Bing'e Animasyonlu GIF Arama Özelliği Eklendi
Microsoft, arama motoru Bing'i yeni özelliklerle güncellemeyi sürdürüyor. Emojiler ile arama özelliğinden sonra animasyonlu GIF arama özelliği de Bing'e eklendi.Arama motoru pazarında Google 'ın önemli rakiplerinden biri olan Bing , yeni özelliklerle gelişmeyi sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde sözcükler yerine emojiler ile arama yapabilmeye olanak sağlayan arama motoru şimdi de Animasyonlu GIF arama seçeneği sunmaya başladı.Animasyonlu GIF arama desteğiNeowin.net sitesinin haberine göre, kullanıcılar artık Bing arama motorunda görsel aramalarını daha gelişmiş filtre seçeneklerine göre gerçekleştirebilecek.Görsel arama seçeneklerine eklenen yeniliklerden biri de animasyonlu GIF arama seçeneği oldu. Bu seçimin yapılması halinde Bing , girilen anahtar kelimelere göre animasyonlu GIF' leri listeleyerek kullanıcıların beğenisine sunuyor.Türkiye'de kullanımdaYeni özellik Bing 'e Türkiye 'den yapılan erişimlerde de kullanılabilir durumda.Yapılan aramalarda listenen GIF 'lerin üzerinde imlecin bekletilmesi durumunda animatif içerik görüntülenebiliyor. Bing 'in yeni özelliğini buradan deneyebilirsiniz.ShiftDelete.Net
Ermenek'teki Maden Ocağının Son Müfettiş Raporu Ortaya Çıktı
CNN TÜRK'te Şirin Payzın'ın sunduğu 'Ne Oluyor?' programında su baskını sonucu Ermenek'teki madende mahsur kalan 18 madencinin durumu tartışıldı. Programa telefonla bağlanan CNN TÜRK muhabiri Özgen Bingöl, Ermenek'teki kazanın olduğu Has Şekerler Madencilik ile ilgili Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin son teftiş raporunu açıkladı.19 Haziran 2014'te denetime tabi tutulan madende 12 eksiklik tespit edilmiş ve bunlardan 8'ine para cezası uygulanmış, 4 eksiklik ise teftiş sırasında giderilmiş.Rapordaki en ilginç ayrıntı ise yemek saatiyle ilgili....Raporda yemek arasının 30 dakika olduğu ve çalışanların yer üstünde bulunan yemekhanelerde yemeklerini yedikleri belirtiliyor.Hatırlanacağı üzere kazanın olduğu maden ocağından sağ çıkan işçiler, su baskınının maden içinde yemeklerini yedikleri sırada olduğunu açıklamışlardı.CNNTürk
Psaki: Her Okuduğunuza İnanmayın
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Washington Post gazetesinin bugünkü nüshasında yer alan, 'Türkiye-ABD ittifakının çatırdadığını' öne süren haberle ilgili olarak, 'Her okuduğunuza inanmayın çünkü Türkiye sadece önemli bir NATO müttefiki olmakla kalmıyor, aynı zamanda IŞİD'i zayıflatma ve bertaraf etme çabalarında bir ortak. Türkiye ile bir dizi konuda birlikte çalışıyoruz' dedi.ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, günlük basın brifinginde bir gazetecinin, 'Washington Post gazetesinde Türkiye ve ABD ittifakının çatırdadığı, iki ülke arasında ciddi sorunlar bulunduğu yönünde bir haber var. Bu konudaki değerlendirmenizi alabilir miyiz?' şeklindeki sorusunu yanıtladı. Sözcü Psaki, şunları kaydetti: 'Öncelikle şunu söyleyeyim: Her okuduğunuza inanmayın çünkü Türkiye sadece önemli bir NATO müttefiki olmakla kalmıyor, aynı zamanda IŞİD'i zayıflatma ve bertaraf etme çabalarında bir ortak. Peşmerge güçlerinin IŞİD'i geri püskürtmeye yardımcı olmak için Kobani'ye geçişiyle ilgili gelişmelerin farkındasınız ve eminim haberini yapıyorsunuz. Atabilecekleri ilave adımlar hakkında Türkiye ile aktif diyalog içerisinde olmaya devam ediyoruz. Bildiğiniz gibi Türkiye ile bir dizi konuda birlikte çalışıyoruz. Dolayısıyla bunun (Washington Post'un haberinin) hiçbir şekilde bu binanın (ABD Dışişleri Bakanlığının) görüşü ya da deneyimi olduğunu düşünmüyorum.' Washington Post gazetesinin 'ABD, Türkiye ile uzun süreli ittifakının çatırdadığını görüyor' başlıklı haberinde, 'Suriye krizinin giderek kırılgan hale gelen diplomatik ilişkideki fay hatlarını gözler önüne serdiği, Türkiye ile ABD arasında Suriye konusunda giderek daha hasmane hale bürünen görüş ayrılıklarının 60 yıllık ittifakın dayanıklılığını sınadığı, bazılarının iki ülkenin hala müttefik olup olmadığını sorgulamaya başladığı' öne sürülüyor. AA
Reklam
Endüstri Meslek Lisesinde Okuyanların Bildiği 15 Şey!
etiket
Herkesin bildiği gibi ülkemizde gerek iyi gerek kötü olarak bilinen meslek liseleri her yıl binlerce gencimize eğitim için kucağını açıyor.  Şu sıralarda önü açık olarak nitelendirilen meslek liselerinde özellikle 'endüstri meslek' liselerinde durum hiçte dışarıdan göründüğü gibi değil.  Fazla uzatmak istemem çünkü bende meslek liseli 'çıkışlı' biriyim biliyorum ki bu satırları hiç bir meslek liseli kardeşimiz okumayacak, bana güvenin.  Diğer öğrenciler için ise biraz kısa anlatımda bulunayım.    Normal bir lisede sınıflarda kız ve erkek sayısı orantılıdır, belki kız sayısı fazladır. Meslek liselerinde ise öğrenciler parfüm kokusunu iki yüz metre uzaktan almaktadır ki bu durumu açıklıyor sanırsam. Gerek kız olmadığından, gerek erkek ortamından değişim sağlanıyor bu okulda. Değişim! Güzel bir sözcük, ta ki iyi ise. Şimdi sırayla bakalım...
Reklam
Güneydoğu Anadolu'nun Mutlaka Gezilmesi Gereken 10 Mekanı
etiket
639 sene boyunca dünya Süryanilerinin patriklik merkezi olan Deyrulzafaran Manastırı, Mardin’in tarihi yapılarından birini oluşturmaktadır ve il merkezinin 3 kilometre doğusunda yer almaktadır.Deyrulzafaran Manastırı’nın yapılış tarihi bilinmemektedir. Tarihinin Mardin kuruluşuna kadar indiği düşünülen Deyrulzafaran Manastırı’nın özellikle tavanı dikkatinizi fazlasıyla çekecek. Tavanındaki taşlar sıra halinde dizilmiş fakat taşların aralarında harç olmadan birbirine kenetlenip geometrik şekil verilmiştir.Fotoğraf: Kemal Öztürk Turkoy
Başbakan Davutoğlu: 'Umudumuzu da Kararlılığımızı da Koruyoruz'
Başbakan Davutoğlu, çözüm sürecine ilişkin, Biz hükümet olarak umudumuzu da, kararlılığımızı da koruyoruz, sonuna kadar da koruyacağız' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, televizyonlarda yayınlanan 'Yeni Türkiye Yolunda' konuşmasında, 'Yeni Türkiye'yi inşa etme yolunda çıktıkları yolculuğun bir başka safhasında yeniden vatandaşlarla olmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti.Ekim ayı içinde, 'Yeni Türkiye'yi inşa etme yolculuğunda, kendilerine önemli mesafeler kazandıran birçok gelişme yaşadıklarını, bunları paylaşmak istediğini dile getiren Davutoğlu, bu ayın 14'ünde Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP) Ana Hatları Boruları Alım Sözleşmelerini imzaladıklarını anımsattı.Davutoğlu, enerji alanında ülke adına çok önem taşıyan yeni stratejik açılımlar yaptıklarını, 'Enerjinin İpek Yolu' olarak isimlendirdikleri TANAP'ın da bu adımla birlikte, Türkiye ile Azerbaycan'ın el ele vererek, hayal olan bir projeyi gerçeğe dönüştürdüğüne vurgu yaparak, şunları kaydetti:'Bu proje, hem Türkiye'nin enerji talebi açısından, hem de topraklarımızın Balkan ve Avrupa ülkelerine enerji aktaran bir coğrafyaya dönüşmesi açısından büyük bir TANAP ile Azerbaycan'dan çıkan gaz hatları, Gürcistan üzerinden Türkiye'ye toplam 16 milyar metreküplük gazın 6 milyar metreküpü Türkiye'de kalacak, kalan kısım buradan Avrupa'ya dağıtılacak. Toplam gaz miktarı daha sonra aşamalı olarak arttırılacak ve 2026 yılında 31 milyar metreküpe ulaşmış olacak. Maliyeti 7 milyar doları bulan bu projenin ilk etabı 2018'de, tamamı da inşallah 6 yıl içinde tamamlanacak.'Bir başka sevindirici noktanın da, söz konusu projede kullanılacak malzemenin yüzde 80'inin Türk firmaları tarafından üretilecek olması olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, 'Biz 21. yüzyılın bir enerji yüzyılı olacağını öngörüyor ve TANAP'ın, ülkeleri birbirlerine yakınlaştıran bir barış projesi olacağına inanıyoruz. Bu barış projesi krizlerle anılan Kafkasya'ya bölgesel bir barış perspektifi getirecek ve bu perspektifi Anadolu üzerinden Balkanlara barış köprüsüyle bağlayacaktır' diye konuştu.'4 şehrimizde tam 1 milyar Türk liralık yatırımı hayata geçirdik'Başbakan Davutoğlu, bütün bakanlıklar, kurumlar, 81 vilayet ve sivil toplum kuruluşlarıyla sürekli istişare halinde olduklarına işaret ederek, bu ay içinde Malatya, Amasya, Kayseri ve Kahramanmaraş'ta vatandaşlarla bir araya geldiklerini ifade etti.'O güzel şehirlerimizin havasını soluduk, tazelendik, enerji dolduk ve Ankara'ya bütün bu şehirlerimizde çok büyük bir muhabbetle karşılandık, vatandaşlarımız bizi bağırlarına bastılar, kendilerine bir kez daha gönülden teşekkürlerimi sunuyorum' diye konuşan Davutoğlu, şöyle devam etti:'İnanın ne kadar zor süreçlerle, engellerle karşılaşırsak karşılaşalım sizin o sevginiz, heyecanınız bize büyük bir şevk ve hizmet aşkı veriyor. Bu ziyaretlerimizde toplam maliyeti 1 milyar TL'yi bulan tam 295 tesisi, yatırımı hayırlısıyla hizmete açtık, bunun mutluluğunu yaşadık. Dile kolay, sadece bu ay içinde ve sadece bu dört şehrimizde tam 1 milyar Türk liralık yatırımı hayata geçirdik. Elhamdülillah ülkemiz artık bu güce ulaştı.''Terör çeteleri Kobani'yi bahane ederek şehirlerimizi yakıp yıktılar'Davutoğlu, 6-7 Ekim'de, millet Kurban Bayramı'nın güzelliğini yaşarken, bazı şehirlerde de herkesi üzen çok acı hadiseler yaşadıklarını dile getirdi.'Birtakım vandallar, yüzlerini maskeyle kapatan bir takım terör çeteleri Kobani'yi bahane ederek şehirlerimizi yakıp yıktılar' ifadesini kullanan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Sokaktaki insanlarımızı, polislerimizi yaraladılar, öldürdüler; kütüphaneleri, okulları, halk otobüslerini ateşe verdiler. Bütün bu terör eylemleriyle yapmak istedikleri, bu ülkede hakim olan kardeşlik iklimini ortadan kaldırmaktır. Kamu düzenini ortadan kaldırarak, çözüm sürecini baltalamaktır. Bölge insanının, çözüm süreciyle gelen ekonomik kalkınmadan ve huzur ortamından ümidini kesmesidir. Çünkü bu odaklar kandan, nefretten, düşmanlıktan besleniyorlar. Buradan bir kere daha kararlılıkla ifade ediyorum; hiç kimsenin birlik ve beraberliğimizi zayıflatmasına, kardeşliğimize halel getirmesine, huzurumuzu bozmasına izin vermeyeceğiz. Hiç kimsenin kamu düzenini bozmasına, vatandaşlarımızı rahatsız etmesine izin vermeyeceğiz. Şundan emin olun ki, 'Devlet nerede' diye soranlara, devletin Türkiye'nin her yerinde dimdik ayakta olduğunu da gösterecek güçteyiz.''Çözüm süreci aynı kararlılıkla sürdürülecektir''Hem çözüm süreci, hem bölgedeki kalkınma adımlarımız aynı kararlılıkla sürdürülecektir, bundan da kimsenin şüphesi olmasın' diyen Davutoğlu, şunları söyledi:'Bu olayların hemen akabinde gerekli talimatları verdim; onların her yıktığının yerine biz daha güzelini yapacağız. Biz yıkan değil yapan olacağız, inşa eden olacağız. Nitekim şu kısa süre içinde 41 milyon liralık yardımı vatandaşlarımıza ve gereken yerlere ulaştırdık. Diğer taraftan, bu ülkeye bu büyük zararları veren vandallar bilsin ki, yıktıkları her binanın, yaktıkları her yapının tazminatını kendilerine ödeteceğiz. Bu ülkenin tek bir karış toprağı, tek bir canı sahipsiz değildir, bu menfur cürümleri işleyenler adalete mutlaka hesap vereceklerdir.'Yeni Türkiye'nin, inşa edenlerin Türkiye'si olacağının altını çizen Davutoğlu, 'Yeni Türkiye’yi eski Türkiye'ye döndürmek isteyenler kesinlikle bozguna uğrayacak ve tarihin çöplüğüne atılacaklar' ifadesini kullandı.Başbakan Davutoğlu, geçmişte terörle mücadele adı altında pek çok yol ve yöntemlerin denendiğini, bunlardan milletin içini serinletecek, kardeşi kardeşe düşüren bu kanlı döngüyü sona erdirecek bir netice çıkmadığına dikkati çekti. Bunların bir kısmının şiddetin karşısına şiddeti çıkaran, suçu önlemek adına suç işlemeyi meşru gören anlayışların ürünü ve yanlış olduğunu ifade eden Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:'Bu yanlışlar yangını söndürmek yerine daha da büyüttü. Yıllarca kan aktı, maddi ve manevi bir çok bedeller ödedik. Maalesef, siyaset kurumu köklü çözümler geliştirmek yerine, sorunu asayiş tedbirlerine terk ederek, akan kanı seyretti. Allah’a şükür, bu anlayışlar artık geride kaldı. 2002’den başlayarak hükümetlerimiz, cesaretle bu sorunun üzerine gitmeye, kapsamlı çözümler geliştirmeye başladı. Siyaset kurumu, bu meseleyi uhdesine alarak kararlı ve cesur adımlar attı.'Çözüm sürecinin, Türkiye’nin geleceği, insanların huzuru ve esenliği için attıkları en önemli adımlardan biri olduğunu anlatan Davutoğlu, 'Türkiye bu meseleyi çözdüğünde, bütün ağırlıklarından kurtulacak, adeta kanatlanacaktır. Huzurlu ve barış dolu bir ülke olarak bütün enerjisiyle atılım üstüne atılımlar gerçekleştirecektir. İnsanlarımızın acıları sona erecek, kanayan yaralar sarılacaktır' şeklinde konuştu.'Umudumuzu da, kararlılığımızı da koruyoruz''Biz hükümet olarak umudumuzu da, kararlılığımızı da koruyoruz, sonuna kadar da koruyacağız' ifadesini kullanan Davutoğlu, şunları kaydetti:'İhtiyacımız olan; bu ortak akıl ve bu ortak vicdan temelinde bütün kesimlerin aynı hassasiyetle bir araya gelmesidir. Bu sürecin bir parçası olan herkes ve her kesim aynı hassasiyet ve sorumluluk ile hareket etmeye mecburdur. Herkes bu zorbalık kültürüyle, bu terörist zihniyetle, bu vandalizmle arasına net ve açık mesafeler koymalıdır.''Özgürlük-güvenlik uyumunu gözetecek hassasiyet...'Davutoğlu, güvenliği özgürlükleri kısıtlayan değil, teminat altına alan bir anlayışla ele aldıklarına işaret ederek, 'Eğer bir ülkede sokaktaki masum insanların, gençlerin, çocukların, yaşlıların can güvenliği yoksa orada zaten özgürlüklerden söz edemezsiniz. Eğer bir grup silahlı, bombalı, örgütlü insan, bir diğer gruba karşı sırf kendisi gibi düşünmüyor ya da inanmıyor diye saldırıyorsa orada sadece terör vardır' dedi.'Hiçbir endişeniz olmasın, hükümet olarak her adımımızı özgürlük-güvenlik uyumunu gözetecek bir hassasiyetle atıyoruz' diyen Davutoğlu, şunları söyledi:'Bu çerçevede bildiğiniz gibi geçen haftaki grup toplantımızda Özgürlükleri Koruma ve İç Güvenlik Reformu'nu ana hatlarıyla açıkladım. Bu konuda bir yanlış algıyı da düzeltmek isterim. Özgürlükleri Koruma ve İç Güvenlik Reformu, yaşanan son olayların neticesinde ortaya çıkmış bir konu değildir. Bu düzenlemeler uzunca bir zamandır planlanıyor, hazırlıkları sürdürülüyordu. Bunlar insanlarımızın çeşitli müşküllerini ortadan kaldıracak, demokrasiyi güçlendirecek çeşitli başlıklar altında toplanmış reformlardır, iyileştirmelerdir. Bu düzenlemelerin tamamı, esasen barışsever, hukuka saygılı vatandaşlarımızın özgürlük alanını genişletecek düzenlemelerdir. Buna karşılık suça azmedenlerin ve terör örgütlerinin suç işleme alanını da daraltacak düzenlemelerdir. Bunları, özgürlükleri teminat altına almak için, insanımıza saygımızın bir gereği olarak yapıyoruz. Hepimize acı veren bu menfur olayların bir daha yaşanmaması için elbette bazı tedbirler alacağız. Ancak suç işleme niyeti taşımayanlar için endişeye, telaşa kapılacak herhangi bir durum yoktur.''Yargıya güvenin yüzde 100 olması gerekiyor'Bu ay içinde gerçekleştirilen HSYK seçimlerine de değinen Başbakan Davutoğlu, 'HSYK seçimlerinde iradelerini sandığa yansıtan bütün hakim ve savcılarımızı da tebrik etmek istiyorum. Bu seçimlerle yargı sistemimizin ipotek altına alınamayacağı bir kere daha ortaya çıkmıştır. Ancak adalet varsa devlet vardır, adaletin olmadığı yerde devlet zaaf gösterir. Bu sebeple yargıya güvenin yüzde 100 olması gerekiyor.Adaleti egemen kılmak için ne gerekiyorsa biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz' diye konuştu.Davutoğlu, Türkiye'nin demokratikleşme yolunda son 12 yılda elde ettiği kazanımları asla kaybetmeyeceğini belirterek, bundan herkesin emin olmasını istedi.Hükümet olarak hak ve özgürlükleri sadece korumakta değil, genişletmekte de kararlı olduklarını vurgulayan Davutoğlu, 'Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir, bu saatten sonra hiç kimse bu ülkeye bir hukuksuzluk dayatamaz, buna en önce biz karşı çıkarız' ifadesini kullandı.'Şiddete dönüşen her türlü eylemi suç sayıyoruz'Davutoğlu, bilgilendirmeyi bir görev bilerek, reform kapsamındaki yeni düzenlemeleri paylaşmak istediğini kaydederek, şöyle dedi:'Bir kere daha gördük ki, bu zorbalıkları, bu zulümleri yapanlar maskelerin ardına gizleniyorlar. Hak ve hürriyet arayışında olduğunu iddia eden kişilerin kimliklerini maske ile perdelemeye ne ihtiyacı olur? Bir insan böyle bir ortama maske takarak geliyorsa amacı açık bir şekilde suç işlemektir. Bundan böyle buna izin vermeyeceğiz, gösterilerde maske takmayı suç kapsamına alıyoruz. Yeni düzenlemeyle molotofkokteylini de saldırı silahı kapsamına alıyor ve bu konuda kanunlarımızdaki muğlaklığı kesin bir şekilde ortadan kaldırıyoruz. Molotofkokteyli ile bir yere yaklaşanlar, aynen ateşli silahla yaklaşmış gibi muamele görecekler.''Eşkıyanın, vandalın, hırsızın eli serbest olacak, kendilerinden güvenliği temin etmelerini beklediğimiz kolluk güçlerimizin eli bağlı kalacak; bu kabul edilemez' diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:'Yapmak istedikleri sokaklarda panik havası oluşturmaktır, buna asla izin vermeyeceğiz. Bunun adı ne özgürlüktür, ne hak arayışıdır. Amerika'da, Avrupa'da molotofkokteyli yıllardan beri kanunlarca patlayıcı madde olarak tanımlanıyor, kullanan kişilere yönelik müebbet hapse kadar varan cezalar veriliyor. Yeni düzenlemeyle şiddete dönüşen her türlü eylemi suç sayıyoruz. İzinli gösteri haklarını kullananlara müdahale eden, onlara saldırıda bulunan gruplar da güvenlik güçlerimizce engellenecektir. Gösteri alanına silahla girilmesine asla izin verilmeyecek, silahlı olduğu tespit edilenlere daha ağır cezalar uygulanacak. Toplumsal olaylarda verilen zararlar suçluya rücu edilerek kendisinden tahsil edilecek, bu konuda zaman aşımı süreleri de iki katına çıkarılacaktır.'Başbakan Davutoğlu, Türkiye'de halen polisin gözaltına alma hakkı olmadığını, bu durumun emniyet birimlerinin olaylara müdahale etmesini zorlaştırdığını ifade ederek, 'Bir ateş çemberinin ortasında, devlet otoritesinin zaafa uğradığı bölgemizde, çok şükür, bir istikrar adası olarak yükselen ülkemizin huzur ortamını korumak için emniyet birimlerimizin olaylara müdahale etme kabiliyetini arttırmak mecburiyetindeyiz' dedi.'Kolluk gözetim mekanizmasını kuruyoruz'Polisin bundan böyle toplumun huzurunu bozmaya yönelen kişileri 24 saat gözaltında tutabileceğini, daha sonra bu kişilerin savcılığa teslim edileceğini ve 4 gün içinde de hakim karşısına çıkartılacağını kaydeden Davutoğlu, 'Bu düzenlemeler, birçok Avrupa ülkesinde zaten emniyet birimlerine verilen yetkileri içeriyor. Bu noktada, emniyet görevlilerimiz yanlış uygulamalara giderse ne olacak diye bir soru akla gelebilir. Bu reform paketi içinde onun da denetimini getiriyor ve kolluk gözetim mekanizmasını kuruyoruz' şeklinde konuştu.Davutoğlu, istihbari dinlemeyle ilgili herhangi bir istismar olursa, bunu kademeli olarak önce kendi birimlerinin tetkik edeceğini, ardından İçişleri Bakanlığında daha sonra Başbakanlık Teftiş Kurulu'nda dosyaların inceleneceğini, her partinin temsil edildiği Meclis'teki 17 kişilik komisyon tarafından da konunun takibinin yapılacağının altını çizdi.Yeni Türkiye'de, devletin halkının hizmetinde ve emrinde olacağını ifade eden Davutoğlu, devletin amir, vatandaşın memur olduğu köhne yapıyı değiştirme yolundaki adımları kararlılıkla attıklarını anlattı.'Yeni Türkiye'de vatandaş amir, devlet o amire tabi memur durumunda olacaktır' diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın, derken biz aslında bunu söylüyoruz. Vatandaşımıza zorluk çıkarmayı değil, kolaylık göstermeyi ilke edinen biranlayışla hareket ediyoruz. Bu reform paketinin amaçlarından biri de gereksiz bürokrasiyi ortadan kaldırmak, yanlış uygulamaları doğrularıyla değiştirmektir. Bazı misallerle bunu açıklığa kavuşturayım. Bundan sonra isminden ya da soy isminden memnun olmayan vatandaşlarımız artık mahkeme kapılarında çile çekmeyecekler. Nüfus İdaresine bir dilekçeyle başvuracak, Nüfus İdaresi de o şekilde kaydedecek, değişiklik yapılmış olacak. İnsanın hangi ismi kullanacağı kendisini ilgilendiren bir meseledir, buna ne devlet ne de bir başkası karışamaz. Bu konuda geçmişte insanlarımız çok sıkıntılar yaşadılar, en tabii hakları ellerinden alındı ama artık bu böyle olmayacak. Ehliyet ve pasaport almak için de mevcut durumda emniyete gidiliyordu, bu işlemleri de artık Nüfus İşleri yapacak. Bunlar kimlik işlemleridir, sanki potansiyel suçlu gibi vatandaşlarımızın Emniyet'e taşınması yanlıştır. Emniyet eğer bir suç varsa tabii ki bunun takibini yine yapacaktır. Vatandaşlarımızın, doğum, ölüm hallerinde, boşanma hallerinde kapı kapı dolaşarak işlem yapma derdi de artık sona eriyor. Vatandaşımız bu konularda e-Devlet ile bildirimini yapacak, kendi sevincini ya da taziyesini yaşayacak, devlet kapısında bürokrasiyle boğuşmayacak.'İş güvenliği yasası hazırlıklarına da değinen Başbakan Davutoğlu, 'İnşallah, iş güvenliği yasasını da en kısa zamanda çıkarıyoruz, bu da yine bir güvenlik meselesi, bir reform olarak gündemimizde' dedi.Kişisel verilerin korunması için de yeni yasal düzenleme yapacaklarını bildiren Davutoğlu, hiç kimsenin, herhangi bir vatandaşın kişisel bilgilerini işleyip depolama hakkına sahip olamayacağını kaydetti. Davutoğlu, bunun kanunen, ahlaken ve inancımızca göre de yanlış bir davranış olduğunu ifade ederek, 'Yeni düzenlemeyle, hiç kimse başkasının özel hayatıyla ilgili herhangi bir kişisel veriyi barındıramayacak, işleyemeyecek ve depolayamayacak' diye konuştu.Uyuşturucuyla mücadeleDavutoğlu, bir diğer düzenlemelerinin de, uyuşturucuyla mücadeleyle ilgili olduğunu söyledi. Daha önce defaatle zikrettiğini, uyuşturucuyla mücadeleyi nesil emniyeti bakımından son derece hayati bir mesele olarak gördüğünü dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:'Özellikle anne babalarımızı endişelendiren bu illetin, bu belanın önlenmesi için ne gerekiyorsa yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Uyuşturucuyla mücadele suçlarını artıran, okul çevresinde işlendiğinde cezayı iki misline çıkaran bir düzenleme üzerinde çalışıyoruz. Uyuşturucu işi yapanlar, zehir tacirliği yapanlar bundan böyle bizden ve devletten terörist muamelesi görecekler. Kasım ayının sonunda ilk Uyuşturucuyla Mücadele Şurası'nı da toplayacağız. Bu Şura’da büyük belaya karşı alınacak önlemleri belirleyeceğiz, ben de inşallah bizzat bu şuraya katılarak bu sürece verdiğim önemi göstereceğim.'Davutoğlu, Türkiye’nin fiziki coğrafyasının bugünkü haritası ile sınırlı olabileceğini ama mana ve gönül coğrafyalarının üç kıtanın derinliklerine kadar ulaştığını vurguladı.Mana ve gönül coğrafyalarının, bütün bir İslam alemine, yeryüzünde ne kadar mazlum insan varsa her birinin yüreğine kadar uzandığını ifade eden Davutoğlu, bu mana coğrafyasını anlamayanların Türkiye’yi de anlayamayacağını dile getirdi.Davutoğlu, şöyle konuştu:'Bu insanlık kadar büyük davaya inanmayan Türkiye’nin büyüklüğünü idrak edemez. Bizim kimsenin bir karış toprağında gözümüz asla yok; aksine her millet kendi ülkesinde, toprağında barış ve huzur içinde yaşasın istiyoruz. Ama bizim asırlar öncesine uzanan tarihimizden bugünlere kadar taşıdığımız bir medeniyet mirasımız var. O mirasın bize yaşattığı dostluklar var, kardeşlikler var, akrabalıklar var. O mirasın bize öğrettiği bir insanlık şuuru var. Biz tarih boyunca zalimlere karşı kim olduğuna bakmaksızın mazlumların yanında olmuş bir milletiz. Biz her dara düşenin sığınağı olmuş bir milletiz. Bundan da gurur duyuyoruz.''Türkiye o eski büyüklüğüne adım adım geri dönüyor''Bakınız, yanı başımızda yangınlar var, sınırlarımızın hemen ötesinde bombalar patlıyor ama Türkiye yine dimdik ayakta' diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:'Sadece dimdik ayakta değil, aynı zamanda bölgeye barış ve huzurun geri dönmesi için de büyük çabalar gösteriyor. Yaraları sarmaya, acıları dindirmeye, çaresizlere çare olmaya çalışıyor. Türkiye böyle zor bir zamanda, zor bir coğrafyada, felaket tellalları ne derse desin, o eski büyüklüğüne adım adım geri dönüyor. O eski ihtişamına yeniden kavuşuyor. Ne mutlu bize ki bütün zorluklara rağmen istikrarını koruyan bir ülkeyiz.''Türkiye ekonomisi büyümeye devam edecek'Başbakan Davutoğlu, Türkiye'nin bu yıl için büyüme oranının yüzde 3,3 seviyelerinde olacağını tahmin ettiklerine işaret ederek, şunları söyledi:'Beklentimiz o ki, Türkiye ekonomisi önümüzdeki artan oranlarda büyümeye devam edecek. 2015 için yüzde 4, 2016 ve 2017 yılları için ise en az yüzde 5'lik büyüme öngörüyoruz. Bu tablo bugün için dünyanın gelişmiş ekonomilerinin ulaşamadığı bir başarıya işaret ediyor. Bakınız 2013 yılında yüzde 0,4 oranında daralan Avro Bölgesi’nin bu yıl en iyimser bir tahminle sadece yüzde 0,8 büyüyeceği öngörülüyor. Nispeten daha iyi durumda olan ABD ekonomisinin 2014 yılı büyüme oranı ise sadece yüzde 2,2 seviyesinde kalacak gibi görülüyor.'Yıl sonu enflasyon beklentilerinin de yüzde 9,4 civarında olduğunu kaydeden Davutoğlu, 'Bu oranı 2015'te yüzde 6,3'e, 2016 ve 2017'de ise yüzde 5 seviyesine indirmeyi planlıyoruz' dedi.Kişi başına düşen milli gelirin ise yıl sonunda 10 bin 537 dolar, 2017 yılı sonunda ise 12 bin 229 dolar seviyelerinde olmasını beklediklerini dile getiren Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Halen Türkiye dünyanın satın alma gücü paritesine göre 16., milli gelire göre 17. büyük ekonomisi durumunda. Aynı zamanda Avrupa'nın da 6. büyük ekonomisi... Dünyadaki gelişmeleri dikkatle izliyoruz, küresel ekonomik risklerin elbette farkındayız ve hesabımızı da ona göre yapıyoruz. Ekonomimizin sağlıklı işlemeye devam etmesi için tedbir almamız gerekiyorsa, hiç popülizme düşmeden gerekli her türlü tedbiri alırız. Önümüzdeki dönemde bu alanda da ihtiyaç gördüğümüz önemli dönüşüm ve reformlara, iyileştirmelere gideceğiz, bunun da hazırlıklarını yapıyoruz. Kısa zamanda bunları kamuoyuna da açıklayabileceğimizi umuyorum.''Dünyanın gönlü en zengin milletiyiz'Kendisini en çok sevindiren ve çok duygulandıran bir bilgiyi de paylaşan Davutoğlu, 'Geçtiğimiz günlerde açıklanan Küresel İnsani Yardım 2014 raporuna göre, Türkiye, Gayrisafi Milli Hasıla bazında en çok uluslararası insani yardım yapan ülke. Bu sıralamada geçen yıl 3. durumdaydık. Belki biz dünyanın en zengin ülkesi değiliz ama görülüyor ki gönlü en zengin milletiz, bununla da ne kadar gurur duysak aziz milletim azdır' dedi.Alevi açılımıBaşbakan Davutoğlu, toplumsal barışın tesisi için çok hayırlı olacağına inandığı yeni bir açılımı duyurarak sözlerine son vermek istediğini ifade ederek, şunları söyledi:'Geçmiş hükümetlerimiz döneminde sizlerin de şahit olduğu üzere Alevi vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını giderebilmek ve sıkıntılarına çareler bulabilmek için çalıştaylar yaptık. Bu çalışmalar neticesinde, yıllardır bir araya gelemeyen aktör ve kesimler bir araya geldi. Sorunlar enine boyuna tartışıldı, muhtemel çözüm formülleri geliştirildi, pek çok adım atıldı. Şimdi atacağımız yeni adımlarla bu süreci inşallah hayırlı neticelere bağlamanın hazırlığı içindeyiz. Bu çalışmaları yürüten bakan ve bürokratlarımızla birlikte detaylı biçimde görüştük, çalıştaylardan çıkan neticeleri bizzat dikkatlice inceledik. Bu konuda inşallah önümüzdeki dönemde somut adımlar da atacağız.''Muharrem orucunu hep birlikte açacağız''Bu somut adımların bir öncü adımı olarak şu düşüncemizi hemen sizlerle paylaşmak istiyorum' diyen Davutoğlu, 'İnşallah 8 Kasım tarihinde, yani muharrem ayının 13. günü Hacı Bektaş Derneğinin Hacıbektaş'ta düzenlediği Aşure gününe bizzat katılmak arzusundayım. Tarihin en acı hadisesi olarak hepimizi kederlere gark eden Kerbela hadisesini ve Kerbela şehitlerinin aziz hatırasını inşallah Alevi dostlarımızla, canlarımızla birlikte yad edeceğiz. Muharrem orucunu hep birlikte açacağız ve Kerbela şehitleri anısına pişirilen Aşure'yi yine birlikte kaşıklayacağız. Bu buluşmanın heyecanını şimdiden bütün kalbimde hissettiğimi samimiyetle ifade etmek isterim' şeklinde konuştu.'İnşallah kardeşliğimiz için çok hayırlı bir yeni dönemin kapısını da bu gönül beraberliği ile açma imkanı bulacağız' diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Aziz vatandaşlarım, cumartesi günü idrak ettiğimiz Hicri yılbaşının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Başta Hz. Hüseyin olmak üzere Kerbela şehitlerimizi bir kere daha rahmetle anıyorum. Milletimizin büyük istiklal mücadelesinin eseri olan Cumhuriyetimizin 91. kuruluş yılını ve Cumhuriyet Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor, aziz şehitlerimize rahmet diliyorum. Yeni Türkiye Yolunda nice güzel adımları paylaşmak üzere yeniden buluşmak ümidiyle...'AA
Reklam
Balkanların İlk Sinematografları 'Manaki Kardeşler' İstanbul'da
‘Manaki Kardeşler İstanbul’da’ adıyla gerçekleştirilecek sergide,Türkiye’de sinemanın başlangıcı kabul edilebilecek 'Manaki Kardeşler'in filmlerine ve fotoğraflarına yer verilecek.ESR Film, Sinematek Makedonya ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu Sinema - TV Merkezi, 'Türkiye sinemasının 100. yılı' vesilesiyle Balkanların ilk sinematografları olan ' Manaki Kardeşler' in restore edilmiş filmlerinden ve sinemacı kardeşlerin çekmiş olduğu çok özel fotoğraflarından oluşan bir sergiyi bir araya getiriyor.Çalışmalarına Osmanlı İmparatorluğu döneminde başlayan Manaki Kardeşler, bazı sinema tarihçileri tarafından Türkiye ’de sinemanın başlangıcı olarak kabul ediliyor.Radikal'de yer alan habere göre, 6 – 13 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ‘Manaki Kardeşler İstanbul ’da’ etkinliği, Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle gerçekleştiriliyor.Balkanların ışık ressamları19. yüzyılın sonlarında fotoğrafçılığa başlayan ve çeşitli zaman dilimlerinde Romanya Kralı’nın, Osmanlı Padişahı Sultan V. Mehmet Reşat’ ın ve Yugoslavya Kralı’nın saray fotoğrafçıları olan Yanaki ve Milton Manaki Kardeşler, Balkanların ilk kameramanları, dolayısıyla da ilk sinemacıları olarak kabul ediliyor. İlk çekimlerini 1905 yılında büyükanneleri Despina’yla gerçekleştiren Manaki Kardeşler, düğünler, dini ritüeller, halk oyunları gibi Balkanlarda gündelik yaşama ait çeşitli olayları kaydettiler. 1908’de Jön Türklerin II. Meşrutiyet kutlamaları, 1911’de Sultan V. Mehmet Reşat ’ın Selanik ve Manastır ziyareti gibi tarihi olayları kayıt altına alarak Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine ilişkin çok önemli görsel belgelerini oluşturdular.Manaki Kardeşlerin 1905 ve 1926 yılları arasında çekmiş olduğu filmlerin tamamı Makedonya Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı ve UNESCO’nun maddi destekleriyle restore edilerek dijital ortama aktarıldı.Etkinlik ProgramıESR Film, Sinematek Makedonya ve MSGÜ Prof. Sami Şekeroğlu Sinema – TV Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirilen Manaki Kardeşler İstanbul’da etkinliğinin açılışı, 6 Kasım 2014 Perşembe günü Prof. Sami Şekeroğlu Sinema – TV Merkezi’nde yapılacak. Manaki Kardeşlerin bütün filmlerinin DCP kalitesinde gösterileceği özel etkinliğe Makedon besteciler Blagoi Maratov ve Bojan Maratov canlı performanslarıyla eşlik edecekler. Sinemacı kardeşlerin 1898 ve 1940 yılları arasında çekmiş olduğu çeşitli fotoğraflarından oluşan sergi de yine Prof. Sami Şekeroğlu Sinema – TV Merkezi’nde izlenebilecek.7 Kasım 2014 Cuma günü düzenlenecek ‘Manaki Kardeşlerin Kültür Mirası’ konulu panele Makedonya Sinematek Direktörü Mimi Gjorgoska Ilievska , Makedonya Sinematek Arşivi Dairesi Başkanı Igor Stardelov ve Makedonya Fotoğrafçılar Birliği Başkanı Robert Jankulovski katılacak.T24
İsrail'de 'Gürültü Kirliliği' Gerekçesiyle Ezan Yasağı Tasarısı
İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman 'ın partisi Evimiz İsrail milletvekili Robert Ilatov , İsrail sınırları içerisinde 5 vakit ezanın yasaklanması yönünde bir yasa tasarısı hazırlandı.İngiliz The Telegraph gazetesinde yer alan habere göre, 'gürültü kirliliği' nedeniyle ezanın yasaklanması yönünde yasa tasarısı hazırlayan Ilatov'un bu önerisinin İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman tarafından da desteklendiği belirtildi.Ezanın günde 5 kez yüksek sesle okunduğuna dikkat çeken İsrailli aşırı sağcı milletvekili Robert Ilatov, bu durumun uyuyan birçok vatandaşı rahatsız ettiğini ileri sürdü.Yasa teklifinde, 'Negev, Galilee, Kudüs ve İsrail'in tüm şehirlerinde yaşayan yüzbinlerce vatandaş, müezinin camide düzenli olarak çıkardığı gürültüden rahatsız olmaktadır' denildi.Yasa tasarısının önümüzdeki haftalarda bakanlar kurulu gündemine geleceği iddia edildi. Ancak yasa tasarısının dini özgürlüklere engel olacağı gerekçesiyle reddedileceği belirtiliyor.İsrail'de benzer bir yasa tasarısı 2011 yılında 'Evimiz İsrail' tarafından gündeme gelmişti. O dönem yasa tasarısı Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından desketlenmesine rağmen rafa kalkmıştı.İsrail sınırları içerisinde yaklaşık yüzde 20 oranında Arap yaşıyor. İsrail'de yaşayan Arapların büyük çoğunluğunu Müslümanlar oluşturuyor.T 24
Kahramanmaraş'ta Midibüs Devrildi: 23 İşçi Yaralı
Göksun ilçesinde, termik santrali inşaatında çalışan işçileri taşıyan midibüsün devrilmesi sonucu 23 kişi yaralandı.Şükrü Parlak yönetimindeki 01 Z 1855 plakalı midibüs, TufanbeyliTermik Santrali inşaatında çalışan işçileri Göksun'a getirirken MehmetbeyMahallesi yakınlarında yolun yağışlı olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole devrildi. Araçta 4'ü ağır 23 kişi yaralandı.Haber verilmesi üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri, yaralıları Göksun ve Elbistan Devlet Hastanesine kaldırdı.Stargazete
Reklam
Tarihin Şakalı Raflarında Kalmış 10 Trajikomik Kitlesel Panik Olayı
1968 yılında radyo üzerinden yaptığı 'The War Of The Worlds' yayını ile büyük bir kitlesel paniğe olan Orson Welles'in bu alanda tek olduğu düşünülür ama durum hiç de öyle değil. Tarihin şaka dolu raflarında kalmış ve muhtemelen zararsız olduğu düşünülen insanlar tarafından yaratılmış onlarca kitlesel panik olayı var. Bu içeriğimizde bize en ilginç gelen 10 trajikomik durumu sizlerle paylaşıyoruz. Üzülsek mi, ağlasak mı bilemedik...
Reklam
Barça'da Yılın Oyuncusu Mascherano Seçildi
Barcelona'da üç yıldır Lionel Messi'ye verilen yılın oyuncusu ödülü bu kez Javier Mascherano'nun oldu.Ballon d'Or adaylarından olan Javier Mascherano , Barcelona 'da 2013-14 sezonunun en iyi oyuncusu seçildi.'Memorial Aldo Rovira' ismiyle verilen ödülün son üç yıldır kazananı takımın Arjantinli yıldızı Lionel Messi olmuştu.Kulübün resmi internet sitesine konuşan Mascherano, 'Bu değerli ödülü almamda katkısı olan herkese teşekkür ediyorum. Şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da elimizden gelenin en iyisini yapmak için çabalayacağız.' dedi.2009 yılında bir kazada hayatını kaybeden Barcelona yöneticisi Aldo Rivera'nın anısına verilen ödülün jürisini ise kulübün önde gelen figürleri ve Katalan medyasının önemli isimleri oluşturuyor.Başkan Josep Maria Bartomeu da jüride olduğunu açıklarken, 'Ben de Javier Mascherano'ya oy verenlerdenim. Şunu söylemeliyim ki en başlarda herkesin kafası karışıktı. Ama Mascherano ismi geldiğinde, neredeyse herkesin kararı netleşti. Tamamiyle hak edilmiş bir ödül. Onun gibi bir oyuncuya sahip olduğumuz için gururluyuz.' ifadelerini kullandı.2010'da Liverpool'dan transfer edilen 30 yaşındaki futbolcu geçtiğimiz yaz başında kulübüyle olan sözleşmesini 2018 yılına kadar uzatmıştı.Goal.com
Drogba Galatasaray'ı Bombaladı
Galatasaray'ın dünyaca ünlü yıldızı Didier Drogba konuştu: “Ben profesyonelim ve Galatasaray’ı çok sevdim. Fatih Terim ile iletişim problemi vardı. Mancini hiç esnek değildi. Takımda çocuk ruhlu futbolcular çoktu. Benim çocukça oyunlara ayıracak vaktim yoktu'Galatasaray ’a geldiğinde yer yerinden oynamıştı. Dünyanın yaşayan en önemli 5 santrforundan biri Galatasaray ’a imza atmıştı. Fildişili büyük hizmetler verdi. Ve sessizce Galatasaray ’dan ayrıldı.Tüm kamuoyu Galatasaray’ın Drogba ’ya sözleşme önermediğini ve ünlü futbolcunun bu sebepten dolayı Galatasaray’dan ayrıldığını düşünüyordu. Drogba kendisi anlatıyor: “Ben profesyonelim. Galatasaray’ı çok sevdim. Evet profesyonelim ama sadece para için futbol oynayıp ailemden uzak kalamam. Ailemden uzak kalıp futbol oynamam için pozitif şartlar içerisinde olmalıyım, kendimi mutlu hissetmeliyim.‘DEDİKODUM YAPILDI’Takımdaki arkadaşlarla sıkıntımız yoktu. Benim suratıma gelip kimse bir şey söylemedi. Hep dedikodum yapıldı. sahada yalnız bıraktılar beni. Chelsea’de de herkesin başka başka arkadaşları vardı. Ama bir oyunumuz vardı. Ve ona beraber sahip çıkardık. G.saray’da ise kendini profesyonel adlandıran, çocuk ruhlu futbolcular vardı. Onların oyunu farklıydı. Futbol ciddi bir oyundur ve zeka gerektirir. Benim çocukça oyunlara ayıracak vaktim ne yazık ki yoktu.‘MANCİNİ İTİRAF ETTİ…’Mancini ile sıkıntılarımız oldu. Beni anlamadı. ya da anlamak istemedi. Bana takımda pas atmıyorlardı. Kendisine söyledim. ‘Biliyorum, görüyorum. ama bir şey yapamam’ dedi. Bir İtalyan olarak futbolda kırmızı çizgileri vardı. Esnek değildi…‘TERİM HEDEF GÖSTERDİ’Fatih Terim ile iletişim problemi vardı. Gönderilmesini bana bağladı. Beni taraftarın önüne atmaya çalıştı. Başkanla görüştüğüm için gittiğini düşündü. Ben Didier Drogba’yım . İletişim insanıyım. İsteyen herkesle görüşürüm. İyi veya kötü oynadığımı masörden, tercümandan duymak zorunda değilim…‘OYUNCAĞI GİBİ… ’Başkan sürekli bir şeyler söylüyor sonra ortadan kayboluyordu. Problemleri gördüğünü sandım. Hatta bence görüyordu ama çözmek için hiç hamle yapmadı. Galatasaray’ı bir oyuncak gibi görüyordu. Ben de kendimi oyuncak bebek gibi hissetmeye başladım. Bence tüm tercihleri yanlıştı. Takım üzerinde pozitif bir etkisi olduğunu düşünmüyorum yaptıklarının…‘GALATASARAY ÇOK BÜYÜK’Galatasaray çok çok büyük bir potansiyel ama içindekiler bunun farkında değil. Ya da bu büyük potansiyelden herkes kendine düşeni kopartmaya çalışıyor. Umarım bir gün Galatasaray ile yollarımız bir kez daha kesişir. O potansiyeli o gücü bilen insanlarla birlikte Galatasaray ’ı hak ettiği yere getirmek isterim. Galatasaray taraftarına çok teşekkür ederim. Galatasaray ’ın büyüklüğünü en iyi onlar temsil ediyorlar. Bizi gerek sahamızda gerekse deplasmanda hiç yalnız bırakmadılar…Millet
Beşiktaş Tahkim'e Gidiyor
Beşiktaş Kulübü, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından yönetim kurulu üyesi Mete Vardar'a verilen 60 gün hak mahrumiyeti ve futbolcu Gökhan Töre'ye verilen 3 maç men cezaları nedeniyle Tahkim Kurulu'na itiraz etme kararı aldı.Hem Gökhan Töre, hem de kendisine verilen cezalar nedeniyle Tahkim Kurulu'na başvuracaklarını açıklayan Beşiktaş Futbol A Takımı'ndan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mete Vardar, kendisine verilen cezanın çok ağır olduğunu ifade ederek, 'Bırakın böyle bir cezayı, en ufak bir ceza dahi hak edecek hiçbir davranışta bulunmadım. Eğer Türkiye'de gerçekten adalet varsa bu cezanın Tahkim Kurulu tarafından tamamen kaldırılacağına inanıyorum. Ama gerçekten adalet varsa...Ben Tahkim Kurulu'nun cezada indirim yapacağına değil, cezayı tamamen kaldıracağına inanıyorum. Türkiye'de eğer adalet varsa, benim cezam da tamamen kalkar' diye konuştu.HT Spor
Reklam