Ensonhaber internet sitesinde yer almış bomba manşetleri sizler için derledim. 'Görsellerin üzerine tıkladığınızda bahsi geçen haberin adresine gidecektir, ancak bazı haberler yayından kalktığı için gitmeyebilir, siz yine de şansınızı deneyin' Sürekli olarak güncellenmektedir.
Öğrenci / bekar evlerinde, yurtlarda vb. her ne kadar eğlencenin dibine vurulsa da, ve kankaların yerini hiç kimse alamayacak olsa da, bazen bunlara bir pause verip, aile evine dönüp, ruhu ve bedeni arındırmak gibisi yok. Evin olduğu memlekete dönüş, aile ocağı inanılmaz derecede rahatlatıcı bir terapi merkezi.
Rize Müftülüğü adına sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta açılan hesapta, İl Müftüsü Yusuf Doğan'ın asker arkadaşı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte çekilen fotoğrafı yayınladı.Rize Müftülüğü’nün Facebok sayfasında, 'Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, aralarında İl Müftümüz Yusuf Doğan'ın da bulunduğu silah arkadaşları' başlığıyla yayınlanan fotoğraf karesinde Başbakan Erdoğan'ın da arkadaşları ile birlikte elinde tüfekle poz verdiği görülüyor.DHA
Acun Medya tarafından 2011 yılında düzenlenen ‘Survivor Ünlüler-Gönüllüler’ yarışmasında türkücü Nihat Doğan’a karşı birinciliği elde eden ve 500 bin TL’lik para ödülü kazanan milli yüzücü Derya Büyükuncu, yarışmanın finalinde kazandığı paranın yarısını işitme engelli çocuklar yararına çalışan bir vakfa bağışlayacağını söylemişti. Acun Medya tarafından bu bağış sözünü tutmamakla suçlanan Büyükuncu, ilk kez Sözcü gazetesine konuştu. ABD’ye kaçtığınız konuşuluyor ama siz buradasınız öncelikle bununla başlayalım. Valla beni nasıl buldunuz bilmiyorum, şaşırdım hatta içimden dedim CIA veya Interpol girdi mi araya! Şaka bir yana hakkımda son 1-2 haftadır haberler yapılıyor, ben de konuşma gereği duydum. Ben 20 yıldır ABD’de yaşıyorum. İnsanın yaşadığı yerde olmasını ‘oraya kaçtı’ gibi göstermek ancak bizim ülkemizde olur. 'TAAHHÜTLER YERİNE GELMEDİ' Hakkınızda yapılan haberleri nasıl değerlendiriyorsunuz? O haberlere bakarak bazı insanların benim 500 bin lira aldığımı düşünmeleri normal çünkü böyle bir ortam yaratıldı. Haberlere baktığımız zaman, bir kere ben Acun Abi’yi çok severim ve sayarım, onun da beni sevdiğini düşünüyorum, onun ağzından ya da onun söylemiyle yazılmış bir şey olduğunu düşünmüyorum. Ve düşünmek de istemem. Siz 500 bin lirayı aldınız mı? Aslına gelirsek benim elime 500 bin liranın yarısı bile geçmedi. Peki neden geçmedi? Çünkü verilen taahhütlerin hiçbiri yerine getirilmedi, ben almış olduğum parayı da yarışma bittikten çok çok uzun zaman sonra aldım. Kaç ay veya kaç yıl sonra aldınız? Yaklaşık 2 seneyi geçti. İmzalanan senetler ödenmedi. Haliyle siz de ödemeler yapılacak diye bekliyorsunuz, ona göre planlar yapıyorsunuz. Bunlar yerine getirilmeyince çok zor durumda kaldım. Herkesin yapacağı gibi hakkımı aramaya çalıştım. 'SENETLERİ ÖDEMEDİLER' Hukuk yoluna mı başvurdunuz? Avukat tuttum, normal işlemlere başladılar. Protestoydu, haciz işlemleriydi… Ama yine de elimize bir şey geçmedi bütün bunlara rağmen. Sonra avukatlarım bir anlaşmaya vardı. Bu süreçte hem benim hem diğer tarafın avukat masraflarını ben karşıladım. Ve çok büyük paralar ödedim. Parayı alırken de almam gereken faizi almadım. Hal böyle olunca benim elime tabii ki 500 bin liradan daha az bir para geçti. Ve bu süreç yaşanırken hiçbir zaman birisi hakkında ya da birileri hakkında çıkıp tek kelime etmedim. Peki niye çıkmadınız? Ben böyle işlerin daha sakin, anlaşmaya dayalı şekilde yapılabileceğini düşündüm. Şimdi gazetelerde deniliyor ki bağış yapmadı ya da yapmayacak. Ben hiçbir zaman bağış yapmayacağım demedim. Tabii ki ben normal olan hakkımı aldıktan sonra geri kalan kısmını bağışlayacağım. Acun Medya’nın 3 aydır size ulaşamadığı ve bağış yapacağınızın kontratta yazılı olduğu söylendi. Sözleşmede böyle bir şey var mı? Sözleşmede bu var. Ben zaten hiç bir zaman vermeyeceğim demedim. Ancak 500 bin TL’nin tamamını almadan hiçbir ödeme yapmam. Şu ana kadar kimse ile görüşmüş değilim. Ancak siz nasıl bana ulaştıysanız onlar da ulaşabilirdi. Demek ki telefon numaranızı değiştirmediniz ? Hiç öyle bir şey yok. Uzun süredir aynı numarayı kullanıyorum. Geçen gün AVM’de yakalandığınız haberi vardı. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz? Gazetecilerden kaçtığım söylendi, yazıldı. Türkiye’den kaçtığım söylendi. Kaçacak olsam AVM’de olmam. Ayrıca resmini çeken ya da orada olan gazeteciye açıklama yapmak zorunluluğum da yok. Her önüme çıkan gazeteci ile konuşsam başka bir şey yapamam. 'BAŞARIM HABER OLMADI' İşitme Engelliler Derneği’nden sizi arayanlar oldu mu? Yok hayır… Ama yakın zamanda görüşeceğiz. Dediğim gibi ben en kısa zamanda bunu halledeceğim. Bağış parasıyla ev almışsınız? İnanın ben de bazı şeyleri gazetecilerden öğreniyorum mesala villa aldığımı, hatta öldüğümü bile ben gazetelerden öğrendim. Okuyunca soru işareti oluyor insanda… ‘Ben öldüm mü? Öldüm de haberim mi yok?’ diye şaşırıyorsun. Ben 32 sene spor yaptım bu ülke için. 28 sene milli takım formasını giydim, dünya şampiyonalarında madalyalar aldım, 500’den fazla rekor kırdım. Ama bunlar hiçbir zaman yanlış haberlerim gibi manşet olmadı. Bundan sonrası için süreç nasıl ilerleyecek? Çok hızlı ilerleyecek. Ama en iyisini avukatlarımbilir. Sonuçta ben yapılan haberler üstüne konuşuyorum. Tabii ki hukuksal yönlerini onlar kadar bilmiyorum. O nedenle şu anda bir şey söylemem doğru olmaz. Biz kısa sürede yapmamız gerekeni yapıp bu işi tatlı sonuçlandıracağız. Son olarak neler söylemek istersiniz? Söyleyeceğim her şeyi söyledim aslında. Ben karakterimi, duruşumu hiçbir paraya değişmem, satmam. Bu bağış tabii ki olacak, herkesin gördüğü gibi hiçbir yere kaçtığım yok. Herkesin içi rahat olsun diyorum. Vatan
Erkekler kızlara yaranmak için taklalar atıp duruyorlar. Ancak, bazen olmayınca olmuyor. Erkek kendisini rezil edecek bir şey buluyor illa ki. Bunun sonucunda da gözden düşüp tercih listesinin altına doğru iniyor. İşte, erkekleri yerin dibine sokan mevzular.
Adana’da, 6 yaşındaki Gizem Akdeniz 'in katil zanlısı S.A., Cumhuriyet Savcılığı'ndaki sorgusunun ardından çıkarıldığı nöbetçi mahkemede tutuklandı. Katil zanlısı S.A., mahkemede verdiği ifadesinde vahşi cinayeti nasıl işlediğini anlattı. Minik Gizem'in ablası Gamze ile gönül ilişkisi yaşadığını, ailesinin karşı çıkmasıyla ayrıldıklarını ve bu nedenle intikam hisleri beslediğini söyleyen S.A., çocuğu 'Pikniğe gideceğiz' diye kandırıp, arabayla götürdüğü kırsal alanda ellerini ve ayaklarını koli bandı ile bağlayıp, ağzını da aynı bantla kapattığını, bıçakladıktan sonra yaralı halde üzerine benzin döküp yaktığını itiraf etti. Doğan Haber Ajansı’ndan Fuat Karaçalı ’nın haberine göre, minik Gizem'in ablası Gamze ile birbirlerini sevdiklerini ancak anne ve babasının bu birlikteliğe karşı çıktığını, çeşitli iftiralara uğradığını, kıskançlıkları yüzünden iki yıl önce ilişkiye kendisinin son verdiğini öne süren S.A. olay gününü şöyle anlattı: 'Gamze'den ayrıldıktan sonra içimde aileye karşı kin ve nefret büyüdü. Gizem olmasaydı dahi aileden birilerini öldürecek veya yaralayacaktım. Olay tarihinde ailemi arkadaşıma ait 01 AZY 90 plakalı otomobille Çobandede mevkiinde pikniğe götürdüm. Ailemi bıraktıktan sonra eve döndüm. Mahalle girişinde Gizem, arkadaşlarıyla oynuyordu. Gizem'i yanıma çağırarak 5 lira kağıt para verdim. Yakındaki bakkaldan kola almasını istedim. Gizem gidince, arabanın yedek lastiğini çıkartıp, evin merdivenlerine bıraktım. Gizem'in evinde kimse olmadığını bildiğimden öldürme fikrini düşündüm. Evdeki koli bandını arabaya koydum. Gizem gelince 'Pikniğe götüreceğim' diyerek kandırdım. Arabanın arka koltuğuna oturdu. Yol üzerindeki akaryakıt istasyonundan pet şişeyle 7-8 liralık benzin aldım. Sonra çocuğu nereye götüreceğimi düşündüm. Kabasakal Mezarlığı aklıma geldi. Oraya gittik. Uçurum var mı diye sağa sola baktım. Uçurum görmeyince yeşillik bir alan vardı, oraya götürdüm. Gizem'e pikniğe geldiğimizi söyledim. Çünkü Gizem, ailemin pikniğe gittiğini biliyordu. Gizem'i kucağıma alıp, yamaçtan yeşillik alana indirdim. Yanıma aldığım koli bandıyla ellerini bağladım, ağzını da aynı bantla kapattım. Cebimdeki bıçağı çıkarıp, vurdum. Bıçağı nereye vurduğumu görmedim, çünkü gözlerim kapalıydı. Gizem yere düştü, bir iki adım sekti. Üzerine benzin döktüm. Kibritle ateşe verdiğimde çığlıklar atmaya başladı. Arabanın yanına gittim, 20- 25 dakika bekledim, orada ağladım. Daha sonra gittim. Olayda kullandığım bıçağı cebimde unutmuşum. Çobandede'ye gittim, oradaki duvarın deliğinden içeri attım. Gizem'e karşı herhangi bir cinsel davranışta bulunmadım. Herhangi bir tecavüz girişimim olmadı.' Mahkeme, 'çocuğu veya beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi öldürme, canavarca hisler veya eziyet çektirerek öldürme suçlarından' S.A.'nın tutuklanmasına karar verdi. Zanlı S.A., adliyeden çıkarılıp, zırhlı araca bindirilerek cezaevine götürüldü. Bu arada katil zanlısı S.A'nın ailesinin polis tarafından bilinmeyen bir adrese götürüldüğü öğrenildi. Minik Gizem'le akraba olan ve aynı sokakta oturan katil zanlısı S.A'nın ailesi sabaha karşı 'can güvenliği' gerekçesiyle polis otolarına bindirip, bölgeden uzaklaştırıldı. Mahalle sakinleri, katil zanlısının ailesinin polisler tarafından götürüldüğünü, nereye gittiklerini bilmediklerini söyledi. Minik Gizem'in toprağa verilmesinin ardından Akdeniz Ailesi'nin evinin önünde Seyhan Belediyesi'nce taziye çadırı kuruldu. Acılı aile burada taziyeleri kabul etmeye başladı. Sokağın her iki girişinde ve katil zanlısının evinin yakınında polis ekipleri olası infiale karşı nöbet tutmayı sürdürdü. Katil zanlısı S.A.'nın, savcılıktaki ifadesinde cinayeti pazar günü öğleden sonra işlediği anlaşırken, itiraflarını kendisini sorgulayan bir başkomiserin yaklaşımı ile yaptığını söylediği belirlendi. Aynı başkomiserin S.A. ile birlikte Gizem'i arama çalışmalarına katıldığı, bu arada yakınlık kurduğu ve sonunda da cinayeti itiraf ettirdiği anlaşıldı.T24
Fikir sahibi Brezilyalı besteci Jarbas Agnelli'dir. Bir gün gazete okurken elektrik kabloları üzerine konmuş kuşların bulunduğu bir resim dikkatini çeker. Daha sonra photoshop ile resimdeki kuşların yerlerini kullanarak bu fikrini hayata geçirir.
Rusya, Bellarus ve Ermenistan’da, drag queen* Conchita Wurst ’un Eurovision’dan çekilmesi için kampanya başlatıldı. Bu sene Kopenhag’da düzenlenecek Eurovision’da Avusturya’yı temsil edecek olan Wurst, Rise Like a Phoenix adlı şarkıyı seslendirecek. Şarkı, Wurst’un kırsalda yaşayan bir oğlan çocuğundan sakallı bir drag queen olmaya giden hayatını anlatıyor. Ancak Wurst’un yarışmaya katılması, bazı ülkelerden tepki çekti. Rusya, Bellarus ve Ermenistan’da Wurst’un yarışmadan çekilmesi için imza kampanyaları başlatıldı. Eurovision’da Ermenistan’ı temsil edecek Aram MP3 adlı 30 yaşındaki erkek şarkıcı, Wurst’un yaşam biçiminin “doğal olmadığını” savunurken, “kadın mı erkek mi olduğuna karar vermesi gerektiğini” söyledi. 25 yaşında bir gey olan Wurst ise cevap olarak “Ona kadın olmak istemediğimi söyledim. Ben sadece çalışan bir kraliçe ve evde tembel bir oğlanım” dedi. Wurst, Reuters’a verdiği bir söyleşide de “Sakallarım, kim olduğun ve nasıl göründüğünden bağımsız bir şekilde, istediğin her şeyi başarabileceğine dair bir beyan” diye konuşmuştu. Eurovision, 1950’lerde 2. Dünya Savaşı’nın ardından birlik duygusunu pekiştirmek amacıyla başlamıştı. Yedi ülkede başlayan yarışma, yıllarla 37 ülkeye yayıldı. Eurovision’u 1998’de İsrailli trans şarkıcı Dana International, “Diva” isimli şarkıyla kazanmıştı. Bu sene 59. düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması 6-8 Mayıs 2014 tarihlerinde, finali ise 10 Mayıs 2014 tarihinde Danimarka Kopenhag'da gerçekleşecek. Drag queen, performans sanatı amacı ile drag tarzında giyinen kişileri tanımlar. Kadın cinsiyet rolüne göre giyinen drag queen’ler, eşcinsel, trans ya da heteroseksüel olabilir. Bianet
İspanya Milli Takım futbolcuları Iniesta, Xabi Alonso, Reina, Cazorla ve Juanfran kendilerini değiştirerek halkın arasına karıştığı ve normal işlerde çalıştıkları bir reklam filmi çekildi. Çekilen reklam filminde futbolcuların çalıştığı sosyal işlerde kimse onların gerçek kimliklerini bilmiyorlar. Gerçek kimlikleri ortaya çıktığında herkes için sürpriz oluyor.
Meclis Çevre Alt Komisyonu'nda Hayvanları Koruma Kanunu için görüşmeler tamamlandı. Petshop'larda artık sadece balık ve kuş satılacak. Komisyon, sivil toplum kuruluşlarından gelen öneriler doğrultusunda kanunda önemli bir değişiklik yaptı. Buna göre, Çevre Komisyonu'nda Mayıs ayında görüşülmesi beklenen tasarının aynen kabul edilmesi halinde, uygulamaya konulacak bazı yeni düzenlemeler şöyle: Üretim çiftlikleri haricinde hayvan ticareti yapmak yasaklanacak. Akvaryum balıkları ve kuş türleri yasağın dışında kalacak. Bu hayvanların ticaretinin yapıldığı yerlerde, hayvanların sağlıklarının iyi, barındırıldıkları yerin temiz ve sağlık şartlarına uygun olması zorunlu olacak. Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanlar, yerel yönetimlerce kurulan bakımevlerine götürülecek. Burada kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanlara mikroçip takılacak. Sahiplendirilemeyenler alındıkları ortama bırakılacak. Başta yunuslar olmak üzere, hayvanların kullanıldığı kara ve su sirklerinin işletilmesi yasaklanacak. Kas ve çene yapısı güçlü, tehlike arz edebilecek köpekleri ağızlıksız ve tasmasız dolaştıranlara 500 lira para cezası uygulanacak.CNN Türk
Nasıl olduğunu anlayamadığım şekilde tabanca ve diş fırçasını aynı obje olarak gören japon arkadaş ikisini kullanarak otomatik bir diş fırçası yapmış. Umarım dişleri kırılmamıştır.
Hamburgerlerin fiyatları büyük değişiklikler göstermekte. Kimi yerde hamburger+içecek+patates kızartmasına verdiğiniz para ile başka bir yerde sadece hamburger bile alamıyorsunuz. Peki bu fiyat farklılığına ne sebep oluyor? İşte sizin için bir hamburgerin fiyatına etki eden 14 faktörü toparladık.
Milyonlarca masum insanın ölümünden sorumlu, tüm dünyada kötülüğün sembolü haline gelmiş ve hakkında tarihçiler tarafından sayısız kitap yazılmış olan Nazi lideri Adolf Hitler’in karakteri ile ilgili detaylar hala gizemini koruyor. Eşi Eva Braun ile özel hayatını Alman toplumundan gizli yaşayan Hitler, 2. Dünya Savaşının sonunda eşi Eva Braun ile intihar ederek hayatına son vermişti. Eve Braun ile Adolf Hitler’in son günleri hakkında pek az bilgi bulunurken, geçtiğimiz günlerde Hitler’in hizmetçilerinden Elisabeth Kalhammer yıllar sonra suskunluğunu bozdu. 81 yaşındaki Elisabeth Kalhammer, Hitler’in son günlerini geçirdiği Bavarya’daki Berghof maliknesinde hizmetçi olarak çalışıyordu. 1943 yılında yayınlanan bir iş ilanına, kimin için çalışacağını bilmeden başvuran Elisabeth Kalhammer, işin Hitler için olduğunu öğrendikten sonra annesinin itirazlarına rağmen işe başladı. Salzburger Nachrichten gazetesine konuşan Kalhammer “Malikaneye geldiğim ilk gün çok gergindim. Düşünmek serbest olsa bile, Hitler’in bulunduğu ortamda konuşmak kesinlikle yasaktı” dedi. O zamanlar henüz 18 yaşından bile küçük olan Kalhammer’ın Hitler’le konuşması yasaktı ancak Nazi liderinin davranışlarını izleyebiliyordu. Kalhammer, Hitlerin sağlık problemleri nedeni ile çok sıkı bir diyeti olduğunu buna rağmen şekerli yiyeceklere karşı koyamadığını anlattı. Kalhammer’ın görevlerinden biri hergün Hitler için özel bir pasta hazırlamaktı. Hitler uyuduktan sonra hazırlanan pasta, evde herkes yatarken Hitler’in gizlice kalkıp yemesi için bir kenarda bırakılıyordu. Elma, fındık fıstık, ve kuru üzümden yapılan bu pastanın adı ise “Führer Pastası” idi. Kalhammer’in anlattıklarına göre Hitler’in ayrıca çikolatalı bisküvi ve tatlı çöreklere de zaafı vardı. Çay saatinde Nymphenburg porseleni fincan seti ile çay içerdi. Bir gün bu özel porselen setten bir fincanı kıran Kalhammer, tatilinden bir kaç gün kesilerek cezalandırılmıştı. Hitler’in hizmetçisi Kalhammer’ın anlatıklarına göre, Nazi lideri bir sinema tutkunuydu ve evinde özel bir sinema gösterim salonu vardı. Kendisi bu salonda sinema filmeri izlerken, çalışanların sadece Nazi propaganda filmleri izlemesine izin veriliyordu. Hitler geç saatlere kadar uyumaz ve öğlen 14:00 sularında yataktan kalkardı. Eva Braun’un ise çalışanlarla ilişkileri çok iyiydi. Bir moda tutkunu olan Eva Braun, Kalhammer’ın anlattığına göre her daim çok ‘elegan’ kıyafetler giyerdi. Kalhammer, Eva Braun’u ”Eva bizim arakdaşımızdı. Bize çok iyi davranırdı. Evli olmasa bile, evin hanımı gibi hareket ederdi. Noel zamanı bir gün bana bir top yün getirdi ve cephedeki askerlere çorap örmemi istedi” şeklinde anlatıyor. Hitler’in son günlerine kadar Eva Braun ile birlikte yaşadığı, ve Elisabeth Kalhammer’in de hizmetçi olarak çalıştığı Bergof malikanesi Nisan 1945 yılında müttefikler tarafından bombalanıp, ardından tamamen istimlak edildi. Dipnot Tv
Apple’ın inceliği ve performansıyla dikkat çeken dizüstü bilgisayar serisi MacBook Air’ın 11 ve 13 inçlik modelleri daha hızlı işlemcilerle güncellenerek satışa sunuldu. Daha önce 11 ve 13 inçlik Macbook Air’ların daha hızlı işlemcilerle güncelleneceğini seninle paylaşmıştık. Bu iddialar doğru çıktı; 11 ve 13 inçlik MacBook Air’ların hepsi 1,4 GHz Intel Core i5 işlemciyle güncellenerek satışa sunuldu. Haswell mimarisiyle güçlendirilen bilgisayarlar, standart olarak 4 GB’lık bellek, 128GB’lık PCI-e SSD depolama birimi ve HD5000 grafik kartıyla geliyor. Eski modellerde olduğu gibi isteğe bağlı olarak, işlemci ve bellek kapasitesi aynı olmak şartıyla depolama birimi 256 GB’a kadar yükseltilebiliyor. 12 inç Retina ekranlı MacBook Air modeli gelmese de Apple, fiyat konusunda yaptığı indirimlerle bunu telafi etti diyebiliriz. Firma, MacBook Air modellerinin fiyatını ABD’de 100 dolar indirdi. Ülkemizde ise bu indirim fiyatlara 200 TL olarak yansıdı. Güncellenmiş yeni Macbook Air modelleri Apple Türkiye çevrimiçi mağazasında satışa sunuldu.11 inç başlangıç modeli 2499 TL, 13 inç başlangıç modeli ise 2799 TL’den satılıyor. Apple Türkiye çevrimiçi mağazasına buradan ulaşabilirsin.Stuff