BM: Şengal'e IŞİD Saldırısında 40 Ezidi Çocuk Öldü
Birleşmiş Milletler, IŞİD'in Irak'ın kuzeyinde Ninova eyaletindeki Şengal (Sincar) bölgesindeki saldırılarında, Ezidi azınlıktan 40 çocuğun öldüğünü açıkladı. BM açıklamasında 'Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu UNICEF'e ulaşan haberler Ezidi azınlığa mensup bu çocukların son iki gün içinde, doğrudan şiddet, yerinden edilme ve susuzluk sonucu öldüklerine işaret ediyor' denildi. Pazar günü ismini İslami Devlet (İD) olarak değiştiren Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı cihadçı gruba mensup milisler Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ne bağlı peşmergelerin denetimindeki Şengal (Sincar) bölgesinin önemli bir kısmını ele geçirmişlerdi. Suriye sınırında, Kürt bölgesi Rojava içindeki Til Koçer'e çok yakın olan bu bölgede nüfusun önemli bir kısmını Ezidiler oluşturuyor. Şengal aynı zamanda IŞİD'in 9 Haziran'da başlattığı Tel Afer saldırısından kaçan, aralarında Şii Türkmenlerin de bulunduğu binlerce iç mültecinin sığındığı bir yerdi. Şengal'deki IŞİD saldırısı binlerce kişinin kasaba ve köylerden kaçarak yanlarında fazla bir malzeme olmaksızın çevredeki dağlara çekilmesine yol açtı. UNICEF, 'bölgeden kaçan aileler acil yardım ihtiyacı içindeler. Bunların arasında Sincar (Şengal) çevresindeki dağlarda mahsur kalmış ve içme suyu ve sağlık hizmetlerine acilen ihtiyaç duyan 25 bin civarında çocuk da var' diyor. Ezidi toplumundan kişilerin internete koyduğu fotoğraflarda küçük gruplar halinde Sincar dağlarının kayalık yamaçlarına sığınmış insanlar görülüyor. Irak'daki Kürdistan Demokrat Partisi'ne yakın Rudaw sitesinde yer alan haberlerde İD'nin ilerleyişini sürdürdüğü bölgedeki köylerde yaşayan ya da dağlara kaçan binlerce Ezidi'nin yaşamından endişe edildiği kaydediliyordu. Fırat Haber Ajansı (ANF) ise bölgede dağlara kaçan Ezidilerin durumunu 'İnsanlık trajedisi' başlıklı bir haberle duyurdu. Fırat Haber Ajansı (ANF) , PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan’ın dün akşam PKK olarak Şengal’e müdahale edeceklerini açıklamasından sonra, onlarca savaşçının Şengal’e gitmek üzere 'Medya Savunma Alanları’ndan (Kandil) otobüslerle yola çıktığını yazıyor. Murat Karayılan dün gece Irak Şam İslam Devleti milislerinin eline geçtiği belirtilen Ezidi kasabası Şengal'e müdahale edeceklerini söylemişti. Fırat Haber Ajansı'na göre Karayılan, 'Şengal'de Kürtlük ruhu vardır, IŞİD'e bırakmayız. Gücümüz oranında bu gece Şengal'e müdahale edeceğiz ve gerilla orada kalacaktır' diye konuşmuştu. Irak'daki Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin başkanı ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesut Barzani, Şengal'deki gelişmeler üzerine dün akşam yaptığı açıklamada, Kürt halkı, siyasi partileri ve medya kuruluşlarını duruma temkinli, uyanık ve sorumlu bir şekilde yaklaşmaya ve ulusal birliği her zamankinden daha fazla korumaya çağırdı. Barzani, 'peşmerge güçlerine ve ilgili yetkililere topraklarımızın ve Kürdistan halkının düşmanlarına ellerindeki bütün olanaklarla saldırmaları emrini verdik' dedi. Kürdistan Bölgesel Yönetimi içindeki diğer güçlü parti Kürdistan Yurtsever Birliği (KYB) politbürosundan yapılan açıklamada ise son IŞİD saldırılarının savunma pozisyonundan vazgeçip saldırıya yönelmek gerektiğini gösterdiği savunuldu. Gali Kürdistan televizyon kanalı dün, Irak ordusuna bağlı savaş uçaklarının, IŞİD'in kontrolüne geçen Selahaddin eyaletindeki Diyala ve Süleyman Bey kasabalarındaki mevzileri bombaladığı ve Emirli yakınlarındaki köylerden IŞİD militanlarının çekilmeye başladığı haberlerine yer verdi. Programa telefonla bağlanan Diyala Valisi Serwer Muhammed haberleri doğruladı. Irak Başbakanı Nuri El Maliki dün ülkenin hava kuvvetlerine İslam Devleti örgütüyle çatışan Kürt peşmergeye destek olmaları yönünde emir vermişti. Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ya da yeni adıyla İslam Devleti (İD) milisleri Pazar günü Irak'ın kuzeyinde Ninova eyaletinde, Kürdistan Bölgesel Yönetimi peşmergelerinin denetimindeki bölgeye büyük bir saldırı başlatarak peşmergeyi püskürtmüştü. İslam Devleti güçlerinin, Pazar günü başlayan ilerleyişleri sırasında Irak'ın en büyük barajı olan Musul barajıyla birlikte önemli bir petrol sahası (Ayn Zelah) ve üç kasabayı (Rabia, Şengal (Sincar), Zumar) ele geçirdiği haber verilmişti. Daha sonra Kürdistan Bölgesel Yönetimi çevre kasabaları ele geçirmesine rağmen IŞİD'in barajı ele geçiremediğini söyledi. Washington'daki Kürt yetkili Kerwan Zebari Reuters haber ajansına, çevre kasabaların İD'nin eline geçmesine rağmen, barajın hâlâ peşmerge denetiminde olduğunu söyledi. Suriye'nin Kürt bölgesi Rojava'nın savunma gücü YPG'nin önceki gün ve dün, sınırı geçerek kalan yerel güçler ve bir kısım peşmergeyle birlikte Rabia çevresinde İD'le çatışmayı sürdürdüğü haberleri geldi. Fırat Haber Ajansı (ANF) dün çatışma bölgesindeki muhabirinin verdiği bilgilere dayanarak, PYD'nin silahlı gücü YPG ile bölgeden çekilmeyen bir kısım KDP (Kürdistan Demokrat Partisi) ve KYB (Kürdistan Yurtsever Birliği) peşmergesinin İD'ye karşı yer yer birlikte savaştıklarını duyurmuştu. Haberde, Rabia'ya 15 km mesafede bulunan, Tawis, Kaile ve Mahmudiye köylerinin Kürt güçleri tarafından İD'den geri alındığı kaydedilmiş, ama Rabia içinde şiddetli çatışmaların sürdüğü eklenmişti. ANF'nin bugünkü son haberlerinde de çatışmaların köy köy devam ettiği kaydediliyor. BBC Türkçe
4 Partiden Ortak Açıklama
TBMM'de grubu bulunan 4 siyasi parti tarafından yapılan ortak açıklamada, 'TBMM çalışmalarında milletimizin onur ve saygınlığına yakışmayan söz ve eylemler bizleri üzmüştür' denildi. TBMM'de grubu bulunan 4 siyasi parti, TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan olaylarla ilgili ortak açıklama yaptı. AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu ve HDP Grubu adına Hasip Kaplan'ın imzasını taşıyan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: 'Milli iradenin en önemli temsil makamı olan TBMM çalışmalarında milletimizin onur ve saygınlığına yakışmayan söz ve eylemler, siyasi parti grupları olarak bizleri üzmüştür. Gerekçesi ne olursa olsun, kim tarafından işlenirse işlensin, şiddetin hiçbir surette tasvibi mümkün değildir. Siyasi parti grupları olarak milletimize ve TBMM'ye yakışmayan bu davranışların önlenmesi ve bir daha yaşanmaması için İçtüzük başta olmak üzere etkin önlemler alınması hususunda görüş birliğine varılmıştır.' Muhabir: Alp Özden | AA
YSK, Erdoğan'ın Reklam Filmini Yasakladı
Yüksek Seçim Kurulu, Cumhurbaşkanı Adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dünden itibaren yayınlanmaya başlanan reklam filmini, 'Ezan sesi, seccade ve dua eden kadın görüntüsü' kullanılarak dini duyguların istismar edildiği gerekçesiyle yasakladı. MHP YSK Temsilcisi Avukat Kürşat Ergün'ün filmin yasaklanması talebini görüşmek üzere toplanan YSK heyeti; filmde kullanılan 'Ezan sesi, seccade ve dua eden kadın görüntüsü'nün dini duyguları istismar ettiği ve bu nedenle yasaklanması gerektiğine karar verdi.  Milliyet'ten Türker Karapınar'ın haberine göre karar oy çokluğu ile alındı. YSK kararı, RTÜK'e de tebliğ edilecek.  Yasaklanan reklam filminde, Cumhurbaşkanlığı forsu da kullanılıyordu. Milliyet
Filistinli Genç Bombardımanı Sanata Dönüştürdü
İsrail'in yaklaşık bir aydır devam eden ve en az 1800 kişinin ölümüne neden olan saldırılarında Gazze objektiflere sıkça üzerinden yükselen dumanlarla takılıyordu. Gazzeli sanatçı ve mimar Tevfik Gebril ise fotoğrafları farklı bir gözle görüp patlama anlarını sanata dönüştürmeye karar verdi. Gebril'in sosyal medya aracılığıyla paylaştığı resimlerinde Gazze'den yükselen dumanlar bir yumruğa, bebeğini kucaklayan bir anneye ve ağlayan bir çocuğa dönüşüyor. BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Gebril, 'İsrail'in işgali sonucu toz dumana dönüşmüş binalardan sanat eseri yapmak istedim' diyor ve amacının farklı direniş yöntemleriyle dünyaya seslerini duyurmak olduğunu söylüyor. 'Yaşanan tüm yıkıma karşın diz çökmeyeceğiz' diyen Gebril, Facebook ve Twitter'da birçok kişinin kendisini takip etmeye başladığını ifade ediyor ve büyük destek gördüğünü söylüyor. Hâlâ Gazze'de yaşadığını ifade eden Filistinli genç sanatçı, elektriklerin tamamen kesilmesi nedeniyle bilgisayarını jeneratör aracılığıyla çalıştırıp resimleri yapabildiğini de ifade ediyor. Gebril'in resimlerine karşı çıkanlar da var. Sanatçının Twitter hesabından paylaştığı bir fotoğraf için Neesha isimli Twitter kullanıcısı: 'Orada insanların öldüğünü bile bile bu korkunç dumaın sanata dönüştürülmesi beni üzüyor' diyor. Gebril ise sadece Filistinlilerin acılarını dünyaya farklı bir açıdan duyurmak istediğini yineliyor. Gebril'in bundan sonraki amacı farklı ülkelerde resimlerinin sergisini açabilmek ve Gazze'de yaşanan acıları sanatıyla duyurmaya devam etmek.Enis Şenerdem | BBC Türkçe
Uruguay Devlet Başkanı Mujica: 'İsrail'inki Savunma Değil Soykırım'
Uruguay Dışışleri Bakanlığı’nın İsrail saldırılarını “savaş suçu” olarak nitelendirip kınamasından sonra Devlet Başkanı Mujica açıklama yaptı. Uruguay Devlet Başkanı Jose Pepe Mujica, İsrail’in Gazze’de bir Birleşmiş Millet okulunu bombalamasının savunmayla ilgisi olmadığını, yaptığının “soykırım” olduğunu söyledi. Mujica ülkesinden yayınlanan El Pais gazetesine saldırılar konusunda, “Hastanelerin, çocukların ve yaşlıların üzerine bomba yağdırılırsa bu bana soykırım gibi gözükür” dedi. Kendisine yöneltilen Benjamin Netanyahu’nun kendisini ve ülkesini savunma hakkına inanıyor musunuz sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Herkesin kendini savunma hakkı vardır ancak bazı şeyler bu savunma şeklinin içine girmezö sözleriyle yanıtlayan Mujica Ortadoğu’daki gelişmelerden çok endişeli olduğunu belirterek, “Çünkü her zaman en savunmasız olanlar en fazla acı çekenlerdir.” İsrail’in Gazze’deki sivillere yönelik saldırısına Arjantin’de sessiz kalmadı. Arjantin Dışışleri Bakanlığı İsrail’in BM okulunu bombalamasını yayınladığı bir bildiriyle kınadı. “Gazze Şeridi’ndeki Birleşmiş Milletler tesisleri sivilleri askeri saldırılardan koruyan son kalelerdir” denilen bildiriden, saldırının sorumluların bir an önce adalet önüne çıkartılması istendi.  DHA
Japonya'nın 'Uzay Kuvvetleri' Meteorlarla Savaşacak
Japonya menşeli gazete The Mainichi Shimbun‘un haberine göre; Japonya Hükümeti, Savunma Kuvvetleri’ne dahil edeceği bir “ uzay kuvvetleri ” kuracak. Projenin amacı, “Dünya’nın yörüngesinde dolanan tehlikeli meteorları saptamak ve bu meteorların uydulara çarpmasını engellemek.” Japonya , söz konusu projesi için Amerikan Hükümeti’yle ortak çalışacak. Nitekim projenin başlıca amaçlarından biri de, uzay araştırmaları konusunda iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmek. Anlaşmaya göre Japonya, uzay kuvvetlerinden topladığı bilgileri, Amerika ile de paylaşacak. Uzay kuvvetleri ekibi, Japonya Savunma Bakanlığı’nın Hava Kuvvetleri’nden atayacağı personellerden oluşacak. Ekip, ülkenin Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ve Uzay Keşif Dairesi ile ortak çalışacak. Japonya, uzay kuvvetlerini 2019 yılına yetiştireceğini öngörüyor.teknolojioku
Reklam
Yasin Öztekin Galatasaray'da
Kayseri Erciyesspor başkanı Yasin Öztekin'in Galatasaray ile anlaştığını duyurdu.Kayseri Erciyesspor Başkanı Ziya Eren Lig Radyo'da katıldığı bir programda Yasin Öztekin'in Galatasaray'la anlaştığını açıkladı. Ziya Eren transferin detaylarını açıklamazken sarı kırmızılıların K.Erciyesspor'un yıldızı Yasin Öztekin ile 4 yıllık anlaşma sağladığı ve Mavi-siyahlılara 2.5 milyon euro bonservis bedeli vereceği iddia edildi. Detaylar birazdan...
10 Maddede Bonzai: Neden Yaygınlaştı, Zararları Nelerdir, Nasıl Kurtulunur?
etiket
Marijuananın etken maddelerinden biri olan 'kannabinoid'in sentetik çeşidi olan bonzai, üç-dört sene içinde yaygınlaşan, son bir senede ise kullanım oranı bakımından adeta bir patlama yaşanan bir madde. Son dönemde narkotik ekiplerinin yaptıkları operasyonlarla, maalesef zaman zaman basına yansıyan 'ölümleri'yle ismini duymaya alıştığımız bir madde haline gelen bonzai son birkaç yıl içerisinde aşırı bir şekilde yaygınlaştı. Bunda maddenin sentetik, yani doğal olmayan çizgisinden ötürü ucuz olması önemli oldu ve 'esrara benzer bir madde' denilerek uyuşturucu kullanılan ortamlarda gitgide yaygınlaştı.  Yeşilay Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman'a göre 'eroinden 100 kat zararlı' olan bonzai, bir defalık kullanımda dahi ölüm riski oluşturabiliyor. Son dönemde de maalesef bunun örneklerini sıklıkla görmeye başladık. Hakkında birçok soru işareti bulunan bonzai ile ilgili nereden geldiğine, nasıl yaygınlaştığına, bilinen zararlarına ve kurtulmak için neler yapılması gerektiğine dair bilinmeyenleri sizler için derledik.
Reklam
Tek Tatilde 1200 Selfie!
ABD'nin en ünlü ailesi Kardashian'ların dünya çapında tanınan ismi Kim Kardashian, sosyal medyada kendi fotoğraflarını en çok yayınlayan isimlerden biri. Günde onlarca selfie çeken yıldız bu özelliği ile birçok insan tarafından takıntılı ve megaloman olarak değerlendiriliyor. Bu değerlendirmeye katılan son isim ise ünlü yıldızın menajerliğini de yapan annesi Kris Jenner oldu. 'Keeping up Kardashian's' adlı realite şov programında hayatlarını canlı yayında tüm dünyaya sunan aile tatil için Tayland'a gitti ve programının son bölümü de burada çekildi. Kim Kardashian ise kısa süren tatil boyunca 1200 selfie çekti. Ailenin annesi Jenner ise son bölümde bikinisi ile selfie'sini çeken kızına müdahale etti. İngiliz basınından Daily Mail'in haberine göre anne Jenner, Kim Kardashian'a 'Günde kaç kere kıyafet değiştirip kendi fotoğrafını çekiyorsun' diye sordu. Kardashian ise bu soruyu duymazdan geldi. Bunun üzerine annesi 'Kızım sen resmen bu konuda takıntılısın' dedi. Annesinin tepkisini yine umursamayan Kardashian ise işine devam etti. Kim Kardashian'ın, megaloman olmakla sık sık eleştirilen ünlü şarkıcı Kanye West ile evliliğinden bir çocuğu var.GAZETEPORT / MAGAZİN 
42 Eşsiz Fotoğrafla Kıyamet Sonrası Dünya
Yaklaşık 200.000 yıldır dünyadayız.Sürekli geliştik ve etrafımızda muazzam bir dünya yarattık.Fakat her şeyde olduğu gibi dünyanın da sonu gelecek.Belki asırlar sonra belki de miyonlarca yıl sonra.İşte bu da sonun neye benzeyeceği.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
25 Aralık yolsuzluk operasyonunun polis fezlekesi, yer yer komik, ama ciddi okunduğunda trajik sahnelere ve bir komedi dizisinden alındığı izlenimi veren diyaloglara yer veriyor. Bir yandan da ülkenin nasıl yönetildiğine, rantın nasıl dağıtıldığına, zirvede nasıl iş bitirildiğine dair somut kanıtlar sunuyor. Ekip işbaşında Kurnaz bir ekip düşünün şimdi… Polis tabiriyle “örgüt”… Başbakan’a mektup yazmaya çalışıyorlar. Aslında onu bir karara yönlendirecekler, ama bunu onu kızdırmadan yapmak zorundalar.
Reklam
Salih'in Oyun Şablonundaki Yeri Belli Oldu
İtalya'da yeni sezon için Roma'nın şampiyonluk şansını artırdığına dikkat çekildi, Salih'in oyun şablonundaki yeri de belli oldu.Onur Dinçer/Skorer Dış Haberler Roma'nın yeni sezonda nasıl bir kadroyla sahaya çıkacağı belli oldu. Geçtiğimiz sezon Serie A'da başarılı bir sezon geçiren ve ligi, Juventus'un ardından ikinci sırada tamamlayan sarı-kırmızılı ekip direkt Şampiyonlar Ligi'ne katılım hakkı elde etti. Yeni sezona yeni transferlerle giren İtalyan ekibi, Ashley Cole, Juan Iturbe, Davide Astori ve Fenerbahçe'den aldığı Salih Uçan gibi isimlerle kadrosunu daha da güçlendirdi. Çizme basını bu takviyelerin ardından takımın oldukça güçlendiğini ve bu sene şampiyonluk şansının daha da arttığını yazdı. Savunmadaki tecrübeli isimleri dikkat çeken ekibin, Pjanic, Iturbe, Gervinho ve Totti'li hücum hattının rakipleri çok zorlayacağına da vurgu yapıldı.Teknik direktör Rudi Garcia'nın nasıl bir takım tertibi yapacağı da masaya yatırılırken, ideal 11 ve onu destekleyecek oyuncular da belirlendi. Salih Uçan'ın genç yaşına karşın, üç kulvarda birden mücadele edecek takımda sık sık şans bulacağı belirtilirken, oyuncunun yeni takımındaki macerasına Pjanic'in yedeği olarak başlayacağı iletildi. Takımdan ayrılması gündemde olan Kevin Strootman'ın durumuna da dikkat çekilirken, Hollandalı'nın veda etmesi halinde Türk oyuncu için sürpriz ilk 11'lerin de gelebileceği ifade edildi. İşte yeni Roma'nın oyun şablonu
Xiaomi, Anavatanında Samsung'u Geçti
Önde gelen analist şirketlerinden Canalys , Çin pazarındaki akıllı telefon satışlarına dair yapmış olduğu araştırma raporlarını yayınladı. Kamuoyu ile paylaşılan bilgilere göre Çin'in en büyük akıllı telefon üreticisi Xiaomi oldu. Kısa sürede yüksek satış rakamlarına ulaşmayı başaran Xiaomi , böylece anavatanında hızla yükselmenin meyvelerini almaya başladı. Yılın ikinci çeyreği kapsamında pazar payını %14 'e yükselten Xiaomi, hemen Samsung'u geride bırakarak zirveye oturdu. Güney Kore merkezli teknoloji devi Samsung ise Çin'de %12'lik pay ile hemen ikinci sırada yer alıyor. Üçüncü sırada ise Lenovo bulunuyor. Rakamların bir birine yakın olmasından dolayı sıralama üçüncü çeyrekte farklı görünebilir. İki yıldır Çin'de lider olan Samsung, 13.2 milyon adet satış rakamına ulaştı. Yılın ikinci çeyreği kapsamında zirvedeki yerini alan Xiaomi ise yaklaşık 15 milyon akıllı telefon satışı gerçekleştirdi. Üçüncü sırada bulunan Lenovo ise 13 milyon rakamına sahip. Dördüncü sırada Yulong yer alırken, beşincilikte ise Huawei bulunuyor.teknokulis
'Cemaat Beni de Dinledi'
A Haber'de Zeynep Bayramoğlu'nun sunduğu Kadraj programına konuk olan manken Tuğçe Kazaz, Cemaat'e yüklenerek 'Beni neden dinlediklerinin net sebeplerini onlara sormak gerek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin belli kurumları, özel hayatıma karışmadıkları sürece beni belli gerekçelerle dinleyebilirler.' dedi. Cemaat'in önce dini bir amaçla ortaya çıktığını söyleyen Kazaz, 'Sen bir dini amaçla çıktın, insanları kendine böyle inandırdın, sonra da kalktın devlet içerisinde başka bir devlet oluşturmaya ve ele geçirmeye çalıştın. Senin amacın ne? Senin arkanda kim var?' ifadelerini kullandı. Daha önce Başbakan yardımcısı Bülent Arınç'ın kadınlara ilişkin açıklamalarına destek vermesiyle gündeme gelen Kazaz, cumhurbaşkanlığı seçimlerine de değindi. 'Sipariş adaylar var. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kim olduğunu, geçmişini bilmiyorum.' diyen Tuğçe Kazaz, Emine Ülker Tarhan veya Meral Akşener'in aday olması durumunda seve seve oy vereceğini söyledi. İşte Tuğçe Kazaz'ın açıklamaları BAŞÖRTÜLÜ KARDEŞLERİMİ ÜNİVERSİTELERE ALMADILAR Kendini laik sanan aydın kesim, zamanında baş örtülü arkadaşlarımı, kardeşlerimi, insanlarımı; üniversitelere almadılar, eğitim haklarını ellerinden aldılar, devlet kurumlarına almadılar, çalışma haklarını ellerinden aldılar. Bu noktadan baktığımızda, onları cahil bırakmaya, onları ekonomik yönden zayıf bırakmaya kimin hakkı vardı? Sonra Twitter’a dönüp baktığım zaman; yine herkesi kastetmiyorum, gerçek laiklik anlayışını anlamış, anlayışlı insanlardan bahsetmiyorum, demokrasiden bahseden. Şunu da söylemeliyim ki; Biz grupla haline ayrılıp, birbirimize kızarak demokrasi yaratamayız, bu bir gerçek. Twitter’a dönüp baktığım zaman yine Atatürk diyen, laiklik diyen insanların benim bir yazıma, tamamını okumadan kalkıp sadece başlığından dolayı, sadece kendimizi ait hissetmediğimiz bir kesimden dolayı Tepki vermek adına, suçlama, aşağılama, küfür… İkinci paragrafta zaten ben söylemişim; ben hata yaptım. Bunun en çok ortasında olan benim. Kabul eden benim. Kim çıkıp böyle bir şeyi gösteriri ki genç kızlara ben bunu yaptım siz yapmayın. Ben o kapitalist sistemin bize öğretmeye çalıştığı özgürlükten geliyorum ve bunun zararını gördüm, asıl özgürlük bu değil, asıl erdemler bu değil diye ben kendimi öne atmışım. Kimsenin söz söylemeye hakkı var mı? Ben dinden mi bahsetmişim? Beni bir takım konularla ilgili suçluyorsun, ya da küfür ediyorsun, ya da hakaret ediyorsun. Bu hangi laiklik anlayışına sığar, hangi demokrasiye sığar, hangi insan sevgisine sığar. ZAMANINDA ÜLKEMİZE SİPARİŞ ADAYLAR GETİRİLDİ Beni düşündüren bir konu var. Zamanında ülkemize sipariş adaylar getirildi. Kemal Derviş bunların örneği. Ülkeye büyük bir ekonomik zararı oldu. Paralel ile ilgili olarak şunu da söyleyeyim; bugün ülkeye verdiği milyarlarca dolar bir zarar var. Ülkesini gerçekten seven insan, ülkesinin birliğini düşünen bir insan neden seçimden sonra da hataları ortaya çıkarmadı? Bunları hep soru işareti olarak bırakıyorum, doğru değil. EMİNE ÜLKER TARHAN YA DA MERAL AKŞENER OLSAYDI SEVE SEVE OY VERİRDİM Sipariş adaylar var. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kim olduğunu, geçmişini bilmiyorum. Baktığınız zaman ben bir kadınım, Emine Ülker Tarhan’ı severim, bir kadın olarak da beğenirim. Siyasi görüşlerinden katıldıklarım da vardır. Onu aday çıkarsalardı ben seve seve gider oy verirdim ya da Meral Akşener. Neden bunlar aday çıkmadı da kendi menfaatleri doğrultusunda ortaya bir aday atıldı? Ben gidip oy vermem. BENİ BELLİ GEREKÇELERLER DİNLEYEBİLİRLER Beni neden dinlediklerinin net sebeplerini onlara sormak gerek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin belli kurumları, özel hayatıma karışmadıkları sürece beni belli gerekçelerle dinleyebilirler. Ancak bugün duyduğunuz, okuduğunuz kadarıyla ilk önce dini bir amaçla ortaya çıktığını söyleyen bir yapıdan bahsediyoruz. Ülke, millet sevdasından, bayrak aşkından ya da dini arayışlarından birtakım inançlarından ya da boşluklarından bu gibi yapılara katılmış insanları, masumane duyguları olanları tamamen dışında tutuyorum. Sen bir dini amaçla çıktın, insanları kendine böyle inandırdın, sonra da kalktın devlet içerisinde başka bir devlet oluşturmaya ve ele geçirmeye çalıştın. Senin amacın ne? Senin arkanda kim var? İYİ NİYETLİ BİRİ BENİ NEDEN DİNLESİN 17 Aralık’a geleyim. Sen yine seçimler öncesinde ekonomisi iyi giden, istikrar sağlamış bir ülkeyi karıştırmak, kutuplaştırmak adına bir takım tapeler ortaya çıkarttın. Sonra insanları günlerce tweetlerle, ne zaman yeni bir şeyler çıkacak diye kendi içinde kutuplaştırmaya çalıştın. Bu da yetmedi, benim gibi kendi hayatına bakan, yaptığı işi en iyi şekilde icra etmeye çalışan bir insanı neden dinledin? Benim bulduğum fikir, benim bir açığımı yakalamaya çalıştılar ki, ilerde kendi yanında kullanabilsin diye. Çünkü sen iyi niyetli değilsin. Ben burada iyi niyet görmüyorum. İyi niyetli olan biri neden beni dinlesin? DİNLEMELERLE İLGİLİ YASAL BİR GİRİŞİMİM OLMADI, DEVLET BENİM HAKKIMI KORUDU Yasal bir girişimim olmadı ama yapmayı düşünüyorum. Devlet bugün o kadar güzel üstesinden geldi ki bunun, benim de hakkımı korudu. Bunu ortaya çıkararak, basına vererek. Vermeyebilirdi, ben bunu hiçbir zaman öğrenemeyebilirdim. Ama bu zaten üstesinden gelinen bir şey. Bu yüzden henüz yasal bir işlem başlatmadım. Bir noktada zaten uğraşıyorum, çabalıyorum. İnsan ne yaparsa kendine yapar. Onlara söyleyebileceğim tek şey bu. Odatv.com
Reklam
'Oyumu Çaldılar'
ALMANYA’da oturan Ali Candan, 26 Temmuz tarihinde uçakla geldikleri Elazığ Havalimanı’nda oy kullanmak istediğini, ancak sandık görevlilerinin kendisine 'Oy kullanmışsınız' dediğini iddia etti. Oy kullanmış gibi gösterildiğini öne süren Candan, başka kişilerin kendileri yerine oy kullanacağını iddia ederek, cumhuriyet savcılığına hem de YSK’ya suç duyurusunda buldu. Almanya’nın Frankfurt kentinde 40 yıla yakın süredir oturan Ali Candan, eşi ve kızı ile birlikte 26 Temmuz tarihinde yıllık iznini kullanmak üzere, THY’ye ait tarifeli uçakla Elazığ Havalimanı’na geldi. Tunceli nüfusuna kayıtlı 17 kişi olarak birlikte seçim kurulu görevlisinin bulunduğu alana giderek oy kullanmak istediğini belirten Candan, görevlinin kendilerine oy kullandırtmadığını öne sürdü. Bunu Tunceli’deki HDP ve CHP yetkililerine ilettiğini, ancak hiç kimsenin kendisiyle ilgilenmediğini iddia eden Candan, şöyle dedi: 'Frankfurt’tan eşim ve kızımla birlikte, yıllık iznimizi kullanmak üzere memleketimize geldik. 26 Temmuz Cumartesi günü THY uçağı ile saat 08.30’da Elazığ Havalimanı’na indik. Almanya’dan gelen Türk vatandaşları olarak YSK görevlilerinin olduğu alana gittik. Elazığlı vatandaşlar, oy kullandı. Tuncelili 17 kişi olarak biz de oy kullanmak istedik. YSK görevlileri pasaportlarımızı topladı. Sonra telefonla birileriyle konuştuktan sonra bilgisayara girdi. İsimlerimizi kontrol ettikten sonra nüfus cüzdan ve pasaportlarımızı iade ederek, ’Siz oy kullanmış görünüyorsunuz. İkinci defa oy kullanamazsınız’ dedi. Zaten o gün yurt dışından gelenler için ilk kez sandıklar kurulmuştu. Yani sandıklar kurulurken biz zaten havadaydık. Yani daha önce oy kullanmamız mümkün değil.' Tunceli’ye geldikten sonra, yurt dışından gelen başka hemşehrilerinin de aynı sorunla karşılaştığını iddialarına ekleyen Candan, şöyle devam etti: 'YSK görevlisi, kimlik ve pasaportlarımızı iade ettikten sonra alandan ayrılmamızı istedi. Tunceli’ye geldiğimizde başka arkadaşların da aynı sıkıntı ile karşılaştığını öğrendim. Sanırım isimlerimizi kaydedip sonradan adımıza oy kullanacaklar. Bu durum Avrupa’da yaşanmaz, sadece Türkiye’de karşımıza çıkıyor. YSK görevlisi oy kullandığımızı söyleyince ben de, oy kullanıldığına dair tutanak vermesini istedim ama vermedi. Ben de YSK’ya dilekçe ile şikayet ettim. Ayrıca Tunceli Cumhuriyet Savcılığı’na da suç duyurusunda bulundum. Bu durumu Tunceli’deki HDP ve CHP yetkililerine anlattım konuyla ve bizimle hiç ilgilenmediler. YSK görevlilerinin bizi kandırdığını düşünüyorum. İsmimizi aldı ve bizim adımıza sahte oy kullanacaklar.' Elazığ’daki YSK yetkilileri, konuyla ilgili açıklama yapamayacaklarını söyledi.Ferit DEMİR/ TUNCELİ, (DHA)
Sakaryalıların 'Gulyabani' Korkusu
Sakarya'nın Akyazı İlçesi'nin Yeniköy Mahallesi'nde 1,5 aydır “Gulyabani” korkusu yaşanıyor. Hüseyin Rahmi Gürpınar 'ın batıl inançlarla insanların kandırılmasının anlatıldığı Gulyabani romanından uyarlanan ve Kemal Sunal ile Şener Şen 'in oynadığı 'Süt Kardeşler' filmini anımsatan olaylarda, iddiaya göre geceleri aniden ortaya çıkan beyazlar içerisindeki bir kişi, evlerin kapılarını zorluyor, pencere camlarına vuruyor. Akyazı Kaymakamı Mustafa Ballı , yoğun şikâyet üzerine konuyu araştırması için Jandarmaya talimat verdi. Akyazı'ya bağlı köy iken mahalleye dönüştürülen 350 hane ve bin 500 nüfuslu Merkez Yeniköy Mahallesi'nde yaşandığı öne sürülen esrarengiz olaylar, 1,5 ay önce başladı. Köy halkının iddialarına göre gece geç saatlerde evlerin kapıları zorlanıyor ve camlara vuruluyor. Özellikle Ramazan ayında halk, teravih kılmak için camiye gittiklerinde ve sahur vakitlerinde yaşandığını söyledikleri esrarengiz olaylar nedeniyle evlerinden çıkmaya korkar hale geldiklerini söyledi. Anlatılanlar, Kemal Sunal ile Şener Şen'in başrollerini paylaştığı komedi filmindeki 'Gulyabani' sahnelerini hatırlatırken, mahalle sakinlerinden Yücel Bektaş geceleri kapıları zorlayan ve camlara vuranın uzun boylu bir insana benzediğini, gece karanlığında tam olarak ayırt edilemediğini ve nöbet tuttukları zaman kolayca mahalleye geldiği tarlalardan uzaklaşarak kaçtığını söyledi. Bektaş, bir türlü olayı yapanın net olarak tespit edilemediğini dile getirerek şunları söyledi: “İnsan mıdır, in midir, cin midir, ermiş midir bilemiyoruz. Kapıları zorluyor, camlara vuruyor. Mahalle halkı olarak sesler duyduğumuzda peşine düşüyoruz. Ama bizler ellerimizde el feneri olmasına rağmen tarlalarda ışığa rağmen zor ilerlerken, o her neyse karanlıkta hızlıca uzaklaşarak kaçıyor. Bazen 20- 30 kişi kadar olup peşine düşüyoruz. Ama her seferinde kaçmayı başarıyor. Artık gece saatlerinde sokağa çıkmaya korkar olduk. Evlerde gece uykusuz kalarak nöbet tutuyoruz. Ama 1.5 aydır ne olduğunu tam olarak anlayamadık. Görenler üstü beyaz, altı siyah uzun sakallı insan suretinde bir şeye benzediğini belirtiyorlar.” Mahalle Muhtarı Saffet Demir ise, “1,5 ay önce başlayan olaylarda ilk başta mahallemize hırsız dadandı sandık. Herhangi bir hırsızlık olayı olmadı. Kapılar zorlanıyor, camlara vuruluyor. Mahalle halkı korkar hale geldi. Jandarma ekiplerine, Kaymakamlığa durumu ilettik” dedi. Akyazı Kaymakamı Mustafa Ballı ise Akyazı ilçe merkezine 9 kilometre uzaklıkta olan Yeniköy Mahallesinde yaşayanların kaymakamlığa gelerek şikâyette bulunduklarını belirtti, 'Mahalleden şikâyet gelince konuyu araştırması için jandarmaya bilgi verdim' dedi. Kaymakamın talimatı üzerine jandarma ekipleri de mahalleye gelerek araştırma başlattı.T24
Reklam
Obama İsrail'e Yardım Tasarısını İmzaladı
ABD Başkanı Barack Obama, Kongre'de kabul edilen ve İsrail'in füze savunma sistemini yenilemeyi hedefleyen 225 milyon dolarlık tasarıyı imzaladı. İsrail askeri harcamalarının dörtte birini her yıl ABD karşılıyor. ABD Kongresi geçtiğimiz hafta tatile girmeden önce İsrail'in füze savunma sistemi Demir Kubbe'nin yenilenmesi çerçevesinde 225 milyon dolar yardımda bulunulmasını kabul etmişti. Kongre'de kabul edilen tasarı son olarak Başkan Obama'nın imzasına sunuldu. Tasarı, Obama tarafından imzalanmasıyla birlikte kabul edilmiş oldu. Demir Kubbe'nin, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'dan gelebilecek roket ya da diğer hava saldırılarına karşı oluşturduğu gelişmiş bir hava savunma sistemi olduğu biliniyor. ABD'nin daha önce de Demir Kubbe'ye yüz milyonlarca dolar aktarmıştı. Mühimmat desteği sağlanmıştı ABD ordusu, geçtiğimiz hafta Gazze saldırısı esnasında İsrail’e silah sattığını açıklamıştı.. Pentagon Basın Sözcüsü Amiral John Kirby, ABD’nin İsrail’de bulunan silah ve mühimmat deposundan İsrail’e el bombaları ve havan topu mermileri tedarik ettiğini söyledi. ABD ordusunun müttefik ülkelerde bulundurduğu ‘savaş mühimmat rezervlerinden’ (WRSA-I) biri de İsrail’de bulunuyor. ABD acil durumlarda müttefiklerine bu depolardan silah ve mühimmat temin ediyor. ABD Savunma Bakanlığı, İsrail’in 20 Temmuz’da acil bir durum öne sürmeksizin bu depodan 40 mm çaplı el bombaları ve 120 mm çaplı havan topu mermileri aldığını açıkladı. ‘İsrail’in güvenliği ulusal çıkarımız’ “Verilen mühimmatın tamamı yıllardır, yakın zamanda yaşanan krizden önce de stoklarda duruyordu” diyen Amiral Kirby, kanun gereği bu depodaki mühimmatın ABD ordusunun ihtiyacı olmayan, fazladan üretilmiş malzemelerden oluştuğunu belirtti. Bu stoktan ürün tedarik edilirken Washington’ın onayına ihtiyaç duyulmadığını belirten Amiral Kirby, “ABD, İsrail’in güvenliğini önemsiyor. İsrail savunmasının güçlü ve hazır olmasını sağlamak, ABD’nin ulusal çıkarları için hayati önemdedir. Bu mühimmatın satılması da bu amaçlarla tutarlıdır” ifadelerini kullandı. ‘Onlar istemedi, biz verdik’ ABD Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili, İsrail’in diğer silah ve mühimmat siparişleri de olduğunu ve bu taleplerin da ABD tarafından işleme alındığını aktardı. Reuters haber ajansına bilgi veren yetkili, İsrail’in mühimmatı bu depodan talep etmediğini fakat kendilerinin buradan tedarik ettiklerini ve bu sayede stoklarını yenilediklerini ifade etti. Kaynak: Al Jazeera, AA ve Reuters
Elektronik Kitap Okumak İçin Yedi Sebep
Kitapları, kitapların kokusunu çocukluğumuzdan beri seviyoruz. Öyle seviyoruz ki odalarımızı raflarla, raflarımızı kitaplarla doldurduk. Günün birinde odalarımızda raflara yer kalmadı, masaların, yatakların üzerine, mutfak ve banyo dolaplarına yayıldık. Fakat bir kitabı elimize alıp okumaktan, satırlarının altını kalemimizle çizmekten çok keyif almamız, hayatımızda elektronik kitaplara yer açmamıza engel değil. Hatta açmak için makul sebeplerimiz var. İşte bunlardan yedisi: 1) Çünkü biz gladyatör değiliz Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri 'ni ya da Ken Follett'in Sonu Olmayan Düny a adlı kitabını okuduğunuzu düşünün. Belki dizüstü bilgisayarınızdan bile daha ağır olan bu kitapları yanınızda nasıl taşıyacaksınız? Veya yatakta okurken kollarınızın ağrısına ne kadar katlanacaksınız? 2) Hangi kitabı okuduğunuzu kimse bilemez Bir kişisel gelişim kitabı okuyabilir, soran olursa Tolstoy'dan Savaş ve Barış 'ı okuduğunuzu söyleyebilirsiniz. Ya da elinizde klasikleşmiş bir kitap görenlere, onun hakkında ne düşündüğünüzü açıklamak zorunda kalmazsınız. Çünkü bazen rapor vermeden sadece okumak ister insan. 3) Kitabınızı karanlıkta da okuyabilirsiniz Evet, elinize bir fener vs. almadan hem de... Çünkü elektronik kitap okuyucularının kendi ışıkları var. Üstelik ışığın seviyesini ayarlayabilir, yanınızdakini uyandırmadan kitabınızın keyfini sürebilirsiniz. 4) Anında kitap satın alabilirsiniz Bir kitapçıya gidip, kitapların arasında gezinmenin keyfi hiçbir şeyde yok, doğru. Ama bazen kitapçıya gidecek vakti bir türlü bulamazsınız. Eğer bir elektronik kitap okuruysanız kitaplarınızı indirmeniz de mümkündür. 5) Tatile daha hafif bir bavulla çıkın Tatile büyük bir çantayla çıkıyorsunuz ve bunda kitapların da payı var. Çünkü tatilin uzunluğuna, uçakta geçirilecek zamana ve kitapların kalınlığına göre yanınıza bazen dört, bazen yedi, hatta bazen daha fazla sayıda kitap almanız gerekiyor. Bu kitapları bavulunuzda taşımaktansa elektronik kitap okuyucusunda taşımak daha pratik sanki... 6) Yazı boyutunu büyütebilirsiniz Özellikle pazar sabahları, cumartesi akşamının izini ağrıyan ve belki biraz da dönen başınızda sürmek mümkünken, küçük harflerle uğraşmanıza gerek yok artık. 7) Taşınmak artık daha kolay Artık bir kamyon dolusu kitap kolisi taşımanıza gerek yok. Evet belki kitap almaktan hiç vazgeçmeyeceksiniz ama hiç değilse yükünüz biraz olsun azalacak. Kaynak Huffington Post | Sabit Fikir
Emniyet Operasyonunda İkinci Dalga
Yasadışı dinleme soruşturmasında 14 ilde 29 polis gözaltına alındı. Listedeki beş polisin aranmasına devam ediliyor. İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen 'yasadışı dinleme' soruşturmasının ikinci dalgası için bu sabah operasyon başlatıldı. İstanbul, Van, Hakkari, Mardin, Ankara, Batman, Diyarbakır, Şırnak, Bingöl, Bitlis, Ağrı, Iğdır, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da komiser ve komiser yardımcılarının da aralarında bulunduğu polis memurları hakkında gözaltı işlemleri yapılıyor. Gözaltı listesinde 33 polisin ismi var. Soruşturma bünyesinde haklarında yakalama kararı bulunan 33 kişiden 29'u gözaltına alındı. Diğer dört kişinin yakalanması için operasyonlar sürüyor. İstanbul'da gözaltına alınanlardan üçü Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildi ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesine götürüldü. Diğer illerde gözaltına alınan emniyet görevlileri de İstanbul'a getirilmeden önce bulundukları illerde sağlık kontrolünden geçirildi. Gözaltı kararı alınan polisler şunlar; Murat Turan, Engin Yaşar, Hüseyin Duş, Akif Yılmaztürk, Abdülkerim Anaçoğlu, Metin Güneş, Serkan Durmaz, Safa Tarık Oğuz, Furkan Donkar, Haluk Ural, Ubeydullah Çelik, Ahmet Sarı, Hacı Şerif Erikmen, Şemsettin Dündar, Seçin Tasadif, Erhan Sazil, Hasan Aladağ, Şerif Yiğit, Emre Durak, Burhan Alioğlu, İhsan Şirin, Sadettin Karataş, Ömer Hüseyin Eroğlu, Ebubekir Özer, Ebubekir Gül, Hüseyin Türk, Süleyman Bağlan, Veli Karlı, Osman Kılıç, Serdal Kurtoğlu, Halil Kocaman (Ankara), Fatih Yılmaz (Ankara), Ergün Acun (Ankara)22 Temmuz'da Fethullah Gülen Cemaati'ne yakın olduğu iddia edilen polislere yönelik, 'casusluk' ve 'yasadışı dinleme' başlıklarıyla iki ayrı soruşturma başlatılmış ve 115 polis gözaltına alınmıştı. Bunlardan 31'i tutuklanmıştı. Tutuklananlar arasında, İstanbul Emniyeti İstihbarat Dairesi'nin eski başkanı Ali Fuat Yılmazer ve İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdürü Yurt Atayün de vardı. Bu sabah başlatılan operasyon da, Organize Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen 'yasadışı dinleme' soruşturmasının 'ikinci gözaltı dalgası' niteliğinde. Bozdağ'dan açıklama Ankara'da gazetecilere konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a operasyonla ilgili görüşü soruldu. Bozdağ, 'Yorum yapmayı doğru bulmuyorum, önemli olan sürecin hukuk içinde ilerlemesidir. Algı operasyonlarıyla yargılama faaliyetlerini etkilemek doğru değildir. Bekleyelim, hukukun gereği neyse o uygulansın' diye konuştu. Bozdağ, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Ahmet Hamsici'nin , 'bazı yargı mensuplarına da operasyon yapılacağına ilişkin medyada haberler yer aldığı ve bu yolla hakim ve savcılara baskı kurulduğu yönündeki görüşlerini de değerlendirdi. 'Şahsi görüşüdür. HSYK adına yapılmış açıklama değildir' ifadesini kullanan Bozdağ, 'Daha önce de korsan açıklamalar yapmıştı, o da onlardan bir yenisidir. Bazı savcılar açıklama yapıyorlar. Ana muhalefetin açıklamalarından daha ileri açıklama yapıyorlar. Üzerlerinde yargı cüppesi değil de, sanki kin cüppesi var. HSYK’nın sigorta görevini sağlıklı şekilde yapması gerekir. Sayın Hamsici’nin korsan bildirisi aba altından sopa göstermektir ' dedi. Kaynak: Al Jazeera
Reklam