onedio
Deve Sırtından Çöl Manzarası
Google Street View, Amazon Ormanları, Everest Dağı ve okyanuslar derken şimdi de Liwa Çölü'nü 360 derecelik kameralarıyla bilgisayar ekranlarına taşıyacak.Google'ın arabalar, tekneler ve insanlarla dünyanın dört bir yanını dolaşan Street View kameraları, şimdi de develerle Abu Dabi'deki Liwa Çölü'nü boydan boya görüntüledi. Raffia adı verilen tek hörgüçlü bir devenin sırtına yerleştirilen Trekker kamerasıyla çölün etkileyici manzarası 360 derece fotoğraflandı.Liwa Çölü'nde yapılan benzersiz çekim, kullanıcılara bir araba veya insan sırtına yerleştirilen kameradan farklı olarak bir deve üzerinde ilerliyormuş hissi vermeyi amaçlıyor. Google'ın verdiği bilgiye göre, 10 yaşındaki Raffia günler süren çekimler için sabah 06:00'da çölde gezinmeye başladı.Liwa'da yer alan 25-40 metre uzunluğundaki kum tepeleri, Eski Taş Çağı'nda ilk insanlar için ev görevi görüyordu. Google'ın Liwa Çölü'nü seçmesinin sebeplerinden biri, çölün Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) en antik bölgelerden biri olması. Arap Yarımadası'ndaki en büyük vaha olan Liwa, üç bin yıl öncesine uzanan tarihiyle bölge kültürünün ve ticaretinin geliştiği en önemli yerlerden biri olarak kabul ediliyor.Kaynak: Al Jazeera
Demirtaş: 'El Ele Vermek Zorundayız'
HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, basın toplantısı düzenledi. Demirtaş yaptığı açıklamada, 'Şunu da altını çizerek belirtmek istiyorum, dün gece itibariyle bizler sayın Öcalan ile kısa bir mesaj bağlantısı kurma imkanı bulduk.' dedi.İşte Demirtaş'ın açıklamalarından satır başlarıÖncelikle hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Dört günden bu yana bütün Türkiye’de yaşanan üzüntü verici olaylar son 25 gündür Kobani’de yaşanan görkemli direniş ve onun öncesindeki siyasal gelişmelere dair hem bilgilendirme yapmak hem kurumlar olarak ortak görüşümüzü kanaatimizi çağrılarımızı sizlerle bu basın toplantısında detaylarıyla paylaşmak istiyoruz.ÜZÜNTÜLERİMİZİ BELİRTMEK İSTİYORUZGösterilerde yaşamını kaybeden 23 yurttaşımıza Allahtan rahmet dileyerek başlamak istiyoruz. Yine yüzlerce insanın yaralandığını biliyoruz. Kim olursa olsun en kısa zamanda sağlığına kavuşur. Bütün bu şiddet süresince, yaşanan şiddetten zarar gören her kim varsa üzüntülerimizi belirtmek istiyoruz.DOSYAYI KAPATANLAR...Bugün bu noktaya nasıl gelindiğini doğru analiz edemezsek ön yargılardan arınmış şekilde objektif şekilde tespit edemezsek yarın nereye gideceğimizi de doğru kestiremeyiz. Ortadoğu’nun bu kadar kaotik ortamında neredeyse son 30 yıldır yaşanan bütün bu iç savaşlar çatışmalar ve bunun Türkiye’ye yansımalarını basit bir HDP suçlamasıyla, HDP karalamasıyla tarif edip dosyayı kapatanlar hata yapmış olurlar. Bu kadar yüzeysel bir yaklaşımla HDP’nin çağrısının sonucuydu deyip dosyayı kapatanlar olup bitenlerden hiçbir şey anlamamış demektir.İki yıla yakın bir süredir Öcalan’ın çağrısıyla başlayan bir barış süreci var. Türkiye’nin 81 vilayetinde yaşayan insanlar bu çözüm sürecini barışa kısa sürede ulaşabilmek adına canı gönülden desteklediler. Hızlı bir şekilde adım atılmasını beklediler.SURİYE'DE YAŞANANLAR....Suriye’de yaşanan iç savaşın neredeyse üçüncü yılı bitti artık, yaşandığı günden bu yana biz hükümetin suriye yaklaşımını eleştirdik, öneriler yaptık ve bunun Türkiye’de kırılmalara yol açtığını ifade ettik. Türkiye’nin Suriye politikasının, alevileri ötekileştirdiğini anlatmaya çalıştık. Suriye’deki bütün inançların hepsinin desteklenmesi gerektiğini yüzlerce defa açıklamalarımızda belirttik. Fakat hükümet orada yaşayan halkları partisine göre siyasi düşüncesine göre ayırarak yardım etti. PYD’li Kürt, PYD’li olmayan Kürt. Esad’dan yana olan Şii, olmayan Şii diye ayırarak yardım etti.İÇ MESELEMİZDİR DEDİ DEFALARCABunların Türkiye’ye yansımaları oldu. dönemin başbakanı sayın Erdoğan, defaten yaptığı açıklamalarda Suriye bizim iç meselemizdir dedi. Biz suriye’de olup bitenleri dışımızda bir olay gibi değerlendiremeyiz dedi. Bugünün başbakanı sayın Davutoğlu, dış işleri bakanıyken, suriye’de yaşananlar bizim kayıtsız kalacağımız olaylar değildir, iç meselemizdir dedi defalarca. Ama mesele Kobani olunca, başka bir ülkede yaşanan meseleyi niye bizim iç meselemiz haline getiriyorsunuz dendi.Suriye bizim oysa iç meselemizse, Kobani’de yaşananlar bizim evimizin içinin meselesidir. İşte bu ayrımcı söylemler tutumlar kırılmalara yol açtı. Artık aleni oldu, iddia odur ki 2 bin TIR’dan fazla silah gönderildi. Toplanan silahlar 2 bin TIR’dan fazla gönderildi. Bunların bir kısmının El Nusra, El Kaide bağlantılı çetelerin eline geçtiği, IŞİD’in kullandığı silahların Türkiye’den giden silahlar olduğu çok tartışıldı. Bu da toplumda kırılma yarattı.BUNLARI HALK ADIM ADIM İZLEDİKobani’ye, bir insanı yardım tır’ının bile gönderilmesi için onlarca görüşme yapmak zorunda kaldık. Özgür Suriye ordusuna gönderilen tır’a hangi hukuk ön görüldüyse Kobani’ye de aynısı olsun dedik. Türkiye El Nusra çeteleri, son bir yılı aşkın süredir Rojova’ya saldırırken açık bir tavır koymadı. Bunları halk adım adım izledi.KÖLE PAZARLARINDA SATTI, TECAVÜZ ETTİDaha sonra Irak’ta kurulup Suriye’de gelişen IŞİD barbarlığı, dört saat içinde Musul’u işgal etti. Musul’da daha önceden IŞİD gelip el konsun diye konulduğu anlaşılan tanklara füzelere el koydu. Yüz yıldır çözülememiş musul sorunu 4 saatte IŞİD’e teslim ederek çözülmek istedi. Şengal’de on binlerce ezidiyi katletti, binlerce ezidi kürt kadının kaçırarak köle pazarlarında sattı, tecavüz etti. O görüntülerle medyada poz verdiler. On binlerce ezidi kardeşimiz dünyanın dört bir yanına savruldu.Aynı tecavüz çetesi, Mahmur’a Kerkük’e yürüdü. Bütün bunlar yaşanırken ciddi bir yardım destek görmedi Kürtler, Süryaniler, Aleviler, Şiiler, Türkmenler. Bunların hepsi kırılma yarattı. IŞİD’e karşı açık bir tavır halklarımız görmedi. Bütün bu emperyalist oyunların, IŞİD tetikçiliği altında sahnelenirken yalnız olduğunu hissetti. Arkalarında güçlü devletlerin, Türkiye devletinin olmadığını hissetti. Bu kırılmayı yaratan biz değiliz.En son bu tecavüz çetesi Kobani sınırlarına dayandı. 25 gündür evimizin içine girmeye çalışıyorlar. Dünyanın gözü önünde bizlerin çıplak gözle izleyeceği şekilde Kobani’ye girip oradaki insanların kellesini kesip, kadınlara tecavüz edip, köle pazarlarında satma çağrısı yapıyorlar. Kürtlerin kadınları bize helaldir diye fetva çıkartıyorlar.RİCA ETTİK, DURUMUN KRİTİK OLDUĞUNU...Bedenlerini ateş topu yapıp tankların altına yatarak durdurmaya çalışıyorlar. Biz kendi hükümetimizden, vatandaşımız olduğu ülkeden görüşme yapıyoruz çağrı yapıyoruz. Fakat IŞİD’e karşı sert bir eleştiri bile yapmayanlar 25 yıldır halkımızı gazlıyor copluyor. İşte bunlar kırılma yaratıyor. Biz herşeye rağmen hükümetle defalarca temaslar kurduk. Başbakanla görüşme yaptık. Görüşmeden sonra umudu büyütmeye çalıştık. Ve sayın başbakana da bu süreçleri dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık. Halktaki kırılmayı anlatmaya çalıştık. Rica ettik, durumun kritik olduğunu, hassas olduğunu. Başbakan aynen şunu söyledi “Kürtlerin devleti yok diye mi bu kadar sahipsizler” sayın Davutoğlu’da “kürtlerin devleti var biziz” dedi.O zaman lütfen kürtlerin devleti olduğunuzu pratikte gösterin dedik. sadece kınamakla yetinip 180 bin kişiyi de içeri aldık daha ne yapalım söylemi kırıcıdır dedik. kaldı ki çözüm sürecini doğrudan etkileyen bir meseledir. Gelecek yüz yılımızı etkileyecen bir mevzudur. Kobani’ye birlikte yardım edelim, IŞİD’e karşı 40 dünya ülkesiyle koalisyon yapabiliyorsunuz, kendi halkınızla yapın. Kobani’yi de birlikte kurtaralım, geleceğimizi de birlikte kurtaralım.KOBANİ'NİN YANINDA OLUN DEDİKIŞİD, Türk’e de Türkmen’e de Araba da Alevi’ye Sünni’ye de tehdittir. Halen bu noktada olduğumuzu önceki gün Suruç’ta yaptığımız açıklamalarda belirttik. Ve biz halkların demokratik partisi olarak olağanüstü merkez kurulu toplantısı yaptığımız saatlerde, akşam saatlerinde Kobani’den acil telefon geldi ve Mürşitpınar sınır kapısını ele geçirmek olduğunu söylediler. Bütün gücüyle IŞİD sınır kapısına yüklenmiş durumda, sınır kapısı IŞİD’in eline geçebilir dediler. Bu ne demektir? Birazdan katliamlar başlayacak, tecavüz, kelle kesme haberlerini göreceğiz dedik. bu durumda her siyasi partinin yapması gereken onurlu tutumu sergiledik. Halkımızı eyleme çağırdık. Kobani’nin yanında olun dedik. birazdan yaşanacaklar tahmin ettiğimiz gibi gelişecekse artık biz bölgedeki gelişmeleri ele alamayız dedik.AMA HİÇ BİR YERDE ŞİDDET KULLANILMADIKritik hamleyi yaptık, halkımızı göreve eyleme çağırdık. Bizim yaptığımız budur. Bizi o noktaya getiren süreç işte tam olarak budur. Ve değerli arkadaşlar gerek bizim çağrımız üzerine gerekse kendini sorumlu hissederek insanlar sokağa çıkmaya başladılar. Hiçbir yerde şiddet kullanılmadı. Hopa’da da hareketlilik vardı, İstanbul’da da. Ama hiçbir yerde şiddet kullanılmadı.Biz yaptığımız çağrıda şiddet kullanılması çağrısı yapmadık. Silaha şiddete davet etmedik. Çağrımız insani bir çağrı. Ve binlerce kez teşekkür ediyoruz halkamıza ki duyarlı davrandılar. Gece sabaha kadar bütün dünyayı ayağa kaldıran eylem ve etkinliklerle Avrupa’dan ABD’ye Kobani’nin sesi duyuldu. Birkaç saat içerisinde Kobani’deki gidişat kısmen değişti ve Mürşitpınar sınır kapısını ele geçiremediler. Ertesi gün yürüyüşler devam etti ve Varto’dan bir ölüm haberi aldık.GÖRKEMLİ HALK DURUŞUNU YERE ÇEKMEYE ÇALIŞTILARO saate kadar ciddi bir şiddet eylemi olmamıştı. Batman’da sivil kişilerin silahla göstericilere ateş ettiği haberi geldi ve film koptu. Arkasından şiddetti tırmandıran açıklamaları hükümetten duymaya başladık. Provakatörler bazı yerde devreye girerek şiddet eylemini yönlendiren kişiler oldular. Yağma olayları, bazı öldürme olayları, büst yakma bayrak yakma etrafında, Kobani’deki görkemli halk duruşunu başka bir yere çekmeye çalıştılar.Biz ısrarla halkın bu onurlu duruşunun doğru yöne kanalize edilmesine uğraştık. Şiddeti büyüten, tahrik edenleri bulmak hükümetin görevidir. Gösterilerin başladığı saatte, sayın Erdoğan Kobani düştü düşecek diyerek insanların öfkesinin katlanmasına yol açtı. Beklediğimiz Kobani’nin düşmeyeceğini, yanında olduğu mesajını vermekti. Halkın duymak istediği oydu. Sayın Başbakan başka bir şey söylüyordu, ülkenin cumhurbaşkanı Kobani düştü, düşecek diyordu.EL ELE VERMEYE HAZIRIZ DEDİKŞiddet olayları başladığında ülkenin bakanları misliyle cevap vereceklerini açıklıyordu. Biz taleplerini anladık, şiddet kullanmayın demek yerine misliyle cevap vereceğiz diyerek, şiddetin normal olduğunu bir bakanın ağzından duyduk. HDP silah kullanın şiddet kullanın demedi. Biz sınıra gidip oradan hükümetle el ele vermeye hazırız dedik.Ve yine silahlandırılmış sivil kişilerin toplum içerisine nasıl girdiklerini nasıl yönlendirildiklerini HDP’den sormasınlar. HDP bir siyasal parti DBP bir siyasal partidir. Kullandıkları yöntemler budur. Hükümet merak ediyorsa bütün bunları araştırıp bulması kolaydır.Çözüm süreci ayrı kobani ayrı denmesi, iki yıldır adım bekleyen yurttaşlarımızda bir öfkeye neden oldu. Kobani tecavüzle katliamla karşı karşıya olsun. ama siz burada süreç bozulmasın diye susun demek hatalı bir politikadır. Bizler bu sürece böyle geldik. Şimdi çıkıp HDP suçludur, HDP’nin çağrısı vesilesiyle HDP’yi suçlayalım demek, çözümü gerçekleştirmez. Çözümü sağlamaz. Nedenler özetle aktarmaya çalıştığım şekilde. Toplumu bu noktaya getiren gerekçeler bunlardır. Eksiği vardır fazlası yoktur.BAŞIMIZA GELEBİLECEK EN BÜYÜK FELAKETŞimdi bütün bu ifade ettiklerimizin ışığında, şu saatten itibaren bizler bütün bu Ortadoğu kaosunda yönümüzü doğru bir şekilde bulmak istiyorsak el ele vermek zorundayız. Bütün halklar olarak el ele vermek zorundayız. Kürt, Alevi, Arap Ermenin bu ülkenin düşmanı değildir. Birbirimize düşman gözüyle bakacak, halklar arası çatışmaya sürükleyecek bir yaklaşımdan herkes hızla uzaklaşmalıdır. Bundan daha tehlikelisi olamaz. Başımıza gelebilecek en büyük felaket halklar arası bir savaşın gerçekleşmesidir. Türkiye Suriyelileşsin diye uğraşanlar var biz onlardan değiliz. Biz türkiye gerçek bir demokrasi barış ve kardeşlik ülkesi olsun diye uğraşanlardanız.Halen aynı noktada olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Kobani halen kritik saatler yaşanıyor. Halklarımız her yerde Kobani’yle dayanışmasını ortaya koymalıdır. Tek bir şiddet eylemine kimse yönlenmemelidir. Protesto hakkını kullanırken şiddet uygulamamalı, herkes bu konuda dikkatli davranmalıdır. Bugün işçiler memurlar emekçiler grevleriyle kobani’ye destek oluyorsa, farklı etnik kimliğe sahip insanlar kobani’ye desteği ortaya koyuyorsa bu en büyük dayanışmadır.ÖCALAN İLE KISA BİR MESAJ BAĞLANTISI KURDUKBizler de çözüm sürecini doğru bir rotaya oturtmak için diyaloğa tartışmaya müzakereye hazır olduk, hazır olmaya devam edecek. Arkadaşlarımız sayın Yalçın Akdoğan ile bir görüşme gerçekleştirdiler. Kobani sahiplenme eylem ve etkinliklerine hiçbir yerde müdahale yapılmamalıdır. Şiddet şu saatten itibaren durmalıdır. Bunu önleyebilmenin yolu işte iradeyle disiplinle hareket etmekten geçer. Arkadaşlarımız kurumlarımızın ortak yaklaşımını dikkate almalıdır. Şunu da altını çizerek belirtmek istiyorum, dün gece itibariyle bizler sayın Öcalan ile kısa bir mesaj bağlantısı kurma imkanı bulduk. Kendisiyle bu katliam tehlikesine karşı diyalog ve müzakereyi hızlandırma yöntemini bütün taraflara telkin ettiğini önerdiğini belirtmek istiyoruz.Bütün bu gösteriler sırasında başka parti mensuplarıyla ciddi çatışmalar yaşandı. Bütün partilere, partilerin sempatizanlarına dikkatli olma çağrısı yapıyoruz. DTK bu konuda sorunları çözmek için diyaloglarını temaslarını yoğunlaştıracaktır.HAKARET DİLİNİ KULLANMAMALIDIRUluslararası topluma biz de seslenmek istiyoruz. Kobani’de katliam yapılırsa sorumlusu sizler olacaksınız. IŞİD’i bu halklara bela eden de sizlersiniz sorumluluğunuz var. Ne Kobani’de Kürtleri, ne Telaferi Türkmenleri ne Arapları ne de Türkleri asla bu katliam karşısında yalnız bırakamazsınız. Sorumluluk sizdedir. Hükümet de bu çağrılarımızın, sorunları çözme irademizin karşılık bulmasıyla adım atmalıdır. Medya mensupları da HDP’ye göstericilere yönelik hakaret dilini kullanmamalıdır.Birbirini suçlayarak hakaret tehdit ederek duygu kırılmasını hiç kimse derinleştirmemelidir. Kobani Türkiye için tehdit değildir. Kobani’yi birlikte kurtaralım ki geleceğimizi birlikte kuralım. Türkmeni de Arabı da Kürdü de kardeşimiz diyorsak.Günlerdir her yerde büyük fedakarlıkla Kobani Suruç sınırı başta olmak üzere dayanışma gösteren bütün halkımıza teşekkürlerimizi sunmak istiyoruz. Kobani’de direnen halkımızın evlatlarına Allah yardım etsin diyoruz.Sayın Öcalan'ın komplo sürecinin başladığı günde başladı. Bugün de 9 Ekim. uluslararası komployu da boşa çıkarmanın yolu, Öcalan’ın başlattığı müzakere sürecine sahip çıkmak, Hükümetin adım atması, bizlerin de bir sahiplenmeyi ortaya koymamızdır. Komployu bir kez daha hep birlikte kınadığımızı, komploda yer alan güçlerin bizi birbirimize düşürmek için, 9 Ekim komplosunu da boşa çıkardığımızı belirtmek isterim.YALÇIN AKDOĞAN GÖRÜŞMESİElbette ki arkadaşlarımız diyaloğun sorunların çözümü konusunda ortak bir yaklaşım ortaya koymuşlardır. Hükümetin de yaklaşımı budur. Henüz somut bir program üzerinde uzlaşma sağlanabilmiş değil. kobani ve çözüm süreciyle ilgili olarak neler yapabileceği. en azından hükümetin diyaloğa açık olduğunu biliyoruz. tabi ki şiddetin sokakta durmasının yolu sadece bizim çağrılarımızdan geçmiyor. umut ediyorum ki sokakta olan gençlerimiz bizim sesimize kulak verecektir. Ama hükümetin yapacağı şeyler çok daha kritik çok daha önemlidir.SORULAR - CEVAPLARÖcalan ile yaptığınız görüşme yazışma mıydı, görüntülü müydü?Yazışmalıydı. Kısa bir yazışma trafiği oldu.Bakın biz kimseye şiddet kullanın çağrısı yapmadık. Sokakta kobani'ye elbette sahip çıkılacak. Anayasal demokratik bir hak çerçevesinde. kobani'deki kritik süreç bitmemiştir. Yakma yıkma silah öldürme olmamalıdır. Bunlar bizim önerdiğimiz yöntemler değildir. Herkesten bu çağrımıza uymasını rica ediyoruz.KOBANİ'YE YARDIMKobani'ye sahip çıkmanın çok değişik yöntemleri var. Kobani'ye somut yardım ulaşamazsa, onun adı yardım olmayacak.Biz ille şöyle böyle olsun demiyoruz. Bir şekilde yardımın ulaşması lazım. Türkiye dışında başka kanal yok.Barzani'nin koridor açılmasıyla ilgili açıklaması vardı. Sizin bu konuda hükümete baskınız olacak mı? eğer cevap verilmezse...PYD'nin beklentisi talebi neyse, herkesin o şekilde hareket etmekte fayda var. PYD'de destek istiyor, yardım istiyor. Bir uluslararası karadan müdahale faydalı olmaz. Türkiye'nin de Suriye savaşından uzak durması lazım. Oradaki yerel grupları destekleyerek IŞİD'e karşı savaşabilmesi lazım. Gözlem heyeti gibi konularda hızlı adım atarak halktaki barış umudunu büyütmemiz lazım.haberler.com
"Onu Konuşturanlara Lanet Olsun!"
Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın yeniden yargılama sırasında herkesle tek tek hesaplaşacağı yönündeki açıklamasına yanıt verirken çok sert ifadeler kullandı.Hacıosmanoğlu, '13. Ağır Ceza Mahkemesi ve onun akabinde bizim itirazımızı değerlendiren 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hukuk dışı verdiği kararlar, hukukun, adaletin yanından dahi geçmeyecek seviyesiz kararlar onu konuşturuyor. Bu şansın konuşmalarına ben itibar etmiyorum, dikkate de almıyorum Bunların hepsi algı yönetimi. Ama onu konuşturanlara da lanet olsun diyorum, başka bir şey demiyorum' ifadesini kullandı.'KAYBEDİLEN ÇOK ŞEY YOK'Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, takımının sabah yaptığı çalışma sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Takımın aldığı sonuçları kabul etmenin, hazmetmenin kolay olmadığını vurgulayan Hacıosmanoğlu, şunları söyledi:'Olmaması gereken alınmaması gereken sonuçları aldık. Bunlarda hem oyuncuların hem bizlerin hem teknik kadronun hem hakemlerin büyük katkısı var. Ama bunların hiçbiri mazeret değil. Sağduyulu Trabzonspor sevdalılarının takıma olan inancı, ümidi halen devam ediyor. Bizim de devam ediyor. 5 maçta 4 puan almış olabiliriz ama kaybedilmiş olan çok şeyimiz yok. Bunları telafi etme imkanımız var.''TARAFTARIN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEYİN'Takımla dün yaklaşık bir saat süren bir toplantı yaptığını da hatırlatan Hacıosmanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Dünden bu yana çocuklarla konuşuyoruz. Onlardan bir tek şey istedim, şunu söyledim; 'Bizim harcadığımız emekleri bir tarafa bırakın ama bu takımın sağduyulu taraftarları var. Onlar da şehirde gördüğünüz normal halk, köylerde yaşayan masum insanlar ve Türkiye'nin dört bir köşesinde Trabzonspor sevdasını taşıyan kişiler. Bunlara karşı bu tablo bizi daha çok üzüyor. Onların başının eğik gezmesi bizi rahatsız ediyor. Sizi de rahatsız etsin. Sizden tek istediğim o insanların başlarının dik gezmesini sağlamanız. Trabzonspor yakın tarihinin en iyi kadrosunu kurduk. Uyum sorunu olabilir. Ama oynadığınız takımlara bir bakın. Karabükspor'un 11'inden bir tane oyuncu alıp da Trabzonspor'un 11'inde oynatabilir misiniz? Bunu kendinize sorun' dedim'.'SAHADA SAVAŞIN'Çocukluğundan bu yana bulunduğu konuma gelen kadar hep savaştığını da vurgulayan Başkan Hacıosmanoğlu, 'Çocukluğumdan beri savaşarak 48 yaşına geldim. Cenab-ı Allah da her şeyi nasip etti bana ama hep mücadele edip savaştım. Sonunda da kazanan ben oldum. Trabzonspor başkanlığını da herkesin bize karşı olduğu dönemde o mücadeleyle kazandım. Bunları hep örnekleriyle gösterdim onlara. Ayrıca, 'Hepiniz değerli oyuncularsınız ama sahada savaşmadığınız sürece başarıyı yakalama imkanımız yok. Sizlerden sadece masumane duygularla Trabzonspor sevdasını içinde taşıyan insanların başını öne eğdirmeden, sahada savaşmanızı istiyorum. Savaşın sonunda elbette ki kaybedebilirsiniz. Bu bir oyundur. 3 tane sonuç var. Ama o savaşın örneğini sahada göstermek zorundasınız. Milyonlarca insan ve biz sizden bunu bekliyoruz' dedim. Umut ediyorum milli takım arasından sonra başlangıç olur, sahaya çıktıklarında gerekli performansı gösterip Trabzonspor'u layık olduğu yere taşırlar' diye konuştu.'BENİ KARŞINIZDA BAŞKA TÜRLÜ GÖRECEKSİNİZ'Takımla yaptığı toplantıda, 'Belki de başkan olarak sizinle bu tarzda son kez konuşuyorum. Başka zaman başka türlü göreceksiniz. Ama umut ediyorum ki bundan sonraki karşılaşmalarımızda yaşadığınız başarıların karşılığında ekstra bonuslar aldığımız bir başkan olarak dururum karşınızda' dediğini de hatırlatan Hacıosmanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'İnancımız tam. Takımın başarısız olmasını isteyen çok insan var. Dolayısıyla bizim de başarısız olmamızı isteyenler var. Bu alışkanlık Trabzon'da her zaman var. Herhalde onlar da bu 5 haftadır yaşanan sonuçlardan ders alıp Milli Takım arasından sonra Trabzonspor sevdalılarının istediği sonuçları onlara sunacaklardır diye düşünüyorum. Ümidimiz ve inancımız bu yönde.''MÜCADELE EDERSEN YENİLSEN DE ALKIŞLANIYORSUN'Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, sonuçların söyle devam etmesi durumunda ne tür yaptırımları uygulamaya koyacakları yönündeki soruyu yanıtlarken de şu ifadeleri kullandı:'Böyle devam etme imkanı yok. Olmayan şeyleri olmadan konuşmaya gerek yok. Ama bu takımın kalitesi ortada. Onlara söylediğim sahada savaşmaları. Topun onlara gelmesini beklemeden topu nasıl kazanacaklarıyla ilgili mücadele vermeleri. Onu verdikleri zaman da bu seyirci zaten yenilsen de seni alkışlıyor. Varşova maçında örneğini gösterdiler. Bizim insanımız bu. Varşova maçının son 40 dakikasında oynadığımız futbolu oynayalım yenemeyeceğimiz takım yok. Bu mücadele azmini de sahaya yansıtacaklarına inanıyorum.'HAKEM KARARLARINI DEĞERLENDİRDİTeknik Direktör Vahid Halilhodziç'in saha kenarındaki agresif tavırlarıyla ilgili soruları da yanıtlayan Başkan Hacıosmanoğlu, şunları söyledi:'Bu konuyla ilgili Vahid hocayla elbette ki konuşuyoruz. O da bizden birisi. O da aynı duyguları yaşıyor, başarılı olmak istiyor. Başarılı olmak için Trabzonspor'a geldi. Bu sonuçlar nasıl bizleri çılgına çeviriyorsa onu da çeviriyor. Kaldı ki hem ligde hem Avrupa'da yapılan hakem hatalarına baktığınız zaman hazmedilecek şeyler değil. Başarısız sonuçlardan sonra bunları konuşmaya gerek yok belki ama üzerimizde oyun oynanıyor olabilir. Karabük maçında kötü oynuyoruz ama adam smaç gibi topu eliyle kesiyor, hakem penaltıyı vermiyor. Verse 2 - 1 olacak, belki maçın seyri değişecek. Varşova maçında iki tane net penaltı. Kararlara bakıyorsunuz insanın çıldırmaması elde değil. Avrupa'da tuttuğumuz avukat, 'Bu davayı alırım ama daha sonra bu davadan zorluklar nedeniyle vazgeçerseniz hiç başlamayalım. Çünkü biz UEFA'ya savaş açıyoruz, bize karşı farklı yaptırımlar da uygulayabilirler' demişti. Biz de, 'Bu bizim namus davamız. Bundan geri dönmeyiz. Buna emin olun' dedik. Gündeme fazla getirmiyoruz ama hem Türkiye'deki hem Avrupa'daki hukukçularımız ciddi şekilde çalışıyor. UEFA da zor durumda. Orada da bir kasıt demiyorum ama bariz hatalardan insanın midesi bulanmıyor değil. Hem o alanda hem sportif alanda mücadelemiz devam edecek. Bizim ufak tefek hakem hatalarına söyleyecek sözümüz yok. Takım sahada savaşırsa elbette ki o savaşın sonunda hakem hatalarıyla puan kaybetmeye devam edersek o zaman bizim de konuşmaya ve yetkilileri uyarmaya hakkımız olur. Ama biz önce sahada Trabzon'a yakışan mücadeleyi vermek zorundayız. Ondan sonra da bize yanlış yapanlar olursa, yanlışın hesabını sorma cesareti her Trabzonlu'da olduğu gibi bizde de vardır.'HOCAYLA MUKAVELEMİZ 2 YILLIK AMA...Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, Teknik Direktör Vahid Halilhodziç'in mukavele süresiyle ilgili spekülasyonları da yanıtlarken şunları söyledi:'Sözleşmesi 1 yıl değil, 2 yıllık sözleşmemiz var. Ama Vahid hoca şunu söyledi; 'Ben sana söz verdiğim için buraya geldim. Olur da başarısızlık olursa ne kulüp ne ben tazminat ödeyeyim. Kulüp de ben de serbest kalma imkanımızı birbirimize verelim 1 yıl sonunda' Bu da kulübün menfaatlerini düşünerek kendisinin söylediği bir şey. Trabzonspor'dan ayrılırken tazminat alayım gideyim diye bir düşüncesi yok. Buraya zaten paraları teperek geldi. Bizim vereceğimizin 2 - 3 katı paraları kabul etmeyerek bize geldi. Trabzonspor'u koruma adına bunlar. Başarılı olursak devam edeceğiz zaten. Ama herhangi bir aksi durumda ne kulübün eli bağlı olsun, ne de benim elim bağlı olsun diye öyle bir opsiyon koyduk sözleşmesine. Yoksa sözleşmesi 2 yıllık.'Başkan Hacıosmanoğlu, Cardozo'nun Türkiye'ye gelirken sakat olduğu yönündeki iddiaları da yanıtlarken, 'Hocamız oyun sistemine göre farklı bir santrfor olsa daha farklı olur diyor ama Cardozo'nun tarzı belli. Cardozo'yu saha içinde beslersen o da gereğini yapar. Benfica'da yıllarca öyle oynadı. Hoca da o sistemi kurmaya çalışıyor. Sadece Cardozo'nun meselesi değil tabi. Oyuncuların da savaşan bir ruhla sahada olmaları lazım. O zaman ceza sahası içinde etkili olan golcülerimiz olursa topu kaleye sokmak zor olmaz tabii ki' ifadesini kullandı.'OYUNCULARA BİR LİRA BORCUMUZ YOK'Takımla yaptığı toplantıda oyunculara çok özel şeyler söylediğini de vurgulayan Hacıosmanoğlu, 'Özel hayatımla ilgili çok örnekler verdim. Kaptanımız bile, 'Ben 7 senedir buradayım, böyle şey görmedim' diyor. Tek kuruş borcumuz yok oyunculara. Hiçbir kulüpte böyle bir şey yok. Bu imkanları yaratırken çok çalışıyoruz. Oyuncuların parasını gününde ödemek aslında marifet değil, bizim görevimiz. Ama onlara, 'Siz bunun devam etmesini istiyorsanız sahada bunun karşılığında bir şeyler yapmak zorundasınız' dedim. Onu yaparlarsa devam eder aynı şekilde' dedi.AZİZ YILDIRIM'A SERT ÇIKTIİbrahim Hacıosmanoğlu, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın, 'Yeniden yargılama sırasında mahkemede herkesle hesaplaşacağız' sözlerini değerlendirirken sert ifadeler kullandı. Aziz Yıldırım'ın ismini hiç telaffuz etmeyen Hacıosmanoğlu, şunları söyledi:'Bu soruya çok güzel cevaplar veririm ama 'Trabzonspor kötü gidiyor, bak gene işte bu şahısla ilgili konuşup da ön plana çıkmaya çalışıyor' diyecek insanlar. Ama bizi de rahatsız ediyor, kısa bir cümleyle cevap vereyim. Bu şahıs zaten bizim muhatabımız değil. Benim muhatap alacağım adam önce gidip vatani görevini, askerliğini yapıp gelecek. Ama onun kabahati yok. Sahte çürük raporuyla askerlikten kaçan insana, gece saat 2'de meclisten karar çıkarıp, bedelli askerlikten yararlanma hakkı tanıyanlar bugün o adamı konuşturuyor. Görüş bildiren 13. Ağır Ceza Mahkemesi ve onun akabinde bizim itirazımızı değerlendiren 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hukuk dışı verdiği kararlar, hukukun, adaletin yanından dahi geçmeyecek seviyesiz kararlar onu konuşturuyor. Yani kim konuşturuyor? Devletin birimleri konuşturuyor. Bu bizim değil, bunu konuşturan devlet yetkililerinin ayıbı. Bırakın konuşmayı toplumun içine dahi çıkamayacak birisi. Bize çocukken askerlik en kutsal görevdir diye öğrettiler. Sahtekarlık yapıp sahte belgeyle askerlikten kaçan bir adamı siz kurtarıyorsanız, o da çıkıp 'herkesten hesap soracağım' der. Ama onu konuşturanların kabahati. Ben merak ediyorum, yaptıkları hırsızlıkları, Trabzonspor'un çaldıkları emeklerini, o suçları o konuşmaları nasıl örtbas edecekler de kimden hesap soracaklar. Bunların hepsi algı yönetimi. Algı yönetiyorlar. Bu hukuk dışı kararı veren mahkeme başkanları sadece bu süreyi uzatıp zamana yayıp sulandırmak istiyorlar. Ama bizim UEFA'daki girişimlerimiz devam ediyor. Trabzonspor taraftarları hiç şüpheye kapılmasın. Bu konuyla ilgili biz değil hukukçularımız konuşuyor. UEFA'nın da ne kadar sıkıştığını hukukçularımızın yaptığı hamlelerle biz çok iyi biliyoruz. Bunlar kamuoyuyla paylaşacağımız şeyler değil. FIFA'nın UEFA'ya yazı yazıp, 'kararlarınızı bekliyoruz' demesinin ne anlama geldiğini ilerleyen süreçte hep beraber göreceğiz. Türkiye'de ne kadar yeniden yargılama adıyla bu işi sulandırıp zamana yaysalar da, Avrupa'nın dev kulüplerinin dahi, UEFA ve FIFA'ya sordukları soru şu; biz düşerken düşüyoruz da niye bu takıma ceza vermiyorsunuz? Bizden daha çok baskı yapanlar da var Avrupa'da. Bu şansın konuşmalarına ben itibar etmiyorum, dikkate de almıyorum Bunların hepsi algı yönetimi. Ama onları konuşturanlara da lanet olsun diyorum, başka bir şey demiyorum.'Başkan Hacıosmanoğlu, Aralık ayında seçimli kongre olacağı yönündeki iddiaları da yanıtlarken şunları söyledi:'Bizi Trabzonspor taraftarları her ne kadar spekülasyon yapsalar da 2.5 seneliğine seçti. Biz geçen sene staj dönemimizi yaptık. Ama bu sene sağduyulu olan bütün Trabzonsporluların söylediği tek şey var. Gerek yerli gerekse Avrupa'dan aldığımız oyuncuların hepsi yakın zamanda alınan en iyi oyuncular. Bunlar inanıyorum ki kendilerini buldukları zaman galibiyet serisi başlatacaklar. Genel kurul üyelerinin bize verdiği süreyi tamamlamak bizim görevimiz. 'Ben beceremiyorum gidiyorum' diyecek karakterde insan değilim. Onun için bu kadar yatırımları yaptık. Allah'ın izniyle bunların karşılığını alacağız. Alamazsak zaten, hep söylüyorum, ben bu takımın taraftarıyım. Benim gibi gönül veren sağduyulu insanlara zulmetmek bana düşmez. Elbette ki bizden daha iyi yapacak birisi varsa görevi devretmeye her zaman hazırız, her zaman da ederiz. Ama bu kulüpte çok şeyi değiştirdik. Çok şeyin daha değişmesi azım. Bu kulübü bir çıkar aracı olarak insanların tekelinden kurtarmak bizim amacımız. Biz onu kurtardıktan sonra gelenler de inşallah aynı düzeni devam ettirir. Trabzonspor ancak o zaman kurtulur. Yoksa aynı düzen devam ederse, Ahmet gelsin Mehmet gitsin mantığı devam ettiği sürece Trabzonspor zaten kalıcı başarılar yakalayamaz.'Ömür AVCI/TRABZON DHA
Reklam
O Rapor Ortaya Çıktı! ''Muzun Kime Sallandığı Belli Değil''
Fenerbahçe-Galataasaray derbisine damga vuran 'tribünden muz sallayan taraftar' ile ilgili bilirkişi raporu açıklandı. Rapora göre muz sahaya doğru sallandı ama belli bir kişiyi işaret ederek değil.Güneş gazetesinin haberine göre, 2012-13 sezonunda oynanan Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde Eboue ve Drogba'ya muz salladığı iddia edilen taraftarın bilirkişi raporu tamamlandı. Bilirkişi, 'Taraftarın muz sallama eylemini hangi futbolcuya yaptığı tespit edilemedi' diyor.Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı 2-1 yendiği maçta, ısınmak için sahaya çıkan Sarı-Kırmızlı futbolculara muz sallayan ve gözaltına alınan taraftar, ırkçılık yapmadığını belirterek, kendini 'O muzu yemek için aldım. Drogba ve Eboue'ye böyle bir şey yapmadım. Bizde de Webo, Sow var' sözleriyle kendini savundu.İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza mahkemesi de görüntüleri izlemesi için Ulusak Kriminal Büro'ya gönderdi. Kamera kayıtlarında eylemin kime karşı yapıldı tespitği edilemediği belirtilerek rapor haline getirildi. Raporda şöyle dendi:'Muz sahaya doğru ancak belirli kişi işaret edilerek sallanmadı.Bu esnada maçın başlamadığı sahada Galatasaraylı futbolcuların olmadığı, Galatasaray futbolcusunun taraftara karşı herhangi bir hareket yaptığına, tartıştığına yönelik bir kare mevcut değildir. Muzu gösteren kişinin ara sıra muzu aşağıya indirdiği, sonra tekrar kaldırıp sallamaya başladığı görülmüştür.'FANATİK
"Fenerbahçe Avrupa Ligi Şampiyonluğuna Aday"
Galatasaray Liv Hospital Başantrenörü Ergin Ataman, 'Fenerbahçe, Avrupa Ligi şampiyonluğuna aday' dedi.Galatasaray Liv Hospital Başantrenörü Ergin Ataman, bu sezon için bütçelerinde daralmaya gitmelerine rağmen çok güçlü bir kadro oluşturduklarını belirterek, hedeflerinin Türkiye Basketbol Ligi'ni (TBL) şampiyon bitirmek olduğunu söyledi.AA muhabirine açıklamalarda bulunan Ataman, sarı-kırmızılı ekip ve A Milli Basketbol Takımı'nın 2014 FIBA Dünya Kupası'nda gösterdiği performans hakkında değerlendirmeler yaptı.Galatasaray camiası ve taraftarlarıyla son iki sezonda basketbol adına güzel hikayelere alıştıklarını dile getiren deneyimli başantrenör, şunları kaydetti: 'İki sezondur Galatasaray'da basketbolu yeniden dirilttik. Camianın beğeniyle izlediği, Abdi İpekçi Spor Salonu'na gelen taraftarın coşkulu bir şekilde destek verdiği bir takım oluşturduk. İlk sezonumuzda şampiyon olduk. İkinci sezonda Avrupa Ligi'nde en iyi 8 takım arasına kaldık. Türkiye Ligi'nde final serisinde son maça kadar geldik. Oynamadık ama seriyi 7. maça kadar götürdük. Bu sezon da bu coşkunun ve heyecanın aynı şekilde devam edeceğini düşünüyorum.'Ergin Ataman, yaz döneminde yaşanan sıkıntılı süreci kulüp başkanı Ünal Aysal ve yönetim kurulunun desteğiyle aştıklarını belirterek, 'Buradayız. Bizim olduğumuz yerde geri adım atmak olmaz. Yazın transfer döneminde sıkıntılı sürecimiz de oldu. Önemli belirsizlikler vardı ama başkanımız Ünal Aysal ve yönetimin desteğiyle onu da aştık. Bütçemizde daraltmaya gittik ama daha radikal, mantıklı ve güçlü bir kadro oluşturduğumuzu düşünüyorum. İnşallah her şey iyi olacak' diye konuştu.'Kafamdaki kadroyu oluşturdum'Yaz döneminde istediği bazı transferleri gerçekleştiremediklerini vurgulayan Ataman, buna rağmen kafasındaki kadroyu kurduklarını söyledi. Sarı-kırmızılı takımın başantrenörü, özellikle Gürcü basketbolcu Manuchar Markoishvili'yi takımda tutmak istemelerine ragmen başarılı olamadıklarını dile getirerek, şöyle konuştu: 'Bu sezon kafamdaki kadroyu oluşturdum. Tabii ki transfer döneminde her hocanın değişik beklentileri oluyor. Benim de vardı. Özellikle transfer dönemi başladığında farklı bazı oyuncu beklentilerim vardı. Ama bu transfer dönemi, her istediğinizi yapamıyorsunuz. Manuchar Markoisvili'yi kaybetmek istemiyordum. Geçen sezon çok ciddi katkılar verdi. Bizdeki belirsizlik döneminde ortaya CSKA Moskova çıkınca oyuncuyu kaybettik ama onun yerine, en az onun kadar tecrübeli ve kapasiteli oyuncular transfer ettik. Transfer dönemini iyi geçirdiğimizi düşünüyorum. Astronomik oyuncular transfer etmedik ama THY Avrupa Ligi'nde hedefe oynayabilecek oyuncular aldık. Onları oynatmak da bizim becerimiz olacak.''Galatasaray'da düşünce olarak küçülme olması mümkün değil'Sezon öncesinde kamuoyunda kulübün basketbol şubesinde ve hedeflerinde küçülmeye gideceği yönünde iddiaların yer aldığını hatırlatan Ergin Ataman, Galatasaray'ın düşünce tarzında hiçbir zaman küçülmenin yeri olmadığını aktardı. Deneyimli başantrenör, sarı-kırmızılı takımın mücadele ettiği bütün kulvarlarda başarılı olmak için çaba gösterdiğini belirterek, şunları kaydetti: 'Galatasaray'da düşünce olarak küçülme olması mümkün değil. Galatasaray, büyük düşüncelerle doğmuş, kurulmuş ve bu düşüncelerle sonsuza kadar gidecek olan çok büyük bir kulüp. Bütçeler, zaman zaman daralabilir, zaman zaman daha esnek olabilir ama sonunda Galatasaray Avrupa Ligi'nde yer alıyorsa ve Türkiye'de şampiyonluğa oynuyorsa mutlaka buna yönelik bir kadro olacaktır. Bu sezon da bu hedefler doğrultusunda kadromuzu kurduk. Bu kadroya her türlü maddi ve manevi desteğin yönetim tarafından sağlanacağını düşünüyorum.''Türkiye'de hedefimiz şampiyon olmak'Hedeflerinin Türkiye Basketbol Ligi'ni şampiyon tamamlamak olduğunu anlatan 48 yaşındaki başantrenör, sezon sonunda THY Avrupa Ligi için daimi A lisansı alacaklarına inandığını dile getirdi. Ataman, Galatasaray Liv Hospital'ın Avrupa Ligi'nde 3. kez mücadele edeceğini hatırlatarak, şöyle devam etti: 'Türkiye'de hedefimiz şampiyon olmak. Başka bir hedefle yola çıkmıyoruz. Avrupa Ligi'nde ise 3. sezonumuz olacak. Galatasaray'ın artık Avrupa Ligi'nin daimi A lisansına sahip kulübü olması gerektiğini herkes görüyor. Avrupa Ligi yönetimi de bunun farkında. Organizasyonumuz, kurduğumuz takım, taraftarımız ve onların burada gösterdiği coşkuyla A lisansını hak ediyoruz. Bence bu sezon sonunda Galatasaray A lisansını alır ve o baskı da üzerinden kalkar. Bu baskının üzerinden kalkması Galatasaray'ın şampiyonluğa oynamayacağı anlamına da gelmez.''Fenerbahçe Ülker, Avrupa Ligi şampiyonluğuna aday'Türkiye Basketbol Ligi'nde takımların çok kaliteli kadrolar kurduğuna değinen Ergin Ataman, Fenerbahçe Ülker'in ise kurduğu kadro ile sadece Türkiye'de değil Avrupa Ligi'nde de şampiyonluğa aday olduğunu söyledi.Bu sezon ligde çetin bir mücadelenin geçeceğini belirten Ataman, 'Fenerbahçe Ülker'in sadece Türkiye Ligi değil, Avrupa Ligi için de çok ciddi bir kadro kurduğunu düşünüyorum. THY Avrupa Ligi şampiyonluğuna aday bir kadro oluşturdular. Türkiye Ligi'nde çok ciddi bir rakibimiz olacaklar. Anadolu Efes'te Ivkovic, çok tecrübeli. Mutlaka onlar da iyi transferler yaptılar. Krstic gibi Avrupa'nın en kariyerli pivotunu transfer ettiler' ifadelerini kullandı.Ataman, yeni yabancı kuralıyla beraber orta seviye takımların da çok güçlendiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: 'Türkiye Ligi'nin çok zorlu geçeceğini ve her maçın bir final havasında oynanacağını tahmin ediyorum. Banvit, geçen sezonda da çok güçlüydü. Beşiktaş İntegral Forex, Pınar Karşıyaka, Royal Halı Gaziantep, Türk Telekom ve TOFAŞ çok ciddi kadrolar kurdular. Çok çekişmeli bir lig olacak ama kağıt üzerinde en kuvvetli kadrolar, en yüksek bütçeyle kurulan Anadolu Efes ve Fenerbahçe Ülker favori gibi gözükebilir ama hiç önemli değil. Son iki sezonda da bu takımlar bizden yüksek bütçelerle kurulmuştu.''A Milli Takım'ı çalıştırdığım için gurur duyuyorum'İspanya'da düzenlenen 2014 FIBA Dünya Kupası'nda çeyrek final oynayan A Milli Erkek Basketbol Takımı'nı da çalıştıran Ergin Ataman, söz verdiği hedeflere ulaştıklarını söyledi. Dünyanın en iyi 8 takımı arasına girmeyi başardıklarını vurgulayan Ataman, şöyle devam etti: 'Bizim için çok büyük mutluluk. Türk Milli Takımı'nı ilk aldığımda kadroda kim olursa olsun Türkiye'ye yakışan, Türk gibi savaşan bir takım oluşturacağımız mesajını vermiştim. Halkımızın geçmişte peşinden koştuğu '12 Dev Adam' imajını yeniden oluşturacağımızı söylemiştim. Bunu başardık. Sonuçta madalya alamadık ama halkımızı milli takıma inandırdık. Şartlar ne olursa olsun her maçta sonuna kadar savaştık. Böyle bir milli takımın başında olduğum için de gurur duyuyorum. Bizim için çok yorucuydu ama sonunda Türkiye'ye ayak bastığımız andan itibaren halkımızın gözündeki ışık o yorgunluğu unutturdu.'Deneyimli başantrenör, '12 Dev Adam'ın gelecek sene düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'nda daha iyi sonuçlar alacağını savunarak, sözlerini şöyle tamamladı: 'Oyuncularımız, teknik kadro, federasyonda bize destek olan herkes, özellikle Harun Erdenay ve Barbaros Akkaş ile güzel bir ekip oluşturduk. Bir aile gibi malzemecisinden takım kaptanına kadar güzel bir 2 ay geçirdik. Türkiye'yi de mutlu ettiğimizi düşünüyorum. Şimdi bu defteri kapattık. Önümüzdeki yaz, biraz daha gençleşmiş, daha güçlenmiş ve kendine güvenen bir milli takımla Avrupa Şampiyonası'nda çok daha yukarılara çıkacağız.'AA
Reklam
Şevval Sam: 'Annem Yanlış Anlaşıldı'
“Benim için IŞİD ile bıçağını masum bir hayvanın boğazına dayayan aynı duygudadır, IŞİD beni şaşırtmıyor” şeklindeki tweeti nedeniyle tepki çeken Leman Sam’a, kızı Şevval’den destek geldi. Bayramda Kıbrıs’ta sahneye çıkan Şevval Sam, İstanbul dönüşü havaalanında habercilerin konuyla ilgili sorularını yanıtladı.Sam, söz konusu tweet’in yanlış anlaşıldığını vurgulayarak şunları söyledi:'140 karaktere sığacak kadar bir cümle kurduğundan, onu yanlış anladılar. Annem, kurban ibadeti hakkında değil, kestiği koyun başını kızının eline verip fotoğraf çektiren vatandaşın fotoğrafını gördükten sonra bunları yazdı. Ama maalesef içlerindeki kini yaymak isteyen, linç politikası güden insanlar var.'Cenker Tezel / Hürriyet
Reklam
Barcelona'dan Çorluspor'a Transfer!
Tekirdağ Süper Amatör Lig'in yeni ekibi Çorluspor 1947, Barcelona altyapısından yetişen Diego Almeida ile sözleşme imzaladı.ekirdağ Süper Amatör Lig'in yeni ekibi Çorluspor 1947 transferde önemli isimleri kadrosuna katarken iki de yabancı oyuncuya imza attırdı.Galatasaray ve Türk futbolunun unutulmaz isimlerinden Savaş Demiral'ı teknik direktörlüğe getiren Sarı-Kırmızılılar Fildişi Sahilli Bazili ve Brezilyalı Diego Almeida'yla anlaştı.Kulüp yetkilileri, Diego Almeida'nın Barcelona altyapısından yetişmiş bir isim olduğunu ifade ettiler.Eurosport
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kobani Eylemleri Açıklaması
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye genelindeki Kobani eylemleri ve bu eylemlerin ardından ortaya çıkan çatışma ortamına ilişkin yazılı açıklama yayınladı.Tayyip Erdoğan, açıklamasında “Can kayıplarının yanı sıra, mülke de zarar verilmesi, kamu binalarının, özellikle okulların, esnafın, sivil ve resmi araçların, Kızılay yardım araçlarının, belediye otobüslerinin hedef alınmış olması, şehirlerimizdeki huzur ortamının hedef alınması, elbette kabul edilebilir bir durum değildir” ifadesini kullandı.Açıklamasında Kobani için eylem yapanlara yönelik saldırılara değinmeyen Erdoğan, bu eylemlerin ise Kobani ile ilgili olmadığını savundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklaması şu şekilde:“Suriye’nin Ayn El Arab, diğer adıyla Kobani kasabasına yönelik terör saldırıları bahane edilerek, Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde sahnelenen şiddet eylemleri ve yaşanan can kayıpları en büyük üzüntü kaynağımızdır. Can kayıplarının yanı sıra, mülke de zarar verilmesi, kamu binalarının, özellikle okulların, esnafın, sivil ve resmi araçların, Kızılay yardım araçlarının, belediye otobüslerinin hedef alınmış olması, şehirlerimizdeki huzur ortamının hedef alınması, elbette kabul edilebilir bir durum değildir.Sahnelenen şiddet eylemlerinin, Kobani meselesi ile uzaktan yakından bir ilgisinin olmadığı son derece açıktır.Kobani’ye yönelik terör saldırılarının arkasına sığınarak, Türkiye’de şiddet eylemlerinin sahnelenmesi, asıl niyetin ve hedefin çok farklı olduğunu ortaya koymaktadır.İç ve dış politikamızı şekillendirmeye yönelik bu tür provokasyonlarla, yakın tarih de dahil olmak üzere defalarca karşılaşmış olan ülkemiz, dün olduğu gibi bugün de, bu tür algı operasyonlarını ve saldırıları bertaraf etmeyi başaracaktır.Terör yüzünden birçok bedeller ödemiş bir ülke olan Türkiye, yeryüzündeki tüm terör örgütlerinin karşısındadır.Türkiye, insani yardımlar konusunda da dünyanın en duyarlı ülkelerinden biridir. Nitekim ülkemiz, Kobani’deki terör ortamından kaçan yaklaşık 200 bin kardeşimize sınırlarını açmakta, mağduriyete uğrayan bu insanlara koruyucu ve şefkatli elini uzatmakta tereddüt göstermemiştir.İçinden geçmekte olduğumuz böylesine hassas bir süreçte, insani, demokratik ve iyi niyetli tavrımızın istismar edilmesine elbette müsamaha gösterilemez. Sergilenen şiddet, vandalizm ve yağmacılıkla, devletimiz en etkin şekilde, demokrasi ve hukuk içinde mücadele edecektir. Sahnelenen bu oyunun, Çözüm Süreci’ni ve kadim kardeşliğimizi sabote etme amacını taşıdığı, Doğu ve Güneydoğu’daki huzur ortamını hedef aldığı da açıktır. Bu nedenledir ki, karanlık odakların provokasyonları karşısında, vatandaşlarımızın oyuna gelmeyeceklerine; her bir vatandaşımızın, sabır ve sağduyu içinde davranacağına inancım tamdır.Bu eylemler karşısında siyasi partilerimizin de son derece dikkatli ve sorumlu davranmaları büyük önem taşıyor. Şiddeti, kargaşayı ve vandalizmi teşvik eden söylemler, yaşanan can kayıplarının, akan kanın birinci derecede sorumlusudur. Bütün milletimizin, siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlarımızın sağduyularını muhafaza edeceklerinin bilinciyle, özellikle anne ve babaların çocuklarının bu şiddet sarmalına kapılmamaları için azami özen göstereceklerine inanıyorum. Türkiye, huzurumuza, istikrara, güven ortamına, özellikle de kardeşliğimize yönelik hiç bir tuzağa asla müsaade etmeyecektir”Zete
Reklam
Galaxy Note 4 Aynı Yerden Büküldü!
iPhone 6 Plus bükülür de Galaxy Note 4 geri kalır mı? Anlaşılan Samsung, Apple ile bu alanda da ayrı düşmek istemiyor. Daha önce Galaxy Note 3testini bükülmeden atlatan Güney Koreli üretici, 'iPhone 6 Plus'ı büken adam' olarak bilinen Unbox Therapy'den Lewis Hilsenteger'in elinde bu kez Note 4 ile sınava girdi. Büyük ekranlı bir cihaz olarak dikkati çeken Galaxy Note 4, Hilsenteger'in tam da iPhone 6 Plus'ın büküldüğü yere uyguladığı baskıya karşı koyamadı ve hafifçe eğilmek zorunda kaldı.
Reklam
Tüm Mesajlarınızı Bir Araya Getirecek Uygulama: Snowball
Gün içerisinde pek çok farklı platform aracılığıyla mesajlaşıyoruz ve tüm bunları bir araya getiren, tüm mesajlaşma ağımızı kontrol edebileceğimiz bir platform bugüne dek karşımıza çıkmadı.Snowball , bu alanda faliyet gösteren bir girişim. Aslında tüm mesajlarınızı bir araya getiren, isminden de esinlenerek, “kartopu etkisi” yaratacak bir mobil uygulama olduğunu söyleyebiliriz.“Sadece tek bir gelen kutusu” parolasıyla yola çıkan Snowball, şu anda sadece Android platformu için geliştirilmiş durumda. Telefonunuza gelen SMS’leri, WhatsApp ya da Facebook Messenger mesajlarını, hatta Snapchat üstünden gelen snap’leri bile tek bir yerden takip edebilmenize olanak tanıyor.Snowball, piyasaya çıkmasıyla birlikte aldığı tohum yatırım miktarını da duyurdu. First Round Capital, Google Ventures ve Greylock Partners gibi yatırımcılardan toplamda 2.3 milyon dolar yatırım alan Snowball, bu alanda oldukça iddialı olacak gibi gözüküyor.Snowball’un Android beta versiyonunu buradan indirebilirsiniz.Webrazzi
Birgül Oğuz, AB Edebiyat Ödülü'ne Değer Görüldü
Öykü yazarı Birgül Oğuz, 2014 Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü'ne değer görülen 13 yazardan biri oldu. Avrupa'da gelişme gösteren yeni yazarlara verilen ödülün sonuçları dün Frankfurt Kitap Fuarı'nda açıklandı. Kazananlara ödülleri 18 Kasım'da Brüksel'de düzenlenecek törenle takdim edilecek. Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü'ne değer görülen yazarlara ayrıca 5 biner Euro veriliyor.Bu yılki ödüle Birgül Oğuz'un yanı sıra Ben Blushi (Arnavutluk), Milen Ruskov (Bulgaristan), Jan Nemec (Çek Cumhuriyeti), Makis Tsitas (Yunanistan), Oddny Eir (İzlanda), Janis Jonevs (Letonya), Armin Öhri (Liechtenstein), Pierre J. Mejlak (Malta), Ognjen Spahic (Karadağ), Marente de Moor (Hollanda), Ugljesa Sajtinac (Sırbistan) ve Evie Wyld (Birleşik Krallık) de layık görüldü.Birgül Oğuz 1981’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nü bitirdi. Aynı üniversitenin Kültürel İncelemeler yüksek lisans programından 'Oğuz Atay’da Yazarlık Kurumunun İflası ve Edebi İntihar' başlıklı teziyle mezun oldu. Çok sayıda öykü, deneme ve çevirisi edebiyat dergilerinde yayımlandı. Tiyatro Oyunevi tarafından 2009 yılında sahnelenen Beklerken ’in prova süreçlerine dahil olarak oyunun yazımı ve dramaturjisine katkıda bulundu. İlk öykü kitabı Fasulyenin Bildiği ile 2007 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü’nü aldı. Şu anda Nazım Hikmet Akademisi Edebiyat Bölümü’nde metin analizi ve Avrupa romanı dersleri veriyor. Ayrıca, Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği’nin editörlüğünü yapıyor ve İstanbul’da yaşıyor.Sabitfikir
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Son yaşananlar Kürt sorunu denilen meselenin ne kadar karmaşık olduğunu bir kez daha gösterdi. Her şey kontrol altında derken olaylar sürecin kırılgan zeminde ilerlediğini ortaya koydu. Peki tüm bunlar neden oldu? Olaylar neden bir anda kontrol dışına çıktı... Türkiye Kobani’den uzak durmaya çalışırken neden Kobani bir anda ulusal bir mesele haline geldi?Olaylara aktüel siyaset üzerinden bakıp Kobani üzerine yoğunlaşılabilir. Ancak büyük resimde farklı dinamikler var. En başta Kürt sorunu artık uluslararası bir sorun ve büyük güçler denkleme dahil olmak istiyorlar. Şimdi gelin önce görünen, sonra görünmeyen faktörleri analiz edelim.
Tam İlmihalli Türkiye Üzerinde Oyunlar Oynayan Lobiler Rehberi
Cumhurbaşkanımız zat-ı alileri, kuşkusuz her kudrete sahip hükümetimizin kıymetli üyeleri, Cumhurbaşkanımızın ekonomiye olduğu kadar metafiziğe de hakim Sayın Başdanışmanı Yiğit Bulut, asla fol yutmayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Melih Gökçek hazretleri ve kalbi onlarla atan basınımızın parlak münevverleri sağolsunlar geçtiğimiz iki yıl içerisinde yaptıkları türlü açıklama ile Türkiye üzerinde oyunlar oynayan tüm lobileri bir bir faş ettiler. Ancak bütün bu lobileri toplu bir şekilde derlenmediği için tehditin boyutlarını algılamamız yardımcı olacak bir rehber bulunmuyordu. Böyle kıymetli ve vatanperver bir görev karşısında Türk Basınının yenilikçi sesi Onedio olarak sessiz kalmamız elbette düşünülemezdi. Hangi lobilerle mücadele ettiği bilincinden yoksun, şuursuz nesiller önümüzde dururken herhalde sessiz kalacak, milli, manevi ve hamasi inkişafımız için elimizden geleni ardımıza koyacak değildik. Bu görev bilinciyle harekete geçerek bütün lobileri tek tek sıraladık. Gördüğümüz manzara aklı olan herkesi eminim hayrete ve tedirginliğe düşürecektir.
Reklam