onedio
TRT'den Game Of Thrones Jenerik Müziği Yorumu
Gitarla çalan, udla çalan, kemençeyle çalan derken TRT Müzik’te program yapan Cafer Nazlıbaş ve ekibi, Son Mevsim Türküler programında Game of Thrones dizisinin müziğini çaldı.
Aralık Ayında Takviminize İşaretlemeniz Gereken Konserler
Ekim ve Kasım aylarıyla beraber sezona hareketli bir şekilde başlayan İstanbul’da Aralık ayında da birçok konser mekânında; elektronikten caza, klasikten indie pop’a farklı müzik türlerinde dopdolu bir program müzikseverleri bekliyor.The Magger’a göre, Aralık'ta takviminize işaretlemeniz gereken pek çok müzik etkinliği olacak. İşte o konserlerden bazıları:
Malt Grubunun Solisti Cenk Durmazel Yoğun Bakımda
Cenk Durmazel, Beyoğlu’ndaki evinin merdivenlerinden düşerek yaralandı.Hastaneye kaldırılan Durmazel’in tedavisi yoğun bakımda devam ediyor. Malt grubunun resmi twitter hesabı, Durmazel’in durumunun stabil olduğunu açıkladı. Grup Durmazel'in taburcu olduğu yönündeki haberleri de yalanladı.CNN Türk
Godfather'ın Çekildiği Ev Satılıyor
Sinema tarihinin en önemli filmlerinden biri olarak kabul edilen Godfather’ın (Baba) çekildiği ev yaklaşık 3 milyon dolara satışa çıkarıldı.Kazandığı üç Oscar ve sayısız ödülle Hollywood’un tarihe geçen yapımı Godfather’ın 1972’de çekildiği ev satışa çıkarıldı. Newyork’un Staten Island bölgesinde yer alan ev için 2 milyon 895 bin dolar isteniyor.580 metrekare genişliğindeki evin beş yatak odası, yedi banyosu, bir spor salonu, bir oyun odası, bir kayıt odası ve dört arabalık bir garajı bulunuyor.1930 yılında inşa edilen ev, filmin açılış sahnesinde ana karakter Don Corleone’un kızının düğününün de çekildiği 2 bin 230 metrekarelik bir alana yayılıyor.Milyon dolarlık başyapıtNew York'ta yaşayan güçlü bir İtalyan mafya ailesinin hikâyesinin anlatıldığı ve üçleme olarak çekilen Godfather serisi, İtalyan yazar Mario Puzo'nun yazdığı aynı adlı romandan uyarlandı.Francis Ford Coppola'nın yönettiği, Marlon Brando ve Al Pacino'nun başrollerini paylaştığı film; üç Oscar, beş Altın Küre ve sayısız ödül aldı.Gişe hasılatı dünya çapında yaklaşık 245 milyon dolar olan filmde ayrıca James Caan, Robert Duvall, Diane Keaton, John Cazale gibi ünlü isimler yardımcı rollerde yer aldı.1990 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi tarafından 'kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli' filmler arasına seçilen Godfather serisi, Amerikan Film Enstitüsü’nün en iyi 100 film listesinde ikinci sırada yer alıyor.Washington Post
Contemporary İstanbul Rekor Satış ve Ziyaretçiyle Sona Erdi
9. Contemporary Istanbul 16 Kasım Pazar günü sona erdi! 17 bin metrekarelik alanda gerçekleşen Contemporary Istanbul’u 77 bin sanatsever ziyaret etti. Fuarda yer alan eserlerin toplam değeri ise 190 Milyon TL.Türkiye’nin uluslararası en geniş çağdaş sanat fuarına 23 ülkeden, 520 sanatçı, 108 çağdaş sanat galerisi katıldı. 340’ı Contemporary Istanbul tarafından davet edilen toplam 1000’e yakın yabancı koleksiyoner, profesyonel, akademisyen ve 8 ayrı uluslararası müze grubu fuarı ziyaret etti. Sergilenen eserler 2014 yılında gerçekleşen uluslararası fuarların ortalama satış değerlerinin % 30 üzerine çıkarak % 72 olarak gerçekleşti. Bu oran 9.cu yaşında Contemporary İstanbul’un vardığı en yüksek seviye oldu.Alex Katz’ın 62.000 € değerindeki “red hat sunrise” adlı tablosu, Yayoi Kusama’nın 70.000€ değerindeki “dots obsession” tablosu ve Ergin İnan’ın 180.000 usd değerindeki “öte dünya kapıları” adlı eserleri satılan önde gelen eserler arasında yer aldı. Emmanuel Fremin Gallery tarafından sergilenen Melissa Mızraklı’nın 20 eseri, Andipa Gallery’de sergilenen Slinkachu’nun tüm eserleri, Nuri Bilge Ceylan’ın 20 fotoğrafı alıcı buldu. NoHLab/Musion ’İn 35.000 € değerindeki In-ter-sec-tion Rules isimli hologram işi Türkiye’de satılan en yüksek bedelli yeni medya işi oldu.Fuarın ön izleme gününe katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, İstanbul’un Contemporary Istanbul sayesinde giderek çağdaş sanata yön veren bir şehir haline geldiğini, Contemporary İstanbul’un bir global marka olduğu ve özellikle İstanbul’un tanıtımı yönünden büyük önem taşıdığını ve fuara verilen önemi göstermek için özellikle ön izleme gününde ziyaret etmek istediklerini belirtti.Contemporary Istanbul ‘un Gala davetinde 350 uluslararası davetliye hitaben yaptığı konuşmasında Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, İstanbul’un çok yakın bir zamanda dünyanın önde gelen sanat ve kültür merkezleri olan New York, Londra, Paris ve Berlin ile beraber anılacağını belirterek dünyayı saran globalleşmenin, ancak yerel değerlerin korunması ile mümkün olabileceğini ve dolayısı ile Türk Çağdaş Sanatının giderek öneminin artacağına dikkat çekti.Contemporary Istanbul’un yeni girişim ve insiyatifi CI Editions sınırlı sayıda üretilen özel edisyonları sundu. Hale Tenger’in Ayyy yıldız.’ı heykeli, Buğra Erol’un Evinde gibi Hisset 1’i, Fırat Engin’in Untitled objeleri, Orhan Cem Çetin’in fotoğrafları, Ali Emir Tapan, Ardan Özmenoğlu’nun One &Only isimli ipek baskısı, Ahmet Polat ve Sıtkı Kösemen’in fotoğrafları, Erdoğan Zümrütoğlu’nun triptiği özel edisyonlu eserler olarak sergileniyor. Mustafa Horasan, Gözde Türkkan, Book Lab, Seçkin Pirim, Ahmet Duru, Selçuk Ceylan, Özlem Günyol & Mustafa Kunt, CI Editions’a özel edisyon üreten sanatçılar arasında dikkat çekti. CI Editions, fuar sonrasında müze mağazalarında, konsept mağazalarda ve online olarak sunulmaya devam edecek. Fuar alanında gördüğü ilgiden sonra CI Editions, önemli sanat fuarlarına şimdiden katılım için davet aldı.Plugin Istanbul Yeni Medya Bölümünde ses ve ışık enstalasyonları, etkileşimli ve jeneratif sanat projeleri, iç mekan mapping projeleri, hologram işleri ve video sanatı özel bir seçki ile sergilendi. Dikkat çeken işler arasında Ouchhh’un dijital görselli odası, NOHlab ve Musion’ın hologram görüntüleri, MOCC’un gerçekleştirdiği ve küratörlüğünü Lanfranco’nun yaptığı “National Panties” isimli sergi, Paul Myoda’nın mekanik enstalasyonları ve Zimoun’un ses enstalasyonu yer aldı. Plugin Stage’de konuşma ve gösterimler yer aldı. Candaş Şişman, Deniz Kader, Ozan Türkkan’ın sanatçı konuşmaları ile beraber Mimarlık ve yeni medya, sanat olarak video oyunları, yeni medya işlerini saklamak ve korumak gibi yeni medya ve yardımcı öğelerinin masaya yatırıldığı bir konuşma programı yer aldı. Yeni medya koleksiyonerliği oturumunda Borusan Holding CEO’su Agah Uğur konuştu.Çin çağdaş sanatına farklı bir bakış ile Dr. Michael I. Jacobs ’ın gözünden Çin video ve projeksiyon sanatı seçkisine yer verilen “Now You See” sergisine 10 genç Çinli sanatçının işlerine ver verildi. Whitney Müzesi küratörü Chrissie Iles’ın kürasyonunu yaptığı sergi fuar alanını ziyaret edenler tarafından yoğun bir ilgi gördü.CI Dialogues konferans programı kapsamında “Yeni Medya Galerisi Yönetimi”, “Gelecek bugündür- Çin’den Çağdaş Sanat”, “Çağdaş Sanatın Bugünü ve Yarını”, “Gelecek Nasıl Biriktirilir?” gibi konular tartışıldı. 2. Istanbul Tasarım Bienali Kapsamında Yarının Tasarım ve Mimarisi, Venedik Bienali 14. Uluslararası Mimarlık Sergisi / Hafıza Mekanları başlıklı konuşmada Mimar Murat Tabanlıoğlu Türkiye Pavyonu deneyimini aktardı. Canlı yayınlanan “Bugünün Sanat Ekonomisi Yarının Sanat Ekonomisine karşı” isimli Bloomberg HT Panelinde konuşan Sotheby’s International Yönetim Kurulu Başkanı Robin Woodhead konuşmasında koleksiyonların yatırım boyutuyla ilgili önemli noktalara değindi. Genç sanat severleri hedefleyen ve bu sene ilki gerçekleştirilen “Pazar Seminerleri” yoğun ilgi gördü.Contemporary Istanbul Program Direktörü Marcus Graf ’ın küratörlüğünü yaptığı CI 90 Minute Shows her 90 dakikada bir, bir sanatçının solo şovuna yer verdi. Charlie Stein, Ali Emir Tapan, Mehmet Ali Uysal, Lukas Ulmi, Fani Zguro, Ansen, Liu Dao, Orhan Cem Çetin, Voldemars Johansons katılan sanatçılar arasında yer aldı.Contemporary Istanbul’un Ana sponsorluğunu Akbank Private Banking, ortak sponsorluğunu ise Yıldız Holding ve 42 Maslak üstledi . Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer : “Başlangıcından itibaren kesintisiz yer alan sponsorluğumuzdan gurur duyuyoruz. Sanat gitgide önemini artırıyor ve bu kadar önemli bir işi herkesten önce keşfetmiş olmaktan dolayı memnunuz.”Yıldız Holding Kurumsal İletişim Müdürü Zuhal Şeker: “Contemporary İstanbul ile işbirliğimizin üçüncü yılı. Yıldız Holding olarak destek verdiğimiz sanat platformlarında çocuklar için de bir pencere açmaya özen gösteriyoruz. Bu yıl Contemporary İstanbul’da dört günde 1500’den fazla çocuğu sanat ile buluşturduk. Fuarın kapılarını küçük sanatseverlerimize açarak destek veren Contemporary istanbul’a çok teşekkür ederiz.”Bay İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Erol Özmandıracı: “Artful Living felsefemiz 42 Maslak projrmizinde ruhunu oluşturuyor. Ortak sponsor olarak Contemporary İstanbul'a destek vermekten, modern sanatın bu muhteşem buluşmasına katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.'Contemporary Istanbul fuara paralel olarak düzenlediği özel koleksiyoner programı uluslararası koleksiyonerleri bir araya getirdi ve koleksiyonerler arasında etkin bir ilişki ağı kurulmasını sağladı. Bu sene 11 Kasım Salı günü ilki düzenlenen Gala Yemeği gelenekselleşerek her sene düzenlenmeye devam edecek. Yabancı koleksiyonerler fuardan ve fuarın koleksiyoner programından çok etkilendiklerini bildirdiler. Barut Koleksiyonu, Papko/Öner Kocabeyoğlu Koleksiyonu ve Ünlü & Co Çağdaş Sanat Koleksiyonlarına düzenlenen ziyaretlerin ve özel davetlerin zenginliğinden memnuniyetlerini belirttiler. Fuardaki uluslararası çapta genç ve yeni sanatın zenginliği özellikle dikkatlerini çekti.Art Brussels’dan Belçikalı koleksiyonerler Chris & Lieven Declerck “Istanbul’da geçirdiğimiz bu muhteşem zamanı bize sunduğunuz için tekrardan teşekkür etmek isterim. CI sayesinde ilgi alanlarımızın aynı olduğu birçok kişiyle tanıştık. Sanat, hayatı daha fazla yaşanır kılıyor ve bu organizasyonda gerçekleştirdiğiniz başarıyı kutlamak isterim.”Hint asıllı koleksiyoner Sunita Shankar , “Genel olarak eserlerin seçkisini başarılı buldum ama özellikle zaten ilgi duyduğum Türk çağdaş sanatına daha yoğunlaşmaya karar verdim. Contemporary Istanbul’da gördüğüm seçki sayesinde özellikle genç sanatçılara yatırım yapmaya başlayacağım.”Fransız koleksiyoner ve Palais De Tokyo’nun koleksiyoner grubu Tokyo Art Club’ın kurucusu Susanne van Hagen “Mükemmel bir VIP program, şimdiye kadar katıldığım uluslararası fuarlar arasında yer aldığım en iyi program diyebilirim. Tokyo Art Club üyeleri, organize edilen geceler ve ziyaretlerden çok memnun kaldı.”Thierry Forien , SIPLEC Direktörü “Contemporary Istanbul VIP programı büyüleyiciydi. Birçok ilginç kişiyle tanışma fırsatına sahip oldum ve organizasyonun kalitesinden çok etkilendim.”Fuarın katılımcı galerilerinden Mark Hashem Gallery kurucusu Mark Hashem “En iyi şekilde bilgi akışının sağlandığı koleksiyonerleri ile uluslararası standartlarda muhteşem bir fuar.”Emre Kurttepeli – C24 Gallery: “Çok ayrıcalıklı bir fuar oldu. Birçok uluslararası koleksiyoner tarafından dikkatle takip edildi. 3 yıldır fuara katılıyorum ve ziyaretçilerin, sergilenen eserlerin kalitesi her yıl katlanarak artıyor. Tebrikler!”Daryo Beskinazi – X-ist Galeri: “Koleksiyoner grubu olarak özellikle yabancı koleksiyonerlerden büyük ilgi vardı.”Hazer Özil – Dirimart: “Geçen senelere göre daha yoğunduk ve daha kalabalık uluslararası koleksiyoner gruplarıyla karşılaştık, bu yıl sinemanın 100.yılı nedeni ile davet ettiğimiz Sayın Nuri Bilge Ceylan’ın fotoğraf çalışmaları inanılmaz ilgi gördü ”Melkan Tabanlıoğlu, – Galerist : ”Geçen seneye göre çok daha fazla katılım olduğunu gözlemledik. Gelen ziyaretçi ve koleksiyonerlerin artık galerileri ve sanatçıları yakından tanımaya başladıklarını gördük ve fuarda gerçekleşen Plugin ve CI Editions bölümleri, ziyaretçileri en çok besleyen eklemeler oldu.”Mary Nguyen – Emmanuel Fremin Gallery: “Bu seneki fuar, koleksiyonerlerden galerilere kadar kesinlikle mükemmel. Muhteşem bir başarı sağladık ve bunun bir parçası olduğumuz için çok mutluyuz, 2015’de daha geniş alanda yer alacağız.”Valentina Ragozzino - Barbara Paci: “CI, her sene daha güzel ve daha ilginç oluyor. Türk koleksiyonerler, özellikle benim galerimde Italyan sanatına ve heykeline olan ilgilerini sürekli gösteriyorlar. Ayrıca Italya’dan gelen önemli koleksiyonerleri de Istanbul gibi güzel bir şehirde görmek bizi çok mutlu etti.”Sven Purrmann - Galeri Edition Purrmann: “Tabii ki seneye tekrar katılacağım. Fuar, sadece katılımcılar ile değil, birçok ülkeden fuara gelen ziyaretçiler ile de uluslararası olarak yayılmaya devam ediyor. 7 yıldır sürdürdüğümüz katılımcılık için söyleyebilirim ki her defasında bizim için bir zevkti.”Anna Wallace Thompson - Kashya Hildebrand “Fuar organizasyonunun profesyonelliğinden ve fuara gelen ziyaretçilerin yoğunlundan çok memnun kaldık, Istanbul geleceğin sanat başkenti, mutluyuz.”Cumhuriyet
Reklam
Kemal Sunal'dan Her Devrin Kazananı "Zübük"
Zübük, Aziz Nesin'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmış, yönetmenliğini Kartal Tibet'in senaristliğini Atıf Yılmaz'ın yaptığı ve Türkiye siyasi yapısındaki çarpık karakterlerin hicvedildiği, Kemal Sunal'ın baş rolünde yer aldığı 1980 yapımı Türk filmi.
Reklam
20 Etkileyici Fotoğraf ile James Dean
Henüz 24 yaşında, bir trafik kazasıyla hayatını kaybeden efsane aktör, sinema tarihinin en çekici isimlerinden biridir. Aşağıdaki fotoğrafları da bunu doğrular nitelikte...
Reklam
Miki Fare 86 Yaşında!
1928'de Walt Disney tarafından yaratılan çizgi karakter Miki Fare | Mickey Mouse 18 Kasım yani bugün 86. yaşını kutluyor.İnsan özellikleri taşıyan ve 1928 yılında, ilk sesli çizgi film 'Steamboat Willie ile ünlü olan Miki Fare karakteri, sonraları kısa metraj çizgi filmin yıldızı haline dönüştü.Walt Disney'in kendisi tarafından tasarlanan ve seslendirilen Miki Fare karakteri, Disney'in, küçük bir otel odasında gördüğü, yuvasından çıkan sevimli fındık faresinden aldığı ilhamla ortaya çıktı. Karakter, şirketin resmi tarih kayıtlarına göre, 1928 yılında yapılan tren seyahatleri sırasında geliştirildi.Üne kavuşmadan önceki ismi ''Mortimer'' olan karakterin adı, Walt Disney'in eşi Lillian'ın isteğiyle ''Mickey'' olarak değiştirildi. Karakter, ilk olarak, Disney'in şef animatörü Ub Iwerks tarafından çizildi.Walt Disney ve Iwerks, Miki Fare için ''Zırdeli'' ve ''Dörtnala Gauço'' adında iki sessiz çizgi film yarattı. Disney, daha sonra, Al Jolson'un 1927'de yarattığı caz şarkıcısının büyük bir başarı kazanması üzerine, karakterin yer aldığı filmleri şarkı, müzik ve ses efektleriyle süslemeye karar verdi.Miki Fare, 1930'ların sonlarına kadar 100'den fazla çizgi filmde yıldızlaştı. Popülaritesi 1940'larda azalan Miki Fare, 1950'lerde yeni bir hayata başladı ve ''Miki Fare Kulübü''nün televizyonda yayımlanması ve eğlence merkezi Disneyland'ın açılmasıyla tekrar herkesin sevgilisi oldu.-MİKİ FARE VE AİLESİ-İlk 5 yıl yaratılan çeşitli çizgi karakterlerle pek bir yere varılamadıysa da 1928'de Walt Disney'in ürettiği Miki Fare büyük yankı uyandırdı.Walt Disney Company'nin şöhretini de artıran Miki Fare'yi, kız arkadaşı ''Mini Fare'' izledi. Ardından köpek Pluto, Goofy ve Donald Duck geldi. Yaratılan her karakter beğeni toplarken, şirket milyonlarca dolarlık dev yatırım projeleriyle masal kahramanlarını da animasyon haline getirmeye başladı. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Pinokyo, Define Adası ve Davy Crockett ile devam eden seriler, Walt Disney Company'yi giderek büyüyen dev bir endüstri haline getirdi.AA
Sinema Tarihinin Hamurunda Kötülük de Olsa Sevilen 15 Anti Kahramanı
Antikahraman (İngilizce: Antihero), edebiyat ve sinema başta olmak üzere günümüzün popüler kültüründe idealleri, amaçları ve kişiliği alışılageldik kahramanların farklı olan baş karakterleri tanımlamada kullanılır. Ekstrem zaafları yada marjinal yanları olan baş kahraman şeklinde de tarif edilebilir. Her bir antikahraman aslında kendi felsefesi içinde tutkunluk ve içimizde olup ama dışımızda olamadığımız benliğimizin, aşırılaştırılmış yansıması gibidir.Sinema tarihinde kült olarak değerlendirilen ve benimde sevdiğim bir sinema tarzı olan antikahraman filmlerin ilk 15'ne...
İzlanda'nın Farklı Bir Gezegene Ait Olduğunu Düşünmenizi Sağlayacak 15 Mükemmel Fotoğraf
Büyük volkanları, patlayan gayzerleri, buzulları, ve görkemli şelaleleriyle İzlanda, gezegenimizin en ilgi çekici bölgelerinden birisi. Bir çok fotoğrafçının çok özel fotoğraflar çekebilmek için mutlaka ziyaret ettiği bu seyrek nüfuslu İskandinav ülkesi son yılların en popüler turizm odağı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Sıra dışı bir şeyler görmek istiyorsanız gitmeniz gereken adres kesinlikle İzlanda...İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
Ünlüler Korosu Ebola İçin El Ele
Band Aid projesi kapsamında Bono, Rita Ora ve Chris Martin gibi müzisyenler biraraya gelerek, ebola kurbanları için şarkılar seslendirdiler.İlk olarak, 1984’de Etyopya’daki açlık için bir araya gelen Britanyalı ve İrlandalı müzisyenler, 30 yılın ardından bu defa ebola kurbanları için söylüyor. Band Aid ismiyle bilinen ünlüler korosu’nda yer alan müzsiyenler arasında, One Direction, Bono, Emeli Sandé, Rita Ora, Ed Sheeran, Ellie Goulding, Sam Smith ve Chris Martin bulunuyor. Aynı stüdyo, 30 yıl önce de Afrika’daki açlar için bir araya gelen ünlüler korosunun kayıtlarını yapmıştı. Do They Know It’s Christmas single, ünlü prodüktör Bob Geldof öncülüğündeki ünlüler yeni ve eski korosu tarafından, 30 yıl önceki sözleri değiştirilerek günümüze uyarlanıp 2014 versiyonu olarak yeniden yorumlanıyor.G8 SÖZLERİ TUTULSA...İrlandalı müzisyen Bono da, bu proje sayesinde Band Aid’i yeniden canlandırmak istediklerini belirtti. Ünlü müzisyen, “Her ülke Büyük Britanya gibi değerlerini korusa ve G8 toplantılarında verdiği sözleri tutsa, burada olmamıza gerek kalmayacaktı“ dedi. Genç müzisyenlerden oluşan Britanyalı pop müzik grubu One Direction’dan Niall Horan da, plak satışlarının bir numaraya fırlamasını ve yeteri kadar yardım toplanmasını ümit ettiğini belirtti.MARGARET THATCHER DESTEK VERMEMİŞTİBundan 30 yıl önce düzenlenen kampanya sayesinde 8 milyon pound bağışın yapıldığı projenin tıpkı 80’li yıllarda olduğu gibi bir fenomene dönüşebileceğini umut ettiğini belirten Geldof, ayrıca konuyla ilgili Britanya Hükümetinin de kendilerine yardımcı olduğunun altını çizdi. Britanya Maliye Bakanı George Osborne ile de görüştüğünü dile getiren ünlü prodüktör, Britanya hükümetinin, 99 penny’e satılan plağın satışlarından vergi almayacağını müjdeledi. Ne var ki, 1984’te Margaret Thatcher hükümeti, Band Aid satışından vergi alınmaması talebini reddetmişti.GUARDIAN
Lykke Li Bugün ve Yarın Babylon'da
'I Follow Rivers' şarkısıyla üne kavuşan İsveçli başarılı indie pop şarkıcısı, 18 ve 19 Kasım tarihlerinde Babylon'da sahne alacakSon albümü 'I Never Learn' turnesi kapsamında ilk kez Türkiye'ye gelecek olan İsveçli şarkıcı ve söz yazarı Lykke Li, 18 ve 19 Kasım tarihlerinde Babylon'da sahne alacak.28 yaşındaki müzisyen, son albümündeki dokuz parçanın da 'hayatının gerçek bir kesitini anlattığını' ifade ediyor:'Yaşamadığım bir şeyi şarkılarımda anlatmam imkansız, bu benim için samimi değil.'Konserin sınırlı sayıdaki öğrenci biletleri 50 TL; diğer biletler ise 80 TL ile 100 TL arasında değişiyor.Gerçek adı Li Lykke Timotej Svensson Zachrisson olan İsveçli indie pop sanatçısı, sahne adı olarak 'Lykke Li'yi kullanıyor. 2008 yılında 'Youth Novels' adlı albümüyle müzik piyasasına giren Li, 2011 yılında çıkardığı ikinci albümü 'Wounded Rhymes'ta yer alan 'I Follow Rivers' adlı parçası ile dünya müzik listelerine girmeyi başardı. Sanatçının müziğinde elektronik, indie pop ve alternatif ögeler bulunuyor.Milliyet Sanat
Reklam
Koruma Kurulu'na Göre Tarihi Kümbetin Yanındaki Yurt Silüeti ‘Fazla’ Etkilemiyor
Selçuklular tarafından 700 yıl önce yaptırılan tarihi Halime Hatun Kümbeti’ne neredeyse bitişik inşa edilen yurt binasıyla ilgili Koruma Kurulu’nun ‘Silüeti fazla etkilemiyor’ dediği ortaya çıktı.Van’ın Gevaş ilçesindeki Selçuklular’dan kalma 700 yıllık tarihi Halime Hatun Kümbeti’ne neredeyse bitişik inşa edilen yurt binasıyla ilgili Koruma Kurulunun “Silüeti fazla etkilemiyor” dediği ortaya çıktı. 1. derece arkeolojik sit alanı olan bölgedeki kaçak ve ruhsatsız yurt binasıyla ilgili soruşturma açılsa da, yetkililer dosyayı 2010 yılında kapatarak, yurt binasının bu şekilde kalmasına göz yumdu. Oysa AKP’li belediye başkanı “Bu görüntü tarihi katleden bir görüntüdür. Mutlaka ortadan kaldırılması lazım” demişti.700 YILLIK ‘ECDAT’ YADİGARİVan’ın Gevaş ilçesindeki Melik İzeddin tarafından 700 yıl önce kızı Halime Hatun için yaptırdığı Halime Hatun Kümbeti’nin güneybatısına 7 yıl önce yurt binası yaptırıldı. Bina, tarihi kümbetin dokusuna görüntü açısından zarar verdiği için büyük tepki çekti.Van Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün bilgi edinme hakkı kapsamında yapılan bir başvuruya verdiği yanıta göre, mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Gevaş Belediyesine ait olan Selçuklu Mezarlığı ile Halime Hatun Kümbeti, 30 mayıs 1985 tarihinde 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildi.SİLÜETİ FAZLA ETKİLEMİYORMUŞBölgede yapılaşma yasağı olduğu halde, 7 yıl önce kümbetin hemen yanı başında kaçak ve ruhsatsız olarak inşa edilen yurt binasıyla ilgili Van Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun skandal bir yorum getirdiği ortaya çıktı. Kurul, 13 mayıs 2010’te kümbetin hemen yanı başındaki binanın sit alanı dışında kaldığını öne sürerek, “Yüksekliğinin türbe silüetini fazla etkilemediği”ni söyledi.Kurul ayrıca, ilçenin eğitim ve öğretim ihtiyacına destek olarak barınma sorununun karşılanmasına yönelik kamu hizmeti yaptığı için inşa edilen yurt binasına yönelik bir fiziki müdahalede bulunulmamasına karar verdiğini bildirdi.BAŞKAN ‘KATLİAM’ DEMİŞTİKümbetin silüetinin bozulmasıyla ilgili AKP’li Gevaş Belediye Başkanı Sinan Hakan, ağustos ayında yaptığı açıklamada, “Bu görüntü bu tarihi katleden bir görüntüdür. Bana göre bir cinayettir. Bunun mutlaka ortadan kaldırılması lazım” demişti.SORUŞTURMA DOSYASI 2010’DA KAPATILMIŞAncak, Van Kültür ve Tabiat Varlıkları’nı Koruma Bölge Kurulu, 2008 yılında MEB tarafından izinsiz ve ruhsatsız inşaat edilen yurt binasını yapan ve yaptıranlar hakkında adli ve idari soruşturma açılmasına karar verdiği halde, inşaata müdahalede bulunulmasıyla ilgili bir karar almadı. Van Valiliği de, 27 aralık 2010 tarihinde ruhsatsız yurt binasının yapılmasına müsaade eden kamu görevlileriyle ilgili soruşturmaya izin verilmemesini kararlaştırdı. Belediye Başkanı’nın 2014 yılında “Yıktıracağız” dediği kaçak yurt binasının dosyası 2010 yılında tamamen kapatıldığı ortaya çıkmış oldu.‘AZ YA DA ÇOK DİYE BİR ŞEY OLMAZ’Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Sami Yılmaztürk “Fazla etkilememek” diye bir kavram olmaz. Bir suç tespit edilmiş ve soruşturma dosyası açılmış. “Fazla etkilemediği” şeklindeki ifade, dosyayı kapatmak için kullanılan bir kitabına uydurma ifadesidir. Bunun azı, çoğu nasıl oluyor? Etkilemiştir. Kültür varlıklarının algılanabilir olması gerekir. En basitinden bir fotoğraf çektiğinizde, o yurt giriyorsa kareye, etkileniyor demektir. Hangi açıdan bakarsanız bakın, kümbet ve yurdu aynı açıda görüyorsunuz. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bu yurt, hem imar kanununa, hem de koruma mevzuatına aykırı bir işlemdir.GÜL YÜZÜNÜZE SÖZÜMÜZ OLSUN: KAÇAK YAPIYI YIKTIRACAĞIZArtos Dağları ile Van Gölü arasında kalan kıyıda kuruldu Gevaş. Urartular yaşadı. Sonra Bizans, Arap ve İranlılar geçti bu topraklardan. Anadolu’ya Türkmen akınları başladığında da boyların yerleştiği alanlardan biriydi Gevaş. Artos eski Yunanca’da “ekmek” anlamına geliyordu. Bu “ekmekartos” Hristiyanlıkla birlikte bir tür “kutsal ekmekpasta” görünümü kazandı. Dirilişi temsil eden sembolik bir coğrafyanın adıydı artık Artos. İşte Anadolu’ya gelen Türkmenler de bu mekânı, kutsallığıyla emanet aldılar. Dağın kutsal ekmeğinden besleneceklerini bildiklerinden, kadın savaşçıları için bir mezar yaptılar. Hatunlar mezarlığının başına da bilgeliğin temsilcisi Halime Hatun’un adıyla bir kümbet ördüler. Miladi 1335 yılında, Melik İzeddin’in zamanında.Van Tatvan karayolu bu mezarlığın ortasından, 1940 yılında, geçirilinceye kadar tüm bir tarih neredeyse unutulmuştu. Yolun iki yakasında kalan şahideler ise 1985 yılında yeniden hatırlandı. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Halime Hatun Kümbeti’ni ve Hatunlar mezarlığını sit alanı olarak tescil etti, koruma altına aldı. Mezar alanında, pek çok uygarlığın mezar kültü yanı sıra “türkmen şehidelerin” mezarları vardı. Hatunların mezarlarında, geometrik ve rumi desenler, geçme yıldız ve kandil motifleriyle Selçuklu celi-sülüs hat sanatının en güzel örnekleri bulunuyordu. Mezarlarda en yaygın yazı ise, “Yaşayan herkes, elbet ölecektir” ve “Ölüm, nasihat olarak yeterlidir” idi.Hatun savaşçıların sandukasının bir yüzünde ise Farsça şu Rubai yazılıydı: “Ey mezarın toprağı onu incitmeye çalışma, o çok değerli bir konuktur, onu iyi ağırla, onun misk kokan örgülü saçını çözme, onun gül yüzünü toprağa katma.”Bu asil insanların mezarlarına, Kuran-ı Kerim ve Ayet-el-kürsü’yü incelikle işleyenlerin ruhuna karayolundan sonra, başka bir gölge ise sit alanı ilan edilen mezarlığın ve kümbetin koruma alanına ruhsatsız yurt yapılmasıyla düştü. Halime Hatun Kümbeti’nin ustası Ahlatlı Pehlivan oğlu Esed çıksa gelse, “Bunu mu yaptınız başucumuza” dese vereceğimiz bir yanıt var mı? Evet, var. Onların var. Koruma Kurulu, Anadolu’nun en özgün Türk-İslam “Yapı bütünlüğünün siluetini yurt binasının fazla bozmadığı” yanıtını verecektir, mesela. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından koruma alanına kaçak olarak yaptırılan bu yapıyı, “İlçenin yurt ihtiyacını karşıladığı için yıkmadık” diyebilecektir Kurul üyeleri. Hem de bağlı oldukları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nu çiğneyerek. Sandukaların üzerindeki yazıları unuttuğumuz anlarda da riyakarlıklarıyla dillenecekler. Tarihi yeniden yazmaya girişenlerin, tarihin üzerine diktikleri tüyü çıkartmak da yine Anadolu’nun ortak mirasını koruyacak olanlara kalıyor. Pehlivanoğlu’na sözümüz olsun, hatunlara sözümüz olsun. Gül yüzünüzü toprağa katmayacağız, üzerinize düşen gölgeyi kaldıracağız.Sinem UĞURLU | Evrensel
Aziz Nesin'in 'Zübük'ü Müzikal Olarak Sahneye Taşınıyor
27 Kasım’da Profilo’da başlayacak olan Müzikal komedi, Beylikeğrisi adlı hayali bir yerde, bir seçim sandığının başında geçiyorUsta yazar Aziz Nesin ’in, doğumunun 100. yılı kutlanacak. Nesin'in 100'üncü yaşına ithafen ‘Zübük’ isimli eseri, Nedim Saban tarafından uyarlanarak özel olarak sahneye taşınacak. 34 yıl önce beyazperdede Kemal Sunal ’ın canlandırdığı ‘Zübük’ karakterini bugün tiyatro sahnesinde, Tuna Orhan oynayacak.Nedim Saban, heyecanını şimdiden yaşadığını vurguladığı projeyle ilgili olarak şunları söylüyor:'Zübük romanını okuduktan sonra, bu karakterin yazıldığı dönemde Don Kişot efsanesini yakaladığını gördüm. Zübüklük adeta bir kavram olarak dilimize girmiş ve Aziz Nesin’in dillere destan karakteri ölümsüzleşmiş. Romanın yan karakterleri de müthiş renkli ve seyirciye nefis bir tat bırakıyor. 23 yılldır önemli projelere imza atan Tiyatrokare’ye ve Aziz Nesin ustanın 100. Yıl doğum gününe yaraşacağını düşünüyorum. ”KonusuSiyasi hayatına küçük bir ilçede başlayarak milletvekilliğine kadar yükselen “İbrahim Zübükzade”, çevresindeki herkesi kandırmış, halkın manevi değerleri ve inançlarını sömürerek, siyasette yükselmeye başlamıştır. Bu önlenemez yükselişi durdurmak isteyenler, son çare olarak onu daha da yükselterek, Ankara’ya göndermeye karar verirler. Ancak Zübük, nereye giderse gitsin bela olmaya devam eder.27 Kasım’da İstanbul Profilo’da başlayacak olan müzikal komedi, Beylikeğrisi adlı hayali bir yerde, bir seçim sandığının başında geçiyor. Oyunun diğer rollerinde tiyatro, sinema ve TV dizilerinden tanıdığımız Halim Ercan , Hakan Akın , Bahar Yanılmaz , Deniz Değirmenci , Ercü Turan , Hilmi Özçelik , Evren Erler , Serdar Aydın , Ena Alpar , Emrah Düzkaya , Selim Tezin gibi isimler rol alıyor. Oyunun yardımcı yönetmeni Bülent Seyran .T24
Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı'na Rekor Ziyaret
8 Kasım Cumartesi günü kapılarını ziyaretçilere açan Kitap Fuarı dün akşam saat 19.00’da kapandı. TÜYAP’dan yapılan açıklamaya göre, fuarı bu yıl rekor sayıda okur ziyaret etti. 9 gün boyunca fuarı 503 bin okurun ziyaret ettiği açıklandı. Fuarı geçen yıl 455 bin okur gezmişti.Türkiye ve yurtdışından 850 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenen fuarda, söyleşi, panel, çocuk etkinlikleri ve dinletilerle 270 etkinlik yer aldı.BU YILKİ TEMA SİNEMAYDITÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’nın bu yılki teması 'Sinemamızın 100 Yılı', fuarın 'Onur Yazarı' da Atilla Dorsay oldu. Sinema teması kapsamında yaklaşık 50 etkinlik düzenlendi. Her yıl olduğu gibi, bu yıl da hafta sonu Kitap Fuarı’na yoğun bir kalabalık akın etti. Fuar Merkezi ile Metrobüs durağını birbirine bağlayan üst geçitte izdiham yaşandı. Uluslararası TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı sona erdi. Fuarı bu yıl 503 bin okurun ziyaret ettiği açıklandı.Evrensel
Reklam