onedio
Grafikli - "Yök Anadolu Projesi" İle Kıdemli Üniversiteler Anadolu'nun Genç Üniversitelerine Bilim Yolunda Işık Tutacak
ANKARA (AA) - SEFA ŞAHİN - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Türk yükseköğretiminde ilk kez uygulanacak 'YÖK Anadolu Projesi' ile ülke genelinde eğitimin kalitesinin artması ve mezun niteliğinin yükselmesi sonucu akademik eğitimde yeni bir dönemin kapısı aralanacak.'Yeni YÖK' tarafından dünya yükseköğretimindeki üniversitelerin eşleştirme projeleri modellemeleri de dikkate alınarak başlatılan YÖK Anadolu Projesi, 4 Şubat Perşembe günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla tanıtıldı.İlk aşaması 2019'da Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nde yapılan toplantıda, 24 üniversitede 'Dijital Dönüşüm' ile başlatılan proje, yeni kurulan veya gelişmekte olan genç üniversitelerin belirlenen bazı alanlarda gelişiminin diğer üniversitelerce desteklenmesi amacıyla akademik insan gücü ve araştırma altyapısı bakımından daha gelişmiş kıdemli üniversitelerle eşleştirilmesini içeriyor.Proje kapsamında YÖK ilk olarak 'Genç üniversiteler' diye adlandırılan 2006 sonrası kurulan 15 devlet üniversitesi ile 'kıdemli üniversiteler' şeklinde isimlendirilen, 2006'dan önce kurulmuş, belirlenen alanlarda insan gücü ve araştırma altyapısı bakımından daha gelişmiş 12 devlet üniversitesini belirledi.Eşleşme üniversitelerin yapısında değil, ders ve programlar bazında yapıldıProje kapsamındaki ön çalışmalar neticesinde, genç ve kıdemli üniversiteler arasında protokoller imzalanarak, eşleştirmelerin alanları, niteliği, öğrenci, akademik ve idari personel hareketliliği, eğitim ve öğretim, Ar-Ge ve proje alanlarında yapılacak iş birliklerinde üniversitelerin hak ve yükümlülükleri belirlendi.2020-2021 akademik yılı bahar dönemi itibarıyla hayata geçirilmesi planlan projedeki dersler, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde çevrim içi yapılacak.Üniversiteler arasında eşleştirme işlemlerinin yürütülmesi, protokolün değerlendirilmesi ve izlenmesi amacıyla YÖK tarafından bir 'Koordinasyon Kurulu' oluşturuldu.Eşleştirme işlemleri ve sonrasında üniversiteler arasındaki koordinasyon, ilgili üniversitelerce 'koordinatör' olarak belirlenen öğretim üyeleri tarafından sağlanacak.Her bir genç üniversite en fazla iki kıdemli üniversiteyle eşleştirilecekGenç üniversitelerdeki 170 bin 480 öğrencinin faydalanacağı proje kapsamında, eşleşme üniversitelerin yapısında değil, sadece bazı bölümler ve programlar ile dersler bazında gerçekleştirildi.Her bir genç üniversitenin en çok iki kıdemli üniversiteyle 5 bölüm veya program düzeyinde eşleştirildiği projede, kıdemli üniversitenin öğretim üyeleri, genç üniversitenin çeşitli bölümlerdeki öğrencilerine ders verecek ve araştırma alanlarında danışmanlık yaparak yol gösterecek.Proje kapsamında üniversiteler araştırma altyapılarını ve kütüphane olanaklarını birbirlerinin kullanımına sunacak.Genç üniversitedeki öğrencilere sertifika veya diploma verilmeyecekKıdemli üniversitedeki akademisyenlerden ders alan genç üniversiteye bağlı öğrencilere herhangi bir farklı sertifika veya diploma verilmeyecek. Proje dahilinde dersler alan öğrencinin mezuniyet durumu değişmeyecek, kendi okulundan mezun olacak.Ana amacın 'alanında yetkin, konusunda uzun yılların birikimine sahip' öğretim üyelerinin genç üniversitelerdeki öğrencilere bilgilerini aktarmalarının sağlanması olduğu proje, yükseköğretimde 'fırsat eşitliği ve sosyal adalet' kavramlarına katkı vermek isteyen öğretim üyelerinin 'gönüllülük esasına dayalı' olarak yürütülecek.Proje, lisansta olduğu kadar, yüksek lisans ve doktora seviyesindeki genç akademisyenlere de önemli katkılar verecek. Üniversitelerin 'açık bilim-açık erişim' ve uzaktan eğitim olanakları da salgın döneminde projenin yürütülmesine geniş kolaylık sağlayacak.'Genç' ve 'kıdemli' üniversitelerGenç üniversiteler Ağrı İbrahim Çeçen, Ardahan, Artvin Çoruh, Bartın, Bayburt, Bingöl, Bitlis Eren, Erzincan Binali Yıldırım, Hakkari, Iğdır, Kilis 7 Aralık, Munzur, Muş Alparslan, Siirt ve Şırnak üniversiteleri; kıdemli üniversiteler ise Ankara, Uludağ, Çukurova, Ege, Erciyes, Gazi, Gebze Teknik, Hacettepe, İstanbul Teknik, İstanbul, Orta Doğu Teknik ve Selçuk üniversiteleri olarak belirlenmişti.Buna göre, genç üniversitelerden Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi eczacılık, İslami ilimler, okul öncesi eğitimi, beslenme ve diyetetik ile mütercim ve tercümanlık bölümlerinde Ankara, Ardahan Üniversitesi tarih, Batı dilleri ve edebiyatı, ilahiyat ve Türk müziği bölümlerinde Selçuk, Artvin Çoruh Üniversitesi rehberlik ve psikolojik danışmanlık, mimarlık, ilahiyat ve hemşirelik bölümlerinde Bursa Uludağ, Bayburt Üniversitesi inşaat mühendisliği, beslenme ve diyetetik, matematik eğitimi, okul öncesi eğitimi ve İngilizce dili eğitim bölümlerinde Gazi, Iğdır Üniversitesi İngiliz dili ve edebiyatı, havacılık yönetimi, inşaat mühendisliği ve hemşirelik bölümlerinde Ege üniversiteleri ile eşleşti.Bartın Üniversitesi bilgisayar mühendisliği, elektrik elektronik mühendisliği, moleküler biyoloji ve genetik bölümlerinde İstanbul Teknik ile İngilizce öğretmenliği ve psikoloji bölümlerinde ise Orta Doğu Teknik, Bingöl Üniversitesi diş hekimliği, ilahiyat ve hemşirelik bölümlerinde Erciyes ile psikoloji bölümünde İstanbul, Bitlis Eren Üniversitesi radyo, televizyon, sinema ile uluslararası ilişkiler ve bilgisayar mühendisliği bölümlerinde Selçuk, beslenme ve diyetetik bölümünde ise Ege, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi tıp, eczacılık, diş hekimliği ve bilgisayar mühendisliği bölümlerinde Hacettepe, uçak bakım ve onarım bölümünde ise Erciyes üniversiteleri arasında eşleşme sağlandı.Hakkari Üniversitesi çocuk gelişimi, rehberlik ve psikolojik danışmanlık, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler ve ilahiyat bölümlerinde Ankara, inşaat mühendisliği bölümünde ise Gazi, Munzur Üniversitesi jeoloji mühendisliği, kimya mühendisliği ile metalurji ve malzeme mühendisliği bölümlerinde İstanbul Teknik, beslenme ve diyetetik ile psikoloji bölümlerinde ise Hacettepe, Muş Alparslan Üniversitesi okul öncesi eğitimi ve İslami ilimler bölümlerinde Çukurova, moleküler biyoloji ve genetik bölümünde ise Gebze Teknik, Siirt Üniversitesi sınıf öğretmenliği ve tıp bölümlerinde Çukurova, inşaat mühendisliği ve mimarlık bölümlerinde ise Gebze Teknik üniversiteleri ile eşleşti.Ayrıca İstanbul Üniversitesi ile Kilis 7 Aralık Üniversitesi Doğu dilleri ve edebiyatı, siyaset bilimi ve kamu yönetimi ile ilahiyat alanlarında, Şırnak Üniversitesi müzik, ilahiyat ile siyaset bilimi ve kamu yönetimi alanlarında eşleşme sağlandı.
Kosova'daki Türk Siyasi Partilerinin Liderleri Erken Genel Seçimden Umutlu
PRİŞTİNE (AA) - EREN BEKSAÇ - Balkan ülkesi Kosova'daki Türk siyasi partileri, 14 Şubat Pazar günü yapılacak erken genel seçim için son hazırlıklarını tamamlarken, iki partinin genel başkanı da seçime dair umutlu konuştu.Ülkede yaşayan Türk toplumunun oylarına talip olan Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı Fikrim Damka ile Yenilikçi Türk Hareket Partisi (YTHP) Genel Başkanı Ertan Simitçi, pazar günkü seçim öncesi AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.KDTP Genel Başkanı Damka, 17 Şubat'ta bağımsızlığının 13. yıl dönümünü kutlayacak Kosova'nın devlet olma yolunda bazı konuları hala yerine oturtamadığını savunarak, 'KDTP her seferinde karşısına çıkan diğer Türk partiler olmasına rağmen Türk toplumunun tek adresi olmaya ve Türk toplumunu devlette temsil etmeye hak kazanmıştır. Bu da partimizin yapmış olduğu çalışmalardan dolayı halkımızın göstermiş olduğu desteklerin ortaya konmasındandır.' ifadelerini kullandı.Kosova'daki Türk toplumunun haklarının korunması konusunda göreve gelecek yeni hükümetle masaya oturmayı planladıklarını kaydeden Damka, 'Bizim (Türk toplumunun) bu yapı içerisindeki gayemiz, Kosova'nın çoğunluğunu oluşturan topluluğun içerisinde kendi yerini koruyabilmek ve kanunların öngördüğü hakların hukuki açıdan en iyi şekilde kullanımını sağlamaktır. Ben inanıyorum ki KDTP bunu ortaya koyacaktır.' dedi.Damka, salgın döneminde kurulan iki hükümetin de düşürülmesi ile oluşan siyasi istikrarsızlığın ülke ekonomisini de çok fazla etkilediğine işaret ederek, bunun yanı sıra ülkenin bağımsızlığından itibaren geçen 13 yılda 8 farklı hükümetin kurulması sebebiyle siyasi istikrarsızlık da oluştuğunu ve bu sebepten Kosova'daki toplumların haklarını kullanmakta zorluklar yaşadığını vurguladı.Eğitim, sağlık ve istihdam gibi ülkedeki tüm toplumları ilgilendiren başlıca konularda yaşanan sorunlardan azınlıkların daha çok etkilendiğinin altını çizen Damka, 'Bunların giderilmesi için inşallah istikrarlı bir hükümet, 4 yılı öngörebileceğimiz ve bizim de halka karşı vaatlerimizin 4 yıl içerisinde gerçekleşmesine bir olanak tanınır.' şeklinde konuştu.Türkçe eğitimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileriKosova'da Türkçe eğitimde yaşanan sorunlara da değinen Damka, uzun vadede çözümler üretilmesi için ciddi atımlar atılması gerektiğini belirterek, özellikle müfredatın ve kitap sorununun çözüme kavuşturulmasının elzem olduğunun altını çizdi.Damka, Kosova'daki Türkçe eğitimin ayakta kalabilmesi için Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının iş birliğinde yerinde burs projesi başlattıklarını anımsatarak, Kosova Türk Öğretmenler Derneğinin yürüttüğü proje ile 400'e yakın birinci ve ikinci sınıf ilkokul öğrencisine burs verildiğini aktardı.Kosova'nın ekonomik kalkınması için Türkiye ile olan bağlarını daha fazla kullanılması gerektiğini kaydeden Damka, 'Türk iş adamlarının Kosova'da daha fazla yatırımlar gerçekleştirmesi sayesinde hem Türkiye'de okumuş gençlerimizin hem de buradaki genç arkadaşlarımızın daha kolay istihdamına olanak sağlayabiliriz.' ifadelerini kullandı.'Türklerin bölünme lüksü yok'Damka, Kosova'daki Türklerin bölünme lüksü olmadığının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:'Kosova'da nüfus olarak sayımız bellidir, azdır. Dolayısıyla az olan bir nüfusun ikiye bölünmesi, mecliste iki farklı sesin olması, bir olarak hareket edilmemesinin toplumumuzun hakları konusunda ciddi sıkıntı oluşturacağından şüphem yok. Birkaç yerde Kuzey Makedonya örneğini vermeye çalıştım. Kuzey Makedonya'daki iki farklı Türk partisindeki vekillerin aynı meclis çatısı altında bir olmamasından doğan farklı sorunların olduğunu görebiliyoruz. Bir olduğumuz sürece emin olun hem hükümette sesimiz daha gür hem de gücümüz daha fazla olacaktır. Bu hem kısa hem de uzun vadede Türk toplumunu ciddi bir sıkıntıya sokacaktır.'Kosova'da yaşayan her Türk'ün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması için de parti olarak çalışmalar yürüttüklerini aktaran Damka, 'Bundan asla vazgeçmeyeceğiz. Belki ara formüller üretmek için çalışmalarımız sürüyor ama nihai hedefimiz Kosova'daki nüfus sayımında yazılmış her Türk'ün anavatan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına sahip olmasıdır.' dedi.Simitçi: 'Parti olarak 2030 istikbal hedefini koyduk'YTHP Genel Başkanı Simitçi ise Kosova'da yaşayan Türk toplumunun karşılaştığı en büyük sorununun kamu sektöründe istihdam hakkını tam olarak kullanamamasından kaynaklandığını vurgulayarak, Türkiye'deki üniversitelerden mezun gençlerin ülkelerine döndüklerinde iş bulmakta zorluklar yaşadığını söyledi.Kosova siyasetinde bir değişim yaşandığını kaydeden Simitçi, Kosovalı Türklerin de bu değişimde sorumluluk alarak katkı sunması gerektiğinin altını çizdi.Simitçi, Kosova siyasi sahnesindeki iki Türk partisinin ortak hareket etmesi durumunda Türk toplumunun oy oranının da artacağını belirterek, şunları söyledi:'Kosova'da yaşayan Türk toplumunun bugüne kadar hedefi yoktu. Biz parti olarak 2030 istikbal hedefini koyduk. 2030'a kadar yapılması gereken bütün çalışmalar parti programımız ve seçim beyannamemizde bulunmaktadır. Ancak en önemli noktalardan biri kamuda temsil edilmek, Türkçe eğitimin geliştirilmesi ve yurt dışında yaşayan soydaşlarımıza ya da Kosova kökenli vatandaşlarımıza sahip çıkmaktır.'Simitçi, 14 Şubat seçiminden sonra Kosova'da yaşanacak siyasi değişim ve istikrarlı bir hükümet kurulması doğrultusunda iktidarda yer almaları halinde Kosova ve Türkiye arasındaki ilişkilerin de iyileştirileceğini dile getirerek, '(İlişkilerin) Uzun vadeye yayılması konusunda da biz YTHP olarak ve Türk toplumu olarak gerekli özveri ve sorumluluğu üstleneceğiz.' ifadelerini kullandı.Mecliste 2 Türk milletvekili olacakKosova Meclisi, 10'u Sırp toplumunun, 10'u da ülkedeki diğer azınlık toplumlarının temsilcileri olmak üzere 120 milletvekilinden oluşuyor. Türk toplumunun ise Mecliste 2 sandalyesi bulunuyor.
Gazze'deki İşsizlik Sorunu Kovid-19'Un Gölgesinde Daha Da Şiddetlendi
GAZZE (AA) - NUR EBU IYŞE - İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi'nde neredeyse bir yılı geride bırakan yeni tip koronavirüs salgınının (Kovid-19) etkileri bölgedeki işsizlik krizini tırmandırdı.İki milyondan fazla Filistinli, 2006'dan bu yana İsrail tarafından abluka altında tutulan bölgede kötü ekonomik ve yaşam koşullarından müzdarib şekilde hayatlarını devam ettirmeye çalışıyor. Tüm dünyayı etkisi altına alan salgın süreci, kısıtlı imkanlar dahilinde yaşam mücadelesi veren Gazzeliler için durumu daha da kötüleştirdi. Cenevre merkezli Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü (Euro-Med) verilerine göre, 2020 yılında Gazze'de işsizlik oranı yüzde 49'a, yoksulluk oranı da yüzde 56'ya yükseldi. İş arayanların sayısında artış Gazze'deki Çalışma Bakanlığı verilerine göre salgının iş arayan kesimi hayli etkilediği görülüyor.Çalışma Bakanlığına bağlı halkla ilişkiler ve enformasyon birim başkanı Muhammed el-Mecdelavi, halihazırda iş arayanların sayısının 270 bine ulaşırken, bunların 140 binini üniversite mezunlarının, 130 binini ise işçilerin oluşturduğunu ifade etti. Mecdelavi, 'Salgın yaklaşık 155 bin işçiyi olumsuz etkiledi. Bölgedeki zorlu ekonomik koşulları daha da kötüleştirdi.' dedi. Hükümetin salgın karşında aldığı tedbirler nedeniyle üretim bandının neredeyse durduğuna işaret eden Mecdelavi, 'Tedbirler kapsamında dükkanlar uzun süre kapatıldı. Dükkanların kapatılması işverenleri ve çalışanları etkiledi; bazı çalışanlar işten çıkarıldı. Bu durum da işsizlik oranının artmasına neden oldu.' diye konuştu. Krizden etkilenenlere destek hamleleriMecdelavi, 'Bakanlık, hükümet ve bağışçıların desteğiyle 81 bin işçiye toplam tutarı 8 milyon doları aşan tazminat ödedi.' ifadesini kullandı.Sanayi ve turizm gibi salgından en çok etkilenen sektörlerde çalışan yaklaşık 800 işçinin ücretlerinin de sübvanse edildiğini kaydeden Mecdelavi, 'Yeni yılda salgının gerilemesi ve bu durumun ekonomik sektöre olumlu yansımasını temenni ediyorum.' dedi. Mecdelavi, ayrıca bakanlığın 16 bin 200 geçici iş sözleşmesi imzaladığına işaret ederek, 'Üniversite mezunu için 6 ay, işçi için 3 ay süren bu programla, kayıt yaptıranlara kalıcı iş imkanları bulmalarını sağlayacak bilgi ve beceriler kazandırmayı hedefliyoruz.' tespitini paylaştı.Bakanlık yetkilisi, Gazze'deki ekonomik koşulların iyileşmesinin, salgının azalmasına, İsrail ablukasının sonlandırılmasına ve bölgenin dış dünyayla bağlantı kurabildiği geçiş yollarının açılmasına bağlı olduğuna dikkati çekti.İşverenler ile çalışanların salgın karşısında zorlu sınavıİsrail ablukası ile salgının aynı zamana denk geldiği 2020 yılında Gazze'de işverenler ile çalışanlar büyük zorluklarla karşılaştı. Bölgede kadınlar açısından sıra dışı bir meslek olarak görülen fırın işletmeciliği yapan Ruba Ebu el-Iyş (48) salgınının işlerini etkilediğini söyledi. Engelli bakımı ve rehabilitasyon bölümü mezunu Ebu Iyş kendi alanında iş bulabilme umudunu yitirdikten sonra yaklaşık iki yıl önce fırıncılık yapmaya başladığını işe ilk başladığı zamanlarında gerekli teçhizatı tedarik etmenin külfetli olduğunu aktardı. Ebu Iyş, 'Salgın ve hükümetin virüsün yayılmasını önlemek amacıyla aldığı tedbirler, işleri iki yıl öncesine göre yaklaşık yüzde 80 düşürdü.' dedi. Fırıncı Ebu Iyş, bu süreçte işlerdeki durgunluk nedeniyle çalışanların maaşlarının da düşürüldüğünü kaydetti. Fırında müşterilerin talebi doğrultusunda çeşit çeşit ekmekler yaptıklarını ifade eden Ebu Iyş, salgından sonra bazı çeşitlerin pişirilmez olduğunu söyledi.Çocuklarının istikbali için çalışıyorEbu Iyş, eşinin maaşının geçimleri için yeterli olduğunu, bu işe çocukları için başladığını aktardı.Bölgedeki işsizlik sorununa işaret eden Ebu Iyş, ileride işlerini geliştirdiğinde kendisi gibi üniversite mezunu olan çocuklarına iş imkanı sağlayabilmeyi hayal ettiğini sözlerine ekledi. Gazze'deki İçişleri ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı 3 Aralık'ta salgın tedbirleri kapsamında başlattığı uygulamaları, vaka sayılarında gözlemlenen düşüşün ardından Ocak ve Şubat aylarında gevşetmişti.
Afyonkarahisar'da Uyuşturucu Operasyonunda İki Zanlı Yakalandı
AFYONKARAHİSAR (AA) - Afyonkarahisar'ın Çay ilçesinde şüphe üzerine durdurulan otomobilin yakıt deposunda 1 kilo 844 gram esrar ele geçirildi, iki şüpheli gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, ilçedeki Dörtyol kavşağında şüphe üzerine durdurulan bir otomobilde dedektör köpekle arama yaptı.Aramada, otomobilin yakıt deposuna gizlenmiş 1 kilo 844 gram esrar ele geçirildi.Ekipler, araçtaki S.I. ile V.B'yi 'uyuşturucu madde ticareti yapmak' suçundan gözaltına aldı.
Menajerimi Ara 25. Bölüm Fragmanı
Menajerimi Ara yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yayınlanan fragmada; Yaklaşan Sevgililer Günü için kutlama yapılacaktır. Barış, Dicle'nin kapısını çalar ve ona güzel bşr sürpriz yapar. Dicle'nin mutluluğuna diyecek yoktur ancak onları kötü bir sürpriz beklemektedir. İşte Menajerimi Ara 25. bölüm fragmanı...
Müslümanların Her Yıl Heyecanla Beklediği Mukaddes Üç Aylar 13 Şubat'ta Başlayacak
ANKARA (AA) - SEFA ŞAHİN - İslam aleminde recep, şaban ve ramazanı kapsayan rahmet, bereket ve manevi yenilenme mevsimi üç aylar, 13 Şubat Cumartesi günü başlayacak.Müslümanlara dini hissiyat ve ibadet yoğunluğu eşliğinde gündelik hayatlarını sorgulama, yenileme ve zenginleştirme fırsatı sunan üç aylar, dünyayı saran Kovid-19 nedeniyle bu yıl da hüzünle ihya edilecek.Regaip, Miraç ve Berat kandilleri ile Kadir Gecesi gibi özel gecelerin idrak edildiği üç aylarda, oruç tutma, Kur'an-ı Kerim okuma ve sadaka verme gibi ibadetlere daha çok yönelinmesi tavsiye ediliyor.Diyanet İşleri Başkanlığı Vakit Hesaplama Bölümü'nün 'vakithesaplama.diyanet.gov.tr' internet adresinde yer alan bilgiye göre, recep ayının cumaya bağlanan ilk perşembe akşamı olan 18 Şubat'ta Regaip Kandili idrak edilecek.Hazreti Muhammed'in Allah'ın huzuruna yükseldiği gece olarak kabul edilen Miraç Kandili 10 Mart'ta ve ramazanın müjdecisi kabul edilen Berat Kandili'nin 27 Mart'ta idrak edilmesinin ardından, on bir ayın sultanı, huzur ve bereket ayı ramazan 13 Nisan'da başlayacak.Kur'an-ı Kerim'de 'Bin aydan daha hayırlı' olduğu bildirilen Kadir Gecesi, ramazanın 27. gecesi olan 8 Mayıs'ta idrak edilecek ve Müslümanlar 13 Mayıs'ta Ramazan Bayramı'nı karşılayacak.'Üç aylar manevi feyiz ve bereket iklimidir'Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İdris Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İslam kültüründe kutsal kabul edilen ve halk arasında da 'üç aylar' olarak anılan recep, şaban ve ramazan aylarının manevi feyiz ve bereket iklimi olduğunu belirtti.Üç ayların Müslümanların diğer aylara oranla daha fazla ibadet, dua, zikir, hayır ve hasenat işleriyle meşgul oldukları bir zaman dilimi olduğunu ifade eden Bozkurt, Hazreti Muhammed'in recep ayı geldiğinde 'Ya Rabb, recep ve şaban ayını bizim için bereketli kıl, mübarek eyle ve bizi ramazan ayına ulaştır.' diye dua ettiğini hatırlattı.Bozkurt, Hazreti Muhammed'in recep ve şaban aylarında diğer aylara oranla daha fazla nafile oruç tuttuğunun ancak ramazan dışında hiçbir ayın tamamını oruçlu geçirmediğinin hadis kaynaklarında yer aldığını bildirerek şunları kaydetti:'Ramazan ayında oruç tutmak ise farzdır. Bütün bir ay boyunca tutulan oruç nedeniyle ramazanın bir oruç ayı olması yanında ayrıca Kur'an'ın bu ayda indirilmesi nedeniyle de Müslümanlar için diğer aylara oranla ramazan ayının özel bir önemi vardır. Ayrıca halkımız arasında kandil geceleri olarak bilinen Regaip, Miraç, Berat ve Kadir gecelerinin bu üç ayların içerisinde yer alması da bu aylara verilen önemin bir başka nedenidir. İşte bütün bu mübarek gün ve gecelerin etkisiyle söz konusu üç aylar, birer arınma mevsimi olarak, ferdi ve cemaatle icra edilen birçok ibadeti içeren aylardır.Hazreti Peygamber, mübarek gün ve gecelerin değerlendirilmesini tavsiye etmiştir. Ancak bu gün ve gecelere ait özel bir namaz veya ibadet şeklinden bahsedilmemiştir. Bu bağlamda mübarek gün ve geceleri, bağışlanma ve hayatımıza çeki düzen vermek için fırsat anı olarak görmemiz gerekmektedir. Dolayısıyla müminler hayatlarının gidişatını gözden geçirmeli, hata ve günahları için tövbe etmeli, dua ederek, Kur'an-ı Kerim okuyarak, kaza veya nafile namaz kılarak bu fırsatları değerlendirmelidirler.'
Reklam
İdlibliler Geçimlerini Yıkılan Evlerinin Enkazındaki Demirlerde Arıyor
İDLİB (AA) - MEHMET BURAK KARACAOĞLU/AHMET KARAAHMET- Suriye'nin İdlib ilindeki işçiler, Beşşar Esed rejiminin saldırılarıyla yıkılan evlerin enkazından çıkardıkları demiri, geri dönüşüm merkezlerine götürerek geçimlerini sağlamaya çalışıyor.Beşşar Esed rejimi ve destekçilerinin saldırılarından sonra Suriye'de yüz binlerce ev ya zarar gördü ya da kullanılmaz hale geldi.Enkazdan demir çıkaran işçilerden İdlibli Muhammed Vefa, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede iş imkanlarının kısıtlı olduğunu, zor şartlar altında demiri çıkarıp satarak çocuklarına ekmek götürebildiklerini söyledi.Vefa, 'Her gün erkenden, Esed rejiminin saldırısıyla yıkılan evlerin arasında demir toplamak için geliyoruz. Rejim güçleri çalışma yaptığımızı fark ettikleri zaman saldırı düzenliyor. Bu işi yapmaya mecburuz. Çocuklarımıza ekmek götürmek zorundayız.' ifadelerini kullandı.Demir geri dönüşüm merkezinde çalışan Ammar Kasım da 'Kullanılamaz hale gelen evlerden demirleri geri dönüştürüp kullanabilir hale getiriyoruz.' dedi.Ammar, demirlerin savaş kalıntılarının arasından çıkarıldığını belirterek, 'Buraya getirilip tekrar işleniyor. Beton işlerinde kullanır hale getiriyoruz.' şeklinde konuştu.İdlib'deki durumTürkiye, Rusya ve İran arasında 4-5 Mayıs 2017'de gerçekleşen Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam'daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 'gerginliği azaltma bölgesi' oluşturuldu.Ancak rejim ve İran destekli teröristler, Rusya'nın hava desteğiyle 4 bölgeden 3'ünü ele geçirip İdlib'e yöneldi. Türkiye, Eylül 2018'de Rusya ile ateşkesi güçlendirmek için Soçi'de ek mutabakata vardı.Rusya ve rejim güçleri, Mayıs 2019'da tüm bölgeyi ele geçirmek için operasyonlara başladı ve İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi içinde çok sayıda büyük yerleşimi ele geçirdi.Son olarak Türkiye ve Rusya arasında 5 Mart 2020'de Moskova'da yeni bir mutabakat sağlandı.Rejim güçlerinin zaman zaman ihlal ettiği ateşkes büyük ölçüde korunuyor. 2017-2020 döneminde yaklaşık 2 milyon sivil, Rusya ve rejim güçlerinin saldırılarında Türkiye sınırına yakın bölgelere göç etmek zorunda kaldı.
Malezya Ekonomisi 1998'Den Bu Yana En Büyük Daralmayı Yaşadı
KUALA LUMPUR (AA) - Malezya ekonomisi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomik etkilerinden ötürü 2020'de yüzde 5,6 daralarak, 1998'den bu yana en düşük performansı sergiledi.Malezya Merkez Bankası verilerine göre, ülkede gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) 2020'nin son çeyreğinde yüzde 3,4 azaldı.Malezya ekonomisinin, 2020 boyunca 5,6 daralma yaşadığını açıklayan Merkez Bankası, ülkenin, Asya Finans Krizi'nin etkisini gösterdiği 1998'den bu yana en büyük ekonomik daralmayla karşı karşıya olduğunu kaydetti.Basına konuşan Merkez Bankası Başkanı Nur Şemsi Mohd Yunus ise Malezya ekonomisinin 2021'de toparlanmasının öngörüldüğünü belirterek, 'Kovid-19 aşısının uygulamaya geçmesi, tüketici ve iş insanlarını rahatlatacak ve küresel talebi artıracaktır.' dedi.Nur Şemsi, Malezya ekonomisinin 2021'de yüzde 6,5 ila yüzde 7,5 büyüyeceğini tahmin ettiklerini vurguladı. Malezya'da GSYH, 2020'nin ikinci çeyreğinde de bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 17,1'lik azalma kaydederek rekor kırmıştı.1997'de etkisini gösteren Asya Finans Krizi, Malezya ekonomisini olumsuz etkilemiş, 1998'in dördüncü çeyreğinde GSYH yüzde 11,2 gerilemişti.
Reklam
Kırklareli'nde Tefecilik Operasyonunda 3 Şüpheli Gözaltına Alındı
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde düzenlenen tefecilik operasyonunda 3 şüpheli yakalandı.Kırklareli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince Babaeski ilçesinde E.D, B.D. ve A.T'nin tefecilik yaptığı belirlendi.Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde özel harekat ekiplerinin de katılımı ile düzenlenen operasyonda 3 şüpheli belirlenen adreslerde gözaltına alındı.Şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda, suçtan elde edildiği değerlendirilen 22 bin 800 lira, 19 sentetik uyuşturucu hap, av tüfeği, 26 senet, 2 aracın rehin verildiğine dair noter belgesi, borçlu kişiye ait banka kartı, ruhsatsız silah, borç tutanakları, 88 boş senet ile borç miktarlarının yazıldığı defter ele geçirildi.Operasyon kapsamında mağdur olduğunu iddia eden 40 kişinin ifadesinin alınacağı öğrenildi.
Salgında İş Dünyasının Eğitime İlgisi Arttı
İSTANBUL (AA) - Netkent Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tayfun Turgay, işletme yüksek lisansı (MBA) yapan beyaz yakalı sayısının 2 kat arttığını belirterek, 2020-2021 güz dönemi için kayıt aldıkları öğrencilerin büyük çoğunluğunun yöneticilerden oluştuğunu bildirdi. Netkent Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi'nden yapılan açıklamaya göre, salgın süreciyle birlikte eğitim dünyası, dijital ortama taşınırken, çalışanların online eğitime ilgisi de arttı.Online eğitime ilgi ve güvendeki artış, ilk online Türk üniversitesi Netkent'e iş dünyasından gelen başvurularda da kendini gösterdi.Açıklamada görüşlerine yer verilen Netkent Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tayfun Turgay, internet kullanım oranının sürekli arttığı bu dönemde, üniversitenin eğitim yapısının öneminin salgınla birlikte daha iyi anlaşıldığını aktardı.Zaman ve mekan kavramını ortadan kaldıran, akademik kadrosu alanının en yetkin akademisyenlerinden oluşan yapılarıyla özellikle kendisini sürekli geliştirmek isteyen beyaz yakalılar tarafından tercih edildiklerini belirten Turgay, şunları kaydetti:'2020-2021 güz dönemi için kayıt aldığımız öğrencilerimizin büyük çoğunluğu yöneticilerden oluşuyor. 2020-2021 bahar dönemi için gelen başvurularda da beyaz yakalıların oranı dikkat çekiyor. Bahar dönemi için kayıt yaptıran öğrencilerimizin hangi bölümleri tercih ettiklerine baktığımızda MBA, hukuk lisansı ve hukuk yüksek lisansı programlarına yapılan başvurularda geçen döneme göre 2 kat artış mevcut. Kendileriyle konuştuğumuzda iş başarılarını artırmak, yönetimde daha etkin söz sahibi olmak ve yeni yapacakları yatırımlar için kendilerini yetkin kılmak istediklerini belirterek bu eğitimleri aldıklarını öğrendik.'Turgay, eğitimde sınırları kaldıran, kaliteli ve ulaşılabilir eğitim yapısıyla Türkiye'nin evrensel teknolojik yapısına destek olmayı hedeflediklerini, bunun için '1 Milyon Yazılımcı Projesi'ne destek olmak amacıyla mühendislik fakültesine bağlı bölümlerde 5 yılda toplam 1.000 öğrenciye 'Yarınlar Bizim Eğitim Bursu' programıyla yüzde 100 burslu 4 yıllık eğitim desteği verdiklerini aktardı.Üniversite, 2020-2021 bahar dönemi için kayıtlara başladıVerilen bilgiye göre, Kovid-19 dolayısıyla 2020'nin ikinci çeyreğiyle birlikte eğitim kurumlarının uzaktan eğitim vermeye başlaması bu yıl da devam ediyor.Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de aşılama çalışmaları devam ederken, üniversitelerin 2021 yılını uzaktan eğitimle tamamlaması bekleniyor.10 yıl önce dijital çağın geleceğini öngörerek KKTC'yi bilişim adası yapmak vizyonuyla yola çıkan, 4 Şubat 2010 tarih ve 33/2006 sayılı karar ile Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) izniyle eğitim vermeye başlayan ilk online Türk üniversitesi Netkent Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi, 2020-2021 bahar dönemi için kayıtlara başladı.Özellikle iş yaşamındaki birçok üst düzey yöneticiye, beyaz yakalı çalışana ve kendisini geliştirmek isteyenlere yeni bir kapı açan Netkent Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi'nde lisans eğitimleri iktisadi ve idari bilimler fakültesi, hukuk fakültesi, mühendislik fakültesi çatısı altında, yüksek lisansta da MBA-işletme yüksek lisansı ve hukuk yüksek lisansı olarak Türkçe/İngilizce dil seçenekleriyle veriliyor.Her dönem yüzlerce öğrencinin öğrenim gördüğü üniversitede eğitim, Türkiye'de kendi alanının en iyi akademisyenleri tarafından canlı derslerle veriliyor.
Turkcell Geleceğe Yön Verecek Gençler Arıyor
İSTANBUL (AA) - Turkcell'in gelenekselleşen yeni nesil işe alım programı GNÇYTNK’in altıncı dönem başvuruları başladı. Turkcell'den yapılan açıklamaya göre, dünyanın ilk dijital operatörü Turkcell'in gençlere tam zamanlı çalışma fırsatı sunduğu inovatif yeni mezun işe alım programı GNÇYTNK'te yeni dönem için başvurular başladı.Bu yıl altıncısı düzenlenen programda gençleri, uçtan uca deneyimleyecekleri ve başvuru aşamalarını eğlenerek tamamlayacakları bir süreç bekliyor.Bugüne kadar gençler arasında büyük ilgiyle karşılanan GNÇYTNK programı; vazgeçmeden sonuca ulaşacak, hayallerinin peşinden koşacak, teknoloji yatkınlığı yüksek, yeni koşullara hızlı adapte olabilecek yetenekleri Turkcell bünyesine katmayı hedefliyor.'Geleceğin için en iyisini arıyorsan uzaklarda arama çünkü sen Turkcell'lesin' sloganıyla başlatılan bu yılki programda, çevik ve esnek çalışma prensipleriyle sürekli gelişmeyi mümkün kılan çalışma ortamında gençler sınırlarını aşıyor.GNÇYTNK sadece Turkcell’e değil aynı zamanda Türkiye’nin genç istihdamına önemli katkı sağlıyor. Sunduğu eğitim ve gelişim imkanlarıyla gençlerin geleceğine yön vermeyi hedefliyor.Tüm süreç online ortamda gerçekleşecekGNÇYTNK programına; 1994 yılı ve sonrasında doğan lisans son sınıf, yüksek lisans veya doktora öğrencisi, yeni mezun veya en fazla iki yıl tecrübeli adaylar www.turkcell.com.tr/gncytnk sayfasından başvurabilecekler. Programın son başvuru tarihi ise 1 Mart 2021 olarak belirlendi.Başvuru aşamaları dahilinde adaylar; online olarak deneyimleyecekleri oyunlaştırılmış genel yetenek, İngilizce dil bilgisi ölçümü, bire bir ve departman mülakatları gibi farklı aşamalarından geçecekler, ayrıca ilgi duydukları departmana özel hazırlanmış vaka çalışmalarına ve yarışma kurgularına da dahil olacaklar.GNÇYTNK adayları, eğlenirken öğrenmelerini de amaçlayan başvuru süreci boyunca; yapay zeka uygulamaları ve akademi eğitimleri sayesinde kişisel gelişimlerine de katkı sağlayacaklar. Tüm aşamaları başarıyla tamamlayan adaylar arasından seçilecek olan GNÇYTNK’ler Turkcell’de teknoloji ve şebeke yönetiminden dijital servislere, satış ve pazarlamadan tedarik zincirine, insan kaynakları ve hukuktan finansa kadar pek çok farklı birimde çalışma şansını yakalayacaklar.Siber güvenlik kampı düzenlenecekAyrıca bu yıl ki GNÇYTNK programına katılıp Siber Güvenlik alanını tercih eden adaylar, ek olarak siber güvenlik kampına da dahil olacaklar ve bu kampta alanının en iyi profesyonellerinden güçlü bir eğitim alma fırsatını bulacaklar.Bu kamp süresince adaylar; Ddos Atak Tipleri, Bilgi Güvenliği ve Zararlı Yazılım, Erişim Ağları ve Web Güvenliği, Siber Tehdit İstihbarat, Olay Müdahale ve Tehdit Avcılığı, Dijital Adli Bilişim, Güvenlik Duvarı, Kriptoloji ve Kimlik ve Rol Yönetimi alanlarında eğitime katılacaklar.Siber Kamp’ı başarıyla tamamlayan adaylar ise, alanında tecrübeli siber güvenlik uzmanları ile tam zamanlı çalışabilecek ve tecrübelerini, bilgi birikimlerini de artırabilecekler.'5 yılda binden fazla gencimizi Turkcell’li yaptık'Turkcell Hukuk, Regülasyon ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serhat Demir, Türkiye'nin en kapsamlı işe alım programları arasında yer alan GNÇYTNK’in bu yıl altıncısını düzenlemekten mutluluk ve gurur duyduklarını belirtti.GNÇYTNK programı sayesinde beş yılda bine yakın genci istihdam ettiklerini aktarna Demir, şunları kaydetti:'Program sayesinde Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek genç yetenekleri Turkcell bünyesine katacağız. Turkcell olarak ülkemizin gücüne ve geleceğine inanıyoruz. Türkiye’nin Turkcell’i olarak sadece teknolojiye yatırım yapmakla kalmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin geleceği gençlerimize de yatırım yapıyoruz. Turkcell olarak bu eşsiz programı daha uzun yıllar daha da geliştirerek sürdürmeyi amaçlıyoruz. Biz GNÇYTNK programını bir seçim süreci gibi görmekten çok, gençlerin farklı alanlarda eğitimler aldığı ve Turkcell’lilerle tanışarak kendilerini geliştirme fırsatı yakaladıkları bir platform olarak tanımlıyoruz.'
Reklam
Maraşlı 6. Bölüm Fragmanı
Maraşlı yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yayınlanan fragmanda; Maraşlı sırların peşinde. Türel Ailesi'nin kirli ilişkilerini açığa çıkarmak için doğru yolda olduğundan emindir. Bu arada zor zamanlar geçiren Mahur da Maraşlı'dan sadece yanında olmasını istiyor.İşte Maraşlı 6. bölüm fragmanı...
Sakarya’da 3.5 Büyüklüğünde Deprem! AFAD Ve Kandilli Rasathanesi Son Depremler
Kandilli Rasathanesi, Sakarya’nın Akyazı ilçesinde 3.5 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini duyurdu. Yerin 7.5 kilometre derinliğinde ve saat 10.36’da gerçekleşen deprem, şehir merkezinden de hissedildi. Aktif birçok fay hattının bulunduğu ülkemizde son depremler araştırılıyor. Vatandaşlar, ‘son deprem nerede oldu’ ve ‘deprem mi oldu’ sorularının cevaplarını arıyor. İşte AFAD ve Kandilli Rasathanesi son depremler listesi…
Afyonkarahisar'da İkinci Doz Kovid-19 Aşısı Sağlık Çalışanlarına Yapılmaya Başlandı
AFYONKARAHİSAR (AA) - Afyonkarahisar'da yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadelenin en ön saflarında yer alan sağlık çalışanlarına, Acil Kullanım Onayı verilen ikinci doz CoronaVac aşısı yapılıyor.Sağlık çalışanları, MHRS ve e-Nabız sistemleri üzerinden oluşturdukları randevuyla, Afyonkarahisar'daki bütün hastanelerde ve sağlık ocaklarında ikinci doz aşılarını olmaya başladı.Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürü Serhat Korkmaz ile Devlet Hastanesi Başhekimi Mehmet Duran da ikinci doz aşılarını yaptırdı.Korkmaz, AA muhabirine, kentte 70 yaş üstü vatandaşlara yönelik ilk doz CoronaVac aşı çalışmalarının devam ettiğini söyledi.Bugün de sağlık çalışanlarının ikinci doz aşılamalarının başladığını dile getiren Korkmaz, şöyle konuştu:'Afyonkarahisar'da 6 bin 500 sağlık çalışanımız geçen ay ilk aşılarını olmuştu. Sağlık Bakanlığımız öncelikle sağlık çalışanlarımızın aşılarının hızlı bir şekilde yapılmasını istiyor. Şimdi de çok hızlı bir şekilde ikinci doz aşılarını da tamamlamayı planlıyoruz. Önümüzdeki günlerde de inşallah, 60 yaş ve üzerine de aşılama çalışmalarına başlayacağız.'Sağlık çalışanları arasında aşı için çok büyük bir talebin olduğunu aktaran Korkmaz, aynı şekilde vatandaşların da aşı olmak için büyük çaba gösterdiğini belirtti.Başhekim Duran da Afyonkarahisar Devlet Hastanesindeki sağlık çalışanlarının aşı olmaya büyük oranda ilgi gösterdiğini belirterek, kısa sürede personelin ikinci doz aşılarının yapılmış olacağını ifade etti.Soğuk zincirle gelen aşılar, randevulu sağlık çalışanlarının cep telefonlarına gelen karekod uygulamasının ardından yapılıyor. Sağlık çalışanları aşının ardından 15 dakika gözlem altında tutuluyor.
Reklam
Koalisyon Güçleri: Husilerin Yemen'den Suudi Arabistan'a Gönderdiği Patlayıcı Yüklü İha'yı Düşürdük
RİYAD (AA) - Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, İran destekli Husilerin Yemen'den Suudi Arabistan'a gönderdiği patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü duyurdu.Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'nın haberine göre, Koalisyon Güçleri Sözcüsü Turki el-Maliki, Yemen'deki Husilerin sabah saatlerinde Suudi Arabistan'ın güneyindeki Hamis Muşayt bölgesini patlayıcı yüklü bir İHA ile hedef aldığını belirtti. Patlayıcı yüklü insansız hava aracının etkisiz hale getirildiğini kaydeden Maliki, Husilerin İHA'larla sivil yerleşim bölgelerini kasıtlı ve sistematik şekilde hedef aldığını ifade etti.Koalisyon güçlerinin açıklamasında İHA'nın çıkış noktasına ilişkin bilgi verilmezken, Husilerden ise henüz konuya dair bir açıklama gelmedi.Yemen'deki Husilerin dün Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki Uluslararası Abha Havalimanı'na düzenlediği saldırıda, alanda bulunan sivil bir uçakta yangın çıkmıştı.İran destekli Husiler, sık sık Suudi Arabistan'ın güney bölgelerini hedef alan saldırılar düzenliyor.
Sadakatsiz 18. Bölüm Fragmanı
Sadakatsiz yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yayınlanan fragmanda; Volkan Asya'ya kendisini affetmesinin nasıl olacağını merak ettiğini soruyor. Asya ondan eve dönmesini isterken, Volkan pişman olduğunu ve o eve dönmek istediğini ve hata yaptığını itiraf ediyor. İşte Sadakatsiz 18. bölüm fragmanı...
Reklam
Abdulkadir Selvi: 'Yeni Anayasa 'Yeniden Kuruluş Anayasası' Olarak Tanımlanıyor'
Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni anayasayla ilgili açıklamalarını hatırlatarak 'Erdoğan, Cumhuriyet’in yüzüncü yılında, 'yeniden kuruluş anayasası' hazırlamayı öneriyor. O nedenle yeni anayasa, ruhu felsefesi ve adıyla, 'yeniden kuruluş anayasası' olarak tanımlanıyor' dedi.
ABD'de Kovid-19 Ölümlerinin Yüksekliğinden Trump Yönetiminin Sorumlu Olduğu İddia Edildi
ANKARA (AA) - Bir grup bilim insanı, ABD'de yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) kaynaklanan ölü sayısının yüksek olmasından önceki başkan Donald Trump'ın sorumlu olduğunu öne sürdü.Aralarında ABD'nin önde gelen doktor ve araştırmacıların olduğu bilim insanları, tıp dergisi 'The Lancet'te yayımladıkları raporda, ülkede Kovid-19 ölüm oranının G-7 ülkeleri İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya ve Kanada'nın ortalamasının üzerinde olduğunu belirtti.Raporda, ölüm oranının ABD ile benzer gelişmişlik düzeyine sahip bu ülkelerle eşit olması halinde 2020'de Kovid-19'a bağlı can kayıplarının yüzde 40 daha az olacağının altı çizildi.Söz konusu tablonun ortaya çıkmasında Trump liderliğindeki hükümetin siyasi tercihlerinin ve ihmallerinin belirleyici olduğunu savunan bilim insanları, 'Vakaların ve ölümlerin çoğu önlenebilirdi. Başkan Trump, ABD nüfusunu salgınla mücadele için yüreklendirmek yerine (kişisel olarak kabul etmesine rağmen) kamuoyunun önünde tehdidi azımsamayı tercih etti, tedbirlere karşı tutum takındı ve uluslararası iş birliğinden kaçındı.' ifadelerini kullandı.Neoliberal politikaların mirasıÖte yandan bilim insanları son 4 yıldaki hatalar nedeniyle Trump yönetimini suçlarken, ABD sağlık sisteminin yapısal sorunlarının hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi yönetimler tarafından son 30 yılda benimsenen neoliberal ekonomi ve sağlık politikalarının sonucu olduğunu vurguladı.Diğer zengin ülkelerde ortalama yaşam beklentisi sürekli artarken ABD'de düştüğü anımsatılan raporda, sağlık sektöründeki düzenlemelerin ortadan kaldırılmasının sigorta masraflarını artırdığı ve sigortasızlığı yaygınlaştırdığı, ayrıca ekonomik eşitsizliğin ve ırk ayrımcılığının etkilerinin sağlık alanında daha fazla hissedildiği belirtildi. 'Irkçı hisleri ve düşmanlığı körükledi' Trump döneminde, ABD'de herhangi bir sağlık sigortası ve geçerli sağlık korumasından yoksun 28 milyon insana 2,3 milyon kişinin daha eklendiğine dikkat çekilen raporda, bunun 726 bininin çocuk olduğu bilgisi yer aldı.Kovid-19 salgını döneminde beyaz Amerikalılar ile Afro-Amerikalılar arasındaki ölüm oranı farkının yüzde 50 arttığı, Latin Amerikalıların ortalama yaşam beklentisinin 3,5 yıl azaldığı kaydedilen raporda, 'Trump, düşük ve orta gelirli beyazların yaşam beklentilerinin düşmesi nedeniyle duydukları öfke ve memnuniyetsizliği istismar ederek ırkçı hisleri ve yabancı düşmanlığını körükledi. Böylece bu kitle onun zenginlerin ve şirketlerin çıkarlarına himzet eden ve halk sağlığını tehdit eden politikalarına destek verdi. Şirketlere ve yüksek gelirli bireylere getirdiği trilyon dolarlık vergi kesintilerinin yarattığı bütçe açığını, gıda yardımları ve sağlık bakımında yaptığı kısıntıları meşrulaştırmak için kullandı.' değerlendirmesine yer verildi.Dünya en fazla Kovid-19 vakasının ve virüse bağlı en fazla ölümün görüldüğü ülke olan ABD'de bugüne dek 27 milyon 897 bin 214 vaka tespit edilirken virüs nedeniyle 483 bin 200 kişi yaşamını yitirdi.
Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Gazi, İkçü Öğrenci Ve Akademisyenlerine Keşmir Sorununu Anlattı
İZMİR (AA) - Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Sirus Seccad Gazi, Keşmir Dayanışma Günü çerçevesinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) öğrenci ve akademisyenlerine çevrim içi programda hitap etti. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Gazi, İKÇÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kerem Batır yönetmenliğindeki programda Keşmir sorunu hakkında bilgi verdi.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde Keşmir'de halkın büyük sağlık sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu aktaran Gazi, sorunların temelinde halkın kendi kaderini belirleyememesinin yattığı ifade etti. İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse de Keşmir'de demografik yapıyı değiştirmeye dönük çabalara dünyanın sessiz kalmaması gerektiğini dile getirdi.Programı, akademisyenlerin yanı sıra öğrenciler de internet üzerinden takip etti.
Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı Başvurusu Bugün Sona Erecek
ANKARA (AA) - Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2021 Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı (2021-MEB-EKYS) başvurularının bugün sona ereceğini hatırlattı.ÖSYM'nin sosyal medya hesabındaki duyuruda, '2021-MEB-EKYS için 11 Şubat 2021 tarihi son başvuru günüdür. İnternet aracılığıyla bireysel başvuru bugün saat 23.59'da sona erecek.' ifadesi kullanıldı.
Reklam