Bugüne Kadar Neden İzlemediğinizi Sorgulayacağınız 21 Dizi ve Film
Yeni dizi ve film arayışında olanlar bu listeye bayılacak!Aradığınız film ve dizileri Amazon Prime Video kalitesiyle izlemek isterseniz buraya tıklayarak üye olabilirsiniz. Üstelik ilk 1 ay ücretsiz. Diğer aylarda da 7,90 TL.Dizi ve filmlerin açıklamaları beyazperde.com ve Prime Video'dan alınmıştır.'Önerdiğimiz ürünleri seveceğinizi umuyoruz! Bu içerikten alışveriş yapmaya karar verirseniz, Onedio sayfadaki bağlantılardan gelir elde edebilir.”
BioNTech Aşısında Öncelik Öğretmenlere Verilecek
Önceki gece Türkiye’ye ulaşan 1 milyon 500 bin Pfizer-BioNTech aşısı ve peyderpey gelmeye devam eden Çin aşısı ile aşılama hızlanacak. Ay sonuna kadar 4.5 milyonu bulması beklenen BioNTech aşısının öncelikle aşılamasına başlanan öğretmenlerden devam etmesi bekleniyor. En kısa sürede asker, polis gibi kritik görevlerde çalışanlarla 60-64 yaş grubunun da aşılanmasına başlanacak.
Radyoların Hası NPR’ın Bizlere Sunduğu İnanılmaz 14 Performans
National Public Radio’ açılımıyla NPR, Amerika Birleşik Devletlerinde faaliyet gösteren bir radyo kanalı. Haa yanlış anlaşılmasın faaliyetlerini devletten bağımsız yürütüyorlar (Maddi destek alıyor olsalar da) Neyse konumuza dönelim, NPR Tiny Desk isimli aşırı samimi bir müzik programı yapmaktalar. Tam da adından anlaşılacağı gibi küçük bir ofisin köşesinde dünyaca ünlü sanatçıları ağırlıyorlar, genelde akustik olan performansları kayda alıyorlar. Biz de içlerinden birkaçını sizler için seçtik.
Ertürk Akşun Yazio: Bilinç Akışı Tekniği ve Toplumsal Sonuçları
Her çağ kendi dilini ve kültürünü, buna ek olarak da kendi ahlakını oluşturur. Tabi ki her çağ kendi dilini ve kültürünü oluştururken, toplumlarda ayrı ayrı kendi kültürlerini ve ahlakını oluşturur, bu ahlak ve kültüründe kendine has dili oluşur. Yozlaşma dilde başlar diye bir söz hatırlıyorum şimdi, çok haklı bir söyleyiş… Toplumlar kültür ve ahlakını oluştururken kullandıkları araçlar resim, müzik, bilim, üretim biçimleri ve tüketim biçimleri ve en önemlisi de edebiyattır. Sözlü veya yazılı edebiyat toplumların kültürünü ve ahlakını oluşturmada ve yaymada kullandıkları en önemli araçtır diyebiliriz. Edebiyatın kullandığı araçlar ise, biçem, hikâye ve dildir. Bizim bu gün üzerine konuşacağımız konu ise edebiyatın anlatım biçimleri. (Elbette seçtiği konular ve hikayeler çağına ve ideolojisi çok uygun ve başat bir roldedir ama bu ayrı bir konu başlığı) Toplumların, kültür ve ahlakını oluşturan en önemli araçlardan bir tanesi edebiyatsa; İşte tam da bu yüzden edebiyat, ideolojik bir hegemonya aracıdır. Peki, ideolojik hegemonya nasıl sağlanır? Kısaca tarif edecek olursak, egemen ideolojinin, dil, bilim, kültür, edebiyat, sinema gibi araçları kullanarak, kimi zaman gözüne sokarak kimi zaman hissettirmeden, her türden görüşü kendine benzetmesiyle sağlanır. Bu süreç çok uzun da olsa meyvelerini verir. Bir müddet sonra güçlü olan ideolojik aygıtlardan dolayı renkler arasındaki fark ortadan kalkar ve vasatta birliktelik kurulur. Sonda söyleyeceğimi baştan söylemem gerekirse, meseleyi şöyle özetleyebilirim; Edebiyat, kendini artık adına “postmodern edebiyat” denen, ne idüğü belirsiz ve mistik, anlaşılmaz ve kavranamaz bir çehrenin hegemonyasına teslim etmiştir. Peki bu nasıl oldu. 20. Yüzyılın ilk yarısında edebiyat bireyi aramak, bulmak ve bireye yeni özgürlük yaratmak adına bilinç akışı tekniğini buldu. 20 yüzyılın son çeyreğinde ise dünyaya postmodern felsefe ve neoliberalizm hâkim olunca bu teknik kötü ellere düşmüş bir yeniyetme gibi çamurun içine çekildi ve bir süre sonra çamurun kendisi oldu. Hep tekrarladığım gibi 1970’lerin sonuna doğru dünya yeni bir ortaçağa girmeye başladı. İktisadi anlamda neoliberalizm, felsefi anlamda postmodernizm, siyasal anlamda da kontgerilla taktiğiyle batının yoğun çabalarıyla dünya yeni ortaçağa girmiş oldu. Şimdi bu günlerde bu yeni ortaçağın sonunu yaşarken zifiri bir karanlık altındayız. Postmodern edebiyat ilk olarak bize insandan uzaklaşmayı büyük gerçekçiliği yok saymayı, yani ormana bakmayı değil, ağaçlara bakmayı, hatta hatta ağaçlara bile değil, ağaçların en ince ayrıntısına bakmamızın bir zorunluluk olduğunu söyledi. Ormanı görmeyi söyleyen hiçbir ideoloji ayrıntının önemsizliğinden bahsetmiyordu oysaki, bir bütünden o bütünü oluşturan parçalara doğru incelemek gerektiğini söylüyordu. Ama postmodern felsefe ve edebiyat bizi ayrıntının çıkmaz sokaklarında öyle bir kaybettirdi ki, ormanın varlığını, hatta var olabileceğini dahi unuttuk.İşte büyük gerçekliği kaybetmek bu şekilde oldu. Gerçek bir kez kaybolduğunda da neler olabileceğini ancak 40 yıl sonra görebildik. Gördüğümüz mü ne, tüm dünyanın yeni bir ortaçağa girmesi. Karanlık, bilimin yerine kişisel gelişim zırvaların konması, tüm dünyada yükselen yeni faşizm, cemaatlerin yeniden hortlaması vs. Çünkü ortadan akıl denen olguyu çıkarırsanız başınıza gelecek budur. Bunu başka bir yazıya bırakıp konumuza dönelim isterseniz.
Bilim Kurulu Toplantısı Sonrası Sonrası Bakan Koca Açıklama Yaptı! İşte Fahrettin Koca'nın Açıklamaları...
1 yılı aşkın süredir hem dünyayı etkisi altına alan hem de ülkemizde bitmek bilmeyen koronavirüs pek çok önlem almamıza neden oldu. Geçtiğimiz aylarda düşmeye başlayan vaka sayılarının tekrar yükselmesi vatandaşları endişelendirirken aşılama konusunda ilerleme ise herkesi umutlandırıyor. Bugün yapılan Bilim Kurulu Toplantısı sonrası sağlık bakanı Fahrettin Koca koronavirüs süreciyle ilgili genel değerlendirmeler ve bilgilendirmelerde bulundu. Peki Bakan Koca'nın açıklamaları neler? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Konseri Ayaklanmaya Dönüşen Grup "Rage Against the Machine"
Bütün olay, 2000 yılında Los Angeles’ta Ulusal Demokrasi Kongresinin düzenlenmesi ve Rage Against The Machine’nin caddenin karşısında bedava konser vermesiyle başlıyor. Konser “Demokrasimiz çalındı!” sloganıyla başladı. RATM’nin süregelen haksızlıkları haykırması, dinleyicilerin kısık olan sesten şikayetçi olması ve polis baskısıyla birlikte bir ayaklanmaya dönüştü. Konserin sonuna doğru seyirci etrafı dağıtmaya, polis ise halka plastik mermi sıkmaya başladı. Çok ilginç değil mi? Söz konusu Rage Against The Machine olunca baskıya başkaldırmak olağan. Gelin en sevdiğimiz şarkıları eşliğinde grubu tanıyalım.
Kaftancıoğlu: 'Tek Adamı Çok Kadınlar Olarak Göndereceğiz'
CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “İstanbul Sözleşmesi uygulansın, kadınlar yaşasın” sloganıyla İstanbul Sözleşmesi Dayanışma Ağı’nın kurulduğunu duyurdu. Kaftancıoğlu, kadınların bütünleşik mücadeleyi sürdürmesinin önemine dikkat çekerek 'Tek adamı çok kadınlar olarak göndereceğiz' dedi.
Sesil Aktürk Yazio: "Q"
Kuzey Amerika ve Avrupa’da merkezlenip tüm dünyayı etkisi altına alan “Büyük Depresyon” zamanlarıydı. Buhran en çok sanayileşmiş şehirleri vurmuş, kentlerde işsizler ve evsizler ordusu meydana getirmişti.