onedio
Kılıçdaroğlu Kadın Muhtarlarla Bir Araya Geldi:
ANKARA (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, muhtarların görev, yetki ve kamu kurumlarıyla bağlantısını düzenleyecek bir muhtarlık kanununa ihtiyaç olduğunu belirterek, 'Bütüncül bir muhtarlık kanunu çıktıktan sonra orada muhtarlık bütçesi de yer alacak. Bütçenin nasıl harcandığı görülecek. Orada kuralları belirlenecek. Aynı zamanda bütçe harcamalarının yasalara uygun olarak yapılıp yapılmadığı da ayrıca denetlenecek.' dedi.Çankaya Belediyesi Zübeyde Hanım Sosyal Tesisi'nde kadın muhtarlarla gerçekleştirilen toplantıya Kılıçdaroğlu, eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile katıldı.Kılıçdaroğlu, bu topraklarda yapılan ilk seçimin muhtar seçimi olduğunu, muhtarlığın demokrasinin yıldızı olarak parlayarak bugünlere geldiğini belirtti.Bütüncül bir muhtarlık kanununa ihtiyaç olduğunu, 82 ayrı kanunda 354 maddede 'muhtar' kelimesinin geçtiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, bu kanunu ve maddeleri kimsenin bilemeyeceğini dile getirdi. Kılıçdaroğlu, 'Yapmamız gerek ne? Bütüncül bir muhtarlık kanunu. Böylece muhtar eline kanunu aldığında görevi, yetkisi, kamu kurumlarıyla bağlantısı nedir? Bütün bunların tamamının olacağı bütüncül bir muhtarlık kanunu. Bu kanun taslak olarak hazırlandı, muhtarların bir kısmına gönderildi.' diye konuştu.Muhtarlar için de birleşik oy pusulası olması gerektiğini, Türkiye'nin neresinde olursa olsun görüldüğü zaman 'muhtarlık evi' denilecek bir yere ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, kamu görevlisi bir yardımcı personelin de muhtara tahsis edilmesi gerektiğini söyledi.Kılıçdaroğlu, 'Belediye başkanının nasıl özel kalemi varsa muhtarın da özel kalemi olsun. Dolayısıyla muhtar bir yere gittiği zaman her türlü bağlantı o kişi üzerinden gerçekleşmiş olsun. Bu ne demektir? Muhtarlığı kurumsallaştırmak demektir. Buna ihtiyacımız var.' görüşünü paylaştı.'Türkiye Muhtarlar Birliği kurulmalı''Muhtarlığın bir bütçesi olması lazım.' diyen Kılıçdaroğlu, bu paranın emlak vergisinden karşılanabileceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'Emlak vergisinin bir kısmını belediye alır, bir kısmını da muhtara verirsiniz. Muhtar da oradan gelir elde eder. Kaynak var, kaynağın adil paylaşılması lazım. Dolayısıyla şu anlama gelmesin, 'Muhtarın bütçesi var, istediğimiz gibi harcayalım.' Hayır. Bütüncül bir muhtarlık kanunu çıktıktan sonra orada muhtarlık bütçesi de yer alacak. Bütçenin nasıl harcandığı görülecek. Orada kuralları belirlenecek. Aynı zamanda bütçe harcamalarının yasalara uygun olarak yapılıp yapılmadığı da ayrıca denetlenecek.'Mahalleyle ilgili kararlar alındığında muhtarların haberinin olmadığını aktaran Kılıçdaroğlu, 'Olması gereken şu; muhtarlık alanınızla ilgili olarak belediye meclisinde bir konu görüşülecekse muhtar olarak o toplantıya davet edilmeniz, kürsüye çıkıp konuşmanız ve oy hakkı sahibi olmanız lazım.' diye konuştu.Belediye bir mahalleyle ilgili karar aldığında o mahallenin muhtarının yasa gereği zorunlu olarak davet edilmesi gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, bu durumda mahalle muhtarının daha güçlü olacağını kaydetti.Muhtarlığın bazı kanunlara göre bir kamu kurumu olarak tanımlanmadığını belirten Kılıçdaroğlu, muhtarların belediyelerle ortak kamu hizmeti projesi yapamayacağını, yasanın buna engel olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, 'Muhtarlık kurumunun belediye ile ortak proje yapması için kamu kurumu olarak yasalara geçmesi gerekiyor.' dedi.Kılıçdaroğlu, 'Türkiye Muhtarlar Birliği kurulmalı yasal olarak. Bizim hazırladığımız muhtarlık kanunu taslağında bu var. Türkiye Belediyeler Birliği var. Niye Muhtarlar Birliği yok? Onun da yasal olarak ortaya çıkması lazım.' ifadesini kullandı.'Kanun teklifi parlamentoda görüşülürken hepinize haber vereceğiz'Türkiye nüfusunda kadınların erkeklerden fazla olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Parlamentoya baktığınızda kadın milletvekili sayısı çok az. Cinsiyet kotasının getirilmesi lazım. Bizim kendi tüzüğümüzde cinsiyet kotası yüzde 33 ayrıca yüzde 20 de gençlik kotası var. Biz böyle bir hazırlık yapmak istedik. Dedik ki bu cinsiyet kotasının parlamentoya da yansıması lazım. Bizim tüzüğümüzde var ama tüzük bizim iç işimiz. Bunun parlamentoya yansıması için siyasi partiler yasasının değişmesi gerekiyor. Siyasi partiler yasası için ne yapacağız? Bunun Meclisten geçmesi lazım. 306 kadın örgütüyle zoom üzerinden görüşme yaptım. Onlara söyledik, bir sürü hak talep ediyorsunuz, 'Mecliste yeteri kadar temsil edilemiyoruz' diyorsunuz. Bunun önündeki engel ne? Siyasi partiler yasası. Değiştirin. Nüfusun yüzde 50'den fazlası kadın ama kadınlar parlamentoda temsil için yeterli mücadeleyi vermiyorlar. Kanun teklifini hazırladık, bütün kadın örgütlerine gönderdik. Kadın örgütleri alıp bakacaklar. Olur ya bir eksiğimiz var tamamlarız, bir yanlışımız var düzeltiriz. Bütün bunların çözülmesinden, gelen sorunların, görüşlerin ele alınıp değerlendirilmesinden sonra kanun teklifini imzalayacağız, vereceğiz. Kanun teklifi parlamentoda görüşülürken hepinize haber vereceğiz. Türkiye Büyük Millet Meclisinde kadın haklarını savunan ya da savunduğunu iddia eden partiler bu yasal düzenlemeye 'hayır' diyorlarsa tek isteğim var ona ilk seçimde 'hayır' oyu verin. Eğer kadınlar olarak hakkınızı savunuyorsanız.' Kadınların gücünü göstermesini isteyen Kılıçdaroğlu, 'Kadın güçlü aslında. Talebinde de son derece haklı, tıpkı muhtarlar için saydığım maddelerde olduğu gibi. Burada da sizlerin gücünüzü göstermeniz gerekiyor. Bu gücü gösterirseniz hiçbir siyasi parti 'Dur bakalım kadınlar ne diyor, ben bunu düşünmeyeyim' diyemez. Mutlaka 'Ne diyor' diyecek, kulağını kabartacak, sizin sesinizi duyacak ve gereğini yapacak. Bu sizin gücünüzü gösterir. Tabii parlamentoda olması yetmez, arzu ederseniz bu muhtarlık için de yapılabilir, bir engel yok.' diye konuştu.Siyasetin dar bir alana sıkıştığını belirten Kılıçdaroğlu, inanç, etnik kimlik, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapıldığını, kadınların bu siyaset anlayışını reddetmesi gerektiğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, hak arayışlarının bu çerçeveden yapılması halinde Türkiye'de demokrasinin güçleneceğini, kadınların güçlü demokrasiyi inşa edeceğini vurguladı. 'Kadın muhtarlarımızın temsil oranı bizler için önem taşıyor'CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka da muhtarların halkla iç içe olduğunu, pandemi döneminde de halka en fazla muhtarların hizmet götürdüğünü söyledi.Nazlıaka, 'Halkın sesini iktidara taşımamız ancak sizlerle mümkün olabilecek. Kadın muhtarlarımızın temsil oranı bizler için çok önem taşıyor.' dedi.Kadın muhtarların oranının az olduğunu dile getiren Nazlıaka, Kılıçdaroğlu'nun siyasi partiler yasasında cinsiyet kotası uygulanması yönünde bir değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi taslağı hazırlanması talimatını verdiğini ve bu taslağın kadın örgütlerine gönderildiğini kaydetti.Kadın örgütlerinden görüş aldıklarını, siyasi partilerle de bu konuda görüştüklerini ifade eden Nazlıaka, kanun teklifi taslağının ana metin olduğunda Genel Kurul'a geleceğini, bu kanun teklifinin ilk imzacısının Kılıçdaroğlu olacağını belirtti.Nazlıaka, kadın muhtarlarla beraber yerelden başlayarak eşitliğin önündeki tüm engellerin ortadan kaldırılacağını ifade etti.Konuşmaların ardından, Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği Başkanı Serpil Erenoğlu, Kılıçdaroğlu'na hediye sundu.
Şili'de Anayasa Referandumu İçin Oy Verme İşlemi Başladı
BUENOS AIRES (AA) - Şili'de diktatör Augusto Pinochet döneminden kalma anayasanın yeniden yazılıp yazılmamasının sorulduğu referandum için yerel saatle 20.00'ye kadar sürecek oy verme işlemi saat 08.00'de başladı.Şili Seçim Servisi (Servel) Başkanı Patricio Santamaria, referandumun önemine dikkat çekerek halka 'oy verme' çağrısında bulundu.Santamaria, referanduma ilişkin 'Bu fırsatı kaçırmayalım, kimse evde kalmamalı. Şili'yi nasıl geliştirmeye devam etmemiz gerektiğine dair herkes fikrini sunmalı.' ifadesini kullandı.Nüfusu 19 milyonu aşan Şili'de 14 milyon seçmen, referandumda, 'Yeni bir anayasa istiyor musunuz?' ve 'Yeni anayasayı hangi heyet yazmalı; Karma Anayasa Kurulu veya Anayasa Kurulu' sorularına yanıt verecek.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle çeşitli önlemlerin alındığı referandumda, Kovid-19 testi pozitif çıkan ve karantinada bulunan kişiler oy kullanamayacak.Şili'de Ekim 2019'da başlayıp 5 aydan fazla süren, yağma ve şiddet olaylarına neden olan 'sosyal patlama' adı verilen hükümet karşıtı gösterilerde, anayasanın yeniden yazılması protestocuların başlıca istekleri arasında bulunuyordu.
Samsun'da Palamut Tezgahlarda 15-20 Liradan Satılıyor
SAMSUN (AA) - Karadeniz'de sezonu sona ermek üzere olan palamut tezgahlarda 15-20 liradan satılıyor.Karadeniz'de bu sezon bol miktarda avlanan ve yerini hamsi ve çinekopa bırakmaya hazırlanan palamut, tezgahlardaki hakimiyetini koruyor.Tarihi Saathane Meydanı'nda balıkçılık yapan Onurcan Köse, AA muhabirine, hafta sonları balık satışlarının arttığını söyledi.Köse, avlanan palamudun Karadeniz'de giderek azaldığını ifade ederek, 'Avlanan palamut sayısı azaldı ama fiyatları normal, 600 gram gelen palamudun tanesi 15, 800 gram gelen palamudun tanesi ise 20 lira. İki aydır bol miktarda palamut satıyoruz. Sinop tarafından hamsi gelmeye başladı, fiyatı 25 lira.' dedi.Palamut fiyatının diğer illere göre Samsun'da uygun olduğunu da aktaran Köse, 'Samsun'un fiyatları diğer illere göre uygundur. Kendimiz tutup perakende satış yaptığımız için fiyatlarımız uygun.' ifadelerini kullandı.Balıkçı Kurtça Aydın ise daha önce 7 liraya kadar satılan palamudun şimdi 15-20 liradan satıldığına işaret etti.Palamut sezonunun yavaş yavaş kapanacağını söyleyen Aydın, 'Palamut gidiyor, yerine hamsi, çinekop geliyor. Palamutlar göç balığı, artık son balıklar.' ifadelerini kullandı. Tezgahlarda mezgitin kilosu 15 lira, istavrit ve barbun 15 lira, somon 25 lira, levrek, sargan ve çipura 40 lira, sarıkanat 50 lira, alabalık 25 lira ve kefal 15 liradan satışa sunuluyor.
Solomon Adaları'nda 5,2 Büyüklüğünde Deprem
ANKARA (AA) - Güney Pasifik'te Solomon Adaları'nda 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), merkez üssü Makira Adası'nın Kirakira kentinin 43 kilometre kuzeybatısı olan depremin, okyanusun 71 kilometre derinliğinde meydana geldiğini açıkladı.Depremin büyüklüğünün 5,2 olduğu belirtildi.İlk belirlemelere göre, depremde can kaybı olmadı.
Adıyaman'da 142 Ev Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında Karantinaya Alındı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 142 evde karantina uygulanmaya başlandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, kent merkezinde bazı kişilerin Kovid-19 test sonuçlarının pozitif çıkması üzerine İl Hıfzıssıhha Kurulu yeni kararlar aldı.Karar doğrultusunda farklı mahallelerdeki 142 ev karantinaya alındı.
Eminönü Meydanı'nda Drone Destekli Kovid-19 Denetimi
İSTANBUL (AA) - Eminönü'nde vatandaşlar ve yabancı turistler yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında maske ve sosyal mesafe konusunda uyarıldı.İnsansız Hava Araçları (İHA) Büro Amirliği ekipleri, tarihi yarımadanın en önemli noktalarından olan Eminönü Meydanı'nda drone kaldırarak Türkçe ve İngilizce olarak maske ve mesafe konusunda ikazlarda bulundu.Turizm Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler yaya ve araçlarıyla Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak Kovid-19 kapsamında vatandaşlara bilgilendirmelerde bulundu. Ekipler, maske takmayan veya yanlış takanlarla sosyal mesafe kuralına uymayanları uyarırken, yanlarında maske olmayanlara da maske verdi.
Reklam
Güncelleme - Bingöl'de 4 Büyüklüğünde Deprem
BİNGÖL (AA) - Bingöl'de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Bingöl şehir merkezinde saat 12.37'de 4 büyüklüğünde deprem kaydedildi.Depremin, yaklaşık 7 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.Bingöl Valiliğinden yapılan açıklamada, 'İlimizde saat 12.37'de meydana gelen ve merkez üssü merkez Sancaklı köyü olan 4 büyüklüğündeki depremde herhangi bir can ve mal kaybı yaşanmamıştır. Allah milletimizi ve memleketimizi her türlü felaketten muhafaza etsin.' ifadeleri kullanıldı.
Artvin'de Kimliğini Unutan Kpss Adayının Yardımına Trafik Polisleri Koştu
ARTVİN (AA) - Artvin'de, Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ön Lisans oturumu öncesi kimliğini evde unutan adayın imdadına trafik polisleri yetişti.Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen KPSS Ön Lisans oturumu için Artvin Çoruh Üniversitesi Şehir Yerleşkesi'ne gelen Abdullah Çaloğlu, sınava kısa süre kala kimliğinin yanında olmadığını fark etti.Kimliğini, kendisini sınav yerine getirdikten sonra kent merkezine giden arkadaşının aracında unuttuğunu hatırlayan Çaloğlu, yerleşkedeki trafik polislerinden yardım istedi.Bunun üzerine söz konusu araca yönlendirilen polis ekipleri, Çaloğlu'nun kimliğini alarak Artvin Çoruh Üniversitesine geldi.Yerleşke önünde bekleyen Çaloğlu'na kimliği teslim eden polis, adayı, salon kapılarının kapanmasına 1 dakika kala sınava gireceği binaya kadar getirdi.Çaloğlu, sınav bitiminde polis ekiplerine yardımlarından dolayı teşekkür etti.Sınava bir dakika kala içeri girebildiğini belirten Çaloğlu, 'Allah razı olsun. Polisler olmasaydı sınava giremezdim. Çok teşekkür ediyorum.' dedi.
Reklam
Rtük Başkanı Şahin: "Sosyal Medya Sınırsız Hakaret Alanı Değil"
ANKARA (AA) - YASEMİN KALYONCUOĞLU - Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, 'Netflix ile ilişkilerimiz iyi. Son dönemde bütün uyarılarımızı dikkate aldılar. Nihayetinde ticari bir kuruluş. Türkiye'den kar ederken, regülasyon kurumuyla kötü olmak istemezler. Bizim onlardan milli ve manevi değerlerimize saygı ya da milli güvenliğe ilişkin taleplerimizin olması doğaldır.' dedi.Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son dönemde sıkça gündeme gelen RTÜK kararları ve çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu.Üst Kurul kararlarının sıkça tartışıldığını ve bazı kesimlerin eski alışkanlıklarını sürdürdüğünü dile getiren Şahin, 'Gerçeği bilmelerine rağmen anayasal bir kurum olan RTÜK'ü, başkanını ve üyelerini yıpratmak için yürütülen bir kampanya bu. Hep aynı odaklar bu işi alevlendirmeye çalışıyor. Ülkemizdeki 2 bine yakın yayıncıyı düzenleyen ve denetleyen RTÜK'ün pozitif icraatlarıyla ilgilenmiyorlar. Milletten yana aldığımız kararları tartışamıyorlar, eleştiremiyorlar. Dertleri, halkın yumuşak karnı olan 'maaş, yolluk, para' gibi konular ama hiçbir iddia doğru değil. Kendileri de biliyor. Hemen gerekli açıklamalarımızı yapıyoruz ama akılda kalan maalesef iftiralar ve olumsuzluklar oluyor.' diye konuştu.Haftalık Üst Kurul toplantılarında alınan kararların tartışıldığını, Kurul üyelerinin basına ayrı ayrı açıklamalar yaptığını aktaran Şahin, şunları kaydetti:'Çok ilginç, kurul toplantılarında daha sakinler. Ama medyada bazı üyelerimiz daha agresif olabiliyor. Tebessümle takip ediyorum. 'Kurulda neden söylemiyorsunuz ya da Üst Kurulda eleştirinizi belirtmeniz yetmiyor mu?' diye söylüyorum. Eleştirilerine gerekli cevabı yüzlerine söyleyince tatmin olmuyorlar ve çıkışı medya röportajlarında arıyorlar. RTÜK hep ceza mı veriyor? Hayır. Oturup konuşabildiğimiz yayıncılarla çok sorun yaşamıyoruz. Hassasiyetlerimizi anlayan ve yasaya aykırı yayın içerikleriyle ilgili olarak gereğini yapanlar ceza potasına dahil olmuyor.'Hatayı giderin' deyince sorunu çözenlere teşekkür bile ediyoruz. Ama iletişime kapalı, kulaklarını tıkayanlara karşı cezadan başka yaptırımımız bulunmuyor. 'RTÜK'ü tanımam, dikkate almam' diyenlere gereken müeyyide uygulanıyor.Meslek birlikleriyle, yayıncılarımızla, film sektörünün önemli oyuncularıyla sürekli temas halindeyiz. Medya buluşmaları toplantıları adında zincir toplantılar düzenliyoruz. Karşılıklı iyi niyet çerçevesinde pek çok sorun ya da eksiklik diyalogla gideriliyor. Bu aralar online toplantılar yapıyoruz. Yasa ihlallerini rapor aşamasına gelmeden sözlü olarak muhataplarına aktarıyoruz. Çoğu resmi süreçler yaşanmadan gideriliyor.'İstanbul'daki Üst Kurul binası için ihaleye çıkıldı Sayıştay'ın RTÜK raporunun da çok tartışıldığı, personelin yemek giderleri ve harcırahlarının gündem olduğunun hatırlatılması üzerine Şahin, Sayıştay raporlarının denetçiler tarafından yazıldığını ve idarenin savunmasını sunduğunu, daha sonra da ilgili Sayıştay Dairesinin yargılama sürecini tamamlayıp, Temyiz Kurulunun da nihai incelemeyi yaptığını söyledi.'Biz kesinleşmemiş süreçler üzerinden kurumların yıpratılmalarının hatalı olduğunu ifade ediyoruz.' diyen RTÜK Başkanı Şahin, konuşmasına şöyle devam etti:'Elbette herkes gibi bizim de mali denetim birimi olan Sayıştay işlemlerine saygımız var.Yapılan iftira haberlerinden geriye yalanlar, gerçek olmayan olumsuz iddialar... Akılda kalan bunlar oluyor maalesef. Personelimizin yemek giderleri, bütçe kaleminde 'kar amacı gütmeyen kuruluşlara transfer olarak görünüyor.' Bunun doğrusunu bildikleri halde sanki bir yerlere bağışta bulunmuş gibi kullanmaya kalkıyorlar. Alnının teriyle görev yapan memurların yemek ödemelerini bile kullanmaktan geri durmuyorlar.Diğer bir konu, RTÜK üyeleri 703 Nolu KHK ile en yüksek devlet memuruna denktir. Özlük hakları buna göre hesaplanır. Hukuki metinlerde açıkça geçen bu durumu görmezden gelerek zorunlu olarak ülkemizi temsil için gittiğimiz yurt dışı görevlerimizde ödenen (konaklama ve yemek bedeli) yolluklarımızın devleti zarara uğrattığını pervasızca dile getirebiliyorlar. Ne diyeyim, aziz milletimize havale ediyorum.'Üst Kurul'un İstanbul Gayrettepe'deki Bölge Temsilciliği hizmet binasındaki makam odasının özel tasarım mobilyalarla döşendiğine dair basında yer alan haberlerin anımsatıldığı Şahin, bu konuda şaşkınlık içerisinde olduklarını vurguladı.'Basındaki dostlarımızı yanlış yönlendirenler böylesi haberlere neden oluyor.' diyen Şahin, aslında deprem raporu bulunan İstanbul'daki binanın yenilendiği bilgisini aktardı.Başka bir kurumun çatısı altında (Rekabet Kurumu İstanbul Müdürlüğü) çalışma zorunluluğunu aştıklarını, RTÜK'ün aziz milletin vergilerle oluşturulan bütçesini çarçur etmeyeceğini anlatan Şahin, 'Buna, vicdanımız da kültürümüz de yasalarımız da müsaade etmez. TOKİ tarafından bize teslim edilen binamız, bodrum dahil 9 katlı bina ve 1800 metrekare genişliktedir. Binanın tefrişatı için Kamu İhale Kurumu mevzuatı çerçevesinde ihaleye çıkıldı. Bütün bu alımlar mevzuata uygun bir şekilde gerçekleşmiştir.Bir kısım medyanın eski ve köhneleşmiş alışkanlıklarıyla ürettiği yalan haberlerinden ve karalama kampanyalarından artık vazgeçmelerini arzu ediyoruz.' şeklinde konuştu.'RTÜK görevinin gereği uyarısını yaptı'RTÜK'ün isteğe bağlı yayınları denetleme yetkisine sahip olduğuna değinen Ebubekir Şahin, Netflix başta olmak üzere ulusal ve uluslararası bütün platformların düzenlemeye razı olduğunu, bu düzenlemeyi bütün dünyanın uyguladığını belirtti.Türkiye'nin yayıncılık alanında yaptığı modern düzenlemelerle birçok Avrupa ülkesinden ileride olduğuna dikkati çeken Şahin, şu bilgileri paylaştı:'Hep söylüyorum, Sayın Cumhurbaşkanımızın öngörüsü ve Cumhurbaşkanlığı sisteminin getirisidir bu. Hangi alanda yayıncılarımızın lehine bir düzenleme eksikliği varsa hemen talimat verilmiş ve gereğinin yapılması sağlanmıştır. Bu düzenlemelerle kendilerini çok ileride gören Batılı gelişmiş ülkeler geride bırakılmıştır. Müzakereyle kırmızı çizgilerimizi anlatıyoruz. Onlar da çoğunu kabul ediyor. Netflix son dönemde bütün uyarılarımızı dikkate aldı. Örneğin yetişkin içeriklerine PIN kodu istedik yerine getirdiler. Dünyada bir ilk. Bunları görmek lazım. Haklı taleplerimizi kabul etmediklerinde elimizdeki yaptırım gücünü devreye sokuyoruz. Bilinen adıyla 'Minnoşlar' yayını hakkındaki kararımız... Aldığımız kararla film Türkiye kataloğundan çıkarıldı. Yine 'sansürcü' ilan edildik ama dünyada bu filme tepkiler çığ gibi. Yapım Amerika'da dava edildi. Biz sorumluluğumuzun gereğini yaparak dünyadaki emsallerimizin önünde karar alabildik. Başka Üst Kurullar bunu yapamadı, kulaklarını tıkadılar. Gelişmeler gösterdi ki RTÜK doğrusunu yaptı ve arkasında durmaya devam ediyoruz.' Son günlerde gündeme gelen Spotify ile ilgili de açıklamada bulunan Şahin, 'Kaçak yayın yapanı devlet uyarmaz mı? Kaçakçılık suç mu, suç. Kaçak herhangi bir üründe takip, uyarı gibi normalse lisanssız yayında neden anormal? RTÜK görevinin gereği uyarısını yaptı. Kuruluşun yurt dışındaki merkezine ulaşılarak gerekli yazışmalar yapıldı. Türkiye gibi genç nüfusa sahip bir ülkeden büyük paralar kazanan platform, hemen bizimle temasa geçti. Görüşmelerimiz devam ediyor. Amacımız üzüm yemek. 'Gelin Türkiye'de ofis açın, vergi verin, hukuki muhatap bulalım' diyoruz. Lisans süreci başladı. Onlar da sosyal medyada koparılan fırtınalara aldırmadan gelip yasal yükümlülükleri kabul ediyorlar. Olay bu kadar basit.' ifadelerini kullandı.'Netflix ile ilişkilerimiz iyi'RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, Netflix ve diğer uluslararası yayıncılarla ilişkiler konusunda şu değerlendirmeyi yaptı:'Netflix ile ilişkilerimiz iyi. Son dönemde bütün uyarılarımızı dikkate aldılar. Nihayetinde ticari bir kuruluş. Türkiye'den kar ederken, regülasyon kurumuyla kötü olmak istemezler. Bizim onlardan milli ve manevi değerlerimize saygı ya da milli güvenliğe ilişkin taleplerimizin olması doğaldır. Bir kesim bunu maalesef sansür olarak algılıyor, esefle kınıyorum. Sansür, yayın öncesi denetimdir. Böyle bir denetimimiz yok. Biz, kurallar içinde hareket edin, diye telkinlerde bulunuyoruz. Bundan sonra da her platform için irtibatımız devam edecek. Nasıl ki diğer yayıncılarımızla ikili diyalogları sürdürüyorsak, isteğe bağlı yayıncılık yapan uluslararası platformlarla da görüşmeye devam edeceğiz. En basit tabirle belirtiyorum, kendilerine tavsiyelerimizin, uyarılarımızın olması normaldir.'Uydu kanalları üzerinden pazarlama faaliyetleriHaftalık toplantılarda uydu kanalları üzerinden pazarlama faaliyetlerini de sık sık gündeme aldıklarına ve bu konunun, kırmızı çizgileri arasında yer aldığına işaret eden Şahin, şu uyarıda bulundu:'Benim ülkemde kimse 'yayıncılık' adı altında halkı kandıramaz, aldatamaz. Çoğu uydu üzerinden yayın yapan televizyonlar sağlık beyanıyla sahte ürün, gıda ve ilaç pazarlıyor. Aleni dolandırıcılık. Kılıcımız onlara karşı çok keskin. Her hafta gündeme özellikle aldırıyorum. Ağır cezalar veriyoruz, vereceğiz de durana kadar. Durmazlarsa lisanslarını iptal ediyoruz. Ağır para cezaları ve yayın durdurmayla müeyyideleri başlatıyoruz. İşin ucu lisans iptaliyle kanal kapatmaya kadar gidiyor. Yasayı titizlikle uyguluyoruz.''Hukuki mücadelemiz devam edecek'Kasım ayından itibaren TBMM'de bütçe maratonunun başlayacağının hatırlatılması üzerine Şahin, milletin vekillerine sonsuz saygı duyduklarını ancak bürokrat olarak sınırlı cevap haklarına sahip oldukları bir ortamda, üzerlerine hakaretlerle gelinmesinin, kabul edilebilir olmadığını söyledi. Plan Bütçe Komisyonu ve TBMM Genel Kurulu'nun, bürokratların, muhalefet partilerine mensup vekiller tarafından linç edildiği yerler haline gelmemesi gerektiğini vurgulayan Şahin, şunları dile getirdi:'Geçen yıl bütçede, yalan yanlış bilgilerle adeta üzerimize yürüdüler. Malum, her kamu kurumu bir bakanlığa bağlı ya da ilgili. Kültür ve Turizm Bakanlığının ilişkili kuruluşu olarak görev yürütüyoruz. TBMM'de söz hakkı dolayısıyla Sayın Bakanımızda. Geçen yılki bütçe komisyonunda basında daha önce görev almış muhalefet partisinin genel başkan yardımcısı, gözümüzün içine baka baka tweetler paylaştı, 'RTÜK Başkanı plan bütçeyi terk etti' diye yazdı. Oysa karşısındayım. Sayın Bakanımız nezaketiyle gereken karşılığı verse de tatmin olmadan üzerimize çullanmaya devam ettiler.TBMM'de basın toplantısı düzenleyen bir başka grup başkanvekili 'şarlatan, şaklaban' diye hakaret edebiliyor. Hukuk yoluyla hakkımızı arıyoruz. Bu sefer de 'Başkanım neden dava açtınız, bürokrat siyasiye dava açar mı?' diye serzenişte bulunuyorlar. Peki ya bürokrat insan değil mi? Onuru, gururu yok mu? Haksızlık karşısında susacak mı? Hakaretlere karşı suç duyurularında bulunduk, birçoğu dava haline geldi. Klavye başında aslan kesilen o hakaret sahipleri, bir anda bin tane özür diliyor. Hep söylüyorum, sosyal medya sınırsız hakaret alanı değildir. Hukuki mücadelemiz sonuna kadar devam edecek.'
Niğde'de Otomobille Traktör Çarpıştı: 2 Ölü, 5 Yaralı
NİĞDE (AA) - Niğde'nin Bor ilçesinde otomobille traktörün çarpışması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı. Ali Şabablı (72) kontrolündeki 51 ABB 381 plakalı otomobil, Halaç köyü Bağlar Tepesi mevkisinde, Sabri Arıkan (35) idaresindeki 51 DZ 806 plakalı traktörle çarpıştı.İhbar üzerine kaza yerine çok sayıda jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi.Kazada yaralanan 7 kişi, ambulanslarla Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.Ağır yaralanan sürücüler Şabablı ve Arıkan, hastanedeki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Myanmar, Bangladeş'teki Arakanlı Müslümanları Geri Almak İstiyor
DAKKA (AA) - Myanmar'ın, Bangladeş'teki Arakanlı Müslümanları (Rohingya) ülkeye almak istediği bildirildi. Bangladeş Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Abul Kalam Abdul Momen, Çinli mevkidaşı Wang Yi ile telefonda görüştü.Wang, görüşmede, Myanmarlı yetkililerin, yerlerinden edilen Arakanlı Müslümanların ülkelerine dönmesi konusunda yakın zamanda yeniden güvence verdiğini iletti.Myanmar'ın en kısa zamanda Arakanlı Müslüman mültecilerin yurda dönüşleri konusunda Bangladeşli yetkililerle görüşmelere başlayacağını söyleyen Wang, Pekin'in Rohingya krizinde Myanmar ile temasta olmayı sürdüreceğini kaydetti.Wang, Myanmar'da gelecek ay düzenlenecek seçimlerin ardından Dakka ile Nepido arasında temsilci düzeyinde görüşmeler yapılacağını dile getirdi.Bunun ardından 3 ülkenin bakan düzeyinde görüşme yapacağını aktaran Wang, mevkidaşı Momen ile yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşı çalışmaları ile salgın sonrası ekonomik iyileşme gibi konuları da ele aldı.Arakanlı Müslümanlara etnik temizlikMyanmar'ın Arakan eyaletinde 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı.Birleşmiş Milletler'e (BM) göre, Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 900 bine ulaştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtlamıştı.Ontario Uluslararası Kalkınma Ajansının Ağustos 2018'de yayımladığı rapora göre, 25 Ağustos 2017'den bu yana en az 24 bin Arakanlı Müslüman, Myanmar ordusunca öldürüldü. 34 binden fazla Arakanlı Müslüman ateşe atılırken, 114 bin civarında kişi de fiziksel şiddet gördü.Rapora göre, ordu mensupları 18 bin kadına tecavüz etti.BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti 'etnik temizlik' ya da 'soykırım' olarak adlandırıyor.
Reklam
Malezya'da Başbakan Muhyiddin'in "Ohal" Teklifi Reddedildi
KUALA LUMPUR (AA) - Malezya'da Başbakan Muhyiddin Yasin'in, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla daha iyi mücadele edilmesi için Malezya Kralı Sultan Abdullah Şah'a sunduğu olağanüstü hal (OHAL) teklifi kabul edilmedi.Malezya Kraliyet Sarayı Istana Negara'dan yapılan açıklamada, Sultan Abdullah'ın, Başbakan Muhyiddin'in cuma günü kendisine sunduğu teklifi değerlendirmek üzere bugün eyalet krallarıyla bir araya geldiği bildirildi.Toplantıda, OHAL teklifinin etraflıca değerlendirildiği belirtilen açıklamada, 'Majesteleri Sultan Abdullah, mevcut durumda Malezya'da OHAL ilan edilmesine gerek olmadığı fikrini beyan etmiştir.' ifadesi kullanıldı.Açıklamada, 'Kralımız, Başbakan Muhyiddin'in liderliğinde halihazırdaki Kovid-19 ile mücadele tedbirlerine devam edilmesinin, yeterli olacağına inanmaktadır.' bilgisi paylaşıldı.Malezya Başbakanı'nın tartışmalı OHAL teklifiMuhyiddin, cuma günü düzenlediği özel kabine toplantısında, ülkede giderek yayılan Kovid-19 salgınıyla daha etkili mücadele yapılması için OHAL ilan etme kararı almıştı.Muhyiddin, aynı gün Malezya Kralı ile görüşüp teklifini sunmuş, Kral ise konuyu eyalet krallarıyla istişare ettikten sonra teklife dair karar vereceğini duyurmuştu.Muhalefet partileri, Muhyiddin'in yaklaşan bütçe görüşmeleri öncesi Meclis çoğunluğu sağlayamamaktan çekindiği için OHAL ilan ederek Meclisi feshetmek istediğini, bunun için Kovid-19'u bahane ettiğini öne sürmüştü.Ana muhalefet lideri Enver İbrahim, söz konusu teklifin ülkeyi diktatörlüğe götürebileceğini savunmuştu.Malezya'da ekonomik kriz, savaş ve doğal afet gibi zor şartların oluşması durumunda kral, başbakanın tavsiyesi üzerine OHAL ilan edebiliyor.
İran'da Son 24 Saatte 296 Kişi Kovid-19'Dan Hayatını Kaybetti
TAHRAN (AA) - İran'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 296 artarak 32 bin 616 oldu.Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, yaptığı açıklamada Kovid-19 salgını nedeniyle son 24 saatte 296 kişinin daha hayatını kaybettiğini ve 6 bin 191 yeni vaka tespit edildiğini belirtti.Lari, salgın kaynaklı toplam can kaybının 32 bin 616’ya, vaka sayısının da 568 bin 896’ya çıktığını aktardı.Virüse yakalanan hastalardan 4 bin 969’unun durumunun ağır olduğunu söyleyen Lari, şu ana kadar iyileşenlerin sayısının da 455 bin 54’e ulaştığı bilgisini verdi.Lari, ülkede toplam 4 milyon 719 bin 587 kişiye test yapıldığını aktardı.Sağlık Bakanlığı Sözcüsü, ülkedeki 31 eyaletin tamamının 'kırmızı' ve 'riskli' bölgeler arasında yer aldığını sözlerine ekledi.Vakaların artması nedeniyle başkent Tahran, Kum, Kazvin ve Elburz eyaletlerinde yeniden kısıtlamalara gidildi.
İzmir Valisi Köşger'den Kovid-19 Uyarısı:
İZMİR (AA) - İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, kentteki vaka sayılarının 20 gün öncesine göre 3,5 kat arttığını, son 10 günde de ikiye katlandığını belirterek yeni tip koronavirüs (Kovid-19) konusunda uyarıda bulundu. Köşger, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, dünyada ve Türkiye'de olduğu gibi İzmir'de de Kovid-19 tehlikesinin artarak devam ettiğini belirtti.İzmir'deki durum konusunda bilgi veren Köşger, şu ifadeleri kullandı:'Örneğin İzmir’de 20 gün öncesine göre vaka sayısı 3,5 kat artmış durumda, son 10 günde ikiye katlandı. Durumun ciddiyeti artarak devam ediyor. Korona'nın mutasyona uğradığı ve ölümcüllüğünün azaldığı iddiası da doğru değil. Son iki günde 15 hemşehrimizi Korona'dan kaybettik. Bir kez daha İzmirlileri dikkatli olmaya çağırıyorum. Uymamız gereken üç kural; maske, mesafe, temizlik. Hepinize sağlıklı günler dilerim.'
Reklam
Ytb, Karadağ'da "Balkanlar Türkiye Mezun Dernekleri Eğitim Programı" Düzenledi
PODGORİCA (AA) - Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığınca (YTB) Karadağ'ın başkenti Podgorica'da, 'Balkanlar Türkiye Mezun Dernekleri Eğitim Programı' gerçekleştirildi.Podgorica'da 23-25 Ekim'de düzenlenen program, 2019'da Ankara'da gerçekleşen 'Türkiye Mezun Dernekleri Kapasite Geliştirme Programı'nın devamı niteliğinde olurken, Karadağ, Bosna Hersek, Sırbistan, Arnavutluk, Ukrayna ve Kosova'daki mezun derneklerinin yönetim kurullarına yönelik eğitimler verildi.Programın kapanış töreninde konuşan Türkiye'nin Podgorica Büyükelçisi Songül Ozan, Balkanlar'ın ortak kültürün paylaşıldığı önemli bir bölge olduğuna işaret ederek mezunların iki ülke arasında 'mücevher köprü' oluşturduğunu söyledi.YTB'nin Karadağ'da gerçekleştirdiği faaliyetlerine diğer ülkelerde de devam etmesi temennisinde bulunan Ozan, 'Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını hepimizin hayatını, çalışmasını ve faaliyetlerini kuşkusuz etkiledi. Salgın tedbirlerine uyularak yapılan bu programın önemli olduğunu düşünüyorum.' dedi. 30 ülkede mezun derneği kurulduYTB Başkanı Abdullah Eren de programın salgın tedbirlerine uyularak yapıldığını ifade ederek YTB'nin 2011'den bu yana 'Türkiye Bursları' programıyla dünyanın dört bir yanından 40 bine yakın öğrenciye burs verdiğini aktardı.Türkiye mezunlarının kendi ülkelerinde teşkilatlanması ihtiyacı üzerine 2017'de 'Mezunlar Buluşuyor' projesinin başlatıldığını anımsatan Eren, 'Bunun neticesinde 51 ülkede mezunlarımızla buluşmalar gerçekleştirdik.' dedi.Eren, dünya genelinde 30 ülkede mezun derneklerinin kurulduğunu söyleyerek 'Bizim için mezun dernekleri yeni kurulmaya başlanan ve yavaş yavaş kapasite geliştiren programlardır. 15 ila 20 yıl sonra yurt dışındaki en önemli enstrümanlardan biri olacak ve Türkiye ile bulundukları ülke arasındaki ilişkileri geliştirmeye çalışan bir mezun derneği profili hedefliyoruz.' diye konuştu.Karadağ'daki programa, Anadolu Ajansı (AA) İngilizce Görsel Haberler Bölümünden Yüksel Serdar Oğuz da eğitmen olarak katıldı.
İran'da Bir Kişinin Polisin Müdahalesinin Ardından Hayatını Kaybetmesi Tepkilere Neden Oldu
TAHRAN (AA) - İran’ın Rezevi Horasanı eyaletinin merkezi Meşhed kentinde aile içi kavgayı önlemeye çalışan polisin müdahalesinin ardından bir kişinin yaşamını yitirmesi tepkilere yol açtı.Meşhed kentinde 18 Ekim’de kayınpeder ve madde bağımlısı damat Mehrdad Sepehri arasında yaşanan kavgayı önlemesi için çağrılan polisin müdahalesinin damadın ölümüne neden olduğu iddia ediliyor.Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde polisin madde bağımlısı damadı bir direğe bağladığı ve biber gazı sıktığı görüldü. Bu müdahelenin ardından fenalaşan ve hastaneye kaldırılan damadın hayatını kaybettiği aktarıldı.Meşhed Kaymakamlığından yapılan açıklamada, madde bağımlısı Sepehri ile kayınpederi arasında yaşanan kavga üzerine polisin olay yerine çağrıldığı ve polis ile Sepehri arasında gerginlik çıktığı belirtildi.Kaymakamlık açıklamasında Sepehri’nin hayatını kaybettiği teyit edilirken ölüm nedeninin belirlenmesi için de adli tıp raporunun beklendiği kaydedildi.Sepehri’nin direğe bağlanışı ve polis tarafından biber gazı sıkılmasıyla ilgili görüntülerin yayınlanmasının ardından İranlı sosyal medya kullanıcıları polisin müdahalesine tepki gösterdi.
Reklam
Emniyet Genel Müdürü Aktaş'tan Erzurum Ve Ağrı Valiliğine Ziyaret
ERZURUM/AĞRI (AA) - Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş, Erzurum Valisi Okay Memiş ve Ağrı Valisi Osman Varol'u ziyaret etti.Ağrı Valiliğine ziyarette bulunan Aktaş, şeref defterini imzaladı, Vali Varol ile görüştü.Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Varol, Aktaş'a teşekkür ederek kentteki çalışmalarla ilgili bilgi verdi.Daha sonra İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mehmet Çimen ve Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan'ı ziyaret eden Aktaş, helikopterle Doğubayazıt ilçesine geçti. Aktaş'a Vali Varol da eşlik etti.ErzurumAğrı'daki temaslarının ardından Erzurum'a geçen Aktaş, Vali Okay Memiş'i ziyaret etti. Valilik girişindeki şeref defterini imzalayan Aktaş, Vali Memiş ile makamında görüştü. Memiş, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Aktaş'a teşekkür etti. Ziyaret esnasında Erzurum Emniyet Müdürü Mehmet Aslan ve il emniyet müdür yardımcıları da hazır bulundu.
Reklam