Van Gölü Çekilince Tarihi Kalıntılar Ortaya Çıktı
İklim değişikliğine bağlı olarak su seviyesinin belirli periyotlarda değiştiği Van Gölü'nde 2 metreyi geçen çekilme, sular altında kalan batık şehirlerin gün yüzüne çıkmasını sağladı.Son 15 yılın en büyük su kaybının yaşandığı belirtilen gölde, özellikle gölün su seviyesinin sığ olduğu noktalardaki çekilmeler ise onlarca metreyi buluyor.Geçmişte kurulan ve göl seviyesinin yükselmesiyle sular altında kalan şehirler de bu çekilmeyle gün yüzüne çıktı. Van'ın Erciş ilçesinde yıllardır su altında kalan Osmanlı Kalesi tamamen gün yüzüne çıkarken, eski Erciş'in yerleşimine ait kalıntılar da büyük oranda gözlemlenebiliyor.Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Doğu, çekilmenin en büyük etkilerinin yaşandığı Erciş'in Çelebibağ Mahallesi kıyılarında inceleme yaptı.İncelemenin ardından AA muhabirine konuşan Doğu, bilinen arkeolojik kayıtların incelenmesi durumunda, tarihte başta Van merkez olmak üzere, Gevaş ve Erciş ilçeleriyle Bitlis'in Ahlat ve Adilcevaz ilçelerinde göl kıyısında yerleşmelerin olduğunu kaydetti.Bu yapılardan ayakta en iyi duranlardan birinin Çelebibağ kıyılarındaki Osmanlı Kalesi olduğunu belirten Doğu, kalenin Urartu Krallığı zamanında Van Gölü sahilinde inşa edildiğini ve Osmanlı döneminde de onarımdan geçirilerek kullanıldığını ifade etti.Kalıntılar su altında varlığını koruyorErciş ilçesinin 1840'lı yıllara kadar da Çelebibağ kıyılarında yerleştiğini ancak su seviyesinin yükselmesiyle ilçenin zamanla yerleşimini değiştirmek zorunda kaldığını söyleyen Doğu, şöyle devam etti:'Suların çekildiği kıyılar zamanında karaymış ve buralar yerleşim alanıymış. Suların çekildiği bu kıyılarda, eski Erciş'in kalıntılarını, duvarları ve eski yapılarını görebiliyoruz. Suların biraz daha çekilmesiyle geriye kalan kalıntıları da somut şekilde görebiliriz. En önemlisi, yüzlerce yıl boyunca sular altında kalan bir şehrin bazı bölümlerinin 2 metreyi geçen çekilmeyle ortaya çıkması. Asla yıkılmayacağı düşünülen muhteşem Urartu kaleleri, yerleşmeleri bugün sular altında kalmış. Gölde yaşanan seviye değişiklikleri, kıyılardaki yerleşmelerin konumlarını, pozisyonlarını güncelleştirmiş oluyor.'Van Gölü kıyılarında Urartuların en azından 3 bin yıl önceye dayanan tarihini bildiklerini belirten Doğu, bu bakımdan göl kıyısında Urartulara ait birçok kale, şehir ve yerleşme kalıntıları bulunduğunu, göl seviyesi değiştikçe de bunlarla ilgili izlerin gün yüzüne çıktığını dile getirdi.Doğu, kıyılara yerleşmiş binlerce yılık şehirlerin uzantılarının sular altında varlığını koruduğundan emin olduğunu sözlerine ekledi.Özkan Bilgin, AA
Arınç: 'İmamın IŞİD’e Katılması Maalesef Gerçek'
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Fuat Avni'nin medyaya operasyon düzenleneceğine ilişkin iddialarını vahim bulduğunu söyledi. Arınç, 'Çanakkale Bayramiç'te bir imam hatibinin IŞİD'e katılması maalesef gerçek. Adı geçen görevlinin 25 Haziran 2014 tarihi itibarıyla görevine son verildi' dedi. TBMM kürsüsünde CHP'nin 'torpil' iddialarına yanıt verirken, bakanlar kurulunda yer alan isimler arasında ayrım yapılması gerektiğini söyleyen Arınç, 'Burada oturan bazı bakan arkadaşlarım oğlum için kadro teklif etti kabul etmedim' ifadelerini kullandı...TBMM Genel Kurulu'nda, Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Kamu Denetçiliği Kurumu, MİT, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türkiye İnsan Hakları Kurumu'nun 2015 yılı bütçeleri kabul edildi.Bütçe üzerinde yapılan eleştirileri yanıtlayan Arınç, Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde bir imam hatibin IŞİD'e katılmasının maalesef gerçek olduğunu kaydetti. Adı geçen kişinin görevine bu iş ortaya çıktıktan sonra 25 Haziran 2014 tarihi itibarıyla son verildiğini bildiren Arınç, 'Az da olsa, belki başka yerlerden var mıdır bilmiyorum ama böyle bir imam hatibin böylesine bir katiller ordusuna katılmak üzere dışarıya gitmesi bizi fevkalade yaralamıştır. Umarım bunların önü alınacak çalışmaları da hep beraber yaparız' dedi.İbadethane sayılan cami, mescit, kilise, havra ve sinagoglara ait elektrik enerjisi yıllık giderlerinin Diyanet İşleri bütçesine konulacak ödeneklerden karşılanmasına karar verildiğini söyleyen Arınç, 2014 yılı için ibadethanelerin aydınlatma giderleri harcama tertibine konulan ve eklenen ödeneğin 70 milyon TL iken bugün itibarıyla kullanılan miktarın 48 milyon 361 bin TL olduğunu belirtti.Arınç, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. TÜRGEV ile ilgili bazı sözlerin sarfedildiğini anımsatan Arınç, 'Bu konuda içimiz rahattır. Bana bu konuda zannediyorum ki 20 civarında önerge gelmiştir. Bu önergelerin hepsini cevaplandırdım. Bize verilen beyannamedeki bilanço miktarlarını, kendilerine yapılan bağışları ve gayrimenkul sahibi iseler bunun kaç tane olduğunu içinizdeki, içimizdeki bütün arkadaşlarıma bildirdim. Yani cevaplandırılmayan bir soru önergesi yok' dedi.TÜRGEV'in amaçları doğrultusunda faaliyet gösterdiğine inandıklarını dile getiren Arınç, 'Nereden yardım alıp almadığını soracak durumda değiliz. Çünkü Vakıflar Kanunu'muzda yaptığımız değişiklikle vakıflar yurt dışından da bağış kabul edebilmektedir' diye konuştu.Arınç, İnsan Hakları Kurumu'nun kanununda 11 maddelik bir değişiklik öngördüklerini, fonksiyonlarını, yetki ve sorumluluklarını yeniden düzenleyeceklerini bildirdi.'Ayağına kurşun sıkan tek grup siyasetçilerdir'Arınç, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Nevzat Pakdil'in milletvekillerine yönelik kanun teklifi ile ilgili bir konuşma yaptığını anımsattı.Bu konuda özeleştiri yapmak istediğini ifade eden Arınç, 'Ayağına kurşun sıkan tek grup siyasetçilerdir. Bu çok acı bir şey. Herkesin bir koruması vardır ama milletvekilleri korunmasızdır ve milletvekilinin en büyük hasmı yine milletvekilidir' ifadesini kullandı.Siyasetçinin, siyasetçiye sahip çıkması gerektiğini belirten Arınç, 'Herkes birbirine sahip çıkarken, korurken, kollarken, biz, birbirimizi yok edecek veya gözardı edecek veya küçültecek bazı şeylerin içinde oluruz' diye konuştu. Arınç, şunları söyledi:'Ne demek istiyorum? 1995'te Milletvekili oldum, herkesin ağzında bir sakız 'Milletvekilinin dokunulmazlığı', 'milletvekilinin lojmanı', 'milletvekilinin maaşı.' Anadolu'ya gidiyoruz, diyorlar ki 'Sizin altınızda araba varmış, yediğiniz içtiğiniz bedavaymış, mükellef villalarda kalıyormuşsunuz.' Allah Allah, bunların hiçbirisi yok. Yerken paramızı veriyoruz, maşallah Meclis Başkanımız da her gün artırıyor zaten. Yani, burada 8 bin kişi yemek yiyor günde ama gazetelere bakarsanız 'Meclis'te bir ayda 400 ton et yenildi' deniyor, sanki hepsini biz yemişiz gibi. Vicdansız, ahlaksız, yazma böyle. Benim dönemimde ortalama 5 bin kişiydi. Bazen 13 bin kişi girer bu Meclis'e, bazen 8 bin kişi girer, bazen 5 bin kişi girer, bunlar bizim vatandaşlarımız, hepimiz yanımıza alırız. Güneydoğu milletvekillerine Allah yardım etsin, en kolayı İstanbul milletvekilidir, çok fazla seçmenleri gelmez, bunlara bir geldi mi maşallah 20 kişi gelir.Maaşımız o kadar değil, lojmanımız o kadar ahım şahım değil. Dokunulmazlığımız, onu kendi aramızda da çok konuşuyoruz ama onun da istisnaları var.Lojmanlardan 2003 Ocak ayında çıktık. İyi, lojmanlardan çıktık da nereye gidecek bu milletvekilleri? Yani, evi varsa evine gitti adamcağız, evi yoksa kiraya gitti veya misafirhanelerde kaldılar. Ben de dedim ki 'TOKİ denilen kuruluş var, askere, Milli Eğitime, Sağlık Bakanlığı'na bina yapıyor, TOKİ bize de yapsın. Lojman değil, parasıyla bize satsın.' 'Ne kadar güzel' dediler. İlan ettim ama başıma gelmeyen kalmadı. Bir şey doğrudur ama gazeteler yazdığı zaman tüylerimiz diken diken olur, hemen yanlarına gideriz. 'Ben bu işte yokum ha, bilesin bak benim ismimi de yaz' deriz. 355 tane müracaat oldu, 351'i müracaatını geri çekti.Benden sonra gelen Başkanımız, tabii Bülent Arınç ismini taşımayınca ona aynı tepki gösterilmedi, o da Yenimahalle'den bina yaptırdı. Bir kısmımız Yenimahalle'de TOKİ'den konut aldı, ondan sonra gelen İncek'te yaptırdı. Şimdi İncek'te konutları var milletvekillerin. Onlara 'evet' derken bana niye 'hayır' demiştiniz? Hangisi yanlıştı, hangisi doğruydu? TOKİ, milletvekillerine konut yaptı arkadaşlar, hem de güzel yaptı, Yenimahalle biraz pahalı oldu ama şartları itibarıyla onlar da bugün ucuza geldi.'Maaşlarımız az' diye gelenler, dışarı çıktıkları zaman bir gazeteci görürlerse 'Bunlar maaşları artırmak istiyor, asgari ücret bu kadarken milletvekili maaşı bu kadar olur mu? Ben bunu reddettim' diyor. Benim yanımda öyle konuşmamıştı. Bir milletvekilinin maaşının Başbakanlık müsteşarına endekslenmesi ne demek? Ben milletvekiliyim, ben seçilmiş bir insanım. Benim hesabım ayrı olmalı. Hani maaşlarda bir düzenleme yaptık ama hala biz müsteşara endeksliyiz. Müsteşara endeksli olmaktan bizim çıkmamız lazım. Maaş az olur, çok olur, farklı bir şey ama ben bir statü sahibi olmalıyım. Benim özlük haklarım, benim sosyal haklarım ne olacak, bunu bilmem lazım. Buradaki öncülüğümüz de şudur: AB için, müktesebat için her şeyi yapıyoruz kardeşim, bir de bunu yapalım dedik. Bir de milletvekilleri için böyle bir düzenleme olsun. Orada var mı yok mu beni ilgilendirmez, var olan da var, yok olan da var.''Milletvekillerinin ödenek ve yollukları, hak kazanma ve ödemeleri, dışarıdan atanan bakanları, emekliliği, tedavi hakkını, analık halini, ölüm yardımını, sosyal hakları, personel istihdamını, protokol sırasını'na ilişkin teklifte bulunulduğunu hatırlatan Arınç, '5 tanesini çıkaralım isterseniz, yerine bir tane ilave edelim isterseniz ama bunları konuşalım. Dönem bitiyor. Ocak'tan sonra seçim, kimse burada kalmaz, kimse bunları düşünmez' dedi.Ocak ayının ilk gündemine bunun konulması gerektiğini dile getiren Arınç, '(Efendim, sizin çoğunluğunuz var, siz çıkarın) Bu, eski usuldür. Doğrusu, hepimizi ilgilendiren bir konuda, hepimizin bu işe nasıl doğru biliyorsanız onu koymak suretiyle, mutlaka bu çıksın diye demiyorum ama üzerinde müzakere edilsin, konuşulsun, ondan sonra da bunu Parlamento'ya getirelim değerli arkadaşlar. Bunu yapmadığımız takdirde çok zor durumda kalırız' diye konuştu. Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:'İstanbul'da yemek yiyebileceğiniz bir tek Filizli Köşk var. Bir de benim dönemimde termalde 30 odalı küçük termal bir tesis yaptırdık. Bir Yalova ziyaretimde 'buraya da bizim emekli milletvekillerimiz, aktif milletvekillerimiz gelir, kaplıca tedavisi görür ve burası ormanın içerisinde bir yer, orada da rahat eder' dedik. Sağ olsun Cemil Çiçek Bey birkaç ay önce de orayı kapattı. Tadilat düşüncesiyle kapattığını söylüyor, inşallah, sözü böyledir, o zaman bir an evvel ne yapacaksa orada yapsın. Arkadaşlar, bizim böyle yerlere ihtiyacımız var.14. dönemin deniz kenarında villaları var, 15. dönemin Kuşadası'nda var, 16. dönemin var, 17. dönemin Antalya'da var, 20. dönemden sonra bir şey yok. 20. dönemde biz geldik her şey bitti 'harç bitti yapı paydos' dediler. Onların yaptığı doğru muydu? Eleştirebilirsiniz ama o zaman hazine tahsisleriyle hepsi yazlıklara kavuştu. Hepsi, yaz aylarında görüyorum İzmir'e giden uçağın içerisinde. Biz kendimize geldiğimiz zaman 'Aman laf olur sonra' Ne lafı olacak? 3 gün konuşurlar, 4. gün biter kardeşim. Kim konuşacak? Haksız bir iş mi yapıyoruz? Yanlış bir iş mi yapıyoruz? Bu dönemin bir şerefi olsun, bence milletvekillerine ait bir düzenlemeyi yapalım. Mesela ben eski Meclis Başkanı olarak belki pasaportta yine kırmızıyı kullanmaya devam edeceğim ama milletvekillerimiz 3. dereceye gelmiş memur gibi aynı pasaportu kullanacak. Bu doğru mu arkadaşlar? Toplasanız 2 bin 800 civarındayız. 500'ü burada, geri kalanlar da önceki dönemler. Her gün de bir cenaze merasimi oluyor zaten burada. Yani bu insanı kuyruklara sokmanın, rezil etmenin, perişan etmenin bir alemi var mı? Bizim neyimiz eksik? Hakimleri, askeri düşünüyoruz, kanun çıkarıyoruz; akademisyenleri düşündük, kanun çıkardık hem de üç günde maşallah. Milletvekilleri için niye çıkaramıyoruz, neden bir araya gelmiyoruz? Ben Meclis Başkanımızdan da buna öncülük yapmasını istiyorum ve sizlerin hep beraber bu noktaya gelmek suretiyle, yardımcı olmanız suretiyle ocak ayı içerisinde bu konuyu gündemden çıkarmamız gerektiğini düşünüyorum.''Toptan suçlamak iyi bir üslup değil'Arınç, 'bazı milletvekili ve bakan yakınlarının kamuda KPSS aranmaksızın veya imtihana girmeden göreve alındığı' iddialarını anımsattı.'Pek çok isim var. Bunların hepsi doğru değildir, yalandır diyemem ama bir kısmı doğrudur' diyen Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını anımsatarak, 'Arkadaşlar, toptan suçlamak iyi bir üslup değil' dedi. Arınç, şunları söyledi:'Bence o konuda çok haklı olsa dahi, katılırım bazı noktalara ama bu bizim üzerimize yüklenecek bir suç değil. Benim kızım var, çalışmıyor, başörtüsünden dolayı öğretmenlik yapamadı. Damadım var, evlendiği zaman doktordu, KPSS'sini bilmem, doktor nasıl oldu bilmem. Oğlum var, itiraf edeyim, bazı bakan arkadaşlarımız bana teklif ettiler, 'Bir kadro verelim, oğlunuzu da böyle yapalım.' Oğlum da benim kafamda, 'Baba ben özel sektörde çalışacağım' dedi. Şu anda da 6 senedir özel sektörde işçi statüsünde çalışıyor. Seneler sonra iki çocuğu olmuş bir bakan var, daha bir yaşını doldurmadı, çocuğu olmayan da vardır, çocuklarından hiçbirisinin devletle ilişiği olmayan da vardır. Yani bütününü suçlamak yerine 'bazıları, şunlar, bunlar' diyebilir.83 tane ismin içerisine beni koymasalar olmaz. Doktor Metin bilmem ne diye, bana söylediler; vallahi de, billahi de bu ismi tanımıyorum, hayatımda görmedim, rüyamda görmedim. Sonra 'araştırın' dedim. Bir ara Meclis'te çalıştığını söyledikleri için, artık Google'dan her şeyi çıkıyor ortaya, danışmanlarım buldular, getirdiler. Mamak Belediyesi'nde, Aile ve Sosyal Politikalar'da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda çalışmış, bilmem nerede çalışmış; 16 yıllık memurken de TİB'e geçmiş. Peki, benimle ne ilgisi var bunun? Bir ara Meclis'te geçici görevle bulunmuş. Hepiniz milletvekilisiniz, danışmanlarınızdan bir tanesi en azından geçici görevli değil mi? Kaldı ki benim yanımda çalışmamış. Üzüldüm ve açıklama yaptım?'CHP'den de birçok milletvekilinin Meclis'te yakınlarının çalıştığını belirten Arınç, 'Ben giderken 276 kadroyu iptal ederek gittim buradan. Emekli olanın veya başka yere gidenin yerine adam koymadım, ben burada israfı önlemeye çalıştım' dedi.İstisnai kadroları kullanmanın belediyeler de dahil suç olmadığını belirten Arınç, kanunların buna izin ve imkan verdiğini, sadece etik açıdan meseleye bakılabileceğini kaydetti.Eleştirilere her zaman saygı duyacağını ifade eden Arınç, 'Ama bunları 'AK Parti döneminde şunlar şunlar yapıldı, bunların hepsi zaten hırsızdır, hepsi yolsuzdur…' Böyle bir ithama biz müstahak değiliz. Bunu yaptığımız zaman bu eleştirilerden herkes üzerine düşeni almalıdır' dedi.'Translarla basın toplantısı yaptı'Bugün bir üslup tartışması yaşandığını belirten Arınç, 'Meclisimizin de itibarını düşünerek bazı konularda, özel hayatın gizliliğine girmeden, şahsiyet yapmadan, kişilik haklarını zedelemeden konuşabiliriz, konuşmalıyız' dedi.'Şurada bağırıp çağırıyoruz, dışarı çıktığımız zaman 'saygılar efendim' diyoruz. Bunu bu kürsüde de yapalım yani kabahat şu koltukların renginde midir, yoksa bu kürsünün şehveti midir, nesidir bilmiyorum. Ama kendimizden geçiyoruz kardeşim, tanıyamaz hale geliyoruz' diyen Arınç, şunları kaydetti:'Mahmut Tanal Bey, bana göre altın gibi kalbi var ama yaptıklarına bakıyorum. Vallahi böyle, gönlümden geçeni söylüyorum. Birkaç defa konuştuk her meseleyle ilgili, her meseleye kendisini görevli sayıyor. Sonra hepimizden daha cesur bir arkadaşımız kardeşim. İhsan Hoca'nın yapamadığını yaptı, translarla basın toplantısı yaptı arkadaşımız, onların hakkını savundu. Yani Meclis kürsüsüne veya basın toplantısına herkesi çıkarmak mümkün ama böylesi cesaret ister, her kişinin karı değil Tanal, er kişinin karı, bak sen onu bile yaptın.İhsan Özkes'e 'Kurultaydan en yüksek oyu sen aldın. Bir görev daha var, mescitte imamlık yap, Musa Çam'ı da imam, arkasında cemaati' dedim. Bak, ne geçiyor gönlümden biliyor musun, siz, Musa Çam'ı cemaat yapamazsın ama Musa Çam sana Jandarma Marşını söyletir.Bir mescit açılabilmesi için CHP'de bir psikiyatriste ihtiyaç varmış, onu da söyledim. Bu, daha önce de açılabilirdi, daha sonra da açılabilirdi. Ama sağ olsun, Bekaroğlu bizde yapamadığını sizde başardı. Onu da kutlamak gerekir, ne diyeyim? Arkadan bir tek cemevi açmak kaldı. Cemevi açılmasını, Meclis'ten önce bence CHP'de istemeniz lazım. Yani o ihtiyaç orada daha gerçek olabilir.'Arınç'ın bu sözleri, Genel Kurul'da tüm gruplarda gülüşmelere yol açtı.Konuşması sırasında TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın 'Beşiktaş gol atmış' anonsu üzerine Arınç, 'Zaten ümitliydim bu takımdan, inşallah arkadan üst üste gelmez bir şeyler' dedi.Meclis'in hak etmediği bu tartışmalardan kurtulması gerektiğini belirten Arınç, 'Ne olur, bu üslup içerisinde tartışmalarımızı, görüşmelerimizi yapalım. Bu Meclis bunu hak ediyor. Yarın buradan gittiğimiz zaman tutanaklar bizim şahidimiz olacak' dedi.'Bahsi geçen 'tweet'leri aldım, ciddi buldum, biraz da vahim buldum'İzne tabi ruhsatlarla ilgili bir soru üzerine, Başbakanlık Genelgesi'nin yürürlüğe girdiği 15 Haziran 2012'den bugüne kadar 7 bin 94 dosya geldiğini, bunlardan yüzde 91'inin olumlu, yüzde 5,5'inin olumsuz olarak cevaplandırıldığını, yüzde 3,5'inin ise değerlendirilmesinin devam ettiğini söyledi. Arınç, 'Bu genelgenin kaldırılması söz konusu olabilir ama şu an için görevine devam ediyor' dedi.'Diyanet Vakfı'nın camide toplanan paralarla Diyanet İşleri Başkanı ve üst düzeylerine kaç otomobil alınmıştır?' sorusuna Arınç, 'Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değildir' yanıtını verdi.Arınç, 'fuatavni' isimli Twitter hesabından yazılanlara ilişkin, şunları söyledi:'Bana da arkadaşlarım getirdiler. Biliyorsunuz Twitter'da fenomen haline gelen bir isim var, bu isim bazen yazılarında olacak olayları isim ve yer vermek suretiyle yazıyor. Yani ismini burada zikretmekte de beis yok; 'Fuat Avni' isminde. Tahminen 50'ye yakın tweet atmış. Bu 'tweet'lerinin başında '12 Aralık Cuma günü İstanbul, Ankara ve Malatya merkezli operasyonlar yapılacak, şunlar, şunlar olacak, şu kadar gazeteci vesaire gözaltına alınacak' diyor. Yani bu bilgiler, isim de verilerek yapıldığına göre ciddi sayılması gerekir. Adalet Bakanlığımızla, tabii burada olmadığı için belki telefonla görüşebildik. Yani bu tür bilgilerin bir ilgisi, esası yoktur, biz buna böyle inanıyoruz ama tabii yarın, 3 gün, 5 gün sonra öyle bir operasyon yapılır mı, ne kadar kapsamda yapılır, ne amaçla yapılır? Onu bizim bilmemiz mümkün değil.Twitter'da her yazılan şeyi gerçek olarak kabul edemeyeceklerini ifade eden Arınç, bu kişinin daha önce yazdığı 'tweet'ler bulunduğunu ve bunların pek çoğunun hakaret, düşmanlık, kin ve iftira olduğunu kaydetti. Arınç, şöyle devam etti:'Bunlara inanmayız ancak buradaki isimler ve yapılacak operasyonda görev alacak polislere kadar da isimler verildiğine göre... Yani, buna sadece benim 'ciddidir, bunun üzerinde durulmalıdır' dememden gayrı bir şey olamaz. Ben, Emniyet Genel Müdürlüğü mensubu değilim, bir savcı, hakim değilim. Adalet Bakanı ne olsa ne söyleyebilirdi onu da tahmin edemem. Ama bahsi geçen 'tweet'leri aldım, ciddi buldum, biraz da vahim buldum. Daha ne söyleyebilirim? Umarım ki bunların aslı çıkmaz veya bu ölçüde çıkmaz veya yargı sürecinin dışına taşan bir olay olmaz. Bunu da temenni ederim, bunu da söylemek isterim.''İnceleme ve soruşturma başlatıldı'TBMM Başkanvekili Sadık Yakut ise Milli Saraylar'a bağlı sosyal tesislerin işletilmesine dair yönergenin Genel Sekreter imzasıyla değil, Meclis Başkanı imzasıyla yürürlüğe girdiğini söyledi.TBMM'de düzenlenen 'Hazreti Mevlana'yı Anlamak' konulu konferanstaki konuşmacının, hiçbir şekilde tasvip edilmesi mümkün olmayan yakışıksız ifadeler kullandığını belirten Yakut, 'Kürsüye çıkan hiçbir kimsenin ne konuşacağını önceden kimse bilemez zaten, kimse kestiremez' dedi.Konuyla ilgili olarak inceleme ve soruşturma başlatıldığını, 2 idarecinin açığa alındığını, ayrıca konferanstaki ifadelerle ilgili olarak da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu anımsattı.Yakut, CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in 'İstanbul'daki yolsuzluklar hakkında ne diyeceksiniz?' sorusu üzerine, şunları söyledi:'Başkanlık Divanı'nda konu görüşülmüş olup dış denetim için 3 Sayıştay denetçisi, iç denetim için 2 denetçi ve inceleme soruşturma için de 2 muhakkik görevlendirilmiştir. İnceleme ve soruşturmanın sonucuna göre de gereği yapılacaktır. Ayrıca Genel Sekreterlik tarafından mevcut kafeteryaların Devlet İhale Kanunu'na göre ihale edilerek kiraya verilebilmesi için başlatılan çalışmalar neticesinde Maliye Bakanlığı'ndan gerekli izinler alınmış olup, Sayın Başkan'ın ve Başkanlık Divanı'nın takdirine göre bu yerler kiraya verilecek veya TBMM tarafından işletilecektir.'Yakut, Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in Başkanlık konutunda değil, kendi evinde oturduğunu ve Başkanlık konutuna taşınmayacağını da çeşitli vesilelerle ifade ettiğini söyledi.Yakut, 'medya mensuplarına otopark yasağı getirildi' ifadesinin doğru olmadığını, aksine mevcut otoparktan daha geniş bir otopark tahsis edildiğini kaydetti.Muhabir: Alp Özden | AA
Reklam
15 Maddede "Futbolun James Dean'i: "George Best"
Kendi zamanında ve sonraki yıllarda çoğu otorite, Best'in; Pele’den ve Maradona’dan daha yetenekli olduğunu düşünüyordu. 1968 yılında Avrupa’da yılın futbolcusu seçilmişti, 2004'te yayınlanan “yaşayan en iyi futbolcular” listesinde İrlanda’nın tek temsilcisiydi. Sir Alex Ferguson “Best, tartışmasız futbolumuzun ürettiği gelmiş, geçmiş ve gelecek en yetenekli futbolcuydu” diyecek, Gordon Mcqueen “Futbol oynamıyordu, şiir yazıyordu ve bizlerde dinlerken kendimizden geçiyorduk” sözleriyle hayranlığını belirtecekti. Ama Best'in tek aşkı futbol değildi....
İspanyollar Fenerbahçe'yi Konuşuyor!
Barcelona'yı deplasmanda deviren Fenerbahçe Ülker'in zaferi ülkede geniş yankı uyandırdı.Turkish Airlines Euroleague'de Fenerbahçe Ülker'in Barcelona'yı deplasmanda devirmesi İspanya'yı salladı. Uzun süredir sahasında yenilgi yüzü görmeyen ve bu sene Avrupa'da şampiyonluğun en önemli favorileri arasında yer balan Katalan ekibine karşı büyük bir mücadele ortaya koyan sarı-lacivertliler mücadeleyi uzatmaya götürmeyi başarmış, ardından rakibini 91-89 yenmişti.El Confidencial gazetesi, Barcelona'nın maçlarını oynadığı Palau Blaugrana'yı kast ederek 'Fenerbahçe, Palau'yu fethetti' başlığını kullandı, 'Barcelona'nın yenilmezlik rekoru sona erdi' ifadesine yer verdi.İspanyol Haber Ajansı (EFE) abonelerine servis ettiği haberinde Fenerbahçe Ülker'in oldukça kaliteli bir takım olduğuna vurgu yaparak, iki güçlü ekibin ortaya basketbol ziyafeti sunduklarına işaret etti: 'Tek kelimeyle muhteşem. Bu maçı anlatmak için bu satırlar yetmez. Barcelona'nın yenilmezlik serisi son buldu. Fenerbahçe baştan itibaren maça çok konsantreydi. Uzatma bölümü ayrı bir keyifliydi'.Barcelona coachu Xavi Pascual maçın ardından yaptığı değerlendirmede yenilgiden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Pascual, 'Bu yenilgi hiç hoşuma gitmedi. Seyircimiz önünde her zaman kazanmayı istiyoruz. Bir çok defa maçı kazanma aşamasına getirsek de sonunda kaybettik. Fenerbahçe'yi elde ettiği galibiyetten dolayı tebrik ediyorum. İyi mücadele ettiler. Komple bir ekipler. Fenerbahçe bu ligde en iyi takımlardan biri' dedi.Skorer
Reklam
'Türk Bayrağını Üzüntüden İndirdim'
Diyarbakır'da 2'nci Hava Kuvveti Komutanlığı nizamiyesindeki Türk bayrağının indirdiği gerekçesiyle tutuklanan 26 yaşındaki Ömer Mutlu ile ilgili iddianame 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. 26 yıla kadar hapisle yargılanması istenen Mutlu'nun ifadesinde, 'Ramazan Baran'ın ölümünden dolayı çok üzüntülüydüm. Sinirlerime hakim olamayıp bayrağı indirdim' dedi.Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nde 7 Haziran günü PKK'nın yol kesme eylemlerine güvenlik güçlerinin müdahalesi sırasında çıkan çatışmada Ramazan Baran ile Baki Akdemir öldü. Ramazan Baran'ın cenazesi, 8 Haziran günü büyük bir gösteriye dönüşen cenaze töreniyle Diyarbakır Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenazeye katılanlar, adı daha sonra Muharip Hava Kuvveti Komutan Yardımcılığı olarak değiştirilen 2'nci Hava Kuvveti Komutanlığı'nı taşlarken, yüzü kapalı bir kişi de tali nizamiyesinde bayrak direğine tırmanıp asılı olan Türk bayrağını indirdi.Bayrağı indirdiği gerekçesiyle polis tarafından yakalandıktan sonra tutuklanan şüpheli Ömer Mutlu ile ilgili hazırlanan iddianame Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede bayrağı indiren şüpheli Ömer Mutlu'nun 'askeri yasak bölgelere girme', toplantı ve yürüyüşlere silahlı ve benzeri aletlerle katılma', 'silahlı terör örgütüne üye olma' ve 'devletin egemenlik alametlerini alenen aşağılama' suçlarından 26 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.AÇIK VE KAPALI YÜZLÜ GÖRÜNTÜLERİ İNCELENEREK TESPİT EDİLDİİddianamede 7 Haziran tarihinde Lice'nin Fisovası mevkiinde Diyarbakır- Bingöl karayolunun kapatılması nedeniyle gruba müdahale edildiği, bu sırada yaralanan Ramazan Baran'ın hayatını kaybettiği belirtildi. 8 Haziran tarihinde Ramazan Baran'ın cenazesinin Yeniköy Mezarlığı'na defnedilmesi sonrasında bir grubun izinsiz gösteri yaptığını ve 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı lojman bölgesini taşladığını ifade eden savcı, bu sırada grup içinde bulunan şüphelinin telleri aşarak bayrağı indirdiğini kaydetti. Cumhuriyet Savcısı, yürüyüşten önce yüzü açık olan şüphelinin daha sonra atleti ile yüzünü kapattığını ve bu görüntülerin incelenmesi sonucunda kimliğinin tespit edildiğini vurguladı. Şüphelinin 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı kuzey nizamiyesinde bulunan fens tellerini aşarak birlik içerisindeki bayrak direğine çıktığını, gönderde bulunan bayrağı yırtarak aldığını ve tel örgü dışındaki grubun üzerine attığını belirten savcı, Ömer Mutlu'nun daha sonra grup içine karışarak olay yerinden ayrıldığını kaydetti.ÜZÜNTÜMDEN İNDİRDİMŞüphelinin Lice'de yakalandığı belirtilen iddianamede Ömer Mutlu'nun ifadelerine de yer verildi. Şüpheli Ömer Mutlu, iddianameye yansıyan ifadelerde, 'Ramazan Baran'ın ölüm olayından dolayı üzüntülüydüm. Sinirlerime hakim olamayarak bayrak direğine çıkıp, bayrağı kopardım' dedi. İddianamede olay sırasında yüzü açık ve kapalı şekilde fotoğrafları gösterilen Ömer Mutlu'nun, fotoğraflardaki kişinin kendisi olduğunu kabul ettiği de belirtildi.İddianamenin Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilmesinin ardından şüpheli Ömer Mutlu'nun yargılamasının önümüzdeki günlerde başlayacağı belirtildi.Felat Bozarslan, DHA
Facebook Sarhoş Fotoğrafların Paylaşımına Engel Olacak
Facebook, kullanıcıların sarhoşken çekilen fotoğraflarını paylaşmalarına engel olabilecek bir yazılım üzerinde çalışıyor.Görüntü tanıma özelliği ve yapay zekâ özelliklerinin kullanılacağı sistem, fotoğraflardaki sarhoş ve ayık ifadeleri birbirinden ayırabilecek.Yeni yazılımda Facebook kullanıcılara, 'Patronunun ve annenin bunu görmelerini istediğinden emin misin?' sorusu sorulacak.Sarhoş fotoğraflara engel olacak sistem, Facebook'un yapay zeka araştırma laboratuvarı tarafından açıklandı.Wired dergisine konuşan Yann LeCun, 'Facebook'ta dijital asistan' yaratmak istediğini söyledi.LeCun, bu dijital asistanın gelecekte, kullanıcının izni olmadan başkası tarafından Facebook'a yüklenen fotoğrafların da tespit edilmesine yardımcı olabileceğini ifade etti.Facebook'ta halihazırda yüzlerin tanınmasına ve kullanıcıların fotoğraflarda diğer kullanıcıları etiketleyebilmelerine (tag'leyebilmelerine) yardımcı olan görüntü tanıma teknolojisi kullanılıyor.Facebook yapay zekâ yazılımıyla bağlantılı teknolojileri giderek daha sık kullanmaya başladı.Bir sonraki adım da, 'durum (statü) paylaşım metinlerinin' incelenmesi ve uygun etiketlerin otomatik olarak önerilmesi olacak.LeCun ayrıca, gelecekte bu dijital asistanın 'arkadaşlarla etkileşime aracılık edeceğini' söyledi.Fakat, kullanıcılar ve gizlilik hakkı savunucuları bu tip servislerin doğrudan dayatılmak yerine kullanıcıların onayı alınarak yapılmasını talep edeceğinden yeni özellikler tartışma yaratabilir.BBC
Kendi Beyin Ameliyatı Sırasında Keman Çalarak Yaşama Tutunan Müzisyen
Ünlü bir kemancının geçtiğimiz aylarda Mayo isimli bir klinikte yaşadığı hayati tecrübeye götürelim sizi. Amerika'nın ünlü orkestralarından birinin baş kemancısı olan bu müzisyen, büyük riskler taşıyan bir ameliyat esnasında kemanını çalarak yaşamla arasında kurduğu bağın ne kadar güçlü olduğunu herkese gösterdi. Onu yaşamda mutlu eden şey müzikti, o halde neden onu yaşamda tutan şey de müzik olmasın?
Reklam
Timsah Arena'nın Açılış Maçına Real Madrid Davet Edildi
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bursa'nın dünya markası haline gelmesi için kentte yapılan tesislerin de çok özellikli olması gerektiğini söyledi.Bu çerçevede inşaatı süren stadyumun da mimarisiyle dünyaca tanınmaya başladığını anlatan Altepe, 'Nasıl Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ile tarihi mirasta dünya gündemine girdiysek şimdi de Bilim Merkezi ve ardından stadyumla yavaş yavaş dünya gündemine giriyoruz. Stadyumumuz artık dünya otoriteleri tarafından izleniyor, dünyaca örnek olarak gösteriliyor ve ödüller alıyor' dedi.Altepe, bu stadyumun, İngiliz The Telegraph gazetesinde yer verilen bir araştırmada dünyanın en heyecan verici 10 stat projesinden biri gösterildiğini hatırlattı.Türkiye'de ilk kez takımının sembolüyle tasarlanan stat olan 'Timsah Arena'nın çatısının, Bursaspor'un simgesi 'timsah' formunda yapılmasının, burasının en dikkat çekici özelliği olduğunu dile getiren Altepe, söz konusu çatının da gelecek hafta montajının tamamlanacağını vurguladı.Altepe, stadın haziran ayının ilk haftasına yetiştirilmesi yönünde bir hedeflerinin bulunduğunu ifade ederek, şunları söyledi:'Hepimiz artık gece-gündüz bu işin üzerindeyiz. Şu an önümüzde pek bir engel kalmadı. Stadyum inşaatlarında genel olarak sıkıntı yaşanabilir. Bu, dünyanın her yerinde böyledir. Bizim gibi iddialı uygulamalarla yapılan bir stadyum, işi daha da zorlaştırıyor ama artık yeteri kadar bu iş zaman aldı.Haziran ayının ilk haftasına yetişmesi için ekiplerimizle birlikte çalışmaları takip ediyoruz. Tüm ekiplerimiz burada. Bu eser bir an önce Ziraat Türkiye Kupası Finali'ne yetişmeli. Onun için iş programlarını devamlı takip ediyoruz.'Recep Altepe, yeni stadın çimlerinin de Bursaspor'un Özlüce Tesisleri'nde yetiştirilmeye başlandığını anlatarak, sonrasında sahaya yerleştirilmesinin yapılacağını bildirdi.Böyle bir stadın Bursa kentinin takımı Bursaspor için de büyük bir şans olduğunun altını çizen Altepe, yeşil-beyazlı takımın bu statta başarılı günler geçireceğine, Türkiye'de ve Avrupa'da şampiyonluklar yaşayacağına inandığını ifade etti.Açılış maçı için Real Madrid'e davetAltepe, Türkiye'nin en güzel ve en kaliteli stadını Bursa'ya inşa ettiklerini vurgulayarak, böyle bir stadın açılışının da çok özel olması gerektiğini anlattı.'Dünyanın en ilginç statları listesinin başında gelen böyle bir stadın açılışına dünya çapında bir organizasyon yakışır' diyen Altepe, sözlerini şöyle sürdürdü:'Açılış töreni için çok özel bir program hazırlamayı hedefliyoruz. Açılış maçı için de Bursa halkının, Bursasporluların gönlünde Real Madrid var. Taraftarların tezahüratlarında bile bu takımın ismi geçiyor. Bu da bizim açımızdan biraz daha anlamlı olacak. Önümüzdeki günlerde açılış törenine davet etmek için Real Madrid ile irtibata geçeceğiz. Yapabilirsek onunla yaparız. Yapamazsak artık benzer, dengi bir takımla ama biz açılış maçının Bursaspor ile Real Madrid arasında olabileceğine inanıyoruz. Çünkü böyle bir eser kazandırıldığı zaman onların da destek vereceğine, bu güzel günümüzde bizlere bu desteği esirgemeyeceklerine inanıyoruz. Biz de bunun gereğini inşallah yerine getireceğiz.'Stadın isim hakkıAltepe, stadın isim hakkı ve diğer gelirleriyle ilgili olarak çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.Kendisinin Bursaspor'u yakından takip ettiğini, maçlarını kaçırmamaya çalıştığını belirten Altepe, şunları kaydetti:'Bursaspor'un başarısı, Bursa kentinin başarısıdır. Bursaspor'un şampiyonluğu Bursa kentinin şampiyonluğudur. Bursaspor'un başarısızlığı ise Bursa kentinin başarısızlığıdır. Bu bir prestijdir. Onun için meraklıyız. Bursaspor için elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz. Stadın isim hakkı konusunda da şimdiden sonra bunlarla genellikle Bursaspor yönetimi de ilgilenecek. Bunları artık belli bir protokolle, sözleşmeyle kulübe devretmiş olacağız. Stadın isim hakkı ve diğer gelirlerle ilgili onları da birlikte sürdüreceğiz. İsim hakkını da Bursaspor Kulübü ile birlikte değerlendireceğiz.'CNN Türk
Donetsk Kahramanı 'Lucescu'
Ukrayna'daki iç savaşta stadı bombalanan, maçlarını başka şehirde oynamak zorunda kalan Lucescu'nun takımı Shakhtar Donetsk buna rağmen Devler Ligi'nde son 16'ya kaldıRumen teknik adam Mircea Lucescu'nun çalıştırdığı Shakhtar Donetsk adeta mucize yaratıyor. Ukrayna'daki olumsuzluklara rağmen Şampiyonlar Ligi'nde son 16 takım arasına kalan Lucescu'nun öğrencileri savaşa da meydan okuyorlar. İç savaşta stadı ve tesisleri bombalandığı için maçlarını ülkenin batısındaki Lyiv'de, bir nevi deplasmanda oynayan ve orada çalışan kırmızı- siyahlı futbolcular H Grubu'nu 9 puanla Porto'nun ardından ikinci sırada bitirdi. Shakhtar Donetsk, grupta 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 tane de mağlubiyet aldı.ÇOK ATIYOR AZ YİYORShakhtar Donetsk, Devler Ligi'nde grup aşamasında 15 gol attı, 4 gol yiyerek dikkat çeken takımlardan biri oldu. Ukrayna temsilcisi, 17 gollü Chelsea, 16'şar gollü Real Madrid, Bayern Münih ve Porto'nun ardından Şampiyonlar Ligi'nin en fazla gol atan takımlarından biri oldu. Shakhtar Donetsk, grup aşamasının en az gol yiyen takımları arasında da yer aldı.GÜNÜN BAŞARI ÖYKÜSÜLuce'nin isteğiyle savaşa rağmen takımdan ayrılmayan başta Douglas Costa ve Luiz Adriano gibi Brezilyalılar başarı öyküsünde başrolü oynadı.UKRAYNA LİGİ'NDE DE ZİRVEYE OYNUYORLARShakhtar Avrupa'daki başarısını lig ve kupaya da yansıtırken, Ukrayna Premier Lig'de bu sezon ilk devreyi ikinci sırada tamamladı. Shakhtar Donetsk, Ukrayna Kupası'nda da çeyrek finale çıktı. Lucescu da 10 sezonluk kariyerinde ligde üst üste 5 kez olmak üzere 8 şampiyonluk, 5 Ukrayna Kupası, 6 Ukrayna Süper Kupası kazandı. Rumen hoca, Avrupa'da ise 2008- 2009'da İstanbul'da oynanan UEFA Kupası finalinde takımıyla Werder Bremen karşısında 2-1'lik galibiyet elde ederek zafere ulaşmıştı.Eurosport
"Beşiktaş'ın Vereceği Karara Saygı Duyarız"
Galatasaray Sportif AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dürüst, Beşiktaş'ın 16'ncı haftadaki derbiyi Konya'da oynama isteğine olumlu baktıklarını söyledi, 'Böyle bir karar belki bizim için dezavantaj da olabilir ama 3 puandan daha önemli şeyler var' dedi.Milliyet'in haberine göre; Galatasaray'dan, Süleyman Seba Sezonu'nun ruhuna yakışacak bir adım geldi.Cim-Bom, yeni stat yaptırdığı için iç saha maçlarını değişik kentlerde oynayan Beşiktaş'ın, 4 Ocak'taki derbiyi Konya'da oynama isteğine olumlu yanıt verdi.G.Saray Sportif A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dürüst, 'Beşiktaş'tan bize henüz bir teklif gelmedi. Ancak medyadan takip ettiğimiz kadarıyla 16. hafta oynayacağımız maçı Konya'da yapmak istiyorlar. Biz böyle bir öneriye hayır demeyiz. Kış olması nedeniyle Konya'daki hava şartları veya seyahat giderlerimizi bahane edip taleplerine engel olmayız. Sonuçta Beşiktaş stadı yapımda olduğu için böyle hareket ediyor. Böyle bir karar belki bizim için dezavantaj da olabilir. Ama 3 puandan daha önemli şeyler var. Beşiktaş'ın vereceği karara saygı duyarız' dedi.Beşiktaş'tan teklif gelmesi durumunda bunu yönetime sunacaklarını kaydeden Dürüst, 'Başkan ve yönetimimiz yeni bir sayfa açarak her kurum ve kulüple iyi ilişkiler içinde olmak istiyor. Zaten Beşiktaş'ın düşüncesine karşı çıkmak bu politikamıza da ters düşer' diye konuştu. Bu arada Başkan Yarsuvat'ın, G.Antep deplasmanın ardından yarınki Konya maçında da tribündeki yerini alacağı öğrenildi.Milliyet
Reklam
Türkiye’nin Tek Tapusuz İlçesi Ceylanpınar Satışa Çıkarılıyor
İş güvenliği için hazırlanan torba yasayla Türkiye’nin tek tapusuz ilçesi olan Şanlıurfa’ya bağlı Ceylanpınar ilçesi satışa çıkarılıyor. Buna göre ilçe kentsel dönüşüm kapsamına alınacak ve büyük bölümü Hazine’ye ait olan araziler, onları kullananlara uygun koşullarla satılacak.İŞ güvenliği için hazırlanan ve Meclis’e sunulan torba yasa paketiyle bir ilçe satışa çıkarılıyor. Buna göre paketin yasalaşmasının ardından Şanlıurfa’ya bağlı Ceylanpınar ilçesi, kentsel dönüşüm kapsamına alınacak ve büyük bölümü Hazine’ye ait olan taşınmazlar, onları kullanan ilçe halkına satılacak. Hacer Boyacıoğlu'nın Hürriyet'te yer alan haberine göre, böyle bir düzenleme yapılmasının gerekçesi, “Ceylanpınar İlçesi’nin kurulu olduğu bölgede bulunan taşınmazların büyük bölümünün Hazine’ye ait olması” olarak gösteriliyor.HARCA ESAS DEĞERLERYasa maddesine göre bu arazilerin satış işlemleri, ilçe ‘kentsel dönüşüm ve gelişim projesi” olarak ilan edildikten sonra başlayacak. Öncelikle ilçenin imar planında eğitim ve sağlık alanına ayrılanlar yerlar ile fiilen kamu hizmetlerinde kullanılan araziler ayrılacak. Bunun dışında kalan araziler ise Ceylanpınar Belediyesi’ne bedelsiz olarak devredilecek. Belediye tarafından devralınan taşınmazlar, öncelikle bu arazileri kullananlara satılacak. Satış bedelleri “harca esas değerler” dikkate alınarak belirlenecek.YURTTAŞLAR KULLANIYORMaddenin gerekçesinde ise, Ceylanpınar’da yaşanan sorun net bir şekilde ifade edildi. İlçede Hazine’ye ait olan taşınmazların eskiden beri birçok vatandaş tarafından ev, işyeri ve benzeri binalar yapılarak kullanıldığı belirtilen gerekçede, “Ancak üzerinde kendilerine ait ev, işyeri ve benzeri yapılar bulunan ve uzun yıllardan beri kullanılagelen bu taşınmazların tapuları kendilerine ait olmadığı için; bu vatandaşlarımız ile devletimiz arasında birçok idari ve hukuki ihtilaf çıkmış, davalar açılmıştır. Bu vatandaşlarımızın mülkiyet sorunları çözülemediği için sorunlar çıkmış ve mağduriyetler yaşanmıştır” denildi. Satış sırasında vatandaşların fakir ve ödeme güçlüğü içinde bulunduğunun da dikkate alınacağı ifade edilen gerekçede, arazilerin üzerine vatandaşlar tarafından yapılan binaların fiyata dahil edilmeyeceği de vurgulandı.TEK BİR TAPU BİLE YOKCEYLANPINAR, Türkiye’nin tek tapusuz ilçesi. 1982 yılında ilçe olan ve 78 bin nüfusu bulunan Ceylanpınar’da yer alan gayrimenkullerin hiçbirinin tapusu bulunmuyor. Yakın zamana kadar da hem Ankara’da hem de Ceylanpınar’da konuyla ilgili toplantılar yapılırken, Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdülkerim Gök, yaşanan sorunu “Ceylanpınar’da bulunan tüm gayrimenkullerin tapusu yoktu, bu sorununun çözülmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Faruk Çelik ile birlikte Ankara’da yetkili tüm bürokratlarımızla toplantılar yaptık. Yetkililer Urfa’ya gönderildi, Ceylanpınar’da yerinde incelemeler yapıldı” sözleriyle anlatmıştı.Kaynak: Hürriyet
Google iOS Arama Uygulamasını Material Design ile Güncelledi
Google, özünü oluşturan arama servisinin iOS uygulamasını güncelledi. Google güncellemeyle uygulamaya iPhone 6 desteği getirirken, uygulamanın tasarımını da Android 5.0 Lollipop ile görücüye çıkardığı Material Design ile yeniledi. Material Design etkisinin kendisini en yoğun hissettirdiği alan ise ziyaret edilen en son sayfaların çoklu görev görünümünde gösterildiği “Son Sekmeler” bölümü. Bu bölüm doğrudan Android 5.0 Lollipop’tan alınmış gibi gözüküyor.Ekranın alt kısmına yerleştirilen Google logosu da uygulamanın yenilikleri arasında yer alıyor. Bu logoya bir kez dokunulduğu zaman arama kutusu ekranda belirirken, ikinci dokunuş sesli arama yapmayı mümkün kılıyor. Güncellemeyle birlikte Google ve Google Haritalar arasındaki entegrasyon da daha kuvvetli hâle geliyor. Kullanıcılar Haritalar uygulamasındaki hareket kontrollerinden Google uygulamasında da faydalanabiliyor. Daha önceden uygulamada mevcut olan Google Now özellikleri, güncellemeden sonra da varlığını sürdürüyor.Teknoblog
Reklam
TPAO Özelleştiriliyor, Petrol-İş Tepkili
Yurt içinde ve yurt dışında birçok büyük petrol projesinde yer alan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) özelleştirilmesi için kanun teklifi hazırlandı. Özelleştirme yöntemi henüz bilinmezken, Petrol-İş Sendikası hükümetin kararına tepkili.Enerji Bakanı Taner Yıldız bugün TPAO'nun özelleştirilmesine yönelik teklifin Bakanlar Kurulu'na gönderileceğini söyledi. Ancak Yıldız özelleştirme yönteminin ne olacağı konusunda detay vermedi.TPAO yönetimi daha önce yaptığı açıklamalarda, özelleştirme konusunun gündeme gelmesi halinde Türk Hava Yolları (THY) modelinin benimsenebileceğini belirtmişti.THY özelleştirmesinde şirket hisselerinin yüzde 49'u halka arz yoluyla satılırken, yüzde 51'lik pay kamuda kalmış ve çoğunluk hissedar devlet olmuştu.'Yurt dışındaki örnekler incelenmeli'BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan eski TPAO Başkan Yardımcısı Mete Gürel, şirketin özelleştirilmesinde yurt dışındaki örneklerin incelenerek bir yol haritası çizilmesi ve yabancı finansman çekilmesi gerektiğini söyledi.Gürel, 'Çoğunluk hissedar yine devlet olarak kalacaktır' dedi.'Kesinlikle blok satış olmamalı'1990'lı yıllarda Özelleştirme İdaresi'nin Başkan Vekili olan Taraf gazetesi ekonomi yazarı Süleyman Yaşar ise 'Özelleştirme yapılacaksa yöntem değiştirilmeli' görüşünde.BBC Türkçe'ye konuşan Yaşar'a göre hükümetin son dönemde tercih ettiği blok hisse satışı yöntemiyle yapılan özelleştirmeler, 'Kâr transferinden başka bir işe yaramıyor'.'Özelleştirme yönteminde mutlaka bir çekirdek yatırımcı grubu olmalı ve bu grup TPAO'nun işleyişine yön vermeli' diyen Yaşar, aksi takdirde iktidara yakın gruplara haksız bir servet hakkı doğacağını savunuyor.
Minecraft'ın Yapımcısından Yepyeni Bir Oyun
Minecraft‘ın geliştiricisi Mojang, uzun süren sessizliğin ardından yeni oyunu Scrolls ile karşımıza çıkıyor. Minecraft’a göre oldukça farklı bir konsept belirleyen yapımcı, oyunseverler arasında bağımlılık yaratmaya hazırlanıyor.Kısa süre önce Microsoft tarafından yaklaşık 2.5 milyar dolar gibi rekor bir ücret karşılığı satın alınan İsveçli oyun stüdyosu Mojang, Minecraft sonrası ilk yeni oyununu piyasaya sürdü. Buna göre 2013 yılında beta sürümü yayınlanan ve geçtiğimiz kasım ayında ise final sürümünün duyurulması beklenen Scrolls, ufak bir rötarla da olsa uygulama mağazalarındaki yerini aldı.PC, Mac ve Android tablet platformlarına gelen dijital kart türündeki Scrolls, Minecraft’ın üç boyutlu bloklar üzerine kurulu yapısına nazaran daha az yaratıcılık istiyor. Derinlemesine eğlenceli bir dünyanın yanı sıra üstün grafikleriyle de dikkat çeken Scrolls’ta her kaydırmanın (kartın) farklı illüstrasyonu ve her ünitenin ise kendine özgü animasyonu bulunuyor. Oyun içerisinde kazanılan altınlarla içerik satın alınabileceğini dile getiren Mojang, ek harcamaya gerek duyulmadığını ancak dileyen kişilerin Mojang’ın gerçek para birimi Shards’ı da kullanabileceklerini ifade ediyor.Yükleyin: AndroidLOG
Twitter Kurucusu Instagram'ın Daha Fazla Kullanıcısı Olmasını Umursamıyor
Instagram’ın aktif kullanıcı sayısı bakımından Twitter’ı geride bıraktığının açıklanması, Twitter cephesinde pek büyük bir etki yaratmışa benzemiyor. Twitter’ın kurucularından olan, son zamanlarda ise zamanını Medium gibi projelere ayıran Ev Williams, Fortune’a yaptığı açıklamada servislerin rakamsal boyuttaki kullanıcı tabanlarının kendisini ilgilendirmediğini dile getirdi.Meselenin genişlik ve derinliğin karşı karşıya gelmesi olduğunu söyleyen Williams, neden sadece kullanıcıların konuşulduğu sorusunu yöneltti. Twitter’ın dünya üzerindeki etkisinin Instagram’a kıyasla çok daha güçlü olduğunu belirten Twitter kurucusu, iki platformu karşılaştırmanın elmalar ve portakalları karşılaştırmaktan farksız olduğunu dile getirdi. Twitter’ın diledikleri biçimde şekillendiğinin altını çizen Williams, mikro blog servisinin gerçek zamanlı bilgiyi sunduğunu hatırlattı. Pek çok flaş haberin Twitter üzerinden paylaşıldığını ve dünya liderlerinin Twitter üzerinden diyalog kurduğunu da söyleyen Williams, bu nedenlerden ötürü Instagram’da güzel fotoğraflara bakan insan sayısının daha yüksek olmasını umursamadığını belirtti. Twitter kurucusu, mikro blog servisinin Instagram’a kıyasla çok daha fazla para kazandığını da sözlerine ekledi.Teknoblog
Gazetelerde Bugün | 12 Aralık Cuma
Hürriyet: Savcının avukatlardan yukarda oturmasına hakim 'dur' dediMilliyet: Dün öğretmen bugün doktor Sabah: Kılıçdaroğlu'ndan aile boyu kıyakVatan: Narkotim polisleri göreve başladı Akşam: Kemal Bey bu ne?Taraf: AKP devletine KPSS formülüStar: Sokağa inen bizi hatırlasınHaberTürk: Şiddette beyaz yakaBirgün: Paralel Başbakan!Bugün: Gıda fiyatı dünyada dip yaptı Türkiye’de zirvedeCumhuriyet: Bakandan skandal ricaZaman: Demokrasi ve medyaya darbe Yeni Şafak: Hoca’ya kurşun
Reklam