Yakın zamana kadar Melek Tavus’u simgeleyen çizimler sadece kutsal mekânlarda, bulunurdu. Günümüzde ise birbirinden farklı birçok sahte objeyi evden arabaya, her türlü mekânda ve insanların kullandığı bir aksesuar olarak görmek mümkün. Fotoğraf: SANER ŞEN
Altın Portakal Film Festivali'nde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri başkanı Yılmaz Erdoğan, Gezi belgeseline uygulanan sansür için “Sorumlu ben değilim” dedi.Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek' belgeseline uygulanan sansür nedeniyle tepki çeken Altın Portakal Film Festivali'nde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri başkanlığını yapan Yılmaz Erdoğan sessizliğini bozdu. Tartışmanın kendisiyle bir ilgisinin bulunmadığını öne süren Erdoğan, “Sorumlu ben değilim” dedi.Suskunluğu nedeniyle eleştirilen Erdoğan, “Ben, Altın Portakal’ın ulusal uzun metraj yarışmasının jüri başkanıyım. Yapılan tartışmanın benim jürimle ilgisi yok. Olayın sorumlusu olarak beni yansıtmaları doğru değil. Konu, belgesel bölümündeki bir filmle ilgili. Filmi izlemediğim için herhangi sanatsal bir tartışmaya girmem mümkün değil' diye konuştu.'KİMSE BİRBİRİNİ DİNLEMİYOR'Erdoğan, “Sansürün olduğu yerde ben olmam. Ben de diğer jüri arkadaşlarım da herhangi bir sansür çabasına hiçbir zaman ortak olmadık, olmayız. Ama kimse birbirini dinlemiyor, sosyal medyada bana hakaretler ediliyor. Amacımız sonuç almaya çalışmak mı, kavga etmek mi?” dedi.Yılmaz Erdoğan, çözüm olarak ise filmin tekrar izlenmesi ve jüriyle uzlaşmaya varılması yolunu gösterdi.Reyan Tuvi’nin yönettiği 'Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek' adlı belgeseli, bu yıl 51'incisi düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışma bölümünden çıkarılmıştı.BirGün
Türk sinemasına; oyuncu, yapımcı ve senarist olarak hizmet eden, Yeşilçam’ın en önemli karakterlerinden “Parçala Behçet”i yaratan Behçet Nacaroğlu hayatını kaybetti.Ciğerlerinden hasta olan ve Balıklı Rum Hastanesi Geriyatri servisine yatırılan Behçet Nacaroğlu, 80 yaşında vefat etti. Sinemanın hemen her dalında faaliyet gösteren Behçet Nacar’ın ayrıca Beyoğlu’nda bir kostüm kiralama dükkanı bulunuyordu.Sinemamızın Yeşilçam döneminde figüranlık yaparken gördüğü ilgi üzerine başrol teklifi alan ve ilk defa başrolde oynadığı Parçala Behçet adlı filmiyle bir zamanlar fenomen olan Behçet Nacaroğlu'nun oynadığı diğer filmler arasında Canım Sana Feda, Şaka ile Karışık, Malkoçoğlu, Azrail Peşimizde, Helal Sana Behçet, Ustura Behçet, Behçet Derler Adıma gibi filmler var.Cenazesi 03 Ağustos 2014 Cuma günü (bugün), Bakırköy Amine Hatun Camii’nde kılınacak ikindi namazını müteakip toprağa verilecek.Behçet Nacar kimdir? 1934 yılında doğdu ve tam adı Behçet Nacaroğlu. İstanbul Erkek Sanat Enstitüsü mezunudur. 1960'lı yılların ortalarında sinemaya figüran olarak başlamış yaklaşık 142 filmde rol almıştır. Yeşilçam'ın önemli karakterlerinden 'Parçala Behçet' olarak akıllarda kalmıştır.CNN Türk
Mardinli ünlü şair ve yazar Murathan Mungan, sosyal medya hesabından attığı mesajında gösterdiği cesaretiyle büyük övgü topladı.Mungan, twitter hesabından attığı 'Evdeki akrebi öldürmeyip bahçeye atabilmek için yarım saat uğraşacak kadar can kıymeti bilen biriyim. Genç olsaydım şimdi Kobane'deydim' mesajıyla gösterdiği cesaret Kandilliler'e taş çıkarttı.Ensonhaber
Eski siyah beyaz fotoğrafları photoshop ile restore edip modern hale getirmek izleyiciler için mükemmel bir tatdır.Geçmişi anlamak günümüz ve geçmiş arasında bir bağ kurmayıda aynı zamanda sağlar.Costica Acsinte’nin cam plakadaki ki görüntülerini almış ve Photoshop ile bunları günümüze uyarlamış1984 yılında ölen Acsinte savaş zamanında çalışmalar yapmış Birinci Dünya Savaşı sırasında’da fotoğrafçı olarak görev almıştır. 2013 yılında arşivini korumak ve güncellemek için bu koleksiyona photoshop çalışması yapıldı.
Reyan Tuvi'nin Gezi belgeseli “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek”in belgesel ön jürisi tarafından seçilmesine karşın 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali yönetimince yarışmaya alınmamasına tepkiler büyüyor.Belgesele sansür tartışmaları, bazı jüri üyelerini festivalden çekilme noktasına getirdi.Festivalin çeşitli bölümlerinde görev alan 10 jüri üyesi, yaptıkları açıklamada yaşananları 'vahim' olarak nitelendirdi ve jürilikten çekilebileceklerinin sinyalini verdi.10 jüri üyesinin imzasıyla yapılan açıklamada, belgeselin listeden çıkarılmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceği vurgulandı.Açıklamada şu ifadelere yer verildi:'Bir film festivalinden beklenen, filmlerin gösterim hakkını, seyircininse filmlere erişim hakkını savunmak ve filmin yaratıcılarının sanatsal ifade özgürlüğünü korumaktır. Bir filmin Türk Ceza Kanunu gerekçe gösterilerek yarışmadan ihraç edilmesi ise, festivalin kendini bir sanat kurumu değil, hukuki bir ceza mercii addederek hareket ettiğini gösterir.Altın Portakal yönetiminin, yarışmasına başvurmuş ve ön elemeyi geçmiş bir filmin yaratıcılarını zan altında bırakması son derece vahimdir. Halihazırda birçok festivalde gösterilmiş olan ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’, festival yönetiminin bu tutumuyla sadece yarışmadan çıkarılmış olmuyor, aynı zamanda söz konusu sanat eserini kriminalize etme anlamına geliyor. Filmin ileride başka etkinliklerde seyirciyle buluşmasının önünü kesebilecek ya da belli bölümlerinin sansürlenmesine zemin hazırlayacak bir uygulama.Tüm bu nedenlerden, bu açıklamayı sadece filmin Ulusal Belgesel Film Yarışması’na geri alınması için yapmıyoruz. Aynı zamanda festivalden, Reyan Tuvi’nin sanatsal ifade özgürlüğüne sahip çıkan bir açıklama bekliyoruz. Sanat eserlerinin suç unsuru olarak görülmesine davetiye çıkaran bu kararın geri alınmasını ve filmin Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda, sanatçının kurguladığı özgün haliyle gösterilmesini talep ediyoruz.Ayrıca, festivalde jüri üyeliği yapmak üzere davet edilen bizlerin, bu uygulamanın ardından karar irademizi güvence altında hissetmesi mümkün değil. Festival yönetiminden, film gösterimlerinin her türlü baskıdan muaf bir şekilde yapılacağını ve seçici kurulların kararlarının manipüle edilmeyeceğini garanti eden, tavizsiz bir açıklama bekliyoruz.”AÇIKLAMAYA İMZA KOYAN JÜRİ ÜYELERİBelmin Söylemez (Ulusal Yarışma, Ana Jüri)Can Candan (Ulusal Belgesel Film Yarışması, Ana Jüri Başkanı)Ayla Kanbur (Ulusal Belgesel Film Yarışması, Ana Jüri)Zeynep Dadak (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)Belma Baş (Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)Emre Akay (Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)Mehmet Açar (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Evrim Kaya (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Kaya Özkaracalar (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Fırat Yücel (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Demokrat Haber
Uydulardan elde edilen yeni görüntüler, Batı Antarktika'da yaşanan buzul erimesinin çok ciddi bir boyuta ulaştığını gösterdi. Buzul kaybı arttıkça, Dünya'nın yerçekim kuvvetinin de azaldığı belirtildi.Geophysical Research Letters dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, Batı Antarktika'da yaşanan buzul kaybı, Dünya'nın bu bölgedeki yerçekim kuvvetinin azalmasına neden oldu. Buzulların erimesi, Batı Antarktika'da uzaydan net bir şekilde görülen bir kütle kaybına neden olurken, bu azalma yerçekim kuvvetini de zayıflattı.Batı Antarktika'nın yerçekimi hakkındaki bilgiler, Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) GOCE uydusu tarafından elde edildi. Bilim insanları, görevi Kasım 2013'te sona eren uydunun 2009-2012 yılları arasında elde ettiği verileri analiz etti. Alman, Hollandalı ve ABD'li araştırmacıların incelediği veriler, artan sıcak okyanus akıntıları nedeniyle buzul ve buz katmanlarındaki erimenin hızlandığını gösterdi.ESA'nın verdiği bilgiye göre, 2011 ile 2014 arasında Antarktika'daki yıllık buzul kaybı 125 kilometreküp olarak belirdi. Batı Antarktika'nın ise 2009-2012 yılları arasında kaybettiği buzul miktarının 230 milyar ton olduğu tahmin ediliyor.Alman Jeodezik Araştırma Enstitüsü'nden Johannes Bouman'ın başında yer aldığı araştırma ekibi, NASA ve Almanya'nın yürttüğü Grace görevindeki verileri de kullanarak Antarktika'nın toplam buzul kaybını belirlemeye çalışacak.Milliyet
Avustralyalı ünlü oyuncunun yönetmenlik koltuğuna da oturduğu, Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz'ın rol aldığı 1. Dünya Savaşı filmi 'The Water Diviner'ın ilk fragmanı yayınlandıOscar ödüllü oyuncu Russell Crowe'un ilk kez yönetmen koltuğuna oturduğu, Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan'ın da önemli rollerde yer aldığı 'The Water Diviner' adlı filmden ilk fragman yayınlandı. Film, Çanakkale Savaşı'nda savaşıp kaybolan üç oğlunu aramak için Avustralya'dan Çanakkale'ye gelen bir babanın hikayesini konu alıyor. Baba, öldü sandığı oğullarından birinin esir alındığını öğreniyor. Fragmanda bir Türk askerini canlandıran Yılmaz Erdoğan'a geniş yer veriliyor. Filmin, hem Avustralya hem de Türkiye'de 26 Aralık'ta gösterime girmesi bekleniyor.Milliyet Sanat
Rowan Atkinson ünlü bir komedi aktörüdür. Karikatür sanatçısı Rodney Pike ile birlikte, geçmişteki ünlü portreler üzerine yaptığı bu çalışmalar oldukça eğlenceli ve sıradışı görünmekte. Yapılan çalışmada en ünlü portreler alınarak Atkinsonun yüzü portrelere eklenmişdir. Hem komik hemde farklı bir çalışmaya imza atmışlar.
Sinema Yazarları Derneği’ne (SİYAD) üye 59 yazar, Gezi eylemleri temalı belgeselin Altın Portakal Film Festivali’nin programından çıkarılmasını protesto etti.Reyan Tuvi’nin ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı belgeseli, ön jüri tarafından yarışmaya değer bulunup festival yönetimine bildirilmişti.Ancak AKP’li Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen festivalin yönetimi, filmi, Türk Ceza Kanunu’nun şahsa ve cumhurbaşkanına hakaret suçlarını düzenleyen ‘125. ve 299. maddelerine aykırı ifade ve içerik’ nedeniyle yarışma programına alınmamıştı. Yönetimin bu kararı, ön jüride bulunan üç ismin yazılı açıklamasıyla ortaya çıkmıştı.Yönetim dün yazılı bir açıklamayla kararını filmde ‘insan haklarının rencide edilmesi’ ne bağlarken, aynı zamanda festival komitesinde görev alan SİYAD Yönetim Kurulu Genel Başkanı Alin Taşçıyan da Diken’e ortada sansür değil, filmi korumaya yönelik bir karar bulunduğunu söylemişti.SİYAD üyesi gazeteci ve film eleştirmeni Uğur Vardan ve Şenay Aydemir ise festival yönetimince alınan karara eleştirel yaklaşmıştı.59 yazarın bugün yayınladığı açıklama şöyle:Aşağıda imzası bulunan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyeleri olarak, sinemamızın 100 yaşına bastığı, en köklü film festivalimiz Altın Portakal’ın 51 yılı geride bıraktığı koşullarda, sansür denilen çağdışı uygulamayı protesto ettiğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.Reyan Tuvi’nin ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adını taşıyan, Altın Portakal Film Festivali’nin üç kişilik ön jürisinin değerlendirmesinden ve onayından geçmiş belgeselinin, festival programının dışında bırakılmasını kabul edilemez buluyor, sorunun çözümü için tüm sinema kamuoyunun ortak hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz.33. İstanbul Film Festivali, Documentarist-7. İstanbul Belgesel Günleri ve 21. Adana Altın Koza Film Festivali’nde hiçbir hukuki sorunla ve ceza tehdidiyle karşılaşmadan gösterilen ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ filmiyle dayanışma içindeyiz.Sinema yazarları olarak ilk yılından itibaren çeşitli boyutlarda destek verdiğimiz ve katkıda bulunduğumuz Altın Portakal’ın 35 yıl aradan sonra bir kez daha sansür utancı yaşamamasını diliyor, festival yönetimini bu karardan vazgeçmeye çağırıyoruz.Saygılarımızla…Mehmet AçarKerem AkçaErkan AktuğOkan ArpaçTunca ArslanAlkan AvcıoğluŞenay AydemirBurcu AykarSenem AytaçJanet BarışMelis BehlilAbbas BozkurtBanu BozdemirYeşim BurulCumhur CanbazoğluCüneyt CebenoyanSungu ÇapanTuncer ÇetinkayaAyça ÇiftçiAtilla DorsaySenem ErdineMurat ErşahinEngin ErtanTalip ErtürkÖvgü GökçeBerke GölBurak GöralÇağdaş GünerbüyükSelin GürelYusuf GüvenAyla KanburEvrim KayaAli KocaSerdar KökçeoğluNil KuralEsin KüçüktepepınarGözde OnaranNadir ÖperliMurat ÖzerCeylan ÖzçelikÖzge ÖzdüzenFatih ÖzgüvenKaya ÖzkaracalarOlkan ÖzyurtBarış SaydamFırat SayıcıSelin SevinçNecati SönmezZeynep Tül Akbal SüalpUygar ŞirinYeşim TabakMüge TuranAlper TurgutAli Ulvi UyanıkUğur VardanBurçin S. YalçınDeniz YavuzRasih YılmazFırat YücelDiken
Ocak 2015’te vizyona girecek olan Taken 3’ün fragmanı yayınlandı. Serinin 3’üncü filminde Liam Nelson, eski bir düşmana karşı kızını korumaya çalışıyor.
Başrollerini; Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bürsin’in paylaştığı Çağan Irmak’ın son filminin fragmanı yayınlandı.Başrollerini; Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bürsin, Işıl Yücesoy ve Hümeyra gibi isimlerin paylaştığı filmde birbirlerine aşık olan iki gencin, her şeyi geride bırakarak, müziğin, aşkın ve hayallerinin peşinde verdikleri mücadeleyi anlatan film, 29 Ekim’de vizyonda olacak.kaynak: sanattakvimi.info/sinema
Öyle sanat eserleri var ki, kişi bu eserler ile karşılaştığı anda bir rahatsızlık, kavrayamama veya şaşkınlıktan konuşamama durumuna düşüyor. Hazırladığımız bu sanat galerisinde, sıralamayı 'şaşkınlık verici' eserlerden 'ciddi anlamda rahatsız' eserlere ilerleyecek şekilde yaptık. Bakalım aramızdan kaç kişi bu eserleri en sonuncusuna kadar inceleyebilecek ve bir rahatsızlık hissi duymadan galeriyi tamamlayabilecek. Uyarı: Bu galeri rahatsızlık verici görüntüler içermektedir.
Eko Fresh... O ne yahu ? diyenler bile olacak , Almanya'da yaşayan Türkler hemen tanıyacak :) Her neyse eko fresh yani ekrem bora türk asıllı alman rapper. Bu adamın muhteşem şarkıları var ve kısa film niteliğinde harika klipleri. İyi seyirler diliyorum.
Gelin sizle büyücü olup olmadığınızı ya da cadılıkla suçlanıp suçlanmayacağınızı keşfedelim. Tabi 1692 yılında başlatılan cadı avıyla birlikte kurulan Salem Cadı Mahkemeleri'nin kanunlarına göre...
İstanbul’daki Mephisto Kitabevi’nde 2 polise ‘Katillere satış yapmayacağız’ diyen 2 görevlinin işine son verildi. Kitabevinin ortaklarından Canan Parlar, ‘Bu yapılan ayrımcılıktır’ dedi.İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki Mephisto Kitabevi’nde 2 çevik kuvvet polisine Kitap satışının yapılmak istenmemesi tartışma yarattı. Üniformalı 2 çevik kuvvet polisi geçtiğimiz cumartesi günü İstiklal Caddesi’ndeki kitabevinden kitap almak istedi.Milliyet gazetesinden Burcu Ünal’ın haberine göre polisler kasaya geldiklerinde, o anda kasada bulunan Z.Ö. ve F. G. polislere satış yapmayacaklarını söyledi. Ö. ve G.’nin, mağazada bulunan diğer kasa görevlilerine ‘Katillere satış yapmayacağız, isteyen işlemi yapabilir’ diye seslenmesi üzerine mağazadaki kasa müdürlerinden biri araya girdi. Yaşanan tartışma sonrası kasa müdürü satış işlemini gerçekleştirdi.KovuldularArdından 2 polis, İskender Pala’nın bir kitabı ile tarih üzerine bir kitap alarak kitabevinden ayrıldı. Ancak yaşanan gerginlik polislerin mağazadan ayrılmasından sonra da devam etti. Mağaza yönetimi polislere satış yapmadıkları için Ö. ve G.’nin işlerine son verdi. “Bu kadar kire bulaşmış bir kurumun temsilcilerine hizmet vermeme hakkımızı kullanalım dedik. Sivil giyimli değillerdi, üzerlerinde çevik kuvvet üniforması vardı. Bizim tepkimiz o kuruma idi” diyen Ö., satışı yapmak isteyen kişiye kasayı bırakarak polislerin hizmet alma haklarının önüne de geçmediklerini vurguladı.Kendilerine hiçbir uyarıda bulunmadan işlerine son verilmesinin yanlış olduğunu belirten Ö., “Bize ‘Siz yargıç mısınız’ diyenler oldu. İnsan ayırmakla suçlayanlar oldu. Biz yargıç değiliz ama bu ülkenin vatandaşları olarak tepki gösterme hakkımız olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.‘İnsan haklarına aykırı bir olay’Mephisto Kitabevi’nin ortaklarından Canan Parlar, Ö. ve G.’nin işlerine son verme gerekçelerini, “Kişinin politik görüşü bizi ilgilendirmiyor. Ticari bir işletmede kişisel tercihlerle satış yapılamaz” sözleriyle açıkladı. Parlar, kitabevinde her ideolojiden yayının satışını yaptıklarını belirterek, “Amacımız okuyucuya olduğunca her şeyi ulaştırabilmek. Bu işi Beyoğlu’nda yapmamızın nedeni de bu. Kitabı en az ekmek kadar ulaşılabilir kılmak. Biz herkes evine kitap götüsün istiyoruz” dedi. İşten çıkarılmaların asla politik bir tarafı olmadığını vurgulayan Parlar, “Mağaza kitabevi olduğu için hepimiz belli politik duruşu olan insanlarız. Ama elemanın biri birine eşcinsel diye satmaz, birisi İslamcı diye, birisi Kemalist diye satmaz. Kişisel tercihlerle bir mağazada, ticari bir işletmede satış yapılamaz. Bu durum insan haklarına da aykırı... Bu ayrımcılık yapmaktır, bizim hakkımız değildir. Kişinin politik görüşü bizi ilgilendirmiyor” dedi.BURCU ÜNAL | Milliyet