Rihanna'nın Mikky Ekko ile birlikte çektiği Stay klibini bir de müziksiz dinleyin. Mario Wienerroither bir çok popüler şarkının müziksiz hallerini bizlere sunmaya devam ediyor. Daha önce izlediklerimiz gibi bu çalışması da gerçekten muazzam.
Bu yıl 8’inci yaşını kutlayan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ve özel sponsorlardan destek almadan düzenlenen yegane festivallerden DOCUMENTARIST 8. İstanbul Belgesel Günleri, 13-18 Haziran’da birçok farklı mekanda gerçekleştirilecek. Yedi yıl önce küçük bir etkinlik olarak başlayan ve bugüne kadar bağımsızlığını sürdüren DOCUMENTARIST İstanbul Belgesel Günleri, bu sene “sansür ve belgesel” konusunu masaya yatırıyor olacak. Gösterim ve etkinliklerini de bu çerçevede konumlandıracak.Ayrıca yerli ve yabancı filmlere verilen Johan van der Keuken Yeni Yetenek Ödülü ve FIPRESCI Eleştirmenler Ödülü de bir kez daha sahiplerini bulacak.
Altıncı bir duyumuz olabilir mi?Brezilyalı fotoğraf sanatçısı Edu Monteiro, 'Duyumsal Portreler' adını verdiği çalışmasında, kafasını tamamen kaplayan sıradışı maskeleriyle objektiflere poz veriyor. Böylelikle dünyayı algıladığımızı sandığımız 5 duyu organını kapatarak, daha üstün bir görüş gücüne sahip olup olamayacağımızı sorguluyor.
Daha önce de bir çok popüler dizi ve filmin 8 bitlik görüntülerini hazırlayan Cinefix bu defa dünyanın gelmiş geçmiş en iyi filmlerinden kabul edilen Esaretin Bedeli için bir çalışma yaptı. 6 dakikalık müthiş bir iş ortaya çıkaran ekip unutulmaz filmi eski bir teknoloji olan 8 bit ile anlatmaya çalıştı.
Gezi direnişinin yıldönümünde anımsadıklarımızdan biri de 'Taksim Komünü' veya 'Gezi Komünü' olarak adlandırılan o dönemki Gezi Park'ı yaşamı ve düzeni. Yardımlaşma, paylaşım ve ortaklık üzerinden şekillenen düzenin Türkiye'deki ilk örneği Gezi'den önce bir yer daha var orası da 1970'lerin Fatsa'sı...
Mizah dergileri bu hafta, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Diyanet İşleri Başkanı Görmez'e 'jest' olarak tahsis ettiği arabayı, Maliye Bakanı Şimşek'in makam araçlarına ayrılan bütçe için 'çerez parası' demesini kapaklarına taşıdı.
Bizanslı İstefan, Adana'yı Tarsus'la harbeden Adanos ve Saros adında iki kardeşin kurduğunu ve bunlardan Adanos'un ismini şehre ve Saros'un da ismini nehre koyduklarını yazmaktadır.
Jean-Baptiste Grenouille, Patrick Süskind'in 1985 tarihli 'Das Parfum' adlı romanının ve bu kitaptan uyarlanan 2006 tarihli 'Perfume: The Story of a Murderer' adlı filminin kahramanı. Daha doğrusu bir antikahraman. Doğumundan ölümüne kadar olan süreçte kokulara hükmetmiş kişi.Biz de sizlere Jean-Baptiste Grenouille'in hikayesinin sıradışı yönlerini 15 maddede listeledik.***SPOILER ALARMI***Bir de öncelikle uyarmalıyız ki; şu kitabı okumayanlar ya da şu filmi izlemeyenler, için bu içerik spoiler olabilir.
Bilerek ve bilmeyerek çıkan yangınlar, fabrikalar, taşıtlar, önlem alınamayan doğal afetler... Ekolojik dönüşüme bin bir şekilde zarar verip, gündelik hayatımıza devam ediyoruz. Peki ya sonrası?
İspanya'nın kuzeyindeki bir mağarada bulunan iskeletlerde, insanın insana uyguladığı şiddetin 430 bin yıllık izleri saptandı. Mağaradaki iskeletlerin Neandertal insanlara ait olabileceği belirtildi.En az 28 insanın iskeletinin bulunduğu Sima de los Huesos (Kemik Çukuru) adlı alandan çıkarılan kafataslarından birini inceleyen araştırmacılar, kafatasında saptadıkları iki kırığın 'öldürme amacıyla vurulmuş çok sayıda darbenin sonucu' olduğunu açıkladı.PLOS One dergisinde bulgularına anlatan bilim insanları, bu sonucun hem söz konusu mağarada toplu halde ceset bulunmasını açıkladığını, hem de şiddetin, en eski insan kültürünün özünde yer aldığını kaydediyor.Kafatası 17'yi modern görüntüleme teknikleriyle inceleyen bilim insanları, kafatasının ön kısmında açıkça görülen ve hemen hemen birbirinin aynısı olan iki kırığa 'aynı nesne ile vurulan darbelerin yol açtığı' sonucuna vardı.Kemik Çukuru 30 yıldan fazla süredir bilim insanlarının araştırma alanı. 2013 yılında korunmuş haldeki bir kemiğin DNA'sı çıkarıldı ve kimi araştırmacılar mağaradaki iskeletlerin Neandertal insanlara ait olduğunu belirtti.Bölgedeki çalışmayı yürüten bilim insanları, bunun, özellikle bu insan grubunun bir geleneği olabileceği, hatta insanın en eski gömme uygulaması sayılabileceği görüşünde.Nevada Üniversitesi'nde antropoloji uzmanı olan ve çok eski insan kültürlerini ve şiddet uygulamasına ilişkin kanıtları inceleyen Prof. Debra Martin, bilim insanlarının vardığı sonucu, 'tamamıyla inandırıcı bulunduğunu' belirtiyor.Prof. Martin, BBC'ye yaptığı açıklamada 'Tarihin gerilerine gittikçe ve çok eski iskeletleri inceledikçe, şiddetin kültürle gelişen bir davranış olduğunu ve kültür varolalı beri, insanla birlikte bulunduğunu göreceğiz' dedi.Sputnik News
Yakın zaman içinde yaşamının bir kaç ayını konu alan Selma filmi ile yine gündeme gelen Martin Luther King'in neler yaptığını ve neleri değiştirdiğini az da olsa yakından görme şansına eriştik. Şiddete tam anlamıyla karşı olan ve pasif direnişin aslında ne kadar büyük etkiler yaratabileceğini göstermiş bu liderin konuşmalarından alıntılanmış sözlerini sizlere sunuyoruz.
Size anlatacaklarım gerçek, doğrulanmış hikayeler değil elbette ve kimseye saygısızlık etmek gibi bir niyetimiz yok. Ancak sanatçıların eserlerine gizlediklerine inandığım gizli duyguları, ruhsal durumları, vs. dilim döndüğünce size anlatmaya çalışacağım. Bana hak vereceğinizden eminim.
Bu tür çalışmaların neden yurtdışında daha çok yapıldığını daha iyi anladım..Çok güzel yerler vardı ama çekemedim. Çünkü dönemin belediyesi yıkmış, harap edilmiş, seçimler için parti reklamı giydirilmiş vs.. Fotoğrafları çekerken, insan ister istemez o zamanın gözüne sahip oluyor. Fotoğrafı çekerken de, photoshop yaparken de zevkle çalıştım.Daha önce örneklerini gördüğüm için, özgün veya yaratıcı değil ama Samsun'da böyle bir çalışma yapıyor olmak beni mutlu etti. Başka şehirlerden de örnekler çıkması dileğiyle..Instagram'dan bana ulaşın !
Beyoğlu’nun bir zamanlar ünlü olan dükkânları birer birer kepenk indirir veya eski yerlerini terk ederken, Beyoğlu’nun tarihi pastahanelerinin son kalesi Lebon da kapatılmak isteniyor. Yahya Kemal’den Aysel Gürel’e pek çok ünlü simanın kişiliğin uğrak noktası olan mekân, Beyoğlu’nun otel furyasından nasibini alacağa benziyor.Lebon Pastanesi’nin müdürü, aynı zamanda sahibi Abdurrahman Bey’in oğlu olan Murat Cengiz, nisan ayı sonunda, mülk sahibi Karagözyan Yetimhanesi Ermeni Vakfı’nın Lebon’u tahliye etmek için açtığı davayı kaybettiklerini söyledi. Cumhuriyet gazetesinden Ceren Çıplak'ın haberine göre Lebon’un bulunduğu binanın otele kiraya verileceğini duyduğunu belirten Cengiz, verilmiş kararı temyize taşıyacaklarını belirtti. Cengiz, bir kiracının bir yerde 10 yıldan fazla kaldıktan sonra mülk sahibi tarafından gerekçe gösterilmeden çıkartılmasıyla ilgili yasadan yola çıkarak dava açıldığını söyledi.
Teali-i Nisvan Cemiyeti, nam-ı diğer 'Kadınların Durumunu Yükseltme Derneği', Türkiye’nin kayda geçen ilk feminist topluluğu olarak, literatürde yer alan bilgilere göre 28 Mayıs 1913 kuruluşuyla bugün 102. yaşına basıyor.