onedio
İzmir Kitap Fuarı 20 Yaşında
18-26 Nisan tarihleri arasında yapılacak İzmir Kitap Fuarı bu yıl 20’nci yılını kutlamaya hazırlanıyor. TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle düzenlenecek 20. İzmir Kitap Fuarı, 18-26 Nisan 2015 tarihleri arasında Uluslararası İzmir Fuar Alanı’nda (Kültürpark) kapılarını açacak.Şair Süreyya Berfe’nin onur konuğu olacağı fuara 400 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılırken fuar süresince yaklaşık 150 kültür etkinliği gerçekleştirilecek. Bu etkinlikler ve imza günleri dokuz gün boyunca yüzlerce yazarı, okurlarıyla buluşturacak.Girişin ücretsiz olduğu 20. İzmir Kitap Fuarı, 18-25 Nisan 2015 tarihleri arasında 11.00-20.00, fuarın son günü olan 26 Nisan 2015 tarihinde ise 11.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.20. İzmir Kitap Fuarı etkinlik programına buradan ulaşabilirsiniz.
Maisie Williams, Dr. Who'daki Rolü İçin İlginç İddialarda Bulundu
Arya Stark rolüyle gönüllere taht kurmuş Maisie Williams’ın, önümüzdeki sezon Doctor Who’da rol alacağından daha önce sizlere bahsetmiştik. Ancak karakteriyle ilgili muallak bir durum vardı. Kendisinden gelen son açıklamalar da iyice kafamızı karıştırdı.Bu sonbahar yeni Doctor Who sezonunda göreceğimiz Williams , karakteriyle ilgili spekülasyonlara bizzat cevap verdi. Chatty Man programında Alan Car ’a konuşan Maisie Williams merakımıza merak katan açıklamalarda bulundu.Genç bir Clara benzeri ya da tamamıyla yepyeni bir karakter olup olmayacağına dair pek çok spekülasyon var. Hangisi olduğunu söylemeyeceğim.Bu ser verip sır vermeyen cevaptan sonraysa karakterin “iyi” ya da “kötü” olacağına dair tartışmalara cevap veriyor sevgili Arya mız:Bence onun iyi ya da kötü oluşu tartışmaya açık. Doctor’u bir teste tabii tutacak ve bu daha önce görmediğimiz türden bir dinamiğe sahip olacak.BBC ’nin efsanevi bilimkurgu dizisinin bir parçası olmasıyla ilgiliyse şunları diyor:Herkes çok uyumlu, sevecen ve onlarla olduğum için mutlu. Düşündüğüm gibi bir rekabet ortamı yok. Yani, ‘ Sen Game of Thrones’tansın ’ demeleri ve benim de, ‘ Sen Doctor Who’dansın ’ demem gibi. Gerçekten çok sevecenler.Maisie Williams ’tan yana hiç şüphemiz yok. Ama oynayacağı bölüm ya da bölümlerin nasıl olacağına dair merakımıza hakim olamıyoruz.Kayıp Rıhtım
Beşikçioğlu: 'Seçimlerde Ne Olabileceğini Bize Zaten Fuat Avni Söylüyor'
Beşikçioğlu “TRT’de bir dizi var ismi Milat. Dizinin birinci bölümünde elektrik kesintileri ile ilgili bir kısım vardı. Dizi yayınlanmadan üç gün önce Türkiye’de elektrikler kesildi. Bunlar insanın aklını kurcalıyor, o yüzden seçimlerde ne olabileceğini bize zaten Fuat Avni söylüyor” diyorBirGün gazetesinden Âlâ Hatun'a konuşan usta tiyatrocu Erdal Beşikçioğlu'nun açıklamalarından bir kısmı şöyle;Erdal Beşikçioğlu’nun hikâyesi nasıl başlıyor?Erdal Beşikçioğlu Ankara’da doğdu. Babası memur, annesi ev hanımı bir ailenin çocuğu olarak... İlkokula Ankara’da Ulu Battal İlköğretim Okulu’nda başladı sonra İzmir’e geçti. Babasının görevi nedeniyle orada Gazi İlkokulu’n devam etti, Türk Koleji’nde ortaokul ve lisenin ilk dönemini okudu sonra babasının peşinden lisenin kalan kısmını Ankara’da, en son kısmını da babasının görevi nedeniyle İzmir’de bitirdi. Üniversiteyi Ankara’da Hacettepe’de okudu.Sanat, hayatınıza ne zaman girdi?Sanat çocukluğumdan gelen bir hayal değildi. Üniversite sınavlarında hiçbir yeri kazanamadım, sonra baktık ki özel yetenekle alan okullar var, kimisi spor akademisine öğrenci alıyor, kimisi konservatuara öğrenci alıyor, bizde “Gidelim bir konservatuar deneyelim” dedik. İlk denememde Dokuz Eylül Üniversitesi’ne almadılar beni. İkinci sene tekrar üniversite sınavına girdim ve yine bir yeri kazanamadım. Bu sefer Ankara Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’ne kabul edildim ve orada başladım. Askerliği er olarak yapmamak için aslında benim sanat hayatım başladı.Behzat Ç. polis teşkilatını insanların gözünde farklı bir sempatiye ulaştıran bir iş oldu. Sonrasında eleştiri oklarının hedefinde olduğunuz bir Reaksiyon maceranız var. Sizce neydi sizin bu denli eleştirilmenizin nedeni?İnsan sevdiği kadının veya adamın başkası ile beraber olmasını istemez. Aldatılmak istemez seyirci, Behzat Ç. onlar için bir sevgiliydi ve bir şekilde aldatılmış hissettiler. Başladığı zaman Reaksiyon başka bir tepki geldi, dördüncü bölümden sonra hikâyenin şekli ve rengi değişti başka bir hal aldı. Bizim televizyon yazarlarımız maç bitmeden ilk beşinci dakikada senaryonun nereye gideceğini kurmaya başladılar ama eğer daha en baştan bu yorumları yaparsanız sonunda utanırsınız. Behzat Ç.’yi sevdiler çünkü vicdanlı hareket eden bir adam vardı. Öte yandan Reaksiyon’daki karakteri de sevdiler çünkü devleti için var olmaya çalışan biri vardı. İşe başlayacağımız zaman “Kötü adam oynayacaksın” dediler bana, ben de ideolojinin ve inanmışlığın kötüsü olmaz dedim. İnanmış insan kötü değildir.Dizi sektörünün bu denli hızlı tüketilen bir hal alması konusunda ne düşünüyorsunuz?Mevzu bu kadar hızlı tüketilmesi değil, bu kadar hızlı üretilmesi. Siz yedi gün içerisinde 90-95 sayfalık bir işi çekmeye kalkışıyorsanız eğer bunun ne detayına, ne karakter analizine inebilirsiniz, çekerken de kurgularken de yeterli ehemmiyeti gösteremezsiniz. Bir dizi yapıyorsanız, önce hikâyenin ve karakterlerinin bir rengi olmalıdır. Bunların hiçbirisi artık göz önünde bulundurulmuyor. Haftalık bir dizi çekiyorsunuz ve yedi gün içerisinde yeni bölümü yetiştirmek zorundasınız. Bu atmosferde ne kadar iyi olabilir ki işler? Dizilerin beşinci, altıncı bölümünden sonra oyuncuların göz altlarına bir bakın, yorgunluktan ölüyorlar ama bir sözleşme imzaladıkları için o sözleşmenin maddelerini yerine getirmeye çalışan insanlar haline geliyorlar.Sizi dizilerden uzak tutan neden bu mu?Tabii ki budur. Ve senin üzerine o sette çalışan iki yüz kişinin sorumluluğunu vermesidir. Oyuncu dediğin zaman ekranda görünen adamdır. Onun sorumluluğu çok yüksektir çünkü arkasında iki yüz kişi vardır. Bu çalışma şartları altında da iki yüz kişinin sorumluluğunu alacak güçte bir adam değilim ben. Daha doğrusu o kadar hayalperest bir adam değilim. Daha öyküye gelmedim bile farkındaysan, iyi öykü yok. Çünkü anlatmamızı engelleyen bir takım sansür mekanizmalarımız var daha oluşturma safhasından itibaren.İki yıldır Türkiye bir süreç geçiriyor. Bugün nasıl bir Türkiye görüyorsunuz?Biraz daha kaotik bir hale dönüştüğümüzü, artık insanların anlaşılamaz bir hale geldiği bir Türkiye görmeye başladım. Hepimiz Türkçe konuşuyoruz ama her şeyi istediğimiz gibi anlıyoruz. Noktalamaların yerinde yapılması gerekiyor yoksa o cümlelerin hiçbirini anlayamayız.Çok enteresan bir şey ile karşılaştık; TRT’de başlayan bir dizi var Milat diye, dizinin birinci bölümünde elektrik kesintileri ile ilgili bir kısım vardı. Dizi yayınlanmadan üç gün önce Türkiye genelinde elektrikler kesildi. Şimdi ben şunu düşünüyorum: Bir dizinin ilk bölümü çıkarken bir senaryo yazım, çekim, kurgu süreci vardır ki bu da yirmi beş gün demektir. İnsanın aklına şu geliyor; yirmi beş gün önceden böyle bir şeyin olabileceğini tahmin etmek mi, yoksa bunun olacağı o sürede zaten bilmek mi? Bu tür şeyler insanın aklını bayağı bir kurcalıyor, o yüzden seçimlerde ne olabileceğini bize zaten Fuat Avni söylüyor. (gülüyor)Geçen günlerde kısa süreliğine Facebook, Youtube ve Twitter’a erişim engellendi. Sizce Türkiye’de yasaklara karşı bir “normalleşme” sürecine mi girildi?Korkunç buluyorum bunu. Alışmaya başlandığını düşünmüyorum. Artık gülünüyor. “Bu kadar da yapılmaz” denilenher şey yapılınca insanı bir süre sonra bir gülme hali alıyor. İnsanların haberleşme hakkı nasıl ellerinden alınabilir ki? Bu ülkede yaşayan herkes başka bir eğilimdedir ve olmalıdır da. Bu insanlar karşıt görüşlerdeki kişilerle konuşmak ve iletişime geçmek zorundalar. Siz bu yasakları koymaya başladığınız sürece bunların hepsi eyleme dönüşür ki bu da en istemediğimiz şeydir.Ala Hatun / BirGün
Dünyanın En Büyük Müzik Festivali Coachella'dan Bu Yıl Geriye Kalan 35 Festival Modası
Dünyanın her tarafından gelen müzik ve festival düşkünlerinin yanı sıra dünyanın en ses getiren insanları, mankenleri, sosyeteleri, sporcuları, müzik insanları, modacıları ya da ne iş yaptığını bilmesek bile her gün adını duyduğumuz celebrity'leri tek bir festivalde buluşuyor her sene. Coachella! Bu yıl Coachella yine sona erdi, ve geride tüm festivallere ilham verecek festival modasını arkasında bıraktı.
390 Sinemacı, 38 Meslek Örgütü'nden Sansüre Karşı Ortak Çağrı
Bakur belgeselinin engellenmesinin ardından sinemacılar ortak açıklamayla Kültür Bakanı’nı sansüre imkan tanıyan yasa ve yönetmeliklerin ivedilikle değiştirilmesi için, meslek birlikleriyle acil bir toplantı düzenlemeye çağırdı.34. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde, 'Bir Gerilla Belgeseli Bakur/Kuzey' belgeselinin gösteriminin engellenmesinin ardından gelen sansüre karşı tepkilere 390 sinemacı, sanatçı, sinema yazarı ile 38 meslek örgütü, festival ve sendikanın ortak açıklaması da eklendi.Atlas Sineması’nda çok sayıda sinemacının katılımıyla gerçekleşen toplantıda sinemacılar Kültür ve Turizm Bakanı'nı, sansüre imkan tanıyan yasa ve yönetmeliklerin ivedilikle değiştirilmesi için, meslek birlikleriyle acil bir toplantı düzenlemeye davet etti.Ortak açıklamalarında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na konuyla ilgili şu beş taleplerini hatırlattılar:1. Sinema filmlerinin kayıt ve tescili ile ilgili sınıflandırma ve değerlendirme yönetmelikleri bilimsel ölçütler ve uluslararası uygulamalar gözetilerek yeniden düzenlenmelidir.2. Film festivallerinde ve benzeri her türlü kültürel ve sanatsal etkinlikte gösterilen yerli filmler, yabancı filmlerde olduğu gibi herhangi bir resmi belge olmaksızın, film sahiplerinin beyanları esas alınarak ve festival yönetimlerinin sorumluluğu altında seyirci ile buluşmalıdır.3. Bakanlık değerlendirme kurullarının filmlerin ticari dolaşıma ve gösterime girmesiyle ilgili yasaklama kararı verme yetkisi kaldırılmalıdır.4. Taslak halindeki Sinema Yasası, sinema kurumlarıyla istişare halinde revize edilmeli ve en kısa sürede yasalaşmalıdır.5. Türkiye Sinema Kurumu’nun kurulmasıyla ilgili nihai hedef doğrultusunda çalışmalar yapılmalıdır.
Reklam
Reklam
Fazıl Say: ‘Bu Adamlar Benim Konserlerime Gelmesinler’
Piyanist Fazıl Say, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD'de konser verdiği Carnegie Hall'un fotoğrafını paylaştıktan sonra 'Buradan nacizane Türk diplomatlarına bir notum var; Bunları affınıza sığınarak yazıyorum. Üzülerek diyorum, bu adamlar gelmesinler benim konserlerime' ifadelerini kullandı.
Patti Smith'ten Yeni Kitap: 'M Train'
Patti Smith yeni kitabıyla ilgili detayları paylaştı.  İsmi M Train olarak açıklanan ve  Just Kids’ in devamı niteliğinde olacak kitabın Ekim ayında yayımlanması planlanıyor.
Cannes'ın Açılışı 'La Tête Haute'
68. Cannes Film Festivali'nin açılış filmi, başrollerinde Catherine Deneuve, Benoît Magimel ve Rod Paradot'nun yer aldığı Emmanuelle Bercot filmi 'La tête haute'. 1987'den beri ilk kez bir kadın yönetmen festivali açacakBu yıl 68. kez düzenlenecek Cannes Film Festivali'nin açılış filmi açıklandı. 13-24 Mayıs arasında düzenlenecek festival, Fransız yönetmen Emmanuelle Bercot'un 'La Tête Haute' adlı filmi ile başlayacak. Film, sorunlu bir ergenin yetişkinliğe geçişini ve bu süreçte yaşadıklarını takip ediyor. Filmde 'Karanlıkta Dans', 'Tiksinti' gibi filmlerdeki performanslarıyla tanınan ve son olarak 'Elle s'en va / Kadının Yolu'nda (2013) Bercot ile çalışan Catherine Deneuve'nun yanı sıra Benoît Magimel ve Sara Forestie gibi başarılı oyuncular da yer alıyor. Filmin başkarakteri Malony'yi ise ilk kez bir sinema filminde rol alan Rod Paradot canlandırıyor. Yönetmen Bercot, Diane Kurys'un yönettiği 'Aşık Bir Adam' adlı filmin açılış filmi olduğu 1987 yılından bu yana festivalin açılışını yapan ilk kadın yönetmen olacak.Milliyet Sanat
Reklam
Nobel Ödüllü Edebiyatçı Günter Grass'ın Üzerine Düşünülmesi Gereken 12 Sözü
1959'da yayımladığı Teneke Trampet (Die Blechtrommel) adlı romanıyla Dünya Edebiyatı'nda büyük ilgi uyandıran Günter Grass, 13 Nisan 2015 günü enfeksiyon sebebiyle tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu. Edebiyatın çeşitli türlerinde eserler veren Günter Grass, 1999 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü de kazandı. Ardında bıraktıkları, hala üniversitelerde ders konusu olarak okutulan romanları, pek çok kez sahnelenen tiyatro oyunları oldu.
Reklam
Woody Allen'ın 'Irrational Man'inden İlk Fotoğraf Geldi
Woody Allen’ın Irrational Man’ inden ilk fotoğraf görücüye çıktı. Emma Stone ve Joaqin Phoenix’in birlikte rol aldıkları filmin detaylarını Sony dün paylaştı.Magic In The Moonlight’ ın ardından ikinci kez birlikte çalışan Allen ve Stone ikilisi, Irrational Man ile Temmuz ayında beyazperde de sinemaseverler ile buluşacak. Öğrenci Emma Stone’un, felsefe hocası Joaquin Phoenix’e aşık olduğu hikayenin anlatıldığı filmden yayınlanan ilk kareyi aşağıda görebilirsiniz.Bantmag
Reklam
6 Kelimeyle Anlatılabilecek Dünyanın En Hüzünlü 15 Hikayesi
etiket
Sadece 6 kelime ile insanları derinden etkliyecek hikayeler oluşturabilir misiniz ? Ernest Hemingway arkadaşlarıyla girdiği iddaa sonucu 6 kelimelik bir hikaye yazdı ve bu akım yayıldı. İşte yazdığı o 6 kelime “For sale: baby shoes, never worn” yani “Satılık bebek ayakkabıları, henüz hiç giyilmemiş”.Eğer sizinde 6 kelimeden oluşan hikayeleriniz varsa yorum olarak bizimle paylaşın.
İran Şahı Nasreddin Qaçar'ın Fotoğraflarla İbret Verici Haremi
etiket
Bu harem farklı harem arkadaş, aklınız hemen muhteşem yüzyıla gitmesin. Azerbaycan habersitesi Qasid.az'da yayınlanan  bu liste ülkemizde Ekşici tayfa tarafından hemen keşfedilmiş. Sözü fazla uzatmaya değmez, sizleri harem demek için bin şahit isteyen kawahiva kabilesinin erkeklerinin bile daha güzel  olduğu bu haremle başbaşa bırakmak istiyorum.
Dünya Edebiyatında Kara Pazartesi: Eduardo Galeano Hayata Veda Etti
 Uruguaylı ünlü yazar Eduardo Galeano hayatını kaybetti.Akciğer kanseri nedeniyle geçtiğimiz Cuma hastaneye kaldırılan 74 yaşındaki ünlü Uruguaylı yazar Eduardo Galeano, yaşam savaşını kaybetti.14 YAŞINDA YAZMAYA BAŞLADI1971 yılında yayımlanan “Latin Amerika'nın Kesik Damarları” ve 1995'te yayımlanan “Gölgede ve Güneşte Futbol” gibi kitaplarıyla ünlenen Galeano, gazetecilik ve yazarlıktan önce fabrika işçiliği de yapmıştı. Galeano'nun ilk ürünü 14 yaşındayken Sosyalist Parti'nin haftalık yayın organı El Sol'da yayınlanan bir politik çizgi romandı.DARBELER PEŞİNİ BIRAKMADIUruguay'daki 1973 askeri darbesinden sonra hapse atılan Galeano daha sonra sürgüne yollanmış ve Arjantin'de Crisis adlı dergiyi çıkarmıştı. Ne var ki, askeri darbeler ünlü yazarın peşini Arjantin'de bırakmadı. 1976'daki darbeden sonra Galeano, bu ülkeyi de terk ederek İspanya'ya yerleşmek zorunda kaldı. Burada ünlü triyolojisi, Memoria del fuego 'Ateş Anıları'nı kaleme alan Galeano, 1985'te ülkesine geri dönmüştü.CHAVEZ ONUN KİTABINI OBAMA'YA HEDİYE ETMİŞTİGaleona'nun 1971'de kaleme aldığı “Latin Amerika'nın Kesik Damarları” başlıklı anlatısı, Latin Amerika'daki bağımsızlık mücadelelerinin esin kaynakları arasında yer aldı. Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, ABD Başkanı Barack Obama ile görüşmesinde Obama'ya, Latin Amerika'daki ABD emperyalizminin köklerini irdeleyen bu kitabı hediye etmişti. Ülkemizde de sevilen bir yazar olan Galeano bir süredir akciğer kanseri tedavisi görüyordu.İleri Haber ve ajanslar
Reklam