onedio
Nişantaşı Atiye Sokak'ta Bir Cübbeli
İsmailağa Cemaati'nin internet üzerinden yayın yapan kanalı Ehlisünnet TV'nin Facebook adresinde yayınlanan bir video dikkat çekti. “Ya Rabbî, onlar bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı”, 'Nişantaşı'nda Aslından Koparılan Gençlik', 'Rabbim Hidayet et Genç Kardeşlerimiz' ifadeleriyle paylaşılan videoda programın sunucusu Nişantaşı- Atiye Sokak'ta dolaşıyor. Ve oradaki vatandaşlar için 'Neneleri burun deliklerini göstermekten utanırken bunlar göbek deliklerini gösteriyorlar. Bunların dedeleri camiye koşarken bunlar serserilik peşinde koşuyor'diyor.
Pentagon'un Zombi Raporu!
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un zombilere karşı yazılı bir savunma planı olduğunu biliyor musunuz? Zombi istilasına karşı önlem almanın sadece filmlerde yaşandığını mı sanıyorsunuz? Pentagon'un CONOP 8888 adını verdiği zombilerle mücadele belgesi internete sızdırıldı ve bu resmi belge, oyun senaryolarına oldukça benziyor. 'Sızdırılan doküman eğitim amaçlı orduda kullanılıyor, dokümanların amacı öğrencilere ordudaki basit terimleri ve kurgusal eğitim senaryosunu öğretmek' diyor Donanma Kaptanı Pamela Kunze. Amerika Birleşik Devletleri Stratejik Komutanlığı'ndan bir sözcü ise, CNN'e yaptığı açıklamada, ' Bu belge Amerika Birleşik Devletleri Stratejik Komutanlığı'nın bir planı değil ' diyerek her şeyin bir eğitim senaryosu olduğunu, gerçekte zombilere karşı bir önlem almadıklarını kanıtlamaya çalışıyor.. CONOP 8888 adlı belgede Vejetaryen Zombiler, Tavuk Zombiler, Uzaylı Zombiler, Bulaştırıcı Zombiler, Radyasyona Duyarsız Zombiler, Kötü Büyücü Zombiler ve Silahlı Zombiler gibi çeşit çeşit zombi türünden bahsediliyor. Belgeye bakacak olursak Tavuk Zombiler hakkında şu bilgi şaşırtıcı. ' Tavuk Zombiler, doğruluğu kanıtlanmış tek tür olarak karşımıza çıkıyor. Tavuk Zombilerin genellikle California'da bulunduğu biliniyor.' Planda, zombilerle mücadelede en önemli noktanın kafalarına doğru nişan almak olduğundan ve kurşun zombilerin beyinlerine isabet ederse etkisiz hale geleceklerinden bahsedilmiş. Plana göre öngörülen en kötü senaryo ise, zombilerin insanların tümünü etkileyip dünyayı zombilerin yurdu haline getirmeleri. Ciddi de olsa, eğitim amaçlı da olsa, dünya üzerinde birilerinin zombilere karşı önlem almaya çalıştığını görmek şaşırtıcı...Chiponline
Sperm Şeklinde Robotlar Nanoteknolojide Kullanılabilir
Bilim insanları mıknatısla kontrol edebildikleri sperm şeklinde robotlar üretmeyi başardı. Basit bir tasarıma sahip olan robotların baş kısmı metalle kaplı ve esnek gövdeleri insan spermlerinden altı kat daha uzun. Buzdolabı magnetlerinin yarattığı manyetik alandan daha güçlü olmayan bir manyetik gücün kullanılmasıyla robot ileri doğru 'yüzebiliyor' ve sabit bir noktaya doğru yönlendirilebiliyor. Applied Physics Letters isimli fizik dergisinde yayınlanan bulgulara göre bilim insanları robotun tıpta ve üretimde kullanılabileceğini söylüyor. Hollanda'daki Twente Üniversitesi'nden robotik mühendisi Dr Sarthak Misra BBC'ye yaptığı açıklamada, 'Biyolojik yapıdan esinlenerek sperm hücresine benzeyen ama tamamen laboratuvarda üretilen bir mikro-robot inşa ettik' dedi. Spermler bazı bakteriler gibi kırbaca benzer bir 'flagellum' kullanarak sıvı içerisinde ileri doğru hareket edebiliyor. Bu yeni alet güçlü ancak esnek bir polimerden yapıldı. Baş kısmına konulan metal tabakayı yerleştirmek için de elektron demeti ile buharlaştırma yöntemi kullanıldı. Alet elektromıknatıs halkalarının oluşturduğu hareketli bir alana konduğunda metal kısmı farklı yönlere doğru hareket etmeye zorlandı. Robot büyüklüklerine kıyasla biyolojik benzerine göre oldukça yavaş hareket ediyor. Saniyede gövde uzunluğunun 0.5'i kadar kıvranabiliyor, insan spermi ise aynı süre içerisinde gövde uzunluğunun birkaç katı kadar mesafe alabiliyor. Önemli olan ise Dr. Misra ve ekibinin robotu bir miktar kesinlik içerebilecek şekilde hareket ettirmeyi başarmaları. Manyetik alandaki değişiklikleri bir bilgisayar yardımı ile ayarlayarak bu küçük robotu sabit bir noktaya doğru hareket ettirebilmişler. Bunun anlamı bu küçük robotların nano-üretimde ya da tıbbi amaçlarla gerekli maddelerin istenildiği gibi konumlanmasında kullanılmaya elverişli olmaları. Dr. Misra'ya göre bu da, hedefe ilaç ulaştırmaktan tüpte döllenmeye kadar birçok uygulamanın önünü açıyor. Bu uygulamaların hayata geçebilmesi için araştırmacıların yeni tekniği daha karmaşık ortamlarda test etmeleri gerek. Araştırmacılar bu deneyler konusunda ilerleme kaydederken, 'manyetik spermlerini' ise daha da küçültüp daha hızlı hale getirmeye çalışıyor. Avustralya'nın Sydney kentindeki Victor Chang Kardiyak Araştırma Enstitüsü'nde moleküler motorlar üzerinde çalışan Dr. Matthew Baker BBC'ye çalışmanın 'harika' olduğunu ancak bu küçük makinelerin insanların kafalarında canlandırdığı anlamda robotlar olmadıklarını söyledi. Baker, 'Bunlar sadece birer küçük metal parçaları. Esas işi yapan içinde hareket ettikleri alan. İşin akıllıca kısmı salınabilen, küçük, ayarlanabilir manyetik alan' dedi. Araştırmacı ekipten Dr. İslam Halil'e göre de hareketi sağlayan gücün ve navigasyonun dışarıdan sağlanması aletin bu kadar küçük olabilmesini sağlıyor. Halil, 'Teknoloji geliştikçe ve birçok ürün daha da küçük hale geldikçe nesneleri nano ve mikro ölçeklerde bir araya getirmek giderek zorlaşıyor' dedi ve ekledi: 'Küçük robotlar, manyetik sperm hareketlerini kontrol amacı ile dışsal bir manyetik alan üzerinden nesneleri bu ölçeklerde kontrol etmek ve bir araya getirmek için kullanılabilir.'BBC Türkçe
Reklam
'Kışkırtıcı' Rihanna Afişine Kısıtlama
İngiltere'de reklamları denetleyen kurum ASA (Reklamcılık Standarları Kurumu), şarkıcı Rihanna'nın yer aldığı bir parfüm reklamı afişinin kullanımının çocukların görebileceği yerlerde kısıtlanması gerektiğine karar verdi. ASA şarkıcının afişteki görüntüsünün 'cinselliği çağrıştırıcı' olduğunu belirtiyor. Posterde Rihanna göründüğü kadarıyla çıplak olarak yerde, Rogue marka parfüm şişesine karşı bacaklarını kaldırmış halde gösteriliyor. Parfümü üreten şirket Parlux Fragrances ise çıplaklığın uygunsuz olmadığını belirtti. Şirkete göre görüntünün saldırgan, cinsellik çağrıştırıcı ve de küçük düşürücü bir özelliği yok. ASA Rihanna'nın vücudunun ağırlıklı olarak kapalı olduğunu ve yüz ifadesinin savunmasızlıktan ziyade meydan okuma içerdiğini belirtti. ASA, görüntüyü açık bir şekilde cinsel içerikli bulmadıklarını ancak Rihanna'nın bacakları havadaki pozunu kışkırtıcı olarak değerlendirdiklerini söyledi. ASA açıklamasında, 'Bundan dolayı ve Rihanna'nın yüksek topuklu ayakkabıları haricinde vücudunun çıplak göründüğü gerçeği nedeniyle reklamın cinselliği çağrıştırıcı olduğu sonucuna vardık' İfadelerine yer verildi. ASA bu nedenle reklamın çocuklar tarafından gönderilmesi olasılığının azaltılması için kullanımında mekânsal kısıtlamaya gidilmesi gerektiği kararını verdiklerini belirtti.BBC Türkçe
"Hoca Bu Kadar Zor Bir Lig Beklemiyordu"
'Yabancı sınırı serbest de olsa ben her zaman rekabete varım' diyerek meydan okuyan Sabri, takımdan ayrılmak için de şartını sundu; 'Galatasaray'ın menfaati'.İşte Sabri'nin bomba sözleri... Galatasaray Kaptanı Sabri Sarıoğlu, Galatasaray dergisinin haziran sayısına özel açıklamalarda bulundu. Geçen sezon kaçırılan şampiyonluk ve takım içerisindeki dengeler hakkında da konuşan Sarıoğlu, gelecek sezon adına da bilgiler verdi. “ DEPLASMANDA KAYBETTİĞİMİZ PUANLAR YÜZÜNDEN ŞAMPİYONLUĞU KAÇIRDIK” Sezon başında Süper Kupa ve Emirates’i kazanmanın takımda rehavet oluşturup oluşturmadığı hakkında bilgi veren sarı-kırmızılı takımın kaptanı Sabri Sarıoğlu, şu şekilde konuştu: “İki sene üst üste şampiyon oluyorsunuz, iki sene üst üste Süper Kupa’yı kazanıyorsunuz, Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynuyorsunuz. Bu durumda insanlarda bir beklenti oluşabilir ama biz daha da ilerisini hedefleyerek yola çıkmıştık. Maalesef olmadı. Her zaman, her şey istediğiniz gibi olmuyor. Sezona umutla başladık ama beklemediğimiz kayıplar yaşadık. Yine de her şey elimizdeydi, deplasmanda kaybettiğimiz puanlar yüzünden şampiyonluğu kaçırdık” dedi. “FATİH TERİM’İN AYRILIŞINA ŞAŞIRDIK” Sarıoğlu, Fatih Terim’in takımdan ayrılışı hakkında ise bu durumun biraz ani olduğuna değinerek, “Şaşırdık. Fatih Hoca ile iki sene üst üste şampiyonluk yaşamışız; beklemiyorduk. Fakat şöyle de bir durum var; bizler Galatasaray Camiası’nın işçileriyiz, profesyonel futbolcusuyuz. Camianın en yetkili karar mercii başkanımızdır, o neye karar verirse saygı duyup, uymamız gerekir” diye konuştu. “YENİ HOCA DEMEK, YENİ BİR ANLAYIŞ VE O ANLAYIŞA ADAPTASYON DEMEK VE BU DA BİR SÜREÇ ALIYOR” İtalyan Teknik Direktör Roberto Mancini göreve geldikten sonra Juventus maçına çıktıklarının hatırlatılması üzerine Sabri Sarıoğlu, yeni hocaları ile sezon başında Juventus deplasmanından iyi bir sonuçla döndüklerini belirterek, “Hoca gelir gelmez ilk maçımızda, Şampiyonlar Ligi’nde Juventus karşısında çıktık ve iyi bir sonuçla döndük. Ama lig bambaşka bir atmosfere sahip. Şampiyonluk yolunda son dakikada alınan puanlar size büyük moral aşılar. Fenerbahçe bu sene bunu çok yaşadı. Biz her şeye rağmen geriden yetişebilirdik. Başında da söyledim, deplasmanda çok gereksiz puanlar kaybettik. Şunu da belirtelim, yeni hoca demek, yeni bir anlayış ve o anlayışa adaptasyon demek. Bu da bir süreç alıyor” şeklinde konuştu. “DEPLASMANDA İYİ OYNAYAMADIK, İYİ MÜCADELE EDEMEDİK” Geride kalan sezonda deplasmanlarda yaşanılan puan kayıplarının sebebini, takım olarak mücadele güçlerinin iyi olmamasına bağlayan tecrübeli futbolcu, “Olmadı. Belirli bir nedeni yok. İki sene üst üste şampiyon olduğumuzda çok önemli deplasman galibiyetleri aldık ama bu sene alamadık. İşin aslı deplasmanda iyi oynayamadık, iyi mücadele edemedik. İçerde de puan kaybedebilirsiniz ama deplasman puanları bir takım için çok önemlidir. Deplasman galibiyetleri sizi yarışta tutar” dedi. “ HOCA BU KADAR ZOR BİR LİG BEKLEMİYORDU” Galatasaray Takım Kaptanı Sabri Sarıoğlu, Mancini’nin Türkiye alışmasının biraz zaman aldığını vurgulayarak, “Türk futbolunun kendisine has özellikleri var. Basın, taraftar ve futbolcu olarak çok farklıyız. Bir futbolcu iyi oynadığı zaman övgüler yağdırıp, onu zirveye çıkarıyoruz, eleştirirken de yerin dibine sokuyoruz. Hocaya da ilginç geldi bu durum, hemen alışamadı ortama. Sonuçta Türkiye Ligi gerçekten zorlu bir lig. Avrupa’da da zorlu ligler var ama burada her anlamda mücadele çok fazla. Benim görüşüm, hoca bu kadar zor bir lig beklemiyordu” ifadelerini kullandı. “BİRİ KAZANACAK, BİRİ KAYBEDECEK Takım kaptanı olarak şampiyon olunamayan dönemlerde, takım kaptanlarının çok tepki aldığı konusunda özellikle Arda Turan’ın kaptan olduğu dönemde daha fazla tepki almasının, Arda’nın medyada daha ön planda olmasına bağlayan Sabri, “Arda hem takım kaptanı olarak, hem de medyatik yönüyle daha ön plandaydı ve o yüzden en ufak bir şeyde çok tepki aldı. Bu durum biraz da abartıldı, olduğundan farklı gösterildi. Sonuçta Arda da çok duygusal ve çok iyi bir kardeşim. Her zaman konuştuk ve dertleştik. Sezon içinde bazen de görüştük, kampı ziyarete geldi, maçlara geldi. O da bizim iyi olmamızı ister. Şampiyonluğu almamızı istiyordu ama sonuçta futbol bu. Yine aynı noktaya geliyorsun. Biri kazanacak, biri kaybedecek” sözlerine değindi. “BENİM DE SEVİNDİĞİM YA DA ÜZÜLDÜĞÜM DÖNEMLER OLDU” Taraftarın tepkilerinden olumsuz etkilenip etkilenmediği sorusu üzerine Sarıoğlu, kendisinin yapı olarak çok sabırlı biri olduğunu dile getirerek, “Yıllarca da bunu gösterdim. Herkes böyle olmayabilir. Selçuk’ta olduğu gibi. Benim de sevindiğim ya da üzüldüğüm dönemler oldu. Üzülerek bir sonuca varamazsınız. Yapım gereği sabırlı bir insanım. Mesela bir ara taraftar şut atmama tepki gösteriyordu ama futbolda denemeden gol olmaz. Ben sağ bek oynuyorum. Toplasan bir maçta bir ya da iki şut çekebilirsin. Taraftarın da tepkisi olabilir, olağan bir şey bu. Ama bir yandan da denemek zorundasın. Bir zaman sonra öyle bir hal aldı ki, 10 şutun 9’unu gol atsam, ‘o birini nasıl atamaz’ gibi bir algı oluştu. Çok kafayı takmamak lazım, yoksa sahaya daha çok olumsuzluk yansıyor” diye konuştu. “TÜRK PASAPORTUN VARSA AVRUPA ARENASINDA 1-0 MAĞLUP BAŞLIYORSUN” Mancini’nin Türk futbolcuları hakkında, “‘Herkesin oldu, tamam’ dediği yerde kendini geliştirmeyi bırakıyor” görüşlerinin hatırlatılması üzerine sarı-kırmızılı takımın kaptanı, bu durumun tamamen futbolcudan kaynaklandığını ifade ederek, “Futbolcu büyük bir camiada oynayınca ve bir yere gelince tabii ki bir doyuma ulaşmış oluyor. Sadece Galatasaray için konuşabilirim. Ben takımda ‘ben oldum’ diyen bir oyuncu görmedim. Şimdi biz Avrupa Şampiyonası’nda yarı final oynadık, o takımdan kaç kişi Avrupa’ya transfer oldu. Hatırladığım kadarı ile sadece Mehmet Topal Valencia’ya gitti, Arda ise turnuvadan 3-4 sene sonra transfer oldu. Avrupa takımlarının Türk oyunculara bakış açısı da farklı. Yıllardır Avrupa arenasında, hem Milli Takım ile hem Galatasaray’la mücadele ettik. Şunu gördük; Türk oyuncusu Avrupa takımlarındaki birçok oyuncudan daha yetenekli ve daha kaliteli ama bize bakış açıları farklı. Türk pasaportun varsa Avrupa arenasında 1-0 mağlup başlıyorsun. Aynı şampiyonada Rusya da yarı final oynamıştı ama onlardan 5-6 oyuncu o sezon Avrupa’da bir takıma transfer oldu. Yani bize bakış farklı” görüşlerini belirtti. “GALATASARAY’IN MENFAATLERİNE UYARSA, O ZAMAN AYRILIRIM” Geçmiş dönemlerde İtalya’dan aldığı tekliflerin o günkü şartlarda kendisine uygun olmadığını belirten Sabri Sarıoğlu, “Her açıklamamda söyledim. ‘Ben Galatasaray’ın evladıyım. Burada yetiştim, gözümü burada açtım, ikinci evim burası. Galatasaray’ın menfaatlerine uyarsa, o zaman ayrılırım. Ayrılırsam da sadece yurt dışında oynarım’ dedim. O zaman bu menfaatler oluşmadı, kısmet değilmiş. Sonuçta ben Avrupa’nın en önemli takımlarından birinde oynuyorum, Galatasaray forması giyiyorum ve bundan da gurur duyuyorum” dedi. “İNİŞLER-ÇIKIŞLAR OLABİLİR” Sezon içerisinde hem sağ kanatta hem sol kanatta görev almasını, hocasının oyun içerisindeki planına bağlayan Galatasaray Kaptanı Sabri Sarıoğlu, “Sonuçta hocanın kafasında bir düşüncesi var. Hangi mevkiide kimin oynayacağını belirliyor. Ben de elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Sahaya çıkınca en iyisini yapmaya çalışan bir oyuncuyum. İnişler-çıkışlar olabilir. Her mevkiide oynamaya çalışıyorum. Bunu beğenenler olur, beğenmeyenler de. İnişlerim-çıkışlarım, kötü performans gösterdiğim zamanlar, hatta tepki çektiğim zamanlar oldu ama futbolun içinde bunlar var” diye konuştu. “BAŞARILARA GİDEN YOLDA TAKIM BÜTÜNLÜĞÜ ÇOK ÖNEMLİ” Galatasaray’da sürdürdüğü kaptanlığın, hem saha dışında hem de saha içerisinde sürdüğünü vurgulayan Sabri, “Sonuçta 25-30 milyonluk taraftarı olan takımın oyuncususunuz. Sizden bu camia, bu taraftar, şampiyonluklar ve başarılar bekliyor. Bu başarılara giden yolda takım bütünlüğü çok önemli. O yüzden biz şanslıyız. Önceki jenerasyonda beraber oynadığım ağabeylerim Bülent Korkmaz, Hakan Şükür, Arif Erdem ve Ergün Penbe gibi oyunculardan çok şey öğrendim. Onlarla oynamak benim için büyük bir avantaj oldu. Onlar sayesinde Galatasaray, Türkiye’nin en büyük kulübü oldu. UEFA Kupası ve Süper Kupa’yı kazandılar. Türkiye’de hiçbir takımın gerçekleştiremediği başarıyı yakaladılar. Sonuçta o grubun içerisinde bulunmak, onların neler yaptığını gözlemlemek benim için büyük bir avantaj oldu. Bir maç kötü gittiğinde takım arkadaşlarımın moral motivasyonlarını düzeltmeye çalışıyorum, kazanmak için onları yüreklendiriyorum. Sonuçta kaptanlık sadece saha içinde pazubandını takmakla olmuyor. Saha içinde ve dışında bu sorumlulukları bilmek gerekiyor. Ben elimden geleni yapıyorum, sağ olsun takım arkadaşlarım da sorun çıkarmıyorlar” dedi. “AMACIMIZ SENEYE ŞAMPİYON OLUP 4. YILDIZI İLK TAKAN TAKIM OLMAK” Gelecek sezon hakkında da açıklamalarda bulunan Sabri Sarıoğlu, şu şekilde konuştu: “Kaliteli oyunculardan kurulu bir ekibiz ama sonuçta ne kadar kaliteli oyunculardan kurulu olsanız da, sahada o mücadeleyi vermediğinizde veya girdiğiniz pozisyonları atamadığınızda şampiyon olamıyorsunuz. Dünya’nın en iyi takımlarının bile, böyle inişleri-çıkışları var. Bu sene Manchester United da şampiyon olamadı. Herkes ister her sene şampiyon olmayı. Biz iki sene şampiyon olduk ve sonuçta rakiplerimiz daha da hırslandı, şampiyonluğa susadılar. Amacımız seneye şampiyon olup 4. yıldızı ilk takan takım olmak” ifadelerini kullandı. “YABANCI SINIRI SERBEST DE OLSA BEN HER ZAMAN REKABETE VARIM” Yabancı sınırlaması hakkında da, takım içerisindeki dengeyi kurmanın önemine değinen Sabri, “”Çözümü bulacak olan yöneticiler. Yabancı sınırı serbest de olsa ben her zaman rekabete varım. Ne karar verilirse saygı duymak zorundayız” açıklamalarında bulundu.Radyospor
Reklam
Dünyayı Değiştirecek Kod: Apple Swift
Apple, gerçekleştirdiği WWDC 2014 etkinliğinde yeni yazılım dili Swift'i tanıttı. Yeni yazılım dili birçok yenilik ve kolay kullanım vadediyor.Apple, dünyanın dört bir yanındaki 9 milyon geliştiricisiyle buluşturduğu 2 Haziran'da ABD'nin San Francisco şehrinde düzenlenen WWDC 2014 konferansında tamamen yazılımlara odaklandı. Her ne kadar başta iWatch olmak üzere bazı Apple kullanıcıları sürpriz göremedikleri için hayal kırıklığı yaşasa da, WWDC 2014 kodlama dünyası için çok önemli yenilikler ortaya koydu. Sadece üçüncü parti yazılımcıları değil, son tüketiciden firmalara kadar gelecekte herkesi ilgilendirecek en önemli yenilik ise Apple Swift olarak açıklandı. Tamamen yeni bir programlama dili olan Apple Swift, adıyla da çağrıştırdığı gibi yazılımların sadece daha hızlı değil, aynı zamanda çok daha iyi sonuçlar verecek şekilde 'tutarlı' hazırlanmalarını sağlıyor. Kısaca, Apple tüm kodlayıcılar için yepyeni ve göz ardı edilemeyecek bir programlama dili sunuyor. Apple Swift, programlayıcıların bir cihaza bir komut öğretmeleri için elleriyle yazdıkları ve son derece zahmetli olmasının yanı sıra hatalara açık olan kodları bir üst seviyeye taşımayı vaat ediyor. Kısaca, C'nin üzerine yazılan ve Apple'ın geleneksel olarak kullandığı programlama dili Objective C, 30 yıllık kullanımının ardından Apple Swift ile birkaç yıl içinde rafa kalkabilir. Apple Swift, yazılımcılara oluşturmak istedikleri algoritma deseni ve onunla uyumlu matematiksel fonksiyonu görsel olarak sunarak işlemlerini son derece hızlı ve kolay yapmalarını sağlayacak. Beklendiği başarıyı göstermesi halinde, geliştiriciler kodlamayı çok daha hızlı yapacakları gibi, uygulamaların test süreci de belirgin ölçüde azalacak. Ancak Swift, geliştirici dünyasına adapte olması kolay olmayan zorluklar da getirecek. Swift eğitmenlerinin son derece az olması nedeniyle kodlayıcılar yeni programlama dilini öğrenme sürecinde sıkıntı çekecek. Ayrıca, sadece iOS 8 ile uyumlu yazılımlar geliştirmeye odaklanmak yakın dönemde karlı bir iş olmayacak. iOS 10'a kadar ömrünü sürdürmesi beklenen Objective-C'nin, Swift öğrenimi sırasında unutulmaması da şart. ‘Güvenlik araştırmacıları için de kaynak olacak’ Secrove firmasında güvenlik araştırmacısı olan Nebi Şenol Yılmaz, WWDC 2014'te 'gelecek yılların teknolojisine damga vuracak bir çok yenilik tanıtıldığını' söylerken, en önemli iki yeniliğin Metal Graphic API ve Swift programlama dili olduğunu belirtti. 'Bilindiği üzere Apple bugüne kadarki uygulamalarında Objective-C kullanıyordu. Performans ve esneklik gereklilikleri neticesinde Swift ortaya çıktı. Yine sunumlardan anlaşıldığı üzere, Apple artık tüm geliştirme yatırımlarını Swift’e yapıyor. Apple’in deyimi ile Swift, derlenmiş dillerin performansıyla scripting (komut dizisi oluşturma) dillerinin esnekliğini birleştiriyor. Geleneksel XCode ortamı kullanılacak olsa da, geliştirme anında sonuçların görülebiliyor olması en büyük artılarından birisi. Tabii ki bunun yanında Objective-C’ye göre daha az kod yazıyor olmak her geliştiricinin hoşuna gidecek. Kısaca 'derleyici performans için optimize edilmiş, dil de geliştirici için optimize edilmiş' durumda. Yılmaz, Swift'in güvenlik araştırmacılarına da yeni bir kaynak sunacağını belirtti: 'Swift’in, tasarımı açısından geliştiriciye daha kolay güvenli kod geliştirme imkanı tanındığı, dil tasarımındaki sadeliğin bunu sağlayacağı söyleniyor, fakat güvenlik araştırmacıları açısından bakıldığında, hata avcılığı yapılacak birçok built-in kütüphane geliyor olacak. Her ne kadar son kullanıcı hataları söylendiği gibi en aza indirilecek olsa da, gerek son kullanıcı hataları gerekse Swift’in sağlayacağı yeni geliştirme kütüphaneleri birçok güvenlik araştırması için yeni hedef noktaları olacaktır.' ‘Swift geliştirilmeye açık bir dil’ Yazılım geliştiricisi Bekir Onat Akın ise Al Jazeera Türk'e şu yorumda bulundu: 'Java, C# (C Sharp), Objective-C dillerinin tümü fonksiyonel programlama özelliklerini geliştiriyor. Apple da Objective-C 20 senedir kullanıldığı için böyle bir yenilik sunması bence doğru bir hamle. Dil olarak her zaman ilk tercihim C#’dir ama Swift bence oldukça güçlü bir programlama dili olacak. Swift'in şu an görünen tek dezavantajı, Apple ekosistemi içinde kalması. Biraz geliştirilirse, sunucu tarafında bile kullanılabilir bir dil haline gelebilir. Swift'in yüksek bir performans sunacağını ve belli bir noktadan sonra Javascript gibi karmaşık bir hale gelmeyeceğini düşünüyorum.' Mobil oyunda 'Metal' dönemi WWDC 2014'te tanıtılan bir diğer önemli geliştirici aracı, mobil oyun pefromansını artırmayı amaçlayan Metal oldu. Swift gibi kendisine özgü bir yazılım öne çıkaran Apple, endüstri standardı 3D-grafik API (uygulama programlama arayüzü) OpenGL'in yerini alması için Metal'i kullanmak istiyor. Metal, iPhone 5S, iPad Air ve en yeni iPad Mini'de yer alan 64 bit A7 işlemcisiyle uyum gösterecek oyun yazılımı olacak. WWDC etkinliğinde Metal'i tanıtan Apple Yazılım Mühendisliği Kıdemli Başkan Yardımcısı Craig Federighi, Metal'in OpenGL'e kıyasla 10 kat daha yüksek hız sunacağını ve API nedeniyle performansın düşmeyeceğini belirtti. Metal sunumunda yer alan Epic Games CEO'su Tm Sweeney, Metal'in sunacağı hız artışını 'baş döndürücü bir değişim' olarak tanımladı. Sonbaharda iOS 8 ile sunulacak Metal, A7'nin aradığı oyun yazılımı olsa da, kullanıcıların gözüne girmek için ana akım uygulamalarla da iyi bir uyum sağlamak zorunda. Kaynak: Al Jazeera
Dünyanın En İyi Takımları Açıklandı
''Dünyanın En İyi Futbol Takımları'' mayıs ayı değerlendirmesinde Trabzonspor, 31'inci sırada yer aldı.Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu'nun (IFFHS) ''Dünyanın En İyi Futbol Takımları'' mayıs ayı değerlendirmesinde Trabzonspor, 31'inci sırada yer aldı. IFFHS'nin, kulüplerin ulusal ve uluslararası organizasyonlarda oynadığı maçları baz alarak yaptığı değerlendirmede, 1 Haziran 2013 ile 31 Mayıs 2014 tarihlerini kapsayan rapor açıklandı. Değerlendirmede, en üst sırada yer alan Türk takımı ise yine Trabzonspor oldu. Bu sezon UEFA Avrupa Ligi'nde oynadığı maçlarla puanını yükselten bordo-mavililer, mayıs ayı raporunda 184,5 puanla önceki aya oranla bir kademe düşerek 31'inci oldu. Ligi ikinci sırada kapatan Galatasaray, 146 puanla 93'üncülükten 73'üncü sıraya kadar yükselirken, bu sezon Avrupa'da mücadele edemeyen Spor Toto Süper Lig şampiyonu Fenerbahçe ise 94,5 puanla 180'inci sırada yer aldı. Beşiktaş ise ilk 200 takım içine giremedi. Bayern Münih'in liderliği tehlikede IFFHS'nin ''Dünyanın En İyi Futbol Takımları'' değerlendirmesinde Alman ekibi Bayern Münih 336 puanla zirvedeki yerini korusa da UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını müzesine götüren Real Madrid, 333 puanla zirvedeki rakibine çok yaklaştı. Şampiyonlar Ligi'nde finalde kaybeden Arda Turan'ın formasını giydiği Atletico Madrid ise 299 puanla üçüncü sıradaki yerini korudu. UEFA Avrupa Ligi'ni müzesine götüren Sevilla ise 256 puanla 7. sırada yer bulurken, finaldeki rakibi Benfica 241,5 puanla 10. oldu.Muhabir: Doğa Kırmızıoğlu | AA
Reklam
Rihanna'nın Olay Yaratan Kıyafetinin İlginç Sırrı
Amerika Moda Tasarımcıları Birliği Ödülleri'nde  'Moda İkonu' seçilen Rihanna, ışıltılı bir fileden oluşan kıyafetiyle gündem oluşturdu.  Elbisenin sırrı ise eski bir fotoğraf karesinde gizli.  Rihanna ile pişti olan bu kadın Josephine Baker 1920'lerde Paris'te fırtınalar estiren ve Siyah Amerikan kültürünün güzellik ve canlılığının simgesi haline gelen kadın dansçı ve şarkıcı. Ve 3 Haziran onun doğum günü! Attığı  tweetle zamanının çok ilerisinde düşünen, çeşitli milliyetlerden bebekleri evlat edinen, insan haklarına saygı mitinglerine katılan ilk siyah efsaneyi onurlandıran Rihanna bu kez ince görmüş.
Reklam
Google+ Mobil Uygulaması İzinsiz Fotoğrafınızı Çekiyor, Ses Kaydı Yapıyor!
Akıllı telefon kullanıcılarının, cihazlarına yükledikleri mobil uygulamaların birçoğunda şart koşulan sözleşme şartlarının onayı ile kişisel verilerin erişimine kolayca ulaşılabiliyor.Google’ın sosyal platformu Google+’ın mobil uygulaması yükleyip kullanıcılarına hizmet verebilmesi için fotoğraf ve video çekme, ses kaydı yapma, telefon rehberine ulaşma gibi daha birçok izin istiyor. Fakat akıllı telefon kullananların birçoğunun dikkate alıp detaylı bir şekilde okumadığı bu kullanıcı sözleşmeleri ile kişisel veriler depolanabiliyor. Radikal yazarı Serdar Kuzuoğlu , Google+ gibi aynı yetkiye sahip farklı uygulamaların da kullanıcıların haberi olmadan, istediği zaman ön ya da arka kameradan gizlice fotoğraf/video çekip, mikrofonu açıp ortam dinlemesi yapabilmesinden telefondaki bütün bilgileri ele geçirebileceği tespitinde bulundu. Kuzuoğlu'nun 'Gizlenen darbe planı sonunda bulundu' başlığıyla Radikal'deki köşesine taşıdığı (4 Haziran 2014) yazısının ilgili kısımları şöyle: Kendi türünün leşiyle beslenen kümes hayvanları gibiyiz. Sosyal medya çağında tek sermayemiz mahremiyetimiz. Elektronik dünyada neredeyse her şeye kişisel haklarımızdan feragat ederek ulaşabiliyoruz. Üstelik bu çoğumuzu rahatsız da etmiyor artık. Mahremiyet endişesi yakın gelecekte komik bile kaçabilir (10 yıl önce birine internette herkesin gerçek ismini ve fotoğrafını kullanacağını söyleseniz size gülerlerdi). Bu sancılı geçiş döneminde hepimiz nasibimiz ölçüsünde heybemizi dolduruyoruz. Tedirgin olmakta sonuna kadar haklıyız. Çünkü bugün bize ait bilgilerin ne amaçla kullanıldığına yönelik tahmin ve paranoyalarımızın ötesinde bir bilgimiz yok. Kişisel verilerin sıkı düzenlemelerle korunduğu bir geleceğin bedelini ödüyoruz bugün. Durumun vahametini zihnimizde canlandırmak için Google’ın sosyal platformu Google+’ın mobil uygulamasını örnek alalım. Yükleyip kullanmamız için bizden istediği yetkilerden bazıları şöyle: Fotoğraf ve video çekme, ses kaydı yapma, bulunduğumuz yeri tespit etme, telefon rehberimize erişme ve değiştirme, diğer sosyal ağ hesaplarımıza erişme, Google fotoğraflarımıza bakma, USB belleğimizdeki verileri okuma ve değiştirme, hesap ekleyip çıkarma, telefondaki yüklü diğer hesapları görme, NFC ile veri alışverişi yapma, internetten veri yükleme, ağ erişimini yönetme, bluetooth ile başka cihazlara bağlanma, telefonun uykuya geçmesini engelleme, duvar kâğıdını değiştirme, ses ayarlarını değiştirme, veri senkronizasyonunu yönetme, sistem ayarlarını değiştirme, takip ettiğimiz haber kaynaklarına bakma ve değiştirme... Yeter mi? Mobil uygulamaların çoğu okumadan onaylanan kullanıcı sözleşmelerindeki gibi çoğu kişinin bakmaya tenezzül bile etmediği ekranlarda topladığı bu yetkilerle çalışıyor. Google+ ile aynı yetkiye sahip kötü niyetli bir uygulama neler yapabilir düşünelim isterseniz. Haberimiz bile olmadan bizi adım adım takip edebilir, istediği zaman ön ya da arka kameradan gizlice fotoğraf/video çekip sahibine yollayabilir, mikrofonu açıp ortam dinlemesi yapabilir, telefonumuzdaki bütün bilgileri çekebilir. Daha da korkuncu, bizimle ilgisi olmayan dosyaları telefonumuza yükleyebilir, rehberimize adını bile duymadığımız kişileri ekleyebilir. Bir baskınla el konulan tabletinizden ‘Gezi Parkı Eylemleri Provokasyon Stratejisi’ başlıklı bir dosya ya da telefon rehberinizden azılı teröristlerin numaralarının çıkması işten bile değil anlayacağınız. Telefonunuzda bu yetkilere sahip en az üç, dört uygulama olduğuna bahse girerim (Bende onlarcası var). Şirketlerin vicdanı, kanunların caydırıcılığı ve devletin ilkelerinden başka tutunacak dalımız yok. Nedense hiçbiri bana aradığım huzuru vermiyor. Çağın en büyük açmazı da burada başlıyor. Yarı gönüllü bir işbirliğindeyiz. Teselli etmese de herkesin aynı durumda olduğu fikriyle avunuyoruz. Intel’in efsane CEO’sunun o meşhur sözünü de hiç unutmayalım: Sadece paranoyaklar hayatta kalır!T24
Reklam
Ülkelere göre ”ortalama ilk cinsel deneyim yaşı” sıralamasında Türkiye 19.sırada
Linke tıkladığınızda görmüş olduğunuz interaktif harita, ilk cinsel ilişki deneyiminin ülkelere göre yaş ortalamalarını gösteriyor. Veriler, Durex’in 2009 yılında yapmış olduğu global araştırmanın sonucunda oluşturulmuş. Fareniz yardımıyla araştırmaya katılan ülkelerin üzerine geldiğinizde, ortalama ilk cinsel deneyim yaşını görebiliyorsunuz.Araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye’de ortalama ilk cinsel deneyim yaşı 17,8. İlk cinsel deneyim yaşının bu kadar düşük olması üzerinde, erken yaşta evlilik oranının  yüksek olmasının büyük bir etkisi var.Elde edilen raporlar, ilk cinsel deneyimini en geç yaşayan ülkenin, ortalama 23 yaş ileMalezya olduğunu gösteriyor. En erken yaşta cinsel ilişkiye başlayan ülke vatandaşları ise15,6 yaş ortalamasıyla İzlandalılar.
Denizin 25 Metre Altında Çekilmiş Rüya Gibi 10 Fotoğraf
Kanadalı fotoğrafçı Benjamin Von Wong Bali açıklarında bir batıkta inanılmaz bir fotoğraf serisine imza attı. Denizin 25 metre altında model olarak kullandığı serbest dalışçılar, deneyimli dalgıçlar ve sualtı fotoğrafçılarından oluşan çekim ekibiyle rüya gibi fotoğraflar yakalama imkanı buldu. İyi eğlenceler dileriz...
10 maddede Taşeron Yasasının İç Yüzü
Soma’da yaşanan katliamın ardından __taşeron yasası çalışmalarını hızlandıran AKP, hazırladığı yasa tasarısınımeclise sundu. Yasa tasarında değişiklik öngören maddeler taşeron işçilerin çalışma koşullarında “iyileştirmelere” gidiliyor, fakat taşeron çalışanlar için ne kadrodan bahsediyor ne de ücret artışlarından. Soma’daki katliam sonrasında hazırlanılmasına hız verilen taşeron yasası tamamlanıp, Meclis’e sunuldu. Tasarı taşeron çalışan işçilerin yanı sıra maden ocaklarında çalışan işçilerin çalışma koşullarına dair de yenilikler getiriyor. AKP hükümetinin tasarıyla taşerona karşı herhangi bir şey değiştirdiği ise söylenemiyor. Söylemlerinde taşeronu kötüleyen AKP, tasarısında ise sadece çalışma koşullarını “iyileştirip” taşeron sisteme devam ediyor. Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında, kanun tasarısı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülecek. Peki görüşülecek bu tasarıyla işçinin hayatında neler değişecek? Değişikliklerle işçiye yine kadro yolunun açılmadığı, mevcut uygulamanın işçi lehine “iyileştirilip” göz boyamaca olacağı belli gibi.
Kapatılan NTV Tarih Kadrosunun Hazırladığı #Tarih'in İlk Sayısı Çıktı
Doğuş Grubu tarafından Gezi Parkı eylemleri dosya konusu yapıldığı için yayını sonlandırılan NTV Tarih dergisinin eski kadrosu, yaklaşık bir yıl sonra yeni bir tarih dergisiyle okuyucu karşısında. 1 Haziran'da #Tarih adıyla çıkan derginin kapak konusu, 301 işçinin öldüğü Soma maden faciası. Ferit Şahenk 'in sahibi olduğu Doğuş Grubu bünyesinde çıkarılan NTV Tarih dergisi, Gezi Parkı eylemlerini konu alan ve kapağına sembol 'kırmızılı kadın'ı taşıyan Temmuz 2013 sayısı nedeniyle kapatılmıştı. Patronajın kararıyla derginin yayınının sonlanması ardından derginin genel yayın yönetmeni Gürsel Göncü başta olmak üzere pek çok gazetecinin holding ile yolları ayrıldı. Yayın ekibi, hazırlanan ancak basılmayan Gezi Parkı sayısını bir süre geçtikten sonra dijital ortamda okuyucularıyla paylaştı. Aradan yaklaşık bir yıl geçtikten sonra, aynı ekip, Doğuş Grubu'ndan bağımsız olarak #Tarih dergisini çıkardı. 1 Haziran’da çıkan #Tarih'in ilk sayısında kapağa Soma maden katliamı taşındı. Derginin ilk sayısında, ek olarak NTV Tarih'in kapatılmasına neden olan Temmuz, 2013 nüshası da veriliyor. Tarih, eski NTV Tarih Yayın Yönetmeni Gürsel Göncü yönetiminde aynı ekip tarafından hazırlandı. Bu kadroya ek olarak yine Gezi Parkı eylemleri sırasında istifa eden eski NTV Program Müdürü Murat Toklucu da derginin yazı işleri müdürlüğünü üstlendi.Tarih'in yayıncısı, Gezi Parkı eylemleri sırasında istifa eden eski Doğuş Yayın Grubu CEO’su Cem Aydın ’ın büyük ortağı olduğu Stüdyo Yapım oldu. Aydın, Gezi Parkı eylemleri sürerken başta NTV haber kanalı olmak üzere yayın organlarında yeterince yansıtmamakla eleştirilince önce 'yaşananların izleyicilerle ilişkileri tazelemek için fırsat olduğunu' söylemiş ancak süreç istifasıyla sonuçlanmıştı. NTV Tarih'te birlikte mesai yapan ancak Gezi Parkı sürecinde yolları Doğuş Grubu ile yollarını ayıran gazetecilerin birlikte çıkardığı #Tarih dergisinin Soma faciası temalı 1. sayısının kapağı şöyle: T24
Reklam