Senaristlerin ve romancıların erotik rüyalarına giren büyülü cümleler, bizde ufuk açıcı, iç karartıcı, umut veya mutluluk verici birçok reform yaptı. ....
İçlerinde kırmızı paltolu bir kızın saflığını, kemanın tüyleri hizaya getiren notalarını, nüktedanlıktan uzak bir yakarışı, korku ve acıyla yoğrulmuş bir sergüzeşti içeren filmlerdir bunlar.Gustavo Santaolalla'nın, Ithzak Perlman'ın ve daha nice müzisyenin melodramdan uzak müziklerini, yönetmenlerin ve tarihin eşsiz hikayeleri bu filmlerde birleştirdi. Here we go..
Yazdığı her kitap olay olan Dan Brown NTV'de yayınlanan Gece Gündüz programına konuştu. Brown, yeni kitabı ‘Cehennem’in çok yakında film olacağını ve çekimlerin İstanbul'da yapılacağını açıkladı. Geçtiğimiz mayıs ayında tüm dünya ile aynı anda Türkiye'de de satışa çıkan yeni kitabı 'Cehennem'le ilgili Gece Gündüz programına Floransa'da verdiği röportajda Dan Brown şunları söyledi: 'Kitabın film olması için çok sayıda şirketten teklif var. Bu çok sevindirici. Ama zannedersem Sony Columbia Pictures önce davranacak. Yani yakın bir zamanda film ekiplerini İstanbul'da görebilirsiniz.' TOM HANKS SEMBOLLERİ İSTANBUL'DA TAKİP EDECEK Sinemada Tom Hanks’in canlandırdığı Harvardlı simgebilim uzmanı profesör Robert Langdon bulmacaları çözerek, sembolleri takip ederek içine ‘yuvarlandığı’ Dante’nin ‘cehennemi’nde dünyayı geri dönülmez bir değişime sürükleyecek çok güçlü bir düşmana karşı savaşacak. Büyük bir bölümü Floransa ve İstanbul'da geçen hikayenin baş kahramanı Robert Langdon’u İstanbul'da Yerebatan Sarayı ve Ayasofya Müzesi’nin sembollerle dolu duvarları arasında dolaşırken göreceğiz. Kaynak : Akşam
Ressam Osman Hamdi Bey’in kızı Nazlı Hamdi’nin tuttuğu misafir defterleri bir sergi için bir araya getirildi. Günlükler dönemi daha iyi anlamaya yarıyor. Bir ev düşünün ki ziyaretçileri arasında arkeolog ve casus Gertude Bell’den Bavyera Prensi Rupprecht’e kadar dönemin diplomat, şair, ressam, yazarlarının tümü bulunsun. 1907-1911 tarihleri arasında ressam Osman Hamdi Bey’in evi tam olarak böyleydi. Gelen gidenin imzaladığı, düşüncelerini, temennilerini yazdığı ‘misafir defteri’nin sorumluluğu ise Osman Hamdi Bey’in küçük kızı Nazlı Hamdi’ye aitti. O misafir defteri şu an İstanbul’da, Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde sergilenmeye başladı. ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ tablosunun ressamı, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin kurucusu Osman Hamdi Bey’in ziyaretçileri arasında Servet-i Fünun yayıncısı Ahmed İhsan başta olmak üzere birçok edebiyatçı da bulunuyordu. Şair Nigar ve diğer misafirleri deftere düşüncelerini yazarken, Osman Hamdi Bey’in evinde geçirdikleri zamandan, kendilerine yapılan ikramlara kadar pek çok ayrıntıyı da not etmişti. Bu defter ve dönemin entelektüel dünyasına ve kültür ortamına dair pek çok ayrıntı Prof. Dr. Edhem Eldem’in küratörlüğünde hazırlanan ‘Nazlı’nın Defteri, Osman Hamdi Bey’in Çevresi’ başlıklı sergide bir araya geldi. Prof. Dr. Edhem Eldem, defterde imzası bulunan isimlerin izini sürerek, onların yaşam hikayelerine dair de birçok bilgiyi hem bu sergide hem de aynı isimle yayımlanan kitabında topladı. Ayrıca Eldem, 1907’de 14 yaşında olan Nazlı Hamdi’nin gözünden de döneme bakma fırsatını yarattı. Aile fertlerinin yazıları ve anılarının yanı sıra, Osman Hamdi ve çevresindeki insanların da birbirleri ile bağlantıları yine bu sergi ekseninde ortaya çıkıyor. Defterin titizlikle incelenmiş sayfalarının yanı sıra, imzalayan kişiler için hazırlanmış panolarda belge, görüntü ve objelere de yer veriliyor. Üç bölüme ayrılan serginin başlıkları, ‘Nazlı ve ailesi’, ‘Eskihisar’da bulunan yazlık ve bahçedeki dost ziyaretleri’ ve ‘1909 sonbaharında Münih ve Paris’e yapılan yolculuk’ olarak ayrılıyor. Sergi, 10 Temmuz 2014 tarihine kadar İstanbul, İstiklal caddesi üzerindeki Koç Üniversitesi Anadolu Araştırmaları Merkezi’nde ziyaret edilebilir. Kaynak: Al Jazeera
Anne ve babasının kanser olduğunu öğrenen Borovik, anne ve babasının birbirine olan desteklerini ve tedavi sürecinde yaşadıklarını ve ölüme gittikleri 'o an'a kadar görüntüledi.
Natali Avazyan Twitter hesabından Türkiye'nin 81 iline ait çok özel fotoğraflar paylaşıyor. Biz de sizler için bu özel koleksiyonun İstanbul fotoğraflarından belli başlılarını derledik. Yanına da günümüze ait fotoğrafları koyduk ki değişime tanıklık edin. Günümüze ait fotoğraflar birebir o mekanın fotoğrafı olmayıp, yakın yerlerden çekilmiş fotoğraflarıdır. Fotoğraflara bakarken bunu göz önünde bulundurmanızı rica ediyoruz. Daha çok fotoğraf için: https://twitter.com/NataliAVAZYAN
TV hayatımıza onlarca yıl önce girmiş olsa da orada olanlar hâlâ çok konuşuluyor. Bir eğlence programına katılan dansözün giydiği kıyafetin olay olduğu yıllar çok da uzağımızda değil. Öpüşme sahneleri hâlâ ertesi günün gazetelerinde manşet oluyor ve ardından gelen “Araya yastık koyduk” açıklamalarıysa çok daha taze… Televizyonun Amerikalıların hayatına girmesiyse 1940′larda oldu. Günümüzde bile birçok ‘tabu’ya sahip TV’de 60′ların ortalarına kadar evli çiftlerin aynı yatakta olduğu sahneler bile gösterilemezdi. My Retrospace adlı blogda yayınlanan 1949′a ait ‘Television Taboos’ (Televizyon tabuları) isimli bu dergi yazısı o yılların komik yasaklarını hatırlatıyor. Anlaşılan o yıllarda dar kazaklar ve keyifle içki içmek TV’ye göre değildi. Gelin TV’nin ‘Jersey Shore’lu, ‘Bugün Ne giysem’li günlerinden İkinci Dünya Savaşı sonrasına bir yolculuk yapalım. İşte 1949 yılında bir Amerikan dergisinde yer alan makaleye göre o yılların TV tabuları: “TV henüz emekleme döneminde olsa da oldukça sağlıklı bir bebek, ancak sansürler etiği hakkında endişe veriyor. Televizyon tabuları (hoş genç aktrislerin yapmaması gereken şeyler) gittikçe artıyor. Örneğin TV kızları çok fazla bacak ve göğüs gösteremez. İçini gösteren dantelli iç çamaşırları, dar kazaklar giyemez. Öpüşme sahneleri ise ağırbaşlı ve soğuk olmalı. Eğer öpüşme ateşli bir hal alırsa ateşli çiftimiz kararmaya başlar ve yerlerini siyah ekran alır.”
Köşeyi Dönen Adam filminin sansürsüz görüntüleri. İnsanların ikiyüzlülüğünden ve açgözlülüğünden tiksinen Kemal Sunal, tüm kuponları yırtıp atıyor, ve can alıcı soruyu soruyor; 'Ne Yapmalı ?'
Ürdün'lü 7 yaşındaki Angelina Jordan Norveç'in 'Got Talent' yarışmasında seslendirdiği 'Bang Bang' parçası herkesi büyüledi. Onu dinlerken dikkat çeken en önemli özelliklerden birisi Amy Winehouse'un sesine benzerliği.
Türkiye’de ve dünyada Dr. House dizisiyle tanınan Hugh Laurie, 21. İstanbul Caz Festivali kapsamında 9 Temmuz’da sahne alacak. 21- İstanbul Caz Festivali’nin programı açıklandı. Festivalde Hugh Laurie’nin yanı sıra, Zülfü Livaneli ‘Rumi Suite – The Eternal Day’ adlı eserini ilk kez seslendirecek. Ayrıca trompetin ustası Hugh Maskela, perküsyon ustası Manu Katche, basgitarın tanınan ismi Richard Bona ve daha birçok konuk İstanbul’da sahne alacak. Bu yıl 1 - 16 Temmuz 2014 tarihleri arasında gerçekleşecek olan İstanbul Caz Festivali'nin direktörü Pelin Opcin dün akşam düzenlenen bir törenle festivalin bu yıl ağırlayacağı konukları açıkladı. İstanbul’un Santralistanbul, Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi başta olmak üzere birçok farklı mekanda düzenlenecek festivalin büyük sürprizi Dr. House dizisiyle tanınan aktör, yazar ve müzisyen Hugh Laurie’nin vereceği konser olacak. Masakela ile trompetin büyüsü Dünyanın en tanınmış trompetçilerinden biri olan Hugh Masakela da İstanbul Caz Festivali'nin konukları arasında. Güney Afrikalı müzisyen ülkesinin farklı etnik kültürlerinden beslenmiş ve müziğinde onları biraraya getirmiş bir isim. Nelson Mandela için yazdığı 'Bring Him Back Home' adlı şarkısı ile birçok ödül kazanan Masakela, bu defa tüm kadrosuyla birlikte İstanbul'da 14 Temmuz'da Ortaköy'de sahne alacak. Al Jazeera
Shakira ve Rihanna ’nın birlikte söylediği ‘ Can’t Remember To Forget You ‘ şarkısının klibini yayınlayan kanallar, videonun ‘ eşcinselliği çağrıştırdığı ‘ gerekçesiyle RTÜK’ten para cezası aldı. Daha önce Dream TV, Kral TV ve Show TV ‘ye klibi yayınlamaktan dolayı ceza veren RTÜK’ün gerekçesi ortaya çıktı. Hürriyet’in haberine göre son toplantısında ‘ Can’t Remember To Forget You ‘ klibini görüşen RTÜK, videodaki dansın ‘ eşcinselliği çağrıştırdığı ‘, ‘ çocuk ve gençler için rol model ‘ oluşturabileceğini belirtti. RTÜK verdiği cezanın gerekçesinde ‘klipte Shakira’nın, bir yatağın içerisinde ellerini sık sık bacaklarının arasına götürdüğü, iki kadın sanatçının aynı yatağın içerisinde, son derece açık saçık giysiler ve ritmik hareketlerle kıvrıldıkları’ söylendi. Kurulun yaptığı açıklamada “Klipte sergilenen erotik dansların eşcinselliği çağrıştırdığı, özellikle çocuk ve gençler açısından rol model oluşturabilecek türden olduğu dikkate alınmalıdır” ifadeleri de yer aldı. RTÜK’ün sakıncalı bularak ceza verdiği video klip Türkiye’de hâlâ yasaklı YouTube’da iki ay içerisinde 268 milyon kez izlendi.Diken
Günümüzün dünya turnesine çıkmış en ünlü sanatçılarından Lady Gaga, “Lady Gaga’s artRAVE: the ARTPOP Ball” turnesi kapsamında ilk kez Türkiye’ye geliyor. Daha önceki turnelerinde 4 milyonun üzerinde bilet satışı gerçekleştiren Lady Gaga’nın 16 Eylül’de İTÜ Stadyumu’nda gerçekleşecek olan Türkiye konseri, Pozitif Live organizasyonu ve Live Nation Global Touring işbirliği ile gerçekleşiyor. Şu anda listelerde 1 numaralı en çok satan album olan ARTPOP’un tanıtımı kapsamında gerçekleşecek konserin biletleri 05 Mayıs Pazartesi saat 10:00’da satışa çıkıyor.Türkiye’deki organizasyonu Pozitif Live tarafından üstlenilen “Lady Gaga’s artRAVE: the ARTPOP Ball” turnesi kapsamında gerçekleşecek konser, 4 platin plak sahibi sanatçının Billboard 200 listesine 1 numaradan giriş yapan son albümü ARTPOP’un dünya turnesi kapsamında düzenleniyor.04 Mayıs’ta ABD’de başlayan “Lady Gaga’sartRAVE: the ARTPOP Ball ” turnesi, takip eden aylarda Kuzey Amerika, Asya ve Avustralya’yı dolaştıktan sonra Avrupa’ya gelecek. Avrupa turnesinin ilk durağında İstanbul’a uğrayacak olan Lady Gaga, son yılların en çok dinlenen parçaları Alejandro, Bad Romance, Poker Face, Born This Way ve son albümünden dinlenme rekorları kıran G.U.Y gibi şarkılarıyla hayranlarına gerçek Monster deneyimini yaşatmaya hazırlanıyor.Live Nation Global Touring’den yapılan açıklamaya gore “Lady Gaga’s artRAVE: the ARTPOP Ball” turnesinin Kuzey Avrupa ve Avrupa bilet satışlarına inanılmaz bir talep var ve bu talebi karşılayabilmek adına da ek konserler turneye ekleniyor.
Nirvana grubunun efsanevi solisti Kurt Cobain ‘in, 20 yıl önce intihar ettiği gün cüzdanından çıkan ve eşi Courtney Lova ‘a yazdığı düşünülen bir mektubu ilk kez ortaya çıktı. CBS televizyonun haberine göre, San Francisco’daki Phoenix Hotel ’de yazıldığı tahmin edilen mektupta Cobain, “Sen Kurt Cobain, Courtney Michelle Love’ı, sivilceli bir fahişe olsa ve senin tüm paranı hortumlasa bile yasal eşin olarak kabul ediyor musun?” sözleri yer alıyor. eşi Love’a dan bahsediliyor. Cobain’in bu notu eşiyle ‘ dalga geçmek ‘ için kaleme aldığı düşünülüyor. Nirvana’nın vokalisti, intihar mektubunda eşine methiyeler düzmüştü. Mektup, Seattle polisinin Cobain’in intiharı hakkında ortaya atılan iddiaları değerlendirmek için tekrar soruşturma açması üzerine ortaya çıktı. Daha önceden de, bu soruşturma kapsamında yeniden ele alınan olay yeri görüntüleri ve otopsi raporu kamuoyuyla 20 yıl sonra ilk kez paylaşılmıştı. Diken
Ünlü oyun serisi Assassin's Creed'in filmi için yönetmen arayışları nihayet son buldu. Başrolünde Fassbender'ın olacağı filmin yönetmeni belli oldu.Ubisoft’un dünyaca ünlü oyun serisi Assassin’s Creed’in filminden haberler gelmeye devam ediyor. Şu ana kadar Michael Fassbender’ın başrolü oynayacağı açıklamasının dışında pek detayın belli olmadığı filmin yönetmen arayışı sürüyordu. Ay başında iki senaristle anlaşmış olsalar da henüz bir yönetmenin bulunamamış olması, yapımın yavaş ilerlemesine sebep oluyordu. Nihayet müjdeli haber geldi.Deadline sitesinin aktardığı habere göre yapımcılar Justin Kurzel ile filmin yönetmenliği için anlaşmış durumda. Şu sıralar Macbeth filmiyle uğraşan Kurzel, bu filmde de Michael Fassbender ile çalışmıştı. Böylece Macbeth sonrası filminde de Fassbender ile çalışmış olacak. Muhtemelen Kurzel’in seçiminde bunun payı büyüktür zira filmin 2015′in Ağustos ayında vizyona girecek olması takvimi biraz daraltıyor. Oyuncusundan tam verim almak için onunla taze çalışmış bir yönetmen, takvimi kısaltmaya yardımcı olabilir.Oyunun yapımcısı Ubisoft’un halen isim haklarını elinde bulundurduğunu ve filmi kendisinin de içinde olduğu bir süreçle yürüttüğünü belirtelim. Bu da oyuncuların “ucuz bir aksiyon filmine mi dönecek” sorularına şimdilik cevap olabilir. Ancak iş sinema olunca mükemmel bir film çıkacağını kimse garanti edemez. En azından oyunun senaryosuna katkıda bulunacakları için alt metninin sağlam olacağını düşünebiliriz.Film ülkemizde de Tiglon tarafından sinemada dağıtılacak. Firma, daha önce de yaptığı açıklamada dünya ile aynı dönemde, Ağustos ayında vizyona sokacağını açıklamıştı.Superkarga