İngiltere'de El Clasico Öfkesi
Futbolun beşiği İngiltere'de Real Madrid-Barcelona maçının ilk 15 dakikası izlenemeyecek. Futbolseverler duruma tepkili...Dünyanın merakla beklediği, bu akşam Santiago Bernabeu'da oynanacak El Clasico'nun başlamasına saatler kala İngiltere'den ilginç bir haber geldi. Dünyanın bir çok ülkesinde canlı yayınlarla ekrana getirilecek ve milyonlarca insanların takip edeceği Real Madrid-Barcelona karşılamasının ilk 15 dakikasının İngilizler tarafından seyredilemeyeceği ortaya çıktı.Maç İngiltere'de yerel saatle 17.00'de başlayacak. Ancak Britanya yayın kuralları gereği, saat 14.15 ile 17.15 saatleri arasında canlı futbol yayınına izin verilmiyor. Bu kuralın, Ada'da 15.00'te başlayan maçlarda, statlara giden seyirci sayısını ayarlamak üzere alındığı ancak şimdi İspanya'daki maçın da bundan nasibini alacağı belirtildi.İngiliz futbolseverler ise bu duruma tepki gösterdi. Maçı canlı yayınlayacak Sky Sport kanalına taleplerini iletin izleyiciler, kanaldan bu yasağı delmesini ve maçı başından itibaren ekranlara getirmesini istediler. Yayıncı kuruluşun konuyla ilgili nasıl bir tavır sergileyeceği merakla beklenmeye başlandı.Skorer
'Allah Ömür Verirse Cumhurbaşkanımızın İkinci Dönemini Göreceğiz'
AK Parti İstanbul İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Recep Tayyip Erdoğan’ın ikinci kez cumhurbaşkanlığına aday olacağı sinyalini verdi.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti İstanbul İl Danışma Meclisi’ne katıldı. Toplantıda AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu, İstanbul Milletvekilleri, AK Partili İlçe ve Belediye Başkanları ve partililer hazır bulundu.“ALNINIZDAN ÖPÜYORUM”Danışma Meclisi’nde partililere hitap eden Arınç, cumhurbaşkanlığı seçimlerine değinerek, “İlk turda değerli Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52 oyla Cumhurbaşkanı seçildi. Hiçbir itiraz olmadı ve Türkiye ilk seçiminde 12’den vurdu. Çok şükür bütün bu imtihanlardan İstanbul başarı ile çıktı. Her zaman çizgi yukarı doğdu oldu. En büyük hesaplar, hileler, dedikodular İstanbul için yapıldı. Bütün partiler İstanbul’a oynadılar ama hamdolsun dimdik durdunuz. Bu başarılardan imzası olan AK Parti’ye gönül veren bütün kardeşlerimin alınlarından öpüyorum” dedi.“BİZ GİDERSEK TÜRKİYE’DE HER ŞEY KÖTÜLEŞİR”2015 yılında yapılacak milletvekili seçimlerini hatırlatan Arınç, “Çok önemli bir seçimle karşı karşıyayız. İster Haziran’da olsun, ister 3-5 gün önünde olsun. Olmaz olmaz diye bir şey yok. Türkiye’de ihtiyaçlar olursa biraz önünde biraz arkasında bu işler yapılabilir. 2015 Haziran 7’sini hedefleyerek bu seçimden başarı ile çıkmak zorundayız. İstikrarın devamı, AK Parti’nin dimdik iş başında olduğunu göstermek ve birilerinin değirmenine su taşımamak için yapılan siyaset mühendisliği bozmak için yeniden iktidar olma mecburiyetimiz var. Biz buna mahkumuz. Biz iktidar olmak zorundayız. Biz gidersek Türkiye’de her şey kötüleşir. 12 yıl büyük istikrarla ülkeyi başarıda başarıya götüren insanları gitmesi demek Türkiye’nin zor günlere, karanlık dönemlere dönmesi ise buna izin vermeyeceğiz. Buna halkımız da izin vermeyecek” diye konuştu.“BUNLARIN ELİNE KALSAK 5 AY MAAŞ ÖDEYEMEZLER”Konuşmasında muhalefeti de eleştiren Arınç, “Bunların eline kalsak 5 ay maaş ödeyemezler, bütün yatırımlarımız kalır, birbirlerini yerler. Geçmişte örneklerini gördük. Bunlar devlet idaresi bilmez. Onlar sadece baskıcı anlayışla milleti sürü gibi görmeye başlar ve hala ülkenin bu şekilde yönetileceğini düşünürler. Gözünüzü kapatın ve şöyle bir ihtimali düşünün. 3 aylığına AK Parti iktidarı ‘ceee’ deyip kaçıverse, kim hükümet kuracak, dış ilişkileri kim götürecek bulamazsınız. Keşke bulabilseydik. Keşke daha iyileri olsa da ‘biz kazanamazsak da onlar kazanır ülke istikrarı devam eder’ desek. Bazen böyle bir ihtimali düşünüyorum ve afakanlar içinde uyanıyorum. Bunların 50 sini toplasanız bizim 50’de birimizi yapamazlar. Bizim olup olmamamız önemli değil AK Parti olmalı. AK Parti bu ülkeyi yönetmeye devam etmeli. Millet bizden ümidi kesinceye kadar. Biz inşallah çok büyük bir hata yapmazsak bu millet bizi hep destekleyecek” şeklinde konuştu.“ALLAH ÖMÜR VERİRSE CUMHURBAŞKANIMIZIN İKİNCİ DÖNEMİNİ GÖRECEĞİZ”2015 seçimlerinin bir kader seçimi olacağını vurgulayan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:“Ondan sonra 4 sene istikrarlı bir dönem. Yola devam edeceğiz ve büyük bir istikrar döneminde bütün hizmetlerimiz taçlandıracak çok güzel şeyler yapacağız. Geçmişte her sene bir iki seçim gördük. Bir iki seçim demek devlet idaresinde de çok sıkıştığımız günler olmuştur demek. Ama 2015 -1019 seçimsiz bir dönemdir. Sonra çok güzel bir döneme rastlayacağız. 2019’da bütün seçimleri bir arada yapacağız. Allah ömür verirse Cumhurbaşkanımızın ikinci dönemini göreceğiz. Milletvekilleri ve belediye seçimleri yenilenecek. Belki 3 sandığı bir araya getireceğiz.”“İNSANIN HEDEFİ UFUKLAR KADARDIR”“Bir insanın hedefi ufuklar kadar olur” diyen Arınç, konuşmasında Ömer Seyfettin’in Kızılelma hikayesinden örnekler verdi.Cumhuriyet’in 91. Yılının yakında kutlanacağını söyleyen Arınç, “Allah kısmet ederse 2023’te de 100. yılı kutlayacağız. Buna dair büyük projelerimiz var. 2023 hedeflerimiz var. Görebileceğiniz en son nokta sizin hedefiniz olmalı. Eski tarihimizde buna kızılelma diyebilirler. Herkes Ömer Seyfettin’in kitabını alsın okusun. Ömer Seyfettin genç yaşta vefat etmiş insan. 30 sene daha yaşasaydı kim bilir neler yazacaktı adam. Onun hikayelerinden Kızılelma hedefe vardığınız zaman ondan sonraki hedeftir. Hedef böyle olmalı. Hedef ufuklar kadar olacak” ifadelerini kullandı.“TRT’DE 40 YILDA BİR GÜZEL BİR DİZİ YAPMIŞTIK”Arınç TRT’de yayınlanan Kızılelma dizisinin sonlandırılmasına da üzüldüğünü belirterek, “Biz TRT’de 40 yılda bir güzel dizi yapmıştık. Geçen final bölümü dediler canım sıkıldı. İnşallah bitmemiştir. Kızılelma diye bir dizi vardı. Çok da güzeldi ama birileri çekemedi herhalde. Final yazısına da üzüldüm. Final Haziran’da olur. Herhalde bitirdiler” dedi.AK Parti’nin geçtiğimiz seçimlerdeki başarılarını hatırlatan Arınç, “Millet ufku olan insana inanıyor, hedefi olan insana inanıyor. Küçük hesaplar peşinde koşan, dalavera yapan, birbirini çekiştiren hokkabazlara inanmıyor” şeklinde konuştu.İHA
'The Endless River' İçin Bir Teaser Daha Yayınlandı
Kasım ayında yayınlanacak yeni Pink Floyd albümü The Endless River ‘dan şimdiye kadar parçalardan sesler duyduğumuz teaser’lar izlemiştik. Grubun son yayınladığı teaser’daysa kayıtlardan görüntüler ve kısa röportajlar yer alıyor!Bantmag
Validebağ'da Polis Müdahalesi
ÜSKÜDAR Validebağ Korusu'nun yanında bulunan araziye yapılacak cami inşaatı için gelen hafriyat kamyonunun önünü kesen eylemcilerle polis arasında arbede çıktı. Biber gazı, yumruk, cop ve kaskların kullanıldığı olaylarda 1'i polis 3 kişi hafif şekilde yaralandı.Üsküdar Validebağ Korusu'nun yanında bulunan araziye yapılmak istenen cami inşaatını bugün CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ve CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ziyaret etti. Alkışlarla karşılanan Tekin ve Tanal, inşaat alanını gezip incelemelerde bulundu. Vatandaşlarla kısa bir süre sohbet edip bilgi alan Tekin, 'Burası oldu bittiye getirilemez. İnşaatın durdurulması gerekiyor. Durdurulmalıdır' dedi. Tekin ve Tanal yaklaşık bir saat süren ziyaretin ardından inşaat alanından ayrıldı. Milletvekillerinin ayrılmasının ardından eylemciler, şantiye alanından çıkan hafriyat kamyonunun önünü kesti. Tahta barikatlar kurarak kamyonu durduran eylemcilerle polis arasında tartışma yaşandı. Polis eylemciler iterek alandan uzaklaştırmak isteyince kavga çıktı. Polis, yumruk, biber gazı, cop ve kask kullanarak göstericileri uzaklaştırmak istedi. Kavgada 1'i polis 3 kişi hafif şekilde yaralandı. Olayların ardından hafriyat kamyonu yoluna devam etti.GÜRSEL TEKİN VALİDEBAĞ'DACHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin saat 10.30 sıralarında Validebağ korusu yanındaki inşaat alanına geldi.Cep telefonundan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen'i arayan Tekin bilgi aldı. Gürsel Tekin alana girerek incelemelerde bulunduğu sırada, basın mensuplarının çevik kuvvet tarafından engellenmesi tepki gösterdi. Tekin'in tepkisi üzerine basın mensuplarının girişine izin verildi.Tekin, vatandaşlarla kısa bir süre sonra sohbet ettikten sonra açıklamalarda bulundu. Gürsel Tekin, cami inşaatıyla kamuoyunun dikkatinin başka yerlere çekilmek istendiğini savundu. Tekin, '2005'ten beri geçmiş mevzuata göre 36 cami alanının, ne yazık ki AKP iktidarı döneminde, imarda cami olmasına rağmen rezidans, muhallebici, otel ve alışveriş merkezi yapıldığını herkesin bilmesi lazım' dedi. Tekin, konuşmasına şöyle devam etti. 'Diyanet İşleri Başkanlığı'na sorduk. 'Bir ibadethanenin yapılması için hangi mevzuatlar gerekiyor?' Diyanet İşleri, çok açık, net söylüyor. 98'den itibaren uygulanan mevzuat ve yasaya göre, yapılacak caminin asgari en küçüğünün 2 bin 500 metrekarenin üzerinde olması gerekiyor. Orta boy 5 bin, büyük boy 10 bin metrekare. Burada 2 bin 500 metrekare var mı? Şimdi bin 450'yi 'Ufaktır, mevzuata aykırıdır' diye cami olmaktan çıkarıp rezidans yapıyorsun, burada yurttaşların ortak alanı, yakında ibadethaneler olmasına rağmen, buraya koyuyorsunuz.'CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin cami mevzusunda Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'i açıklama yapmaya davet etti.Haber: Elvan EZBER- Cengiz ÇOBAN - Naci YÖNER - İSTANBUL, (DHA)
Reklam
Stratejik Tepede Bayrak Savaşı
IŞİD kuşatması altındaki Kobani’de çatışmalar devam ederken kentin batısında stratejik öneme sahip Til Şeir Tepesi, 24 saat içinde üç kez el değiştirdiNAMIK DURUKAN MürşitpınarABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin aralıksız bombardımanına rağmen Kobani’yi işgal eden IŞİD, kentin stratejik noktalarına saldırılarını sürdürüyor. Kentin batısında Til Şeir Tepesi, 24 saat içinde üç kez el değiştirdi; İŞID tepeyi almaktan vazgeçmiyor.YPG güçlerinin 14 Ekim’de ele geçirdiği tepe, önceki gün yoğun bir saldırı başlatan IŞİD’in kontrolüne geçti. Koalisyon uçakları IŞİD’in bayrak diktiği tepeye bomba yağdırdı. Büyük kayıp veren IŞİD militanları, denetimleri altındaki Mezra köyüne çekildi. IŞİD’liler uçakların bölgeden ayrılmasından sonra tepenin kontrolünü yeniden ele aldı. Bunun üzerine ABD uçakları 22.30 sıralarında tepeyi ve çevresindeki IŞİD hedeflerini tekrar vurdu. Bombalamanın ardından saldırı başlatan YPG, yeniden kontrolüne aldığı tepeye Sabah saatlerinde kendi bayrağını dikti. Bunun üzerine IŞİD, Mezra köyüne geri çekildi.Kürtçe anons yapıldıKobani etrafındaki bombalamalar nedeniyle bölge köylüleri tedirgin bir gece geçirdi. IŞİD dün öğleye doğru Til Şeir Tepesi’ndeki YPG’lilere yönelik havan saldırısı başlattı. Atılan havanlardan üçü, Türkiye topraklarına düştü. Mayınlı bölgeye gelen ve büyük bir gürültüyle patlayan topların şarapnel parçaları köylere kadar ulaştı.Havan atışı akşam saatlerine kadar aralıklarla sürdü. Buna rağmen Türkiye tarafından Kobani’ye geçmek isteyenlere sınırda devriye görevi yapan zırhlı araçlardan Kürtçe “Burası yasak bölge. Derhal bölgeyi terk edin” anonsları yapıldı. Bu arada ÖSO ve Furkan El-Fırat grupları ile birlikte IŞİD’in ilerleyişini durduran YPG, bombalı araçla yapılan saldırıları engelledi. Önceki gün ve dün yaşanan çatışmalarda 50’ye yakın IŞİD militanı öldürülürken, çok miktarda cephanenin de YPG’nin eline geçtiği bildirildi. Çatışmalarda YPG’den 9, Furkan El-Fırat grubundan da bir kişi yaşamını yitirdi.40. gününe giren Kobani kuşatması önceki gece ve dün kentin Kaniya Kurda bölgesinde yoğunlaştı. Güney cephesinde ise IŞİD bomba yüklü bir araçla saldırı girişiminde bulundu. Ancak araç, içinde IŞİD’liler varken roketatarla vurulup infilak ettirildi. Patlamada en az 7 IŞİD’linin öldüğü bildirildi.Koalisyon uçaklarının bombaladığı Til Şeir Tepesi’nde ise 23 IŞİD üyesinin öldürüldüğü açıkladı.Lübnan mülteci almayacakYaklaşık 1 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Lübnan, geçtiğimiz gün yaptığı açıklamayla bundan sonra “sıradışı” durumlar dışında ülkeye mülteci kabul etmeyeceğini açıkladı. Komşu Suriye’den artık mülteci kabul etmeyeceğini belirten Lübnan’ın bu kararı, iç savaştan kaçan on binlerce Suriyelinin sınır kapılarında kalmasına yol açabilir. İletişim Bakanı Remzi Creic, artık daha fazla mülteciyle başa çıkamayacaklarını vurguladı. Kayıtdışı mülteci sayısının daha çok olabileceği belirtilen Lübnan’ın 5 milyonluk nüfusunun neredeyse çeyreğini mülteciler oluşturuyor. Bakan ayrıca halihazırda ülkede olan mültecilerin Lübnan’ı terk etmeleri için teşvik edildikleri ya da başka ülkelere gitmeleri tavsiyesinde bulunulduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler’in Lübnan’daki mülteci temsilcisi Ninette Kelley ise ülkenin ağustos ayından beri mültecilerin girişini kısıtladığını aktardı.
Her Babanın En Az Bir Kez Söylediği 30 Söz
Aynı fabrikadan çıkmış gibi aynı cümleleri kuran babalarımızın, klasik sözlerini yazan Twitter fenomeni @baba_klasigi'nin en ilgi çeken ve bazı durumları özetleyen iletilerini biraraya getirdim. Eminim sizin de babanızdan duyduğunuz ve gelecekte çocuklarınıza aktaracağınız çok sayıda söz vardır. Yorumlara ekleyelim, dillere pelesenk olsun.
Reklam
iPad Air 2 Bükülme Testi
İPhone 6 ve 6 plus bükülme testlerinden sonra sıra İPad'lerde. İPad Air 2 bükülme testini izliyoruz.
Tunceli'de 'PKK Mezarlığı' Gerginliği; Kente Giriş-Çıkış Yasaklandı
Tunceli'deki Pülümür Vadisi'nde yaptırılan 'PKK Mezarlığı'nın bugün açılacağı haberleri üzerine Tunceli Valiliği ikinci bir emre kadar kente giriş ve çıkışları yasakladı. Kente gelen araçlar, güvelik güçlerince geldikleri yöne geri gönderilirken, bu kararın olumsuz bir durumda sicillerin zarar görmesini önlemeye yönelik olduğu belirtildi.İçişleri Bakanlığı'nın onayı ile Tunceli Valiliği'nce alınan bu karar tepki gösteren Tunceli Belediye Başkanı DBP'li Mehmet Ali Bul, bölgede güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada ölen örgüt mensupları için yaptırılan PKK Mezarlığı'nın açılışının engellenmesi amacıyla 7 ilçe ile çevre iller ve Pülümür Vadisi'ne giden tüm yolların asker ve polis panzerleriyle kapatıldığını söyledi.Tunceli'ye 30 kilometre uzaklıkta bulunan Pülümür Vadisi'ndeki Alacık Köyü yakınlarında yaptırılan PKK Mezarlığı'nın bugün açılmasının planlandığını kaydeden Mehmet Ali Bul, kentte olağanüstü hal uygulaması yapıldığını öne sürdü. Tunceli Belediye Başkanı Bul, şunları söyledi:'Bugünkü durum 1990'lara dönüştür. Bütün yollar asker ve polisler tarafından kapatılmış. Vali Yardımcısı ile yaptığımız görüşmelerde kararın İçişleri Bakanlığı tarafından alındığını söyledi. Görüşmeleri sürdürüyoruz. Bu durum barış sürecine hiçbir biçimde hizmet etmiyor. İnsanların seyahat özgürlükleri hukuksuz olarak ellerinden alınmış durumda. OHAL döneminde bile böylesine bir yasak alınmamıştı. Umarım Valilik bu kararından kısa sürede döner ve kente giriş çıkışlar serbest bırakılır. Biz mezarlarımızı ziyaret etmek için oraya gitmeye çalışacağız.'1990'LI YILARI GERİDE BIRAKTIDBP İl Başkanı Ergin Doğru, bu sabah erken saatlerden itibaren bütün yolların askeri ve polis araçlarıyla kapatıldığını belirterek, 'İzmir'den bile çevik kuvvet getirilmiş' dedi.Bu uygulamayla 1990'lı yılların bile gerisine gidildiğini ileri süren Doğru, 'Bu konuda muhatap bulamıyoruz. Böyle bir yasak; akıl ve mantık işi değil. Barış sürecinde insanlar mezarlarını ziyaret edemiyorsa, barış bunun neresinde? Umarım kısa sürede bu karardan vazgeçilir ve insanlar özgür bırakılır' diye konuştu. DHA
Reklam
Tank Yıkama Makinesiyle Mercedes Parçalamak
Hammelmann şirketinin ürettiği 1000 barlık basınçla dakikada 192 litre su püskürten tank yıkama ünitesi Mercedes Benz 190'nın içine monte edilerek neler olacağını kaydetmişler ne diyelim efendim o arabayı bile bulamayan biri olarak içim parçalandı.
Facebook'a Muhalif Site Ello'ya 5.5 Milyon Dolar Destek
Kullanıcı bilgilerini asla satmamayı ve şirket reklamlarına yer vermemeyi taahhüt eden sosyal paylaşım sitesi Ello, 5,5 milyon dolarlık yatırımcı desteği sağladı.Ağustos ayında kurulan Ello'nun kamu yararına çalışan bir kurum sıfatını alması şimdiki ve gelecekteki sahiplerinin bu taahhüdü bozmasını engelliyor.Ello, ek hizmetler için küçük çapta bir ödeme sistemi getirerek gelir sağlamayı planlıyor.Ello'nun yeni destekçilerinden Fresh Track Capital şirketi yetkilisi Lee Bouyea, 'LinkedIn mesleki paylaşım sitesi gibi sitelerde ve oyun sitelerinde freemium (ücretsiz deneyim uygulaması) başarılarını gördük. Ello ise, bu alanda eşi olmayan bir adım atıyor. Bizler uzun erimli yatırımcılarız. Portföyümüzde 9 yıl süreyle yatırım yaptığımız ve ancak ondan sonra başarı elde etmiş bir şirket de var. Biz bir şirketin uzun erimde başarı ve değer kazanmasını esas alırız.' dedi.Kimi uzmanlarsa sosyal medya platformlarını kullananların para ödemeye hazır olmadığını belirtiyor.Teknoloji araştırma şirketi Forrester'da çalışan James McQuivey, yakınlarda BBC'ye yaptığı açıklamada 'Bir arkadaşınızı, kendisine mali yük getireceğini bile bile arkadaş olmaya davet etmezsiniz. Dijital müzik dünyasında bile bazı hizmetler paralı ama çoğu kişi parasız hizmetlerle yetiniyor.' dedi.Ancak Ello'nun kurucusu Paul Budnitz, şirketin reklam ve kişisel bilgi tabanı satışı olmaksızın gelişebileceğinden emin konuşuyor; 'Bizim iş modelimiz denendi ve doğrulandı. Sadece sosyal paylaşım ağında değil birçok yerde denenmiş bir uygulama.' diyor.'Bir iPhone alıyorsunuz, telefon temel uygulamalar yüklenmiş halde geliyor. Telefon edebiliyorsunuz, SMS mesajı gönderebiliyorsunuz. Ama sonra herkes kullanım yelpazesini genişletmek için bazı uygulamaları satın almaya başlıyor. Ello'yu da birkaç dolara istekleriniz doğrultusunda kendinize uygun hale getirebilirsiniz.' diyen Paul Budnitz, kullanıcı bilgilerini araştırmama kararının şimdiden şirkete tasarruf sağladığını kaydetti.Budnitz, Ello kullanıcısının nüfus dağılımını bilemediğini ve Ello'nun bir yandan inanılmaz ölçüde büyürken, hala 14 kişilik kadroyla çalışmaya devam ettiklerini söyledi.BBC Türkçe
8 Madde ile Tavukların Yıllar Geçtikçe Korkutan Büyümesi
Tavuklar değişti, sanırım bunu herkes farketmiştir. Günümüzde, etçi civcivler, geçmişe oranla çok daha büyükler ve oldukça hızlı büyüyorlar. Kanada'da yürütülen bir çalışma, günümüzde tavukların neden daha büyük olduğu sorusuna cevap bulmaya çalıştı. Bu çalışmanın ardından elde edilen bilgiler, 26 Eylül 2014 tarihinde, Poultry Science isimli dergide yayınlandı. İncelemenin sonucuna göre, günümüzde tavukların daha büyük olmasının tek sebebi genlerinin farklı olması ve bu nedenle, tavuk yemekte herhangi bir sakınca yok.
Reklam
Afyon'da Feci Kaza: 8 Üniversite Öğrencisi Öldü, 19 Kişi Yaralandı
SÜLEYMAN Demirel Üniversitesi öğrencilerini gezi için Eskişehir'e götüren Yusuf Zeybek'in kullandığı midibüs, Afyonhkarahisar yakınlarından uçuruma yuvarlandı. 8 öğrencinin öldüğü kazada sürücü ile 18 öğrenci de yaralandı.Süleyman Demirel Üniversitesi Yalvaç Meslek Yüksekokulu öğrencilerini taşıyan iki midibüs, sabah saatlerinde gezi amacıyla Eskişehir'e doğru yola çıktı. Yusuf Zeybek yönetimindeki 32 YV 436 plakalı midibüs, bugün saat 10.00 sıralarında Afyonkarahisar'ın Çay İlçesi Karamık Köyü yakınlarında yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıktı. 15 metre derinliğindeki şarampole yönelen araç bir süre düz ilerledikten sonra kayalığa çarparak takla attı. Kazayı, arkalarından gelen diğer midibüsteki öğrenciler farketti. Öğrenciler şarampole inerek arkadaşlarını kurtarmaya çalışırken jandarma ve 112 Acil Servis'e haber verdi. İlk etapta 6 öğrenci kaza yerinde öldü. Yaralı çıkarılan 2 öğrenci de kaldırıldıkları hastanede kurtarılamadı. Sürücü Zeybek ve yaralılar kaza yerine sevk edilen çok sayıda amsbulansla Afyonkarahisar merkez, Çay, Dinar ile Yalvaç İlçesi'ne sevk edildi. Kaza yerine ulaşan Afyonkarahisar İl Afet Acil Durum Müdürlüğü'ne bağlı ekipler ve itfaiye ölen 6 öğrencinin midibüs altında kalan cesetlerini sıkıştıkları yerden çıkardı.ÖĞRETMENLERİ TEŞHİS EDEMEDİKaza yerinde geniş önlem alan jandarma, kimlik tespiti yapmak için üniversite öğretim görevlilerinden yardım istedi. Kaza yerindeki öğretim görevlileri, öğrencileri teşhis edemedi. Öğrencilerin etrafa saçılan eşyaları ise jandarma ekipleri tarafından toplanarak bir araca konuldu. Cenazeler savcının incelemesinin ardından Çay Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.VALİ GÜNER: 'KESTİRME OLSUN' DİYE KULLANILMIŞ Vali Hakan Yusuf Güner Afyonkarahisardaki Devlet Hastanesi'nde yaralıları ziyaret etti. Gazetecilere kazayla ilgili açıklama yapan Vali Güner, 'Kaza, Yalvaç'tan Eskişehir istikametine gelen bir dağ yolunda meydana geliyor. Yol jandarma bölgesi olarak tabir edilen tek aracın gidebileceği asfalt. Ama uçurumları olan bir yol. Tali bir yol. Zannediyorum ki, 'Kestirme olsun' diye gidiyorlar' dedi.REKTÖRDEN TAZİYE MESAJISüleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu da kaza ile ile ilgili yayamladığı mesajda ölen öğrencilerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifa diledi.DHA
Tıp Tarihinde İlk Kez Durmuş Kalbin Nakli Yapıldı
Avustralyalı doktorlar bir ilki gerçekleştirerek durmuş bir kalbi hastaya nakledip hayata döndürdü. Sydney’s St Vincent’s Hospital ve Victor Chang Cardiac Research Institute tarafından geliştirilen yeni bir teknik sayesinde 20 dakika boyunca atmayan kalbi tekrar hastaya nakledip çalıştırmak mümkün hale geldi.Bugüne kadar sadece beyin ölümü gerçekleşen ancak kalbi atmaya devam eden hastaların kalp nakli yapılabiliyordu. Üç hastanın durmuş kalplerini naklettiklerini açıklayan doktorlar, iki hastanın iyileştiğini diğer hastanınsa yoğun bakım ünitesinde olduğunu belirtti. Avustralyalı doktorlar bu yeni teknik sayesinde organ nakli alanında daha fazla ilerlenebileceğini söyledi.Milliyet
Reklam
'Kâfirleri Görünce Öldürmeliyiz'
''İslam Devleti'' nasıl işler? Alman Spiegel gazetesi, Türkiye'den IŞİD'e terörist devşirmekle görevli bir örgüt mensubu ile görüştü. Ebu Settar isimli militan, demokrasinin kafirler için olduğunu düşünüyor, dünyaya egemen olduklarında günahkar Müslümanların da cezalandırılacağını söylüyor.Çeviri: Tevfik TaşsoL'un notu: Alman Der Spiegel dergisi, Irak-Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) Türkiye'deki militan akışını koordine eden Ebu Settar isimli bir militanla görüştü. Gazeteciyle IŞİD'linin kamuya açık bir mekanda buluşmaları bile, Türkiye'yi yöneten iktidarın bir terör şebekesiyle olan ilişkilerini göstermeye yetiyor. Öte yandan, Ebu Settar'ın açıklamaları, bölgedeki dinci gericiliğin hangi kaynaklardan beslendiğini ve hangi argümanları kullandığını göstermesi açısından da, Türkçe okuyan okurun dikkatinden kaçmayacaktır. Ebu Settar'ın İslam savunusu ile Türkiye'deki AKP kaynaklı dinci gericiliğin İslam savunusu arasında benzerliği görmek ise, herhalde şaşırtıcı olmayacaktır.İslamcının şartları son derece sıkı: Fotoğraf çekilmeyecek, ses kaydı tutulmayacak, gerçek isim hiçbir şekilde telaffuz edilmeyecek. Hangi ülke vatandaşı olduğunu da açıklamıyor. Yalnızca Arap olduğu anlaşılıyor. İngiliz aksanıyla konuşan, iyi bir İngilizcesi var.Adının Ebu Sattar olduğunu söyleyen 30 yaşlarında, siyah sakalı göğsüne kadar uzamış, üst dudağında bıyığı olmayan kel kafalı bir adam ile buluşuyoruz. Yere kadar değen bir kaftan giyinmiş. Siyah bir deri çanta içinde, beze sarılı bir Kuran taşıyor elinde.IŞİD'in 'ideolojik figürü'Ebu Sattar, Türkiye'de terör milisi olacak kişileri derliyor. Dünyanın değişik ülkelerinden Türkiye'ye gelip, Irak ve Suriye'deki ''kutsal savaş''a katılmak'Kuran'da olduğu gibi, Allah'ın sözleri bunlar. Çeviriye de hakkımız yok. Burada söz konusu olan bir şeyin hoşa gidip gitmemesi değildir. Bizim tek bir kelime dahi soru sorma hakkımız yok.'isteyen kişilerin imanlarını test ediyor. Birbirinden bağımsız pek çok İD (İslam Devleti) sempatizanı onunla görüşmemizi önerdi. İD için niçin savaşılması gerektiğini en iyi o anlatabilirmiş. Birçokları için o, ideoljik anlamda örnek bir figür.Bir miktar karasızlıktan sonra Ebu Sattar bizimle buluşmayı kabul etti. Randevulaştıktan sonra nerede buluşacağımızı söyleyecekti. Fakat randevu gerçekleşmedi. Daha sonra, yalnızca bir gün sonra kamuya açık bir yerde sabahtan buluştuk. Bu kez gerçekten de geldi. Çerçevesiz cam gözlukler içinde kahverengi göz rengi olan bir adam belirdi. Elinde tahtadan yapılmış bir tesbih var; kendine güvenli ve kavgacı mizahı olan bu adam çayını ısmarladı.Esselamün aleyküm.Müslüman mısınız?Ne önemi var. Benim için din yalnızca özel bir meseledir.Peki, niçin ''Selamün aleyküm'' diyorsunuz?Çünkü ''Selamet seninle olsun'' anlamındadır ve ben bunu dostane bir selamlama olarak görüyorum.Demek ki siz müslüman değilsiniz. Biliyordum zaten!İslam Devleti söyleminde dünya sürekli imanlılar ve kâfirler olarak ayrılıyor. Niçin? İslam Devleti fikriyatında niçin yalnızca siyah ve beyaz var? ''Biz dünyanın geri kalanına karşıyız'', niçin?Kim başlattı bunu? Kim dünyayı işgal edip, bütün yabancı kültür ve dinleri değersiz kılmaya çalıştı? Sömürgeciliğin tarihi uzun ve kanlıdır. Batıya ait bu tutum, günümüzde kendini beğenmişlik olarak hâlâ sürdürüyor. ''Biz dünyanın geri kalanına karşıyız'' yaklaşımı batının asıl motivasyonudur. Biz müslümanlar nihayet buna karşı başarılı bir direniş gösteriyoruz.'KURAN'DA NE VARSA ONU YAPIYORUZ'Masum insanlara karşı baskı ve terörü yaygınlaştırıyorsunuz. Özellikle de müslümanlara karşı. Şimdi buna başarılı bir direniş mi diyorsunuz?Biz Allah'ın sözlerine uyuyoruz. Bizim inancımıza göre, insanlığın asıl görevi Allah ve peygamberi Muhammed'e selametle bağlanmaktır. Biz Kuran'da ne varsa onu yapıyoruz. Biz bunu başardığımızda elbette bu bir başarı olacaktır.'Evet, bu iki surede geçiyor. Fakat orada birşey daha var: Nerede kâfirlerle karşılaşırsan onları öldür ya da sürgün et.'Başka insanların kafasını kesen kişiler iyi müslüman mıdırlar?Tersten soralım: Sizce savaş uçakları ile Afganistan'da düğün yerini bombalamak ya da uydurulmuş nedenlele bir ülkeyi, örneğin Irak'ı işgal etmek iyi hristiyan olmak mıdır? Guantanamo ya da Ebu Garib'ın sorumluları iyi hristiyanlar mıdır?Siz benim soruma yanıt vermiyorsunuz. İfade ettikleriniz din adına yapılmış şeyler değil ki. Ve batıda da bu olaylar çok eleştirildi. Bir kez daha: Sizin için iyi müslüman kimdir? Hangi insanları davaya katıyorsunuz?İyi müslüman Allah'ın yasalarına amasız fakatsız tabî olandır. Şeriat bizim yasamızdır. Ve asla insanlar tarafından yapılmamıştır. Yorumuna gerek yoktur. Allah tek yasakoyucudur. Kesin olan birşey var ki, Almanya'da buna dahildir, dünyada yeterince insan modern dünyanın beyhudeliğinin farkındadır. İslamın ete kemiğe büründürdüğü değerler anlaşılmıştır. Şeriata karşı olan müslüman olamaz. Bize gelen insanlarla konuşup, onların imanlarının ne derece sağlıklı olduğunu tespit ediyoruz.'GERÇEK MÜSLÜMAN DEMOKRAT DEĞİLDİR'Tahmine göre dünya üzerinde 1,6 milyar müslüman yaşıyor. Bunların çoğunluğu demokrat, bazıları liberal, bir kısmı da tutucu. Düşünün bir kez, aranızda hem hetero hem de homoseksüeller var. Çoğunluk sizin ideolojinizi benimsemiyor. Fakat size göre, tek bir müslüman tipi var, yani yalnızca sizin ideolojinizi paylaşanlar. Bu çok saçma!Demokrasi kâfirler içindir. Gerçek müslüman demokrat değildir. Çünkü onu çoğunluk ya da azınlık fikri ilgilendirmiyor. Onu ilgilendiren yalnızca islamın söyledikleridir. Bunu dışında, demokrasi batı için bir iktidar aracıdır; islam için ise tam tersi. Bütün dünyanın demokrasiye ihtiyacı olduğunu nereden çıkartıyorsunuz? Homoseksüellikle ilgili olarak Kuran gerekli kuralları koymuş: Yasaktır ve cezalandırılır.'KİM BİZE KARŞIYSA DÜŞMANIMIZDIR'Bu yaklaşımınızla bütün müslümanları terör tarafına itiyorsunuz. Birçok ülkede onlar üzerinde baskı artıyor. Oysa ki, onların terörle hiçbir ilgileri bulunmuyor.Evet, şimdi siz bize karşı değil misiniz? (Gülüyor) İnanıyorum ki, bize sizin kabul etmek istediğinizden çok daha fazla destek var. Kim müslüman olan rengini belli etsin talebini dillendiriyorsa, tamamen haklıdır. Biz bir adım daha ileri gidiyoruz: Bütün insanlar kendi renklerini itiraf etsinler. Allah'a teslim olmak mı istiyorlar yoksa tersi mi? Kim bize karşı ise, o bizim düşmanımızdır ve mücadele edilecektir. Bunun dışında, bir kısım kişiler var ki, kendilerini müslüman olarak adlandırmalarına karşın, yaşamlarını buna uygun düzenlemiyorlar. Alkol alıyor, ibadet etmiyorlar. Oruç tutmayıp, sürekli ilişki değiştiriyorlar ve Kuran'ı ezberlemiyorlar.Kim bize karşı ise, o bizim düşmanımızdır ve mücadele edilecektir. Bunun dışında, bir kısım kişiler var ki, kendilerini müslüman olarak adlandırmalarına karşın, yaşamlarını buna uygun düzenlemiyorlar. Alkol alıyor, ibadet etmiyorlar. Oruç tutmayıp, sürekli ilişki değiştiriyorlar ve Kuran'ı ezberlemiyorlar.Sizin olumsuz olarak tasvir ettiğiniz yaşam tarzını bilinçli olarak tercih etmiş çok müslüman var.Olabilir. Fakat bu, Allah'ın iradesine aykırıdır. İnşallah, bir gün bizim şeriatımız dünyaya hakim olduğunda, bu insanlar yaptıklarından dolayı cezalarını çekecekler.'BAŞKA İNANÇTAN OLANLARLA MÜCADELE ETMEK HER MÜSLÜMANIN GÖREVİ'Müslüman olmayan kadınları kaçırıp, seks kölesi yapıyorsunuz. Başka türlü inanları ya idam ediyorsunuz ya da kafalarını kesiyorsunuz; çocukları bile... Nedir bunda İslam olan?Niçin kimse Suriye Cumhurbaşkanı Beşir Esad'ın vicdanına bırakılmış insanlar için kızmadı? Şimdi biz orada hilafet ilan edince şaşırtıcı bir anilikle sorun mu oldu? Sizin sorunuza gelince: Öteki inançtan olanlara karşı mücadele etmek her müslümanın görevidir. Ta ki bütün dünya Allah'ın önünde secde edinceye dek. Herkesin Allah'a teslim olması ve doğru yola dönme şansı vardır. (Kuran'ın 5. suresi, 37. ayetini Arapça olarak ezberden okuyor) (*)''Allah ve O'nun Resûl'ü ile harp edenlerin ve yeryüzünde fesat ve bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları ya da ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rezilliğidir. Ve ahirette ise, onlara “büyük azap” vardır.Burada en azından müslüman olmayanlara karşı bozgunculuk yapılmıyor. Hangi dinden olursa olsun milyarlarca insan barış içerisinde bir arada yaşıyorlar. Ya da yan yana yaşıyorlar...(Arapça olarak ezberden bu kez de 4. surenin 91. ayetini okuyor)''Sizden ve kendi kavimlerinden emin olmak isteyen başkalarını da bulacaksınız. (Fakat) fitneye her çağırılışlarında, ona geri döndüler. Şâyet bundan sonra sizden uzak durmazlar, barış teklif etmezler, ellerini sizden çekmezlerse, o takdirde onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Ve işte size, onların üzerine (saldırmanız için) apaçık yetki verdik.''Demokrasi kâfirler içindir. Gerçek müslüman demokrat değildir. Çünkü onu çoğunluk ya da azınlık fikri ilgilendirmiyor. Onu ilgilendiren yalnızca islamın söyledikleridir. Bunu dışında, demokrasi batı için bir iktidar aracıdır; islam için ise tam tersi. Bütün dünyanın demokrasiye ihtiyacı olduğunu nereden çıkartıyorsunuz? Homoseksüellikle ilgili olarak Kuran gerekli kuralları koymuş: Yasaktır ve cezalandırılır.'NEREDE KAFİRLERLE KARŞILAŞIRSAN, ONLARI ÖLDÜR YA DA SÜRGÜN ET'Karmaşık gerçekliğe dini ayetlerle cevap bulmaya çalışmak yanıt değildir. Fakat mutlaka bu şekilde argümanlaştırmak istiyorsanız, Kuran'da dinde zorlama olmayacağını belirten ifadeler de var. Bir yerde de, ''Ölçüyü kaçırmayın'' diyor. Çünkü tanrı aşırıları sevmez. Sizin yaptığınız aşırılıktır.Evet, bu iki surede geçiyor. Fakat orada birşey daha var: Nerede kâfirlerle karşılaşırsan onları öldür ya da sürgün et.İslamın gelişim çağında müzik, dans, resim, kaligrafi ve mimari vardı. Buna karşın siz kültür ve sanatın olmadığı bir İslamı propaganda ediyorsunuz. Çağımız, dini metinlerin içeriklerinin tartışılıp, döneme uygun olarak değerlendirilmesini gerektiriyor. Sizce de öyle değil mi?Allah'ın sözlerini yorumlamaya biz insanların hakkı yoktur. İslam toplumlarında her zaman hata ve günahlar olmuştur. Sizin 'gelişme çağı' dediğiniz dönem için de bu durum geçerlidir.'TEK KELİME SORU SORMAYA HAKKIMIZ YOK'En azından müslümanların Kuran'ı kendi dillerinde anlaması için bir çaba içinde olsanız. Çünkü pekçok müslüman Arapça bilmiyor. İnsanların çoğunluğu Kuran'ı kendi dillerinde anladıklarında, siz inanıyor musunuz, savaş ve öldürme çağrıları o zaman karşılık bulabilecek mi?Kuran'da olduğu gibi, Allah'ın sözleri bunlar. Çeviriye de hakkımız yok. Burada söz konusu olan bir şeyin hoşa gidip gitmemesi değildir. Bizim tek bir kelime dahi soru sorma hakkımız yok.Siz insanları cahil olarak değerlendiriyorsunuz. Ve bunun üzerine de iktidarınızı kuruyorsunuz. Bütün köktencilerin stratejisi buna dayanır. Sizinki de öyle.Sizin bir bakış açınız var, bizim de var.'Biz Allah'ın sözlerine uyuyoruz. Bizim inancımıza göre, insanlığın asıl görevi Allah ve peygamberi Muhammed'e selametle bağlanmaktır. Biz Kuran'da ne varsa onu yapıyoruz. Biz bunu başardığımızda elbette bu bir başarı olacaktır.'Fakat siz sizin bakış açınızı paylaşmayan herkese karşı savaş açıyorsunuz.Hristiyan ve Yahudiler hammadde kaynaklarına ulaşma gayreti içindeler. Petrol bu konu için en iyi örnek. ABD ve müttefikleri sürekli olarak ülkelerin içişlerine karışıyorlar. Çünkü kendi refahlarının sona ereceğinden korkuyorlar. Bu daha mı iyi? Biz açgözlü ve bencil olduğumuz için savaşmıyoruz. Yalnızca değerler ve ahlak için savaşıyoruz.'İSLAM ANCAK İNSANLARIN TAMAMI ALLAH'A TESLİM OLDUĞUNDA BARIŞ DİNİ OLACAK'Sizin Irak ve Suriye'de yaptıklarınızı görünce insan değerler ve ahlaktan birşey bulamıyor. Geriye bir şey kalıyor: Aşağılık kompleksiyle sakatlanmışlık... Bu durum sizin silah altına almak istediğiniz sempatizanlarınız için de geçerlidir. Bu insanlar, kendilerini dışlanmış hisseden ve nihayetinde de kendi iktidar fantazilerini gerçekleştirebilecek şansa ulaştıklarını düşünen kişilerden oluşuyor.Bize gelen insanları bugüne kadar hayatlarında başarı elde edememiş insanlar olarak göstermek doğru değildir. Bu insanlar arasında üniversiteyi bitirip, hayatlarını kurmuş pek çok kişi var. Bununla birlikte biz müslümanlar, var olan adaletsizlikleri uzun süredir görüp, buna karşı mücadele ediyoruz.Sürekli olarak mücadeleden konuşuyorsunuz. Oysa müslümanlar islamın barış dini olduğunu sürekli ifade etmiyorlar mı?Evet öyledir. Fakat insanların tamamı kendilerini Allah'a teslim ettiklerinde böyledir. Allah merhametlidir, kendisine biat edenleri affeder.(*) Çevirenin notu: Orjinal metinde her ne kadar '5. surenin 37. ayeti'' diye yazılmış olsa da, 5. surenin ayet sayısı 33'tür.
'Yerli Otomobil Babayiğit İçin 100 Milyon Dolara İhtiyaç Var'
Hexagon Yönetim Kurulu Başkanı Nahum, 'Bugüne kadar 60 milyon dolara yakın para harcadığımız aracı, tam olarak üretebilir hale getirmek için 100 milyon dolar gibi bir paraya ihtiyacımız var' dedi.Hexagon Yönetim Kurulu Başkanı ve Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Jan Nahum, otomobil projelerini geliştirme konusunda finansmana ihtiyaçları olduğunu belirterek, 'Konseptini oluşturduğumuz, bugüne kadar 60 milyon dolara yakın para harcadığımız aracı, tam olarak üretebilir hale getirmek için 100 milyon dolar gibi bir paraya ihtiyacımız var' dedi.New York Belediyesi tarafından açılan 'Geleceğin Taksisi' ihalesinde Ford ve Nissan ile birlikte finale kalma başarısı gösteren Karsan'ın Murahhas Üyesi Nahum, AA muhabirine yaptığı açıklamada, elektrikli otomobil konusundaki çalışmaları değerlendirdi.Dünyada elektrikli otomobillerin yeni ortaya çıktığını kaydeden Nahum, 'İki konuyu birbirinden ayırmak lazım. Biri otomobilin kendisi, diğeri de güç kaynağı. Bunlar birbirine paralel gitmesi gereken konular. Her türlü aracı üretebiliyoruz, rekabetçiyiz fakat kendi markamızı yapamıyoruz. Bir taraftan o ilerlemeli, diğer taraftan da yakıtlar konusunda çalışmalıyız. Biz kendimizi sadece elektrikli diye kısıtlarsak yazık olur, dünyada 70 milyon araç satılıyor. Bunların çok azı elektrikli' ifadelerini kullandı.'Yerli otomobil için 100 milyon dolara ihtiyaç var'Nahum, Türkiye'nin yerli otomobil konusundaki 'babayiğit' adayı olduklarını da vurgulayarak, 'Biz şu anda kendi araştırmalarımızı yapıyoruz. Aracımızı olgunlaştırıp, üretilebilir hale getirmekteyiz ama hala finansman katkısına ihtiyacımız var. Konseptini oluşturduğumuz, bugüne kadar 60 milyon dolara yakın para harcadığımız aracı, tam olarak üretebilir hale getirmek için 100 milyon dolar gibi bir paraya ihtiyacımız var' ifadelerini kullandı.Bunun Türkiye açısından çok küçük bir rakam olduğuna işaret eden Nahum, 'Ben bu ülkenin kendi otomobil markasını çıkaracağına inanıyorum' dedi.Nahum, New York taksi projesi gibi benzer projeler üzerinde çalıştıklarını anlatarak, 'Bu tip büyük projelerimiz devam ediyor. Hem ABD pazarı hem de İngiltere pazarı için çalışıyoruz. ABD ve Londra'nın taksi pazarı konusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Araçlarımız Londra Belediyesi tarafından da beğenildi. ABD'de engelli vatandaşlar tarafından her yıl satın alınan 20-30 bin araca hitap etmek üzere çalışıyoruz' diye konuştu.'Türkiye otomobil konusunda farklılık yaratmalı'Nahum, otomobil konusunda her parçanın yerli olması gibi bir zorunluluk olmadığını, satın alma yoluyla da adım atılabileceğini dile getirdi.Dünyada otomobil pazarında bir savaş olduğunu kaydeden Nahum, 'Türkiye otomobil konusunda farklılık yaratmalı. Küresel ihtiyacı cevaplayacak ürünü üretebilirsek, markalaşabiliriz. Enerjimizi bu alana yoğunlaştırmamız gerekiyor' diye konuştu.AA
Reklam