Shakira ve Rihanna ’nın birlikte söylediği ‘ Can’t Remember To Forget You ‘ şarkısının klibini yayınlayan kanallar, videonun ‘ eşcinselliği çağrıştırdığı ‘ gerekçesiyle RTÜK’ten para cezası aldı. Daha önce Dream TV, Kral TV ve Show TV ‘ye klibi yayınlamaktan dolayı ceza veren RTÜK’ün gerekçesi ortaya çıktı. Hürriyet’in haberine göre son toplantısında ‘ Can’t Remember To Forget You ‘ klibini görüşen RTÜK, videodaki dansın ‘ eşcinselliği çağrıştırdığı ‘, ‘ çocuk ve gençler için rol model ‘ oluşturabileceğini belirtti. RTÜK verdiği cezanın gerekçesinde ‘klipte Shakira’nın, bir yatağın içerisinde ellerini sık sık bacaklarının arasına götürdüğü, iki kadın sanatçının aynı yatağın içerisinde, son derece açık saçık giysiler ve ritmik hareketlerle kıvrıldıkları’ söylendi. Kurulun yaptığı açıklamada “Klipte sergilenen erotik dansların eşcinselliği çağrıştırdığı, özellikle çocuk ve gençler açısından rol model oluşturabilecek türden olduğu dikkate alınmalıdır” ifadeleri de yer aldı. RTÜK’ün sakıncalı bularak ceza verdiği video klip Türkiye’de hâlâ yasaklı YouTube’da iki ay içerisinde 268 milyon kez izlendi.Diken
Günümüzün dünya turnesine çıkmış en ünlü sanatçılarından Lady Gaga, “Lady Gaga’s artRAVE: the ARTPOP Ball” turnesi kapsamında ilk kez Türkiye’ye geliyor. Daha önceki turnelerinde 4 milyonun üzerinde bilet satışı gerçekleştiren Lady Gaga’nın 16 Eylül’de İTÜ Stadyumu’nda gerçekleşecek olan Türkiye konseri, Pozitif Live organizasyonu ve Live Nation Global Touring işbirliği ile gerçekleşiyor. Şu anda listelerde 1 numaralı en çok satan album olan ARTPOP’un tanıtımı kapsamında gerçekleşecek konserin biletleri 05 Mayıs Pazartesi saat 10:00’da satışa çıkıyor.Türkiye’deki organizasyonu Pozitif Live tarafından üstlenilen “Lady Gaga’s artRAVE: the ARTPOP Ball” turnesi kapsamında gerçekleşecek konser, 4 platin plak sahibi sanatçının Billboard 200 listesine 1 numaradan giriş yapan son albümü ARTPOP’un dünya turnesi kapsamında düzenleniyor.04 Mayıs’ta ABD’de başlayan “Lady Gaga’sartRAVE: the ARTPOP Ball ” turnesi, takip eden aylarda Kuzey Amerika, Asya ve Avustralya’yı dolaştıktan sonra Avrupa’ya gelecek. Avrupa turnesinin ilk durağında İstanbul’a uğrayacak olan Lady Gaga, son yılların en çok dinlenen parçaları Alejandro, Bad Romance, Poker Face, Born This Way ve son albümünden dinlenme rekorları kıran G.U.Y gibi şarkılarıyla hayranlarına gerçek Monster deneyimini yaşatmaya hazırlanıyor.Live Nation Global Touring’den yapılan açıklamaya gore “Lady Gaga’s artRAVE: the ARTPOP Ball” turnesinin Kuzey Avrupa ve Avrupa bilet satışlarına inanılmaz bir talep var ve bu talebi karşılayabilmek adına da ek konserler turneye ekleniyor.
Nirvana grubunun efsanevi solisti Kurt Cobain ‘in, 20 yıl önce intihar ettiği gün cüzdanından çıkan ve eşi Courtney Lova ‘a yazdığı düşünülen bir mektubu ilk kez ortaya çıktı. CBS televizyonun haberine göre, San Francisco’daki Phoenix Hotel ’de yazıldığı tahmin edilen mektupta Cobain, “Sen Kurt Cobain, Courtney Michelle Love’ı, sivilceli bir fahişe olsa ve senin tüm paranı hortumlasa bile yasal eşin olarak kabul ediyor musun?” sözleri yer alıyor. eşi Love’a dan bahsediliyor. Cobain’in bu notu eşiyle ‘ dalga geçmek ‘ için kaleme aldığı düşünülüyor. Nirvana’nın vokalisti, intihar mektubunda eşine methiyeler düzmüştü. Mektup, Seattle polisinin Cobain’in intiharı hakkında ortaya atılan iddiaları değerlendirmek için tekrar soruşturma açması üzerine ortaya çıktı. Daha önceden de, bu soruşturma kapsamında yeniden ele alınan olay yeri görüntüleri ve otopsi raporu kamuoyuyla 20 yıl sonra ilk kez paylaşılmıştı. Diken
Ünlü oyun serisi Assassin's Creed'in filmi için yönetmen arayışları nihayet son buldu. Başrolünde Fassbender'ın olacağı filmin yönetmeni belli oldu.Ubisoft’un dünyaca ünlü oyun serisi Assassin’s Creed’in filminden haberler gelmeye devam ediyor. Şu ana kadar Michael Fassbender’ın başrolü oynayacağı açıklamasının dışında pek detayın belli olmadığı filmin yönetmen arayışı sürüyordu. Ay başında iki senaristle anlaşmış olsalar da henüz bir yönetmenin bulunamamış olması, yapımın yavaş ilerlemesine sebep oluyordu. Nihayet müjdeli haber geldi.Deadline sitesinin aktardığı habere göre yapımcılar Justin Kurzel ile filmin yönetmenliği için anlaşmış durumda. Şu sıralar Macbeth filmiyle uğraşan Kurzel, bu filmde de Michael Fassbender ile çalışmıştı. Böylece Macbeth sonrası filminde de Fassbender ile çalışmış olacak. Muhtemelen Kurzel’in seçiminde bunun payı büyüktür zira filmin 2015′in Ağustos ayında vizyona girecek olması takvimi biraz daraltıyor. Oyuncusundan tam verim almak için onunla taze çalışmış bir yönetmen, takvimi kısaltmaya yardımcı olabilir.Oyunun yapımcısı Ubisoft’un halen isim haklarını elinde bulundurduğunu ve filmi kendisinin de içinde olduğu bir süreçle yürüttüğünü belirtelim. Bu da oyuncuların “ucuz bir aksiyon filmine mi dönecek” sorularına şimdilik cevap olabilir. Ancak iş sinema olunca mükemmel bir film çıkacağını kimse garanti edemez. En azından oyunun senaryosuna katkıda bulunacakları için alt metninin sağlam olacağını düşünebiliriz.Film ülkemizde de Tiglon tarafından sinemada dağıtılacak. Firma, daha önce de yaptığı açıklamada dünya ile aynı dönemde, Ağustos ayında vizyona sokacağını açıklamıştı.Superkarga
JJ Abrams’ın yönetmenliğini yapacağı Yıldız Savaşları (Star Wars) serisinin yedinci filminin oyuncu kadrosu açıklandı. Harrison Ford, Carrie Fisher ve Mark Hamill gibi daha önce filmde oynamış isimlere yeni oyuncular da katıldı. 2015′in Aralık ayında vizyona girmesi planlanan filmin yeni oyuncuları arasında Coen biradelerin Inside Llewyn Davis filminin oyuncularından Oscar Isaac’ le Adam Driver ve adı pek duyulmamış Daisy Ridley yer alıyor. Oyuncu kadrosunu açıklamaktan dolayı çok heyecanlı olduğunu belirten JJ Abrams, filmin çekimlerine önümüzdeki ay Londra’da başlayacaklarını söyledi. Diken
Avustralyalı bir babanın Çanakkale Savaşı’nda kaybolan iki oğlunu aramak için 1919’da Türkiye’ye gelişi anlatılıyor.Russell Crowe'un yönettiği Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan'ın rol aldığı filmin çekimleri Çanakkale ve İstanbul'un değişik mekanlarında gerçekleştiriliyor
Fikir sahibi Brezilyalı besteci Jarbas Agnelli'dir. Bir gün gazete okurken elektrik kabloları üzerine konmuş kuşların bulunduğu bir resim dikkatini çeker. Daha sonra photoshop ile resimdeki kuşların yerlerini kullanarak bu fikrini hayata geçirir.
Rusya, Bellarus ve Ermenistan’da, drag queen* Conchita Wurst ’un Eurovision’dan çekilmesi için kampanya başlatıldı. Bu sene Kopenhag’da düzenlenecek Eurovision’da Avusturya’yı temsil edecek olan Wurst, Rise Like a Phoenix adlı şarkıyı seslendirecek. Şarkı, Wurst’un kırsalda yaşayan bir oğlan çocuğundan sakallı bir drag queen olmaya giden hayatını anlatıyor. Ancak Wurst’un yarışmaya katılması, bazı ülkelerden tepki çekti. Rusya, Bellarus ve Ermenistan’da Wurst’un yarışmadan çekilmesi için imza kampanyaları başlatıldı. Eurovision’da Ermenistan’ı temsil edecek Aram MP3 adlı 30 yaşındaki erkek şarkıcı, Wurst’un yaşam biçiminin “doğal olmadığını” savunurken, “kadın mı erkek mi olduğuna karar vermesi gerektiğini” söyledi. 25 yaşında bir gey olan Wurst ise cevap olarak “Ona kadın olmak istemediğimi söyledim. Ben sadece çalışan bir kraliçe ve evde tembel bir oğlanım” dedi. Wurst, Reuters’a verdiği bir söyleşide de “Sakallarım, kim olduğun ve nasıl göründüğünden bağımsız bir şekilde, istediğin her şeyi başarabileceğine dair bir beyan” diye konuşmuştu. Eurovision, 1950’lerde 2. Dünya Savaşı’nın ardından birlik duygusunu pekiştirmek amacıyla başlamıştı. Yedi ülkede başlayan yarışma, yıllarla 37 ülkeye yayıldı. Eurovision’u 1998’de İsrailli trans şarkıcı Dana International, “Diva” isimli şarkıyla kazanmıştı. Bu sene 59. düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması 6-8 Mayıs 2014 tarihlerinde, finali ise 10 Mayıs 2014 tarihinde Danimarka Kopenhag'da gerçekleşecek. Drag queen, performans sanatı amacı ile drag tarzında giyinen kişileri tanımlar. Kadın cinsiyet rolüne göre giyinen drag queen’ler, eşcinsel, trans ya da heteroseksüel olabilir. Bianet
Tarihi M.Ö 2200'e kadar (Bithynia dönemi) uzanan surların Tophane yamaçlarındaki kazıda, yaklaşık bin 600 yıllık erken Roma dönemine ait bazilika ortaya çıkarıldı Tarihi M.Ö 2200'e kadar (Bithynia dönemi) uzanan Bursa Surları'nın Tophane yamaçlarındaki kule kazısı sırasında, yaklaşık bin 600 yıllık erken Roma dönemine ait bazilika ortaya çıktı. Bazilikanın, surlardan sonra Bursa'da izi ortaya çıkmış, görünürdeki en eski yapı olmasının muhtemel olduğu bildirildi. Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümünde dersler veren ve Bursa surlarının restorasyon projelerini hazırlayan Mimar Dr. İbrahim Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Tophane Ön Yamaç Surları Restorasyon Çalışması'nın 'Saltanat Kapısı'nın kuzeyinden başlayarak 'Kaplıca Kapı'ya kadar uzanan kadar yaklaşık bin 200 metrelik bölümü kapsadığını belirtti. Yılmaz, bu kısma ait tüm restorasyon projelerinin Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandığını ancak mesafenin uzun olması nedeniyle restorasyon uygulama çalışmalarının iki etaba ayrıldığını kaydederek, birinci etap restorasyon uygulama çalışmasının, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü önünden askeri garnizona kadar olan yaklaşık 500 metrelik mesafeyi içerdiğini, etap kapsamında 'A' ve 'B' olmak üzere iki büyük kule, bu kuleler arasında ise uzun sur beden duvarlarının bulunduğunu anlattı. 'Bursa'da izi ortaya çıkmış görünürdeki en eski yapı' Kulelerin restorasyon çalışması çerçevesinde, öncelikli olarak 'A Kulesi'nin ön ve yan duvarlarının iç kısımlarında güçlendirme amacıyla kazı çalışmaları yapıldığını hatırlatan Yılmaz, şunları kaydetti: 'Yapılan kazı çalışmalarında, kulenin alt kotlarında eski çağlara ait bazı duvar kalıntıları bulunmuştur. Bulunan kalıntıların erken Roma dönemi bazilikasına ait olduğu ve Bursa'nın mimarlık tarihinde yeni ufuklar açacağı düşünülerek kazının daha da genişletilmesi kararı alınmıştır. Bu amaçla kalıntıların üzerinde bulunan tek katlı yapı kamulaştırılarak yıkılmış ve kazıya geniş alanda ve derinlemesine devam edilmiştir. Kazı sonucunda beklendiği gibi doğu-batı ekseni üzerinde uzanan dikdörtgen bir plan şemasına sahip, mermer sütunları ve duvar süslemeleri olan, Hristiyanlığa geçişte ve ilk Roma devrinde kullanıldığı tahmin edilen bir bazilika yapısı ortaya çıkartılmıştır. Mimarlık tarihinde plan biçimini en uzun süre koruyan, Roma çağında ortaya çıkmış, ilk Roma döneminde de kullanılmış, hem mahkeme hem de dini yapı olma özelliği taşıyan bu bazilikanın, surlardan sonra Bursa'da izi ortaya çıkmış görünürdeki en eski yapı olması muhtemeldir.' Yılmaz, Bazilikanın teknik özelliklerine de değinerek, bu bilgileri verdi: 'Bazilikanın doğu kısmında yuvarlak bir apsis (ayin yapılan yer), apsisin önünde de aydınlatma amaçlı mazgal türü bir pencere boşluğu bulunmaktadır. Bursa bazilikasında ortada bir nef, nefin sağ ve sol yanlarında ise pastophorium türü iki adet hücre bulunmaktadır. Bu hücrelerin bir tanesi apsisin kuzey doğusunda, diğeri ise güney doğusunda yer almaktadır. Birinci hücrenin (oda) adı diokonikon, ikinci hücrenin adı ise prothesisdir. Diokonikon hücresi kutsal eşyaların bulunduğu yerdir. Bu hücre, dini eşya ve metinlerin saklandığı, din adamlarının ayin için hazırlık yaptığı odadır. Prothesis hücresi ise hediyelerin saklandığı ve kabul edildiği odadır. Bazilikada apsisin kuzey batısında neften girilen içinde rahip iskeletinin de bulunduğu bir mezar odası vardır.' 'Bursa'nın kültür tarihindeki önemini daha da artıracaktır' Burada halen devam eden kazı çalışmasında bazilikanın 'narteks' denilen giriş kısmı ile 'atrium' olarak adlandırılan avlunun ortaya çıkartılmasına çalışıldığını belirten Yılmaz, 'Özgün ve şu ana kadar bilinmeyen Bursa bazilikasının ortaya çıkması, Bursa'nın kültür tarihindeki önemini daha da artıracağı muhakkaktır. Burada, kazı sonra yapılacak korumaya yönelik restorasyon çalışmaları, turizm açısından da Bursa'ya önemli kazançlar sağlayacaktır' değerlendirmesinde bulundu. Yılmaz, 'B Kulesi' kısmında restorasyon öncesi yapılan temizlik çalışmalarında ise kuleye ait kazamat (yerin altına kazılmış siper) kalıntılarının ortaya çıktığına işaret ederek, 'Kalıntıların incelenmesi sonucu, 'B Kulesi'nin İç Kale'de bulunan Bey Sarayı'nı koruyan ilk kule olduğu anlaşılmıştır. Bu kule, kalıntılarının üzerinde geleneksel malzeme ve yöntemler kullanılarak özgün haliyle tamamlanmış ve eski ihtişamlı haline getirilmiştir. Kule iki katlı olmasına rağmen Tophane Parkı'nın ön görünüşünü etkilememesi amacıyla bir katı yapılmıştır. Diğer katının zemini seyir terası olarak bırakılmıştır' dedi.Milliyet
Milyonlarca masum insanın ölümünden sorumlu, tüm dünyada kötülüğün sembolü haline gelmiş ve hakkında tarihçiler tarafından sayısız kitap yazılmış olan Nazi lideri Adolf Hitler’in karakteri ile ilgili detaylar hala gizemini koruyor. Eşi Eva Braun ile özel hayatını Alman toplumundan gizli yaşayan Hitler, 2. Dünya Savaşının sonunda eşi Eva Braun ile intihar ederek hayatına son vermişti. Eve Braun ile Adolf Hitler’in son günleri hakkında pek az bilgi bulunurken, geçtiğimiz günlerde Hitler’in hizmetçilerinden Elisabeth Kalhammer yıllar sonra suskunluğunu bozdu. 81 yaşındaki Elisabeth Kalhammer, Hitler’in son günlerini geçirdiği Bavarya’daki Berghof maliknesinde hizmetçi olarak çalışıyordu. 1943 yılında yayınlanan bir iş ilanına, kimin için çalışacağını bilmeden başvuran Elisabeth Kalhammer, işin Hitler için olduğunu öğrendikten sonra annesinin itirazlarına rağmen işe başladı. Salzburger Nachrichten gazetesine konuşan Kalhammer “Malikaneye geldiğim ilk gün çok gergindim. Düşünmek serbest olsa bile, Hitler’in bulunduğu ortamda konuşmak kesinlikle yasaktı” dedi. O zamanlar henüz 18 yaşından bile küçük olan Kalhammer’ın Hitler’le konuşması yasaktı ancak Nazi liderinin davranışlarını izleyebiliyordu. Kalhammer, Hitlerin sağlık problemleri nedeni ile çok sıkı bir diyeti olduğunu buna rağmen şekerli yiyeceklere karşı koyamadığını anlattı. Kalhammer’ın görevlerinden biri hergün Hitler için özel bir pasta hazırlamaktı. Hitler uyuduktan sonra hazırlanan pasta, evde herkes yatarken Hitler’in gizlice kalkıp yemesi için bir kenarda bırakılıyordu. Elma, fındık fıstık, ve kuru üzümden yapılan bu pastanın adı ise “Führer Pastası” idi. Kalhammer’in anlattıklarına göre Hitler’in ayrıca çikolatalı bisküvi ve tatlı çöreklere de zaafı vardı. Çay saatinde Nymphenburg porseleni fincan seti ile çay içerdi. Bir gün bu özel porselen setten bir fincanı kıran Kalhammer, tatilinden bir kaç gün kesilerek cezalandırılmıştı. Hitler’in hizmetçisi Kalhammer’ın anlatıklarına göre, Nazi lideri bir sinema tutkunuydu ve evinde özel bir sinema gösterim salonu vardı. Kendisi bu salonda sinema filmeri izlerken, çalışanların sadece Nazi propaganda filmleri izlemesine izin veriliyordu. Hitler geç saatlere kadar uyumaz ve öğlen 14:00 sularında yataktan kalkardı. Eva Braun’un ise çalışanlarla ilişkileri çok iyiydi. Bir moda tutkunu olan Eva Braun, Kalhammer’ın anlattığına göre her daim çok ‘elegan’ kıyafetler giyerdi. Kalhammer, Eva Braun’u ”Eva bizim arakdaşımızdı. Bize çok iyi davranırdı. Evli olmasa bile, evin hanımı gibi hareket ederdi. Noel zamanı bir gün bana bir top yün getirdi ve cephedeki askerlere çorap örmemi istedi” şeklinde anlatıyor. Hitler’in son günlerine kadar Eva Braun ile birlikte yaşadığı, ve Elisabeth Kalhammer’in de hizmetçi olarak çalıştığı Bergof malikanesi Nisan 1945 yılında müttefikler tarafından bombalanıp, ardından tamamen istimlak edildi. Dipnot Tv
MIT araştırmacıları Flickr'daki milyonlarca fotoğraf üzerinde bir analiz yaparak bir fotoğrafı popüler yapan özelikleri belirledi ve kullanıcıların fotoğraflarının ne kadar popüler olabileceğini kestirmelerini sağlayan bir algoritma üretti. Araştırma sonucu az ya da çok tahmin edildiği gibi çıktı. Çalışmayı yapan Aditya Khosla tam 2 milyon 300 bin Flickr imajını inceledi. Bunun için birçok otomatik fotoğraf analiz yöntemlerinin kombine etti. İmajın içeriğinden sosyal işaretlere kadar birçok veriye bakıldı. Khosla'nın yaptığı araştırma sonucu eriştiği veriler ise şöyle: Fotoğrafta nesnelerin etkisi Güçlü pozitif etki: Mini etek, bikini, fincan, parfüm, tabanca, sutyen, tayt Orta derecede pozitif etki: Dev panda, basketbol, uğur böceği, lama, çita Düşük pozitif etki: Yaban domuzu, güneş enerjisi panelleri, at arabası, avokado salatası, katamaran Negatif etki: spatula, laptop, golf arabası, piston, elektrikli ısıtıcı Yeşil ve mavi tonlardaki resimler, kırmızı tonların hakim olduğu resimlere göre daha az popüler. Sosyal: (Flickr bünyesinde) İzlenme / tıklanma sayısının yüksek olması imajın popülerliğini daha da artırıyor. Kullanıcının ne kadar sayıda fotoğraf yüklediği, Kullanıcının kaç kişi tarafından takip edildiği, Kullanıcının kaç gruba dahil olduğu, Kullanıcının dahil olduğu grup üyelerinin sayısı, Kullanıcının üyelik süresi, Kullanıcının Pro Flickr hesabı olup olmadığı. Popüler fotoğrafın sırrı Araştırmaya göre bir fotoğrafı popüler yapan en önemli etkenleri şöyle sayabiliriz: Az giyinen kadınlar, sevimli hayvanlar, parlak renkler. Fotoğrafınızın olası popülerliliğini buradan ölçün Siz de fotoğrafınızın popüler olup olmayacağını ölçebilirsiniz. Kullanılan yöntemin basit bir versiyonu online olarak kullanıma açıldı. Bunun için http://popularity.csail.mit.edu/ adresine girip Popularity Demo alanında etkisini ölçmek istediğiniz fotoğrafı dosya seçten upload edip Run'a basmanız yeterli. Sayfanız biraz altında fotoğrafınızı göreceksiniz. Kısa bir süre sistem hesaplama yaptıktan sonra puanınızı gösterecek. (Dikkat yoğun kullanım durumunda sistem çökebiliyor ) Peki bu puanlar ne anlama geliyor? Örneğin fotoğrafınız 5 puan aldıysa, bu o fotoğrafı yayınladığınızda günlük ortalama 32 kişinin bu fotoğrafı izlemesinin muhtemel olduğu anlamına geliyor. Hesabı yaparken 2 üssü 5 olarak alıyor ve 2x2x2x2x2: 32. Eğer sistem 6 puan verseydi bu günlük 64 olası izlenmeye tekabül edecekti. (2 üssü 6 olarak: 2x2x2x2x2x2: 64) Algoritmayı geliştiren Aditya Khosla bunun kesin bir sonuç vermeyeceğinin altını çiziyor. Ancak bu yöntemle özellikle iki fotoğrafı karşılaştırarak hangisinin daha popüler olacağını anlamanın mümkün olabileceğini söylüyor. CNN Türk
Evet... GIF'ler artık resmen bir sanat formu. Dünyanın en büyük sanat evlerinden olan Londra Saatchi Gallery, GIF'leri hareketli fotoğrafçılık olarak tanımladı ve bir yarışma düzenledi. 52 ülkeden 4000 eserin katıldığı yarışmada 60 GIF finale kaldı ve bunlardan 6 tanesi manzara, yaşam, aksiyon, gece, insan ve şehir yaşamı kategorisinde ödüllendirildi...İşte yarışmadan ödül alan ve en dikkat çeken 12 GIF
Nazi soykırımından kaçan ailesini anlattığı 'Afrika'nın Hiçbir Yerinde' romanıyla dünya genelinde tanınan ünlü Alman yazar Stefanie Zweig hayatını kaybetti.Yazarın vefat haberini yeğeni Walter Zweig duyurdu. Yazarın ağır hastalığı nedeniyle geçen cuma Frankfurt'ta 81 yaşında vefat ettiğini açıkladı.1932 doğumlu Stefanie Zweig Nazi soykırımı döneminde 1938'de Yahudi olmaları nedeniyle ailesi ile birlikte Kenya'ya kaçmak zorunda kalmıştı. Yaşadıklarını 'Afrika'nın Hiçbir Yerinde' romanında anlatan yazar kısa sürede dünya genelinde tanınan bir yazar haline geldi. Yönetmen Caroline Link bu romanı beyaz perdeye aktardı ve 2003'te Oscar aldı.Yazar Stefanie Zweig 1947 yılında Almanya'ya döndü. İlk yıllarda kültür editörü olarak çalışan Zweig 1980'li yıllarda Abendpostgazetesi kapatıldıkan sonra, çocuk kitapları yazmaya başladı. Hayatının son yıllarında Frankfurt'ta gözlerden uzak bir hayat sürmeyi tercih etti. Zweig yeni bir kitap projesi üzerinde çalışıyordu. Ünlü yazar için yarın Frankfurt'ta cenaze töreni düzenlenecek.Cumhuriyet
New Jersey doğumlu sanatçı Matthew Albanese pamuk, tuz, folyo, tüy gibi günlük malzemelerle yaptığı manzaralar gerçekçiliği ile dikkat çeken dünyalar yaratıyor. http://www.matthewalbanese.com/gallery
Hint film endüstrisinin en prestijli ödülleri bu yıl ABD'de verildi.'Bollywood Oscarları' 15'nci kez sahiplerine kavuştu. Hindistan Film Akademisi'nin her yıl farklı bir ülkede düzenlediği tören bu kez Amerika Birleşik Devletleri'nde yapıldı.Florida eyaletinin Tampa kentinde korsan temasıyla düzenlenen ödül gecesi adeta bir şölene dönüştü. Gece boyunca, geleneksel Hint dansları ve müzikleriyle süslenen sahne şovları izleyenleri büyüledi. En iyi kadın oyuncu dalında Deepika Padukone ödülü alırken, Farhan Akhtar, en iyi erkek oyuncu ödülüne layık görüldü. Ödül töreni, Bollywood, filmlerini tanıtmak ve yeni pazarlara ulaşmak amacıyla her yıl farklı bir ülkede düzenleniyor.TRT Haber
Daha önce yarışmadaki ilk performansını gördüğümüz çılgın rahibe bu sefer Luna Palumbo isimli bir kadınla düello yapıyor. Bu videoyu önemli yapan seçtikleri şarkının nostaljik değeri olan bir Cyndi Lauper şarkisi olması ve sözleriyle kadınları kendi özgürlüklerini yaşama konusunda teşvik etmesi.