onedio
Almanya Kupası Wolfsburg'un
Almanya Kupası Finali'nde Borussia Dortmund ile Wolfsburg Olympiastadion'da karşı karşıya geldi.Oldukça hızlı başlayan karşılaşmada gol perdesini Pierre Aubameyang açtı. Gabonlu futbolcunun golü ile 1-0 öne geçen Borussia Dortmund'un sevinci fazla sürmedi.https://twitter.com/FootyLiveVines/status/60471096441246924822. dakikada Luiz Gustavo ile beraberliği yakalayan Wolfsburg, 33. dakikada ise Kevin de Bruyne'ün attığı gol ile karşılaşmada 2-1 öne geçti.https://twitter.com/FutbollVines/status/604714910728126466https://twitter.com/FootyLiveVines/status/6047176775721451522. golün asistini yapan Bas Dost 3. golde tekrar sahneye çıktı ve rakip fileleri havalandırarak ilk yarının skorunu belirledi: 3-1https://twitter.com/FootyLiveVines/status/604719230894915584Borussia Dortmund ikinci yarıda aldığı riskleri arttırırken istediği pozisyonları bir türlü yakalayamadı. Wolfsburg da maçın ikinci yarısında skor üstünlüğünü korudu ve karşılaşmadan 3-1 galip ayrılarak kupaya uzanan taraf oldu.Borussia Dortmund Teknik Direktörü Jürgen Klopp takımına bu skor ile veda etmiş oldu.Eurosport
Kısa Boylu İnsanların Karşılaştığı 3 Problem
Kısa boylu insanların hayatları boyunca karşılaştıkları bir çok problem vardır. Yürürken arkada kalmamak için daha hızlı yürümek, tiyatroda görüş alanının kapanma ihtimali ve arabada istediğin koltuğa oturamamak problemlerinin sıralandığı videoyu izliyoruz.
Dev Gezi Tablosunun Açılışı Yapıldı
Türkiye'yi sarsan Gezi protestolarını, bu süreçte yaşanan acıları, verilen mücadeleyi sembolize eden 50 metrekarelik dev tablo açıldı. Karaköy'deki İstanbul Mimarlar Odası binasının terasında yaklaşık 1 yıldır ressam Haydar Özay tarafından nakış gibi dokunan büyük Gezi tablosu tamamlandı ve protestoların 2. yıl dönümünde, Gezi'de hayatını kaybedenlerin aileleri, gözünü kaybedenler, yaralananlar ve halkın katılımıyla açıldı.Duygusal anların yaşandığı açılışta Ali İsmail Korkmaz'ın babası Şahap Korkmaz 'Çocuklarımız daha da genç çizilmiş bu tabloda, hiç yaşlanmayacaklar, ölümsüz onlar' derken, Abdullah Cömert'in annesi Hatice Cömert 'Adaletin peşini bırakmayacağız' sözleriyle göz yaşı döktü. Ahmet Atakan'ın annesi Emsal Atakan da 20 aydır oğlunun katil sanıklarının ortaya çıkarılmasını beklediklerini söyledi. Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan suskundu. Tablo yaz sonu Avrupa'da çeşitli ülkelerde sergilenecek.
Reklam
Hem Koşan Hem de Zıplayan 'Robot Çita' Geliştirdiler
MIT’nin Çita olarak isimlendirilen dört ayaklı robotu geçen yıl ilk tanıtıldığı zamana göre yeteneklerini oldukça geliştirmiş durumda. Dün son hali ortaya çıkan Çita robot artık serbestçe koşu yapabiliyor ve daha yüksek engelleri rahatlıkla aşabiliyor.Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) tarafından dün yayınlanan yeni bir videoya göre dört ayaklı robot boş bir spor salonunda yapılan testlerde 45.72 santimetrelik engelleri zıplayarak aşabiliyor.
Arsenal Kupayı Kaptırmadı
İngiltere'de Federasyon Kupası'nda şampiyonluğa geçen sezon olduğu gibi Arsenal ulaştı. Finalde Aston Villa'yı 4-0'la geçen Topçular, 12. kez mutlu sona ulaştı.Wembley'de oynanan karşılaşmanın ilk yarısında önemli fırsatları kullanamayan Arsenal, 42. dakikada sezonun son bölümünde açılan Wallcott ile 1-0 öne geçti.https://twitter.com/8Fact_Footballl/status/6047029316448501762. yarının ilk dakikalarında Arsenal'in bu sezonki yıldızı Alexis muhteşem bir gole imza attı ve farkı ikiye çıkaran isim oldu.https://twitter.com/8Fact_Footballl/status/604704953865617408Bu golden sona oyundan tamamen kopan Aston Villa karşısında Mertesacker ile bir gol daha bulan Arsenal, iyice rahatladı.https://twitter.com/FutbollVines/status/604706674905972736Son dakikda Giroud ile bir gol daha bulan Topçular, karşılaşmayı 4-0 kazandı.https://twitter.com/goonerjon777/status/604714448503382016Bu sonuçla üstüste 2. kez FA Cup'ta mutlu sona ulaşan Wenger'in takımı 12. kez bu mutluluğa ulaşmış oldu.Wenger ise kırmızı beyazlıların başında 6. kez Federasyon Kupası'nı kazandı.Lig Tv
Reklam
İlber Ortaylı: ‘Ecdadımıza Yakışır Kutlama’ Diye Gelişigüzel Laf Olmaz
Prof. Dr. İlber Ortaylı, 'Ecdadımıza yakışır kutlama diye gelişigüzel laf olmaz. Oradaki tarihe, bu büyük şehre, bu coğrafyaya, bu insanlara uygun, güzel, estetik bir kutlama olmalı” dedi.Ortaylı, Cumhuriyet gazetesinden Selin Ongun'un sorularını yanıtladı.Her yıl 29 Mayıs’ta düzenlenen İstanbul’un fethi kutlamaları bu yıl 30 Mayıs’ta yapılıyor. Bu tarih değişikliği önemli mi?Daha çok katılım olması için, tatil günü cumartesi denerek, bir gün ertelendiği söyleniyor. Olabilir, çok mühim bir şey değil.“Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın birlikte İstanbul’un fethi törenine katılması bir seçim propagandası olacak” diyenlere katılır mısınız?Hiç öyle bir şey yok. Yani gidilir mi gidilmez mi; o onların seçimidir. Böyle çok önemli bir tarihi olayda Cumhurbaşkanı ve Başbakan törenlere katılabilirler. Bunu siyasi bir meydan okuma olarak değerlendirmek, değerlendirenin kıtlığına bakar. Eğer aklı ve görüşü kıt siyasi çevreler var ise hemen böyle yaftalarlar. Ciddi bir devlet bunun lafını etmez. Bunu ben böyle değerlendiriyorum. Nihayet seçim meselesidir kısmına gelince, Cumhurbaşkanı olarak oraya gidersin gitmezsin, o da onun değerlendirmesidir.1953’teki kutlamalarFetihin 562. yılındayız. Geçmiş kutlamalar için nasıl bir parantez açarsınız?Bakın 500. yılda, yani 1953’te o zamanki Türkiye’de hazırlıklar yapıldı. O tarihte Yunan Kralı geliyor diye “bu kutlamalar ayıp olacak” dediler. Sanki İstanbul’un fethinin hesabı Yunanistan’ın “Danimarka-Alman asıllı kralına verilecek” gibi böyle tuhaf bir tutuma girdiler. Bilgisizlik tabii. Hatta ünlü milliyetçi tarihçimiz Fuat Köprülü de o dönem işi sabote edenlerin başında. O zaman dışişleri bakanı idi. Bir hengame, bir kıyamet kopuyor. Zaten milliyetçi cephe, bunlar Demokrat Parti ve Menderes’i sevmezdi. O nefretleri perçinlendi. Ancak 1960’tan sonra, iş idama gidince bir yumuşama oldu. Efendim şimdi bu İstanbul’un fethi denen olay kutlanır. Bu çok tarihi bir olgudur. Hatta bunun kültürel başka buluşmalara çevrilmesi gerekir. Bu bir estetik ve ölçü meselesidir. Yani gümbür gümbür kıyamet koparmak, “kitsch” dediğimiz zevksiz mizansenler uygulamak yerine çizimi belli profesyonel planlamalar gerekir. Mesela Sovyetler Birliği’nde gösteri mühendisliği diye bir meslek vardır. Desen, dizayn, bir estetik meselesidir iş.Siz nasıl bir kutlama hayal ederdiniz?Önemli bir geçit töreni yaparsınız, musikisi ile ciddi bir hazırlık gerekir. Tabii ibadullah İstanbul üzerine Mayıs ayı boyunca kongreler tertip edersiniz. Bu da âdet olur. Pera Enstitüsü başka bir ruhta çalışır, İlim Yayma Cemiyeti ayrı bir havada çalışır. Daha başkası da çıkar. Fener Rum Patrikhanesi’nin düzenlediği toplantıya bir İslam tarihçisinin katılması neden olmasın? Çok şey yaparsınız. Burada o ruh, gösteri mühendisliği denen hadise bizde yok. Bu önemli bir şey. Çünkü onun arkasında müzik olur, moda olur, bilinç ve bilgi olur.Çuvallanıyor çünkü...Estetik açıdan nerede ve nasıl çuvallanıyor?Estetik açıdan her yerde çuvallanıyor. 1953’ü hatırlattım işte. Bir kere müzik bilinmiyor. 2) Filolojiden haberiniz yok. Metinlere hiç bakmamışsınız. Mesela İkinci Mahmut’un lağvettiği mehter takımının kıyafetlerinin çizimi mevcuttur. Bunu bile doğru düzgün kullanmamışsın! - Kulaklarımız aşinadır; “Ecdadımıza yakışır bir kutlama olsun” denir. Sizde nasıl karşılık buluyor bu cümle? “Ecdadımıza yakışır kutlama” diye gelişigüzel laf olmaz. Oradaki tarihe, bu büyük şehre, bu coğrafyaya, bu insanlara uygun, güzel, estetik bir kutlama olmalı. Bu kadar basit. Ne demek yani?Bileni getireceksin“Bu estetiği yapamıyoruz, örneğin gösteri mühendisimiz yok” diyorsunuz.Yapamıyorsan, yapacaksın, öğreneceksin. Sen yapamıyorsan, bileni getireceksin. Bastıracaksın parayı. Bak film kutlamasını Yeşilçam yapsaydı öyle olmazdı o. Bulmuş adamı getirmiş, iyi oldu. Bu konuların hepsinin artık uzmanı var.Hünkâr selamlamasıO halde size hemen günceli soralım. “TSK’den aktif katılım. Mehterenle birlikte toplam 562 kişilik özel fetih birliği kurulduğu” haberleşti. Bu haber sizi heyecanlandırıyor mu?Bunun hiçbir zararı olmaz. Ama 562 askerle kuru bir kalabalık mı olur ya da harika bir tören mi olur? Bak şimdi, biliyorsunuz ben Muhteşem Yüzyıl filmini hiç tutmuyordum. Başta neydi, saçma sapan bir senaryo. Ama uygulamada iş değişti. Çünkü o oyuncular eğitim görmüş. Müzik biliyor, dans eğitimi almış. Bir gün bana saraya (Topkapı Sarayı) kıyafetleriyle geldi bunlar. Salı günü, saray boşken, geliyorlar tabii. Kapıdan girerken hünkârı, Halit Ergenç’i ben selamladım neredeyse! Tabii iyi bir aktör o. Ve baktım, kostümler iyi, mücevherler iyi, sunum iyi, müzik iyi... Uyduruk değil uygulama. Çıktılar bunlar bizim odadan. O Burak (Özçivit) da yine iyi bir aktör. Bunların o yürüyüşleri başka türlü. Çünkü estetik biliyor. Orada o uzun boylu yeniçeriler “destur hünkâr!” diye bağırıyor. Etkileniyorsun. E çünkü estetik uygulama var. Sonuçta ne oluyor? Bu film gösterildiği gece tüm Balkanları tüm Ortadoğu’yu eve bağlıyor. Hak ediyor. Kürekle de para kazandılar. Yani işin nihayeti hep estetik uygulama, uzman kadro.Şimdi yeni fetih birliğinde yer alacak askeri personel Osmanlı ordusu içinde yer alan değişik birlikleri temsil eden 14 ayrı kıyafet giyecekmiş. Böylece Fetih dönemindeki Osmanlı ordusunun tüm sınıfları geçit töreninde temsil edilecekmiş. Kulağınıza nasıl geliyor bu açılım?Efendim, o birlikleri tespit etmişse, minyatürlere bakıp çizimler yapıldıysa, o zaman çok güzel! İş uygulamaya bakar. Doğru düzgün bir inceleme ister.Tamamı için buraya tıklayınız.
'Saraylarının Camları Sizlerin Yürüyüşüyle Titriyor'
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'Saraylarının camlarını sizlerin yürüyüşüyle titriyor. Kandilli Rasathanesi bile bugün yanlış deprem alarmı verdi. Kazlıçeşme titretiyor, Kazlıçeşme. Kazlıçeşme inletiyor artık' dedi.Demirtaş, partisinin Kazlıçeşme'de yaptığı mitingdeki konuştu. Demirtaş, alanda toplananları, 'Merhaba İstanbul; Gezi'den Kobani'ye bütün direniş renklerini, özgürlüğün olağanca güzelliğiyle bu meydanda barışın, kardeşliğin sesi olan tüm kardeşlerime, Fetih'in 562. yılında, İstanbul'da gönülleri fethetmek için Kazlıçeşme'yi dolduran milyonlara selam olsun' şeklinde selamladı.Selahattin Demirtaş, 'Öylesine çirkin bir politikayla, tekçi politikalarla Türkiye'yi kutuplaştırdılar ki, birbirimize selam veremeyecek hale gelelim istediler' dedi.Demirtaş, 'Ama bizler bu oyuna, bu tuzağa düşmedik. Biz varız, kimliklerimizle, inançlarımızla varız. Bunları yok etmeye çalışmak bir devlete, bir hükümete düşmez dedik. Biz bütün renkleri görünür kılacağız dedik. Her şeyi devletten beklemek yerine, birbirimize karşı saygıyla, demokratik kültür içerisinde eşitçe yaklaşacağız dedik. Bu meydan da çarşafı ile, başörtüsüyle, sakalıyla, yaşam tarzıyla Müslüman kardeşlerim var. Bu meydanda başı açık yaşam tarzıyla, genciyle, yaşlısıyla , her dinden, her kimlikten insan var. Bu şekilde yaşamak hiç de zor değilmiş. Nasıl bu meydanda bir araya gelebiliyorsak, nasıl birbirimize öfke duymadan müdahale etmeden, birbirimizden kinle, nefretle söz etmeden, birbirimizin yaşam tarzına sahip çıkarak çoğulcu bir demokrasiyi var edeceğiz' diye konuştu.
Uçan Spagetti Canavarı'ndan, Jedi Dinine, Tüm Dünyada Binlerce İnananı Olan 9 Parodi Din Örneği
“Bir dini, mezhebi veya kültü parodileştiren (gülünç bir taklidini yapan) taklit dinlere parodi din veya taklit din denir.”Parodi dinlerin altında ciddi bir inanç yoktur. Parodi dinler, dinlerin ve mezheplerin mantıksız görünen inançlarını ve dini fanatikleri eleştirmek amacıyla yapılır. Çoğu, yalnızca eğlenmek ve benzer düşünen insanlarla tanışmak gibi faaliyetlerden öteye gitmez. Buradaki düşünce, 'eğer bu sav, bir parodide de kullanılabiliyorsa kesinlikle hatalıdır' şeklindedir. İşte onlarcası türeyen Parodi Dinlerin en ünlüleri:
Reklam
Kulağa Tuhaf Geldiği Kadar İnsana Korku Veren 15 Garip Fobi
etiket
Yunan mitolojisinde 'korku' anlamına gelen kelime kökünden gelen fobi; bir şeye karşı duyulan korkunun, bireyin gündelik yaşamını olumsuz yönde etkilemesi halidir. Fakat öyle her korktuğunuz şeye karşı fobiniz var demek değildir bu. ''Yılandan korkuyorum, yılan fobim var'' demek saçmalıktır, çünkü yılandan korkmak gayet normal bir şey.Psikologlar tarafından tanımlanan 400'den fazla fobi olduğu söyleniyor. Bakalım 400 fobinin içerisinde en garip, en ürkütücü olanlar hangileriymiş.
Mahkemeden Vejetaryen Anneye: Oğluna Et Yedir
İtalya'da boşanmış bir çiftin, oğullarının beslenme şekli konusundaki anlaşmazlığı mahkemeye taşındı. Mahkeme, vejetaryen eski eşinin oğluna et yedirmediği için şikayette bulunan babayı haklı buldu ve annenin çocuğa haftada bir kez et yedirmesine hükmetti.İtalyan basınındaki haberlere göre, Bergamo kentinde yaşayan çift boşandığında oğullarının velayeti anneye verildi. Çocuğun hafta sonlarını ise babasıyla geçirmesi kararlaştırıldı.Makrobiyotik beslenmeİsimleri gizli tutulan eski eşler arasında bu kez de çocuklarının nasıl besleneceği konusunda anlaşmazlık yaşanmaya başladı. Makrobiyotik diyeti (pirinç, tahıl ve sebze bazlı beslenme) benimseyen anne, çocuğuna da et içermeyen bu diyeti uyguluyordu. Babası ise hafta sonları oğlunu fast-food restoranlarında hamburger ve sosis gibi yiyeceklerle besliyordu. Çocuğun babaannesi de hafta sonları ziyaretine giden torunu için et, süt, yağ ve şeker ağırlıklı sofralar hazırlıyordu.Baba, eski eşinin oğlunu et yemeklerinden mahrum bırakarak düzenli beslenmesini engellediğini öne sürüyor, anne ise oğlunun babasıyla geçirdiği hafta sonlarının ardından eve karın ağrısıyla döndüğünden şikayet ediyordu.Çocuklarının beslenme şekli konusundaki anlaşmazlıklarını aralarında çözemeyen eski karı-koca sonunda mahkemeye başvurdu.Babanın şikayeti üzerine açılan davada mahkeme geçen karara vardı ve 12 yaşındaki çocuğun et de yemesi gerektiğine hükmetti. Mahkeme, anneye hafta içi en az bir kez et yemeği hazırlamasını emretti. Babaya ise çocuğa hafta sonları en fazla iki öğünde et yedirme kısıtlaması getirdi.Övgü Pınar, BBC Türkçe
Küçük İskender Şiirlerinden Hazır Mesaj Tadında 27 Alıntı
Doktor olmaktan okulun son yıllarında vazgeçip sosyoloji okumaya karar veren biri o... Hala hayattayken kıymeti bilinesi bir şair...Aşkı da acısını da kendine has üslubuyla kaleme alan Küçük İskender'i hala tanımayanlar için bir ilk buluşma olsun bu derleme. Sevenleriyse bir kez daha okuyup kimi istiyorlarsa onu hatırlasınlar.
Reklam
Reklam
Lamborghini İlk Kez Bir SUV Modeli Üretecek
Lüks otomobil üreticisi Lamborghini, SUV modeli üreteceğini resmen duyurdu. Modelleri arasına bir yenisini daha ekleyecek olan İtalyan üretici, böylece şirket tarihinde bir ilki gerçekleştirmiş olacak.Lamborghini bundan üç yıl önce Pekin Otomobil Fuarı’nda bir SUV konsepti tanıtmış ve o günden beri bu konudaki sessizliğini korumuştu. Yukarıdaki görselde de görebileceğiniz Urus isimli konsept SUV modelinden herkes ümidini kesmişken şirketten resmi açıklama geldi. Lamborghini doğrudan “Urus” ismini kullanmasa da bir “SUV” üreteceğini resmen doğruladı. Dolayısıyla 2012 yılında tanıtılan konseptten daha farklı bir otomobille karşılaşabiliriz. Açıklamalara göre Lamborghini’nin ilk SUV modeli 2018’de yollarda olacak. İtalya’daki Sant’Agata fabrikalarında üretecekleri otomobilden yılda 3 bin adet satmayı planlıyor.LOG
Google’ın Yeni Teknolojisi Kumaşları Trackpad’e Dönüştürüyor
Google I/O konferansı, uzun zamandır beklenen ürünlerin yanı sıra dikkat çekici ve ilginç teknolojilere de ev sahipliği yaptı. Bu farklı projelerden biri olan Project Jacquard, dokunmatik kontrolün ileride ne kadar yaygınlaşacağını gözler önüne seriyor.Project Jacquard ile kumaşlar trackpad‘e dönüşüyor. Kumaş üzerindeki dokunmatik yüzey aracılığıyla müzikler arasında geçiş yapılabiliyor veya ışıklar açılıp kapatılabiliyor. Kumaş yüzey düşük güçlü Wi-Fi ile diğer cihazlara bağlanılarak kullanılıyor. Şu anda prototip aşamasında olan kumaş eğer ileride yeterince gelişirse ileride giydiğimiz kıyafetlerin üzerinden cihazları kontrol etmemiz mümkün olacak. Hatta belki de oturduğumuz koltuğun yastığından kanal değiştirebilecek, yemek masasında ufak bir dokunuşla müzikleri kontrol edebileceğiz. Ancak şimdilik bu hayaller epey uzakta görünüyor zira demoda görüntülenen kumaşlar halen bazı elektronik devrelere bağlı olarak çalışıyor. Project Jacquard’ın ne zaman tam olarak kullanıma hazır olacağı ise henüz bilinmiyor.LOG
FlyCam - Şehir Kırışıklıkları (İstanbul Wrinkles of the City )
Fransız sokak sanatçısı JR, Sanat ile Dünyayı değiştirmeyi dilediği 'inside otu project' ile Berlin'den Şangay'a kadar onlarca şehirde gerçekleştirmiş olduğu Şehrin Kırışıklıkları (Wrinkles of the City) projesi ile bir haftayı aşkın bir süredir İstanbul sokaklarında...Özellikle Balat, Tarlabaşı ve Mahmutpaşa gibi semtleri tercih eden sokak sanatçısı, gönüllülerin de yardımıyla ultra büyük boylardaki siyah beyaz portrelerini şehrin sokaklarına yapıştırıyor. Hava çekimlerini Türkiye'nin önde gelen hava çekimi firmalarından Flycam'in üstlendiği Şehrin Kırışıklıkları, İstanbul'un sokaklarını süslediği gibi sanatsal açıdan ses getireceğe benziyor.
İsmail Kartal Fenerbahçe'deki Görevinden İstifa Etti
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Kasımpaşa maçının ardından yaptığı açıklamada görevinden istifa ettiğini duyurdu. Kartal, istifa kararını 1.5 ay önce aldığını ve kararını da başkan Aziz Yıldırım'a ilettiğini dile getirdi.'GALATASARAY'I VE HAMZA HOCAYI TEBRİK EDERİM'Kartal, 'Öncelikle sezon değerldnriemsi yapalım, Beşiktaş iyi başladı, daha sonra ben göreve geldim. Göreve geldikten sonra 8. haftadan sonra yükselişimiz olacağını söyledim. İlk sezonulider bitirdik. Kurşunlanma olana kadar liderdik. yabancılar gitmek istedi, psikolojik olarak kötü duruma geldiler. Kupada yarı finale geldik. Galatasaray sezon başından beri iyi oynama bile biresyel olarak iyi ismler verdi. Galatasaray'ı ve Hemza Hoca'yı tebrik ediyorum. Ülkenin üç güize kulübü iyi bir yarış çıkardı. Beşiktaş'ı da tebrik ediyorum. 74 puanla geçen sezon şampiyon olduk bu sezon ikinci olduk.' ifadelerini kullandı.'KARARIMI 1.5 AY ÖNCE ALMIŞTIM'Fenerbahçe'den ayrılık kararını 1.5 ay önce aldığını ve bu kararını Aziz Yıldırım'a ilettiğini açıklayan Kartal, 'Avrupa'nın en yaşlı ikinci takımı olmamız rağmen şampiyonluk yarışında en az gol yiyen ve en az kaybeden takım olduk. Başarısız gibi gösterilmemizi kabul etmiyorum . Başkanımızla 1,5 ay önce konuştuğumuzda devam edeceğimizi söyledi. Ben kendisine o zaman da devam etmek istemediğimi söyledim. Dün başkanla konuştuk ve bir değişim olması için başkan görevi bırakmak istediğimi söyledim . Yalnız bırakıldık ama ben kaçmadım. Görevimi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştım. Futbolcularımıza teşekkür ediyorum. Bütün taraftarlarımızdan şampiyon olamadığımız için özür diliyorum.' şeklinde konuştu.Sporx
Reklam