onedio
Edebiyat Dünyasının Canlandırılmış 9 Sofrası
Dinah Fried, son kitap çalışmasında yemek, edebiyat ve fotoğrafı bir araya getirdi. Fried, edebiyat dünyasının en meşhur 50 sofrasını canlandırarak fotoğrafladı. Bu fotoğrafta, Sylvia Plath'in 'Sırça Fanus' romanındaki sofra yer alıyor. Plath'in belirttiği üzere, bir avokadonun içi yengeçle doldurulmuş.
Tablet Bilgisayarın Atası Yenikapı'dan Çıktı
Yenikapı’daki Marmaray kazısı sırasında ortaya çıkan eserler, İstanbul’un tarihi mirasını 8 bin 500 yıl öncesine götürdü. İstanbul Üniversitesi (İÜ) tarafından yürütülen projede, replikası yapılarak yüzdürülmesi düşünülen batık gemiden çıkan ahşap defter, günümüzde tablet bilgisayarın atası kabul ediliyor. Aynı zamanda Bizans İmparatorluğunun hayvan kültürüne ilişkin çok çarpıcı bilgilere ulaşan uzmanlar, at etinden yaban eşeğine kadar pek çok hayvanın etinin tüketildiği bilgisine de kazılar sonrası ulaştı.İ.Ü tarafından yürütülen ve kazılar sonrası ortaya çıkan kalıntılar, Türkiye’deki uzmanlar kadar bütün dünyada ses getirdi. Kalıntıların organik ürünler olarak günümüze ulaşması bilim camiasında büyük yankı uyandırdı.Üniversite tarafından AB fonu desteğiyle hazırlanan proje, Yenikapı 12 isimli batığın yeniden yüzdürülmesini amaçlıyor. Batık, 2015 yılı ortalarında yeniden yüzer hale getirilecek. Replika için hazırlıklar sürerken, bölgedeki kazıları yapan ekipten Doç. Dr. Ufuk Kocabaş kalıntılara ilişkin çarpıcı bilgiler verdi. Bizans’ta Teheodasius Limanı olarak bilinen şimdiki Yenikapı bölgesinde organik ürünlere ulaşıldığını, bunun kara kazılarına oranla nadir karşılaşılan bir durum olduğunu söyledi. Bulunan bir batığın yüzde 60 oranında korunmuş olarak günümüze ulaştığını anlatan Kocabaş, “Bu batık bizim için doktora tezi anlamında incelenen ilk eser oldu. Artık yapının eksik olan bölümlerinin inşası için gereken bilgilere sahip bulunuyoruz. Gemi yaş tespiti ve içinde bulundurduğu anforalar dikkate alındığında rotası olarak Karadeniz bölgesini işaret ediyor. M.S 9. yüzyıla ait olduğu düşünülen geminin Kırım’daki Kersonesos Kentinden ticaret yaptığı ve ürünleri buradan İstanbul’a taşıdığı düşünülüyor. Gemi içinden özel bir bölüm dikkatimizi çekti. Bu bölümden kaptan ya da mürettebata ait olduğu düşünülen çok ilginç eşyalara ulaşıldı.” dedi. TABLET BİLGİSAYARIN ATASI GEMİDEN ÇIKTI Kocabaş, “Ben buna 'Yenikapı’nın mucizesi' diyorum. Batıklardan birinde bizim dipdik dediğimiz, yani not defteri gibi, bugünün belki notebooku gibi bir şey çıktı. Ahşaptan ve defter gibi açılabiliyor. Birkaç sayfası var ve bunlara balmumu sürülerek üzerine notlar almak mümkün. Tablet bilgisayar gibi düşünün. Ayrıca sürgülü olan bölümünü çektiğiniz zaman da küçük ağırlıklar, kuyumcuların hassas terazi olarak kullandığı taşlar var. Küçücük bir terazi var. Yenikapı batıkları her yönüyle bir fenomen. Çıkan 37 batık gemisiyle ve bulunan organik malzemeleriyle. Çünkü organik malzemeleri diğer kazılarda bulmanız pek mümkün olmaz. Bence Yenikapı kazılarının en önemli özelliği organik malzemelerdir.” şeklinde konuştu. Kocabaş, Marmaray Sirkeci İstasyonu kazısı sırasında deniz seviyesinden 28 metre aşağıda bile arkeolojik kalıntılara ulaşıldığını belirterek, “Bu inanılmaz bir şey. Orada bir kaymanın olduğu anlamına geliyor. Rıhtımın normal su seviyesinden biraz da ha altta olduğunu söylediler. İhtimal deprem sonucu denize doğru kayma olduğunu gösteriyor. Yine lastikli araçların geçişi için planlanan güzergahın Bukaleon Sarayı’nın önünden çıkması düşünülüyor. Oradan da önemli eserler çıkabilir.” ifadelerini kullandı. EN BÜYÜK AT KOLEKSİYONU TAMAMLANDI Yenikapı’daki kazılarda hayvan kalıntılarını inceleyen ekibin başında bulunan İ.Ü’den Prof. Dr. Vedat Onar da, Bizans’a ait bugüne kadar ulaşılan en büyük at koleksiyonunun tamamladıklarını belirtti. Bölgenin tüketimi yapılan hayvan kalıtlarının atıl bölgesi olarak kullanıldığını açıklayan Onar, “Atların tüketim amaçlı olarak kesildiğini görüyoruz. Atların kesildiğini ilk kez biz bu kazı çalışmasında gördük. Roma döneminde bu et türü çok tercih edilen bir tür değildi. Ama Bizans'ta bunu gördük. Atların kullanımının çok farklı olduğunu, acıdamak gemi denilen yöntemlerle atların zarar gördüğünü gördük. 10 yaşın üzerinde ata rastlamak zor. Ömürleri kısalıyordu. 57 hayvan türünden kalıntılara ulaşıldı. Yunus ve kaplumbağa avcılığı bile vardı.” dedi. 'SANKİ BİZANS'IN HAYVANAT BAHÇESİNE GİRDİK' Prof. Dr. Onar, hayvan zenginliğinin kendilerini şaşırttığını belirterek, “Sanki Bizans’ın hayvanat bahçesine kazı yapılmış bu sonuçlar elde edilmiş gibi. Lykos Deresi boyunca alüvyonların taşıdığı bulgular da bu alana taşınmış. Sanki Bizans'ın hayvanat bahçesine kazı yapılmış bu sonuçlar elde edilmiş gibi. Tespit edilen ilginç yöntemlerden biri beyin çıkarma olayıydı. Hayvanlardan tek parça halinde beyinleri çıkarılıp tüketiliyordu. Aynı zamanda da ekonomik değeri artıyordu. Beyin tüketiminin olduğunu, sakatat tüketiminin yapıldığını gördük. Atların tüketildiği, yaban eşeklerinin, yunusların, karettaların tüketildiğini görüyoruz.” diye konuştu. Fil, kesilmiş ayı ve hatta son olarak bizon kalıntısına ulaşıldığını anlatan Onar, DNA testi ile bunun kanıtlanması durumunda bulgunun kendileri için önemli olacağının da altını çizdi. Cihan
Lady Gaga Konser Biletleri Satışta
Günümüzün dünya turnesine çıkmış en ünlü sanatçılarından Lady Gaga, “Lady Gaga’s artRAVE: the ARTPOP Ball” turnesi kapsamında ilk kez Türkiye’ye geliyor. Daha önceki turnelerinde 4 milyonun üzerinde bilet satışı gerçekleştiren Lady Gaga’nın 16 Eylül’de İTÜ Stadyumu’nda gerçekleşecek olan Türkiye konseri, Pozitif Live organizasyonu ve Live Nation Global Touring işbirliği ile gerçekleşiyor. Şu anda listelerde 1 numaralı en çok satan albüm olan ARTPOP’un tanıtımı kapsamında gerçekleşecek konserin biletleri satışa sunuldu. İstanbul konseri biletleri 05 Mayıs sabahı saat 10:00’da Biletix gişeleri, biletix.com ve Biletix çağrı merkezi üzerinden elde edilebilir. “Lady Gaga’s artRAVE: the ARTPOP Ball” turnesi kapsamında gerçekleşecek konser, 4 platin plak sahibi sanatçının Billboard 200 listesine 1 numaradan giriş yapan son albümü ARTPOP’un dünya turnesi kapsamında düzenleniyor. Haber Türk
Süper Kahramanların Süper Rock Grupları
Süper Kahramanların sanatçılar tarafından bir çok farklı tema içerisinde kullanıldığını daha önce türlü türlü gördük. Ama şimdiye kadar bu sevdiğimiz arkadaşların birer Rock grubunun üyeleri olarak karşımıza getirildiğini görmemiştik.New York’lu Andrés Moncayo saolsun bunu da görmüş olduk. Andrés Moncayo’nun Behance sayfasında paylaştığı Super Rockers çalışması, DC ve Marvel’dan bildiğimiz süper kahramanları rakçı olarak hatta hafif emo rakçı olarak resmetmiş.
2. Uluslararası Altın Çınar Film Festivaline Katılmanız İçin 8 Neden
Sinemada çınar ağacı çok kültürlülüğü,kadimliği,köklü bir geçmişi simgeler.5000 yıllık bir geçmişe sahip olan Kayseri bu tarih içerisinde bir çok medeniyete  ev sahipliği yapmıştır.Bu yıl 2.si düzenlenecek olan Uluslararası Altın Çınar Film Festivali 21-25 Mayıs tarihleri arasında Kayseri'de gerçekleşecek.
Müthiş Çalışma! 17 Efsane Filmin Afişleri Hareketli Hale Getirilirse
GIF'in sanat eseri olarak kabul edildiğine geçen bir galerimde değinmiştim. Bunun ispatı olacak derecede güzel bir çalışma yapmış IMGUR'da kullanıcılarından  Rindfleischetikettierungsuberwachungsaufgabenubertragungsgesetz :)Arkadaşın seçtiği nickname biraz garip ama çalışmaları çok güzel.  İşte GIF halinde 17 muhteşem sinema afişi!
20 Klasik ve Ünlü Tablonun Modern Uyarlamaları
Hepimizin bildiği klasik batı sanatının ünlü eserlerinin, günümüz sanatçıları tarafından yaratıcı bir şekilde yeniden yorumlanmasını paylaşmak istiyorum.  Ben bored panda'dan gördüm, onlar da buradan görmüş...
Mutlaka Dinlenmesi Gereken 10 Türkçe Eski Okul Rap Şarkısı
Türkçe Rap dinleyen veya yapan herkesin mutlaka dinlemesi gereken 10 parçayı buraya sıraladık. Elbet çok daha fazla var. Bunu part 1 olarak düşünün devamı gelecek şekilde... Çünkü daha bir çok isime yer veremedik. Silahsız Kuvvet,Statik,Sirhot,Barikat,Fuat,Nefret vs vs. hiçbirini unutmadık devamı gelecek. Daha buraya bile ismini yazmayı unutabiliyorum. Playlistim akıp gidiyor. Daha Fazlası için :Facebook: https://www.facebook.com/eski.okul.turkce.rapTwitter: https://twitter.com/TurkceEskiOkulWeb Site: http://www.turkisholdschool.com
Jolie ve Pitt 10 Yıl Sonra Aynı Filmde
Hollywood’un gözde çifti Angelina Jolie ve Brad Pitt , 10 yıl aradan sonra tekrar aynı filmde birlikte çalışacak. Angelina Jolie ve Brad Pitt, en son 2005 yılında birlikte rol aldıkları Mr. And Mrs. Smith filminin ardından yeniden bir yapımda birlikte yer alacaklar. Angelina Jolie’nin kaleme aldığı bir senaryodan yola çıkan filmde, ikilinin birlikte rol alması ya da birinin yapım sürecine destek vermesi bekleniyor. Jolie ve Pitt çiftinin 10 yıl önce rol aldıkları aksiyon-komedi filmi 500 milyon dolar gişe yapmıştı. Film setinde tanışan çift, beraberliklerine bu filmle başlamıştı.T24
Piramitler Su Yardımı İle İnşa Edilmiş
Bilim insanları, Giza piramitlerinin nasıl inşa edildiğine dair en çok merak edilen sorulardan bir tanesinin cevabını buldu. Araştırmalar, antik Mısırlıların su yardımıyla taş blokları taşıdığını gösterdi. Piramitlerin inşasında kullanılan devasa kayaların, taş ocağından inşaat alanına nasıl taşındığı sonunda anlaşıldı. Araştırmacılar, antik Mısırlıların ağır nesneleri taşımak için kullanılan mekanizmanın önündeki kumları ıslatarak taşımayı kolaylaştırdığını belirtti. Amsterdam Üniversitesi araştırmacıları, çöl kumu üzerinde kurulacak bir kızakta ağır nesneleri çekmek için gerekli olan kuvveti hesapladı. Araştırmada, kızağın önündeki kumun ıslatılmasının, ilkel kızaktaki sürtünmeyi azaltarak taşımayı kolaylaştıracağı anlaşıldı. Physical Review Letters dergisinde yayımlanan araştırma, yüzyıllardır bilim dünyasını meşgul eden en önemli sorulardan birine açıklık getirmiş olabilir. Araştırmacılar, M.Ö 2589 ile 2504 yılları arasında inşa edilen ve dönemin teknolojisiyle ortaya çıkarılması neredeyse imkansız gözüken piramitler hakkında sayısız teori öne sürmüştü. Hollandalı araştırmacılar, savlarını desteklemek için antik Mısır duvar resimlerinden de ipucu çıkartmaya çalıştı. M.Ö 1900 yılına ait, dönemin bölge hükümdarlarından Djehutihotep'e ait mezarda, aranan delile ulaşıldı. Mezardaki duvar resminde, 172 işçi devasa bir heykeli iplerle bir kızak üzerinde çekerken tasvir edilmişti. Tasvirdeki erkeklerden bir tanesi, kızağın önüne su dökerken görülüyordu. Denemeler teoriyi doğruladı Araştırmada yer alan fizik profesörü Daniel Bonn, meslektaşlarıyla minyatür kızaklar inşa ederek, çöl kumu üzerinde antik duvar resimlerindeki yöntemin gerçekliğini sınadı. Kızağın ilerleyeceği kum üzerine su dökülmeden yapılan ilk denemelerde, kayalar ön tarafta birikerek kızağı çekmeyi iyice güçleştirdi. Kuma su döküldüğünde ise zemin sertleşti ve kızak çok daha rahat bir şekilde çekilebildi. Araştırmacılar, su damlalarının kum taneleri arasında köprü görevi görerek birbirlerine yapışmasını sağladığını belirtti. Bu mantık, çocukların kumsalda kuru kum yerine ıslak kumdan daha sert kaleler yapılabilmesini de açıklıyor. Bonn, kızağın dengesinin sağlanması için kullanılacak su miktarının çok önemli olduğuna dikkat çekerek, kumun hacminin yüzde 2-5'i kadar suyun optimum miktar olduğunu belirtti. Araştırmacılar, elde edilen yeni bilgilerin günümüzde de kullanılabileceğini ifade ediyor. Yeni yöntem, asfalt, kömür veya beton gibi tanecikli materyallerin taşınmasında yeni yöntemler sunabilir. aljazeera.com.tr
Mısır'da 50 Mumya Bulundu
Mısır’da daha önceden yağmalanan bir antik mezarda 50 mumya bulunduMısır’da daha önceden yağmalanan bir antik mezarda 50 mumya bulundu. Mısır’da daha önceden yağmalanmış bir yer altı mezarında bulunan ve M.Ö. 1400’lü yıllarda yaşamış aristokratlar olduğu düşünülen 50 mumyanın içinde kraliyet ailesine mensup bir prens ve prenses de yer alıyor.ÇALIŞMALAR TAMAMLANDIKrallar Vadisi’nde bulunan KV 40 bölümündeki ufak bir çöküntünün araştırılması sonucu 3 yıl önce tespit edilen anıt mezardaki arkeolojik çalışmalar kalın kurum tabakası yüzünden güçlükle tamamlanabildi. Rusya'nın Sesi'nin The Daily Mail'den aktardığı haberde, yerin 5 metre altında bulunan ve 4 odadan oluşan mezarın yasadışı define avcıları tarafından 19. yüzyılda yakıldığı, söz konusu kurum tabakasının bu yüzden oluştuğu bildirildi. İlk olarak antik dönemde yağmalanan mezarda bulunan değerli eşyaları çalan hırsızlar, o dönemde mumyalara zarar vermemişti.PRENS DE BULUNDUMezarda çalışmalar yürüten arkeologlar ve Mısır tarihi uzmanları, buradaki vazoların üzerinde bulunan yazıtlardan mumyaların 30’unun kimliğini belirlemeyi başardı. Söz konusu mumyaların içinde IV. Thutmose ve III. Amenhotep’in akrabaları olan ve M.Ö. 14. yüzyılda hüküm sürmüş 18. kraliyet soyundan gelen bir prens ve bir de prenses bulunuyor. Arkeologlar, varlıkları hakkında herhangi bir bilgi olmayan 8 prenses, 4 prens ve birkaç yabancı hizmetçinin de söz konusu mezarda yattıklarını düşünüyor.Birgün
Davut Heykeli Yıkılıyor mu?
Rönesans'ın başyapıtlarından Michelangelo'nun Davut heykelinin ayak bileğindeki basınç yüzünden yıkılma riski altında olduğu belirtildi. İtalyan gazetesi La Repubblica'nın haberine göre uzmanlar 5,5 tonluk heykelin bacağındaki küçük çatlaklara dikkat çekti. Ulusal Araştırma Konseyi Floransa’daki heykel üzerinde yaptığı araştırmada Davut heykelinin ağırlığının büyük kısmını taşıyan sağ bacağının arkasında yarıklar olduğunu tespit etti. Bu yarıklar daha önce alçı ile kapatılmasına karşın tekrar ortaya çıktı. Yapılan kapsamlı araştırmalarla da heykelin ayak bileğinde de güçsüzlük olduğu anlaşıldı. Uzmanlar bunun 300 yıl boyunca kent merkezinde öne doğru yaslanmış, kötü bir açı ile durmasından kaynaklanmış olabileceğini belirtiyor. La Gazetta del Sud'un haberine göre 5 metre boyundaki heykel, Mikelanj'ın kullandığı mermerin kötü kalitesi, ağırlığı ve dengesiz duruşu nedeniyle zaten kırılgan bir durumda. Deprem ya da yol çalışması gibi sebeplerden de heykelin yıkılabileceği konusunda kaygılar var. Davut heykelinin depremden etkilenmeyecek bir müzeye ya da şehir dışında farklı bir alana taşınması öneriliyor. Michelangelo, Davut heykelinin yapımına 1501 yılında başladı ve 3 yılda tamamladı. Heykel, Floransa'nın bir nevi sembolü haline geldi. Heykel geniş çevrelerce, Michelangelo'nun en iyi iki heykelinden biri ve Rönesans heykel sanatının bir başyapıtı olarak kabul ediliyor. Eser, Davut'un Calut'a saldırma anını simgeliyor.T24