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, 'Her türlü çirkinliği hayatından çıkaran mümin için Berat Kandili, Allah'a dost olma, Hakkın yanında yer alma ve hayra giden yolları arama gecesidir' değerlendirmesinde bulundu.Görmez, ramazan ayının habercisi Berat Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajında 'Ramazanın mübarek iklimine adım adım yaklaştığımız şu günlerde, Rabbimizin bir lütfuna daha erişecek, Berat Kandili'ni idrak edeceğiz. Ruha ağır gelen her türlü sıkıntıdan, mümini inciten her türlü hatadan, insana yakışmayan her türlü kötülükten kurtulmak, 'berat etmek' için eşsiz bir fırsat daha yakalayacağız' ifadesini kullandı.'Berat etmenin' bera ve vela gibi iki önemli adımın sonucunda gerçekleşen bir zirve olduğunu belirten Görmez, mesajında 'bera' ve 'vela'yı şöyle açıkladı: 'Bu iki adımdan ilki beradır ki şerden, fesattan, vicdansızlıktan, insafsızlıktan, kötüden ve kötülükten teberra etmek, uzak durmak anlamına gelir. Bu geceyi idrak eden her mümin, kötülüğe olan mesafesini ölçmeli, kötülüğe giden yolları kapatmaya bir kere daha karar vermelidir. Bu öyle bir özgürlük gecesidir ki bizi bitmek bilmeyen heves ve arzulardan, benliğimizi esir alan hırs ve tutkulardan, kardeşliğimizi zedeleyen bencilliklerden uzaklaşmaya çağırır. Berat, kurtuluşun adıdır.Beratın ikinci adımı ise veladır ki bu da sadece kötülükten uzaklaşmakla yetinmeyip iyiliğe yaklaşmak, iyiyi aramak, iyiyle olmak anlamına gelir. Her türlü çirkinliği hayatından çıkaran mümin için Berat Kandili, Allah'a dost olma, Hakkın yanında yer alma ve hayra giden yolları arama gecesidir. Beratın ilk şartı kimden beri, kime yakın olacağımızı bilmektir'Görbez, Berat gecesinin, 'adımızın Cenab-ı Hak katında nasıl anılmasını istediğimize karar verme gecesi' olduğunu vurgulayarak, mesajını şöyle sürdürdü:'Beratın en derin anlamı ise bağışlanmadır. Berat gecesi, Yüce Rabbimizin af ve mağfiret gecesidir. Sevgili Peygamberimiz, bu gecede Allah'a bol bol ibadet edilmesini, gündüzünde ise oruç tutulmasını tavsiye etmiş ve o gece güneş batınca Allah Teala'nın dünyaya rahmetiyle tecelli ederek fecre kadar, 'Bağışlanmak dileyen yok mu, onu bağışlayayım. Rızık isteyen yok mu, ona rızık vereyim. Belaya duçar olan yok mu, ona afiyet vereyim' buyurduğunu bizlere müjdelemiştir.''Bize düşen tefekkürdür, niyazdır, tevbedir''Bu bağışlanma mevsiminde Müslümanlara düşenin tefekkür, niyaz ve tevbe' olduğunu ifade eden Görmez, şu önerilerde bulundu: 'Bizler bu Berat Kandili'nde silkelenme ve yenilenme ümidiyle hep birlikte tevbe edelim. Kimi zaman samimiyeti, edebi ve erdemi unutan, riya ve gösterişi tercih eden halimize tevbe edelim. En yakınlarımızdan bile sevgi ve merhameti esirgediğimiz, eşimizi ve çocuklarımızı ihmal ettiğimiz, akrabalarımızı, yetimleri, kimsesizleri, mültecileri unuttuğumuz günler için tevbe edelim. Rabbimizin bize emanet ettiği dünyaevini harap ettiğimiz, huzur ve adaleti sağlayamadığımız, kan ve gözyaşını durduramadığımız için tevbe edelim. Kendimiz için istediğimizi din kardeşlerimizden kıskandığımız, İslam coğrafyasında ikilik ve kavgayı sona erdiremediğimiz kıvranan toprakların acısını dindiremediğimiz için tevbe edelim.Tevbekar kullarını seven ve tevbeleri kabul eden Rabbimize sığındığımız bu mukaddes gecede, tevbemiz beratımız olsun. Bireysel ve toplumsal anlamda bizleri berata götürecek tevbeler edelim. Sadece dilde kalan değil, gönüle inen, ruhta yankı bulan, öz eleştiri ve tefekkür ihtiva eden bir tevbe ile kavli ve fiili olarak istiğfar edelim.''Ailelerimizi camilerimize davet ediyoruz'Berat Kandili dolayısıyla bir çağrıda bulunan Görmez, mesajında şu ifadelere yer verdi: 'Biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bu Berat Kandili'nde kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle ailelerimizi camilerimize davet ediyoruz. Hep birlikte Allah'ın evlerine misafir olalım ve topyekun tevbeye durarak İslam ümmetinin beraati için dua ve niyaz edelim. Ta ki, sonsuz merhamet ve mağfiret sahibi olan Yüce Allahımız, el açıp yalvardığımız bu gecenin ardından, günah yüklerinden arınmış, suçlarından berat etmiş, hayra anahtar, şerre kilit olmaya azmetmiş, yüreğini imana, ömrünü salih amellere açmış kullar olarak ramazana ulaşmamızı nasip etsin.'Müslümanların Berat Kandili'ni tebrik eden Görmez, mesajını şöyle tamamladı: 'Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin, yurt dışındaki millet varlığımızın, gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin ve bütün İslam aleminin Berat Kandili'ni tebrik ediyorum. Ülkemizin, alem-i İslam'ın ve tüm insanlığın beraate ermesini, son yıllarda bir türlü istikrara kavuşamayan İslam dünyasında, kardeşlik, dayanışma, barış, huzur ve güven ortamının yeniden tesis edilmesini, fitne ateşinden, kargaşa ve kaos ortamından teberra etmemize vesile olmasını, İslam ülkelerinin tekrar ilim ve medeniyet, barış ve esenlik coğrafyasına dönüşmesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Beratınız mübarek olsun.'AA
Reklam
'Müslüman Olan CHP'ye Oy Vermez'
Bir zamanların ünlü mankeni ve film yıldızı Yaşar Alptekin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ilişkin 'Allah benim ömrümden alsın onun ömrüne katsın' açıklamasında bulundu. 'Müslüman olan CHP'ye oy vermez' diyen Alptekin sosyal medyanın gündeminde...Yeni Akit gazetesinden Hüseyin Kulaoğlu'nun sorularını yanıtlayan Alptekin'in açıklamalarından bazı bölümler şöyle:Sizin deyiminizle “cengaverlik” yaptıktan sonra Fetullah Gülen grubuna girdiniz... Onlarla aranız nasıldı?Bir arkadaş beni o dönemlerde çağırdı. Topkapı’da bir işyerinde buluşuyorduk. Önemli mevkilerde olan zengin işadamları ile beraber sohbet vardı.
MİT TIR'ları Davasında Avukatlar Tahliye İstedi
Adana ve Hatay'da Ocak 2014'te MİT'e ait TIR' ların durdurulmasıyla ilgili olarak İstanbul'da tutuklanan 10 askerin avukatları, Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan MİT TIR'larıyla ilgili olduğu iddia edilen görüntülerin yeni delil olduğunu belirterek müvekkillerinin tahliyesini istedi. Adana ve Hatay'da Ocak 2014'te MİT'e ait TIR' ların durdurulmasıyla ilgili olarak tutuklanan 10 askerin avukatları Osman Yedekçi ve Ali Gayıranal, İstanbul Adalet Sarayı'nın 'C' kapısında açıklama yaptı.Avukat Ali Gayıranal yaptığı açıklamada, 'Cumhuriyet Gazetesi'nde müvekkillerimizin de tutuklu bulunduğu MİT TIR'larıyla alakalı yeni görüntüler yayınlandı. Bunlar yeni delil mahiyetindedir bizim için. Dolayısıyla biz bugün itibariyle müvekkilerimiz hakkında tutuklamanın kaldırılması talebiyle İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne müvekkillerimizin salıverilmesi talebiyle yeni delil çerçevesinde bir talepte bulunduk. Bu delil neden önemli, bu güne kadar MİT TIR'larıyla alakalı konuşulagelen bir ezber vardı.Bu ezberi bozdu. Başından beri iddia ettiğimiz bir husus vardı; Müvekkillerimiz görevini icra etmişlerdi. Bugün yayınlanan görüntüler bu iddiamızı ve bu savunmamızı teyit etmiş, ispatlamış durumdadır. Zira sevk edilenin bir yardım malzemesi değil, içerisinde silah ve mühimmat olduğu ve bu mühimmatında aslında silah sevkiyatı görevi olmayan MİT tarafından yapıldığı ve bugün artık bugün artık bütün kamuoyunun gündeminde ve kabulündedir. Aslında müvekkilerim suç olan bir eylemin tespitine yardımcı olmuşlardır. Müvekkillerimiz bu yeni görüntüntüler dikkate alınarak tahliyesini istiyoruz' dedi.
Başkasının Passolig Kartını Kullanan Gence 16 Gün Hapis
Tribünlerde e-bilet uygulaması kapsamında başkasına ait Passolig kartıyla stadyuma giren ve güvenliklerce tespit edilen 17 yaşındaki genç, “Spor alanlarına usulsüz seyirci girişi' suçundan 16 gün hapis cezasına çarptırıldı. Cezası ertelenen B.Ö.'nün 1 yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verildi.Tribünlerde e-bilet uygulaması kapsamında başkasına ait Passolig kartıyla stadyuma giren ve güvenliklerce tespit edilen 17 yaşındaki genç, “Spor alanlarına usulsüz seyirci girişi' suçundan 16 gün hapis cezasına çarptırıldı. Cezası ertelenen B.Ö.'nün 1 yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verildi.Geçtiğimiz yıl Aralık ayında Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda, Fenerbahçe ve Mersin İdman Yurdu Spor Kulübü arasında oynanan futbol müsabakasını izlemek için başka birine ait Passolig kartıyla stadyuma giren ve emniyet güçlerince farkedilerek yakalanan B.Ö. (17) hakkında Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun gereğince “Spor alanlarına usulsüz seyirci girişi” suçlamasıyla 4 aydan 8 aya kadar hapis cezası istemiyle Anadolu Çocuk Ceza Mahkemesi’ne dava açıldı.
Reklam
Akhisar Belediyespor, Roberto Carlos'la Yollarını Ayırdı
Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Akhisar Belediyespor'un gelecek sezon teknik direktör Roberto Carlos'la yola devam etmeyecek.Akhisar Belediyespor Kulübü Başkanı Hüseyin Eryüksel, yaptığı açıklamada, devre arasında göreve gelen Roberto Carlos'un sözleşmesinin opsiyonlu olduğunu hatırlattı. Bu opsiyon hakkını kullanmama kararı aldıklarını kaydeden Eryüksel, Carlos'la yollarını ayırdıklarını söyledi.Akhisar Belediyespor'da Mustafa Reşit Akçay'ın ardından göreve getirilen Roberto Carlos döneminde Ege temsilcisi, 18 maçta 5 galibiyet, 6 beraberlik ve 7 mağlubiyet alarak 21 puan topladı. Bu maçlarda 24 gol atan Akhisar Belediyespor kalesinde 25 gol gördü.AA
İHA Pervanesi Enrique Iglasias'ı Kanlar İçinde Bıraktı
Kadife sesli şarkıcı olarak tanınan ünlü İspanyol şarkıcı Julio Iglasias’ın kendisini gibi şarkıcı olan oğlu Enrique Iglasias Meksika’da konser verirken, görüntü alan insansız hava aracının (İHA) pervanesinin eline çarpması sonucu binlerce seyircinin  gözleri önünde kanlar içinde kaldı.
Reklam
Müslüman Kadına Uçakta Ayrımcılık
ABD'li havayolu şirketi United Airlines, uçuş sırasında kapalı kutuda kola isteyen başörtülü bir kadının bu isteğini reddetti, gerekçe olarak da 'kutuyu silah olarak kullanabileceği ihtimalini' gösterdi.ABD’de yaşayan Tahire Ahmed isimli başörtülü Müslüman kadının, United Airlines havayolları şirketine ait bir uçuşta hostesin ayrımcı tavrına maruz kalması tepki çekti. Ahmed’e kapalı kutuda içecek vermeyi reddeden kabin görevlisi, Müslüman kadının 'içeceği silah olarak kullanma ihtimalini' gerekçe gösterdi.ABD’nin Chicago kentindeki Northwestern Üniversitesi’nde din görevlisi olarak çalışan 31 yaşındaki Tahire Ahmed, başkent Washington’daki Filistin konulu bir konferansa katılmak üzere uçağa bindi.Yolculuk esnasında hostesten bir kutu kola isteyen Ahmed, kutunun açık gelmesi üzerine kapalı bir kutu rica etti ve uçuş görevlisinden, “Üzgünüm size açılmamış bir kutu veremem” yanıtını aldı.‘Müslümansın, çeneni kapa’Bir süre sonra yanında oturan yolcunun kapalı bir kutu içecek almasını şaşkınlıkla izleyen Ahmed, neden kendisine de verilmediğini sordu. Hostes, “Silah olarak kullanılması ihtimaline karşı bazı yolculara kapalı kutu veremediklerini” söyledi.Kendisine ayrımcılık yapıldığını söyleyen Ahmed, diğer yolculardan destek bekledi. Bunun üzerine yan koridorda oturan bir yolcu sesini yükselterek, “Sen Müslümansın, çeneni kapa” yanıtını verdi. Genç kadının tepki göstermesi üzerine yeniden, “Evet, silah olarak kullanırsın biliyoruz, çeneni kapa” yanıtını aldı.Hiçbir yolcunun gördüğü muameleye karşı tepki göstermediğini belirten genç kadın, insanların sadece sessizce başlarını salladığını ifade etti.
Behiye Aksoy'un Sesinden Sizi Alıp Başka Diyarlara Götürecek 10 Şarkı
Cemal Süreya'ya göre  'Müzeyyen Senar'ın evden kaçan hayırsız kızı' olan Behiye Aksoy 19 Eylül 1933 tarihinde doğdu. Bir Garip Yolcu şarkısı sesinden çok sevilen eserlerden biri oldu. Gazino dönemlerinde Maksim'de Zeki Müren gibi saygı duyulan sanatçıydı. Hatta belki de onunla yarışabilen tek kişiydi.Seksenli yıllarda müziği bırakan sanatçıya Platin Taç hediye edildi. 2010 yılının 31 Mayıs günü onun adına bir saygı gecesi düzenlendi.Kaderin cilvesine bakın ki, 31 Mayıs 2015 günü Behiye Aksoy aramızdan ayrıldı...
Galaxy Note 4 İçin Android 5.1.1 Geliyor
Samsung, gelen bilgilere göre Haziran ayının sonuna doğru Galaxy Note 4 için Android 5.1.1 Lollipop güncellemesini duyuracak. Samsung'un 2014'ün son dönemlerinde satışa sunduğu amiral gemisi Galaxy Note 4, oldukça yüksek satış başarıları ve yoğun ilgi toplamayı başaran bir modeli oldu.Android 5.0.1 Lollipop güncellemesini alan Galaxy Note 4'e, Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge modellerinden önce ya da aynı zamanda, gelen bilgilere göre Haziran ayının sonuna doğru Android 5.1.1 Lollipop güncellemesi gelebilir.Samsung'un daha önce Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge modelleri için de haberini paylaştığımız yeni kamera uygulamaları, Android 5.1.1 Lollipop güncellemesiyle beraber Galaxy Note 4'e de gelecek.Samsung'un Android 5.0.1 ve 5.0.2 sürümlerinde yaşanan yüksek batarya tüketimi ve RAM tüketimi gibi sorunları ortadan kaldıracağı söylenen Android 5.1.1 güncellemesi, ayrıca Galaxy Note 4'e yenilenen TouchWizarayüzünü de getirecek.Böylelikle telefon Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge modellerindeki gibi bir görünüme sahip olacak.Hedef Android M'e kadar cihazları Android 5.1.1 yapmakGelen bilgilere göre Samsung, geçtiğimiz günlerde tanıtılan Android M sürümü final olarak piyasaya sunulmadan, mevcut üst seviye cihazlarını Android 5.1.1 Lollipop sürümüne güncellemek istiyor.ShiftDelete.Net
'Siz Çalıştınız, Onlar Çaldı. Siz Yoruldunuz, Onlar Yolsuzluk Yaptı'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Siz çalıştınız, onlar çaldı. Siz yoruldunuz, onlar yolsuzluk yaptı. Siz katlandınız, onlar servetlerini katladı. Ve onlar ki, görülmedik bir rüşvet çarkı, soygun düzeni kurdular' dedi.Partisinin Edirne mitingde vatandaşlara seslenen Bahçeli, herkesin AK Parti’den şikayetçi ve dertli olduğunu vurguladı.“Yedikçe yiyen, yedikçe kuduran ve Edirnelilerin kesesine gözünü diken arsızlar da ortadadır” ifadesinin kullanan Bahçeli, “Çiftçimiz çalıştı, çabaladı, hasadını kaldırdı, fakat bir de baktı ki, ürün parası 1 milyar 370 milyon liralık kaçak ve karanlık saraya yatırılmış. Meğer esnafımızın siftah parası ayakkabı kutularına koyulmuş. Edirneli kardeşlerimizin süt, peynir, yumurta parası yatak odalarına saklanmış. Siz çalıştınız, onlar çaldı. Siz yoruldunuz, onlar yolsuzluk yaptı. Siz katlandınız, onlar servetlerini katladı. Ve onlar ki, görülmedik bir rüşvet çarkı, soygun düzeni kurdular. Edirneli doymamış, giyinmemiş, sevinmemiş; bunlar Erdoğan için anlamsızdır. Edirneli şikayet ediyor, sorunlarına çare bekliyormuş; bunlar Davutoğlu’na göre gereksiz ve yersizdir. Edirneli genç işsiz kalsın, ama bunların çocukları gemilerle oynasın, kurdukları vakıfları emlak şirketine ve darphaneye çevirsin” diye konuştu.“TÜRKİYE’NİN SORUNLARINI TEK BAŞIMIZA ÇÖZERİZ”Bu seçimde milletin gelecek yüzyıllardaki kaderini belirlemek için “milli bir şahlanış” göstereceğini vurgulayan MHP Lideri, konuşmasını şöyle sürdürdü:“Üzerinize geçirilmeye çalışılan kefeni bir kader olarak kabul etmeyeceksiniz. Türkiye’nin çatışma ve kavga ortamına sürüklenerek tükenmesinin vebaline asla ortak olmayacaksınız. Türk milleti ve milli değerler etrafında kenetlenecek, bölünmeyeceğimizi dosta ve düşmana bir kere daha göstereceksiniz. Onurumuzla oynayan siyaset tüccarlarının ve çıkar çetelerinin yakasına yapışmak artık bir namus borcudur. Çatışma ve kutuplaşma ile vicdanları sömürenlere cevap vermek de artık bir vatan görevidir. Bu milli hesaplaşma her ilde, her ilçede ve her beldede, vatanın her köşesinde aziz milletimizle el ele, omuz omuza 7 Haziran günü sandık başında yapılacaktır. Gelişmeler, önümüzdeki seçimlerin taraflarını tam anlamıyla belli etmiştir: Bir yanda, AKP ve işbirlikçi çıkar çevrelerinin koalisyonu, Diğer yanda milletini karşılıksız seven Türkiye sevdalıları. Bir yanda, Türkiye’den intikam almaya niyetli iç ve dış mihraklar, Diğer yanda Türkiye’yi kurtarmaya yemin etmiş Türk milliyetçileri. Bir yanda varlıklarımızı sömürmeye hazırlanan küresel odaklar, varlığımızı imha etmeye odaklanmış teröristler, bölücüler ve müzakereciler, Diğer yanda milli ve tarihi emanetleri canı pahasına savunarak Balkanlarda destan yazan Edirneliler. Bir yanda, siyasi ikbal ve menfaat için siyasete soyunanlar, Diğer yanda ise vatana hizmet ve milli değerlere sadakat için Türkiye’ye talip olan Milliyetçi Hareket. Gafletin ihanete vardığı, korkaklığın teslim olmaya dayandığı bir iktidar dönemi 7 Haziran’da sona erecektir. Biz Milliyetçi Hareket olarak bütün meselelerin üstesinden Allah’ın izniyle geliriz. Türkiye’nin sorunlarını tek başımıza çözeriz.”“TÜRKİYE RESMEN ARA DÖNEM, KARA DÖNEM, BASKI VE ZULÜM DÖNEMİ YAŞIYOR”-Bahçeli, 7 Haziran’a çok az bir süre kala siyasete gayri milli müdahalelerin arttığını dile getirerek, demokrasiden rahatsız olan odakların gazete ilanlarıyla, havuz medyası kanalıyla sürekli tahrik ve pislik ürettiğini dile getiridi. Bugün bazı “yandaş gazetelerde” tam sayfa ilanların çıktığını ifade eden MHP Lideri, şöyle konuştu:“Bu ilanların Sivil Dayanışma Platformu tarafından verildiği anlaşılmıştır. Bu saray dayanışma platformuyla ilgili kanaatlerimi 29 Mayıs günü Gümüşhane’de paylaşmıştım. Görüyorum ki fitnenin, ihanetin, kokuşmuşluğun yuvalandığı bu platform durmayacaktır. Kimin maşası olduğu, kime ve neye hizmet ettiği ise az çok belli olan bu platform Türk siyasetine, demokratik teamül ve birikimlere saldırı teşebbüsünde bulunacak kadar alçalmıştır? Muhalefet parti liderlerini isim isim yazıp hakaret etmek nasıl bir namus ve şeref noksanlığıdır? Bu uygulamanın 12 Eylül öncesini andırması meselenin bir başka hazin yanıdır. Şayet Erdoğan bu Sivil Dayanışma Platformu’yla bağı varsa, sevk ve idare ediyorsa, bilmelidir ki, bu bir demokrasi düşmanlığıdır, millete ihanettir. Türkiye karanlık çevrelerin kumpasındadır. Türkiye kirli ellerin güdümündedir.Diktatörlüğe heves etmiş Erdoğan, muhalefeti bastırmak, demokrasiyi yarmak, hak ve özgürlükleri budamak için paralı askerlerini devreye koymuştur. Erdoğan öylesine korkmaktadır ki, her çirkinliğe, her çarpıklığa müracaat ederek bizimle mücadele edeceğini sanmaktadır. Artık AKP lejyonerleri, muhalefete tam sayfa ilanlarla hakaret edecek kadar cüret kazanmışsa, Türkiye resmen ara dönem, kara dönem, baskı ve zulüm dönemi yaşıyor demektir. İleri demokrasi dedikleri ayıp ve ilkellik işte budur. Yeni Türkiye tüccarlarının gerçek ve hastalıklı yüzü tamamen budur. Erdoğan ve Davutoğlu maşalarını çekmezse, demokratik mücadeleyi rotasından saptırırlarsa, bunun hesabını asla veremeyeceklerdir.“13 YILA YAKLAŞAN ZİLLET 7 GÜN SONRA SONA ERİYOR”-Edirne’den ilan ediyorum; AKP’nin düşüşünü hiç kimse engelleyemeyecektir. AKP devri kapanıyor, 13 yıla yaklaşan zillet 7 gün sonra sona eriyor. Erdoğan boşa çırpınmasın, hesap vereceği günler yaklaşıyor. Davutoğlu boş yere tuzak kurmasın, başını öne eğeceği günler yakınlaşıyor. Hiçbir mihrak AKP’nin akıbetini geciktiremeyecektir. Hiçbir mihrak AKP’nin inişini, sandığa çakılışını engelleyemeyecektir. Hakaret ilanları da verseler, iftira da atsalar, saldırıp önümüzü kesmeye de çalışsalar, Milliyetçi Hareket Partisi sahte mabutları devirmek için iktidara geliyor.”ANKA - Gerçek Gündem
Reklam