onedio
Filmler Sebebiyle Muhtemelen İnandığınız 15 Bilimsel Mit
İnternetin icadından önce insanlar bilimi filmlerden ve kitaplardan öğrenmekteydi. Filmlerin çekici olmak adına yarattıkları mitler ise ne yazık ki günümüzde halen bilimsel gerçeklermiş gibi sanılmaktadır. Burada, bu mitlerden bazılarını derleyip çürüteceğiz. Başlamadan önce uyaralım: günümüzde burada bahsettiğimiz bazı mitleri gerçek kılmaya çabalayan çalışmalar yürütülmekte olabilir. Ancak bunlar, filmlerde gözüktüğü kadar gelişmiş vaziyette değiller veya hiç yoklar. Bu sebeple burada yer alıyorlar. Başlayalım:
Ünal Aysal'dan Basın Toplantısı Kararı
Galatasaray 'da yeni yönetim, yeni hocası ile yeni bir yola girerken, eski başkan Ünal Aysal, hakkındaki iddialar ile ilgili cevep vermeye hazırlanıyor.LigTV'de konuşan Şansal Büyüka, Aysal'ın perşembe günü basın toplantısı düzenleyeceğini kaydetti. Yarsuvat yönetiminin sürekli eleştirilerine maruz kalan eski başkanın, kulübü bıraktığı mali tabloyu 'belgeleri' ile açıklayacağı belirtildi. Öte yandan Büyüka, Aysal'ın, 'Eski yönetimin söyledikleri doğru değil. Denetim mali raporunu açıklayacağım' dediğini ifade etti.Galatasaray'da yeni yönetim, Cesare Prandelli'nin sözleşmesi, oyuncuların aldığı ücretler ve yapılan ödemeler ile ilgili Ünal Aysal'a ağır eleştirilerde bulunurken, yolsuzluk iddiaları da gündeme gelmişti.Sporx
Türkiye'de Benzin Fiyatı Neden Yeterince Düşmüyor?
Benzin fiyatlarındaki son indirim tüketiciyi sevindirdi. Ancak bu indirim petrol fiyatlarındaki düşüşün yanında küçük kalıyor. Bunda, artan vergi oranları, depolanmış akaryakıt ve dolar kuru etkili.Benzin fiyatlarında son indirim Cuma akşam saatlerinde geldi. Kurşunsuz benzinin litre fiyatında 13 kuruşluk indirim yapıldı. Son aylarda petrol fiyatlarındaki düşüşle beraber akaryakıt fiyatlarında yapılan indirim tüketicinin yüzünü güldürdü. Ancak petrol fiyatlarındaki düşüş oranıyla, bu indirimler arasında büyük fark var. Petroldeki düşüş benzine aynı oranda yansımıyor.Haziran 2014’te Brent petrolün varil fiyatı 115 dolara çıktı. Kasım ayı sonu itibariyle ise varil fiyatı 70 dolar seviyelerine indi. Yani petrol fiyatları yüzde 40'a varan bir oranda düşüş gösterdi. Ancak bu süre zarfında tüketicinin aldığı akaryakıt fiyatındaki düşüş yüzde 15'te kaldı. Bunda yüksek fiyattan depolanmış akaryakıt miktarı, devletin zaten yüksek olan vergi oranlarını arttırması ve dolar kurundaki artış etkili.Devletin vergi oranıPetroldeki indirimin benzine yansımamasındaki önemli bir etken, devletin akaryakıta uyguladığı vergi oranlarını artırması.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın açıklamasına göre, devlet 100 TL’lik akaryakıtın ortalama 60 lirasını vergi olarak alıyor. Bu, 95 oktan benzinde 63 liraya kadar çıkıyor.Oysa Temmuz ayından önce bu rakam 58 Türk Lirası'ydı. Yani dünya piyasalarında petrolün varil fiyatı düştüğü sırada, Türkiye akaryakıt vergi oranını arttırarak gelir kalemlerinden birini sabit tutma yoluna gitti.Maliye Bakanlığı verilerine göre, devlet 2014’ün ilk on ayında akaryakıt ve doğalgaz tüketiminden 37.7 milyar TL Özel Tüketim Vergisi elde etti. Bu, geçen yılın ilk on ayıyla neredeyse aynı.Yani devlet, düşen petrol fiyatlarına rağmen vergi oranını yükselterek bu kalemde gelirini sabit tutmaya çalıştı. Zira akaryakıttan alınan vergi, devletin gelirleri içinde ciddi bir kalem teşkil ediyor.Türk halkı, dünyada akaryakıta en yüksek oranda vergi ödeyen ve en yüksek fiyattan akaryakıt tüketenler arasında.Ham petrol ve akaryakıt depolarıPetrolün ne zaman depolandığı, yakıt fiyatlarını belirleyen etkenlerden biri.TÜPRAŞ’ın İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman’da bulunan dört rafinerisi toplam 5,57 milyon metreküp ham ve işlenmiş petrol depolama kapasitesine sahip. Bu depoların ne oranda dolu olduğu ya da hangi fiyat üzerinden alınan petrolün depolandığı bilinmiyor. Bunun dışında TÜPRAŞ kadar olmasa da özel sektörün de depolama kapasitesi mevcut.Petrol Sanayi Derneği’nin verilerine göre, Türkiye’de Ocak - Eylül 2014 aralığında 17,74 milyon metreküp akaryakıt satışı gerçekleşti.Bu rakamlara göre Türkiye’nin birkaç aylık ihtiyacını karşılayacak akaryakıt depolama kapasitesi var. Bu da petrolün yüksek fiyattan depolanma ihtimali durumunda fiyat indirimlerinin, şimdi değil sonraki aylarda tüketiciye yansıması anlamına geliyor.Yani Türkiye yüksek fiyattan depolanan yakıtı kullanıyor. Dolayısıyla indirim şimdilik yansımıyor. Ancak bu durum Haziran ayından bu yana petrol fiyatlarının düştüğü ve depo kapasitesinin sadece üç, dört aylık olduğu göz önüne alındığında, akaryakıt fiyatlarının sabit kalmasında tek başına etkili değil.Dolar kurundaki artışPetrolün varil fiyatının düşmeye başladığı Haziran ayından bu yana ABD Doları, Türk Lirası karşısında yükseldi. Haziran 2014’te 1 dolar yaklaşık 2,10 seviyesindeyken Kasım ayı sonunda bu 2,21 seviyesine çıktı.Dolar kurundaki artış, dolarla alınan petroldeki düşüşün tüketiciye yansımamasında çok az da olsa etken.Tüm bu sebeplerle Brent petrol fiyatı, 2010 yılında dolar bazında bugünkü fiyatla aynıyken, 1 litre benzin 3,8 Türk Lirası'ydı. Bugün ise benzinin litre fiyatı yaklaşık 4,5 Türk Lirası.Al Jazeera Turk, Alper Altuntaş
Albayrak: "Muslera Satılmayacak"
Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, Galatasaray'ın 1-0 kazandığı Gaziantepspor maçı sonrası açıklamalarda bulundu.Abdurrahim Albayrak şu ifadeleri kullandı;Bizi yalnız bırakmayan Duygun Başkanıma ve yönetici arkadaşlara teşekkür ediyorum.Çok ihtiyacımız olan bir galibiyetti. Futbolcuların hepsinin alnından öpüyorum. Maçı kazanmasını bildirdiler.Selçuk İnan sorularına da cevap veren Albayrak,Selçuk'la aramızda kriz olduğu yazılıyor. Yapmayın, Allahı'nızı severseniz. Ben sizi çok seviyorum, yapmayın.Prandelli gitmek istiyordu. Biz arkasında durduk ama baktık ki olmadı, böyle bir şey oldu.Bundan sonra bütün futbolcuların performansı iyi olacak. Göreceksiniz. Bugün gördünüz. İyi olacak.Muslera satılmayacak! Öyle bir şey yok.Maraton
'Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın Ağaçları, Mermerleri ve Koltuklarına 70 Milyon Dolar Harcandı'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ak Saray'da kullanacağı alanlar ve makam odası için mobilyaların, dünyanın bir numarası olarak kabul edilen İtalyan firması Giorgietti ile Fransız Daisy Simon’dan alındığı belirtildi.Yurtdışından (İtalya ve Fransa) getirtilen koltuğun tanesinin 25 bin euro (yaklaşık 75 bin lira) olduğu ifade ediliyor.Ak Saray’ın diğer odaları için, özellikle ofis mobilyaları konusunda iki Türk firmasının tercih edildiği belirtildi.Taraf gazetesinin haberine göre; Ak saray’ın diğer mobilyalarının Nurus ve Collection markalarından alındığı iddia edildi.Ak Saray’ın mobilyaları, ağaçları ve mermerleri için harcanan paranın ise 70 milyon dolar olduğu belirtiliyor.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullanacağı Ak Saray’ın mermerleri için tercih edilen markanın ise Guatemala Indian Green olduğu ileri sürüldü.T24
Yarsuvat'tan Prandelli Açıklaması
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, Gaziantepspor maçı sonrasında basın mensuplerının sorularını yanıtladı.Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat , Cesare Prandelli ‘nin görevden alınması ve Hamza Hamzaoğlu ‘nun teknik direktörlüğe getirilmesi ile ilgili açıklamalarda bulundu.Hamzaoğlu tercihi için konuşan Yarsuvat, “Hamza Hamzaoğlu, genç bir arkadaş yeni bir kan, taze bir kan. Başarılı olacağımızı tahmin ediyorum, zaten başarılı olamayacağımız bir işe de soyunmayız. Işıklı günler bizi bekliyor” dedi.“MUKAVELEYİ KONUŞA KONUŞA HALLEDERİZ”Prandelli’nin sözleşmesi için net bir yorun yapan başkan, “Mukavelenin ağır olduğunu tahmin etmiyorum. Biz hukukçuların elimize çok mukavele gelmiştir. Konuşa konuşa hallederiz işler. Hamza hoca ile burada sözleşme imzalamak olmaz” ifadelerini kullandı.Maçta takımın başında bulunan Taffarel’i öven Yarsuvat, Beşiktaş ile Konya’da oynama ihtimalleri ile ilgili, “Taffarel Melo’yu bile kaleci yaptı hatırlarsınız. Taffarel’e bir şey denebilir mi? Bütün oyuncularım iyi oynadı. Beşiktaş ile Konya’da oynarız. Her taraf Türkiye bizim için, her tarafta oynarız” diye konuştu.Prandelli’nin de ayrılmak istediğini vurgulayan Galatasaray başkanı, “Ben kendisi ile doğrudan konuşmadım ama, Prandelli kendisi de gitmek istiyordu” diyerek sözlerini noktaladı.Açık Mert Korkusuz
Reklam
Facebook'un Yeni Güncellemesi Ne Getiriyor?
Facebook'un kullanım şartları yine değişti! Peki ama bu değişim iyi mi; kötü mü?Facebook, bir kez daha kullanım şartlarını güncelleyerek karşımıza çıktı. Muhtemelen Facebook'a girdiğinizde size Facebook tarafından bir bildirim iletildiğini görmüşsünüzdür. Bu ileti Facebook'un yeni kullanım şartlarıyla ilgili. Mutlaka bir gözden geçirmenizde fayda var. Peki, bu güncelleme ne anlama geliyor?Malumunuz Facebook'un kullanım şartlarına yaptığı güncellemeler genelde pek beğenilmiyor, kullanıcılar tarafından hoş karşılanmıyor. Fakat bu güncelleme 'iyi gibi'. Zira yeni güncellemeyle birlikte kullanıcılar kendi profilleri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olabilecekler. Öncelikle gizlilik ayarı kontrolünü oldukça basite indirgeyen Facebook, üç basit adımda genel gizlilik ayarınızı yapılandırabilmenize olanak tanıyor.Güncellemenin diğer getirdiği özellik ise reklamlarla ilgili. Twitter'ın da yakın zamanda başlattığı bu yeni uygulama sayesinde kullanıcılara ilgilendikleri türden reklam içerikleri gösterilecek. Bunu Facebook'u iOS ve Android platformlarında kullananların cep telefonlarında yer alan uygulamalara göz atmasıyla gerçekleştirecek olan Facebook, topladığı bilgiye dayalı olarak ilgili reklamları gösterecek. Böylece hem kullanıcılar alakasız reklamlarla karşılaştığı için sıkılmayacak, hem reklam hedef kitleye gösterildiği için başarı oranı artacak. Öte yandan elbette kullanıcılar yine de görmek istemedikleri türden bir reklamla karşılaşırlarsa, bunu görmek istemediklerini belirtebilecekler. Bunu bir kez yaptıklarında Facebook bunu kullanıcının kullandığı tüm platformlara uygulayacak.CHIP
Taffarel: "Galibiyet Prandelli'ye Armağan Olsun"
Spor Toto Süper Lig'de Gaaziantepspor'u deplasmanda 1-0 yenen Galatasaray'da teknik direktör Taffarel, maçın ardından açıklamalarda bulundu.Burak Yılmaz'a özel bir teşekkür yollayan Taffarel, 'Oyuncularıma teşekkür ediyorum, bütün oyuncularımız çok özveriliydi ama özel bir teşekkür Burak Yılmaz'a etmek istiyorum. Bugün çok iyi mücadele etti, son ana kadar pes etmedi ve aldığımız galibiyette en önemli katkı da ondan geldi. Gaziantepspor'un kaliteli bir rakip olduğunu biliyorduk ve ona göre hazırlandık. Futbolcularımızdan bugün, her zamankinden çok daha iyi mücadele etmelerini istedim ve onlar da üzerine düşeni yaptılar. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum' dedi.'PRANDELLİ'YE ARMAĞAN OLSUN'Gaziantepspor karşısında aldıkları galibiyeti Prandelli'ye armağan eden Taffarel, 'Prandelli'nin çalıştırdığı takım ile bugünkü takım aynı aslında. Bu sebeple bugün alınan galibiyeti Prandelli'ye armağan ediyorum. Bugün ile dün arasında keskin bir fark yok, üstüne koyduğumuz bir şey de yok.' ifadelerini kullandı.Sporx
Reklam
'AB Stratejik Hedefimiz'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'AB'ye tam üyeliği stratejik bir hedef olarak görüyor ve yaklaşık 50 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz' dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB tam üyeliğini Türkiye'nin stratejik bir hedefi olarak gördüklerini ve yaklaşık 50 yıldır bunun mücadelesini verdiklerini belirterek, 'Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği, ülkemize katkılarının yanında Avrupa'nın da ihtiyacı olan dinamizmi, kültürel çoğulculuğu ve hoşgörü iklimini yeşertecektir' dedi.  Erdoğan,  Le Meridien Otel'de düzenlenen Türk-İngiliz Tatlı Dil Forumu yemeğinde yaptığı konuşmada, forumun 4. toplantısına ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını söyledi.Edinburgh'da geçen yıl düzenlenen forumun başarıyla icra edilmesinde büyük katkıları olan majesteleri York Dükü Prens Andrew'e, bugün aralarında olması hasebiyle ayrıca teşekkür ettiğini kaydeden Erdoğan, 'Forumu, değerli dostum Başbakan Cameron ile yaklaşık 4 yıl önce iki ülke halklarını daha da yakınlaştırmak amacıyla başlatmıştık. 4 yılın ardından bugün burada gördüğünüz samimi atmosfer ve yakın temas, forumun ne derece başarıya ulaştığını gösteriyor' diye konuştu.Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının son derece dinamik, son derece canlı ve aktif bir karaktere sahip olduğunu belirten Erdoğan, son 12 yılda gerçekleştirilen reformlarla sivil toplum kuruluşlarının çok daha başarılı çalışmalara imza attığını dile getirdi.Köklü geleneklere sahip iki ülkenin sivil toplum alanındaki birikimlerini de samimiyetle paylaşacaklarına, işbirliğini çeşitlendirerek daha da ileriye taşıyacaklarına emin olduğunu vurgulayan Erdoğan, 'Bu forum vesilesiyle iki ülke halkları arasındaki ilişkiler inşallah çok daha sağlıklı ve güçlü bir temele oturacak, farklı alanları da içine alarak daha da zenginleşecektir' ifadelerine yer verdi.Gerek Türkiye, gerekse Birleşik Krallık'ın köklü bir medeniyete, güçlü bir devlet geleneğine, kendine özgü küresel bir siyaset vizyonuna sahip olduğunu kaydeden Erdoğan, küresel ve bölgesel konularda istikrarlı, yapıcı ve sonuç alıcı adımların atılması için iki ülkenin çok yoğun bir işbirliği içinde olması gerektiğine işaret etti.Erdoğan, şöyle konuştu:'Bilhassa dünyada barışın, istikrarın, demokrasinin, bütün bu önemli adımların atılması hususunda stratejik işbirliğimizin hayati önemi bulunuyor. Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki münasebetlerin tarihi derinliği ve birikimi işbirliğimizin en sağlam temelini teşkil ediyor. Stratejik ortaklığımızı geliştiren alanların başında hiç kuşkusuz ekonomik ve ticari ilişkilerimiz geliyor. Dünyanın en büyük dış yatırımcıları arasında bulunan Birleşik Krallık, hali hazırda ülkemizdeki en önde olan yatırımcılardan bir tanesidir. Ülkemizde faaliyet gösteren 2700'ün üzerindeki İngiliz sermayeli firma, bu sahadaki bağların gücünü ortaya koyuyor. Bizler, Birleşik Krallık ile 2009 yılına ait ikili ticaret hacmimizi, 2015 yılı itibarıyla iki katına yani 19 milyar dolar seviyesine yükseltme hedefi doğrultusunda iş çevrelerimizi destekleme kararı almış ve buna devam edeceğimizi söylemiştik.'Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 hedefleri arasında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmanın bulunduğunu ve bu amacı gerçekleştirmek için de var güçleriyle kararlı bir şekilde çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.Bu noktada Birleşik Krallık ile ekonomik ve ticari işbirliğine büyük önem verdiklerini, çok daha yakın çalışmayı arzu ettiklerini anlatan Erdoğan, 'Türk inşaat ve müteahhitlik firmaları, dünyanın dört bir yanında çok büyük projelere, önemli başarılara imza atıyorlar. Birleşik Krallık'ın da bilhassa mühendislik ve mimarlık alanında ciddi bilgisi ve birikimi bulunuyor. Bu alanda el ele vererek, tecrübe ve deneyimlerimizi paylaşarak, beraber ve yeni ortaklıklar tesis edebileceğimize inanıyorum. Önümüzdeki dönemde gerek Türkiye'de, gerek üçüncü ülkelerde Türk ve İngiliz firmalarının daha fazla ortak projede ve girişimde yer almasını bekliyoruz' şeklinde konuştu.  'En az 3 çocuk diyorum ama kimse buna yaklaşmıyor'Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2008-2009 yıllarında tüm dünyayı etkisi altına alan küresel krizin olumsuz etkilerinin Avrupa'da hala devam ettiğini anımsattı. Her ne kadar bu yıl belirli bir toparlanma yaşansa da kaydedilen gelişmelerin son derece kırılgan olduğunu vurgulayan Erdoğan, kamu borcuyla işsizlik oranının yüksekliği ve finans sektörüyle ilgili sorunların bu kırılganlığı daha da artırdığını dile getirdi.Avrupa genelinde giderek yaşlanan nüfusla, bunun sosyal güvenlik sistemi üzerine getirdiği yükün etkilerinin uzun vadede devam edeceğinin görüldüğüne dikkati çeken Erdoğan, nüfusun yaşlanması noktasında şahsen kendisinin de Türkiye'de ciddi bir mücadele verdiğini anlattı.Erdoğan, 'Ama henüz başarılı olduğumu söyleyemem. Çünkü her gittiğim veya davetli olduğum nikahta şunu söylüyorum; 'en az 3 tane çocuk' diyorum ama kimse buna yaklaşmıyor' dedi.Ekonominin en dinamik unsurunun insan olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:'Genç nüfus. Eğer genç nüfusa sahipseniz, ekonomide başarılı olmanın yolu açıktır. Aksi takdirde başaramazsınız. Bu konjonktüre rağmen Türkiye'de son 12 yıl içinde ekonomik açıdan büyük bir dönüşüm yaşanmıştır. Türkiye olarak 2001 yılında ülkemizde yaşanan krizden özellikle bir ders çıkardık. 2002'den itibaren ekonomimizi sağlam ve sarsılmaz bir yapıya kavuşturmanın mücadelesini verdik. Birçok Avrupa ülkesinden farklı olarak bankacılık sektörümüzün altyapısını güçlendirmek suretiyle bütçe açığımızı düşürerek, düşük borç stoğu ve sağlam bir finans yapısıyla krizi karşıladık. Bu çabalarımızın meyvesini de kriz döneminde alma imkanı bulduk. Krizin olumsuz etkilerinden en az etkilenen ülkelerden biri Türkiye'dir. Ağır kriz döneminde dahi ekonomimizdeki büyüme ve milli gelirimizdeki artış devam etti. Bu bakımdan 2015 yılında sürdüreceğimiz G-20 dönem başkanlığımızın son derece önemli ve anlamlı olduğunu burada ifade etmek istiyorum.'Türkiye'nin dönem başkanlığı sürecinde önceki dönemlerde başlatılan finans sektörünün regülasyonu, yatırımların finansmanı ve iklim değişikliği alanlarındaki önemli uygulamalara devam edileceğini belirten Erdoğan, KOBİ'lerin istihdam ve ekonomik kalkınma açısından oynadığı o kritik rolü göz önüne alarak, onları destekleyecek ve teşvik edeceklerini söyledi.Erdoğan, 'G-20 dönem başkanlığımız sırasında en az gelişmiş ülkelere sağlanacak destek konusunu da gündemde tutacağız ve geleceğe yönelik bunu teşvik edeceğiz. Genel bütçe kesintilerine rağmen uluslararası kalkınma yardımlarında herhangi bir kesintiye gitmeyen Birleşik Krallık ile bu bağlamda da görüş birliği içindeyiz. Dönem başkanlığımız sırasında Birleşik Krallık ile yakın diyalog ve istişare halinde olmayı arzu ettiğimizi özellikle bu toplantıda da ifade etmek isterim' değerlendirmesinde bulundu.Gerek ikili ilişkilerin ulaştığı aşama, gerek yürütülen başarılı kamu diplomasisi sayesinde iki ülke arasındaki irtibatın, halklar düzeyinde de arttığını belirten Erdoğan, Birleşik Krallık'tan her yıl 2,5 milyon turisti Türkiye'de misafir ettiklerini söyledi.Erdoğan, 'Ayrıca 51 bin İngiliz vatandaşı, Türkiye'yi ikinci vatanları olarak seçerken, 400 bin civarında insanımız da Birleşik Krallık'ta yaşıyor. Önümüzdeki dönemde ekonomik ve ticari ilişkilerimizin yanında insani bağlarımızın da güçlenmeye devam edeceğine, yakalanan bu ivmenin sürdürüleceğine inanıyorum' diye konuştu.'Avrupa Birliği'ne tam üyeliği ülkemizin stratejik bir hedefi olarak görüyoruz'Türkiye'nin, tarihi, coğrafi ve kültürel bakımdan Avrupa'nın doğal ve vazgeçilmez bir parçası olduğunu söyleyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:'Avrupa Birliği'ne tam üyeliği ülkemizin stratejik bir hedefi olarak görüyor, yaklaşık 50 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Bu süreçte gerçekten çok önemli reformları hayata geçirdik. Temel hak ve özgürlükler ile demokrasimizin güçlendirilmesi noktasında ciddi adımlar attık. Biz bu reform sürecini çeşitli ülkelerin siyasi engellemelerine rağmen hız kesmeden aynı kararlılıkla devam ettireceğiz.Bu noktada AB üyeliğimizin önündeki siyasi engellerin aşılması ve halkımızın bu süreçle ilgili motivasyonunun yeniden canlandırılması önem taşıyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği, ülkemize katkılarının yanında Avrupa'nın da ihtiyacı olan dinamizmi, kültürel çoğulculuğu ve hoşgörü iklimini yeşertecektir. Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği üyeliğimiz için gösterdiği tutumu her zaman takdir ettiğimizi, verilen desteğe müteşekkir olduğumuzu belirtmek isterim.''Sadece erteledi'Erdoğan, 100. yılı anılan Birinci Dünya Savaşı'nın yol açtığı yıkımlar, acılar ve sorunların bölgede etkisini hala canlı şekilde sürdürdüğünü vurguladı. Birinci Dünya Savaşı'nın, meseleleri çözmeyip sadece ertelediğini, bölgedeki etnik, mezhebi ve dini çatışmaların en önemli nedenlerinden birini, bu savaşın bıraktığı acı mirasın oluşturduğunu aktaran Erdoğan, Türkiye'nin hem coğrafi hem de kültürel olarak, bölgede yaşanan çatışmalardan ve krizlerden en fazla etkilenen ülkelerin başında geldiğini söyledi.  Türkiye'nin kuzeyinde ve güneyinde ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getiren Erdoğan, 'Yaklaşık 2 milyon mülteciye biz şu anda ev sahipliği yapıyoruz. Bunun 1,5 milyonu Suriye'den, diğeri Irak'tan gelenler. Bunların eğitim, gıda, sağlık, bütün bunların yanında barınma, bu ihtiyaçlarını Türkiye gideriyor. Şu ana kadar yaptığımız harcama 5 milyar dolara ulaştı. Bize dünyadan gelen destek ne biliyor musunuz? 200 milyon dolar. Tüm Avrupa'da ne kadar sığınmacı var? 200 bin. Sadece Türkiye'de 10 katı. Çünkü biz açık kapı politikasıyla ölümden kaçan o insanlara kapımızı kapayamazdık ve kapımızı açmak zorunda kaldık' diye konuştu. Bugün, Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın Suriye tarafında çatışmalar yaşandığını ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin tüm sınır boyunda güvenlik tedbirlerini kararlı şekilde aldığını ifade etti.Batılıların DEAŞ gibi terör örgütüne Türkiye'nin destek verdiğini söyleyerek kendilerini 'ciddi manada üzdüğünü' aktaran Erdoğan, 'Bir defa bizim El Kaide gibi, DEAŞ gibi buna benzer terör örgütlerine destek vermemiz mümkün değil çünkü bunların hepsi bizim bir defa dinimize de gölge düşüren, bir barış dini olan İslam'a da gölge düşüren terör örgütleridir. Bunlarla bizim asla bir dayanışma, birliktelik içinde olmamız mümkün değil ama bu kampanyayı yürütenlerin İslamofobia'dan kaynaklanan bir rahatsızlıkları var. Çünkü ona karşı da böyle bir mücadeleyi vermediler. Onun karşısında da durmadılar' dedi. Türkiye'nin terörle mücadelesini hatırlatan Erdoğan, 'Biz terörden çok çektik, hala çekiyoruz. PKK terör örgütüne karşı 35 yıldır bu topraklarda biz bir mücadele sürdürüyoruz. Biz terörün ne olduğunu çok iyi biliriz. İngilizler de bunu çok iyi biliyorlar. Öyleyse bizi en iyi anlaması gereken İngiltereli dostlarımızdır. Dolayısıyla bu mücadeleyi aynı kararlılıkla sürdürmek durumundayız' ifadelerini kullandı.'Niye Esed'e bu kadar güveniyorsunuz ki?' 'Ben biraz açık sözlüyüm, sözümü esirgemem' diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:'Suriye'nin başındaki zat, devlet terörü estiren bir zattır. DEAŞ terör örgütü ama öbür tarafta da devlet terörü estiren birisi var. Söylenen ne? 'Esed giderse yerine kim gelecek?' Eğer demokrasiye inanıyorsak, demokratsak ben diyorum ki 'Halk kimi isterse o gelecek'. Niye Esed'e bu kadar güveniyorsunuz ki? Eğer başarılı bir idareci olabilseydi Suriye bu hale gelmezdi. Şu anda Suriye'de bir medeniyet ülkesi, bir tarih ülkesi olan, hakikaten kültürel zenginliklerin çok çok ileri seviyede olduğu Suriye artık yok. Kendisi bombalayarak bu Suriye'yi bitirmiştir. Yeniden bu Suriye'nin inşası böyle kolay olmayacak ama bir mezhep kavgasına maalesef Suriye'yi feda etmişlerdir ve babası Hama, Humus'ta 30 bin insanı öldürmüştür. Bu adam da Hama, Humus'a nazire olsun diye 300 bini aşkın insanı Suriye'de öldürmüştür. Kim bu öldürülenler? Kendi insanı. Bu insan için 'Bu giderse yerine kim gelir?' sorusu sorulabilir mi, böyle bir şey olabilir mi? Bir an önce ondan kurtulmak ve onun yerine de halkın samimi oylarıyla seçilmiş demokratik yollardan birisinin gelmesi şart. Bölgenin kaderi, -açık samimi söylüyorum- aynı zamanda bizim de kaderimizdir. Bölgedeki kanın, çatışmanın durması, her türlü menfaatin, her türlü hesabın üzerindedir. Bölgemizde kader birliği ettiğimiz kardeşlerimizin onurlu, demokratik bir hayat özleminin artık acilen hayat bulmasını arzu ediyoruz.''Kara harekatı olmadıktan sonra DEAŞ, yine orada işgallerine devam ediyor'Suriye'deki rejimin, sırf kendi ikbali, kendi iktidarını sürdürme gayreti adına bölgeyi, kendi vatandaşını ateşe atmasına müsaade edilmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle dedi:'Uluslararası toplumun yaklaşık 4 yıldır Suriye'de, Irak'ta yaşanan acılara sessiz kalması, kararsız tutum içinde olması maalesef durumu daha da zorlaştırıyor. İşte DEAŞ, Irak'tan çıktı, orada doğdu, El Kaide'den doğdu, Suriye'de beslendi, orada palazlandı, güçlendi tekrar Irak'a döndü ve Musul'da çok enteresan, Irak Ordusu kaçtı ve Amerika'nın o ağır silahlarını bıraktı, bu ağır silahlarla DEAŞ oradaki operasyonlarına başlayarak şu anda Irak'ın yüzde 40'ına sahip oldu. Şu anda yüzde 40'ına DEAŞ sahip. Böyle bir durum var ortada. 'Bütün bunların karşısında biz havadan bombalamak suretiyle bu işi bitiririz...' Hayır, bitiremezsiniz. Bir defa kara harekatı olmadıktan sonra DEAŞ, yine orada işgallerine devam ediyor. Suriye'de de aynı şey. İşgallere devam ediyor. Onun için bütün dostlarımıza açık açık söyledim, söylüyorum, bugün burada da söylüyorum: Bir defa açık ve net; uçuşa yasak bölge ilan edilmedikçe, güvenli bölge ilan edilmedikçe, eğit-donat halledilmedikçe ne Irak'ta, ne Suriye'de netice alınmaz. Onun için de Irak'ı ayrı, Suriye'yi ayrı düşünemeyiz. Her ikisini birlikte düşünmemiz gerekir ki bu terör örgütleriyle de mücadeleyi başarılı sürdürelim, Suriye'de de Esed rejiminin hallini birlikte halledelim.''PKK tüm bölgeye yönelik bir tehdittir' Bölgedeki çatışmaların bir an önce durması, akan gözyaşının dinmesi ve daha fazla insani trajedinin yaşanmaması için BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere tüm uluslararası toplumu daha fazla inisiyatif almaya davet ettiklerini kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bölgemizdeki istikrarsızlık ve çatışma ortamının sadece bölgeyi değil tüm dünyayı olumsuz bir şekilde etkilediğine şahit oluyoruz. Şiddeti ve terörü yöntem olarak belirleyen radikal grupların mevcut çatışma ortamından ve sorunlardan beslendiğine, bunları istismar ettiğine de açıkça şahit oluyoruz. DEAŞ terör örgütü nasıl bölgenin geleceği için bir tehditse, uluslararası güvenlik ve istikrar için de aynı derecede tehdittir. DEAŞ esasında bizim kendi medeniyetimize yönelik de bir tehdittir. Aynı şekilde PKK terör örgütü sadece ülkemizde değil tüm bölgeye yönelik bir tehdittir. Askeri mücadele kadar siyasi ve ekonomik boyutlarıyla birlikte topyekun mücadelenin esas alınması şarttır. Türkiye, yanı başındaki bu tehditlerle mücadele noktasında kararlıdır. Aynı mücadele azmini, aynı kararlılığı, terör örgütleri arasında ayrıma gitmeden, bizler de uluslararası toplumdan bekliyoruz.'Erdoğan, Birleşik Krallık ile gerek bölgesel gerekse küresel sorunların çözümünde beraber çalışmayı arzu ettiklerini ifade etti.İngiltere Başbakanı David Cameron'un 9 Aralık'ta Türkiye'ye geleceğini, burada da kendileriyle değerlendirme yapacaklarını belirten Erdoğan, 'Yalnızca ikili ilişkilerimiz için değil, zor bir dönemden geçen ülke ve bölgelerin halkları açısından da bunun önemli ve değerli olduğunu ifade etmek isterim. Ortak siyasi irade ve iki ülke halkının beklentileri doğrultusunda işbirliğimizi daha da derinleştirerek ileriye taşıyacağımıza inanıyorum' dedi.Erdoğan, Tatlı Dil Forumu'nun iki ülkenin birbirlerine daha da yakınlaşmasında ve küresel meselelerin çözüme kavuşturulmasında önemli bir platform oluşturduğunu belirterek, forumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.AA
Okan Buruk: "Faul Değildi"
Spor Toto Süper Lig'de Galatasaray ile kendi sahasında 0-0 berabere kalan Gaziantepspor'da teknik direktör Okan Buruk, maçın ardından açıklamalarda bulundu.Galatasaray karşısında oldukça iyi mücadele ettiklerini ifade eden Buruk, 'Özellikle ilk yarıya baktığımız zaman maça hakim olan taraf bizdik, oyunun gidişatı bize yönelikti. Galatasaray pek pozisyonu yoktu, devre arasında da oyuncularıma biraz daha inanmamız gerektiğini söyledim, daha kalabalık gidebilirdik. İkinci yarıda ise zaman zaman oyundan düştük ve kontrolü Galatasaray'a verdik. Hakem takdir haklarını Galatasaray'dan yana kullandı ancak yediğimiz golden önceki hareket de faul değildi' dedi.HAKEM 'FAUL YOKTU' DEDİ!Golden önceki pozisyonda faul yoktu. Bunu kenardan biz de gördük. Hatta kenarda Suat hoca(dördüncü hakem) faul olmadığını söyledi. Öte yandan verilmeyen sarı kartlar da vardı. Bunların olmaması gerekiyor. Çıkıp oynamak gerekiyor. Küçöük hesaplarla böyle şeyler yapmanın lüzumu yok.Sporx
Cimbom Son Nefeste
Galatasaray formasıyla 100. maçına çıkan Burak Yılmaz, 90. dakika golüyle Cimbom'a hayat verdi. Bu sezon Prandelli'siz ilk maçına çıkan Cimbom, Süper Lig'in 11. haftasında Gaizantepspor'u Burak Yılmaz'ın tek golüyle 1-0 mağlup ederek çok kritik bir galibiyete imza attı.Hafta içinde teknik direktör krizi yaşayan ve Cesare Prandelli ile yolları ayırdıktan sonra Hamza Hamzaoğlu ile yola devam kararı alan Galatasaray, Süper Lig'in 11. haftasında Gaziantepspor ile karşılaştı. Şampiyonlar Ligi'ndeki Anderlecht yenilgisiyle Avrupa'ya veda eden sarıkırmızılılar, Claudio Taffarel yönetiminde çıktığı karşılaşmada galibiyeti maçın son dakikasında kopardı. Gaziantep Kamil Ocak Stadı'nda oynanan karşılaşma'da bir topu direkten dönen, sayısız pozisyondan faydalanamayan Cimbom, 89. dakikada sahneye çıkan Burak Yılmaz'ın golüyle sahadan 1-0 galip ayrıldı.Bu sonuçla 22 puana ulaşan Cimbom, maç eksiği bulunan Beşiktaş ve Fenerbahçe'yi geçerek liderliğe yükseldi. Sarı kırmızılılar gelecek hafta Türk Telekom Arena'da Akhisar Belediyespor ile karşılaşacak.CİMBOM'UN HOCASI TAFFARELSpor Toto Süper Lig'de Gaziantepspor'a konuk olan Galatasaray, sahaya yardımcı antrenör Claudio Andre Tafferel'in yönetiminde çıktı.Şampiyonlar Ligi D Grubu'ndaki Anderlecht yenilgisinin ardından görevine son verilen Cesare Prandelli'nin yerine getirilen Hamza Hamzaoğlu, bu maçta takımın başında yer almazken, sarı-kırmızı ekibin başına Taffarel geçti.Taffarel, Süper Lig'de son olarak çıktıkları Trabzonspor maçına göre ilk 11'de 5 oyuncu değiştirdi. Geçen hafta ilk 11'de görev alan Koray Günter, Olcan Adın, Yekta Kurtuluş ve Emre Çolak yedek soyunurken, Brezilyalı çalıştırıcı, Gaziantepspor karşısına, Muslera, Melo, Hamit Altıntop, Selçuk İnan, Sneijder, Bruma, Burak Yılmaz, Chedjou, Semih Kaya, Sabri Sarıoğlu, Tarık Çamdal 11'iyle çıktı.Sarı-kırmızılı takımda, Goran Pandev, Yasin Öztekin, Veysel Sarı ve Hakan Balta ile sakatlığı bulunan Blerim Dzemaili, Gaziantep'e getirilmedi.ANTEPLİLER MAÇA İLGİ GÖSTERMEDİGaziantepspor ve Galatasaray taraftarları maça ilgi göstermedi. Tribünlerdeki boşluk dikkati çekti. Vefat eden Fenerbahçe ve Türk futbolunun unutulmaz ismi 'Küçük Fikret' lakaplı Fikret Kırcan için maç öncesi saygı duruşunda bulunuldu.BURAK VE MELO DALYA DEDİGalatasaray'ın golcü futbolcusu Burak Yılmaz, Gaziantepspor mücadelesiyle 100. resmi maçta sarı-kırmızılı formayı giydi. Takımıyla bugüne kadar 99 resmi maça çıkan Burak, bu maçlarda 56 gole imza attı. Sarı-kırmızılı takımda, 3 sezonda 72 lig maçında forma giyen ve 44 gol kaydeden Burak Yılmaz, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde de 20 maçta 10 kez gol sevinci yaşadı. Golcü futbolcu ayrıca sarı-kırmızılı formayla çıktığı 6 Ziraat Türkiye Kupası maçında rakip fileleri 2 kez havalandırdı. Galatasaray'ın Brezilyalı futbolcusu Felipe Melo da Spor Toto Süper Lig'deki 100. maçına çıktı. Melo, 4. sezonunu geçirdiği sarı-kırmızılı takımda şu ana kadar 99 Süper Lig maçında oynadı.DUYGUN BAŞKAN İLK KEZ DEPLASMANDAGalatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat, karşılaşma öncesi taraftarlarla bir süre sohbet etti. Taraftarların sorularını cevaplayan Yarsuvat, maçı Gaziantepspor Kulübü Başkanı İbrahim Kızıl ile birlikte izledi.Fotomaç
Reklam
Amberin Zaman'ı Tehdit Eden Twitter Hesabı Kapatıldı
Taraf gazetesi yazarı Amberin Zaman'ı IŞİD'le ilgili kaleme aldığı köşe yazısı nedeniyle Twitter'dan tehdit eden bir hesap kapatıldı.Köşe yazısında Suriye ve Irak'ta görev yapan Batılı gazeteci ve yardım kuruluşu çalışanlarını kaçırarak fidye isteyen ya da infaz eden IŞİD'in, Türkiye'de de benzer eylemlerde bulunmak için harekete geçtiğini belirten Amberin Zaman'a, Twitter'dan ölüm tehdidinde bulunuldu.'@turkmucahid' hesabından atılan tweet'te, 'Seni ben keseceğim kâfir' ifadesi kullanılmıştı. Zaman bu tehdit üzerine 'Devlet yetkililerini derhal göreve çağırıyorum' diye tweet atmıştı.Amberin Zaman, bugün ise söz konusu hesabın kapatıldığını duyurdu.T24
F.Bahçe'de Egemen Sürprizi
Spor Toto Süper Lig'in 11. haftasında Sahasında Eskişehirspor ile karşılaşacak olan Fenerbahçe'de kamp kadrosu belli oldu.Sarı-lacivertlilerin kadrosunda bir sakatlığı bulunan Mehmet Topal yer alırken, tedavisi süren Diego Ribas ile Serdar Kesimal yer almadı.İŞTE 19 KİŞİLİK KADROVolkan Demirel, Mert Günok, Gökhan Gönül, Hasan Ali Kaldırım, Caner Erkin, Michal Kadlec, Bruno Alves, Bekir İrtegün, Egemen Korkmaz, Selçuk Şahin, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu, Raul Meireles, Alper Potuk, Mehmet Topuz, Moussa Sow, Dirk Kuyt, Emmanuel Emenike, Pierre Webo.Sporx
Deniz Baykal: 'Ak Saray, Senin İtibar Açlığının Fotoğrafı'
CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kullandığı Ak Saray'a yönelik 'Bu saray Türkiye'nin itibarının abidesi değildir. Senin ne kadar büyük itibar açlığı içinde bulunduğunun fotoğrafıdır' dedi.CHP Antalya il örgütü, il ve ilçe yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin katılımıyla kampa girdi. Kentin turizm bölgesi Kundu'da 5 yıldızlı bir otelde gerçekleşen ve iki gün devam edecek kampın açılış oturumu, İl Başkanı Cavit Arı'yla birlikte CHP Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya ve CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın katılımıyla yapıldı.'YEMİYORUZ KARDEŞİM, YEMİYORUZ'CHP eski Lideri Baykal, burada yaptığı konuşmada, 12 yıldır Türkiye'de bilinçli bir şekilde siyaset- din ilişkisinin ve milli kimlik anlayışının tehdit edildiğini, tahrip edildiğini söyledi. Bu tahrip içinden etnisite düzeninin çıkartılmak istendiğini savunan Baykal, 'Bunu da demokratlık, ilericilik, liberallik diye yapıyorlar. Bunu millet de yesin istiyorlar. Yemiyoruz kardeşim, yemiyoruz' dedi.'ADALETİ ARANIR HALE SEN GETİRDİN'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Adalet istiyorum' dediğini hatırlatan Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:'Adalet istiyormuş sayın cumhurbaşkanı. Kim için adalet istiyor, Galataport ihalesi ile ilgili karar alan yargı mensuplarına karşı, adalete karşı. 12 yıldan beri yapmadığın kalmadığı adalete. 3 defa üst üste Yüksek Yargı Kurulu'nun tercihlerini bozmak için yasa değiştirdin, yasal düzenleme yaptın. 'Adalet istiyorum' diye bağırıyor. Sen dur bir kenarda. Bu memlekette milyonlarca insan adalet istiyor. Adaleti bu memlekette aranır hale getiren sensin. Senin yüzünden adalet yerine getirilemiyor. Şimdi çıkmış adalet krizini yaşayan bir topluma kendisi 'Adalet istiyorum' diyor. O adaleti Galaport ihalesi için istiyor. Ama insanlar çocukları, kocaları, eşleri için istiyor. Ermenek'te bugün son işçi kardeşlerimize ulaşılmak üzere, o acıyı yaşayan aileler adına istiyor.'Bu konularını ciddi olarak konuşulmaya muhtaç olduğunu dile getiren Baykal, 'Daha dün bunların 'Mevlam verdikçe veriyor' diye methettikleri Yargıtay Başkanı isyan ediyorsa, bunun sorumlusu cumhurbaşkanının 12 yıllık yönetimidir, getirdiği noktadır' dedi.ALEVİLER NİYE CHP'YE OY VERİYOR?Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 'Aleviler CHP'ye niye o veriyor, şaşıyorum' açıklamasına da yanıt veren Baykal, 'Siyaseti dinci bir anlayışın etkisi altında kullanan bir geleneğin insanlarını nasıl 10 yıllarca, yüzyıllarca sıkıntılar içine soktuğunu unutmuş vaziyette 'Niye oy veriyor?' diyor' dedi. Baykal, Alevilerin neden CHP'ye oy verdiğini şu sözlerle anlattı:'Senin o farkına varmadığın laiklik anlayışını CHP sahiplendiği için veriyorlar. İnsana eşit değer verdiği için, insanı dini, mezhepsel, etnik kimliğiyle değil insan olarak önemsediği için CHP'ye oy veriyorlar. Senin çıkarcı dar bir kadroyu egemen kılmak için toplumun belli kesimlerini, toplumun karar organlarının dışında, yargının, bürokrasinin dışında tutmak için sistematik çabalarını yakından bildikleri için CHP'ye oy veriyorlar. Kendi inançlarını özgürce yaşamak istedikleri için, kendi cemevlerinde istedikleri şekilde dini ibadetlerini yapabilmek için oy veriyorlar. Çocuklarına eğitimde yanlış şeyler öğretilmesin diye, zorunlu din dersi diye mezhep düşmanlığının anlatılmasını istemedikleri için CHP'ye oy veriyorlar.'AK SARAY TARTIŞMASITürkiye'de ekonomi alanında kriz noktasında sorunlar yaşandığını savunan Baykal, Türkiye ekonomisine yeni bir anlayışla müdahale edilmesi gerektiğini söyledi. Hem gelir dağılımı hem de üretim noktasında sorunlar yaşanırken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vaaz verircesine 'Bizim yüce peygamberimiz bir iki hurmayla açlığını gideren bir anlayışın insanıdır' dediğini belirten Baykal, 'Peki sen nesin? Senin şu milyar dolarlık gösterişli sarayların ne? Başbakan, cumhurbaşkanı o hesabını vermesi gereken büyük israfa, görgüsüzce harcama olayı karşısında çıkmış bize, peygamberimizin bir hurmayla açlık giderme ahlakını tavsiye olarak veriyor. Senin o tavsiyene ihtiyaç yok. Çünkü milyonlarca insan bir lokmayla ayakta kalmanın mecburiyetini yaşıyor' diye konuştu.Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı 'itibar' için yaptıklarını savunduğunu kaydeden Baykal, 'Sarayla itibar olmaz, itibar kazandırmaz. En güzel saraylar Ortadoğu'dadır. Katar'da, şeyhliklerde bunların alası var. İtibar eğer sen ve oğlun yolsuzlukla suçlanmışsan ve mahkeme seni çağırıyorsa yiğitçe gidip hesap vermekle olur. Tabi önce çağrılacak duruma düşmemekle olur. Hesaptan kaçacaksın sonra saray yapacaksın' dedi. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bu saray Türkiye'nin itibarının abidesi değildir. Senin ne kadar büyük itibar açlığı içinde bulunduğunun fotoğrafıdır. Yaptığı saray onun hapishanesi haline gelecek. Bütün devleti oraya toplayacak başbakanı, bakanları kendisi yönetecek derken millet buna izin vermeyecek. Millet kendi temsilcilerini, o saraya teslim olmayacak insanların içinden seçecek ve iktidar Tayyip Erdoğan'ın o sarayına teslim edilmeyecek' dedi.CHP Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya da 17- 25 Aralık süreciyle ilgili TBMM Soruşturma Komisyonu'nun yayın yasağını tanımadıklarını belirterek, 'Tutanakları Meclis kürsüsünden okuyacağız' dedi.Emre BAYLAN / ANTALYA (DHA)
Reklam
Annelerine İçlerinden Geldiği Gibi Makyaj Yapan Küçük Kızlardan Kalpleri Isıtan 9 Fotoğraf
Kanadalı yetenekli fotoğrafçı Elly Heise, geçtiğimiz günlerde annelerine makyaj yapan küçük kızların fotoğraflarından oluşan bir fotoğraf serisi hazırladı. Birbirinden sevimli küçük kızlardan, hiç kimseden etkilenmeden ve yardım almadan annelerine makyaj yapmaları istendi. Hiçbir kısıtlama getirilmeyen çocuklar, annelerini istedikleri gibi boyadılar ve arzu ettikleri hale getirdiler. İşte Elly'nin objektifine takılan o kareler;
Samsung'dan Yuvarlak Gear Modeli Geliyor
Son zamanlarda akıllı saat ve sanal gerçeklik çalışmalarını sürdüren Samsung'dan yeni bir akıllı saat geliyor. Hem de yuvarlak tasarımlı. İşte Samsung'un yuvarlak saati.Daha önceden zaten yuvarlak tasarımlı saat üzerinde çalıştığı bilinen Samsung, Moto 360 ya da LG G Watch R modellerinden önemli bir farkı olan, yeni bir saat üzerinde çalışıyor.Yuvarlak ekrana sahip olan Samsung'un akıllı saati, bugün itibariyle patent alırken ortaya çıktı. Diğer akıllı saatlerde daha önceden görmediğimiz, dönebilen ekran çerçevesiyle dikkat çeken saatin, üzerinde ya da yanlarında herhangi bir tuş görünmüyor.Çok kalın bir ekran çerçevesinin bulunmadığı saatin patent görsellerinde, ekran çerçevesinin döndürülmesiyle günlük plan görüntüsü de değişiyor. Bu da saatin, tuşlar yerine ekran çerçevesi döndürülerek kontrol edilebileceğini gösteriyor.Ne zaman duyurulacağı hakkında pek çok iddia bulunan akıllı saatin 2015 yılı içerisinde tanıtılacağı tahmin ediliyor.ShiftDelete.Net
Reklam
Beyninizin Hangi Tarafını Daha Çok Kullanıyorsunuz?
etiket
Beyninizin hangi tarafını daha çok kullanıyorsunuz? Hangi taraf daha dominant?Not: Testi çözdükten sonra karşınıza çıkan sonuç ekranında hangi taraf yüzde olarak daha baskınsa onun yanında yazan sıfatlar sizin karakteristik özelliklerinizdir!
Alex, Fatih Terim'in Yardımcısı Olacağı İddiasına Açıklık Getirdi: 'Gerçek Değil'
Alex de Souza, Fatih Terim'in yardımcısı olacağı iddiasına açıklık getirdi. Hamza Hamzaoğlu'nun Galatasaray'ın başına geçmesinden sonra Fatih Terim'in yardımcısının Alex de Souza olcağı iddia edilmişti. Brezilyalı futbolcu yaptığı açıklamayla bu konuya açıklık getirdi. Twitter ve Instagram hesabından açıklama yapan Alex de Souza, iddiaların gerçek olmadığını söyledi.İşte o açıklama:Fatih Terim'in Milli Takim'daki gorevinin destekcisiyim, calismalarindan en iyi verimi almasini diliyorum. Ama basinda cikan Milli Takim'da kendisinin yardimcisi olacagim yonundeki haberler gercek degil. Milli Takima sonsuz basarilar dilerim.Eurosport
'Erdoğan ve AKP Hükümeti Bahçeli'yi Resmen Dersim'e Öldürtmeye Gönderdi'
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşgenel Başkanı Kamuran Yüksek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dün Tunceli'ye yaptığı geziyi değerlendirirken, 'Erdoğan ve AKP hükümeti Bahçeli'yi resmen Dersim'e öldürtmeye gönderdi' dedi.Kamuran Yüksek, DBP Tunceli il kongresinde yaptığı konuşmada, MHP liderinin Tunceli gezisine değerlendirirken, 'Devlet Bahçeli'ye çok açık söylüyorum AKP hükümeti Dersim'e sürüklemiştir. Erdoğan, zorlayarak Dersim'e gelmesini sağlamıştır. Aslında Bahçeli'nin Dersim'e getirilmesi kurulan bir tuzaktı ama Dersim halkı bu tuzağı dün çok başarılı bir şekilde atlatmıştır' dedi.'Erdoğan ve AKP hükümeti, Bahçeli'yi resmen Dersim'e öldürtmeye gönderdi' diyen Kamuran Yüksek, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bu kadar kışkırtma, 'Dersim'e gidemezsin orada bunları söyleyemezsin' demek gücün varsa git demektir. Buradaki her kesime de şu mesajı vermektir. Bakın sizin baş düşmanınız geliyor orada bunun işini bitirin. Bir taşta birkaç kuş, hem buradaki devrimci güçleri bundan sorumlu tutacak, bir süre bir siyasetçinin saldırıya uğramasını kendisine malzeme olarak kullanacak ya da daha farklı bir durumun oluşmasında Dersim halkının hepsini katil olmakla suçlayacak. Hem Dersimlileri mahkum edecek, hem Bahçeli'yi bu şekilde bir tuzağa sürüklemiş olacak. Hem de 12 yıldır yaptığı gibi çıkıp 'Türkiye'de iki uç var. Türk milliyetçiliği ile Kürtler, Türk devrimcileri iki uçtur' diyecek. 'Bunların hiç biri çözüm değil, makul olan, çözüm olan benim' diyecek ve ortaya çıkıp kendi iktidarını sürdürmenin planını yapacaktı. Bu tuzağı kurdu, bu kadar tehlikeli oynadı. Bu kadar acımasız, bu kadar halkları karşı karşıya getirmeyi planladı. Ama Dersim halkı bütün bu oyunları ortadan kaldırdı ve AKP tuzağına düşmeden demokratik tepsini koyarak örnek bir davranış sergiledi.''IŞİD, TÜRKİYE TOPRAKLARINI KULLANIYOR'Kamuran Yüksek, IŞİD'in Türkiye topraklarını kullanarak Kobani'ye açılan Mürşitpınar Sınır Kapısı'na saldırdığını iddia etti. Yüksek, saldırganların Türkiye'de topraklarından geldiğini ileri sürerek, 'İki bombalı araçla intihar saldırısı gerçekleştirilmiştir. Şu an o sınır kapısı IŞİD militanları tarafından ele geçirilmeye çalışılıyor. Şu anda çatışmalar devam ediyor. IŞİD çeteleri Kobani'nin hemen sınırında yani Suruç tarafındalar. Şu an IŞİD çeteleri Ermanak Köyü'nde ve Toprak Mahsulleri Ofisi'nin olduğu yerde konuşlanmış durumdalar. AKP hükümetinin ve Türk devletinin dolaylı ve direk bir şekilde bu son saldırı ile de anlaşılmıştır ki, işbirliği içinde oldukları artık ortaya çıkmıştır' dedi.Yüksek, Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın kısa süreliğine IŞİD'in eline geçtiğini belirterek, 'Yaşanan kaos ortamından sonra kısa süreli olarak Mürşitpınar Sınır Kapısı geçici süre IŞİD çetelerinin eline geçiyor. Ancak daha sonra YPG güçlerinin müdahale etmesiyle kontrol tekrar YPG güçlerine geçiyor. Bölgede çatışmalar devam ediyor' dedi.Ferit DEMİR / TUNCELİ (DHA)
Kredi Kartı Harcamaları Yüzde 12 Arttı
Kredi kartı ödeme tutarı Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12 artarak 36,8 milyar liraya yükseldi.Bankalararası Kart Merkezi (BKM), kartlı ödeme sistemlerinde ekim ayına ait verileri açıkladı. BKM verilerine göre 2014 mayıs ayında 57,3 milyon adetle tarihinin en yüksek seviyesine ulaşan kredi kartı sayısı ağustos ayından bu yana 57,1 milyon adet seviyesinde bulunuyor.Kredi kartı sayılarındaki durgunluk, ödeme işlemlerine de yansırken, 2012 yılında yüzde 25, 2013 yılında yüzde 17 olan kredi kartları ile ödeme tutarı büyümesi, 1 Şubat 2014'te yürürlüğe giren taksit düzenlemesi sonrasında yavaşladı. Bu yılın ekim ayında kredi kartları ile yapılan ödeme tutarı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12 büyüdü. Ekim ayında kredi kartları ile ödeme tutarı 36,8 milyar lira olarak gerçekleşti.Taksit düzenlemesinden sonra taksitli ödemelerde de gerileme sürüyor. 2013 yılının ekim ayında kredi kartı ödemelerinin yüzde 28’ini oluşturulan taksitli ödemelerin payı, 2014 yılının ekim ayında yüzde 23 oldu. Bu yıl ekim ayında 8,5 milyar TL tutarında alışveriş kredi kartları ile taksitlendirilirken geçen yıl ekim ayında bu değer 9,3 milyar TL seviyesindeydi. Geçen yılın aynı dönemine göre gerileme yüzde 8 oldu.Banka kartlarıyla ödemelerde ise kredi kartlarından daha hızlı olan büyüme devam ediyor. Geçen yıl ekim ayında 2,1 milyar TL olan banka kartları ile ödeme tutarı yüzde 27 artarak 2,7 milyar TL’ye yükseldi. Banka kartlarının toplam kartlı ödemeler içerisindeki payı ise 2013 yılının ekim ayında yüzde 18 iken bu yıl yüzde 21 oldu. Fortune Türkiye
Reklam