1854 yılında ABD Başkanı Franklin Pierce yazdığı bir mektupla Amerika’ya gelen beyaz göçmenlere toprak bulmak amacıyla Kızılderililerden toprak istemiş ve bu isteği kabul edilecek olursa Kızılderililere rahatlıkla yaşayabilecekleri bir bölgenin ayrılacağını bildirmiştir.Topraklarının büyük bir bölümü zaten beyazlar tarafından zorla ellerinden alınmış olan Duwarmish Kızılderililerinin Reisi Seattle, bir söylemiyle ABD Başkanına yanıt vermiş ve bu yanıt mektup olarak ABD başkanına gönderilmiştir. Mektubun aslı Amerika, Seattle, Squamish Müzesi’nde korunmaktadır.İnsan ve doğa diyalektiğini en güzel dile getiren metinlerden biri olarak günümüzde değeri daha çok anlaşılmaktadır. Son zamanlarda UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Koruma Teşkilatı) tarafından da yayınlanan bu mektup, çevre üzerine şimdiye dek bilinen en güzel ve en içten anlatım olarak tanımlanmıştır.
Dünya klasikleri yazıldığı dönemin çok ötesinde olan yazarların, sayfalara döktüğü tecrübeler ve hayal gücünden oluşur. Dünya klasiklerini okuyarak vizyonunuzu ve ufkunuzu genişletmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Okuduktan sonra neden klasik haline geldiğini daha iyi anlayacaksınız. Bugün sizler için hazırladığım dünya klasikleri listesi içinde en iyi kitapları seçmeye çalıştık. Bu okunması gereken klasikler listesi ile keyifli vakitler geçirebilirsiniz. Gelin hep birlikte dünya klasikleri kitapları listesine göz atalım. Not: Eğer İyi bir çeviriden okursanız kitabın özünü daha iyi kavrarsınız. Mutlaka okunması gereken klasikler veya en iyi dünya klasikleri listesi yapıyorsanız bizim listemize de mutlaka bakın.
İngiliz yazar ve sanat eleştirmeni John Berger, “Görme Biçimleri” adını verdiği kitabında gözü mekanik bir makine gibi tanımlar. Gözün ancak görebildiği kadarını insanlara gösterdiğini belirten Berger, bu yöntemle insanların ancak gözün sınırları ölçüsünde bilinmeyen bir dünyanın kapılarını açtığını belirtir.İçinde bulunduğumuz şu yüzyılda her şey hızla ve hiç çekinmeden ticarileşir ya da ticarileştirilirken bu akımın Frida Kahlo’yu da vuracağı kaçınılmaz bir sondu. Modern Meksika’nın en önemli yüzlerinden biri olan ressam Frida Kahlo, sürrealist olarak tanımlansa da kendisi bu sıfatı reddetmiş, yaptığı resimlerle, sıradışı kimliği ve politik muhalif duruşuyla milyonları etkilemiş, devrimci ruhuyla edebiyattan, toplumsal cinsiyet çalışmalarına kadar birçok farklı disipline ilham kaynağı olmuştur.1980’li yıllardan sonra popülerliği iyiden iyiye artan Frida, tarihin kötü bir oyunu sonucu ticarileşmeye yenilmiş ve günümüzde en olmadık aksesuarlarda bile karşımıza çıkmaya başlamıştır.Öte yandan Frida’yla eş zamanlı olarak, onun yaşadığı toprakların tam zıt kutbunda, gerçeküstücülüğe en uzun süre sadık kalan ressam René Magritte, 'Bu, bir pipo değildir' yazılı resmiyle nesnelerin göründüklerinin altında çok başka anlamlara geleceğini savunmuş, bir noktada Berger’i desteklemiştir. Bu yazı, Frida’nın ticarileşmesine bir tepki olarak, Frida'nın ölüm yıldönümünde aslında fotoğraflarda gördüğümüzün Frida olmadığını kanıtlamaya çalışmış, ticarileşmiş Frida'nın, gerçek Frida olmadığını anlatmayı kendine görev edinmiştir.
İlk önce albüm kapağından başlayalım. Görünürde salıncakta sallanan bir çocuk var. Yanında arkadaşı bir böcek var. Sağ alt köşede bir ahtapot kolu uzanıyor. İşte hikayenin kahramanı bu ahtapot kolu. Çocuğun yanındaki çizgilerde çocuğun ahtapot kolundan ne kadar korktuğunu gösteriyor.
Öykü, roman ve deneme yazarı olan Bilge Karasu, 1930 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Uzun yıllar felsefi eğitimi gören Karasu'nun eserlerindeki güçlü edebi yön bir yana, her satırında da ayrı bir felsefi bir derinlik yatar. Biz de ölümünün 20.yılında okunduğunda derin izler bırakan bazı alıntılarını sizler için derledik.
Akıllı telefonu olup da Shazam'ı bilmeyen, kullanmayan yoktur muhtemelen. Aa ne güzel şarkı bu ya dur bakalım adı neymiş diyerek en çok merak ettiğimiz şarkıları Shazam listelemiş...
Feyruz, Arap coğrafyasında dünyaya gelmiş her kişi için oldukça büyük önem arz eden, onların yaşamlarında büyük bir yer tutan, Lübnan'ın kızı olarak da tanınan bir şarkıcı. Feyruz, Arapça 'turkuvaz' manasına geliyor ve bu sebeple 'Turkuvaz Diva' olarak da tanınıyor.Arap müziğinde Mısırlı şarkıcı Ümmü Gülsüm'den sonra en fazla tanınan bayan şarkıcı olarak ün yapmış. Kimine göre Ümmü Gülsüm'ün haşmetli sesinin yanında Feyruz'un sesi oldukça ince ve kadınsı.Müzik hayatına atıldığı tarihten kısa bir süre sonra hem ülkesi Lübnan'da, hem de Arap dünyasında o güne kadar çok az kişinin ulaşabildiği bir şöhrete sahip olmuş ve Suriye'den Fas'a kadar neredeyse bütün Arapların zihinlerinde şarkılarıyla ölümsüzleşmiş. Bunun yanında Batı dünyasında da büyük bir beğeni kazanan Lübnanlı sanatçı, New York 'ta Carnegie Hall, Londra 'da Albert Hall ve Paris 'te Olimpia'da konserler vermiş.Şarkıları Türk sanatçılar tarafından da takip edilen Feyruz'un birçok şarkısı dilimize çevrilmiş, hatta bazılarına oldukça aşinayız.Çoğumuza hiç yabancı gelmeyen bir sanat anlayışına sahip Feyruz'un bir kez dinledikten sonra bir daha dilinizden düşmeyecek birbirinden güzel şarkılarını sunmaya çalıştım.
Çizgi roman uyarlaması filmler gişede milyonlarca izleyiciye ulaşsa da, filmin aslının çizime dayalı sayfalar olduğu çoğu kimse tarafından bilinmez. Süper kahramanlar filmlerinin çoğunluğunun orijinali çizgi romanlardır fakat bu filmler de kimileri tarafından duygusu eksik veya öylesine filmler olarak yorumlanır. Süper kahramanların yanı sıra aklımıza hiç gelmeyen bazı filmlerin de senaryosu çizgi romanlara dayanıyor.
Çaldığı Chevrolet’ler yüzünden 11 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Hapishaneden kaçmış, polisle girdiği çatışmada yakalanmıştı. Sultanahmet Cezaevi’ne gönderilmiş, hastaneye sevk almış, hastane dönüşü askeri ikna ederek Emirgan’a rakı içmeye götürmüş, tuvalet penceresinden kaçmıştı. Kaçarken aklında kanserden öldüğünü öğrendiği yedi yaşındaki oğlu vardı. Oğlunu yoksulluktan kaybetmişti. Hapiste karar vermişti. Yoksulluğa meydan okuyacaktı. Diğer iki oğlunu avrupada okutacak, zengin olup yoksullara yardım edecekti.Sinan Sülün
Birleşmiş Milletler'in düzenlediği 'Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karikatür Yarışması'nın kazananları belli oldu. Çizdikleri karikatürlerde kadın-erkek eşitliğinin ne anlama geldiği ve kadınların toplum içerisinde nasıl dezavantajlara sahip olduğu anlatılmaya çalışıldı. Bu eşsiz karikatürlere beraber göz gezdirelim. Peki bundan önce akıllara bir soru takılmış olabilir; o da: 'Toplumsal cinsiyet nedir?'Toplumsal cinsiyet, biyolojik cinsiyet kavramının ötesinde tüm cinsiyet algılarının toplum tarafından belirlendiğini öne süren bir kavramdır.Biyolojik cinsiyet anne karnında oluşur; toplumsal cinsiyet ise doğduktan sonra. Toplum içinde 'kızlar şöyle olur, erkekler böyle olur' gibi aşılamalar toplumsal cinsiyeti öğretir. Kızlarla erkeklerin farklı uzunluklarda saç uzatmaları, pantolon ve eteklik giyme, kulağa küpe takma ya da takmama, saçı tokalama ya da tokalamama gibi farklılaşmalar toplumsal cinsiyet ile uyumlu duruma gelme davranışları olarak değerlendirilebilir. Bütün bu olgularda biyolojik cinsiyet değişmez, ancak toplumsal cinsiyet ortaya çıkar.
Hayatın göz önünden kısa film gibi geçmesi devamlı kullandığımız bir tabirdir. Bu konu birçok filme konu olmuştur. Neden insanlar ölüm anında hayatındaki dönüm noktalarına geri dönmek isterler. Bunun birçok nedeni olabilir. Coda, bir yandan bize hayatın ne kadar sıradan olduğunu anlatırken bir yandan da insan oğlunun ölümü erteleme çabasının ne kadar yersiz olduğunu anlatıyor.
Cartoon Network’ün en sevilen çizgi dizilerinden biri olan Regular Show’un sinemada izleyeceğimiz filmi Regular Show: The Movie'nin heyecan dolu fragmanı da Comic Con’da yayınlandı. Mordecai ve Rigby’nin bu kez dünyayı kurtarmak için kolları sıvadığı bir macerayı izleyeceğimiz Regular Show: The Movie‘de dizideki tüm karakterler de yer alıyor. Zamanda yolculuğa çıkan karakterleri çok özel kostümlerle ve farklı ortamlarda izleyeceğimiz film kasım ayında vizyona girecek.Bant Mag
Romanyalı fotoğrafçı Mihaela Noroc, tüm dünyada eşi benzeri olmayan fotoğraf projesi 'Atlas of Beauty' yani 'Güzellik Atlası'na hızla devam ediyor. Ve yeni durağı da Türkiye. İstanbul'u ziyaret ettikten sonra 3 kadının fotoğrafını güzellik atlasına ekleyen sanatçı, güzelliğin modadan ve ince bedenlerden ibaret olmadığını anlatmak istiyor. Noroc'a göre güzellik, köklerimize ve kültürümüze ait olanın ve doğal olanın korunması. En az 50 yıldır dünyanın her yerinde kadınların benzer giyindiği ve aynı şekilde davrandığını söyleyen sanatçı, aslında çalışmasıyla bu tektipleşmeye karşı bir protesto da gerçekleştiriyor.