Johnny Depp'li Alice Harikalar Diyarı Filminin İkincisi Yolda
Lewis Caroll’un efsanevi öyküsünden beyazperdeye uyarlanan ve yönetmenliğini Tim Burton’un üstlendiği Alis Harikalar Diyarında filminin devamı için yapımcılar sonunda işbaşı yaptı.Son zamanlarda Muppets serilerinin beyazperde uyarlamalarıyla yankı uyandıran James Bobin’in kamera arkasına geçeceği Alice in Wonderland: Through the Looking Glass filminde; ilk öyküdeki ana kadro büyük oranda korunacak!Helena Bonham Carter, Johnny Depp ve Mia Wasikowska’nın yeninden kamera önüne geçeceği filmin, 27 Mayıs 2016 tarihinde vizyona gireceği belirtildi.kaynak: sanattakvimi.info/sinema
Sight & Sound'un Tüm Zamanların En İyi Belgeselleri Soruşturması
BFI (British Film Institute/Britanya Film Enstitüsü) tarafından çıkarılan prestijli sinema dergisi Sight & Sound, sayıları toplam 340′ı bulan yönetmen, film eleştirmeni ve festival programcısına gelmiş geçmiş en iyi belgeselleri sordu, ortaya aşağıdaki liste çıktı. Oylamaya katılan yönetmenler arasında Paul Greengrass, Joshua Oppenheimer, José Luis Guerin, Isaac Julien, Sergei Loznitsa, Kevin Macdonald, Amos Gitai, Pawel Pawlikowski ve Walter Salles gibi isimler bulunuyor. 1- Kameralı Adam (Chelovek s kino-apparatom, 1929) – Dziga Vertov 2- Shoah (1985) – Claude Lanzmann 3- Güneşsiz (Sans soleil, 1983) – Chris Marker 4- Gece ve Sis (Nuit et brouillard, 1955) – Alain Resnais 5- The Thin Blue Line (1989) – Errol Morris 6- Chronicle of a Summer (1961) – Jean Rouch & Edgar Morin 7- Nanook of the North (1922) – Robert Flaherty 8- Toplayıcılar (Les glaneurs et la glaneuse, 2000) – Agnès Varda 9- Don’t Look Back (1967) – D.A. Pennebaker 9- Grey Gardens (1975) – Ellen Hovde, Albert Maysles, David Maysles, Muffie Meyer 11- The Sorrow and the Pity (1969) – Marcel Ophüls 12- Ayı Adam (Grizzly Man, 2005) – Werner Herzog 12- Las Hurdes (1933) – Luis Buñuel 12- Işığa Özlem (Nostalgia de la luz, 2010) – Patricio Guzmán 15- F for Fake (1975) – Orson Welles 15- The Up Series (1964-) – Paul Almond, Michael Apted 17- Hoop Dreams (1994) – Steve James 17- West of the Tracks (2002) – Wang Bing 19- The Act of Killing (2012) – Joshua Oppenheimer, Christine Cynn 19- La batalla de Chile (1975-78) – Patricio Guzmán 19- The House is Black (1963) – Füruğ Ferruhzad 19- Listen to Britain (1942) – Humphrey Jennings and Stewart McAllister 23- The Emperor’s Naked Army Marches On (1987) – Hara Kazuo 24- Harlan County U.S.A. (1976) – Barbara Kopple 24- Histoire(s) du Cinèma (1998) – Jean-Luc Godard 24- Salesman (1968) – Albert Maysles, David Maysles, Charlotte Zwerin 27- Titicut Follies (1967) – Frederick Wiseman 28- Canım Babacığım (Capturing the Friedmans, 2003) – Andrew Jarecki 28- Gimme Shelter (1970) – Albert Maysles, David Maysles, Charlotte Zwerin 30- Leviathan (2012) – Lucien Castaing-Taylor & Véréna Paravel 31- Lessons of Darkness (1992) – Werner Herzog 31- The Quince Tree Sun (1992) – Victor Erice 33- Night Mail (1936) – Harry Watt & Basil Wright 33- Primary (1960) – Robert Drew 35- Crumb (1994) – Terry Zwigoff 35- A Diary for Timothy (1946) – Humphrey Jennings 37- Close-Up (1989) – Abbas Kiarostami 37- 100 Yılın İtirafları (The Fog of War, 2003) – Errol Morris 37- Los Angeles Plays Itself (2003) – Thom Andersen 37- Man on Wire (2007) – James Marsh 37- Moi, un noir (1959) – Jean Rouch 37- Portrait of Jason (1967) – Shirley Clarke 37- À Propos de Nice (1930) – Jean Vigo 37- Roger & Me (1989) – Michael Moore 37- Le Sang des bêtes (1948) – Georges Franju 37- The War Game (1965) – Peter Watkins 47- Culloden (1964) – Peter Watkins 47- Diaries, Notes and Sketches: Walden (1969) – Jonas Mekas 47- D’Est (1993) – Chantal Akerman 47- Handsworth Songs (1986) – John Akomfrah 47- Fırınların Saati (La hora de los hornos, 1968) – Octavio Getino & Fernando Solanas 47- Seasons (1975) – Artavazd Pelechian 47- Triumph of the Will (1935) – Leni Riefenstahl 47- Beşir’le Vals (Waltz with Bashir, 2008) – Ari Folman 47- Welfare (1975) – Frederick Wiseman 47- Workers Leaving the Lumière Factory (La sortie des usines Lumière, 1895) – Louis & Auguste Lumière Kaynak: Altyazı
En İyi 40 Video Oyun Fragmanı
Oyun oynuyoruz.Çünkü 20 saatlik film yok.Oyun oynuyoruz.Çünkü iyi müzik piyasada kayboldu.Oyun oynuyoruz.Çünkü hayal edebildiğimizi sanal da olsa yapabiliyoruz.Oyun oynuyoruz.Çünkü Televizyon kanallarından daha çok ortak noktayı tek platformda yakalayabiliyoruz.Oyun oynuyoruz.Çünkü fikirlerimizi gerçekleştirebilip,deneyebildiğimiz tek dünya video oyunlarının içinde.Oyun oynuyoruz.Çünkü çocukluktan bu yana en kolay ve en eğlenceli gelişime tutkunuz.
NBC: 'Tarantino Bana 'Kulübe Hoş Geldin!' Dedi'
'Kış Uykusu', Altın Palmiye kazandığı Cannes Film Festivali'ne ev sahipliği yapan Fransa'da dün vizyona girdi. Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, Fransa gazetelerine verdiği röportajlarda, Altın Palmiye'nin henüz hayatını değiştirmediğini söyledi.Nuri Bilge Ceylan’a Cannes Film Festivali’nde büyük ödül Altın Palmiye’yi kazandıran ‘Kış Uykusu’, festivale ev sahipliği yapan Fransa’da dün gösterime girdi. Daha evvel ‘Koza’ adlı kısa metraj filmiyle adım attığı Cannes Film Festivali’nde, festivalin en uzun filmlerinden biriyle büyük ödülü alan yönetmen, 3 saat 20 dakikalık filmin gösterimi dolayısıyla Fransa’nın büyük gazetelerine söyleşiler verdi.Liberation gazetesine tam sayfa röportaj veren Türk sinemasının ünlü yönetmeni, ödülün kariyeri ve hayatında yarattığı etkiye dair soru üzerine; “Belki bir sonraki filmim daha hızlı ilerleyecek. Ama şimdilik hayatımda fazla bir değişiklik olmadı. Elbette film her yerde gösterime girecek ve bu benim daha da tanınmama yardımcı olacak. Ödül gecesindeki seramoniden sonra toplu fotoğraf çekiminde de ilk duyduğum cümle bu olmuştu. Quentin Tarantino bana ‘Kulübe hoş geldin! Ben Altın Palmiye aldığımda festival başkanı da bana aynı şeyi söylemişti’ demişti” sözleriyle yanıt verdi.‘HER KARAKTERDE BİRAZ BEN VARIM’“Buna benzer büyük ödüller almakta bir tehlike olduğunu söyleyebiliriz. Sanatçının bir yanını öldürebilir, çünkü bir sondur neticede. Ama diğer taraftan heyecanım sönmedi. Ben hayatı zor kaldıran biriyim ve sürekli olarak sanata ihtiyacım var. Benim sinema yapma ihtiyacım buradan geliyor. Yaşamakta zorlandığım zor şeylerden söz etmeye devam edeceğim. Sanki film yaparak kendi varlığımla pazarlık ediyorum. Kış Uykusu’nun her karakterinde biraz benden izler var. Ama elbette kendimi en çok Aydın’a yakın hissediyorum. Filmlerimde benden izler olduğu gibi, karakterlere insanların hiç sevmediğim yanlarını da koyuyorum.” HürriyetArzu Morin ÇAKIR
1600 Yıllık El Yazması İncil Ele Geçirildi
1600 yıllık el yazması 6 deri İncil, jandarmanın operasyonuyla ele geçirildi.Muğla'nın Köyceğiz İlçesi’nde, 33 yaşındaki B.S.’nin satmaya çalıştığı 1600 yıllık el yazması 6 deri İncil, jandarmanın operasyonuyla ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen şüpheli tutuklanırken 6 İncil müzeye teslim edildi.İl Jandarma Komutanlığı ile Köyceğiz İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, 33 yaşındaki B.S.’nin, tarihi el yazması 6 İncil’i satmak için müşteri aradığı istihbaratını edindi. Yapılan teknik takip sonrası İncil’i satmak için yola çıkan B.S., geçen salı günü akşam saatlerinde, Beyobası’ndan ilçe merkezine giderken yakalandı.Araçta yapılan aramada yaklaşık 1600 yıllık olduğu belirtilen 6 İncil ele geçirildi. B.S., jandarma tarafından gözaltına alındı. B.S.’nin ifadesinde kitapları yolda bulduğunu ve eserleri Fethiye Müze Müdürlüğü’ne teslim etmek için yola çıktığını söylediği öğrenildi.CNNTürk
İstanbul'un Deyimleri Bu Kitapta
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Çilem Tercüman tarafından kaleme alınan kitap, İstanbul'un kültürel değerleri hakkında ipuçları vermenin yanı sıra Türkçenin zenginliklerini hatırlatmayı amaçlıyor İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş., masalların, efsanelerin, tarihi olayların kaynaklık ettiği, günlük konuşmada sıklıkla kullanılan, Türkçeye zenginlik katan 100 deyimi, ilginç hikayeleri ile birlikte tek kitapta topladı. 'İstanbul’un 100 Deyimi' isimli kitap, İstanbul’da yaşanmış olayların, İstanbul’da yaşamış tarihi kişiliklerin konu olduğu deyimlerin anlamlarını ve ortaya çıkış hikayelerini içeriyor. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Çilem Tercüman tarafından kaleme alınan kitap, İstanbul'un kültürel değerleri hakkında ipuçları vermenin yanı sıra Türkçenin zenginliklerini hatırlatmayı amaçlıyor. 'Püsküllü Bela', 'Dingo’nun Ahırı', 'Divanyolu’nda Fidan Büyütmek', 'Eşref Saati', 'Derdini Marko Paşa’ya Anlat', 'Serçeden Başka Kuş, Zeyrek’ten Başka Yokuş Bilmemek', 'Üsküdar’da Sabah Oldu', 'Göksu Testisi Gibi Terlemek', 'Ayasofya’da Dilenip Sultanahmet’te Sadaka Vermek', 'Marmara Çırası Gibi Tutuşmak', 'Mahşer Midillisi', 'Surre Devesi Gibi Takıp Takıştırmak', 'Lahanacı-Bamyacı', 'Vermeyince Mabud neylesin Mahmud', 'Hafız Paşa Tokatı' ve 'İçerisi Mahmutpaşa Çarşısı', kitapta hikâyeleri ile birlikte yer alan deyimlerden bazıları... Ağzınla Kuş Tutsan Nafile : “Kişinin kendini yahut yaptığı işi beğendirememesi” anlamında kullanılan “ağzınla kuş tutsan nafile” deyiminin ortaya çıkışı, kaynaklarda şu hikayeyle anlatılır: Osmanlı İmparatorluğu’nun güçlü dönemlerinde, Fransa ile her alanda iyi ilişkilerin kurulduğu yıllarda bir gün, Topkapı Sarayı’nda huzura kabul edilmeyi bekleyen Fransa elçisi, işinin çok önemli ve acele olduğunu söyleyerek kızlarağasını kendisini bir an önce içeri alması için ikna etmeye çalışır ve buna karşılık şu cevabı alır: 'Şevketli padişahımız bugün çok hiddetli. Biraz önce külahından tavşanlar çıkaran, alev alev yanan çubukları ağzında söndüren, havaya uçurduğu kuşu birkaç sözüyle geri döndürüp ağzıyla ayaklarından yakalayan hünerli bir hokkabazı dahi huzurundan kovdu. Senin anlayacağın, ağzınla kuş tutsan nafile, ama yine de büyük bir hünerin varsa söyle, zat-ı şahaneye arz edeyim.' Amme-i Davadan Zembili Yırtmak : Osmanlı’nın meşhur şeyhülislamlarından “Zembilli” lakabıyla tanınan Ali Efendi, evinin üst katındaki penceresinden zembilini sarkıtır, kimin bir sorusu olursa yazarak bu zembile koyar, Ali Efendi de uygun fetvayı yine zembille aşağıya yollarmış. Hatta rivayet odur ki yolda yürürken bile zembilini elinden bırakmaz, herkes yazdığı soruları zembile atarmış. Zembili kısa sürede eskiyen Ali Efendi, yenisini almak için çarşıya gittiğinde işlerinin çokluğundan kinaye olarak alışveriş yaptığı dükkân sahiplerine “Amme-i davadan yine zembili yırttık!” dermiş. Ayasofya’da Dilenip Sultanahmet’te Sadaka Vermek : Hayatını başkalarının yardımıyla sürdürdüğü halde gösteriş yapmak amacıyla elindekileri etrafa dağıtanlar için kullanılan bu deyim kaynaklarda, “Sultanahmet’te dilenip Ayasofya’da sadaka /zekât vermek” şeklinde geçmektedir.Milliyet Sanat
Müzik Ne Kadar Zararlı Olabilir?
“Müzik hayattır” “Müzik ruhun gidasıdır” gibi söylemleri hepimiz duymuşuzdur. Bu yazıda bu söylemlerin bizim için nasıl dezavantaja çevirilmiş onu açıklayacağım. Yazıya başlamadan önyargılarınızı kapıda bırakıp öylece kapıdan geçmenizi istiyorum. Yinede aranızda yazımı ön yargıyla okuyacaklar olacak. Onların şüphelerini de kıracaktır bu yazı. KaynakÇağımızda önemli hastalıklardan biri de unutkanlık. Ve bunu hastalık olarak görmeyenler var. Bu hastalığın sebepleri arasında Porno sektörünün tüm dünyayı ele geçirdiği gibi bu hastalığın bir diğer sebebi ise müziktir. Bu tür olumsuzluklar özellikle genç nüfusun üzerine çullanmış durumda. Özellikle sözlü müzikler rap şarkıları vb. müziklerden bende nasibimi alıyorum. Nasıl sadece bir müzik bunu yapabiliyor diyorsanız size açıklayayım: Öncelikle müzik bize hoş geldiğinden 4 dakikalık müziğin hepsini beyin kaydediyor. Bazen yıllar önce dinlediğiniz bir müziğin çok küçük bir kısmını bile duymamız sonucunda o müziğin hepsini hatırlıyorsunuz. 10 yıl içerisinde ortalama olarak duyduğunuz şarkıların sayısı işin içerisine girdiğinde durumun vehameti ortaya çıkıyor. Düşünsenize 7 yaşında duyduğumuz bir parçanın 19 yaşımızda küçük bir kısmını duyduğunuzda hepsini hatırlayabiliyorsunuz. 4 yaşında duyduğum Sezen Aksu’nun bir şarkısını dahi hatırlıyorum. Şu an 20 yaşındayım 16 yıldır hatırladığım bir şarkı var. Kim bilir daha ne zamana kadar bu parçayı hatırlayacağım ve bu süre boyunca acaba aklımda kendisine yer edinmiş kaç tane şarkı var? Bu şarkıların sayısı binleri buluyor. Hiç şaşırmayın! Ve kesinlikle abartmıyorum. Beyninizde başka bilgilerin yerini tutan binlerce şarkı var. Hafıza yetersizliğinin sebeplerinden biri de bu. Elbette sadece bu değil. Müziğin zararları bununla bitmiyor. Dünyada iyi niyetli kişilerin sayısı sandığımızdan çok daha az. En azından kötü niyetli kişilerin elinde olan güç iyi niyetli kişilerinkinden çok daha fazla (İlerde bu konu hakkında yazacağım). Bu iyi bir şey değil. Neyse kötü niyetli kişiler müziğin bu etkisini kullanıp dünyada büyük toplulukları kontrol etmeyi hedefliyor. Size bu söylediğim komplo teorisi gibi gelebilir ama korkmaya başlasanız iyi olur. Müziğin arka planına farketmediğimiz ama beynimizin algıladığı sesler yerleştirip bu seslerin bize ifade ettikleri sayesinde tek tip toplum yapmayı amaçlayan insanlar var. Tek tipten kasıt benzer kişiliğe sahip çok tüketen bir toplum ortaya çıkarmak. Ve emin olun size yapmak istedikleri şeyler bununla sınırlı değil. Bu kişilerin amacı doğrultusunda kullandığı pek çok araç (Televizyon,internet ve reklamlar) var bunların en önemlileri arasında müzikte var.Peki şarkılarımızı dinlemeyecek miyiz? diye soracaksınız. Sizlere tavsiyem Ipodunuzda ve telefonunuzdaki bütün şarkıları silin. İlla müzik dinlemek istiyorsanız; klasik müzik dinlemeye başlayabilirsiniz. En azından beyniniz başkalarına itaat etmez. Aslında sıkıcı bir hayata karşıyım. Size söyleyeceğim son şey hayatınızı çılgınca yaşayın. Paranızı savurmanıza gerek yok. Evde oturup müzik dinlemenizede gerek yok. Bir kere şampiyon olmuş olmanız yeterli. Burda kişisel gelişim zırvalarından bahsetmiyorum. Eğlenin! Muhammed Demirdağ
Prenses Diana'nın En Güzel 18 Fotoğrafı
Herkes onu Kalplerin Kraliçesi olarak tanıyor..O Galler Prensesi Diana Spencer.Bilmeyenler, buradan bilgi edinebilirler:http://tr.wikipedia.org/wiki/Prenses_Diana
Iran'ın Banksy'si, Sokak Sanatçısı "BlackHand" ile Tanışın!
Sokak sanatı bu sefer belki de en beklenmeyen yerde ortaya çıktı, İran'ın başkenti Tahran'da... Sosyal medyada viral olan fotoğraflar, BlackHand isimli sokak sanatçısının İran'ın Banksy'si şeklinde konuşulmasına sebep oldu. (Banksy kim ki diyenler için, dünyanın en ünlü sokak sanatçısının eserleri için şöyle alalım)İran'da graffiti yapmak yasak olsa da, yönetim, kendisini destekleyen sokak sanatlarına izin veriyor. İşte protest tavrıyla 'İran'ın Banksy'si lakabını alan BlackHand'in sokak sanatından örnekler