Daniella Zalcman, Columbia Üniversitesi mimarlık bölümünden mezun olduktan sonra Wall Street Journal'da bağımsız fotoğrafçı olarak işe başlamış. 2012 yılında, New York'tan Londra'ya taşındıktan sonra, aklına; dünyanın en fotojenik iki şehri olan Londra ve New York'u çift pozlama tekniğini kullanarak aynı karede harmanlamak gelmiş. Dan Mountford ise Londra, Brighton'da yaşayan bir bağımsız fotoğrafçı. Snatçı daha çok çift pozlama tekniği ile çektiği fotoğraflarla tanınmaktadır. Hemen her türlü temayı işleyen sanatçının en başarılı işleri, çevre-insan ilişkisi üzerine olan çalışmalarıdır. İşte 22 olağanüstü fotoğraf:
Türklerin çoğunluğu İslamiyetin kabulünden sonra Arap-Fars alfabesi ile içli dışlı oldular. 10. yüzyıldan beri Gazne Devleti ile bu durum böyle oldu. Osmanlı Türkçesini elbette öteye atamıyoruz; her ne kadar bizim dilimiz olmasa da uzun bir süre kullanmışlığımız var. Göktürkçe ise belgelenebilir M.Ö. 5. yüzyıla dayanıyor. (bknz. Issık Kurganı) Ayrıca hepimizin liseden bildiği gibi de Göktürke Devleti'nin resmi dilidir Göktürkçe - ki bu yüzden Göktürkçe deniyor -
Binlerce yıllık Nazca Çizgileri'ne izinsiz giren aktivistler, UNESCO’nun koruduğu bölgede binlerce yılda onarılamayacak derecede hasar yarattıTüm dünyada yaptığı eylemleri ile tanınan çevre örgütü Greenpeace, Peru'da düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi'ni protesto etmek isterken yeryüzünün en önemli tarihi miraslarından birine zarar verdi. Örgüt M.Ö 700'lü yıllara dayanan Nazca Çizgileri'nin üzerine 'Değişim zamanı! Gelecek yenilenebilir' yazılarını kumaştan harflerle yerleştirdi. Ancak Birleşmiş Milletler eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından korunan arkelojik alana girilmesi ülkede büyük tepki çekti.'Suratımıza Tokat gibi'Sinekkuşu motifinin yanında yapılan eylemle ilgili konuşan Kültür Bakanı Yardımcısı Luis Jaime Castillo, 'Aktivistler tarihi alanın üzerinde ayak izlerini bırakarak bölgeye binlerce yılda ancak düzelecek bir zarar verdi. Bu olay Peruluların kutsal olarak kabul ettiği her şeyin suratına bir tokat gibidir. Eylem sırasında yasalarımıza saygı duyulmadı. Eylem gecenin çok geç bir saatinde yapıldı. Peru Devlet Başkanı bile oraya izinsiz giremez' dedi. Kültür Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada ise, 'Çevre koruma örgütü Greenpeace'in yasadışı ve önceden tasarlanmış eylemi, bölgeyi ciddi derecede etkilemiştir. Yaşanan olay Peruluların ve tüm insanlığın kültür mirasına bir saldırıdır' cümleleri kullanıldı.Soruşturma açılacakBakan Castillo olayla ilgili soruşturma başlatıldığını ve sorumluların dava açılıp cezalandırılması durumunda altı yıla kadar hapis cezası alabileceklerini söyledi. Yetkililer ayrıca Greenpeace aktivistlerine bölgede rehberlik eden bir arkeoloğun da arandığını açıkladı. Örgüt üyelerine de soruşturma tamamlanana dek ülkeden çıkma yasağı getirildi. Castillo, 'Çizgiler çok hassas. Üzerinde yürürseniz ayak iziniz yıllarca orada kalır. Örgüt üyelerinin üzerinde yürüdükleri çizgiler de bölgenin en çok ilgi çeken 'sinekkuşu' motifinin çizgileri. Peru'nun Greenpeace'e karşı bir mesajı yok. Biz de küresel ısınma konusunda endişeliyiz' dedi. Nazca Çizgileri'ni keşfeden ünlü isimlerden Alman arkeolog Maria Reiche'in adını taşıyan derneğin başkanı Ana Maria Cogorna da Greenpeace'i eleştirdi.Greenpeace özür dilediCogorna, 'Bu maddi bir şey değil. Ne kadar para verseler de yarattıkları zarar onarılamaz. Sinekkuşu motifi Nazca çizgileri arasında hiçbir yeri bozulmamış olan tek parçaydı. Mükemmel şekilde korunmuştu. Bu Peru'nun sembollerinden biri' dedi. Greenpeace de tepkiler sonucunda özür diledi. Örgüt sözcüsü, 'Greenpeace olarak yaptığımız eylem nedeniyle Peru halkından özür diliyoruz. Düşüncesizce davrandık. Gerçekten çok üzgünüz' dedi.Sözcü, eylemleri sonucunda açılan her türlü soruşturmaya hazır olduklarını ve davranışlarının sonuçlarını kabulleneceklerini söyledi. Greenpeace Başkanı Kumi Naidoo da Peru'nun başkenti Lima'ya giderek kişisel olarak özür dileyecek. Nazca Çölü'nde yer alan ve M.Ö. 700 yılında yapıldığı düşünülen çizgiler, Peru kültürünün en önemli parçalarından sayılıyor.Normalde turistlerin Greenpeace aktivistlerinin girdiği bölgeye ayak basmaları yasak. Bölgeyi ziyaret etmek isteyen bakanlar bile özel izinlerle ve giydikleri özel ayakkabılarla dolaşabiliyor. Çakıl kaplı zemine çizilen şekiller arasında genellikle hayvan figürlerine rastlanıyor. Kuş, maymun, örümcek ve köpek gibi hayvanlar dışında üçgen ve sarmal gibi şekiller de göze çarpıyor.Milliyet
Ünlü komedyen Şahan Gökbakar, yeni filmi hakkında bilgi verdi.Twitter ve Instagram hesabından açıklama yapan Gökbakar, “Yeni filmim yakında sizlerle olacak. 2015’in ilk aylarında çekimlerine başlamayı planlıyoruz. Bu filmde size Osman Pazarlama ve Sanayi A.Ş’nin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Osman Şaşmaz’ın hikayesini anlatacağız Togan Gökbakar ile beraber. Osman Pazarlama, şu an 2 çalışanı olan ( biri zaten Osman Saşmaz:)) küçük ama çok gelecek vadeden bir şirket” dedi.Bir de fotoğraf paylaşan Şahan Gökbakar, “Bu resmini paylaştığım reklam ise şirketin Sri Lanka’dan ithal ettiği saç dalgalandırma makinesi… Hahahhaha!! Her Türk Vatandaşı birazcık girişimcidir. Bu fırsat kaçmaz hanımlar:). Coooooooooook güleceğiz, her zamanki gibi:)))” ifadelerini kullandı.
Ikea Rusya ekibi, neredeyse hiç para harcamadan yaptıkları yeni kampanyayla; bir sinema salonundaki tüm koltukları kaldırıp, yeni koleksiyon yatak odaları ile değiştiriyorlar.Salona giren seyirciler hem şaşırıyor hem de unutulmaz bir deneyim yaşarken IKEA'nın ürünlerini denemiş oluyorlar. Türkiye'de böyle bir uygulama olsaydı nelerle karşılaşırdık, sinemanın önünde nasıl kuyruk olurdu... düşünmesi bile.....
Daha önce de açıkladığımız gibi, Hollywood bizlerde arkeolojiye dair yanlış bir algı oluşturdu. Arkeolojik kazılar sırasında kullanılan alet edavatlar fötr şapkalar, kırbaçlar ya da ukala sırıtışlar değil; kürek,mala, el fırçası ve şerit metre şeklinde aletlerdir.Belki bir de bolca dua etmek. Hayalet avcılarında kullanılan silah, ve yetişkinler için büyük boy çocuk bezi. Bunlara neden mi ihtiyacınız olabilir? Çünkü bunlardan biriyle karşı karşıya gelirseniz diye...
Daha bilimkurgu filmlerindeki gibi civ civ vurduğu yeri uçuracak kuvette lazerler gelmedi ama Amerika Donanması'nın bu yeni oyuncağı bu konsepte en çok yaklaşan şey. Lazeri bir süre hedefin üzerinde tutarak gerçekten sağlam bir zarar veriyor. Özellikle insansız hava ve deniz araçlarına karşı çok etkili olduğu kesin. İzliyoruz...
Türkiye sinemalarında bu hafta 4'ü yerli 8 film vizyona girecek.'Kırımlı: Aşkta ve Savaşta''Kırımlı: Aşkta ve Savaşta', 2011 yılında hayatını kaybeden ve eserlerinin tamamında Kırım Tatar kültürünü, Kırım Türklerinin acılarını yansıtan Cengiz Dağcı'nın 1956'de yayınlanan ilk romanı 'Korkunç Yıllar'dan yola çıkılarak senaryolaştırıldı.Yönetmen Burak Cem Arlıel imzası taşıyan filmin senaryosunu, Nil Ünsal ve Atilla Ünsal kaleme aldı.Murat Yıldırım, Selma Ergeç, Bülent Alkış ile Gülçin Santırcıoğlu'nun oynadığı filmde, 2. Dünya Savaşı sırasında Alman esir kamplarında tutulan Tatar esirlerin çektiği acılar ve yaşanan insanlık dramı anlatılıyor.'Yağmur: Kıyamet Çiçeği'Engin Hepileri, Elena Viunova, Erkan Kolçak Köstendil, Devrim Saltoğlu, Settar Tanrıöğen, Altan Erkekli, Sait Genay, Rıza Sönmez, Hüseyin Avni Danyal ve Ruhi Sarı'nın oynadığı 'Yağmur: Kıyamet Çiçeği' adlı filmi, Onur Aydın yönetti.Dram türündeki filmde, Kazım Koyuncu'nun hayatının yanı sıra Çernobil felaketi, Rus kadınları ve Trabzonspor'un 1995-1996'da şampiyonluğu kaybedişi ve sonrasında şehirde ilan edilen yas konu ediniliyor.'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'Çiğdem Vitrinel'in yönettiği 'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku' filminin oyuncu kadrosunda Erdal Beşikçioğlu, Sezin Akbaşoğulları, Harun Tekin, Derya Alabora ile Hare Sürel rol aldı.Filmde, Erdal Beşikçioğlu'nun canlandırdığı 'Arif' ile Sezin Akbaşoğulları'nın hayat verdiği 'Müzeyyen' karakteri arasında geçen acıklı aşk hikayesi beyaz perdeye aktarılıyor.48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'Geriye Kalan' filmiyle 'En İyi Yönetmen' ödülünü alan Çiğdem Vitrinel'in ikinci uzun metrajlı filmi, İlhami Algör'ün aynı adlı romanından uyarlandı.'Rimolar ve Zimolar: Kasabada Barış'İsmet Kurtuluş ile Nermin Er'in yönettiği ve Yekta Kopan, Janset, Ezgi Mola ile Şevket Süha Tezel'in seslendirdiği 'Rimolar ve Zimolar: Kasabada Barış', Türkiye'nin ilk kukla çocuk yapımı olarak sinemalarda yer alacak.Çocukları kuklaların renkli ve eğlenceli dünyasına davet eden filmin teması iki farklı kasabada yaşayan Rimolar ve Zimolar'ın dargınlık ve yanlışlıkları üzerine kurulu.Türkiye genelinde 60'ı aşkın salonda vizyona girecek filmde, birbirinden renkli ve sempatik kahramanların komik ve düşündürücü hikayeleri izlenebilecek.'Exodus: Tanrılar ve Krallar'İngiliz aktör Christian Bale ile Ben Kingsley, Sigourney Weaver, John Turturro ve Aaron Paul'un oynadığı 'Exodus: Tanrılar ve Krallar' filminin yönetmenliğini Ridley Scott yaptı.Hz. Musa'nın hayatının önemli dönüm noktalarını konu edinen filmde, Hz. Musa'yı Christian Bale canlandırıyor.Firavun Ramses'in şiddetinden kaçmak için Hz. Musa'ya güvenen 600 bin kişiyle Hz. Musa'nın bin bir türlü engeli aşma çabalarını anlatan film; firavun yönetiminin başına gelen felaketler ve ordusunun denizde yok olması olayına odaklanıyor.'Özgürlük Dansı'Ken Loach'ın yönettiği 'Özgürlük Dansı'nın oyuncu kadrosunda Barry Ward, Francis Magee, Aileen Henry ile Simone Kirby gibi isimler rol aldı.Cannes Film Festivali'nde 'Altın Palmiye' adayı olan filmde, Jimmy Gralton'un gerçek yaşam hikayesinden esinlenerek adalet ve özgürlük için sanata sarılan bir aktivistin toplumun bakış açısını değiştirme mücadelesi anlatılıyor.Türkiye'de ilk olarak Filmekimi kapsamında izleyiciyle buluşan filmde; Barry Ward'ın canlandırdığı İrlandalı aktivist 'James Gralton'un, ABD'de geçirdiği 10 yıllık sürgün döneminin ardından memleketine dönüp uzun süredir kapalı bulunan ve insanların şarkı söyleyip, dans etikleri şehir lokalini açmasının ardından toplumda yaşanan gerginlikler anlatılıyor.'Bire Bir'Güney Koreli yönetmen, senarist ve yapımcı Kim Ki Duk'un yeni filmi 'Bire Bir', gerilim meraklılarının ilgisinini çekmeye aday.Filmin oyuncu kadrosunda Dongseok Ma, Young Min Kim, Yi Kyeong Lee ile Tee Yoo gibi isimler yer alıyor.Gerilimli olduğu kadar dram sahneleriyle de öne çıkan filmin konusu şöyle:'Liseli bir kız öldürülür. Kızı öldüren yedi kişiden biri, eğitimli bir askeri tim tarafından kaçırılır. İşkence yapıldıktan sonra cinayeti itiraf eden bir not yazdırılır ve salınır. Bir zamanlar hiçbir şeyden korkmadığını düşünen bu adam şimdi büyük bir korkunun içindedir. Cinayete karışan diğerlerinin de kaçırılıp işkenceye uğradığını ve kimilerinin intihar ettiğini öğrenir. Bunun üzerine bir sonraki kurbanı takibe koyularak onu kaçıranların peşine düşer.''Safari Macerası'Ben Stassen'in yönettiği 'Safari Macerası', seyirciyi üçüncü boyutta gerçek zamanlı bir maceraya davet ediyor.Namibya'nın Pasifik kıyılarından Kilimanjaro Dağları'nın zirvesine uzanan yolculukta, doğal güzelliğin ve içerisinde yaşayan onlarca canlının büyüleyici görüntüleri izlenebilecek.AA
İklim değişikliğine bağlı olarak su seviyesinin belirli periyotlarda değiştiği Van Gölü'nde 2 metreyi geçen çekilme, sular altında kalan batık şehirlerin gün yüzüne çıkmasını sağladı.Son 15 yılın en büyük su kaybının yaşandığı belirtilen gölde, özellikle gölün su seviyesinin sığ olduğu noktalardaki çekilmeler ise onlarca metreyi buluyor.Geçmişte kurulan ve göl seviyesinin yükselmesiyle sular altında kalan şehirler de bu çekilmeyle gün yüzüne çıktı. Van'ın Erciş ilçesinde yıllardır su altında kalan Osmanlı Kalesi tamamen gün yüzüne çıkarken, eski Erciş'in yerleşimine ait kalıntılar da büyük oranda gözlemlenebiliyor.Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Doğu, çekilmenin en büyük etkilerinin yaşandığı Erciş'in Çelebibağ Mahallesi kıyılarında inceleme yaptı.İncelemenin ardından AA muhabirine konuşan Doğu, bilinen arkeolojik kayıtların incelenmesi durumunda, tarihte başta Van merkez olmak üzere, Gevaş ve Erciş ilçeleriyle Bitlis'in Ahlat ve Adilcevaz ilçelerinde göl kıyısında yerleşmelerin olduğunu kaydetti.Bu yapılardan ayakta en iyi duranlardan birinin Çelebibağ kıyılarındaki Osmanlı Kalesi olduğunu belirten Doğu, kalenin Urartu Krallığı zamanında Van Gölü sahilinde inşa edildiğini ve Osmanlı döneminde de onarımdan geçirilerek kullanıldığını ifade etti.Kalıntılar su altında varlığını koruyorErciş ilçesinin 1840'lı yıllara kadar da Çelebibağ kıyılarında yerleştiğini ancak su seviyesinin yükselmesiyle ilçenin zamanla yerleşimini değiştirmek zorunda kaldığını söyleyen Doğu, şöyle devam etti:'Suların çekildiği kıyılar zamanında karaymış ve buralar yerleşim alanıymış. Suların çekildiği bu kıyılarda, eski Erciş'in kalıntılarını, duvarları ve eski yapılarını görebiliyoruz. Suların biraz daha çekilmesiyle geriye kalan kalıntıları da somut şekilde görebiliriz. En önemlisi, yüzlerce yıl boyunca sular altında kalan bir şehrin bazı bölümlerinin 2 metreyi geçen çekilmeyle ortaya çıkması. Asla yıkılmayacağı düşünülen muhteşem Urartu kaleleri, yerleşmeleri bugün sular altında kalmış. Gölde yaşanan seviye değişiklikleri, kıyılardaki yerleşmelerin konumlarını, pozisyonlarını güncelleştirmiş oluyor.'Van Gölü kıyılarında Urartuların en azından 3 bin yıl önceye dayanan tarihini bildiklerini belirten Doğu, bu bakımdan göl kıyısında Urartulara ait birçok kale, şehir ve yerleşme kalıntıları bulunduğunu, göl seviyesi değiştikçe de bunlarla ilgili izlerin gün yüzüne çıktığını dile getirdi.Doğu, kıyılara yerleşmiş binlerce yılık şehirlerin uzantılarının sular altında varlığını koruduğundan emin olduğunu sözlerine ekledi.Özkan Bilgin, AA
Candan Erçetin'i pek sevip şarkılarını keyifle dinlesek de bazıları var ki, isimleri arka arkaya okunduğunda adeta küçük çaplı bir trip patlamasına yol açabilir. Yapacağınız yoksa bile psikolojinizi bu yönde etkileyebilir. Ne olur ne olmaz, siz de Candan Erçetin seven biriyseniz playlist'inizde bu şarkıları arka arkaya getirmeyin.
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bursa'nın dünya markası haline gelmesi için kentte yapılan tesislerin de çok özellikli olması gerektiğini söyledi.Bu çerçevede inşaatı süren stadyumun da mimarisiyle dünyaca tanınmaya başladığını anlatan Altepe, 'Nasıl Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ile tarihi mirasta dünya gündemine girdiysek şimdi de Bilim Merkezi ve ardından stadyumla yavaş yavaş dünya gündemine giriyoruz. Stadyumumuz artık dünya otoriteleri tarafından izleniyor, dünyaca örnek olarak gösteriliyor ve ödüller alıyor' dedi.Altepe, bu stadyumun, İngiliz The Telegraph gazetesinde yer verilen bir araştırmada dünyanın en heyecan verici 10 stat projesinden biri gösterildiğini hatırlattı.Türkiye'de ilk kez takımının sembolüyle tasarlanan stat olan 'Timsah Arena'nın çatısının, Bursaspor'un simgesi 'timsah' formunda yapılmasının, burasının en dikkat çekici özelliği olduğunu dile getiren Altepe, söz konusu çatının da gelecek hafta montajının tamamlanacağını vurguladı.Altepe, stadın haziran ayının ilk haftasına yetiştirilmesi yönünde bir hedeflerinin bulunduğunu ifade ederek, şunları söyledi:'Hepimiz artık gece-gündüz bu işin üzerindeyiz. Şu an önümüzde pek bir engel kalmadı. Stadyum inşaatlarında genel olarak sıkıntı yaşanabilir. Bu, dünyanın her yerinde böyledir. Bizim gibi iddialı uygulamalarla yapılan bir stadyum, işi daha da zorlaştırıyor ama artık yeteri kadar bu iş zaman aldı.Haziran ayının ilk haftasına yetişmesi için ekiplerimizle birlikte çalışmaları takip ediyoruz. Tüm ekiplerimiz burada. Bu eser bir an önce Ziraat Türkiye Kupası Finali'ne yetişmeli. Onun için iş programlarını devamlı takip ediyoruz.'Recep Altepe, yeni stadın çimlerinin de Bursaspor'un Özlüce Tesisleri'nde yetiştirilmeye başlandığını anlatarak, sonrasında sahaya yerleştirilmesinin yapılacağını bildirdi.Böyle bir stadın Bursa kentinin takımı Bursaspor için de büyük bir şans olduğunun altını çizen Altepe, yeşil-beyazlı takımın bu statta başarılı günler geçireceğine, Türkiye'de ve Avrupa'da şampiyonluklar yaşayacağına inandığını ifade etti.Açılış maçı için Real Madrid'e davetAltepe, Türkiye'nin en güzel ve en kaliteli stadını Bursa'ya inşa ettiklerini vurgulayarak, böyle bir stadın açılışının da çok özel olması gerektiğini anlattı.'Dünyanın en ilginç statları listesinin başında gelen böyle bir stadın açılışına dünya çapında bir organizasyon yakışır' diyen Altepe, sözlerini şöyle sürdürdü:'Açılış töreni için çok özel bir program hazırlamayı hedefliyoruz. Açılış maçı için de Bursa halkının, Bursasporluların gönlünde Real Madrid var. Taraftarların tezahüratlarında bile bu takımın ismi geçiyor. Bu da bizim açımızdan biraz daha anlamlı olacak. Önümüzdeki günlerde açılış törenine davet etmek için Real Madrid ile irtibata geçeceğiz. Yapabilirsek onunla yaparız. Yapamazsak artık benzer, dengi bir takımla ama biz açılış maçının Bursaspor ile Real Madrid arasında olabileceğine inanıyoruz. Çünkü böyle bir eser kazandırıldığı zaman onların da destek vereceğine, bu güzel günümüzde bizlere bu desteği esirgemeyeceklerine inanıyoruz. Biz de bunun gereğini inşallah yerine getireceğiz.'Stadın isim hakkıAltepe, stadın isim hakkı ve diğer gelirleriyle ilgili olarak çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.Kendisinin Bursaspor'u yakından takip ettiğini, maçlarını kaçırmamaya çalıştığını belirten Altepe, şunları kaydetti:'Bursaspor'un başarısı, Bursa kentinin başarısıdır. Bursaspor'un şampiyonluğu Bursa kentinin şampiyonluğudur. Bursaspor'un başarısızlığı ise Bursa kentinin başarısızlığıdır. Bu bir prestijdir. Onun için meraklıyız. Bursaspor için elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz. Stadın isim hakkı konusunda da şimdiden sonra bunlarla genellikle Bursaspor yönetimi de ilgilenecek. Bunları artık belli bir protokolle, sözleşmeyle kulübe devretmiş olacağız. Stadın isim hakkı ve diğer gelirlerle ilgili onları da birlikte sürdüreceğiz. İsim hakkını da Bursaspor Kulübü ile birlikte değerlendireceğiz.'CNN Türk
Hollywood Yabancı Basını'nın verdiği Altın Küre (Golden Globes) ödüllerine aday filmler belli oldu. Ödül töreni 11 Ocak 2015 pazar günü düzenlenecek.En iyi yabancı film ödülü dalında Türkiye'nin adaylık beklediği Nuri Bilge Ceylan'ın Kış Uykusu filmi adaylık kazanamadı. Yılın yine en çok izlenen ve konuşulan filmlerden, Christopher Nolan'ın Interstellar filmi Hans Zimmer'in en iyi film müziği dalı haricinde adaylık kazanamadı.Altın Küre Ödülleri 2015 yılı Film kategorisi adaylarıEn İyi Film - DramaBoyhoodSelmaThe Imitation GameFoxcatcherThe Theory of EverythingEn İyi Film - Müzikal veya KomediBirdmanThe Grand Budapest HotelSt. VincentInto the WoodsPrideEn İyi Erkek Oyuncu - DramaSteve Carell - FoxcatcherBenedict Cumberbatch - The Imitation GameJake Gyllenhaal - NightcrawlerEddie Redmayne - The Theory of EverythingDavid Oyelowo - SelmaEn İyi Kadın Oyuncu - DramaJennifer Aniston - CakeJulianne Moore - Still AliceRosamund Pike - Gone GirlReese Witherspoon - WildFelicity Jones - The Theory of EverythingEn İyi Erkek Oyuncu - Müzikal veya KomediMichael Keaton - BirdmanRalph Fiennes - The Grand Budapest HotelChristoph Waltz - Big EyesBill Murray - St. VincentJoaquin Phoenix - Inherent ViceEn İyi Kadın Oyuncu - Müzikal veya KomediAmy Adams - Big EyesEmily Blunt - Into the WoodsJulianne Moore - Maps to the StarsHelen Mirren - The Hundred-Foot JourneyQuvenzhané Wallis - AnnieEn İyi Yardımcı Erkek OyuncuMark Ruffalo - FoxcatcherEthan Hawke - BoyhoodJ.K. Simmons - WhiplashRobert Duvall - The JudgeEdward Norton - BirdmanEn İyi Yardımcı Kadın OyuncuPatricia Arquette - BoyhoodKeira Knightley - The Imitation GameEmma Stone - BirdmanMeryl Streep - Into the WoodsJessica Chastain - A Most Violent YearEn İyi YönetmenAlejandro González Iñárritu - BirdmanRichard Linklater - BoyhoodAva DuVernay - SelmaDavid Fincher - Gone GirlWes Anderson - The Grand Budapest HotelEn İyi SenaryoBoyhoodBirdmanGone GirlThe Imitation GameThe Grand Budapest HotelEn İyi Orijinal Şarkı - (Şarkı Adı)Big Eyes: Lana Del Ray (Big Eyes)Selma: John Legend, Common (Glory)Noah: Patty Smith, Lenny Kaye (Mercy Is)Annie: Sia (Opportunity)The Hunger Games: Mockingjay - Part 1: Lorde (Yellow Flicker Beat)En İyi Orijinal Film MüziğiThe Imitation Game - Alexandre DesplatThe Theory of Everything - Yohan YohansonGone Girl - Trent Reznor, Atticus RossBirdmanInterstellar - Hans ZimmerEn İyi Animasyon FilmThe Book of LifeThe BoxtrollsBig Hero 6How to Train Your Dragon 2The Lego MovieEn İyi Yabancı FilmIdaLeviafanTuristGettMandariinidVatan
Yeraltı edebiyatı, dili zincirlerinden kurtarmak için 19. yüzyılın ortaları ile 20. yüzyılın başlarında oluşmaya başlayan ben özgürüm diye bağıran edebiyat.Yeraltı edebiyatı, varoluştan çok bir yok oluştur.Yeraltı edebiyatı, edebiyat dünyasının karanlık, asi çocuklarıdır.Yeraltı edebiyatı, gösteriş budalası kitapların ilk uyuşturucuyla atılan ölüm tripleridir.Buyurunuz, size 6 yeraltı edebiyatı kitabı.
İspanyol sanatçı Luis Quiles eserleri ilk bakışta masum gözükse de yakından bakınca pek de masum olmadığı ortaya çıkıyor. Eserlerinde gerçek yaşam olayları ve filmlerden, televizyon ve teknoloji dünyasından, çok sayıda popüler kültürden esinlenmiş ve bunları benzersiz bir şekilde harmanlamıştır. İşte sanatçının, modern toplumun ve insan ruhunun dolambaçlı doğasını korkusuz bir görünümle sunan çalışmaları.
Bir insanın diktatör olması için belli bazı özelliklere de sahip olması gerekiyor. Narsizm, paranoya, fanatizm birey kültü oluşturmak için ne kadar gerekli özelliklerse, bir insana akıllı, mantıklı, makul dememizi de o kadar engelliyor. Dolayısıyla diktatör dediğimiz insan tabiatı gereği biraz kaprisli, fevri ve absürd oluyor. 10 diktatörden 10 absürd uygulama bu sözün de ispatı gibi.