onedio
Sağlık Bakanı Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın Ardından Açıklamada Bulundu: (3)
ANKARA (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 'Bilim Kurulumuzun daha çok özellikle Türkiye olarak toplumsal farklılığımızı da göz önüne alarak, evdeki kişilerle birlikte 10 kişiyi geçmemek şeklinde aile içi temasların mümkün mertebe azaltılması şeklinde bir tavsiye ve önerisi oldu.' dedi.Koca, Bilkent Yerleşkesi'nde yapılan Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.Türkiye'nin günlük koronavirüs tablosunu açıkladıktan sonra bazı verilere ilişkin bilgileri de paylaşan Koca, illere göre özellikle zatürre ve vaka oranı dağılımının yer aldığı tabloyu gösterdi.Koca, İstanbul'da büyük oranda belirgin artışın olduğunu bildirerek, 'Balıkesir, Bilecik, Bursa illerimizde artışı daha belirgin görüyoruz. Ankara, Kayseri, Malatya'nın daha aşağıya düştüğünü görmüş oluyoruz.' diye konuştu.Vaka sayılarındaki son durumu değerlendiren Koca, şu bilgileri verdi:'İstanbul'da son 1 ay içindeki artış ortalama yüzde 50 oranında, Ankara'da azalma yüzde 60 kadar oldu. Yani yüzde 40'a kadar, neredeyse üçte birine kadar inmiş durumda. Fakat son 3 günde yüzde 60 azalıştan sonra, yüzde 4 gibi bir artışı görüyoruz. Yatışlarda daha bir değişiklik olmadığını, yatışa yansımadığını görmüş oluyoruz. O nedenle bu azalışla birlikte bu artışın önümüzdeki günlerde daha yakın tedbirlere uyarak azalmasını mutlak sağlamalıyız. İzmir son 1 ay içinde yaklaşık yüzde 50 azalış. İzmir'de de son 3 günde yüzde 5'e yakın bir artış görüyoruz. Genel seyrin İzmir'de iyi olduğunu ama orada da özellikle son günlerdeki bu kısmi artışla tedbirlerin daha yoğun bir şekilde, hassasiyetle devrede olması gerektiğini görmüş oluyoruz. Bursa'da yüzde 35 artış, Kocaeli'nde yüzde 30 artış, Denizli'de yüzde 35 artış, Balıkesir'de yüzde 50'ye yakın artış, Kahramanmaraş'ta yüzde 25'e yakın artış, Bilecik'te sayı az olmak birlikte yüzde 50 artış olduğunu son aya göre görmüş oluyoruz.''İstanbul'da kısıtlama anlamında herhangi bir tedbiri düşünmüyoruz'İstanbul'daki vakalarda artış olması dolayısıyla yeni önlemlerin alınıp alınmayacağına ilişkin soru üzerine Koca, genel olarak vakalarda bir artış beklentisi içinde olduklarını hatırlattı.Hava değişimiyle birlikte kapalı ortamlara geçişin de aile içi bulaş dahil olmak üzere vakaları artırdığına işaret eden Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:'Biz özellikle şu an kısıtlama anlamında herhangi bir tedbiri düşünmüyoruz ama bu dönemde özellikle sahada yaygın şekilde filyasyon ekiplerimizi daha da arttırdık. Geçen hafta İstanbul'da Koordinasyon Toplantısı yaptıktan sonra daha da arttırmış olduk. Sahadaki filyasyon ekipleriyle birlikte temaslarını özellikle tespit edip erken dönemde izole etmeyi ve filyasyon süresi ile temasları tespit etme süresi de İstanbul'da 7-7,5 saatlere düşmüş oldu. Şu an hastane yatışlarında ciddi bir artışın, vaka sayısının artışıyla birlikte olmadığını görüyoruz. Bu anlamda yatışlarda doluluk oranlarında bir sorun olmadığını çok rahat söyleyebiliriz. O nedenle bu dönemde bulaşmayı önlemek için maske kullanımını ve mesafenin son derece önemli olduğunu, kalabalık ortamlara da mümkün mertebe girilmemesi gerektiğini ve o kalabalık ortamları da oluşturmamak anlamında önemli olduğunu görüyoruz.''Bilim Kurulu Toplantısı'nda aile içi bulaş ele alındı'En fazla bulaşın aile içinde olduğunu vurgulayan Koca, bu konunun Bilim Kurulu Toplantısı'nda ele alındığını kaydetti. Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bu anlamda Avrupa ülkelerinde biliyorsunuz 6 kişiden daha fazla aile içinde olunmaması şeklinde bir yaklaşımın olduğunu biliyoruz. Bilim Kurulumuz daha çok özellikle Türkiye olarak toplumsal farklılığımızı da göz önüne alarak, evdeki kişilerle birlikte 10 kişiyi geçmemek şeklinde aile içi temasların mümkün mertebe azaltılması şeklinde bir tavsiye ve önerisi oldu. Şu dönemde artış olan illerimizde, tedbirlere uymakla ve filyasyonu sahada yoğun yapmakla sonuç aldığımızı çok iyi biliyoruz. Bunu Diyarbakır'da gördük, Şanlıurfa'da gördük. Ankara'da çok belirgin gördük, yüzde 60'lara kadar düştüğünü gördük. Herhangi bir kısıtlama yapılmadan görmüş olduk. Ankara'daki yüzde 4 dediğim artışın, hastanelerdeki, sağlık kuruluşlarındaki yatışlara da herhangi şekilde bir yansıması olmadı.''Maskenin yüzde 90'ın üzerinde koruduğunu biliyoruz'Toplumun artık vakalardaki yükselişin nasıl düşürülebileceğini bildiğini vurgulayan Koca, şu ifadeleri kullandı:'Vatandaşımızla birlikte tedbirlere özellikle hassasiyetle uymalıyız. Maskenin altını çiziyorum. Çünkü önümüzdeki dönem viral enfeksiyonların yoğun alacağı bir dönem ve başladı zaten. Ama bu üst solunum yolu enfeksiyonu yani damlacık enfeksiyonuna bulaşan bütün enfeksiyonlara yönelik maskenin ve mesafenin son derece önemli olduğunu, yüzde 90'nın üzerinde koruduğunu biliyoruz. Bu anlamda önümüzdeki dönemde bu üst solunum yolu enfeksiyonlarının daha da azalabileceğini tedbirlere ve maske kuralına uyarsak göreceğimizi düşünüyoruz.'(Sürecek)
Sağlık Bakanı Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın Ardından Açıklamada Bulundu: (1)
ANKARA (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 'Enfeksiyonun yaygınlığı ve bağışıklık durumunu ölçmek için 153 bin kişiyi kapsayan bir saha taraması yapmış, sonuçlarını da kamuoyuyla paylaşmıştık. 15 Ekim'de bu saha taramasını tekrarlıyoruz. Toplumun tamamını yansıtacak büyüklükte bir örneklem üzerinde çalışma yapıyoruz.' dedi. Koca, Bilkent Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.Yaklaşık 10 aydır bütün dünyada ana gündemi pandeminin oluşturduğuna ve Kovid-19 hakkında artık çok fazla bilgiye sahip olunduğuna işaret eden Koca, 'Genel olarak yaşantımız ise dünya ölçeğinde etkili bu salgından giderek daha az zarar görüyor.' ifadesini kullandı.Salgının maske, mesafe ve temizlik tedbirlerine uyuldukça gerilediğinin, bu tedbirlerden vazgeçildikçe tırmanışa geçtiğinin hem Türkiye hem de dünyada görüldüğüne dikkati çeken Koca, 'Maskenin koruyuculuk özelliği konusunda yeni veriler ortaya çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü iki gün önce, 12 Ekim'de grip güncelleme raporunu yayımladı. Bu raporda grip mevsimini yaşamış olan güney yarım kürede Avustralya, Yeni Zelanda, Orta ve Güney Amerika gibi yerlerde bu yıl bu enfeksiyonun çok seyrek görüldüğü bildirilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, grip vakalarının azalması sonucunu maske, sosyal mesafe ve el hijyenine bağlamaktadır. Yapılan bazı araştırmalar koronavirüs tedbirlerinin grip ve benzeri bazı enfeksiyonları yüzde 35 civarında, diğer bazı araştırmalarsa en az yarı yarıya azalttığını ortaya koymakta.' bilgisini paylaştı. 'Tedbirlere uyarsak iki hastalıktan birden korunmuş olacağız' Bakan Koca, 'Ekim ayındayız, gribin en yaygın olduğu günlere girdik. Koronavirüse karşı alacağımız tedbirler bizi gripten de koruyacak. Tedbirlere uyarsak iki hastalıktan birden korunmuş olacağız. İki ayrı virüse karşı tedbir aynıdır.' uyarısında bulundu. Gribin ölüme yol açabilen bir hastalık olduğuna, özellikle kronik karaciğer, kronik akciğer, kalp, hipertansiyon, diyabet gibi hastalığı olan, vücut direnci düşük kişilerin gribal enfeksiyonlar sonucu hayatını kaybedebildiğine dikkati çeken Koca, koronavirüs tedbirlerine uyarak bu hastalığa karşı da ciddi bir başarı elde edilebileceğini vurguladı. Koca, DSÖ'nün Türkiye hakkında yayımladığı rapora değinerek, bu raporun bütün Avrupa ülkeleri içinde bir ilk olma özelliğine sahip olduğunu, Türkiye'nin pandemiye karşı elde ettiği başarının raporda kapsamlı bir şekilde ele alındığını anlattı. Raporda Türkiye'nin en zengin ülkeler arasında olmamasına rağmen salgınla mücadelede en cömert davranan ülkelerden biri olduğunun vurgulandığını belirten Koca, Türkiye'nin temaslı taraması ile vaka tespiti, izolasyonla riski kontrol altına almaya yönelik stratejisi, erken tanı ve tedaviye dayalı klinik uygulamalarına raporda vurgu yapıldığını ifade etti. Koca, Avrupa Birliği İlerleme Raporu'nda da Türkiye'de mart ayında başlayan Kovid-19 pandemisi çerçevesinde Sağlık Bakanlığının halk sağlığını koruyucu ve sağlık kuruluşları ile sağlık personeli üzerindeki yükün artmasını önleyici tedbirleri vakit kaybetmeden uygulamaya geçirdiğinin aktarıldığına dikkati çekti. Raporda, 'Türkiye'nin sağlık sistemi Kovid-19 pandemisinin gereklerini sağlayabilecek güçtedir. Sosyal güvencelerine bakılmaksızın herkese ücretsiz test ve tedavi imkanı sağlamıştır. Türkiye krizin erken döneminden itibaren Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkeziyle iş birliği içinde çalışmaktadır.' ifadelerinin yer aldığını belirten Koca, bu hususların Türkiye'nin küresel salgına karşı savaşını küresel standartlarda verdiğini gösterdiğini vurguladı. '15 Ekim'de saha taramasını tekrarlıyoruz' Bakan Koca, bu standartların Türkiye'nin başarısının sadece bir kısmını değerlendirmeye dönük olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:'Temmuz ayından itibaren normalleşme dönemine geçtik, sınırlamalar kalktı, ülkeler arasında gidiş ve gelişler ülkelerin koyduğu günlük vaka sayılarının belli düzeyin altında olması şartıyla başladı. Bu yeni dönemin gereklerine uygun olarak kesitsel taramalar adını verdiğimiz virüs taramalarına başladık. Bu taramaları havaalanlarında yurt dışına gidenlere, cezaevlerinde bulunanlara, organize sanayi bölgesi çalışanlarına, asker, sporcu ve benzer diğer gruplara yapıyoruz. Bir örnek vermek isterim; bugüne kadar hava yoluyla yurt dışına gidenlere yaptığımız test sayısı 490 bin 480'dir. Bu taramalarda 1226 kişide test pozitif çıkmıştır. Bir diğer konumuz ise saha taramasıdır. Daha önce enfeksiyonun yaygınlığı ve bağışıklık durumunu ölçmek için 153 bin kişiyi kapsayan bir saha taraması yapmış, sonuçlarını da kamuoyuyla paylaşmıştık. 15 Ekim'de bu saha taramasını tekrarlıyoruz. Toplumun tamamını yansıtacak büyüklükte bir örneklem üzerinde çalışma yapıyoruz. Hem semptomsuz yani belirtisiz olduğu halde testi pozitif çıkan taşıyıcı vakaları hem de antikor testleriyle daha önce virüs kendisine bulaştığı halde bunu fark etmemiş fakat sonuçta bağışıklık geliştirmiş kişileri tespit etmiş olacağız. Bu çalışma bize toplumun tamamı hakkında fikir verecektir.' 'Aşı konusundaki gelişmeler salgına karşı tam bir güvence olarak görülmemelidir' Sağlık Bakanı Koca, bazı törenler ve toplu etkinliklerin yapıldığı ayların geride bırakıldığına dikkati çekerek, 'Kapalı alanlar çok daha büyük önem kazandı. Aynı ortamda çalışan kişilerin karşılıklı güvence varmış gibi tedbir almadıklarını duyuyoruz. Bu konuda dikkatli olmalıyız. Bu dönemde virüsün yayılma mecralarına iş yerleri de eklenecek. Maske kuralından ödün verilmemelidir.' diye konuştu.Maskenin bazı bilim adamlarınca aşı benzeri bir koruyucu olarak kabul edildiğine dikkati çeken Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:'Aşı konusundaki gelişmeler salgına karşı tam bir güvence olarak görülmemelidir. Koronavirüs bulaştığı kişide iki veya üç hafta sonra iz bırakmayacağı hatta fark edilemeyeceği gibi bu süre hayatının en çetin günleri de olabilir. Aşı konusundaki gelişmeler ise çok yol alınmış olmasına rağmen böyle kısa günlerle ifade edilemez. En önemlisi aşı yaygın olarak yapılabileceği güne kadar kendini virüsten koruyabilenler için bir çare olacaktır. Aşı kendisini virüsten koruyamayanlar için çare değildir. Salgında baştan çok sıkı tutulan tedbirler yorgunluk sebebiyle gevşiyor. Virüsün yol açtığı hastalık ve tedavisi hakkında çok daha fazla bilgi sahibi olmakla birlikte risk giderek geniş bir tabana yayılıyor. Testi pozitif çıkanların ve bunların temaslılarının izolasyon kuralına uyması şarttır. Bakanlık olarak gerekli önlemleri alıyoruz. Öte yandan belirgin semptomu olan kişilerin sağlık kuruluşlarına bir an önce başvurmalarını istiyoruz. Ağır hastalar bunlar arasından çıkıyor. İzlediğimiz strateji, tedbir ve korunma, tanı ve izolasyon, erken tedavi ile normal yaşama dönüştür.' (Sürecek)
Bilim Kurulu Üyesi Kayıpmaz: 'Üniversitelerin Açılması Gündeme Gelebilir'
Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, bu hafta itibarıyla hazırlık ve birinci sınıf dışındaki sınıfların da eğitime başladığını belirterek, 'Ümit ediyorum ki vaka sayılarında ciddi bir artış yaşanmaz, okullarda da kontrollü bir şekilde eğitimi sürdürebiliriz ve diğer sınıflar, ardından da üniversitelerin de açılması gündeme gelebilir' dedi.
Reklam
Gülşah Elikbank Yazio: Sıradanlığın Zulmü Var Bu Topraklarda
etiket
Patronun köle gibi çalışmanı ister. Ailen, onların istediği gibi biri olmanı. Sevgilin ise sürekli değişmeni ister. Kimse olduğun gibi görmek istemez seni. Herkes kendi icat ettiği gibi bakar sana. Sonuç olarak bambaşka bir insan olursun, demişti Aziz Nesin.Ne kadar haklı değil mi? Hepimiz biricik özelliklere sahipken sıradanlığın zulmüne uğruyoruz. Peki ama neden kendimiz olamıyoruz? Neden dünya buna izin vermiyor? Yönetilmesi kolay olan, aynı olandır çünkü. Tek tip, tahmin edilebilir, parlak, gösterişli ama içi boş. İçi doldukça alıp bir yerden bir yere koymak zor olur ne de olsa.
Reklam
Hak-İş'ten "Sendikalı Kadın Takım Kaptanları Yetiştirilmesi" Projesi
ANKARA (AA) - Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Toplum Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, 'Aşıda iyi noktadayız. Önümüzdeki hafta yerli aşının ilk uygulaması başlayacak.' dedi.Prof. Dr. İlhan, Hak-İş Kadın Komitesi tarafından üyelere yönelik gerçekleştirilen 'Yeterlilik Odaklı Sendikalı Kadın Takım Kaptanları Yetiştirilmesi' projesi eğitim programı kapsamında sunum yaptı.Prof. Dr. İlhan, sunumda virüsle mücadeleye değinerek, bu çerçevede gelinen ve ulaşılan noktayı 'çok iyi' olarak niteledi ve sorunun birlikte aşılacağını söyledi. Ancak konuyla ilgili bazı söylemleri anımsatan Prof. Dr. İlhan, 'İnsanlar toplumun gözünün içine baka baka gerçekler dışında farklı şeyler söylüyorlar.' ifadesini kullandı.'Vaka sayısı' tartışmasına değinen Prof. Dr. İlhan, şöyle devam etti:'Vakanın 10 bin ya da bin olması bizim maske takmamız, fiziksel mesafeye ya da kurallara uymamız konusunda bir engel değil. Bizim bunlara uymamız gerekiyor. Bu dönemde kamusal tedbirler üst düzeyde. İller arası dolaşımın kısıtlanması, okullar ve üniversitelerin kapatılması, hastalığın yayılmasında çok büyük önem arz etti. Ama hazirandan belli bir noktaya geldik. Bu nokta içerisinde belli bir rakama gelindiğinde herkesin günlük işlerine devam etmesi ama bu süreç içerisinde kurallara uymasının uygun olacağı bir yaklaşımı sergiledik.'Bu noktada sosyal destek ve iş göremezlik ödeneklerinin önerine değinen Prof. Dr. İlhan, her sendikanın bu konuya çok sahip çıkmadığını belirterek, bu çerçevede Hak-İş'i kutladı.-'İyi bir yerdeyiz''Peki şu an neredeyiz?' diye soran Prof. Dr. İlhan, 'Ankara'da iyi bir noktadayız. Çevrenize baktığınızda daha az enfekte insan olduğunu gözlemliyorsunuz veya hastanede yer bulmada insanlar daha az sorun yaşıyorlar. Bunu da gözlüyorsunuzdur. Ama İstanbul'da şu anda bir artış söz konusu.' dedi.Prof. Dr. İlhan, artışın nedenlerine ilişkin, 'Ankara memur, çalışan şehri. Daha orta, ortanın altı ekonomik düzeye sahip insanlarız. Ama eğitim ve kültürün en yüksek olduğu yer. O yüzden Ankara'daki insanlar genelde izinlerinde memleketlerine, belki kısa süreli tatil beldelerine gidiyorlar. Döndüklerinde vakaları birlikte getirip enfeksiyonları artırdılar. Düğün sezonları ile birlikte enfeksiyonlarda ciddi artışlar oldu.' açıklamasını yaptı. Filyasyon ekiplerinin sahada olduğunu belirten Prof. Dr. İlhan, salgının üstesinden, filyasyonla sahada hastalıkların takibini yaparak geldiklerini söyledi.Prof. Dr. İlhan, tedavide de iyi bir noktada bulunulduğunu, esnek ve kademeli çalışmanın ciddi bir uygulama olduğunu belirten Prof. Dr. İlhan, 'Maalesef bazı özel sektör kuruluşları kademeli çalışma kurallarına uymuyor. Esnek çalışmaya uymayanlar var. Evden yapılacak işler bile olsa 'saat 09.00-17.00 arası işe gelsin' diyenler var. Bunu suistimal edenler de var. Ama bizlerin biraz daha vicdanlı davranıp, devletin sağladığı bu imkanları iyi bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.' diye konuştu.Aşı çalışmalarıAşı çalışmaları konusunda bilgi veren Prof. Dr. İlhan, şunları kaydetti:'Aşıda iyi noktadayız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan açıkladı. Önümüzdeki hafta yerli aşının ilk uygulaması başlayacak. Yerli bir aşı olursa iyi bir üretim kapasitesi var. Hemen uygulamaya girmez ama bahar aylarına kadar ancak uygulamaya girer. O zamana kadar da Çin, İngiliz ve Amerikan aşısı ile iyi bir noktaya gelip, salgını konsolide edip günlük hayata döneceğiz. Ama yine tabii tedbiri elden bırakmamamız gerekiyor. Birçok insan 'hocam şu maskeden ne zaman kurtulacağız?' ya da 'Çocuklar okula ne zaman gidecekler?' diye soruyor. Çocukların bir bölümü okula başladılar ama maskeyi bir süre daha takmaya devam edeceğiz. Biraz insanımızı, ülkemizi severek, olumlu boyutuyla bakarsanız, mesela geçen ve bu senenin 1 Eylül-1 Ekim arası grip verilerini karşılaştırırsanız maske taktığımız için daha az insan grip oldu. Yani bu sürecin başka getirileri de var.'-Çalışma hayatına etkisiSürecin çalışma hayatına etkisinin de önemli bir boyut olduğuna işaret eden Prof. Dr. İlhan, çalışmanın biçim, yöntem ve kurallarının değiştiğini söyledi. Üniversitelerin de bu konuyu tartıştığına işaret eden Prof. Dr. İlhan, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Çok ihtişamlı, çok büyük binalar, çok büyük yerlere gerek var mı acaba yoksa daha çok insana mı yatırım yapmak gerekiyor? Ya da insanın bireysel kullanabileceği ürünlere mi yatırım yapmak gerekiyor? Bunun farklı bir boyutu var. Evde bir insanı çalışmaya mecbur ediyorsunuz. Evde de işveren sanki çalışanını 24 saat çalışacakmış gibi hissediyor. Evde çalışan işyerindeki sürelerle sınırlı olarak işini yapmak zorunda. Aslında çok zor bir dönem. Daha açıkçası iş gücüne çok ihtiyaç var. Devlet, sendikalar, üniversiteler çalışanlar iş birliği ile umarım üstesinden gelebiliriz. Bu süreci kısa zamanda atlatırız.'Prof. Dr. İlhan, Çalışma Bakanlığı'nın yaptığı 'Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi'nin bu yıl koronavirüsten dolayı iptal edildiğini anımsattı.-'Türkiye'nin farkı bu sorunu kararlılıkla ele alması'Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Osman Yıldız ise Türkiye'nin koronavürise karşı çok güçlü ve kararlı bir duruş sergilediğini belirterek, 'Bütün dünyada var ama Türkiye'nin farkı, bu sorunu kararlılıkla ele alması. 'Biz bununla topyekün mücadele edeceğiz' şeklinde bir kararlı duruşu ve bunu uygulaması söz konusu.' dedi.Konfederasyona bağlı sendikalarda bütün önlemleri kaçınmadan aldıklarını ifade eden Yıldız, şunları söyledi:'İlk günden itibaren Türkiye'de üretimden ve çalışma hayatında, Türkiye’nin kapanması yönünde önemli bir irade ortaya konulmuştur. Biz bu anlayışa karşı çıktık. Türkiye'nin bu anlamda bir OHAL'e dönüşmesine karşı çıktığımızı belirtmek istiyoruz. Bu virüs çok tehlikeli, çok öldürücü fakat bu virüse karşı önlem alınabiliyor. Önlem almak hepimizin elinde. Konfederasyon olarak Türkiye'nin üretim ve hizmetlerle yoluna devam etmesini istiyoruz.'-'Buna olağanüstü halle cevap vermeyeceğiz'Hem işveren hem de sendikaların bütün önlemlerini alarak yoluna devam ettiğini vurgulayan Yıldız, şu görüşlerini paylaştı:'Gördüğümüz işyerlerinde koronavirüs çok yayılmıyor. Daha çok sosyal hayatta işyerlerine taşıdığımız bir durum söz konusu. Olağanüstü bir süreçten geçtiğimiz doğrudur ama biz buna olağanüstü halle cevap vermeyeceğiz. Buna sıkı, dikkatli önlemler ve yenilenen ilişkilerle karşılık vereceğiz. Hak-İş olarak, Avrupa'nın yaptığı gibi OHAL ile değil, olağanüstü gayretlerle bu süreci atlatmak istiyoruz. 20 iş kolumuzun hepsinin üretimini, istihdamını koruyarak yoluna devam etmesini istiyoruz. Çünkü istihdamı korumanın en önemli yöntemi üretimden geçmektedir.'
İlginç Tasarımıyla “Hikayedeki Seni Bul” Raflarda
Betül Yergök’ün bilim kurgu, fantastik ve mistik hikâyeler ile meditasyonlar içeren “Hikayedeki Seni Bul” kitabı Müptela Yayınevi etiketiyle raflarda yerini aldı. Hikâyelerinsonunda ise başlıklar halinde (Neyi bilmen gerekiyor?), (Kendine sor), (Meditasyon) kısımlarıyla interaktif çözümleme ve çalışmalar veriliyor. Her okura hitap eden bu baş ucu kitabıyla Betül Yergök, okura 'Seni, beni, bizi bulmaya var mısın?' diyor.
Reklam
"Tüm Öğretmen Adayları Üstün Zekalılara Yönelik Eğitimler Almalı"
İSTANBUL (AA) - SEFA MUTLU - İstanbul Üniversitesi–Cerrahpaşa Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Özel Yetenekliler Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Marilena Zinovia Leana Taşcılar, özel eğitim öğretmenlerinin yanı sıra diğer öğretmenlik dallarında okuyan öğretmen adaylarının lisans öğrenimlerinde üstün zekalıların eğitimlerine yönelik derslerin olması gerektiğini belirtti.AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Taşcılar, üstün zekalı bireylerin ve 'eğitimcilerin eğitimi' konularında değerlendirmelerde bulundu.Taşcılar, üstün zekalı ve yetenekli çocukların eğitiminin hem dünyada hem de Türkiye'de çeşitli modellere dayandırılarak yapıldığını anlatarak, 'Bununla birlikte bu çocukların eğitimi söz konusu olduğunda alınması gereken bazı eğitimsel önlemler de vardır. Bunlar kısaca zenginleştirme, hızlandırma ve gruplandırmadır. Zenginleştirme, halihazırdaki eğitim programının daha derin ve ayrıntılı bir şekilde işlenmesidir. Hızlandırma, daha erken yaşta okula başlama, sınıf atlatma ya da üst sınıflardan ders almalarını sağlayan bir sistemdir. Böylelikle eğitimleri kronolojik yaşlarına göre değil zihinsel yaşlarına göre şekillenerek esneklik sağlanır. Gruplandırma ise benzer zihinsel kapasitedeki çocukların birlikte özel gruplar şeklinde eğitim almalarını sağlamaktır.' diye konuştu.Türkiye'de en çok uygulanan stratejilerden birinin gruplama olduğu bilgisini veren Taşcılar, şöyle devam etti:'Gruplama homojen - heterojen ve tam zamanlı - yarım zamanlı sınıflardan oluşmaktadır. Özel okulların üstün yetenekli öğrenciler için oluşturdukları özel sınıflar, sadece üstün yeteneklilere yönelik okullar, okullarda bu öğrencilere yönelik oluşturulan destek eğitim odaları ve örgün eğitimin dışında yer alan Bilim Sanat Merkezleri (BİLSEM) uygulamaları gruplamaya örnek olarak verilebilir. Zenginleştirme de bu okulların ya da sınıfların içinde uygulanmaktadır. Hızlandırma ise okula erken başlama ve birinci sınıfta sınıf atlama olarak uygulanmaktadır. Tüm bu uygulamaların yanı sıra başta Anadolu Üniversitesi'nin yürütmekte olduğu Üstün Yetenekliler Eğitim Programları (ÜYEP) ve çeşitli üniversitelerin 'Çocuk Üniversiteleri' programları kapsamında üstün yetenekli öğrencilere yönelik okul dışı çalışmaların olduğunu görmekteyiz.'Üstün zekalıların örgün eğitime katılımlarıTaşcılar, üstün zekalıların örgün eğitimdeki durumları hakkında da bilgiler vererek, bu gruptaki bireyler için çeşitli model uygulamaları olduğunu söyledi.Bunların bazılarının örgün eğitim kapsamında ele alındığını aktaran Taşcılar, bazılarının da örgün eğitimin dışında yer aldığını ifade etti.Taşcılar, burada önemli olanın öğrencilerin ihtiyaçlarına, ilgi alanlarına ve yetenek alanlarına yönelik eğitimlerin sunulması olduğuna dikkati çekerek, şunları belirtti:'Onları anlayan, ihtiyaçlarını önemseyen eğitimciler ile bir arada olmalarıdır. Hem üstün zekalı çocuklara hem de normal düzeydeki çocuklara aynı anda eğitim veren uygulamalar da mevcuttur, sadece üstün zekalı öğrencilere uygulanan programlar da. Burada öğrenme hızı ve zorlanma düzeyi her öğrenciye göre şekillendirilebiliyorsa bu öğrencilerin aynı ortamda eğitim görmeleri mümkündür. Bununla birlikte sadece örgün eğitim ilgi ya da yetenek alanlarına yönelik ihtiyaçlarını karşılayamayabilir. Dolayısıyla ÜYEP, BİLSEM, Çocuk Üniversiteleri ya da özel kurumların hafta sonu programları bu anlamda eğitimlerini ve gelişimlerini destekleyici nitelikte olmaktadır.'Eğitimcilerin eğitimiDoç. Dr. Taşcılar, bu kadar özel bir grubun eğitiminin üstlenilmesinin de kolay bir süreç olmadığını belirterek, öğretimsel stratejilerin bilinmesi gerektiğine vurgu yaptı. Üstün zekalı ve yetenekli bir öğrenciye öğretmenlik yapabilmek için üstün zekalı olmanın gerekmediğini dile getiren Taşcılar, 'Mutlaka sahip bulunması gereken bazı temel özellikler vardır. Öncelikle üstün zekalı çocuklara öğretmenlik yapmak isteyen bir kişinin bu çocukların özelliklerini tanıyabileceği özel bir eğitim alması gerekir. Bu çocuklarla çalışmayı hedefleyen öğretmenlerin esnek, yaratıcı, araştırmacı ve yeniliğe açık olması gerekir. Her ilişkide olduğu gibi öğrenci–öğretmen ilişkisinde de sağlıklı bir bağın oluşması için güven çok önemlidir. Öğretmen bir konuda bilgi sahibi olmadığında bunu açık yüreklilikle söyleyebilmelidir, aksi halde üstün zekalı ve yetenekli çocuğun öğretmenine güveni sarsılabilir ve öğretmenin otoritesini sarsıcı davranışlar sergilemeye başlayabilir. Bu öğretmenlerin sahip olması gereken bir diğer özellik de adalet anlayışıdır. Eğitim ortamında adalet herkese eşit davranmak değil, herkese ihtiyaçları doğrultusunda davranmaktır. Çünkü yeri geldiğinde farklı özellikteki öğrencilere ilgilerine ve ihtiyaçlarına, daha da önemlisi hazır olma düzeylerine göre etkinlikler hazırlanması gerekir. Aslında bu özelliklerin tüm öğretmenlerde bulunması gerekir. Yine de bu özellikleri burada tekrar vurgulama gereği, ülkemizde sınıf öğretmenliği bölümlerinin eğitim programlarında yaratıcılık, eleştirel düşünme ya da üstün zekalı ve yetenekli bireylerin özelliklerini öğrenme gibi derslere yer verilmemesinden ileri geliyor.'Taşcılar, en idealinin bu çocukların eğitiminin bu alanda uzmanlaşmış öğretmenler tarafından yapılması olduğunu aktararak, Türkiye'de 2002'de ilk kez Prof. Dr. Ümit Davaslıgil tarafından İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi'nde Özel Eğitim Bölümü bünyesinde yer alan Üstün Zekalıların Eğitimi anabilim dalının kurulduğunu anımsattı.Bu anabilim dalını başka üniversitelerin de zaman içinde kendi bünyelerinde açtığını ve öğretmen yetiştirdiğini belirten Taşcılar, '2016-2017 eğitim öğretim döneminden itibaren özel eğitim bölümündeki tüm anabilim dalları (zihin engelliler eğitimi, özel yeteneklilerin eğitimi, görme/işitme engellilerin eğitimi) YÖK kararı ile tek bir program altında yani Özel Eğitim Öğretmenliği Programı adı altında birleştirilmiştir. Şu anda bu alanda okuyan öğretmen adaylarından her özel eğitim alt alanına hakim olmaları beklenmekte ve seçmeli derslerle daha çok ilgi duydukları alanlarda dersler seçmelerine imkan sunulmaktadır.' dedi.Taşcılar, pratikte pek çok öğretmen adayının zihin engelliler eğitimi alanını tercih ettiğini ve üstün zekalıların eğitimine yönelik alabilecekleri seçmeli derslerin de çok sınırlı olduğunu söyledi.Var olan koşullarda Özel Eğitim Öğretmenliği bölümünden mezun olacak öğretmen adaylarının üstün zekalı çocuklara öğretmenlik yapma konusunda yeterli donanımla mezun olamayacaklarının düşünüldüğünü anlatan Taşcılar, şunları kaydetti:'Diğer öğretmenlik dallarında okuyan öğretmen adaylarının da (sınıf öğretmenliği, fen bilgisi öğretmenliği, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, okul öncesi öğretmenliği gibi) lisans programlarında üstün zekalı çocukların eğitimlerine yönelik derslerin olmaması büyük bir eksikliktir. Şu an halihazırda görev yapan ve üstün zekalı çocukların eğitimine ilgi duyan öğretmenlerin katılabileceği hizmet içi eğitimlerin ya da sertifika programlarının yaygınlaştırılması bu çocukların eğitiminin sağlıklı bir şekilde ele alınabilmesi için önemlidir. Zira okullarda tanılanmış öğrenciler için destek eğitim odalarının açılması öngörülmekte ama orada eğitim verebilecek öğretmenlerin hem sayıca yeterli olmadığı hem de yeterli donanıma sahip olmadıkları görülmektedir.'
Edirne Belediye Başkanı Gürkan: "Şartlar Oluşursa Kırkpınar Güreşleri'ni Gerçekleştirmek İstiyoruz"
EDİRNE (AA) - HAKAN ŞAHİN - Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin bu yıl yapılıp yapılmamasında Koronavirüs Bilim Kurulu'nun kararı belirleyici olacak. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 659. Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) engeline takıldığını belirtti.Gürkan, 6,5 asırdır devam ve UNESCO'nun Somut Olmayan Dünya Mirasları Listesi'nde yer alan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ni devam ettirebilmek için büyük çaba gösterdiklerini ancak şu ana kadar Kovid-19 salgınının buna müsaade etmediğini, Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulunun vereceği kararların kendileri için referans olacağını dile getirdi.'Biz yapmaya hazırız'Havalar çok soğumadan güreşlerin düzenlenebileceğini vurgulayan Gürkan, şöyle konuştu:'Asırlardır devam eden Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ni bu yıl maalesef gerçekleştiremedik. Israrla bu geleneği sürdürebilmek için çok çaba sarf ettik ancak şu ana kadar pandemi koşulları nedeniyle net bir karar da veremedik. Teknik olarak güreşler yapılabilir fakat pandemi koşullarını dikkate alarak Bilim Kurulunun vereceği kararlar bizim için referans noktası olacak. Eğer bakanlık 'Şu şartlarda, şu kadar pehlivanla...' veya 'Şu koşullarda yapılabilir.' derse, biz yapmaya hazırız.'Olağanüstü bir dönemden geçildiğine dikkati çeken başkan Gürkan, 'Tabii ki asırlık bir geleneği sürdürmek ne kadar önemliyse, insan hayatı kuşkusuz hepsinden daha önemli. Birinci önceliğimiz, pehlivanlarımızın, teknik ekibin ve vatandaşlarımızın sağlığının korunması. Süreci takip ediyoruz. Eğer şartlar oluşursa Kırkpınar Güreşleri'ni gerçekleştirmek istiyoruz.' ifadelerini kullandı.Gürkan, dünyada koronavirüs salgınının yeniden artışa geçtiğini, hep birlikte kurallara uyarak bu durumun üstesinden gelebileceklerini sözlerine ekledi.
"Girişimci Kadınlar,  Büyümenin Ve Kalkınmanın Önemli Aktörleri Konumunda"
İSTANBUL (AA) - ÇİĞDEM ALYANAK - Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu, kadınların ürettiği ve hayata geçirdiği projelerin bilim, sanayi, endüstri, teknoloji gibi alanlarda da görünürlük kazanmasıyla, kadınların çalışma hayatına katılımı ve kadın iş gücü oranının giderek arttığını belirterek, 'Yani bugünün Türkiye'sinde girişimci kadınlar, ortaya çıkartacakları yeni ekonomik değerler ve fırsatlarla, büyümenin ve kalkınmanın önemli aktörleri konumunda.' dedi.Kadınların girişimcilik yeteneklerinin artırılması, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere dönüştürebilmeleri amacıyla, TÜBİTAK Marmara Teknokent, KADEM, Bilişim Vadisi ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) iş birliğiyle 5-23 Ekim tarihleri arasında 5. İnovasyonda Kadın Girişimcilik Kampı düzenlendi. 'Bir Fikrim Var ve Ona Hayat Vermek İstiyorum' diyerek 22 Şubat-30 Ağustos 2020 tarihleri arasında başvuruda bulunan 235 proje arasından seçilen 30 kadın girişimci bu kampta, Girişimcilik ve Start Up Ekosistemi, Start Up Analizi ve Teknolojik Olgunluk, Girişimcilikte Liderlik, İş Fikirleri Swot Analizi, İş Hukuku ve Mentörlük gibi pek çok başlık altında eğitim ve uygulamadan yararlanma imkanı elde etti. KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu, 'İnovasyonda Kadın Girişimcilik Kampı'nın önemi, kadın girişimcilere kattığı kazanımlar, bu kampta verilen eğitimler ve Türkiye'deki kadın girişimci potansiyelini AA muhabirine değerlendirdi. 'Kadınları, girişimcilik yolculuklarında desteklemek istedik'İnovasyonda Kadın Girişimcilik Kampı'nın kurulma amacına ilişkin bilgi veren Gümrükçüoğlu, KADEM olarak 2015 yılında İnovasyonda Kadın Projesi'ni hayata geçirirken öncelikle kadın girişimcilere ulaşarak, bir iş kurmaya niyetli olan ya da işini kurmuş ama henüz hayal ettiği başarıya ulaşamamış kadınlara inovasyon yeteneğini kazandırmayı amaçladıklarını söyledi. Girişimci kadınlara, inovatif fikirlerini teşebbüse dönüştürebilmeleri için ihtiyaç duydukları her konuda rehberlik yapmak, onları girişimcilik yolculuklarında desteklemek istediklerini belirten Gümrükçüoğlu, 'Bu alanda ülkemizde ve dünyada eksiklikler olduğunu gördük. Günümüzde başarılı işletmeler kurmanın ve ekonomiye katma değer üretmenin yolu artık doğru işi doğru şekilde ve doğru zamanda piyasa ile paylaşmaktan geçiyor. Biz de herkesin kendi 'doğru'sunu bulabilmesi için girişimci kadınlara vizyon katmaya çalışıyoruz.' dedi. Bu yıl, TÜBİTAK Marmara Teknokent yürütücülüğünde, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), Bilişim Vadisi, TOBB ETÜ iş birliğiyle hayata geçirdikleri bu proje ile kadınların sektörel girişimcilik yeteneklerinin artmasını ve bu sayede yeni istihdam alanlarının oluşmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini aktaran Gümrükçüoğlu, bu proje sayesinde kadın girişimciliğini daha da yaygınlaştırmak istediklerini ifade etti. İnovasyonda Kadın Girişimcilik Kampı'nın kadın girişimcilere kattığı kazanımlara değinen Gümrükçüoğlu, sözlerine şöyle devam etti:'İnovasyonda Kadın Girişimcilik Kampı'na katılan bir hayali yahut parlak bir fikri olan kadınlar, öncelikle yeteneklerinin farkına varıyor ve bu yolda yalnız olmadıklarını görüyorlar. Bu proje sayesinde, fikirlerini ve hayallerini projeye dönüştürmüş, projelerini hayata geçirerek kendi işlerini kurmuş, ulusal ve uluslararası ödüller almış kadınların başarı hikayelerine şahit oluyorlar. Kadınların girişimcilik alanında rol modeller tanımaları, üstelik bu rol modellerin de kadınlar arasından seçilmesi onları cesaretlendiriyor. Kendileri gibi girişimci olan kadınların başarı hikayeleriyle karşılaşmak dahi istek ve öz güvenlerinin artması noktasında çok önemli bir motivasyon kaynağı.Katılımcılar, kamp süresince fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri, sektörde kendilerine nasıl yer bulacakları ile ilgili de bilgi ve tecrübe ediniyorlar. Fikir bulma, planlama, teşebbüs ve uygulamaya dair 2 hafta boyunca akademisyenler ve alanında uzman eğitmenler tarafından eğitim alıyorlar. Seçilen 5 kadın girişimcinin kendi şirketini kurması, TÜBİTAK ve KOSGEB'in verdiği desteklerden herhangi birini alması durumunda biz de KADEM olarak her girişimciye 25 bin TL destek sunuyoruz. Ayrıca TÜBİTAK Marmara Teknokent Kuluçka Merkezi (MARTEK) de katılımcılara proje çalışmaları için ilk bir yıl ücretsiz yer tahsisinde bulunuyor.'Süreç içerisinde ise KADEM olarak kadın girişimcilerin temel problemlerini gözlemleme imkanı bulduklarını ve çözüm üretme noktasında yeni adımlar atmaya başladıklarını aktaran Gümrükçüoğlu, 'Örneğin, kadın girişimcilerin en çok sorun yaşadıkları konunun ticarileşme olduğunu, içeriği güçlü olan projelerin dahi ticarileştirme aşamasında ilerleme kaydetmesinin zorluklarını gördük. Bu sebeple kendi projelerini hayata geçirmeye başladıklarında da girişimcileri yalnız bırakmıyor, onları bir yıl boyunca desteklemeye devam ediyoruz. Verilen her desteğin ülkemiz için faydaya dönüşerek, gerek dünyada gerek yurt içinde gurur kaynağımız olduğuna şahitlik ediyoruz.' ifadelerini kullandı.Kadın girişimcilere kampta verilen eğitimleri anlatan Gümrükçüoğlu, 'TÜBİTAK Marmara Teknokent hakemleri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda projeleri seçilen ve girişimcilik kampına girmeye hak kazanan kadın girişimciler, alanlarında uzman akademisyenler, eğitmenler, girişimciler tarafından verilen finans ve pazarlama eğitimlerini de içeren geniş bir yelpazede girişimcilik dersleri alıyorlar. Ticari süreç içinde önlerine çıkacak her türlü sorunu çözmeye yönelik donanıma sahip oluyorlar.' dedi.Gümrükçüoğlu, bu yıl salgın sebebiyle online olarak gerçekleştirdikleri kampta kadınlara; Girişimcilikte Potansiyeli Hayata Geçirmek, Girişimcilikte İş Modeli Geliştirme, Proje Döngüsü, Girişimcilikte Pazar Analizi, Girişimcilikte Pazarlama, Değer Teklifi Oluşturma, Girişimcilik ve Start up İş Planı Geliştirme Dinamikleri, İş Planı Sunum Hazırlama, Girişimcilikte Maliyet Analizi, Ulusal ve Uluslararası Fikri Mülkiyet Süreçleri, Girişimciler İçin İletişim Atölyesi, Girişimcilikte Güçlükleri Aşmak ve Liderlik, Girişimcilikte Fizibilite eğitimlerinin verildiğini söyledi. 'Kadınların çalışma hayatına katılması, gelişen ekonomiler için stratejik zorunluluk haline geldi'Türkiye'deki kadın girişimci potansiyelini değerlendiren Gümrükçüoğlu, şunları dile getirdi:'Dünyada ve ülkemizde ekonomik kalkınma, girişimciliği de kapsayan önemli bir başlık. Özellikle son yıllarda girişimciliğin kadınları güçlendiren çalışma alanlarından biri haline geldiğini ve başarılı kadın girişimcilerin sayısının arttığını görüyoruz.Günümüzde iş dünyasına katılımı yetersiz olan, bilgi, beceri ve yeteneğinden yeteri kadar yararlanılmayan kadınların, çalışma hayatına büyük oranda katılması ve daha etkin rol alması, gelişen ekonomiler için stratejik zorunluluk haline geldi. Çünkü kadınların iş gücü piyasasında var olması, ekonomiye ivme kazandıracaktır. Ekonomisi güçlenen Türkiye dünyada dengelerin değişmesine vesile olacak, ülkemizin uluslararası arenada itibar kazanması sağlanacaktır. Bu sebeple kadın girişimciliğinin, yeni iş sahaları oluşturması ve yeni istihdam fırsatları yaratması açısından çok ciddiye alınması gerekiyor.'Türkiye'de 2002 yılında kadın girişimcilerin oranı yüzde 4 iken bugün bu oranın yüzde 8,8 olduğunu belirten Gümrükçüoğlu, 'Son yıllarda bu durumun önemi, toplumun her kesimi tarafından hızla kavranmaktadır. KADEM’in İnovasyonda Kadın projesine de 2016 yılında 150 girişimci başvuruda bulunmuştur. 2017 yılında bu sayı 200'e 2019 yılında ise 275'e ulaştı. Bu yıl ise projeye başvuran kadın girişimci sayısı 235'tir. Yani fikirlerini projeye dönüştürmek ve girişimci olmak için alan ve imkan arayan kadınlar, bu proje vesilesiyle hayallerini gerçekleştirebilmektedir. Kadınlardaki girişimcilik potansiyelini ve isteğini görmek bizim için çok kıymetli, ülkemiz için ise son derece umut verici.' dedi.Toplumda kadın girişimcilerin kendi yetenek ve potansiyellerini el işi, yemek sektörü, tekstil gibi sınırlı alanlarda ortaya koyabileceklerine dair bir algı olduğunu ifade eden Gümrükçüoğlu, 'Ama bugün bilişim ve teknolojinin, kadın girişimciler için de önemli fırsatlar içerdiğini ve kadınların bu alanda da başarılı bir şekilde yer edindiğini görüyoruz. Kadınların ürettiği ve hayata geçirdiği projelerin bilim, sanayi, endüstri, teknoloji gibi alanlarda da görünürlük kazanmasıyla, kadınların çalışma hayatına katılımı ve kadın iş gücü oranı giderek artıyor. Yani bugünün Türkiye'sinde girişimci kadınlar, ortaya çıkartacakları yeni ekonomik değerler ve fırsatlarla, büyümenin ve kalkınmanın önemli aktörleri konumunda.' değerlendirmesinde bulundu.Kadın girişimcilerin kendilerine sağlanan destekler konusunda bilgi sahibi olmaları ve bu imkanlardan yararlanabilmeleri noktasında Türkiye'nin önemli bir yol kat ettiğini aktaran Gümrükçüoğlu, 'Devletin kadın girişimciliğine yönelik politikaları, yayınlar, üniversitelerin yaptığı çalışmalar, sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği eğitim ve destek programları sayesinde kadınların da bilinç ve farkındalığı arttı.' dedi.'Hayal etmeye, fikir üretmeye ve çalışmaya devam edin'KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Gümrükçüoğlu, kadın girişimci adaylarına şu mesajı verdi:'Kadın girişimci adaylarına KADEM Yönetim Kurulu Başkanı olarak şunu söylemek isterim: Hayal etmeye, fikir üretmeye ve çalışmaya devam edin. 'Bir Fikrim Var' diyen herkesi İnovasyonda Kadın projemizde görmek ve kampımızda ağırlamak istediğimizi, başarılarına katkı sağlamaya ve karşılaştıkları engelleri aşmaları için onlara rehberlik etmeye devam edeceğimizi özellikle sizin vesilenizle de vurgulamak istiyorum. Ödül törenimiz de online olacak. Herkesi toplantımıza davet ediyorum. Törenimizin ardından biz yeniden, projemizin yeni dönem başvuruları için ilana çıkacağız. İnovasyonu hayatının merkezine yerleştiren tüm kadınlardan yeni projelerini bekliyoruz.' İnovasyonda Kadın projemize başvuran, kamplarımıza katılan ve ödül alan projelere baktığımızda iyi ki bu yola çıkmışız diyoruz. Bugün geldiğimiz noktada artık biliyoruz ki, bir fikri ve hayali olan, bir şeyler yapmak isteyen ama nereden ve nasıl başlayacağını bilmeyen, imkan bulamadığı için projesini teşebbüse dönüştüremeyen ve destek bekleyen daha pek çok kadın var. Kadınların girişimcilik konusunda ne kadar geniş ve yaratıcı hayalleri olduğunu heyecanla müşahede ettiğimiz bu 5 yıllık süreçte, onların ilgi ve yeteneklerini, organizasyon gücünü, sabır ve çalışkanlıklarını da bir kez daha gördük. Teşvik edildiklerinde ve destek gördüklerinde neleri başarabildiklerini gururla takip ettik.'
Reklam
Soyuz Ms-17 Uzaya Fırlatıldı
NUR SULTAN (AA) - Soyuz MS-17 uzay aracı, Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssünden Uluslararası Uzay İstasyonuna (UUİ) fırlatıldı.Uzay aracı kapsülünün fırlatılma anı Rusya Federal Uzay Ajansının (ROSCOSMOS) internet sitesinden canlı yayınlandı.Rus kozmonotlar Sergey Rıjikov ve Sergey Kud-Sverçkov ile ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) astronotu Kate Rubins'i götürecek MS-17 kapsülü, yerel saatle 11.45'te Baykonur Uzay Üssünden ayrıldıktan 9 dakika sonra başarıyla dünya yörüngesine çıkarıldı.Yanlarında UUİ'nin çalışması için gerekli 173 kilogram yük götüren ekibin yaklaşık 3 saat sonra uzay istasyonuna ulaşması bekleniyor. ROSCOSMOS'tan yapılan açıklamaya göre, ekip, UUİ'de bulunacağı yaklaşık 6 ayda istasyonun çalışma kapasitesi ve donatılmasını destekleyecek, deney, kargo kapsülü karşılama ve yük indirme gibi çalışmalar yapacak.Nisan ayından bu yana UUİ'de, kozmonotlar Anatoliy İvanişin ve İvan Vagner ile NASA astronotu Christopher Cassidy görev yapıyor.NASA, ROSCOSMOS, Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Kanada Uzay Ajansı (CSA) ve Japon Uzay Araştırma Ajansının (JAXA) ortak işlettiği UUİ'de uzay araştırmaları ve temel bilim deneyleri yürütülüyor.
Gündem / 14 Ekim 2020
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 19201- Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşacak.(TBMM/12.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)YASAMA YÜRÜTME SİYASET1- Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu sonrası açıklamalarda bulunacak. (Ankara/19.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- TBMM'den Genel Kurulda, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam edilecek. Çevre Komisyonunda, Türkiye Çevre Ajansının kurulmasını öngören kanun teklifi ele alınacak. (TBMM/14.00/15.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)DÜNYA DİPLOMASİ1- KKTC'deki cumhurbaşkanı seçiminin ikinci tura kalması sonrası gelişmeler takip ediliyor. (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ'daki çatışmaların durdurulması amacıyla varılan ateşkes süreci ve bölgedeki gelişmeler takip edilecek.(Bakü) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ile konunun Türkiye ve Yunanistan başta olmak üzere uluslararası alandaki yansımaları takip ediliyor.
(Ankara/Atina/Lefkoşa) (Fotoğraflı-Görüntülü)EKONOMİ1- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 'ICCI 2020 – 26. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı'na video konferans yöntemiyle iştirak edecek.(Ankara/10.45) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 14 Ekim Dünya Standartlar Günü kapsamında, webinar üzerinden standardizasyon konusunda güncel gelişmelerin değerlendirileceği seminere katılacak.(Ankara/15.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, video konferans yöntemiyle, MÜSİAD Akıllı Tarım Kent Projesi'nin açılışına iştirak edecek.(Ankara/09.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)4- TÜİK, eylül ayı Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi'ni açıklayacak.(Ankara/10.00)GÜNCEL1- FETÖ'nün darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanıklı davaya Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.(Ankara/09.30)2- İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde, firari sanık eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin yargılanması sürdürülecek.(İstanbul/11.00) 3- Dünya genelinde Kovid-19'a ilişkin gelişmeler takip ediliyor. (Fotoğraflı-Görüntülü)SPOR1- A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar B Ligi 3. Grup'taki 4. maçında Türk Telekom Stadı'nda Sırbistan'la karşı karşıya gelecek.Karşılaşmayı Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu da izleyecek.(İstanbul/21.45) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- UEFA Uluslar Ligi'nin 4. haftası, A, B ve C liglerinde yapılacak grup maçlarıyla tamamlanacak.3- Basketbol THY Avrupa Ligi'nin 3. haftasında Fenerbahçe Beko, Rusya'nın CSKA Moskova takımını konuk edecek.(İstanbul/20.45) (Fotoğraflı)4- Basketbol ULEB Avrupa Kupası'nın 3. haftasında A Grubu'nda Bahçeşehir Koleji, İspanya'nın Joventut Badalona takımını konuk edecek.(İstanbul/19.00) (Fotoğraflı)5- Kulüpler Birliği Vakfı, yapacağı olağan toplantıda gündemindeki konuları görüşecek.(İstanbul/14.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)6- AXA Sigorta Efeler Ligi'nde 2. haftadan ertelenen Sorgun Belediyespor-Tokat Belediye Plevne, 4. haftadan ertelenen Afyon Belediye Yüntaş-Galatasaray HDI Sigorta, 6. haftadan ertelenen Arhavi Voleybol-Arkas Spor ve Altekma-İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçları yapılacak.(Yozgat/Afyonkarahisar/16.00/Artvin/13.00/İzmir/17.00) (Fotoğraflı)7- Futbolda Misli.com 2. Lig'de 5. hafta maçları yapılacak.8- Ziraat Türkiye Kupası'nda tek maç eleme usulüne göre oynanan 2020-2021 sezonu 1. tur mücadelesine 15 maçla devam edilecek.ÖZEL HABER1- Fındık ihracatında AB ülkeleri söz sahibiFındık ve mamulleri sektörünün yılın 9 ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiği 10 ülke İtalya, Almanya, Fransa, Polonya, Kanada, Hollanda, Avusturya, İsviçre, İspanya ve Belçika olarak belirlendiSektör, söz konusu dönemde İtalya'ya 330 milyon 220 bin dolarlık ihracat yaptıFındık ve mamulleri ihracatı, yılın 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,8 artarak 1 milyar 450 milyon 568 bin dolara çıktı (Burhan Sansarlıoğlu/İstanbul)2- Madencilik ürünleri ihracatına Çin damgasıMadencilik sektörü, geçen ay en fazla ihracatı 146 milyon 556 bin dolar ile Çin'e gerçekleştirdiMiktar bazında da eylülde geçen yılın aynı dönemine göre en fazla ihracat 32 milyon 918 bin dolarla Çin'e yapıldı(Burhan Sansarlıoğlu/İstanbul) 3- Sosyal medya düzenlemesi ile muhatap bulma sorunu ortadan kalkacakİstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Korhan Mavnacıoğlu:'Sosyal ağ sağlayıcıların yasanın gereklerini yerine getirme noktasında yapacakları faaliyetler ve yetkili kurumlar ile yapacakları iş birliği, bir anlamda sosyal medya kullanımı sırlamasında dünyada üst sıralarda bulunan Türk sosyal medya kullanıcılarına verdiği değeri de ortaya koyacak' 'Reklamverenlerin sosyal medya platformlarına olan ilgisi ve ticari markaların her geçen gün artan potansiyeli göz önüne alındığında Türkiye'deki reklam pazarından pay alamama durumu, sosyal ağ sağlayıcılar için ciddi gelir kaybına neden olabilir''Kullanıcılar, çeşitli sözleşmeleri onaylasalar dahi verilerinin nasıl ve ne şekilde kullanıldığından emin olamamaktadır. İşte buradan hareketle yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu görüyoruz''Sosyal medya platformları üzerinde yapılan paylaşımlar sonucu telif hakkı açısından sorun yaşayan ya da itibar kaybına uğrayarak mağduriyet yaşayan markalar da artık bu tür durumlarda karşılarında bir muhatap bulabilecek'(Abdulkadir Günyol/İstanbul) Anadolu Ajansının yayımladığı haber, görüntü, fotoğraf ve internet ile wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.
Reklam
Türkiye'nin Koronavirüsle Mücadelesinde Son 24 Saatte Yaşananlar
ANKARA (AA) - Türkiye'de son 24 saatte 1632 kişiye Kovid-19 tanısı konuldu, 62 kişi yaşamını yitirdi.Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, 'covid19.saglik.gov.tr' adresinden paylaşıldı. Güncel verilere göre, son 24 saatte 114 bin 992 Kovid-19 testi yapıldı, 1632 kişiye hastalık tanısı konuldu.Son 24 saatte 62 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. 1314 kişinin daha iyileşmesiyle Kovid-19 tedavisi tamamlananların sayısı 296 bin 972'ye çıktı.Toplam test sayısı 11 milyon 846 bin 342'ye ulaştı. Hasta sayısı 338 bin 779, vefat sayısı 8 bin 957, ağır hasta sayısı 1416, aktif hasta sayısı 32 bin 850 oldu.Haftalık verilere göre, bu hafta hastalarda zatürre oranı yüzde 5,9, yatak doluluk oranı yüzde 48,7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 65,4, ventilatör doluluk oranı yüzde 32,7, ortalama temaslı tespit süresi 7,6 saat, filyasyon oranı ise yüzde 99,4 olarak kayıtlara geçti.Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 'Bugün tespit edilen 1632 yeni hasta var. Ağır hasta sayımız 1416. Ağır hasta sayımız durağan seyrediyor. Ağır hasta sayısını azaltmak elimizde. Tedbirlere birlikte uyarak virüsün önüne geçebiliriz. Birlikte başaracağız, güvenin.' ifadelerini kullandı.Yerli Aşı Ortak Çalışma Grubu'nun ilk toplantısı yapıldıYerli Aşı Ortak Çalışma Grubu'nun ilk toplantısına başkanlık eden Koca, toplantıda, yapılan çalışmaları değerlendirip sonuçlandırma noktasında hızlı bir gayret içinde olacaklarını bildirdi.Toplantıya, Türkiye'de Kovid-19'a karşı aşı çalışmaları yürüten bilim insanları, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Başkanı Prof. Dr. Erhan Akdoğan, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ve bakanlık yetkilileri katıldı.Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Kemalettin Aydın ve Prof. Dr. Mustafa Gerek, Çin'den gelen Kovid-19 aşısının gönüllüler üzerindeki denemelerine katıldı.Hacettepe, Kocaeli ve İstanbul Üniversitelerinden sonra Ankara Şehir Hastanesinde de uygulanmaya başlayan Çin menşeli Kovid-19 aşısı için Aydın ve Gerek de gönüllü oldu.Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmenler için uzaktan eğitim süreçlerinde tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesine yönelik kurs programı hazırlandığını ve 2021 yılı içinde öğretmenlerin tamamının bu eğitimi almasını hedeflediklerini bildirdi.Ankara Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. İhsan Ateş, salgında en fazla bulaş riskinin aile içi temas sırasında ortaya çıktığını belirtti.
Gündem Özeti / 14 Ekim 2020
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 19201- Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşacak.(TBMM/12.30) YASAMA YÜRÜTME SİYASET1- Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu sonrası açıklamalarda bulunacak. (Ankara/19.00)2- TBMM'den Genel Kurulda, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam edilecek. Çevre Komisyonunda, Türkiye Çevre Ajansının kurulmasını öngören kanun teklifi ele alınacak. (TBMM/14.00/15.00) DÜNYA DİPLOMASİ1- KKTC'deki cumhurbaşkanı seçiminin ikinci tura kalması sonrası gelişmeler takip ediliyor.2- Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ'daki çatışmaların durdurulması amacıyla varılan ateşkes süreci ve bölgedeki gelişmeler takip edilecek.(Bakü)3- Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ile konunun Türkiye ve Yunanistan başta olmak üzere uluslararası alandaki yansımaları takip ediliyor.
(Ankara/Atina/Lefkoşa)EKONOMİ1- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 'ICCI 2020 – 26. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı'na video konferans yöntemiyle iştirak edecek.(Ankara/10.45)2- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 14 Ekim Dünya Standartlar Günü kapsamında, webinar üzerinden standardizasyon konusunda güncel gelişmelerin değerlendirileceği seminere katılacak.(Ankara/15.00)3- Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, video konferans yöntemiyle, MÜSİAD Akıllı Tarım Kent Projesi'nin açılışına iştirak edecek.(Ankara/09.30)4- Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Ankara-Kazan yolu yapım çalışmalarını inceleyecek.(Ankara/08.00)5- TÜİK, eylül ayı Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksini açıklayacak.(Ankara/10.00)GÜNCEL1- FETÖ'nün darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanıklı davaya Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.(Ankara/09.30)2- İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde, firari sanık eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin yargılanmasına devam edilecek.(İstanbul/11.00) 3- Dünya genelinde Kovid-19'a ilişkin gelişmeler takip ediliyor.SPOR1- A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar B Ligi 3. Grup'taki 4. maçında Türk Telekom Stadı'nda Sırbistan'la karşı karşıya gelecek.Karşılaşmayı Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu da izleyecek.(İstanbul/21.45)2- UEFA Uluslar Ligi'nin 4. haftası, A, B ve C liglerinde yapılacak grup maçlarıyla tamamlanacak.3- Basketbol THY Avrupa Ligi'nin 3. haftasında Fenerbahçe Beko, Rusya'nın CSKA Moskova takımını konuk edecek.(İstanbul/20.45)4- Basketbol ULEB Avrupa Kupası'nın 3. haftasında A Grubu'nda Bahçeşehir Koleji, İspanya'nın Joventut Badalona takımını konuk edecek.(İstanbul/19.00)5- Kulüpler Birliği Vakfı, yapacağı olağan toplantıda gündemindeki konuları görüşecek.(İstanbul/14.00)6- AXA Sigorta Efeler Ligi'nde 2. haftadan ertelenen Sorgun Belediyespor-Tokat Belediye Plevne, 4. haftadan ertelenen Afyon Belediye Yüntaş-Galatasaray HDI Sigorta, 6. haftadan ertelenen Arhavi Voleybol-Arkas Spor ve Altekma-İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçları yapılacak.(Yozgat/Afyonkarahisar/16.00/Artvin/13.00/İzmir/17.00)7- Futbolda Misli.com 2. Lig'de 5. hafta maçları yapılacak.8- Ziraat Türkiye Kupası'nda tek maç eleme usulüne göre oynanan 2020-2021 sezonu 1. tur mücadelesine 15 maçla devam edilecek.Anadolu Ajansının yayımladığı haber, görüntü, fotoğraf ve internet ile wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.
Afyonkarahisar'da Kovid-19 Tedbirleri
AFYONKARAHİSAR (AA) - Afyonkarahisar'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 20 Ekim ile 3 Kasım tarihleri arasında yapılacak etkinliklerle ilgili düzenleme yapıldı.Valilikten yapılan yazılı açıklamada, İl Hıfssıhha Kurulunun Sağlık Bakanlığının ilgili yazısı ile Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiye kararları doğrultusunda, mevsimsel etkiler de göz önünde bulundurularak, sivil toplum örgütleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek ve üst kuruluşları, birlik ve kooperatiflerce düzenlenecek etkinliklerin 1 Aralık'a kadar ertelendiği belirtildi.Açıklamada, 'Yasal düzenlemeler doğrultusunda milli güvenliğin sağlanması, kamu düzeni ve güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, temel hak ve özgürlükler ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin ve genel asayişin korunması ile şiddet olaylarının yaygınlaşmasının önlenmesi amacıyla, 'kamu kurum ve kuruluşların yapacağı resmi yürüyüşler, siyasi partilerin kongre ve genel kurulları ile ekonomik çıkar elde etmek amacıyla düzenlenecek ticari faaliyetler hariç' katılım sayısı, maske, mesafe, hijyen kurallarına uyulup uyulmadığına bakılmaksızın Afyonkarahisar il sınırları içerisinde '20 Ekim ile 3 Kasım' tarihleri arasındaki 15 gün süreyle her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşü, açlık grevi, oturma eylemi, stant açma, çadır kurma, anma toplantısı vb. her türlü etkinlik ve eylemlerin yapılması yasaklanmıştır.' ifadesi yer aldı.Basın açıklamaları ile ilgili de düzenlemenin yapıldığı açıklamada, kentteki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama etkinliklerinde de herhangi bir kısıtlama olmayacağı kaydedildi.
Reklam