Söyleşi: Kötü Ruhlu Malefiz Olarak Angelina Jolie

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Geçirdiği ameliyatlar nedeniyle kariyerine ara veren ve bu süre zarfında kendini meme kanseriyle mücadeleye adayan Angelina Jolie, Disney’in kötü kalpli cadısı Malefiz rolüyle geri dönüyor. İlk defa bir Disney filminde boy gösterecek olan Angelina Jolie, rolünün gereksinimlerini, çocuklarının Malefiz’e bakışını ve sağlık durumunu kamuoyuyla paylaşma kararını CinéLive dergisine anlattı.

Kötü kapli Malefiz’i oynayacağınız açıklandığında, bir çok insan “Angelina Jolie bu rolde harika olur” dedi. Bunu iltifat olarak mı yoksa hakaret olarak mı alıyorsunuz?

İnsanlar, bazı aktör ya da aktrisleri kaba ya da kötü adam rollerine yakıştırdıklarında gülümsüyorum. Malefiz beni küçüklüğümden beri etkilemiştir. Bir yandan beni çok korkuturdu, diğer yandan da ondan çok etkilenirdim. Onu her zaman çok sevdim. Teklifi kabul etmeden önce çok düşündüm ama bir gün kardeşim “Bunu gerçekten yapmalısın” gibi bir mesaj bıraktı ve kabul ettim.

Ama Malefiz gerçekten kötü kalpli…

Çok karanlık bir karakter. Bu noktadan sonra, Malefiz’i nasıl gizemli ve ilginç kılabiliriz, onu düşünmemiz gerekiyordu. Tehlikeli bir rol olduğu doğru. Linda Woolverton’un yazdığı senaryo oldukça tutarlıydı. Ana fikir sadece kötü kalpli birini oynamaktan zevk almak değil, bu tarz karakterlerin neden bu kadar cani ve agresif olduğunu da anlamak. Onu bu kadar gaddar olmaya iten nedir? Dışlanmışlığın kurbanı mı?

Çocuklarınız Malefiz hakkında ne düşündü?

Onu çok korkutucu buluyorlardı ama kendilerine Malefiz’in gerçek hikayesini anlatacağımı söyledim. Başkalarına anlatmayacaklarına söz verdiler. Onlara senaryoyu anlattım, benim için de küçük bir sınavdı. Bir gün sonra oğullarımdan biri arkadaşına Malefiz’i savunarak “Sen onu anlamıyorsun!” diyordu. Demek ki başarmışım. Bunu yapmak için bir çok nedenim vardı. Çocuklar adaletsizliği sevmezler. İyi ya da kötü olsun, çocuklar karakterlerin savaşçı olmasını isterler ve karakter, Malefiz gibi hata yaptığında, sınırı aştığında sinirlenirler, anlam veremezler. Böylece, tanımadıkları şeylerin varlığını keşfederler.

Malefiz kılığına girdiğinizde neler hissettiniz?

Aslında çok zarif ve kontrollü biri. Oynaması zor bir rol oldu. Benim için yepyeni bir meydan okumaydı. Malefiz’i sesim sayesinde kontrol edebildim. Bunun için çok çalıştım. Malefiz normalde benden çok daha büyük, kendine her zaman güvenen, gururlu biri. Kendime daha teatral, daha ‘British’ bir ses seçtim. Sesimi çocuklarım üzerinde denedim, pek bir değişiklik fark etmediler. Ben de bu karanlık sese daha melodik bir hava katmaya karar verdim ve işe yaradı! Gülmeye başladılar. Çözümü bulmuştum ve bu yönde çalıştım.

Aurora’yı oynayan Elle Fanning’le benzediğinizi söylüyorlar. Fanning ekranda ışık saçarken, siz daha karanlık ve korkutucu görünüyorsunuz…

Bunu bir iltifat olarak alıyorum. Elle Fanning gerçekten çok şaşırtıcı biri. Ekranı aydınlatıyor. Ben ise kendimi, sakin ve iyi biri olarak görmek isterim. Özel hayatımda da yapmaya çalıştığım bu. Geri kalan şeyler içinse hayat gerçek bir mücadele olarak geçiyor. İşimizde mücadele ediyoruz, politik olarak mücadele ediyoruz ve özel hayatımızla bile mücadele edebiliyoruz. Ben böyle yaşıyorum. Onun için de insanların düşündüğünden daha ciddi olmaya çalışıyorum. Elle Fanning ise çok şeker ve sempatik olmanın avantajına sahip. Onunla ilk karşılaşmamızı hatırlıyorum. Beni gördüğünde koridorun ucundan koşarak geldi ve bana sarıldı!

Kızınız, filmde Aurora’nın gençliğini oynuyor…

Her ne kadar Brad’le benim özel bir beklentim olmasa da, çocuklarımızı bir film setinde, küçük bir rolde görmek keyif verici bir şeydi… Hatta oyuncu olmamalarını tercih ederiz! Çekimler sırasında Vivienne 3 ya da 4 yaşındaydı. Film setinde, bütün çocuklar benden korkuyordu. Büyük olanlarla sorun yoktu ama en küçükler yanıma yaklaşamıyordu. Herhalde boynuzların ve tırnakların etkisi! Ama Vivienne, annesiyle oynadığı için sorun olmadı.

Gençken karanlık biri olduğunuzu söylemiştiniz. Sizi değiştiren ne oldu?

Evet öyleydim. Daha doğrusu öyle olmuştum… Çok seyahat ettim ve dünyada benim sorunlarımdan daha zor mücadelelerin, daha büyük acıların olduğunu anladım. Yardım kuruluşlarıyla çalışmamım sebebi de bu. Ve tabii ki çocuklarım var. Anne olmak, kendin için değil, başkaları için yaşaman anlamına geliyor. Bu sizi hayatınızın geri kalanı için değiştiriyor. Hala tepkimi çeken şeyler olsa da, her sabah uyanıp çocuklarımla oynuyor ve onlarla beraber kendi çocukluğuma geri dönüyorum. Bana bunu getirdiler.

Peki sonuç olarak, kötü kalpli olmak Malefiz’in biraz olsun hoşuna gitmiyor mu?

Sanırım öyle bir an gelir ki, herkes “Tamam, beni daha fazla zorlama, beni rahat bırak” der. Sanırım herkes hayatında en az bir kere saldırıya, ihanete uğramış, yargılanmıştır. Ve her zaman öyle bir an gelir ki “Tamam! Ben kötü müyüm? O zaman ne kadar kötü olabildiğimi sana göstereceğim” deriz.

Böyle bir topluma sahibiz öyle değil mi?

Evet ama yaşlandığımızda ve birbirimize benzediğimizi, biraz egoist olduğumuzu anladığımızda, oturup düşünmemiz gerekir. Şiddet ve kötülük her yerde. Dünyanın bazı yerlerinde yaşananlar, hayatımızda gündelik sorunlara ve atışmalara yer olmadığını anlamamızı sağlamalı. Canilik ve dehşet bizi bir araya getirmeli.

Siz de son zamanlarda, özel hayatınızda zor dönemlerden geçtiniz, sağlık sorunları yaşadınız. Bugün nasılsınız?

Çok iyiyim ve bu kararı aldığım için gurur duyuyorum. İyi doktorlara sahip olmak ve yönettiğim ‘Unbroken’ üzerinde çalışmak büyük bir şanstı. İşim konsantre olabildim.

Yaşadıklarınızı, New York Times aracılığıyla insanlarla paylaştınız, kadınları meme kanserine karşı test yaptırmaya çağırdınız.

Bu beni insanlara yaklaştırdı. Kadınlarla hastalıkları hakkında konuştum, erkeklerle eşlerinin ya da kızlarının sağlık durumu hakkında görüşlerimi paylaştım. Benimle aynı şeyleri yaşayan, yakınlarını kaybeden ya da ameliyatı düşünen insanlarla tanıştım. Bunu açık bir şekilde kamuoyuyla paylaşmak, onlar kadar bana da yardımcı oldu. Bana gelen destek gerçekten çok çarpıcıydı. 

ZETE
CinéLive’dan çeviren Cem Gelgün

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Angelina JolieTercihWalt Disneyşeker
Görüş Bildir