onedio
'IŞİD AKP'nin Gayrimeşru Çocuğudur'
CHP’li İhsan Özkes, “IŞİD Kobani’de, AKP Türkiye’de kan döktü. Bonzai nasıl AKP ürünü ise IŞİD de AKP’nin mahsulüdür” dedi.Özkes, IŞİD’in Kobani’ye saldırısının yurt genelinde protesto edilmesi sırasında çıkan olaylar ile ilgili basın açıklaması yaptı.Kurban Bayramı’nda IŞİD’in her türlü vahşete devam ettiğini söyleyen Özkes, “IŞİD Kobani’de, AKP Türkiye’de kan döktü. Bonzai nasıl AKP ürünü ise IŞİD de AKP’nin mahsuldür. Işid AKP’nin gayrimeşru çocuğudur. AKP kendine Müslüman olarak para işlerini idare ediyor. Hani analar ağlamayacaktı? AKP bayramda dahi anaları ve babaları ağlattı. 16 insan hayatını kaybetti. Onlarca yaralı var. Birçok ilde sokağa çıkma yasağı ilan edildi” dedi.CHP’li İhsan Özkes’in açıklaması şu şekilde:“Maalesef bayram, bayram olarak geçmedi. Bayram hiç de yaşanmaması gereken şekilde yaşandı. Bunun en önemli nedeni savaş tezkeresinin bayramdan önce çıkartılmış olmasıydı. Tezkere bayramdan sonra çıkartılabilirdi. Bayram, adeta AKP iktidarı tarafından yangın yerine çevrildi. Mübarek Kurban Bayramı’nda IŞİD her türlü vahşete devam etti. IŞİD Kobani’de, AKP Türkiye’de kan döktü. Bonzai nasıl AKP ürünü ise IŞİD de AKP’nin mahsuldür. Işid AKP’nin gayrı meşru çocuğudur.AKP kendine Müslüman olarak para işlerini idare ediyor.Hani analar ağlamayacaktı? AKP bayramda dahi anaları ve babaları ağlattı. 16 insan hayatını kaybetti. Onlarca yaralı var. Birçok ilde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Işid’in kullandığı mühür Hz. Muhammed’in mührü değildir. Hz Muhammed’in orijinal mühründe peygamberimizin adı yukarıda, ortada resul en altta da Allah’ın adı yazılıdır. Daha sonra çıkan mühür ise sonradan kullanılmaya başlamıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı Işid’in ortaya çıktığı 2013 yılının Kutlu Doğum Haftası’nda dağıttığı not defterinde bu mühür kullanılmıştır. 25 yıldır Kutlu Doğum Haftası’nı kutlayan Diyanet neden tam da Işid’in ortaya çıktığı bir dönemde bunu kullanmıştır, meseleyi taktirlerinize bırakıyorum.AKP IŞİD’e dokunamaz. AKP hem iç hem de dış politikada çökmüştür. 12 Eylül’ün 28 Şubat’ın ürünü olan AKP zihniyeti, AKP iktidarı aslına rücu etti ve sokağa çıkma yasağı getirdi. Yaşananlar ortadadır. AKP ülkeyi yönetememektedir. Tüm vatandaşlarımızdan sakin olmalarını ve sağduyulu olmalarını diliyorum.” ZETE
Hüda-Par: 'Devletin Olmadığı Yerde Vatandaş Kendi Önlemini Alır'
Hüda-Par Sözcüsü Sait Şahin , PKK’nın Türkiye’yi Suriye zeminine çekmek istediğini iddia ederek, 'Topyekûn saldırının olduğu yerde kendini korumak da topyekûn çatışma oluyor' diye konuştu.Ayşe Karabat 'ın Al Jazeera'deki röportajında, Hüda-Par Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Sait Şahin, IŞİD karşıtı gösterilerde yaşanan can kayıplarını değerlendirdi.Uzun bir süredir saldırı altında olduklarını belirten Şahin, bu saldırıların son zamanlarda Kobanê neden gösterilerek yoğunlaştığını iddia etti:“PKK birkaç hesabı bir arada görmek istiyor. Kobanê üzerinden kirli bir operasyon yapılıyor. Hem Hüda-Par gibi İslami yapılar hedef alınıyor, hem de Türkiye’yi Kobanê’ye askeri destek vermeye zorlamak istiyor. Türkiye’yi Suriye zeminine çekmek istiyorlar. Bir de barış sürecini Kobanê’ye bağlıyor ve çözüm süreci biter diye işaret fişekleri göndermeye çalışıyorlar.”7 Ekim 2014 Salı günü yapılan IŞİD’i protesto eylemlerinde 18 kişi yaşamını yitirdi. Olaylarla ilgili soruşturmalar devam etmekle birlikte görgü tanıklarının ifadelerine göre, ölümlerin bir kısmı Hüda-Par ve HPG üyelerinin çatışmaları nedeniyle gerçekleşti. Şahin, ölenlerin dördünün kendi üyeleri olduğunu kesin olarak tespit ettiklerini söyledi.Şahin, Hüda-Par’ın güvenlik güçlerini göreve çağırmak yerine nefsi müdafaa çağrısı yapmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu; geçmişte kendilerine yönelik saldırılarla ilgili devlete sorumluluklarını hatırlattıklarını ancak devletin gözünü kapadığını öne sürdü:“Devlet bölgeyi PKK’ya teslim etti. Bu devlet boşluğunda PKK burayı haraca bağlamış, kendi mahkemelerini kurmuş. Bölgede hâkim pozisyondalar. Partimiz saldırıya uğradığında kimse saatler boyu müdahale etmiyor. Ciddi bir açıklama yapılmıyor. Biz devlete sorumluluklarını hatırlatıyoruz ama devlet kendi sorumluluklarını yerine getirmediği yerde, güvenlik güçleri vatandaşların güvenliği sağlanmadığı yerde nefsi müdafaa tedbirini almalarını elbette söyleriz. Kendilerini işyerlerini, partilerini, evlerini koruma amaçlı tedbirlerini almalılar. Devletin olmadığı yerde vatandaş kendi önlemini alır. Devlet sorumluluğunu yerine getirecek. Vatandaşın bununla yüz yüze getirilmemesi lazım.”Şahin de 'Kobanê bir tek IŞİD mağduru değil', diyerek Kobanê'nin PYD mağduru olduğunu da öne sürdü. PYD baskısı nedeniyle liberal, solcu, demokrat grupların da Kobanê’yi boşaltmak zorunda kaldığını söyledi.Hüda-Par Sözcüsü, IŞİD’in eylemlerini insani bulmadıklarını vurguladı ve “Aşırılıklarını eleştiriyoruz ancak IŞİD’i değerlendirirken, ortaya çıkış nedenleri de iyi araştırılmalı. İslam dünyasına yönelik zulümlerin bir sonucu olduğu o zulümler devam ettiği sürece yeni yapıların ortaya çıkacağı da unutulmamalı' dedi.T24
Davutoğlu: 'Bu Devleti ve Hukuk Düzenini Hiçbir Şeye Feda Etmeyiz'
Başbakan Davutoğlu, 'Şimdi herkesin muhasebe etme vaktidir ve herkesin de bilmesi gerekir ki; biz bu devleti ve hukuk düzenini hiçbir şeye feda etmeyiz' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, güvenlik toplantısı sonrasında düzenlediği basın toplantısında, 'Çözüm süreci irademizi bütün vatandaşlarımızın bir kez daha bilmesini isterim. Hiçbir vandalizme çözüm sürecini kurban vermeyiz. Ancak, çözüm süreci adına da şiddeti müsamaha gösterecek bir tavır içine girmeyiz' ifadesini kullandı. Vatandaşlardan sükunet içinde ve kararlılıkla bu tutumlarına sahip çıkmasını beklediğini belirten Davutoğlu, emniyet içinde, huzur içinde bir ülke için ne gerekiyorsa güvenlik birimlerinin yapacağını söyledi. Davutoğlu, şöyle konuştu:'24 saat esasıyla çalışacak olan bir koordinasyon merkezi Başbakanlık bünyesinde ama İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda kuruldu. Bütün valilerimizle, bütün kaymakamlarımızla anlık temaslarla her bir olayı tespit edecek ve her bir olayın arka planı incelenecek ve sorumlular mutlaka hukuk karşısına çıkarılacak. Kimse bu tür şiddet olaylarından sonra, bundan hesap sorulmayacağını düşünmesin. Tek tek bunun hesabını sorarız. Türkiye bir hukuk devletidir ve gereğini yapmak bizim için vatan borcudur.Yine siyasi partilere seslenmek istiyorum; başta bu çağrıyı yapan HDP başta olmak üzere. Eğer siyasi partiyseniz, kimliğini açık bir şekilde demokrasiden ve barış içinde siyaset yapmadan yana koymalısınız. Yok başka bir niyetiniz varsa, kimliğinizi bilelim. Ne yapmak istediğinizi bilelim, ona göre de bizden muamele görürsünüz. Ancak, siyasi parti kimliği ve kılıfı altında eğer milletimizin huzurunu bozmaya kalkarsanız onu demokrasiyle izah edemezsiniz. Siyasi partiler her şeyden önce meşruiyet zemini içinde hareket etmek zorundadırlar. Bu çağrıyı yapanlar, şimdi bu çağrının altında kaldıklarını kendileri de hissediyorlardır. Çözüm sürecine önem veriyorlarsa, önce onun gereğini yapacaklar ve bu gereği yaparken de herhangi bir mazeret ileri sürmeyecekler.'Anamuhalefet partisine de seslenmek istediğini vurgulayan Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün sükunet çağrısı yaptığını anımsattı. Bu çağrıya katıldığını ifade eden Davutoğlu, 'Ancak, aynı çağrı içinde bu şiddet üreten kesimleri tenkit etmek yerine, vebali onlara yüklemek yerine, Türkiye'nin Suriye'ye dönük merhametli dış politikasına yüklemek de tipik Kılıçdaroğlu tavrıdır' dedi. Kimsenin kimseyi aldatmamasını isteyen Davutoğlu, 'Kılıçdaroğlu net olarak tavrını koymalıdır. Şiddetten yana mı, huzurdan yana mı ? Genel Başkan Yardımcısına sormalıdır, 'o twiti ne için attı ? Niçin halkı sokağa davet etti ?' ifadelerini kullandı.Bütün diğer partilere ve toplum kesimlerine de seslendiğini dile getiren Davutoğlu, şunları söyledi:'Çünkü bazı illerimizde, bazı partiler karşı karşıya geldi. Lütfen bu şiddet ortamında taraf olmaktan kaçının. Düzeni sağlayacak olan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'dir, devletidir ve güvenlik birimlerimizdir. Herhangi bir suç işlendiğinde bu suçun cezalandırıcı ve karşı tarafında bir pozisyon almaktansa, devletin müdahalesini önceleyin. Biz hiçbir toplum kesiminin, birinin diğerinin karşısında olmasına rıza göstermeyiz. Bu toplum kesimlerimiz arasında veya farklı siyasi görüşler arasında bir iç ihtilaf değil, Türkiye dışında olan bir gelişmeyi Türkiye içinde istismar etmeye çalışan, marjinal örgütlü bir grubun faaliyetidir. O sınırlar içinde muamele göreceklerdir, kesinlikle geniş toplum kesimlerimizin bu tartışma ve kutuplaşma ortamının dışında kalması önemlidir. Ayrıca bu olaylarda maalesef kullanılan veya istismar edilen kardeşlerimizin önemli bir kısmının, kardeşlerim diyorum, çünkü küçük yaşta, çocuk yaşta denilebilecek 13 ila 18 yaşları arasındadır, çocukları öne sürerek bu vandalizme çocukları alet edenler en büyük insanlık suçu işliyorlar. Annelere ve babalara da çocuklarının geleceğine sahip çıkma çağrısında bulunuyorum.'Uluslararası topluma çağrıUluslararası topluma da seslenmek istediğini aktaran Davutoğlu, son dönemde Kobani'de yaşananları çözme sorumluluğu Türkiye'nin omuzlarındaymış gibi bir kanaatin yayılmaya çalışıldığını bildirdi.Davutoğlu, şunları kaydetti:'3,5 senedir, 300 bin insanın ölümüne sessiz kalanlar, kimyasal silah kullanımına, scud füzelerine, varil bombalarına sessiz kalanlar, Kobani'de bir anda Türkiye'nin bu meseleyi çözmesi gerektiği gibi uluslararası bir algıyı oluşturmaya çalışıyorlar. Bütün bu gelişmelerin vebali öncelikle BM Güvenlik Konseyi'nin ve daimi 5 üyenin üzerindedir. Kendi veballerini bir kenara koyarak, Türkiye'yi sorunun parçasıymış gibi yansıtmaya çalışanlar, belki kendisine yakın olan çevreleri ikna edebilir veya bir algı operasyonu yapabilirler ama uluslararası vicdanın elinden kurtulamazlar. Uluslararası toplum sadece Kobani'deki kardeşlerimizi değil, Suriye'deki bütün kardeşlerimizi emniyet altına, güven altına alacak entegre bir strateji geliştirmedikçe, bu acı olaylar kesilmez. Bizim uluslararası topluma çağrımız öncelikle hep beraber böyle bir çabanın içine girmesidir ve Suriye'de kalıcı bir istikrarın, bölgede kalıcı bir istikrar için gerekli adımların atılmasında ortak bir çaba içine girilmesidir.' 'Zor bir dönemden geçiyoruz'Medya kuruluşlarına da seslenen Davutoğlu, zor bir dönemden geçildiğinin herkes tarafından farkında olunduğunu dile getirdi. Türkiye'nin etrafında birçok ülkenin etnik ve mezhep temelli kutuplaşmaların etkisi altında bulunduğunu vurgulayan Davutoğlu, 'Ülkemiz bütün bu ateş çemberinin ortasında demokrasiye dayalı siyasi istikrarını, bugün Başbakan Yardımcımız orta vadeli ekonomi programı açıkladı, orta vadeyi, uzun vadeyi gören ekonomik program anlayışla gören, sağlıklı ekonomik yapısını ve iç barışını koruyor. Buna özen göstermek sadece bizlerin, hükümet edenlerin değil, bütün toplumun görevidir' diye konuştu. Başbakan Davutoğlu, medyadan, bu kritik süreçte, şiddetin yaygınlaşmasını isteyenlerin beklentilerine cevap vermeyecek şekilde, sorumlu, bilinçli yayın yapmalarını da rica etti.  Davutoğlu, 'Şimdi herkesin muhasebe etme vaktidir ve herkesin de bilmesi gerekir ki; biz bu devleti ve hukuk düzenini hiçbir şeye feda etmeyiz. Eğer böyle bir kargaşa ortamı yaratılmak isteniyorsa ki birileri böyle bir çaba içindelerse onlar da bilmeliler ki, kendi başları daraldığında bile sığınacakları yer Türkiye Cumhuriyeti devletinin gölgesidir.' dedi.AA
'AKP Hükümeti IŞİD'den Desteğini Çekene Kadar Direniş Sürecek'
HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan , kentte ilan edilen sokağa çıkma yasağının karşılığının OHAL olduğunu söyledi.Nursel Aydoğan, Diyarbakır'da yaşananlara ilişkin T24'e yaptığı değerlendirmede, 'Türkiye’nin her tarafından çevik kuvvet getirildi. Tanklar da askerde şehrin ana noktalarında bekliyor. Bu görüntü, OHAL tablosudur. Önemli olan zaten işin özüdür.'Sokağa çıkma yasağına ilişkin sık sık duyuru yapıldığını anlatan Aydoğan, ara sokaklarda halkın dışarıda olduğunu söyledi. Emniyet’in uyarısına rağmen gençlerin Kobanê direnişini sürdüreceklerini söylediklerini ifade etti.Aydoğan, halkın AKP hükümetinin IŞİD’den desteğini çekeceğini ifade edinceye kadar direnişi sürdürme kararlığını dile getirdiklerini vurguladı.HDP’nin bazı milletvekilileri sınırda sıfır noktasında adeta nöbetteler. Suruç’a sığınan Kobanê halkının ihtiyaçlarıyla ilgili çalışmalar yürütüyor.Meclis İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Van Milletvekili Kemal Aktaş , sınırda yaşananların bile tek başına insan hakları ihlali olduğunu söyledi.Kobanê’deki gelişmelerin netleşmesinden sonra kapsamlı bir inceleme başlatıp hak incelemesi yapacaklarını söyledi. Aktaş, IŞİD güçlerinin frenlendiğine ilişkin bilgiler geldiğini ifade etti.Kemal Aktaş’la sınırın sıfır noktasında olan Hakkari Milletvekili Adil Zozani , IŞİD’in püskürtülmesine tanıklık ettiklerini belirterek, “Bir iki gün içinde Kobanê IŞİD çetelerinden temizlenmiş olacak sanırım” diye konuştu.Örgütün kırılma noktasında olduğuna dikkat çeken Zozani, “Kobanê’nin kurtulması demek Kürdistan halkalarının ve Ortadoğu halkalarının kurtulması demek” dedi.
Kobani'de Son Durum Nedir?
Kobani'de Kürt güçlerle IŞİD militanları arasında çatışmalar yoğun bir şekilde sürerken koalisyon güçlerinin yeni hava saldırıları yaptığı bildiriliyor.Sınır bölgesindeki BBC muhabiri Kobani'den silahlı çatışma ve bombardıman seslerinin geldiğini belirtiyor.ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri de bugün Kobani'de IŞİD'e yönelik yeni saldırılar gerçekleştirdi.İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları için Gözlemevi'nden Rami Abdel Rahman Fransız Haber Ajansı AFP'ye, IŞİD militanlarının hava saldırıları sonucu kentin doğusundaki kontrolü kaybetmeleri ardından kontrolü yeniden sağlamaya çalıştığını söyledi.Kobani'deki Kürt gücü YPG'nin IŞİD militanlarına karşı 'saldırıya geçtiği' haberleri geliyor.ABD öncülüğündeki koalisyon hava kuvvetleri, Salı günü Kobani'deki IŞİD mevzilerine şimdiye kadar en yoğun bombardımanı gerçekleştirmişti.Hava operasyonunun ardından IŞİD'in ilerleyişinin durduğu bildirilmişti.BBC Türkçe'nin ulaştığı PYD (Demokratik Birlik Partisi) Eş Başkanı Salih Müslim, IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) militanlarının ilerleyişinin durduğunu teyit etmiş ancak katliam tehlikesinin devam ettiğini vurgulamıştı.Hava operasyonlarının IŞİD'e karşı etkili olduğunu belirten Müslim, 'Doğu ve batı cephesinde çatışmalar devam ediyor. Ancak IŞİD'in elinde ağır silahlar oldukça katliam tehlikesi devam ediyor. Son hava saldırıları etkili oldu, koalisyon bombardımana devam etsin' demişti.Ağır silahlar istiyoruz'BBC Türkçe'ye konuşan PYD Eş Başkanı Salih Müslim, Kobani'deki Kürt kuvvetlerinin (YPG) en büyük ihtiyacının ağır silahlar olduğunu kaydetmişti.Pek çok ülkeden silah yardımı talebinde bulunduklarını belirten Müslim, henüz taleplerinin karşılanmadığını da ifade etmişti.Salih Müslim, dün BBC'ye yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Kobani'ye askeri müdahalesinin 'değerlendirebileceğini' de söylemişti.Türkiye-Suriye sınırından bildiren BBC muhabiri Paul Adams da, Kürtlerin Türk askerinin müdahil olmasını istemediklerini vurguluyor. Türkiye'nin silahlı Kürt savaşçıların kendilerine katılması için geçişine izin verilmesini istediklerni aktaran Adams, görünürde böyle bir izin verileceğine dair işaret olmadığı yorumunu yapıyor.BM: Kobani düşerse Türkiye tehlikeye girerBirleşmiş Milletler'in Suriye temsilcisi Staffan de Mistura bir açıklama yaparak, 'Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) karşı mücadele konusunda ciddiysek Kobani'ye yardım etmeliyiz. Sınırın neredeyse tümünü IŞİD'in kontrol etmesi Türkiye'yi de tehlikeye sokar' dedi.Mistura sözlerine şöyle devam etti 'Eğer IŞİD Kobani'yi alırsa büyük bir insani trajedi ve katliam yaşanması söz konusu. Ayrıca Türkiye'yi de tehdit eder hale gelecekler. Kararı Türkiye'ye bırakıyorum.'Kobani'deki YPG güçleri ile IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) militanları, 20 günü aşkın süredir çatışıyor.Londra merkezli muhalif Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü, Eylül ortasından bu yana, Kobani'de yarısından fazlası cihatçı savaşçılar olan en az 412 kişinin öldüğünü duyurdu.Çatışmaların başlamasından bu yana yaklaşık 160 bin Suriyeli sınırı geçerek Türkiye'ye sığındı.BBC Türkçe
Leman Sam'a Dini Değerleri Aşağılamaktan Suç Duyurusu
Eskişehir’de Avukat Turgay Balaban, twitter hesabında, 'Benim için IŞİD ile bıçağını masum bir hayvanın boğazına dayayan aynı duygudadır. IŞİD beni şaşırtmıyor.' diyen Sanatçı Leman Sam hakkında savcılığı suç duyurusunda bulundu. Avukat Balaban, savcılığı sunduğu 3 sayfalık dilekçesinde, Sanatçı Saman’ın ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını bu bağlamda Sam’ın sözlerinin kamu barışını bozduğunu, toplumu kamplara ayırdığını bir kesimin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak suçunu işlediği iddiasıyla yargılanması istemiyle hakkında dava açılmasını istedi. Savcılığın söz konusu başvuruyu kabul etmesi halinde Sanatçı Sam hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis istemiyle ceza davası açılabilecek.CHA
Reklam
Emrullah İşler: 'IŞİD Öldürüyor Ama İşkence Yapmıyor'
AKP Ankara Milletvekili Emrullah İşler'in Kobanê protestolarına ilişkin Twitter üzerinden yaptığı açıklamalar sosyal medayada gündem oldu. 'Kafası taşla ezilerek öldürülen gencin suçu neydi? Bunu yapanların eline IŞİD su dökemez. IŞİD öldürüyor ama işkence bari yapmıyor' ifadelerini kullanan İşler gelen tepkiler ardından “IŞİD öldürüyor ama işkence yapmıyor” mesajını sildi.İşte Emrullah İşler'in açıklamaları ve bu açıklamalara gelen bazı tepkiler...Onedio
4 Haber ve 1 Soru: PKK-Hizbullah Çatışması Yeniden mi Başlıyor?
Salı gecesi yurdun pek çok yerinde yapılan gösterilere polis müdahale ederken, dün bu tabloya yeni ve korkutucu bir ‘unsur’ daha eklendi. Başta Diyarbakır olmak üzere, Batman, Siirt, İstanbul , Bingöl, Mardin, Van gibi kentlerde göstericiler bazı ‘sivil gruplar’la da karşı karşıya geldi. Radikal'in haberine göre dün gün boyu yaşanan çatışmalarda meydana gelen can kayıplarının 17’sinin, göstericilerle bu gruplar arasındaki çatışmalar nedeniyle gerçekleştiği belirtiliyor. Hüda-Par, 90’lı yıllarda PKK çizgisindeki Kürt siyasetçilere ve aktivistlere yönelik infazlarıyla bilinen ve 2000 yılında lider kadrosuna yapılan operasyonların ardından bu tür eylemlere son veren ‘Hizbullah’ örgütüne yakınlığın gizlemiyor. Geçmişte yaşanan bu kanlı günlerin ardından bu grupların yeniden karşı karşıya gelmesi ve birbirlerine kimi yerlerde uzun namlulu silahlarla ateş açmaları, sokak çatışmaların devam edebileceği endişelerine yol açıyor. Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Halis Böğürcü de yazılı açıklama yaparak kent genelinde çıkan çatışmalarda ölenlerden 5 kişinin HÜDA-PAR üyesi olduğu bilgisini aldıklarını kaydetmişti.
Reklam
'Yaşasın IŞİD’ Diye Bağıran Polis Hakkında Soruşturma Başlatıldı mı?'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na, “7 Ekim 2014 günü IŞİD terör örgütünün Kobani’ye saldırılarının Van Başkale ilçesinde protestosu sırasında göstericilere ‘Yaşasın IŞİD’ diye bağıran polis memuru ile ilgili yasal soruşturma başlatılmış mıdır” diye sordu.Tanrıkulu, güvenlik güçlerine ‘vur’ emri verilip verilmediğine de önergesinde yer verdi.Tanrıkulu’nun soru önergesi ve gerekçesi şöyle:1) 7 Ekim 2014 günü IŞİD terör örgütünün Kobani’ye saldırılarının Van Başkale ilçesinde protestoları sırasında göstericilere ‘Yaşasın IŞİD’ diye bağıran polis memuru ile ilgili yasal soruşturma başlatılmış mıdır?Zete
ABD'de Ebola'dan İlk Ölüm
Ebola virüsü taşıdığı tespit edilen ve Teksas’ta bir hastanede tedavi altına alınan ABD’li Thomas Eric Duncan, hayatını kaybetti.Ebola virüsüne yakalanan ABD’li Thomas Eric Duncan, Teksas Sağlık Presbiteryen Hastanesi'nde hayatını kaybetti.Teksas Sağlık Kaynakları sözcüsü Candace White, geçtiğimiz günlerde hastanın durumunun kritik olduğunu belirtmiş ve konuyla igili ayrıntılı bilgi vermemişti.Öte yandan, virüs tespit edilen Thomas Eric Duncan’ın Liberya'dan gelen bir uçakla 20 Eylül'de Dallas'a indiğini belirlenmişti.
Dünyanın En Zor "Hangisiyle 'Evlenirdin, Sevişirdin, Kavga Ederdin' Anketi"
etiket
Anketi çözerken beyniniz yanabilir. Dikkat!.. Lütfen her soru için o 3'lüden birini seçin. Yani hem evleneceğiniz hem kavga edeceğiniz kişiye aynı kişiyi işaretlemeyin. Not: Bu anket tamamen mizah amacıyla yapılmış olup, kimseyi aşağılama amacı gütmez. Cevaplarınız anonimdir! Bazı soruları cevaplarken 'karşı cins olsaydım ne yapardım' diye düşününüz :) İyi eğlenceler! 
Reklam
'Klasik Müzik Tarihindeki En Cömert Bağış'
Dünyanın en prestijli orkestralarından 1842 yılında kurulan Viyana Filarmoni Orkestrası, tüm arşivini dijital platforma aktarıyor. Görüntülerde bir zamanlar aralarında Nazi Partisi mensuplarının da bulunduğu orkestra üyeleri de var.Viyana Filarmoni Orkestrası, arşivlerini 1 milyon Dolar karşılığında dijital platforma taşımaya karar verdiğini açıkladı. Orkestra yönetimi tarafından yapılan açıklamada, aktarım için gerekli bağışın Birgit Nilsson Vakfı tarafından yapıldığı ve bunun dünya klasik müzik tarihinde yapılmış en cömert bağış olduğu belirtildi. Üyeleri tamamen erkeklerden oluşan ve kendi seçim sistemine, kendi yönetim şekline sahip, tamamen bağımsız bir orkestra olarak birlikte çalışacağı solistleri kendi seçen Viyana Filarmoni Orkestrası, bir dizi değişikliğe de gideceğini açıkladı.Eski defterler açıldıkça da Viyana Filarmoni Orkestrası'nın tarihine dair mevcut bilgiler tazeleniyor, yeni bilgiler de açığa çıkıyor. Arşivinde Bruckner, Brahms gibi büyük bestecilerin eserlerinin ilk seslendirilişinin, el yazılarıyla yazdıkları kompozisyonların, çok değerli enstrümanların yanı sıra, aralarında Nazi partisine kayıt olmuş orkestra üyelerinin de hikayeleri bulunuyor. Ayrıca Nazi partisinin propaganda yıllarının da Viyana Filarmoni'ye yansımaları yine orkestra arşivi içerisinde yer alıyor.Özellikle 1938-1944 yılları arasında Hitler ve Goebbels etkisinde programlar hazırlayan orkestranın tarihinde 1939 yılı önemli bir tarih. Geleneksel yeni yıl konserinde Nazi Propaganda Bakanı Joseph Goebbels lehine coşkulu tezahüratlar yapılmıştı. Ayrıca 1942 yılında, orkestranın kuruluşunun 100. yılını kutlama konserinde çalanların yarısı Nazi partisi üyesiydi.Yıllardır arşiv girişleri sıkı sıkıya denetlenen ve çok sınırlı sayıda insana izin verilen Viyana Filarmoni Orkestrası, tarihini bu bir milyon Dolarlık bağışla dijital platforma taşıyarak, bir tür şeffaflık da elde etmiş olacak. Konuyla ilgili orkestra başkanı Andreas Grossbauer'in yaptığı açıklamada ise şu anki arşiv bölümünün çok küçük olduğuna değindi, 'Değişmek ve dijital arşivimizi oluşturarak öğrencilere ya da öğrenmeye gelen herkese Viyana Filarmoni'nin tarihini açmak istiyoruz' sözleriyle de katı kuralları ile bilinen Viyana Filarmoni Orkestrası'nın bir değişim sürecine girdiğinin de altını çizdi.Reuters, Al Jazeera
Derbi Biletleri Satışa Çıktı
Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin biletleri satışa çıkarıldı.Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, Passolig üzerinden ve Türk Telekom Arena gişelerinden satışa çıkarılan biletlerin GS Bonus Kart sahipleri için öncelikli olduğu, genel satışa ise 10 Ekim Cuma günü başlanacağı kaydedildi.Derbi maç için kategorilere göre belirlenen bilet fiyatları ise şöyle:Kategori 1: 900Kategori 2: 700Kategori 3: 500Kategori 4: 400Kategori 5: 200Kategori 6: 120Eurosport
Tesis Açılmadan Harabeye Döndü
Gaziantep'te, IŞİD'in Kobani'ye yönelik saldırılarını protesto etmek için toplanarak yasa dışı gösteri yapan gruplar, Büyükşehir Belediyesi'nin futbolcu yetiştirmek için 50 milyon lira harcamayla yaptırdığı spor kompleksini açılmadan harabeye çevirdi.Dün akşam saatlerinde kentin çeşitli bölgelerinde toplanan gruplar IŞİD'in, Kobani'ye yönelik saldırılarını protesto etmek için çöp konteynerleriyle barikatlar kurdu, lastik yakarak yolları kapattı. Gruplar, kendilerine engel olmak isteyen polise de havai fişek ve taş attı, kamu binaları ile işyerlerine zarar verdi.Gece geç saatlere kadar süren gerginlikte göstericiler Büyükşehir Belediyesi ile Kamerun Toofola Spor Akademisi'nin Serinevler Mahallesi'nde ortaklaşa yaptığı ve yaklaşık 50 milyon liraya mal olan spor kompleksini de hedef aldı. Kamerunlu futbolcu adaylarının Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'un alt yapısında yetiştirilmesinin amaçlandığı tesisin camları kırıldı, klimaları söküldü ve tesisteki birimler tahrip edildi.Büyükşehir Belediyesi henüz açılmadan göstericilerin hedefi haline gelen tesisteki hasarı tespit etmeye çalışıyor.Şampiy10
Reklam
Reklam
'Erdoğan'ın İzleyeceği Maçın Biletleri AKP Gençlik Kolları'na Dağıtıldı'
Fenerbahçe Ülker ve Pınar Karşıyaka arasında bu akşam oynanacak Cumhurbaşkanlığı Kupası final maçında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik olası protestoları engellemek için 8600 biletin AK Parti Gençlik Kolları'na dağıtıldığı iddia edildi.Fanatik Gazetesi’nin internet sitesinde yayınlanan habere göre, Fenerbahçe Ülker – Pınar Karşıyaka arasındaki Cumhurbaşkanlığı final karşılaşması için AKP Gençlik Kolları’na 8600 bilet dağıtıldı. Bunun sebebinin ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın salondan izleyeceği maçta, aleyhine tezahürat yapılmasını engellemek olduğu iddia edildi.Fenerbahçeli ve Karşıyakalı taraftarlar bilet bulmakta zorlandıkları için sosyal medyadan tepki gösterirken, AK Parti Gençlik Kolları başkanlarından Selim Akceylan'ın partililere attığı kısa mesaj da Twitter'da sıkça paylaşıldı. Akceylan, mesajında bu akşamki maç için 17.30'da teşkilat merkezlerinden otobüs kaldırılacağını bildiriyor.CHP'li Umut Oran konuyla ilgili soru önergesi verdiCHP İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın, TBMM Başkanlığına verdiği önergede Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç'ın şu soruların yanıtını istedi:Türkiye Basketbol Ligi'nde 2014-2015 sezonunun açılışı 8 Ekim 2014 tarihinde yapılacak. Saat 19.30’da 13 bin kapasiteli Ankara Arena’da başlayacak 30.Cumhurbaşkanlığı Kupası final maçı karşılaşmasında, geçen sezon Türkiye Basketbol Ligi şampiyonu Fenerbahçe Ülker ile Türkiye Kupası’nı müzesine götüren Pınar Karşıyaka mücadele edecek.Bu kapsamda;1- Daha önce Konya’da oynanacağı açıklanan ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gelme ihtimaline karşın Ankara’ya alınan final maçı için neden bu kadar gizlilik uygulanıyor? Herhangi bir güvenlik riskine karşı emniyet güçlerinin bir spor salonunda güvenliği sağlama yeterliliği yok mudur?2- Final maçının oynanacağı yer neden birkaç gün öncesine kadar sır gibi saklandı?3- Final maçı için biletlerin satışı neden gecikti, biletix üzerinden yapılacak bilet satışları neden 7 Ekim 2014 saat 20.00’dan itibaren başladı?4- Basketbol final maçı biletlerinin 24 saat öncesinden satılmaya başlanması normal bir durum mudur, bunun daha önce yaşanmış örnekleri hangileridir?5- Final maçı için Arena’da toplam 12 blokta biletli seyirci yer alacağı, biletlerin biner adedinin Fenerbahçe Ülker ve Pınar Karşıyaka taraftarlarına satılacağı, geri kalan 8500 biletin ise davetlilere dağıtılacağı bilgisi doğru mudur?6- Maça davet edilecek kişiler kimlerdir, bunları kim belirledi? Davetliler neye göre belirlendi, siz mi belirlediniz?7- AKP Gençlik Kolları üyelerinin maça davetli olarak katılarak Erdoğan lehine tezahürat yapacakları bilgisi doğru mudur? AKP Gençlik Kolları’na kaç adet davetiye verildi?8- Final maçının yerinin gizlenerek bilet satışlarının geciktirilmesi ve taraftarlara çok az bilet satılması, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’nın finalinde o dönem başbakan olan Erdoğan’ın yoğun protestolara maruz kalmasından mı kaynaklanmaktadır?9- Maçtan bir gün önce takım başantrenörleri ve kaptanlarının ortaklaşa düzenlediği ve geleneksel hale gelen Cumhurbaşkanlığı finali basın toplantısı bu kez neden yapılamadı? İlk kez yaşanan bu durumun sorumluları kimdir?Zaman
Mardin'de Sokağa Çıkma Yasağı Uzatıldı!
Mardin'in Kızıltepe, Nusaybin, Derik, Dargeçit ve Mazıdağı ilçelerinde bugün saat 18:00'den itibaren ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildi.Mardin'in dün sokağa çıkma yasağı ilan edilen 6 ilçesinde, bugün kaldırıldı. Ancak olayların sürmesi üzerine Valilik tarafından 5 ilçede bugün saat 18.00'den itibaren yeniden sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Valilik açıklamasında, '5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 1/C maddesi gereğince ortaya çıkan şiddet eylemleri nedeniyle bozulan asayiş ve güven ortamının tekrar tesis edilmesi için ilimiz Kızıltepe, Nusaybin, Derik, Mazıdağı ve Dargeçit ilçelerinde 08.10.2014 günü saat 18.00 itibariyle ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir' denildi.SİİRT'TE BAYRAK İNDİRMEK İSTEYEN GÖSTERİCİLERE ATEŞ AÇILDI: 2 YARALISiirt'in Tillo İlçesinde göstericiler, karayolu üzerinde bulunan bir akaryakıt istasyonuna bugün saat 17.30 sıralarında molotoflarla saldırıp, Türk Bayrağı'nı indirmeye çalıştı. Bunu farkeden ve adı öğrenilemeyen akaryakıt istasyonu sahibi, göstericilere tabanca ile ateş açtı. Bu sırada araçlarına yakıt almak için istasyona gelen silahlı köy korucuları da havaya ateş açarak, göstericileri benzinlik istasyonundan uzaklaştırdı.Açılan ateş sonucu henüz isimleri öğrenilemeyen 2 gösterici yaralandı. Olay yerine hareket eden ambulans, göstercilerin yola kurduğu barikatlar yüzünden uzun süre yaralılara ulaşamadı. Aynı şekilde itfaiye aracı ve ekibi de, yollara kurulan barikat yüzünden yanan işyerlerine müdahalede gecikti. Bunun üzerine askeri ekipler olay yerine gelerek, göstericilere müdahale etti. Askerler ile göstericiler arasında uzun süre silahlı çatışma yaşandı. Halen devam eden çatışmalarda ölen yada yaralanan kimse olmadı. Ancak devam eden çatışma nedeniyle kent merkezindeki gerginlik sürüyor.NUSAYBİN'DE TANKLAR İPEKYOLU'NA ÇIKTISokağa çıkma yasağının ikinci bir emre kadar uzatıldığı Mardin'in Nusaybin İlçesi'nde göstericilerin iki gün kapalı tuttuğu uluslararası İpekyolu, güvenlik güçleri tarafından açıldıktan sonra akşam saatlerinde yeniden barikatlarla kapatıldı. İlçe merkezinde de yol kapatıp polise molotof, havai fişek ve taşlarla saldıran göstericilere, gaz bombası ve basınçlı suyla müdale edildi. Müdahale eden TOMA aracından mehter marşı çalındığı duyuldu. Olaylar sırasında PTT şubesi, bir araç ve Zeynel Abidil İlkokulu göstericiler tarafından yakıldı. Çıkan yangınlar itfaiye tarafından söndülürken, binalarda hasar meydana geldi.İpekyolu'nu bir kez daha barikatlarla kapatan gruba, asker ve polis tanklarla karayoluna çıkarak müdahale etti. Göstericiler polis ve askere taş, havai fişek, ses bombası ve molotoflarla saldırdı. Bu sırada polis göstericileri dağıtmak için havaya ateş açtı. Bir süre devam eden olayların ardından tanklar olay yerinden çekilip, Midyat Kavşağı'nda konuşlandı. Karayolu üzerinde göstericiler ile güvenlik güçleri arasındaki olaylar geç saatlere kadar sürdü.BATMAN'DA OKULLAR TATİLSokağa çıkma yasağının yarın sabaha kadar süreceği Batman'da Valilik il genelinde ilk ve orta dereceli okulları Pazartesi gününe kadar tatil etti.DHA
Reklam