onedio
Tiyatroculardan Afife Jale Ödülleri Jürisine Tepki
Ali Poyrazoğlu, Behzat Uygur, Nilgün Belgün, Levent Özdilek, Zafer Diper ve Kemal Kocatürk'ün de aralarında bulunduğu bazı özel tiyatro sahipleri, düzenledikleri ortak basın toplantısıyla, Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri'ne katılmayacaklarını açıkladı.Toplantıya katılan Ali Poyrazoğlu, jüri üyelerinin oyunlarını izlemediklerini ve yetersiz olduklarını öne sürerek, 'Bu yıl kirletildiği ve değersizleştirildiği için Afife Tiyatro Ödülleri verilmemelidir' diye konuştu.'ÖDÜL PEŞİNDE KOŞMUYORUZ'Cihangir'deki Bo Sahnesi'nde düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Ali Poyrazoğlu, açıklamayı, 'Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Nilgün Belgün Tiyatrosu, Kemal Kocatürk Tiyatrosu, Süheyl-Behzat Uygur Tiyatrosu, Levent Özdilek Tiyatrosu, Müjdat Gezen Tiyatrosu, Metin Zakoğlu Tiyatrosu, Zafer Diper Tiyatrosu ve Kartal Sanat Tiyatrosu' adına yaptıklarını söyledi.Poyrazoğlu, Afife Tiyatro Ödülleri jüri üyelerinin tiyatro oyunlarını yeterince izlemediklerini ve yetersiz olduklarını öne sürerek, 'Bu yıl kirletildiği ve değersizleştirildiği için Afife Tiyatro Ödülleri verilmemelidir' dedi.Poyrazoğlu, şöyle konuştu: 'Tüzük, başka tiyatrolarda görev alanlar, kendi dallarında aday olamaz, aday gösterilemez diyor. Ancak buna rağmen aday gösterilenler var. Ödülü alacak olan arkadaşların ödülleri de şaibeli hale getirildi. Taraf tutulduğu ve baskı grubu oluşturulduğu ortaya çıktı. Ahbap-çavuş jürisi kurularak kendilerine yontuluyor. Geçmişte 4 kez bu ödülü aldım. Bizler ödül peşinde koşan insanlar değiliz.'KOMEDİ DALININ KALDIRILMASINA TEPKİAli Poyrazoğlu, bu yıl 18'incisi düzenlenecek olan Afife Tiyatro Ödülleri'nden 'Komedi' dalının çıkarılmasına da tepki gösterdi. Poyrazoğlu, 'Hangi cüretle komedi dalını çıkarıyorsunuz? Geleneksel Türk Tiyatrosu'nu ve eski ustalarımızı ne yapacağız? Orta oyunu, Karagöz-Hacivat'tan yola çıkarak, Aziz Nesin, Haldun Taner, Turgut Özakman gibi ustalarımızı ne yapacağız? Böyle bir densizlik yapılabilir mi? Komedi dalını kaldırmak, edepsizlikten başka bir şey değildir' diye konuştu.Nilgün Belgün de, Afife Tiyatro Ödülleri'ne inanmadığını söyleyerek, 'Ben 40 yıldır tiyatroya hizmet veriyorum. O kadar çok ödül aldım ki. Ancak dert, ödül almak değil. Dert, yapılan yanlışlıkların düzeltilmesidir. Büyük yanlışlıklar yapıldığına, haksızlıklar yapıldığına inanıyorum' dedi.Behzat Uygur da, ödüllerden komedi dalının çıkarılmasına tepki gösterdi. Afife Tiyatro Ödülleri'ni artık ciddiye almadıklarını belirten Uygur, 'Bundan sonra verilecek hiçbir ödül umurumuzda değildir. Tiyatro sadece dram değildir. Komedi dalını kaldırarak, bizim ustalarımıza da hakaret etmiş oldular. İşte Nejat Uygur, Gazanfer Özcan, Erol Günaydın, İsmail Dümbüllü'ye kadar, daha nicelerine kadar gider' ifadesini kullandı.Cumhuriyet
Jobs İçin Boyle ve DiCaprio Söylentisi
Teknoloji devi Apple’ın kurucularından Steve Jobs’ın hayatı tekrar beyazperdeye uyarlanıyor. Steve Jobs’ın hayatını anlatan yeni filmin başrolünde Leonardo DiCaprio’nun olacağı iddia edildi. Aaron Sorkin'in, Steve Jobs'ın Walter Isaacson tarafından kaleme alınan resmi biyografisine bağlı kalarak yazdığı yeni Jobs filminde başrolü Leonardo DiCaprio'nun üstleneceği söyleniyor.  The Hollywood Reporter'a göre, yeni Steve Jobs filminin yapımcısı Sony Pictures, Slumdog Millionaire'in yönetmeni Danny Boyle ve Leanardo DiCaprio ile görüşmelere başladı.  Sony daha önce yönetmenlik için David Fincher, Jobs'ı canlandırması için ise Christian Bale ile görüşüyordu fakat bu anlaşmanın yüksek ücret talepleri nedeniyle suya düştüğü belirtiliyor.Yönetmen koltuğunda Boyle'un oturduğu ve Steve Jobs'ı DiCaprio'nun canlandırdığı bir film, Fincher ve Bale ikilisinden çok daha fazla ilgi çekebilir. Üstelik, Boyle ve DiCaprio 2000 yılında çekilen The Beach'te birlikte çalışmışlardı. (Akşam)
Sinema/TV Tarihinin En Dehşetengiz 10 Karakteri
Kötülükleri ve hayali karakterler olmalarına rağmen kitleler üzerinde bıraktıkları etkilerle takdire şayan görsel yayın tarihin  en dehşetengiz 10  karakteri. İlk galerim hatam olduysa affola.
DC Comics 10+3 Geliyor
Kemerlerinizi bağlayın ve uçmaya hazır olun. DC Comics çizgi romanlarından esinlenen on film ve bizi derinden heyecanlandıran üç dizi önümüzdeki yıllar içerisinde seyirciyle buluşacak. Küçük bir dipnotla moralinizi bozacak nitelikte fakat bu bir iptal değil erteleme durumu. Müthiş görselliğin ve detaylı senaryoların bir film haline getirilmesindeki zorluğu anlayacağınızı umarak yazıma başlıyorum. Biraz eleştirel yaklaştım, sürçilisan ettiysem affola.
Animeye Başlamak İçin Öneriler
japon çizgi dizileri-filmleri olarak bilinen japoncada da bizzat bu manaya gelen anime kültürüne yabancıysanız küçükken izledik biz pokemonu, digimonu, candy'yi, tsubasayı, ay savaşçısını vs. ama o bilinçle değildi  diyorsanız buyrun listemde yer alan animelere ve konularına bir göz atın. bir parça da olsa yardımcı olur size ancak burdakilerin dışında yığınla kaliteli anime mevcuttur. nerde neon genesis nerde hajime no ippo, slam dunk, mirai nikki, samurai champloo vs derseniz üzgünüm . . .
Rihanna Animasyon Karakterini Seslendirecek
Rihanna da animasyon karakteri seslendiren ünlüler arasındaki yerini almaya hazırlanıyor. Dreamworks yapım şirketinin Adam Rex’in çocuk kitabından beyazperdeye uyarladığı Home/ Ev adlı filmde Rihanna, “Tip”adlı siyahî bir karakteri seslendirecek. Grammy Ödüllü şarkıcı, uzaylıların evlerini bulmalarına yardım eden, ergen bir çocuğu seslendirmekten mutluluk duyduğunu ifade etti. Jennifer Lopez, Jim Parsons ve Steve Martin de bu yeni projede seslendirme yapacak isimler arasında. Filmin ana karakterinin siyahî olmasının üzerinde durulurken, Shadow and Act adlı sinema blogundan Tambay A. Obenson: “Hollywood yapımı üç boyutlu animasyon filmlerinde başrol olarak siyahî bir karaktere rastlamak pek mümkün değil. Bundan sonra daha sık göreceğiz herhalde” açıklamasında bulundu. Ayrıca, Rihanna’nın, filmin soundtrack’ine de katkı sunması bekleniyor.  Taraf
Itzhak Perlman, 20 Milyon Dolarlık Kemanıyla Geliyor
HABERLER KÜLTÜR Dünyanın en önemli müzik otoritelerince 20. ve 21. yüzyılın en üstün keman virtüözü kabul edilen Itzhak Perlman, Türkiye'ye geliyor. Perlman, bu sene 70. yılını kutlayan Yapı Kredi ana sponsorluğunda Map İletişim ve Piu Music organizasyonuyla 29 Nisan'da İstanbul Kongre Merkezi'nde sahne alacak. 'Schindler'in Listesi' filminden de tanınan ve geçtiğimiz aylarda İstanbul'da konser veren Itzhak Perlman'ın konser biletleri, biletix.com üzerinden satılıyor. 20 MİLYON DOLARLIK 1714 YAPIMI SOİL STRADİVARİUS İLE GELİYOR Perlman, bu yıl yine geçmişte Yehudi Menuhin'e ait Stradivari'nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen ve değerinin 20 milyon dolar olduğu tahmin edilen 1714 yapımı antik Soil Stradivarius ile müzik ziyafeti verecek. En İyi Oda Müziği ve En İyi Enstrümantal Solist Performansı gibi toplamda 5 ayrı dalda Grammy Ödülü'ne sahip olan Perlman'ın, Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva ve Hebrew Üniversitelerinde fahri ve onursal doktoraları bulunuyor. Zaman
Onur Ünlü: '+18 Kısıtlamasının Siyasi Olmadığına İnanmak İstiyorum'
“İtirazım Var” filmi Onur Ünlü’ye İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödül’ü kazandırdı. Filme, içinde “insanlık onuru var” gerekçesi ile +18 yaş kısıtlaması getirildi. Ünlü, gerekçenin de gerekçesini merak ettiğini dile getirdi İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü alan Onur Ünlü’nün son filmi İtirazım Var, geçen Cuma gösterime girdi. Film, gösterim tarihine bir gün kala “+18” yaş sınırlandırması şoku yaşadı. Gerekçe ise filmde “insanlık onuru” olması bir de “şiddet” içermesiydi. Camide işlenen bir cinayetin peşine düşen İmam Selman Bulut’u anlatan İtirazım Var, din, polisiye ve mizahi unsurları barındırıyor. Ünlü ile hem filmi, hem de getirilen sınırlandırılmayı konuştuk. Ünlü, “Kararın siyasî olmadığını umuyorum” diyor ve filmin her polisiye kadar belli oranda şiddet içerdiğini belirtiyor. Filminize, gösterimine bir gün kala +18 yaş sınırlaması getirildi. Sizce bu kararın gerekçesi ne? Ve bu süreçte ne yapmayı planlıyorsunuz? Evet, 18 yaşın altındakilerin filmi seyretmesi yasaklandı. İtiraz edeceğiz, itiraz hakkımız var çünkü. Gerekçeli kendi başına çok komik bir metin, içinde “İnsan onuru, genel ahlak ve şiddet barındırdığı” için gibi bir şey söylüyor. Yani filmin içinde “insan onuru var” diyor. Evet, filmde “insanlık onuru” var. Ama çok fazla şiddet sahnesi yok. Bu kadar şiddet sahnesi filmin +18 alması için yeterli mi? Şiddet belli oranda vardı, bir yumruklama sahnesi var, bir de bir iki tane yara görüyoruz ama onu da karanlıkta görüyoruz. Bilmiyorum niye öyle bir karar verdiler, sormak lazım bu gerekçenin de gerekçesini. Mesela 76 milyon insanın ahlakını koruyan iki tane adam var orada. Bu insanlar kendilerini nasıl hissediyor? Gerçekten o derece ahlaklı insanlar mı? Acaba benim de onları denetleme hakkım var mı? “Evet, bu beni ahlaken denetleyebilir” diyebilir miyim? Ben neye dayanarak o adamın ahlakının, benim ahlakımı sorgulamasına izin vereceğim? Kararın siyasî olduğunu düşünüyor musunuz? Bütün iyi niyetimle siyasî olmadığına inanmak istiyorum. Önümüzdeki birkaç gün bunu daha net ortaya çıkartacaktır. Eğer öyleyse yazık bize... Ama filmde, güncel politik göndermeler var. Çok göze batırmayan ama yakın geçmişi hatırlatan... Bu senaryo 2010’da yazıldı. Politik gönderme dediğiniz kısımları, çekerken eklemedik, güncel olana değsin diye tek bir şey yapmadık. Sadece Superman karakteri var filmde, izleyenler görecekler o karakteri ekledim sonradan. Aslında bu, şunu gösteriyor, dört sene içinde hiçbir şey değişmemiş. Bir takım şeyleri hissetmişiz ya da biliyormuşuz... Zaten o kazanın kaynadığının farkındaydık. Estetik olarak, bir eserin siyasete gönderme yapmasını çok da verimli bulmam, eserin değerini düşürür bence. Ama çoğu insan sizin gibi düşündü çok göze batmadığı konusunda. Bunun böyle olma sebebi bizim samimiyetimizdir diye tahmin ediyorum. Yani içimizden geleni eğmeden, bükmeden, kırıcı olmadan ama olan bitenle ilgili ne düşünüyorsak o şekilde söyledik. İtirazım Var “Millî Cinayet Koleksiyonu”nun bir parçası. Fakat diğer filmlerinize kıyasla, polisiye türünün özelliklerini çok daha fazla taşıyor. En başında bunları toplayıp 10 film yaparız diye düşünmüştük. Ben gençlik yıllarımda polisiyeyle ilgilenmeye başladım, bayağı da kafayı takmıştım. Hatta ilk polisiye eser Ahmet Hamdi Efendi’nin Rabıta romanı derler eskiler. 1876’da yazılmış bir kitap. Bu kitaptan sadece altı tane kalmıştı, bir tanesi Atatürk Kitaplığı’ndaydı, ben oradan fotokopisini aldım o kitabın. Osmanlıca öğrenmeye başladım kitabı okumak için. Böyle konuşuyorum havalı havalı ama sürece olağanüstü hâkim olduğumdan değil işte de birazcık biliyorum polisiyeyi. Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikâyesi gibi polisiye sayılabilecek filmler yaptım ama gerçek anlamda bir polisiye yapmak istiyordum. Polisiyelerde olay örgüsü en önemli şeylerden biri. Ben o kadar hâkim olmasam da polisiyeye, hep öyle gibi gelir. İtirazım Var’da evet bu örgü var ama öte yandan Selman Bulut karakteri de çok ön planda. Evet, polisiyenin olay örgüsü önemli ama bütün büyük polisiyelerde bizler, karakterlerin isimlerini biliriz. Sherlock Holmes gibi... Dolayısıyla polisiyede karakterler çok önemli. Çünkü onun peşinde takılır izleyici, eğer karakterin peşine takılmazsak ve onu tanımazsak inanmayız, korkarız, güvenmeyiz. Onun için karaktere güvenmemiz gerekiyor. O yüzden önce karakter sonra olay örgüsü gelir. Polisiye de eğer biraz kalburüstüyse o zaman tadından yenmez. Birincisi karakterin böyle bir önemi var. İkincisi bu karakter bana çok benziyor. Ben hiç boks yapmadım ama gerçekten antropolojiyle ilgilendim, biraz müzikle ilgileniyorum, Alevi deyişleriyle ilgilendim. Ama böyle bir adamı, tabiri caizse imam diye yutturmak ne kadar mümkün olabilirdi. İşte orada Serkan Keskin denen acayip adam devreye giriyor ve bizi o adam olduğuna ikna ediyor. İslam’ın doğası anti-kapitalisttir Filmde, dinî referanslı çok şey var. Ama en hissedilir olanı, dinin kapitalizmle bağdaşmayacağı. Bunla ilgili her şeyi yazacak, söyleyecek kadar bilgili değilim başta bunu söyleyeyim. Ama benim anladığım kadarıyla Kuran’ın kendisi zaten anti-kapitalisttir. Ama birçoğu, aynı kitaplarla üstelik öyle olmadığına dair deliller getirip bütün bir sistemi öyle kurar. Bu da bin 400 senedir devam eden bir çiledir. Misal gerçek anlamda malın ve ortaya çıkan kârın bölüşülmesidir Kuran’ın önerdiği. Oysaki zenginler sadaka vererek vicdanlarını rahatlatıyor. Filmde de söylüyor, “kırkta birlik” diye bir şey var. Malının kırkta birini vererek zekât’tan kurtulamazsın. Bu sadece alt sınır. Ama neden alt sınırdan hareket ediyorsun? İslam benim görebildiğim kadarıyla doğası itibariyle tekrarlıyorum anti-kapitalisttir zaten. SUZAN DEMİR/TARAF
Aşırı Kahve İçmenin 8 Zararı
Bir önceki yazımda 'Kahve İçmek İçin 11 Nedeni' sizlere sunmuştum.Kahve içmenin keyif verici ve yorgunluk,dikkat dağınıklığı gibi sorunlara geçici çözüm olduğu doğrudur.Ama fazla kahve içmek bu kısa sürede verdiği faydaları yok eder ve zarara dönüştürür.İşte çok kahve içmenin verdiği zararlar;
Sadri Alışık Ödülleri Adayları Belli Oldu
19. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri adayları açıklandı. Yılın Onur Ödülü sinema dalında Şerif Gören ve Kartal Tibet'e, tiyatro dalında Ali Poyrazoğlu'na verilecek. Ödül töreni 5 Mayıs Pazartesi günü saat 21.00'de MKM Attila İlhan Salonu'nda gerçekleşecek. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri Onursal Başkanı Çolpan İlhan, özellikle küçük imkanlardan büyük dünyalar yaratan genç tiyatrocu ve sinemacıların adaylıklarından fevkalade mutlu olduğunu belirterek, tüm adayları tebrik ettiğini ifade etti. Kerem Alışık ise, ödüle aday olmanın da en az ödül almak kadar kıymetli olduğunu emeğin ve çabanın takdir edilmesinin, görülmesinin önemini vurguladı. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri Tiyatro Seçici Kurulu Başkanı Üstün Akmen, şöyle konuştu: 'Sadri Alışık Tiyatro Oyuncu Ödülleri'ni bu yıl da tek ve ilk yapan (açık yüreklilikle söylemem gerekirse) adayları ve ödülleri birer sarraf titizliğiyle saptayan seçici kurul üyelerinden her birinin marka olmuş kimliklerden, kişiliklerden oluşmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu jüri sıradan bir halk jürisi değildir ve konunun uzmanlarından oluşturulmuştur. Ödüllerin dağılımında elbette küçük terazi farklarına rastlanabilir, ama değerlendirmeler hiç kuşkunuz olmasın ki saygın tiyatro sanatını mutlaka özendirici nitelikler taşımaktadır.' Sinema Seçici Kurulu Başkanı Erden Kıral ise, 'Sinemanın en önemli oyuncu yarışması olan Sadri Alışık Oyuncu Ödülleri için seçici kurulumuz aylar süren titiz çalışmaların sonucunda adayları belirledi. İzlediğimiz filmlerdeki oyunculukların gayet iyi olduğunu düşünüyorum. Kanımca iyi bir oyuncu ilham veren oyunculuk sergiler. Bu yıl, bizi derinden etkileyen, anlatılan hikayenin veya kendi hikayelerimizin içine çeken oyunculara takdir borçluyuz' dedi. 19.SADRİ ALIŞIK TİYATRO VE SİNEMA OYUNCU ÖDÜLLERİ ADAYLARI 2013-2014 SADRİ ALIŞIK SİNEMA ÖDÜLLERİ ADAYLARI SİNEMA SEÇİCİ KURUL ERDEN KIRAL (Jüri Başkanı), Çolpan İlhan, Burak Göral, Fehmi Yaşar, Prof. Dr. Bülent Vardar, Zuhal Olcay, Mehmet Aslantuğ. Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları Demet Evgar / SEN AYDINLATIRSIN GECEYİ Nevra Serezli / SENİN HİKAYEN Sumru Yavrucuk / TAMAM MIYIZ? Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Tansu Biçer / KÜF Nadir Sarıbacak / YOZGAT BLUES Serkan Keskin / YABANCI Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları Sanem Öge / ŞİMDİKİ ZAMAN İpek Türktan Kaynak / KUSURSUZLAR Defne Halman / HAYAT BOYU Ayça Damgacı / YOZGAT BLUES Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Serdar Orçin / EVE DÖNÜŞ: SARIKAMIŞ 1915 Ercan Kesal / YOZGAT BLUES Uğur Polat / EVE DÖNÜŞ: SARIKAMIŞ 1915 MÜZİKAL YA DA KOMEDİ DALINDA Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları İpek Bilgin / KARNAVAL Oya Aydoğan / KEDİ ÖZLEDİ Esra Dermancıoğlu / KADIN İŞİ Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Rasim Öztekin / DÜĞÜN DERNEK Salih Kalyon / EYVAH EYVAH 3 Onur Ünsal / ERKEK TARAFI TESTOSTERON Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları Tülin Özen / KARNAVAL Filiz Ahmet / KADIN İŞİ Ezgi Mola / PATRON MUTLU SON İSTİYOR Algı Eke / KEDİ ÖZLEDİ Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Tolga Çevik / PATRON MUTLU SON İSTİYOR Ahmet Kural / DÜĞÜN DERNEK Murat Cemcir / DÜĞÜN DERNEK ÖZEL ÖDÜLLER AYHAN IŞIK ÖZEL ÖDÜLÜ Ali Atay / SEN AYDINLATISIN GECEYİ EKREM BORA UMUT VEREN OYUNCU ÖDÜLÜ Aras Bulut İynemli / TAMAM MIYIZ? JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ Melik Saraçoğlu / GÖZÜMÜN NURU ONUR ÖDÜLÜ Şerif Gören Kartal Tibet 2013-2014 SADRİ ALIŞIK TİYATRO ÖDÜLLERİ ADAYLARI TİYATRO SEÇİCİ KURUL Üstün Akmen (Jüri Başkanı), Cem Duygulu, Dilek Yorulmaz, Eser Rüzgâr, Hami Çağdaş, Mehmet Çiftçi, Osman Şengezer, Refika Sezik, Rengin Uz, Sevil Özdemir, Tijen Savaşkan, Vecdi Sayar, Yaşar İlksavaş. YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Suzan Acun - 'Ders' Tiyatro Fora Tilbe Saran - 'Savaş' Tiyatro Pürtelaş Zerrin Tekindor - 'Kim Korkar Hain Kurttan' Oyun Atölyesi YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Enis Arıkan - 'Garaj' Tiyatro Craft Göktay Tosun - 'Örümcek Kadının Öpücüğü' Tiyatro Hal Tardu Flordun - 'Kim Korkar Hain Kurttan' Oyun Atölyesi YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Defne Halman - 'Katil Joe' Tiyatro İn Evrim Doğan - 'Şapkalı O..... Çocuğu' İkincikat Öykü Karayel - 'Katil Joe' Tiyatro İn YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Berkay Ateş - 'Yirmi Beş' D22 Okan Urun - 'İz' Galata Perform Taner Ölmez - 'Katil Joe' Tiyatro İn KOMEDİ, MÜZİKLİ OYUN VE MÜZİKAL DALINDA YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Ebru Saçar - 'Ya Başaramazsak' Tiyatro Seyirlik Günay Karacaoğlu - 'Şenlikli Limonata' Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu Özge Özder - 'Müziksiz Evin Konukları' Tiyatro Kare YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Levent Ünsal - 'Arsız Davet' ve 'Cyrano De Bergerac' Tiyatro Ak'la Kara Mehmet Ali Kaptanlar - 'Cimri' İstanbul Devlet Tiyatrosu Musa Uzunlar - 'Yaşamak Denilen Bu Zahmetli İş' İstanbul Devlet Tiyatrosu YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Ayşe Selen 'Sezonun Kabusu' Tiyatrotem Esra Akbaş - 'Huysuz' Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu Zeynep Erkekli - 'Cimri' İstanbul Devlet Tiyatrosu YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Edip Tepeli - 'Küskün Müzikal' Emek Sahnesi Emrah Eren - 'Sokak Kızı İrma' Bakırköy Belediye Tiyatrosu Haki Biçici - 'Huysuz' Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu ÖZEL ÖDÜLLER ANADOLU EFES ÖZEL ÖDÜLÜ Tiyatro Adam 'Arturo Ui'nin Önlenebilir Tırmanışı SEÇİCİ KURUL UMUT VEREN OYUNCU ÖDÜLÜ Ecem Uzun - 'Savaş' Tiyatro Pürtelaş SEÇİCİ KURUL ÖZEL ÖDÜLÜ Tiyatro Gerçek - 'Savunma (Hakan Gerçek) SEÇİCİ KURUL KOMEDİ YA DA MÜZİKAL ÖZEL ÖDÜLÜ Talimhane Tiyatrosu - 'Seni Seviyorum, Mükemmelsin, Şimdi Değiş' ONUR ÖDÜLÜ Ali Poyrazoğlu 100 YILLIK EMEK ÖDÜLÜ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları CNN Türk
Dünya'nın En Uzun Ahşap Oymacılığı
Çinli sanatçı  Zheng CHUNHUI, Guinness Rekorlar Kitabına giren tek bir ağaç gövdesine işlediği oyma sanatı nehir boyunca yürüyen insanların günlük hayatını işliyor.
Müzik Meraklısına Görülmesi Gerekli 8 Yer
Londra, Abbey Road’da yürüyüp, Paris’te Jim Morrison’ın mezarını ziyaret ettiniz mi? O zaman Avrupa’da gizli kalmış müzik mabetlerini tavaf etmenin vakti gelmiştir. Bu araştırmayı Busabout (nereye gitmek istediklerine, nerede yaşamak istediklerine kendi karar veren özgür ruhlu gezginler) yapmış. Bir çok turist The Beatles’ın Abbey Road albümün canlandırmak için çaba harcıyor. Yine bir çoğu da Jim Morrison’ın Paris’teki mezarı başında içip sarhoş oluyor-du, artık korumalar buna izin vermiyor. Morrisson’ın mezarına doğru yolu gösteren diğer mezar taşlarına yapılan grafitileri bekçiler her gün silmek zorunda kalıyordu. Ki bu mezarlıkta Oscar Wilde, Edith Piaf gibi bir çok ünlü ismin ebedi uykularında olduğunu biliyoruz. O zaman neden kalabalıktan uzaklaşıp biraz da alt kültürün mekanlarını keşfe çıkmıyoruz? 1. John Lennon’ın Barış, Aşk ve Müzik Tapınağı – Rusya Kolya Vasin, Rusya’daki en büyük Beatles hayranı. 1964’ten beri, yani hem Beatles müziğinin, hem de grubun saç kesiminin memleketinde yasaklandığı günlerden beri, sabahtan akşama kadar Beatles dinlediğini iddia ediyor. Sovyetler Birliği’nin çökmesi ardından Muhteşem Dörtlü’ye olan aşkını artık gizlemek zorunda kalmamış. St. Petersburg’da onların anısına bir tapınak yapmış. Puskinskaya’da, küçük bir odada, dünyanın dört bir yanından topladığı binlerce Beatles hatırasını biriktirmiş, sergiliyor. Bu malzemelerden bazıları zamanında sınırdaki X-ray’lerden dahice kaçırılıp ülkeye sokulmuş ve daha sonra plak formatına sokulmuştur. 2. The Rolling Stones’un Exile On Main St malikanesi “Nellcôte” – Fransa 1971 senesinde, The Rolling Stones elemanları, İngiliz Hükümeti’ne borçlu oldukları, gelirlerinin yüzde 93’ünü vermemek için sürgün hayatını seçmişti. Keith Richards’ın Fransız Rivierası’ndaki evine, Nellcôte’e gittiler. Exile On Main St. albümünün neredeyse tamamını bu evin rutubetli, karanlık bodrumunda kaydettiler. Ortaya çıkan sound üzerine Richards daha sonra “yapılmış ilk grunge albümüdür” diyecekti. Bu ev grubu ziyaret eden ünlüler için cennet gibiydi. Bir rivayete göre bir gece Richards’la çok içen John Lennon evin önündeki merdivenleri kusmuk içinde bırakmıştı. Elbette keyif verici madde satanlar için de bulunmaz bir mabetti, ta ki Fransız polisi olaya ayana kadar. 10 Louise Bordes Avenue, Villefranche-sur-Mer adresinde yer alan bu mabedi gidip ziyeret edebilirsiniz, ama şu anda malikaneye sahip olan Rus milyarderlerin sizi içeri sokmasını beklemeyin. 3. Erovizyon Birincisi Lordi Meydanı – Finlandiya Erovizyonu kazanan ilk ve şimdilik tek Finlandiya’lı grup, hard rock canavarları Lordi kendi memleketlerinde çok meşhur. Yüzlerini pulların üstüne görebilirsiniz, kendi çizgi roman, film ve hatta farklı aromalarda üretilen alkolsüz içecekleri bile var. Grubun eli baltalı solisti Bay Lordi’nin doğduğu yer olan Rovaniemi Kasabası’ndaki meydana da, onun şerefine adları verilmiş. Elemanların betona bıraktıkları el izleri bir duvarın dekoru haline gelmiş. Serinletici bir Lordi Kolası içerken, onların kalıbıyla karşılaştırıp kendi elinizin ne kadar küçük olduğuna bakabilirsiniz. 4. ABBA Müzesi – İsveç Elbetteki Liverpool’da George Harrison’ın ilk gitarı, John Lennon’ın ikonik gözlüklerinin sergilendiği ve Julia Lennon tarafından The Beatles’ın hikayesinin anlatıldığı bir sergi açılacaktır. Herkes böyle bir sergiye gider. Stockholm’deki Djurgården bulunan İsveç’in Music Hall Of Fame’inde de ABBA Müzesi var. Böyle bir müzede grupla ilgili görmek isteyeceğiniz her şeyi bulabilirsiniz. Kostümler, altın plaklar, Benny Andersson’ın piyanosu, Polar stüdyosundayken kullandıkları mix masasını görebilir, grubun 5. üyesi olarak bir interaktif hologram tecrübesi bile yaşayabilirsiniz. 5. David Bowie ve Iggy Pop’un apartman dairesi – Almanya 1976’dan 78’e kadar David Bowie ve Iggy Pop; 155 Haupstrasse, Schonenberg’deki apartmanda yaşamışlardı. Bowie Berlin’e hem şehirden, hem de burada yapılan müzikten etkilendiği için taşınmıştı. Taşınmasının bir başka nedeni de uyuşturucudan uzak durabilmekti. Almanlar o kadar nazik insanlardı ki, henüz şöhretinin doruklarına ulaşmamış Bowie’ye öyleymiş gibi davranıyorlardı. Hatta öyle ki; hayranları Bowie’yi gittiği plak dükkanına kadar takip edip, içeri girdiği zaman peşini bırakacak kadar kibarlardı. Bowie çıktıktan sonra dükkana girip onun aldığı albümlerin aynısını sipariş eden kişilerden bahsediyoruz. Evlerinin bir kaç bina ötesinde, Neues Ufer vardı. Burası Bowie ve Pop’un hep takıldıkları, Avrupa’da açılmış olan ilk gay barlardan biriydi. Yine kibarlıklarından olsa gerek, bu bara giderseniz sadece Bowie’yle çekilmiş bir fotografı görebilirsiniz. Hepsi bu! 6. Sigur Rós’un Reykjanes Yarımadası – İzlanda Sigur Rós’un ‘Glósóli’ videosu, turistler için reklam filmi niyetine. “İzlanda’ya gelin, sıcak su kaynaklarını, rüzgarlı lav sahalarını görün, yosunla kaplı kayaların üstünde dinlenin.” Bu video, üçünden elektriğin üretildiği, bir çok jeotermal bölgenin olduğu Reykjanes Yarımadası’nda çekilmişti. Volkanik kraterler ve lagünler kadar görmek isteyeceğiniz bir diğer şey ‘Glósóli’nin zirvesini çerçeveleyecek falezlerdir. Reykjanesviti’den ülkenin en eski fenerini gören muazzam manzaraya da buradan bakabilirsiniz. 7. Black Metal’in Yaktığı Kilise – Norveç Fantoft Stave Kilisesi 1150 yılında yapılmıştı. Tahrip edileceği düşünüldüğünden 1883’te parça parça Bergen’e taşınmıştı. Yine de black metal’den kurtulamadı. 1992’de, death metal grubu Old Funeral’dan ayrılıp Burzum’a geçenlerin çetesi Varg Vikernes tarafından yakılan ilk kilise bu oldu. Kiliseden arta kalanlar Burzum’un EP’si Aske’ın kapağını süsleyecekti. Grup bastıkları ilk 1000 kopyanın yanında çakmak da verdi. Neredeyse orijinal gibi restore edilen kiliseyi, sabah 10:30’dan akşam 06:00’a kadar ziyaret edebilirsiniz. 8. Serge Gainsbourg’un Aşk Evi – Fransa Paris’te, 5 bis Rue de Verneuil’de bulunan ve Serge Gainsbourg’un 1969’dan ölene kadar, yani 1991 senesine kadar yaşadığı ev onun anısına türbe haline getirildi. Hayranları tarafından grafitilerle süslenen evin dış duvarında oldukça etkileyici portreleri de görmek mümkün. Bu arada evin içine neredeyse hiç dokunulmamış. Etrafta hala kültablaları ve polis rozetleri, silahlar, Fransa’nın dört bir yanından toplanmış kurşunlar gibi tuhaf koleksiyonlar duruyor. Duvarlarında ona ilham veren; birlikte şarkı söylediği, aşık olduğu kadınların fotografları asılı. Brigitte Bardot, Jane Birkin, Charlotte Gainsbourg gibi. Sadece piyanoları ve patlayan konserveler evden çıkarılmış. Sakızları ve naneli şekerleri gibi yatağının üstüne serptiği çiçekler bile, kurumuş olsalar da, hala evin içinde, bıraktığı yerde duruyor. Kaynak: fasterlouder | Eksen
Tarantino, The Hateful Eight'i Tekrar Yazacak
Quentin Tarantino, iptal ettiği projesi The Hateful Eight için yeşil ışık yaktı. Aynı isme sahip olsa da yeni bir senaryo yazarak filmi çekeceğini açıkladı.Quentin Tarantino, geçtiğimiz yıl Ocak ayında ülkemizde vizyona giren Django Unchained (Zincirsiz) filminden sonra yeniden vahşi batı temalı bir film yapacağını açıklamış, ardından kısa bir süre sonra The Hateful Eight’i duyurmuştu. Fakat duyurmasından çok geçmedi ki filmin senaryosu bir ajans tarafından yayımlanınca Quentin Tarantino çık sinirlenerek filmi iptal ettiğini açıkladı.Hayranları olaya üzüldü, Tarantino da şimdi yeni bir film üzerine düşünüp harekete geçeceğim bu da zaman alacak açıklamasını yaptı. Sonrasında The Hateful Eight’in senaryosunun biraz daha hikayeleştirilmiş haliyle bir defaya mahsus canlı okunacağı açıklandı. 150-200 dolar arasında değişen bilet fiyatlarına rağmen salonu dolduranlar hem The Hateful Eight’in orijinal senaryosunu dinledi, hem de Tarantino’dan müjdeli haber aldı.Tarantino, filmi tam anlamıyla iptal etmediğini, tekrardan yeni projesi olarak gündemine aldığını söyledi. Fakat senaryonun bu kadar ortaya çıktıktan sonra çekilebilir bir yanı kalmadığını, bu sebeple ikinci taslağa geçerek yeniden aynı dünyada geçen ancak olayları biraz daha farklı ele alan bir senaryoyu yazmaya başladığını açıkladı.The Hateful Eight ismine sahip olacak bu ikinci taslak senaryo ne zaman biter ve çekim aşamasına geçilir şu an için öngörmek zor diyebiliriz. Ancak kesin olan, Tarantino’nun The Hateful Eight ile Django’dan sonra yine bir vahşi batı filmi çekecek olması.superkarga
Twitter'da Fenomen Olmak İçin Yapılması Gereken 15 Şey
Twitter fenomenlerinin neredeyse hiçbiri kendi isimleriyle ve karakterleriyle bu mecrada yer almıyor. Zaten konuyu kullanıcı gözünden ele alırsanız ne demek istediğim açıklığa kavuşacaktır. Tanımadığınız ve ünlü olmayan birini neden takip ettiğinizi bir düşünün. Kendinizi bir marka gibi ele alın ve marka koşullarını gerçekleştirmeye çalışın. Karakterinizin ismini bulmadan önce, hedef kitlenizi belirleyin ve buna göre karakterinizin konumlandırmasını yapın. Kimlere hitap edeceksiniz ve nasıl biri olacaksınız? Bu ikisinin birbiriyle uyum içinde olması çok önemli. Gırgır şamata deyip geçmeyin, çok önemli bir unsur olsa da sadece komiklik yeterli değil. Hatta komiklik yapmak zorunda da değilsiniz, bu hedef kitlenize bağlı.