Muğla'da Yeni Doğmuş Bebek Cesedinin Bulunmasıyla İlgili 2 Kişi Yakalandı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Dalaman ilçesinde yeni doğmuş bebek cesedinin bulunmasıyla ilgili 2 şüpheli gözaltına alındı.İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçede bir bebek cesedinin bulunmasının ardından çalışma başlattı.Çevredeki güvenlik kamera kayıtlarını inceleyen ekipler, bebeği, Atakent Mahallesi'nde Emine Ö. (31) ile birlikte yaşadığı İbrahim A'nın (27) bıraktığını tespit etti. Bunun üzerine gözaltına alınan şüpheliler, Dalaman Devlet Hastanesindeki sağlık kontrolünün ardından İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.Merkez Mahallesi Damla Sokak'taki inşaatta 5 Ekim'de çalışan işçilerden biri, duvar kalıplarını almaya gittiğinde malzemelerin üzerindeki çantada, hareketsiz duran bebekle karşılaşmıştı.Bölgeye gelen 112 Acil Servis ekibi, bir günlük olduğu tahmin edilen bebeğin hayatını kaybettiğini belirlemişti.
Filistin Yönetiminden ABD-İsrail Arasında İmzalanan Bilimsel İş Birliğine Tepki
RAMALLAH (AA) - Filistin yönetimi, ABD'nin 1967'de işgal edilen Filistin topraklarındaki İsrail'in bilimsel araştırma projelerine destek vermeme kararını kaldırmasına tepki gösterdi.Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne yaptığı yazılı açıklamada, ABD'nin 1967'de işgal edilen Filistin topraklarındaki İsrail'in bilimsel araştırma projelerine destek vermeme kararını kaldırmasını tehlikeli bulduklarını ifade ederek reddettiklerini belirtti.ABD'nin söz konusu adımının Filistin topraklarının işgaline fiili olarak ortak olması anlamına geldiğini dile getiren Ebu Rudeyne şunları kaydetti:'İsrail'in Filistin topraklarındaki işgali sürdürmesine yardım etmeye çalışan Amerikan politikasını reddediyoruz.'ABD yönetiminin Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini 'meşrulaştırma çabası'ABD yönetimi işgal altındaki Batı Şeria'da yer alan yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini 'meşrulaştırmak' için yeni bir adım attı.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD'nin İsrail Büyükelçisi David Friedman, Batı Şeria'daki yasa dışı Ariel Yahudi yerleşim biriminde bir araya gelmiş, İsrail ile ABD arasındaki bilimsel iş birliğinin genişletilerek işgal altındaki Golan Tepeleri ve Batı Şeria'da bulunan yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinde de uygulanmasını öngören bir anlaşma imzalamıştı.Netanyahu, imza töreninde yaptığı konuşmada anlaşmanın önemine işaret ederek, 'Bu, 1967 sınırlarının ötesinde İsrail'e ait herhangi bir şeyi gayrimeşrulaştırmak isteyenlere karşı kazanılmış önemli bir zaferdir.' değerlendirmesinde bulunmuştu.Büyükelçi Friedman ise söz konusu anlaşmanın yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini de kapsayacak şekilde genişletilmesine atıfta bulunarak, 'Eski bir yanlışı düzeltiyoruz.' ifadesini kullanmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl mart ayında işgal altındaki Golan Tepeleri'ni 'İsrail toprağı olarak' gören kararı imzalamıştı.Washington yönetimi, Kasım 2019'da da işgal altındaki Batı Şeria'da yer alan Yahudi yerleşim birimlerini 'yasa dışı görmeme' kararı almıştı.
Cezayir'den Fransa'ya İslam'a Hakaret Sebebiyle Dava Açılması Çağrısı
CEZAYİR (AA) - Cezayir parlamentosundaki 7 partiden, Fransa'ya, İslam'a ve sembollerine hakaret kampanyası yürüttüğü için uluslararası dava açılması çağrısında bulunuldu.Yedi partiden yapılan ortak yazılı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Hazreti Muhammed’e yönelik hakaret içerikli ifadeleri kınandı.Uluslararası insan hakları kuruluşlarına, nefret söylemi ve ırkçılık suçlarından Fransa'ya karşı dava açılması çağrısı yapılan açıklamada, Arap ülkelerindeki meclisler de Fransa'nın tutumunu kınamak için olağanüstü toplantılar yapmaya davet edildi.Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un ifadeleri ve bazı Fransız yetkililerin İslam karşıtı uygulamalarına, Arap ülkelerinden tepkiler gelmeye devam ediyor.Ülkenin Montpellier ve Toulouse kentlerinde, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde geçen hafta başı kesilerek öldürülen öğretmeni 'anmak için' resmi binaların duvarlarına, Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürleri yansıtılmıştı.Macron açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içeren karikatürleri yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemişti.
Adana'da Hurda Çelik Deposunda Yangın
ADANA (AA) - Adana'da hurda çelik deposunda çıkan yangın hasara neden oldu. Merkez Seyhan ilçesi Ova Mahallesi Tekel Caddesi'ndeki bir hurda çelik deposunda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.Çalışanların durumu bildirmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ve itfaiye ekibi yönlendirildi. Polislerin bölgede önlem almasının ardından itfaiye ekipleri yangına müdahale etti.Yangın, itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla diğer iş yerlerine sıçramadan söndürüldü.
Çorum Valiliğinden Gazilere "Cumhuriyet Bayramı" Anısına Hediye Kıyafet
ÇORUM (AA) - Çorum'da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı anısına tören günleri giymeleri için gazilere kıyafet hediye edildi. Vali Mustafa Çiftçi, Devlet Tiyatro Salonu'ndaki hediye töreninde yaptığı konuşmada, Muharip Gaziler Derneği Başkanı Muharrem Gül'ün kentteki gazilerin kıyafetlerinin yıpranması nedeniyle kendisinden yeni kıyafet talep ettiğini söyledi. Talebi memnuniyetle karşıladığını ifade eden Çiftçi, Çorum Belediyesinin de ayakkabı desteğiyle muharip gazilerin hediye kıyafetlerini hazırladıklarını belirtti.Türkiye'nin birçok kahramana sahip olduğunu vurgulayan Çiftçi, 'Gazilerimizle iftihar ediyoruz. 92 yaşındaki Rıza Kabasakal amcamız, Bahar Kalkanı Harekatı'na katılmak için müracaatta bulundu. Böyle iftihar edilecek gazilerimiz, kahramanlarımız var.' dedi. Gazilerin vatan için pek çok anlam ifade ettiğinin altını çizen Çiftçi, şunları kaydetti:'Eğer bugün bu vatan topraklarında özgürce yaşayabiliyorsak, alnımız açık, başımız dik gezebiliyorsak, semalarımızda günde 5 defa ezan yankılanıyorsa bunlar kahraman gazilerimiz ve aziz şehitlerimizin sayesinde. Bu vatan için çok şey yaptılar, kanlarıyla, canlarıyla bu vatanı suladılar ve bu toprakları bize vatan olarak bıraktılar. Minnettarız. Bizlere düşense onlara layık birer evlat, nesil olmak, onların emanetini en iyi şekilde bizden sonra gelecek nesillere bırakmaktır.' Gül ise kıyafet taleplerinin olumlu karşılanmasından mutluluk duyduklarını bildirdi. Kıyafet talebini ilettikleri Vali Çiftçi'nin kendilerine, 'Siz her şeyin en iyisine layıksınız' dediğini aktaran Gül, şöyle devam etti:'Bu anlamlı günde yeni elbiselerimize kavuşuyoruz. Elbiseden amaç, gazilerin taşıdığı bu onurun ve şerefin daha iyi temsilidir. Gazilere verdikleri değer ve samimiyet için sayın Valimize ve Belediye Başkanımıza gönülden teşekkür ediyorum. Bizler al bayrak için, devlet için, Türk milleti için gaziyiz. Dün olduğu gibi bugün de vatan için canımızı seve seve vermeye, Oruç Reis'i korumaya hazırız. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizi minnetle anıyoruz.' Törende, Vali Çiftçi'nin yanı sıra Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Garnizon Komutanı Albay Ferhan Işık, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Fatih Ağca, İl Emniyet Müdürü Mehmet Gülser, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, gazilere hediye kıyafetlerini takdim etti.
Malatya'da Koronavirüs Vaka Sayısı 20 Ekim'den Bu Yana Yüzde 15-20 Arttı
MALATYA (AA) - Malatya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Recep Bentli, kentte yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarının son dönemde yeniden artışa geçtiğini belirterek, 'Özellikle 20 Ekim'den itibaren vaka sayımız yüzde 15-20 oranında yükseldi.' ifadelerini kullandı.Bentli, yaptığı yazılı açıklamada, kentte Kovid-19 vaka sayısının rehavete kapılınması, kapalı ortamlarda maskesiz ve mesafeye dikkat edilmeden bulunulması sonucunda yeniden artışa geçtiğini belirtti.Başta akraba ve komşu ziyaretleri olmak üzere kapalı ortamlardaki rahat davranışın pozitif vaka sayılarında yükselişe neden olduğunu vurgulayan Bentli, şunları kaydetti:'Özellikle 20 Ekim'den itibaren vaka sayımız yüzde 15-20 oranında yükseldi. Pozitif bir hastanın ev içi temaslılarındaki pozitiflik oranı yüzde 30-35 civarında seyrediyor. Bu durum özellikle aynı hanede yaşayan yaşlılarımız için ciddi bir risk oluşturuyor.'Kovid-19 testi pozitif çıkan ve pozitif bir hasta ile temas etmiş olan bireylerin kendi aile hekiminin sistemine düştüğünü aktaran Bentli, 'Aile hekimi her gün bu vatandaşlarımızı arayarak, sağlık durumlarını takip ederek, olası bir olumsuzluk anında gerekli yönlendirmeleri sağlıyor. Gerçekleştirilen bu özellikli izlemlerde ilimiz Türkiye ortalamasının üzerinde bir oran sergilemektedir. Daha önce İlçe Sağlık Müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen okul aşıları gibi birçok hizmet aile hekimleri tarafından yerine getirilmektedir. Gebe ve bebek izlemleri, aşılamalar bu dönemde daha da sıkılaştırılmıştır.' değerlendirmesinde bulundu.
Reklam
ABD'de Kovid-19'Dan Ölenlerin Sayısı 232 Bini Geçti
NEW YORK (AA) - ABD'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 927 artarak 232 bin 101'e yükseldi.Kovid-19 verilerinin derlendiği 'Worldometer' internet sitesine göre, ABD'de Kovid-19 bulaşan kişi sayısı son 24 saatte 72 bin 589 artışla 9 milyon 39 bin 170'e ulaştı.Salgın dolayısıyla hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 927 artarak 232 bin 101'e ulaştı.Ülkede iyileşenlerin sayısı 5 milyon 878 bini, yapılan test sayısı da 135 milyonu geçti.En çok vaka 927 bin 518 ile Teksas eyaletinde görülürken bunu 916 bin 737 vakayla California ve 786 bin 311 vakayla Florida takip ediyor.Ölü sayısına göre ise New York 33 bin 600 can kaybıyla ilk sıradaki yerini koruyor.Kovid-19 salgınında vaka ve ölü sayısında dünyada ilk sırada bulunan ABD'yi, 7 milyon 990 binden fazla vakayla Hindistan ve 5 milyon 440 bini aşkın vakayla Brezilya izliyor.
Seta'dan "Türkiye-Rusya-İran Ekseninde Karabağ Çatışması" Paneli
ANKARA (AA) - Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA), 'Türkiye-Rusya-İran ekseninde Karabağ çatışması' konulu on-line panel gerçekleştirdi.Sakarya Üniversitesi Orta Doğu Enstitüsü (ORMER) Araştırma Görevlisi Mustafa Caner'in moderatörlüğünü yaptığı çevrim içi panele, gazeteci Ceyhun Aşirov, SETA Dış Politika Uzmanı Mehmet Çağatay Güler ve İran Araştırmaları Merkezinde (İRAM) araştırmacısı Kenan Aslanlı katıldı. Panelde, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ sorunu Türkiye, Rusya ve İran ekseninden değerlendirildi. Gazeteci Aşirov, yaptığı konuşmada Dağlık Karabağ savaşının üzerinden bir ay geçtiğini ve bir ay içinde Azerbaycan'ın Ermenistan'ın 30 yılda yaptığı tahkimat ve barikatı kırdığını söyledi. Azerbaycan'ın İran sınırını tamamıyla kapatmasının çok önemli ve stratejik olduğunu vurgulayan Aşirov, Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'a Erivan ve Gümrü'den sevkiyat yapmasının yol ve güzergah açısından son derece zor olduğunu belirtti. Aşirov, Azerbaycan'ın Ermenistan'ın 30 senelik gücünü kırdığını ifade ederek 'Azerbaycan, Laçın Koridoru'na ilerlemektedir. Azerbaycan'ın bu ilerleyişine karşı olarak da Ermenistan, Terter ve Gence şehirlerini çok sıkı bombalamaktadır.' dedi.Ermenistan'a 'de facto' (fiili) olarak Dağlık Karabağ'da 'diz çöktürüldüğünü' kaydeden Aşirov, bunu Azerbaycanlı gazetecilerin yanı sıra Rus askeri uzmanlar ve bölgeyi izleyen bağımsız kuruluşların da söylediğini vurguladı. Aşirov, Türkiye'nin Dağlık Karabağ sorununa ilk kez 1991'de dahil olduğunu ancak Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubunun bunu istemediğini kaydetti.Daha önce Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin askeri ve stratejik açıdan bu denli güçlü olmadığının altını çizen Aşirov, Türkiye'nin Azerbaycan'a çok önemli psikolojik desteğinin olduğunu belirtti.Dağlık Karabağ ve Rusya'nın politikalarıSETA Dış Politika Uzmanı Güler, Dağlık Karabağ ve çevresinde Türk dünyası içerisinde bir 'tampon bölge' oluşturulmak istendiğini ve bu politikaların aslında 19'uncu yüzyılın başında Çarlık Rusyası'nın politikalarına dayandığını belirtti. Bugün yaşanan çatışmaların nedeninin aslında o dönemde atılan iskan politikaları olduğunu vurgulayan Güler, Rusya'nın bu politikalarıyla bölgedeki Ermeni nüfusunun artırıldığını ifade etti. Güler, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından ve Rusya'nın kurulmasından itibaren Dağlık Karabağ bölgesinin Rusya için öncelikli öneme sahip olduğunu belirtti. Rusya'nın Dağlık Karabağ sorununda bugünkü pozisyonuna da değinen Güler, 'Rusya'nın resmi pozisyonu iki tarafın da taviz vererek orta bir yol bulması şeklindedir. Bu sayede bölgede sürdürülebilir yeni bir yapı tesis edilmesidir.' dedi. Bu yönde bazı öneriler ve girişimler olduğunu aktaran Güler, 'Son dönemde çatışma öncesinde gündeme gelen 5 Rayon'un Azerbaycan'a verilmesi ve bölgeye Rus askerlerinin konuşlandırılması aslında bunun bir göstergesidir. Bu yeni bir yaklaşım değildir, uzun süren izlenilen bir politikadır.' şeklinde konuştu. İran'ın Dağlık Karabağ yaklaşımında '3 dönem'İRAM Araştırmacısı Aslanlı da İran'ın Dağlık Karabağ sorununa ve sorunun çözümüne ilişkin değerlendirmelerini son 30 yıllık perspektiften ele aldı. İran'ın Dağlık Karabağ sorununa yaklaşımını 3 döneme ayıran Aslanlı, birinci dönemin 90'lı yılların başından sonuna kadarki zaman aralığında olduğunu söyledi.Aslanlı, İran'ın bu yıllardaki politikasında 'iş birliği' ve 'ara buluculuk faaliyetleri' kavramlarının öne çıktığını belirterek 'Sorunun ilk patlak verdiği andan itibaren İran bölgedeki güç boşluğunu da kullanarak çok aktif şekilde bu meseleye ara bulucu olarak katılmak istiyor.' değerlendirmesinde bulundu. Araştırmacı Aslanlı, çeşitli etkenlerle ikili ilişkilerdeki belirsizlikle 90'lı yılların sonu ve 2000'li yılların başında bir 'kriz dönemi' ortaya çıktığını kaydetti. 2004-2020 yılına kadar ikili ilişkileri 'durgunluk dönemi' olarak niteleyen Aslanlı, bu dönemde İran'ın Güney Kafkasya'ya yönelik politikalarında daha çok ekonomik iş birliği ve enerji iş birliği politikalarının öne çıktığını vurguladı.Aslanlı, bu sürecin en önemli kırılma noktasının da 2016'nın Nisan ayında Dağlık Karabağ'daki 4 günlük savaş olduğunu dile getirerek İran'ın bu süreçte Azerbaycan'ı tatmin edecek net bir tavır ortaya koymadığını belirtti.
Reklam
Kuveyt'te "Fransız Ürünlerine Boykot, Türk Ürünlerine Teşvik" Kampanyası
KUVEYT (AA) - Kuveyt'te Fransız yetkililerin İslam karşıtı söylemleri ve Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürlerin yayımlamasını protesto etmek için 'Fransız ürünlerine boykot, Türk ürünlerine teşvik' kampanyası başlatıldı. Kuveytliler, sosyal medyada, Fransız ürünlerini boykot kampanyası kapsamında, 'Fransız ürünlerini Türk ürünleriyle değiştir' etiketi açtı.Ülkede yaygın olarak kullanılan Fransız ürünlerinin fotoğraflarını dolaşıma sokan Kuveytli aktivistler, bunların yerine kullanılabilecek Türk ürünlerinin isimlerinin yer aldığı bir liste yayımladı. Sosyal medyada, ülkenin önde gelen mağaza ve dükkanlarının Fransız mallarını boykot kampanyasına katıldığı belirtildi. Kuveyt'teki 70'ten fazla perakende zincirinin üyesi olduğu Tüketici Kooperatifler Birliği, 23 Ekim'den itibaren raflarındaki tüm Fransız ürünlerinin kaldırıldığını duyurmuştu.Kuveyt Dışişleri Bakanı Ahmed Nasır el-Muhammed el-Sabah, pazar günü Fransa’nın Kuveyt Büyükelçisi Anne-Claire Legendre'ye Fransa'nın dinlere saldırı içeren açıklamaları durdurması gerektiğini bildirmişti. Sabah, ülkesinin İslam dinini terörizmle ilişkilendirme politikalarını reddettiğini kaydetmişti. Kuveyt makamları Fransız ürünlerini boykot kampanyasına ilişkin ise henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Kaybolduktan Sonra Ölü Bulunan Minik Leyla'nın Kaçırılıp Soğuk Ortamda Saklandığı Belirlendi
ERZURUM (AA) - Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra cesedi bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan amca Yusuf Aydemir'e verilen cezanın gerekçeli kararında, sanığın husumetli olduğu ağabeyinin tehdit maksatlı kızını oyun oynama bahanesiyle kaçırıp sakladığı, ölümü üzerine de serin bir alanda beklettiği, aramaların gevşetilmesi ve köyde normal hayata dönülmesini fırsat bilerek de cesedini dereye attığı kanaatine varıldığı vurgulandı. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin çocuğun amcası olan tutuklu Yusuf Aydemir'in de aralarında bulunduğu 7 sanığın yargılandığı davada kurulan hükmün gerekçeli kararını açıkladı.Sanıklara yöneltilen suçlamalar, savunmalar, tanık beyanları ve adli tıp kurumları ve bilirkişinin raporlarının yer aldığı 84 sayfalık gerekçeli kararda, cumhuriyet savcısına ait esas hakkındaki mütalaada sanık Yusuf Aydemir'in üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ancak mahkemece yapılan değerlendirmede sanığın atılı suçu işlediği ve cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği aktarıldı.Gerekçeli karardaki söz konusu mütalaada, kaybolduktan 18 gün sonra ölü bulunan Leyla Aydemir'in Bezirhane köyündeki Kurudere'de yüz üstü yatar ve çıplak vaziyette ölü bulunduğu, cesedin sol kalça bölgesinin su yüzeyinde olduğu, sol kalçasında kızarıklıklar olduğu, boynunda mavi nazar boncuğu bulunduğu ve el ile ayak bölgesinde suda kalmaya bağlı olduğu değerlendirilen beyaz lekeler yer aldığının anlatıldığı kaydedildi. Erzurum Adli Tıp Kurumu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulundan gelen ihtisas kurulu raporlarının da Leyla Aydemir'in 'Otopsisinde cilt bütünlüğünün korunduğu, kafa, göğüs ve batın boşluğuna nafiz olacak herhangi bir yaralanma tanımlanmadığı, kafa içi kanama, beyin doku harabiyeti, beyin kanaması, iç organ ve büyük damar yaralanması tanımlanmadığı, mevcut verilerle çocuğun ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği' bilgisine yer verilen gerekçeli kararda, bilirkişi raporunda ise 'ölüm olayında kişinin en az 6-7 gün önce ölmüş veya öldürülmüş olduğu, böceklerin cesede ilgisinin az olmasının nedeninin ise bir süre soğuk bir ortamda tutulması ve/veya sonrasında suya atılması sonucu olduğu kanaatinin oluştuğundan Leyla Aydemir'in ölüm olayının 26-27 haziran 2018 tarihlerinden önce gerçekleşmiş olduğu düşünülmektedir' değerlendirmesinde bulunulduğu belirtildi.Gerekçeli kararda, bazı tanıkların beyanlarına göre, Leyla'nın babası Nihat Aydemir ile Yusuf Aydemir arasında ailenin traktör ve babasından miras kalan birden çok altın bileziklerin kimde kalacağı konusunda bir anlaşmazlık yaşandığına da işaret edildi.Sanık, Leyla'yı kaçırmak için oğlunu kullandıSanık Yusuf Aydemir'in, olay günü ağlamaması için iyi anlaşmaları dolayısıyla küçük oğlu Ümeyir'i yanına alıp Leyla'yı kandırıp evin önünden uzaklaştırdığı, Leyla'nın evden çıkması ile kaybolduğu süre arasında yaklaşık 20-30 dakika olduğu aktarılan aynı kararda, bu sürenin çocuğun kaçırılması için yeterli bir süre olduğu kaydedildi.Kararda, Yusuf Aydemir'in olaydan sonra yeğeni kaybolmuş gibi davranmaktan ziyade kaybolmadığı kanısındaymışçasına şüpheli tavırlar sergilediğine dikkati çekilerek, Aydemir'in işbirlikçisi ya da işbirlikçileri ile Leyla'yı köyün yapısı gereği her evde bulunan su kuyusu ya da ambar gibi yazlık kışlık besin saklamaya yarayan bahçe ya da evlerin altındaki bir yerde sakladığına işaret edildi. Gerekçeli kararda, şu değerlendirmelere yer verildi:'Sanık Yusuf Aydemir'in zaman zaman arama çalışmalarına katılmayarak maktul ile ilgilendiği değerlendirilmektedir. Köydeki ev içi adli aramalarının o dönem ki soruşturma esnasında yapılamaması ve özel eğitimli polis köpeklerine rağmen kuyuların genel olarak ev içerilerinde kalmasını da fırsat bilen sanığın adli tıp raporlarından anlaşıldığı üzere cinsel yönden bir zarar vermeden öncelikle maktul çocuğu yalnızca ağabeyi Nihat Aydemir ile arasındaki husumetten ötürü nedeni kesin tespit edilememekle beraber öldürmek yerine adli tıp raporlarınca da doğrulanır şekilde bir süre ağabeyinin ailesine tehdit maksatlı saklamayı hedef ettiği, fakat olayın jandarma ve AFAD ile medyada hızla yayılması ile yapılan sıkı aramalar nedeniyle maktul çocuğu Nihat Aydemir ile olan husumetine karşılık bir koz olarak kullanmayı hedeflemişken artık ortaya çıkarmasının mümkün olmadığı ve olayın adli boyut kazanmasından korkması sonucunda maktulü sakladığı yerden çıkaramadığı, bu süreçte maktulün aç, susuz bırakılıp bırakılmadığı konusunda adli tıp raporlarınca kanaate yeterli bir tespit yapılmaması nedeniyle bir sonuca varılamadığı anlaşılmıştır.'Leyla Aydemir'in ölüm nedeninin tespit edilemediği dile getirilen gerekçeli kararda, 'Mevcut verilerle çocuğun ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği' şeklindeki adli tıp raporu dolayısıyla maktulün ölüm nedeninin ne olduğu konusunda mahkememizce kanaat oluşturulamamış olup sanık Yusuf'un maktul çocuğun ölümüne neden olacak hareketinin ne olduğu bu sebeple tespit edilememiş olmasına karşın mahkememiz heyetince maktulün hayatta iken köy içinden cesedi bulunana kadar arama çalışmaları dolayısıyla çıkarılamadığı kanaatine varıldı.' bilgisi paylaşıldı.Sanık, Leyla'yı arayan ekiplerin kilere bakmasına izin vermedi Arama çalışmalarında ekiplerin sanık Aydemir'in evinin kilerinin kapısını açarak bakmak istediğini ancak sanığın kapının kilitli olduğunu söyleyip buna izin vermediği kaydedilen gerekçeli kararda, 'Sanık Yusuf Aydemir'in evden çıktığında peşinden gelen maktulü kaçırarak sakladığı ve ölümü üzerine serin bir alanda beklettiği, aramaların gevşetilmesi ve köyde normal hayata dönülmesini fırsat bilerek de cesedi dereye attığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar sanık tarafından suçlamalar kabul edilmemiş ise de maktulün babası ile önceye dayalı husumetinin bulunması, taziye evinden kısa bir süre ayrılması ve bu esnada çocuğun son görüldüğü kapıda çocuğun görülmesinden dakikalar sonra çevreyi gözetler şekilde görülmesi, bu andan kısa bir süre sonra çocuğun kaybolduğunun anlaşılmasına rağmen bulunamaması ve anne Şükran'ın olacakları önceden tahmin eder şekilde çocuğuna bir şey yapıldığını anlayarak feryat etmesi, aile içerisinde çocuğun bulunmasını engellemeye yönelik çabalar ile tüm bunların kısa bir zaman aralığında olması göz önüne alınarak sanığın savunma ve beyanlarına itibar edilmemiştir.' ifadelerine yer verildi.Sanıkların Leyla Aydemir'i alıkoyarak evlerindeki bir dondurucuda sakladığı yönündeki iddialarında araştırıldığı aktarılan gerekçeli kararda, Leyla'nın kilo ve boyu dikkate alınarak cesedinin bir dondurucuya sığmayacağı kanaatine varıldığı bildirildi.Minik Leyla'nın cesedi 18 gün sonra bulunmuştuAğrı'da 15 Haziran 2018'de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle dedesine ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in bulunması için çalışma başlatılmıştı. Çalışmalar kapsamında ekiplerce bölgedeki dere yatakları, sazlık alanlar, otla kaplı araziler, köydeki metruk yapılar, tandır evleri, ahır ve çocuğun gidebileceği bütün alanlar, kadavra köpekleri de kullanılarak aranmıştı. Leyla Aydemir'in cesedi, kaybolduktan 18 gün sonra köye 2 kilometre mesafede, kent merkezine giden yolun yakınında akarsu kenarındaki ağaçların arasında bulunmuş, vücudunda darp ya da yara izine rastlanmayan çocuğun cenazesi Bezirhane köyünde defnedilmişti. Sanık Aydemir'e 'ağırlaştırılmış müebbet' Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Ekim'de görülen karar duruşmasında, 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in amcası Yusuf Aydemir'i 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırmış, diğer sanıklar Y.A, B.D, H.D. ve M. Aydemir, M.A. Aydemir ve A.A'nın ise delil yetersizliğinden beraatine hükmetmişti.
Rusya Nijniy Novgorod Bölgesi Sanayi Ticaret Ve Girişimcilik Bakan Yardımcısı Balakin Sakarya'da:
SAKARYA (AA) - Rusya Nijniy Novgorod Bölgesi Sanayi Ticaret ve Girişimcilik Bakan Yardımcısı Vladimir Balakin, Sakarya ve kendi bölgeleri arasında verimli iş birlikleri kurulabileceğini söyledi.Üretim ve Ticaret Kurulu (ÜTİK) tarafından Arifiye ilçesinde bir otelde düzenlenen toplantıya katılan Balakin, Nijniy Novgorod'un Rusya'nın önde gelen 10 bölgesinden biri olduğunu belirterek, bölgenin yatırımları ve faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi verdi.Balakin, Sakarya'daki ekolojik durumun yatırımcılar için önemli sebepler arasında olduğunu söyledi.Bölgelerinin Rusya'nın bilim başkenti olduğunu belirten Balakin, 'İki bölge arasında ileride güzel iş birlikleri olabilir diye düşünüyorum. Sizlere kaliteli ve düşük fiyatlı ürünler sunmak isteriz. Sizin tarafınızdan da böyle teklifler bekliyoruz. Umarım verimli iş birlikleri yapabiliriz.' dedi.ÜTİK Başkanı Özkan Pınar da Sakarya ile Nijniy Novgorod Bölgesi'nde birlikte iş yapabilinecek birçok sektör olduğunu söyledi.Pınar, 'Çin'in oluşturduğu boşluğu birlikte doldurabiliriz. Ürünlerimiz ve ham maddelerimiz var, sizin elinizde büyük sanayi tesisleri var. Birinci önceliğimiz Nijniy Novgorod ile üretim yapmak. Otomotiv ve savunma sanayi alanında üretim yapmak istiyoruz. Nijniy Novgorod Bölgesi insanına burada konut satmak istiyoruz.' diye konuştu.Toplantının ardından katılımcı iş insanlarıyla iki bölgede yapabilecekleri yatırımlar hakkında görüşen Balakin, daha sonra Sakarya'daki bazı fabrikaları ziyaret etti.
Reklam
Rusya Nijniy Novgorod Bölgesi Sanayi Ticaret Ve Girişimcilik Bakan Yardımcısı Balakin Sakarya'da:
SAKARYA (AA) - Rusya Nijniy Novgorod Bölgesi Sanayi Ticaret ve Girişimcilik Bakan Yardımcısı Vladimir Balakin, Sakarya ve kendi bölgeleri arasında verimli iş birlikleri kurulabileceğini söyledi.Üretim ve Ticaret Kurulu (ÜTİK) tarafından Arifiye ilçesinde bir otelde düzenlenen toplantıya katılan Balakin, Nijniy Novgorod'un Rusya'nın önde gelen 10 bölgesinden biri olduğunu belirterek, bölgenin yatırımları ve faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi verdi.Balakin, Sakarya'daki ekolojik durumun yatırımcılar için önemli sebepler arasında olduğunu söyledi.Bölgelerinin Rusya'nın bilim başkenti olduğunu belirten Balakin, 'İki bölge arasında ileride güzel iş birlikleri olabilir diye düşünüyorum. Sizlere kaliteli ve düşük fiyatlı ürünler sunmak isteriz. Sizin tarafınızdan da böyle teklifler bekliyoruz. Umarım verimli iş birlikleri yapabiliriz.' dedi.ÜTİK Başkanı Özkan Pınar da Sakarya ile Nijniy Novgorod Bölgesi'nde birlikte iş yapabilinecek birçok sektör olduğunu söyledi.Pınar, 'Çin'in oluşturduğu boşluğu birlikte doldurabiliriz. Ürünlerimiz ve ham maddelerimiz var, sizin elinizde büyük sanayi tesisleri var. Birinci önceliğimiz Nijniy Novgorod ile üretim yapmak. Otomotiv ve savunma sanayi alanında üretim yapmak istiyoruz. Nijniy Novgorod Bölgesi insanına burada konut satmak istiyoruz.' diye konuştu.Toplantının ardından katılımcı iş insanlarıyla iki bölgede yapabilecekleri yatırımlar hakkında görüşen Balakin, daha sonra Sakarya'daki bazı fabrikaları ziyaret etti.
Cumhuriyet Bayramı, Büyük Cumhuriyet Konseri İle Kutlanacak
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın, Büyük Cumhuriyet Konseri ile kutlanacağını bildirdi.Altun, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın yarın 19.23'te İstiklal Marşı ile başlayacak Büyük Cumhuriyet Konseri ile bayramın coşkuyla kutlanacağını belirtti.Fahrettin Altun, Akdeniz'de 97 dalgıçla gerçekleştirilecek özel su altı ışık gösterisinin 97'nci yıl heyecanına eşlik edeceği kaydetti.
Cumhuriyet Bayramı, Büyük Cumhuriyet Konseri İle Kutlanacak
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın, Büyük Cumhuriyet Konseri ile kutlanacağını bildirdi.Altun, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın yarın 19.23'te İstiklal Marşı ile başlayacak Büyük Cumhuriyet Konseri ile bayramın coşkuyla kutlanacağını belirtti.Fahrettin Altun, Akdeniz'de 97 dalgıçla gerçekleştirilecek özel su altı ışık gösterisinin 97'nci yıl heyecanına eşlik edeceği kaydetti.
Reklam
Güncelleme - Denizli'de Para Toplama Merkezini Soymaya Çalıştığı Öne Sürülen Şüphelilerden 3'Ü Tutuklandı
DENİZLİ (AA) - Denizli'de özel bankalarca para toplama merkezi olarak kullanılan depoyu kar maskesi ve silahlarla soymaya çalıştığı iddiasıyla gözaltına alınan 6 şüpheliden 3'ü tutuklandı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Merkezefendi ilçesindeki para toplama merkezini 28 Ağustos'ta soymaya çalışan şüphelileri yakalamak için 214 saatlik güvenlik kamerası kaydını inceledi. Şüphelileri belirleyen ekipler, teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. Özel harekat polislerinin de katıldığı eş zamanlı operasyonlarda soygun girişiminde bulunduğu belirlenen B.Y, M.A. ve K.S. ile bu kişilere yardım ettiği tespit edilen R.T, İ.Y. ile Ç.H. yakalandı.Evlerde yapılan aramalarda iki pompalı tüfek, bir kurusıkı tabanca, 22 tabanca mermisi, 9 kurusıkı tabanca mermisi ele geçirildi.Zanlılardan M.A'nın, para toplama merkezinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ve olay günü izin yaptığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerin ardından zanlılar adliyeye sevk edildi.Şüphelilerden B.Y, Ç.H. ile K.S, sulh ceza hakimliğince tutuklanırken, güvenlik görevlisi M.A, İ.Y. ve R.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Denizli'de, 28 Ağustos'ta kar maskeli 3 kişi, Merkezefendi ilçesinde, bazı özel bankaların para toplama merkezi olarak kullandığı depoyu soymaya çalışmıştı. Soygunculara güvenlik görevlileri müdahale etmişti. Yaşanan kısa süreli boğuşmanın ardından güvenlik görevlilerinin elinden kurtulan şüpheliler, depo önünde havaya ateş ettikten sonra otomobille kaçmıştı.
Güncelleme - Denizli'de Para Toplama Merkezini Soymaya Çalıştığı Öne Sürülen Şüphelilerden 3'Ü Tutuklandı
DENİZLİ (AA) - Denizli'de özel bankalarca para toplama merkezi olarak kullanılan depoyu kar maskesi ve silahlarla soymaya çalıştığı iddiasıyla gözaltına alınan 6 şüpheliden 3'ü tutuklandı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Merkezefendi ilçesindeki para toplama merkezini 28 Ağustos'ta soymaya çalışan şüphelileri yakalamak için 214 saatlik güvenlik kamerası kaydını inceledi. Şüphelileri belirleyen ekipler, teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. Özel harekat polislerinin de katıldığı eş zamanlı operasyonlarda soygun girişiminde bulunduğu belirlenen B.Y, M.A. ve K.S. ile bu kişilere yardım ettiği tespit edilen R.T, İ.Y. ile Ç.H. yakalandı.Evlerde yapılan aramalarda iki pompalı tüfek, bir kurusıkı tabanca, 22 tabanca mermisi, 9 kurusıkı tabanca mermisi ele geçirildi.Zanlılardan M.A'nın, para toplama merkezinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ve olay günü izin yaptığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerin ardından zanlılar adliyeye sevk edildi.Şüphelilerden B.Y, Ç.H. ile K.S, sulh ceza hakimliğince tutuklanırken, güvenlik görevlisi M.A, İ.Y. ve R.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Denizli'de, 28 Ağustos'ta kar maskeli 3 kişi, Merkezefendi ilçesinde, bazı özel bankaların para toplama merkezi olarak kullandığı depoyu soymaya çalışmıştı. Soygunculara güvenlik görevlileri müdahale etmişti. Yaşanan kısa süreli boğuşmanın ardından güvenlik görevlilerinin elinden kurtulan şüpheliler, depo önünde havaya ateş ettikten sonra otomobille kaçmıştı.
Reklam
Tika'dan Nijer'in Eğitim Altyapısına Destek
ANKARA (AA) - Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Nijer'in Tahaou İllela şehrindeki bir okula 9 sınıf ve 3 öğretmenler odasından oluşan ek bina inşa etti. TİKA'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, TİKA, Nijer'de kırsal kesimde kaliteli eğitim olanaklarına ulaşmakta güçlük çeken öğrencilere, Nijer Cumhurbaşkanı Mahamadou Issoufou'nun da eğitim aldığı Tahaou İllela şehrindeki Nafeka Okuluna, Nijer Eğitim Bakanlığının belirlediği standart okul tipi şeklinde yerel mimari ile 9 sınıf ve 3 öğretmenler odasından oluşan ek bina inşa etti.Proje kapsamında modern ekipmanlarla donatılan sınıflarda toplamda 360 öğrenci eğitim alabilecek.
İstanbul Valisi Yerlikaya'dan Cumhuriyet Bayramı Mesajı:
İSTANBUL (AA) - İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.Vali Yerlikaya, mesajında, Cumhuriyet'in, milletin ortak iradesi ve iman gücü ile kazandığı bağımsızlık ve özgürlük zaferi ile en büyük eser olduğunu vurguladı.Tarihin, bir milletin kendi kaderini elleriyle yazdığına çok nadir tanık olduğunu aktaran Yerlikaya, şunları kaydetti:'Cumhuriyetimizi ilan ederek sadece yeni bir devlet kurmadık. Vatanımızı yeniden kazandığımız gibi hayallerimizi, umutlarımızı ve geleceğimizi de yeniden kazandık. Cumhuriyet; yeniden 'bir ve biz' olmak için yeni bir yol açmış, tebaadan yeni bir toplum oluşturmayı başarmış, yeni bir üst kimlik inşa etmiştir. En büyük eserimiz Cumhuriyetimiz derken bunu kastediyoruz. Cumhuriyet'i ilan etmekle yeni bir anlam evreni inşa ettik, yeni idealler etrafında kenetlendik. O ideal, Atatürk'ün ifadesiyle 'muasır medeniyetler' idealidir.'Yerlikaya, milli iradenin ve demokrasinin en büyük teminatı Cumhuriyet'i kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı, minnet ve rahmetle andığını belirterek, 'Onlar, istiklal ruhunun öncüleri, Cumhuriyetimizin temel taşları, bizim kahramanlarımız... Aziz hatıraları hep yaşayacak.' ifadelerini kullandı. Atatürk'ün herkese hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak amacıyla İstanbul'da ve vatanın dört bir yanında canla başla çalıştıklarına işaret eden Yerlikaya, mesajında şu ifadelere yer verdi:'Tarih ve dünya, 1923'te ve 15 Temmuz'da milletçe el ele vererek yaptıklarımıza ve büyük Türkiye'nin yükselişine şahit olmaya devam ediyor. Kurtuluş mücadelesi ile kazandığımız milli onurumuzun simgesi Cumhuriyetimiz, hiç şüphesiz yeni nesillerin omuzlarında yükselecektir. Hepimizden bir parça taşıyan ay yıldızlı hilalin altında bu ülkenin evlatları, eşit ve onurlu vatandaşları olarak sonsuza kadar yaşamaya devam edeceğiz. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.'
AB Komisyonu, Üyelere Yeni "Salgın Tedbiri Paketi" Önerdi
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Kovid-19 salgınıyla mücadelede üye ülkelere sunmak üzere veri paylaşımı, testler, tıbbi ve tıbbi olmayan malzemeler, seyahat ve aşılama stratejisinde koordinasyon için yeni bir teklif paketi hazırladı.AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, teklifi duyurmak için düzenlediği basın toplantısında, Avrupa'nın 'ikinci dalganın içinde' olduğunu ve bu kez ilk dalgadan farklı olarak tüm Avrupa'nın ciddi şekilde etkilendiğini, ancak bu kez daha hazırlıklı olduklarını söyledi.Vaka sayılarının 2-3 hafta daha artmaya devam edeceğini ve salgınla mücadelede herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, yarın Kovid-19 salgını hakkında video konferansla düzenlenecek AB Liderler Zirvesi öncesinde hazırladıkları salgınla mücadele paketinin kabul görmesi için çağrıda bulundu.Von der Leyen, 'Daha önce hazırladığımız temeli yeni tedbirlerle güçlendirmeliyiz. Bugün sunduğumuz paket veri paylaşımı, testler, tıbbi ve tıbbi olmayan malzemeler, seyahat ile aşılama stratejisinde eş güdümlü yaklaşıma imkan tanıyor.' dedi.Von der Leyen, yeni paket çerçevesinde üye ülkelerin Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi ile daha fazla veri paylaşmasını isteyeceğini belirterek 'Bu bilgi örneğin yoğun bakım ünitelerindeki doluluk oranını bilmemizi ve ihtiyaç halinde hastaların komşu ülkelerde tedavisinin organize edilmesini sağlayacak.' dedi.AB hızlı antijen testleri alacakEtkili test stratejileri önerdiklerini kaydeden von der Leyen, 'Hızlı sonuç veren antijen testleri pazara sunuluyor. Bunlar salgınla mücadelede önemli rol oynayabilir ama bunların onayı ve kullanımı için AB yaklaşımı öneriyoruz. Ancak o zaman testlerin ve test sonuçlarının karşılıklı tanınması mümkün olabilir.' diye konuştu.Von der Leyen, hızlı test kitlerinin satın alınması ve üye ülkelere dağıtılması için 100 milyon avro ayırdıklarını aktardı.Üye ülkelerde temas takibi için kullanılan akıllı telefon uygulamalarının birbirine bağlanmasını isteyen von der Leyen, tıbbi malzemelerin satın alınması için ortak tedarike geçilmesi, aşı ve test kitlerinden katma değer vergisi alınmaması uygulamasının uzatılmasını teklif ettiklerini bildirdi.'Aşı mucize değil'Üyelerden AB içinde seyahatlerin, aileler ve çiftlerin birleşmesinin gerekli tedbirlerle kolaylaştırılmasını isteyen von der Leyen, üyelerin ulusal aşılama planlarını hazırlaması gerektiğini belirtti. Von der Leyen, 'İlk aşılar ulaştığında hazırlıklı olmalıyız. Soğuk zincir gibi altyapılar nasıl hazırlanacak, toplumdaki hangi gruplar öncelikli aşılanacak gibi konuları iyi değerlendirmeliyiz. Tabii bu sırada aşıların güvenliği ve etkinliğinden ödün vermeyeceğiz.' dedi.'Yıl sonuna kadar bir aşı olup olmayacağını, etkili olup olmayacağını göreceğiz. Ama aşı her şeyi bir günde değiştirecek bir mucize değil.' diyen von der Leyen, aşı çıktıktan sonra da bir süre daha maske kullanımı, hijyen ve sosyal mesafe gibi kurallara uyma zorunluluğunun devam edebileceğini söyledi.'Son dalga mı, bilmiyoruz'Von der Leyen, 'Avrupa'da salgınla mücadele stratejilerinin neden işe yaramadığı' sorusuna şu yanıtı verdi:'İlk dalgada doğru işler yaptık ama çıkış stratejimiz kısmen fazla hızlı oldu. Tedbirler çok çabuk gevşetildi. Bu nedenle ikinci dalga ortaya çıktı. Bunun son dalga olup olmadığını da bilmiyoruz. Bu ayrıca bir salgının özelliklerinden biri. Tarih kitaplarına bakarsanız bunun klasik bir belirti olduğunu görürsünüz. Yılın ilk yarısında etkin şekilde virüsün yayılmasını önledik ama yazdan sonra artış katlandı. Şimdi tecrübemizle hareket edebiliriz. Avantajımız var. Birçok alanda daha hazırlıklıyız.'
Azerbaycan'da Kovid-19 Vakalarının Artması Nedeniyle Karantina 1 Aralık'a Kadar Uzatıldı
BAKÜ (AA) - Azerbaycan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarındaki artış nedeniyle karantina 1 Aralık'a kadar uzatıldı.Bakanlar Kurulunun aldığı karara göre, Kovid-19 vakalarındaki artış gerekçe gösterilerek Lenkeran kenti ile Masallı ve Celilabad illerine giriş ve çıkışlara kısıtlama getirildi.Karar gereği, 1 Aralık'a kadar başkent Bakü dahil 8 kent ile 13 ilde hafta sonları toplu taşıma araçları çalışmayacak.Öte yandan ülkede bugün tespit edilen 988 vaka ile en yüksek günlük vaka sayısına ulaşıldı ve toplam vaka sayısı 52 bin 137'e yükseldi. Azerbaycan'da Kovid-19 nedeniyle 11 kişi daha yaşamını yitirdi ve ölü sayısı 699'a yükseldi. Bugüne kadar 1 milyon 319 bin 474 testin yapıldığı ülkede 42 bin 33 Kovid-19 hastası iyileşti, 9 bin 405 kişinin tedavisi sürüyor.
Reklam