onedio
Korku Filmlerinden Çok Daha Korkunç 6 Arkeolojik Keşif
Daha önce de açıkladığımız gibi, Hollywood bizlerde arkeolojiye dair yanlış bir algı oluşturdu. Arkeolojik kazılar sırasında kullanılan alet edavatlar fötr şapkalar, kırbaçlar ya da ukala sırıtışlar değil; kürek,mala, el fırçası ve şerit metre şeklinde aletlerdir.Belki bir de bolca dua etmek.  Hayalet avcılarında kullanılan silah, ve yetişkinler için büyük boy çocuk bezi. Bunlara neden mi ihtiyacınız olabilir? Çünkü bunlardan biriyle karşı karşıya gelirseniz diye...
Amerika'nın Bilimkurgu Filmlerinden Fırlamış Lazer Silah Sistemi
Daha bilimkurgu filmlerindeki gibi civ civ vurduğu yeri uçuracak kuvette lazerler gelmedi ama Amerika Donanması'nın bu yeni oyuncağı bu konsepte en çok yaklaşan şey. Lazeri bir süre hedefin üzerinde tutarak gerçekten sağlam bir zarar veriyor. Özellikle insansız hava ve deniz araçlarına karşı çok etkili olduğu kesin. İzliyoruz...
Reklam
Bu Hafta 8 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 4'ü yerli 8 film vizyona girecek.'Kırımlı: Aşkta ve Savaşta''Kırımlı: Aşkta ve Savaşta', 2011 yılında hayatını kaybeden ve eserlerinin tamamında Kırım Tatar kültürünü, Kırım Türklerinin acılarını yansıtan Cengiz Dağcı'nın 1956'de yayınlanan ilk romanı 'Korkunç Yıllar'dan yola çıkılarak senaryolaştırıldı.Yönetmen Burak Cem Arlıel imzası taşıyan filmin senaryosunu, Nil Ünsal ve Atilla Ünsal kaleme aldı.Murat Yıldırım, Selma Ergeç, Bülent Alkış ile Gülçin Santırcıoğlu'nun oynadığı filmde, 2. Dünya Savaşı sırasında Alman esir kamplarında tutulan Tatar esirlerin çektiği acılar ve yaşanan insanlık dramı anlatılıyor.'Yağmur: Kıyamet Çiçeği'Engin Hepileri, Elena Viunova, Erkan Kolçak Köstendil, Devrim Saltoğlu, Settar Tanrıöğen, Altan Erkekli, Sait Genay, Rıza Sönmez, Hüseyin Avni Danyal ve Ruhi Sarı'nın oynadığı 'Yağmur: Kıyamet Çiçeği' adlı filmi, Onur Aydın yönetti.Dram türündeki filmde, Kazım Koyuncu'nun hayatının yanı sıra Çernobil felaketi, Rus kadınları ve Trabzonspor'un 1995-1996'da şampiyonluğu kaybedişi ve sonrasında şehirde ilan edilen yas konu ediniliyor.'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'Çiğdem Vitrinel'in yönettiği 'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku' filminin oyuncu kadrosunda Erdal Beşikçioğlu, Sezin Akbaşoğulları, Harun Tekin, Derya Alabora ile Hare Sürel rol aldı.Filmde, Erdal Beşikçioğlu'nun canlandırdığı 'Arif' ile Sezin Akbaşoğulları'nın hayat verdiği 'Müzeyyen' karakteri arasında geçen acıklı aşk hikayesi beyaz perdeye aktarılıyor.48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'Geriye Kalan' filmiyle 'En İyi Yönetmen' ödülünü alan Çiğdem Vitrinel'in ikinci uzun metrajlı filmi, İlhami Algör'ün aynı adlı romanından uyarlandı.'Rimolar ve Zimolar: Kasabada Barış'İsmet Kurtuluş ile Nermin Er'in yönettiği ve Yekta Kopan, Janset, Ezgi Mola ile Şevket Süha Tezel'in seslendirdiği 'Rimolar ve Zimolar: Kasabada Barış', Türkiye'nin ilk kukla çocuk yapımı olarak sinemalarda yer alacak.Çocukları kuklaların renkli ve eğlenceli dünyasına davet eden filmin teması iki farklı kasabada yaşayan Rimolar ve Zimolar'ın dargınlık ve yanlışlıkları üzerine kurulu.Türkiye genelinde 60'ı aşkın salonda vizyona girecek filmde, birbirinden renkli ve sempatik kahramanların komik ve düşündürücü hikayeleri izlenebilecek.'Exodus: Tanrılar ve Krallar'İngiliz aktör Christian Bale ile Ben Kingsley, Sigourney Weaver, John Turturro ve Aaron Paul'un oynadığı 'Exodus: Tanrılar ve Krallar' filminin yönetmenliğini Ridley Scott yaptı.Hz. Musa'nın hayatının önemli dönüm noktalarını konu edinen filmde, Hz. Musa'yı Christian Bale canlandırıyor.Firavun Ramses'in şiddetinden kaçmak için Hz. Musa'ya güvenen 600 bin kişiyle Hz. Musa'nın bin bir türlü engeli aşma çabalarını anlatan film; firavun yönetiminin başına gelen felaketler ve ordusunun denizde yok olması olayına odaklanıyor.'Özgürlük Dansı'Ken Loach'ın yönettiği 'Özgürlük Dansı'nın oyuncu kadrosunda Barry Ward, Francis Magee, Aileen Henry ile Simone Kirby gibi isimler rol aldı.Cannes Film Festivali'nde 'Altın Palmiye' adayı olan filmde, Jimmy Gralton'un gerçek yaşam hikayesinden esinlenerek adalet ve özgürlük için sanata sarılan bir aktivistin toplumun bakış açısını değiştirme mücadelesi anlatılıyor.Türkiye'de ilk olarak Filmekimi kapsamında izleyiciyle buluşan filmde; Barry Ward'ın canlandırdığı İrlandalı aktivist 'James Gralton'un, ABD'de geçirdiği 10 yıllık sürgün döneminin ardından memleketine dönüp uzun süredir kapalı bulunan ve insanların şarkı söyleyip, dans etikleri şehir lokalini açmasının ardından toplumda yaşanan gerginlikler anlatılıyor.'Bire Bir'Güney Koreli yönetmen, senarist ve yapımcı Kim Ki Duk'un yeni filmi 'Bire Bir', gerilim meraklılarının ilgisinini çekmeye aday.Filmin oyuncu kadrosunda Dongseok Ma, Young Min Kim, Yi Kyeong Lee ile Tee Yoo gibi isimler yer alıyor.Gerilimli olduğu kadar dram sahneleriyle de öne çıkan filmin konusu şöyle:'Liseli bir kız öldürülür. Kızı öldüren yedi kişiden biri, eğitimli bir askeri tim tarafından kaçırılır. İşkence yapıldıktan sonra cinayeti itiraf eden bir not yazdırılır ve salınır. Bir zamanlar hiçbir şeyden korkmadığını düşünen bu adam şimdi büyük bir korkunun içindedir. Cinayete karışan diğerlerinin de kaçırılıp işkenceye uğradığını ve kimilerinin intihar ettiğini öğrenir. Bunun üzerine bir sonraki kurbanı takibe koyularak onu kaçıranların peşine düşer.''Safari Macerası'Ben Stassen'in yönettiği 'Safari Macerası', seyirciyi üçüncü boyutta gerçek zamanlı bir maceraya davet ediyor.Namibya'nın Pasifik kıyılarından Kilimanjaro Dağları'nın zirvesine uzanan yolculukta, doğal güzelliğin ve içerisinde yaşayan onlarca canlının büyüleyici görüntüleri izlenebilecek.AA
Van Gölü Çekilince Tarihi Kalıntılar Ortaya Çıktı
İklim değişikliğine bağlı olarak su seviyesinin belirli periyotlarda değiştiği Van Gölü'nde 2 metreyi geçen çekilme, sular altında kalan batık şehirlerin gün yüzüne çıkmasını sağladı.Son 15 yılın en büyük su kaybının yaşandığı belirtilen gölde, özellikle gölün su seviyesinin sığ olduğu noktalardaki çekilmeler ise onlarca metreyi buluyor.Geçmişte kurulan ve göl seviyesinin yükselmesiyle sular altında kalan şehirler de bu çekilmeyle gün yüzüne çıktı. Van'ın Erciş ilçesinde yıllardır su altında kalan Osmanlı Kalesi tamamen gün yüzüne çıkarken, eski Erciş'in yerleşimine ait kalıntılar da büyük oranda gözlemlenebiliyor.Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Doğu, çekilmenin en büyük etkilerinin yaşandığı Erciş'in Çelebibağ Mahallesi kıyılarında inceleme yaptı.İncelemenin ardından AA muhabirine konuşan Doğu, bilinen arkeolojik kayıtların incelenmesi durumunda, tarihte başta Van merkez olmak üzere, Gevaş ve Erciş ilçeleriyle Bitlis'in Ahlat ve Adilcevaz ilçelerinde göl kıyısında yerleşmelerin olduğunu kaydetti.Bu yapılardan ayakta en iyi duranlardan birinin Çelebibağ kıyılarındaki Osmanlı Kalesi olduğunu belirten Doğu, kalenin Urartu Krallığı zamanında Van Gölü sahilinde inşa edildiğini ve Osmanlı döneminde de onarımdan geçirilerek kullanıldığını ifade etti.Kalıntılar su altında varlığını koruyorErciş ilçesinin 1840'lı yıllara kadar da Çelebibağ kıyılarında yerleştiğini ancak su seviyesinin yükselmesiyle ilçenin zamanla yerleşimini değiştirmek zorunda kaldığını söyleyen Doğu, şöyle devam etti:'Suların çekildiği kıyılar zamanında karaymış ve buralar yerleşim alanıymış. Suların çekildiği bu kıyılarda, eski Erciş'in kalıntılarını, duvarları ve eski yapılarını görebiliyoruz. Suların biraz daha çekilmesiyle geriye kalan kalıntıları da somut şekilde görebiliriz. En önemlisi, yüzlerce yıl boyunca sular altında kalan bir şehrin bazı bölümlerinin 2 metreyi geçen çekilmeyle ortaya çıkması. Asla yıkılmayacağı düşünülen muhteşem Urartu kaleleri, yerleşmeleri bugün sular altında kalmış. Gölde yaşanan seviye değişiklikleri, kıyılardaki yerleşmelerin konumlarını, pozisyonlarını güncelleştirmiş oluyor.'Van Gölü kıyılarında Urartuların en azından 3 bin yıl önceye dayanan tarihini bildiklerini belirten Doğu, bu bakımdan göl kıyısında Urartulara ait birçok kale, şehir ve yerleşme kalıntıları bulunduğunu, göl seviyesi değiştikçe de bunlarla ilgili izlerin gün yüzüne çıktığını dile getirdi.Doğu, kıyılara yerleşmiş binlerce yılık şehirlerin uzantılarının sular altında varlığını koruduğundan emin olduğunu sözlerine ekledi.Özkan Bilgin, AA
Reklam
Timsah Arena'nın Açılış Maçına Real Madrid Davet Edildi
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bursa'nın dünya markası haline gelmesi için kentte yapılan tesislerin de çok özellikli olması gerektiğini söyledi.Bu çerçevede inşaatı süren stadyumun da mimarisiyle dünyaca tanınmaya başladığını anlatan Altepe, 'Nasıl Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ile tarihi mirasta dünya gündemine girdiysek şimdi de Bilim Merkezi ve ardından stadyumla yavaş yavaş dünya gündemine giriyoruz. Stadyumumuz artık dünya otoriteleri tarafından izleniyor, dünyaca örnek olarak gösteriliyor ve ödüller alıyor' dedi.Altepe, bu stadyumun, İngiliz The Telegraph gazetesinde yer verilen bir araştırmada dünyanın en heyecan verici 10 stat projesinden biri gösterildiğini hatırlattı.Türkiye'de ilk kez takımının sembolüyle tasarlanan stat olan 'Timsah Arena'nın çatısının, Bursaspor'un simgesi 'timsah' formunda yapılmasının, burasının en dikkat çekici özelliği olduğunu dile getiren Altepe, söz konusu çatının da gelecek hafta montajının tamamlanacağını vurguladı.Altepe, stadın haziran ayının ilk haftasına yetiştirilmesi yönünde bir hedeflerinin bulunduğunu ifade ederek, şunları söyledi:'Hepimiz artık gece-gündüz bu işin üzerindeyiz. Şu an önümüzde pek bir engel kalmadı. Stadyum inşaatlarında genel olarak sıkıntı yaşanabilir. Bu, dünyanın her yerinde böyledir. Bizim gibi iddialı uygulamalarla yapılan bir stadyum, işi daha da zorlaştırıyor ama artık yeteri kadar bu iş zaman aldı.Haziran ayının ilk haftasına yetişmesi için ekiplerimizle birlikte çalışmaları takip ediyoruz. Tüm ekiplerimiz burada. Bu eser bir an önce Ziraat Türkiye Kupası Finali'ne yetişmeli. Onun için iş programlarını devamlı takip ediyoruz.'Recep Altepe, yeni stadın çimlerinin de Bursaspor'un Özlüce Tesisleri'nde yetiştirilmeye başlandığını anlatarak, sonrasında sahaya yerleştirilmesinin yapılacağını bildirdi.Böyle bir stadın Bursa kentinin takımı Bursaspor için de büyük bir şans olduğunun altını çizen Altepe, yeşil-beyazlı takımın bu statta başarılı günler geçireceğine, Türkiye'de ve Avrupa'da şampiyonluklar yaşayacağına inandığını ifade etti.Açılış maçı için Real Madrid'e davetAltepe, Türkiye'nin en güzel ve en kaliteli stadını Bursa'ya inşa ettiklerini vurgulayarak, böyle bir stadın açılışının da çok özel olması gerektiğini anlattı.'Dünyanın en ilginç statları listesinin başında gelen böyle bir stadın açılışına dünya çapında bir organizasyon yakışır' diyen Altepe, sözlerini şöyle sürdürdü:'Açılış töreni için çok özel bir program hazırlamayı hedefliyoruz. Açılış maçı için de Bursa halkının, Bursasporluların gönlünde Real Madrid var. Taraftarların tezahüratlarında bile bu takımın ismi geçiyor. Bu da bizim açımızdan biraz daha anlamlı olacak. Önümüzdeki günlerde açılış törenine davet etmek için Real Madrid ile irtibata geçeceğiz. Yapabilirsek onunla yaparız. Yapamazsak artık benzer, dengi bir takımla ama biz açılış maçının Bursaspor ile Real Madrid arasında olabileceğine inanıyoruz. Çünkü böyle bir eser kazandırıldığı zaman onların da destek vereceğine, bu güzel günümüzde bizlere bu desteği esirgemeyeceklerine inanıyoruz. Biz de bunun gereğini inşallah yerine getireceğiz.'Stadın isim hakkıAltepe, stadın isim hakkı ve diğer gelirleriyle ilgili olarak çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.Kendisinin Bursaspor'u yakından takip ettiğini, maçlarını kaçırmamaya çalıştığını belirten Altepe, şunları kaydetti:'Bursaspor'un başarısı, Bursa kentinin başarısıdır. Bursaspor'un şampiyonluğu Bursa kentinin şampiyonluğudur. Bursaspor'un başarısızlığı ise Bursa kentinin başarısızlığıdır. Bu bir prestijdir. Onun için meraklıyız. Bursaspor için elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz. Stadın isim hakkı konusunda da şimdiden sonra bunlarla genellikle Bursaspor yönetimi de ilgilenecek. Bunları artık belli bir protokolle, sözleşmeyle kulübe devretmiş olacağız. Stadın isim hakkı ve diğer gelirlerle ilgili onları da birlikte sürdüreceğiz. İsim hakkını da Bursaspor Kulübü ile birlikte değerlendireceğiz.'CNN Türk
Reklam
Altın Küre 2015 Adayları Belli Oldu
Hollywood Yabancı Basını'nın verdiği Altın Küre (Golden Globes) ödüllerine aday filmler belli oldu. Ödül töreni 11 Ocak 2015 pazar günü düzenlenecek.En iyi yabancı film ödülü dalında Türkiye'nin adaylık beklediği Nuri Bilge Ceylan'ın Kış Uykusu filmi adaylık kazanamadı. Yılın yine en çok izlenen ve konuşulan filmlerden, Christopher Nolan'ın Interstellar filmi Hans Zimmer'in en iyi film müziği dalı haricinde adaylık kazanamadı.Altın Küre Ödülleri 2015 yılı Film kategorisi adaylarıEn İyi Film - DramaBoyhoodSelmaThe Imitation GameFoxcatcherThe Theory of EverythingEn İyi Film - Müzikal veya KomediBirdmanThe Grand Budapest HotelSt. VincentInto the WoodsPrideEn İyi Erkek Oyuncu - DramaSteve Carell - FoxcatcherBenedict Cumberbatch - The Imitation GameJake Gyllenhaal - NightcrawlerEddie Redmayne - The Theory of EverythingDavid Oyelowo - SelmaEn İyi Kadın Oyuncu - DramaJennifer Aniston - CakeJulianne Moore - Still AliceRosamund Pike - Gone GirlReese Witherspoon - WildFelicity Jones - The Theory of EverythingEn İyi Erkek Oyuncu - Müzikal veya KomediMichael Keaton - BirdmanRalph Fiennes - The Grand Budapest HotelChristoph Waltz - Big EyesBill Murray - St. VincentJoaquin Phoenix - Inherent ViceEn İyi Kadın Oyuncu - Müzikal veya KomediAmy Adams - Big EyesEmily Blunt - Into the WoodsJulianne Moore - Maps to the StarsHelen Mirren - The Hundred-Foot JourneyQuvenzhané Wallis - AnnieEn İyi Yardımcı Erkek OyuncuMark Ruffalo - FoxcatcherEthan Hawke - BoyhoodJ.K. Simmons - WhiplashRobert Duvall - The JudgeEdward Norton - BirdmanEn İyi Yardımcı Kadın OyuncuPatricia Arquette - BoyhoodKeira Knightley - The Imitation GameEmma Stone - BirdmanMeryl Streep - Into the WoodsJessica Chastain - A Most Violent YearEn İyi YönetmenAlejandro González Iñárritu - BirdmanRichard Linklater - BoyhoodAva DuVernay - SelmaDavid Fincher - Gone GirlWes Anderson - The Grand Budapest HotelEn İyi SenaryoBoyhoodBirdmanGone GirlThe Imitation GameThe Grand Budapest HotelEn İyi Orijinal Şarkı - (Şarkı Adı)Big Eyes: Lana Del Ray (Big Eyes)Selma: John Legend, Common (Glory)Noah: Patty Smith, Lenny Kaye (Mercy Is)Annie: Sia (Opportunity)The Hunger Games: Mockingjay - Part 1: Lorde (Yellow Flicker Beat)En İyi Orijinal Film MüziğiThe Imitation Game - Alexandre DesplatThe Theory of Everything - Yohan YohansonGone Girl - Trent Reznor, Atticus RossBirdmanInterstellar - Hans ZimmerEn İyi Animasyon FilmThe Book of LifeThe BoxtrollsBig Hero 6How to Train Your Dragon 2The Lego MovieEn İyi Yabancı FilmIdaLeviafanTuristGettMandariinidVatan
Okumanız Gereken 6 Yeraltı Edebiyatı Kitabı
Yeraltı edebiyatı, dili zincirlerinden kurtarmak için 19. yüzyılın ortaları ile 20. yüzyılın başlarında oluşmaya başlayan ben özgürüm diye bağıran edebiyat.Yeraltı edebiyatı, varoluştan çok bir yok oluştur.Yeraltı edebiyatı, edebiyat dünyasının karanlık, asi çocuklarıdır.Yeraltı edebiyatı, gösteriş budalası kitapların ilk uyuşturucuyla atılan ölüm tripleridir.Buyurunuz, size 6 yeraltı edebiyatı kitabı.
Modern Hayatı Eleştiren 11 İlginç ve Cesur İllüstrasyon
etiket
İspanyol sanatçı Luis Quiles eserleri ilk bakışta masum gözükse de yakından bakınca pek de masum olmadığı ortaya çıkıyor. Eserlerinde gerçek yaşam olayları ve filmlerden, televizyon ve teknoloji dünyasından, çok sayıda popüler kültürden esinlenmiş ve bunları benzersiz bir şekilde harmanlamıştır. İşte sanatçının, modern toplumun ve insan ruhunun dolambaçlı doğasını korkusuz bir görünümle sunan çalışmaları.
Reklam
10 Diktatörden 10 Absürt Uygulama
Bir insanın diktatör olması için belli bazı özelliklere de sahip olması gerekiyor. Narsizm, paranoya, fanatizm birey kültü oluşturmak için ne kadar gerekli özelliklerse, bir insana akıllı, mantıklı, makul dememizi de o kadar engelliyor. Dolayısıyla diktatör dediğimiz insan tabiatı gereği biraz kaprisli, fevri ve absürd oluyor. 10 diktatörden 10 absürd uygulama bu sözün de ispatı gibi.
Saint Petersburg Bale Topluluğu Türkiye'ye Geliyor
Dünyaca ünlü bale topluluğu, iki klasik eser olan La Bayadére ve Kuğu Gölü'nü sahneleyecek.Dünyanın en önemli klasik bale topluluklarından biri olan Saint Petersburg Bale Topluluğu (SPBT), iki ölümsüz eser Kuğu Gölü ve La Bayadère ile 19-21 Aralık’ta TİM Show Center’da sahne alacak.Ntvmsnbc'deki habere göre, 1994 yılında Konstantin Tachkin tarafından kurulan Saint Petersburg Bale Topluluğu, günümüzde 6 kıtada, yılda 200’den fazla gösteriyle izleyenleri büyülemeye devam ediyor.Dünyada, devlet ve sponsor desteklerinden tamamen bağımsız olarak çalışmalarını sürdüren tek klasik bale topluluğu olan Saint Petersburg Bale Topluluğu’nda yer alan 60 profesyonel bale sanatçısının birçoğu, dünyaca ünlü Vaganova Rus Balesi gibi önemli okullardan mezun.Topluluk; Londra’daki ünlü Coliseum ve Royal Albert Hall, Paris’teki Champs - Elysées Théatre, Tokyo'daki Bunkamura Hall, Taipei ve Pekin’deki Ulusal Tiyatrolar gibi dünyanın en prestijli salonlarında gösteri yaparak dünya basınının odağı haline geldi.The Times, The Daily Telegraph, The Guardian, The Independent gibi saygın basın kuruluşlarından olağanüstü yorumlar alan topluluk, aynı zamanda profesyonel bale eleştirmenleri tarafından da büyük övgüler topluyor.Topluluğun repertuarında; Giselle, Don Kişot, Paquita, Fındıkkıran, Uyuyan Güzel, Romeo ve Juliet gibi dünyaca ünlü koreografiler yer alıyor.
Reklam
Rosetta: Su Kaynağımız Kuyruklu Yıldızlar Değil
67P/Churyumov–Gerasimenko kuyruklu yıldıza uzay aracı indiren Rosetta uydusunun Rosina adlı cihazından gelen veriler, yıllardır gündemde olan 'Dünyanın su kaynağı kuyruklu yıldızlar' teorisini sarstı. Bazı bilim insanları 'Muhtemelen suyun kaynağı asteroitler' derken, bazıları daha fazla veriye ihtiyaç olduğunu söylüyor.Rosetta uydusunun taşıdığı Philae, geçen ay kısa adı '67P' olan kuyruklu yıldıza inmişti.Uydunun iki büyük spektrometreye sahip olan Rosina isimli cihazı, 67P'nin yüzeyindeki gaz akıntılarını 'koklayarak' önemli veriler elde etti.Verileri inceleyen bilim insanları, buzsu bir dağ kütlesi olan kuyruklu yıldızda bulunan suyun gezegenimizdeki sudan farklı, ağır su miktarının Dünya'dakinin üç katı olduğu sonucuna vardı.Veriler ise Science dergisinde yayımlandı.Dünyadaki su farklıDünyadaki su kendine has özelliklere sahip. İki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluşan su molekülleri içindeki hidrojen atomlarından biri nadiren bir döteryum atomu ile yer değiştiriyor.Bu oran yeryüzünde her bir 10 bin su molekülünde 3 döteryum atomu şeklinde. Döteryum atomlarının bulunduğu su da iki hidrojen ve bir oksijen atomunu içeren su ile aynı fiziksel özelliklere sahip. Ancak kütlesel olarak döteryumlu su daha ağır.Rosina'nın verilerini inceleyen bilim insanlarının başında İsviçre'deki Bern Üniversitesi'nden Profesör Kathrin Altwegg var. Altwegg, 'Ağır ve hafif su arasındaki bu oran çok karakteristiktir. Kolay kolay değişmez ve uzun süre aynı kalır' diyor ve ekliyor:'Eğer kuyruklu yıldızlar üzerindeki suyu Dünya üzerindeki su ile karşılaştırırsak, her iki suyun uyumlu olup olmadığını kesin olarak söyleyebiliriz' diyor.Son bulgular başka tür kuyruklu yıldızlardaki suyu analiz eden diğer çalışmaların bulguları ile beraber değerlendiriliyor. Daha önceki çalışmalarda Oort Bulutu adı verilen ve Güneş Sistemi'nin daha uzak bir köşesinde yer alan bir bölgeye ait olan kuyruklu yıldızlardaki suyun da dünyadakinden farklı olduğu ortaya konmuştu.
Özel Tiyatrolara Perde Kapattıracak Karar: Destek Yardımı Kesiliyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı Değerlendirme Komisyonu, son 6 yıldır destek alan özel tiyatroların bu yıl yardımından faydalanamayacaklarına karar verdi.Kültür ve Turizm Bakanlığı Değerlendirme Komisyonu özel tiyatrolar 2014–2015 döneminde verilecek yardımları belirlemek için dün toplandı. Ancak Müsteşar Yardımcısı Sefer Yılmaz ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Nejat Birecik toplantıda birbirine girdi. Bakanlığın tavrını anlatan Yılmaz, ‘son 6 yıldır destek alanlara yardım vermeyeceğiz’ şeklinde bir çıkış yapınca Nejat Bilecik, ‘bu özel tiyatroları bitirir, ben buna imza atmam’ diyerek toplantıyı terk etti.Ömer Erbil 'in radikal.com.tr'de yer alan haberine göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2013 yılında özel tiyatrolara 4 milyon 312 bin TL destekte bulundu.Destek alan özel tiyatro sayısı bir önceki yıl 178 iken geçen yıl bu rakam 221'e yükseldi. En büyük ödenekler ise yeni kurulan veya ilk defa başvuru yapan özel tiyatrolar ile yerli oyun sahneleyecek tiyatrolara verilmişti.Her yıl Eylül ayında açıklanan özel tiyatro desteği bu yıl bir türlü verilmedi. Sezon ortasına gelinmesine rağmen, yardım alamadıkları için birçok tiyatro borçla perde açtı. Dört gözle bakanlıktan alınacak yardımlar beklenmeye başlandı. Kurul dün nihayet toplandı. Ancak toplantı yarım kaldı.Çünkü müsteşar yardımcısı Sefer Yılmaz son 6 yıldır yardım verdikleri tiyatrolara destek verilmeyeceğini söyledi. Yakın dönemde DT Genel Müdürü olarak atanan Nejat Birecik ise buna itiraz etti. Özel tiyatroların pek çoğunun bu yardımlarla ayakta durduğunu, destek kesilirse birçoğunun kapanma tehlikesi yaşayacağını söyledi.Tartışma büyünce de Bilecik toplantıyı terk etti. Kurulda bulunan tiyatro yazarı Turgay Nar da Bilecik’e destek vererek toplantıdan ayrıldı. Dün toplantıya hasta olduğu için katılamayan Refik Erduran ’ın da bu düşüncenin karşısında olduğu biliniyor.Ali Poyrazoğlu , Nedim Saban , Emre Kınay , Enis Fosforoğlu , Ahmet Yenilmez , Ali Erdoğan gibi pek çok ünlü sanatçı tiyatro yardımı alıyordu. Bu karar hayata geçerse bu isimlerin hiçbiri tiyatro yardımı alamayacaklar.Özel tiyatroların dört gözle beklediği destek toplantısının sonuçlarının önümüzdeki günlerde bakanlık tarafından açıklanması bekleniyor. Ancak nasıl bir sonuç çıkacağı şimdilik bir muamma…Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan özel tiyatrolar komisyonunda yaşananlarla ilgili itiraz geldi. Nejat Bilecik ile Sefer Yılmaz arasında tartışma yaşanmadığı belirtilerek komisyonun 6 yıldır destek alanlara bu yıl yardım verilmeme kararında Birecik’in de imzası bulunduğu belirtildi.Böylelikle son 6 yıldır destek alanların bu yıl tiyatro yardımından faydalanamayacakları kesinleşti. Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik de komisyonun kararını onaylarsa çok sayıda özel tiyatro kapanmanın eşiğine gelecek.Ömer Erbil / Radikal
Yozgat'taki 3 Bin Yıllık Roma Hamamı Turizme Açılıyor
Halk arasında 'Kral Kızı' adıyla da bilinen Yozgat´ın Sarıkaya ilçesindeki 3 bin yıllık geçmişe sahip hamam turizme kazandırılıyor. Erken Roma dönemine ait ayakta kalabilen nadir eserlerinden biri olan Roma Hamamı, vakti zamanında da termal tedavi merkezi olarak kullanılmış.Yozgat Valisi Abdülkadir Yazıcı, kazı ve temizlik çalışmaları devam eden Sarıkaya’daki tarihi Roma Hamamı kalıntılarının bulunduğu alanda incelemelerde bulunup, bilgi aldı, yapılan kazılar sonucunda bölgede yeni bulgulara ulaşıldığının müjdesini verdi. Yazıcı, tarihi Roma Hamamının bulunduğu alanda yürütülen kazı ve temizlik çalışmalarını gezip, Kaymakam Yasin Özcan ve diğer ilgililerden bilgiler aldı, önce belirli bir alanı kapsayan kazı ve temizlik çalışmalarının yeni bulgulara ulaşılmasıyla genişletildiğini söyledi.Sarıkaya’daki tarihi Roma Hamamı kalıntılarıyla yakından ilgilenen Yozgat valisi Abdülkadir Yazıcı, fırsat buldukça ilçeyi ziyaret edip, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi ediniyor. Sarıkaya’da yürütülen kazıların son durumunu görmek üzere ilçeye giden Vali Abdülkadir Yazıcı, Kaymakam Yasin Özcan ile birlikte kazı alanını gezip, bilgi aldı. Sarıkaya’daki Roma Hamamı kalıntılarının Yozgat’ta turizmin geliştirilmesi açısından önemli olduğuna dikkat çekerek, bu tip tarihi yapıdan dünyada iki tane bulunduğuna değinirken; ”Sarıkaya’daki tarihi hamamın suyu halen akıyor. Kaplıca olarak tedavi edici özelliğe sahip, bu çok önemlidir. Diğer tarihi yapıların birçoğu özelliklerinin önemli bölümünü kaybetmiş durumda” dedi.Sarıkaya’da bulunan tarihi Roma Hamamı kalıntıları arasından çıkan doğal sıcak suyun akmaya devam ettiğini belirten Vali Yazıcı, kazı çalışmalarının bitirilmesi konusunda çalışmaların devam ettiğini, ancak belirli bir alanda başlayan çalışmaların her geçen gün genişlediğini kaydetti. Vali Yazıcı, ”Sanıldığı gibi Roma Hamamı kalıntılarının bulunduğu bölgeyle sınırlı bir durum yok. Daha geniş bir alan kullanıldığını yapılan kazılardan anlıyoruz. Büyük ihtimalle yaşanılan bir doğal afet sonucunda tarihi hamam çamurla dolup, üzeri kapanmış. İyi de olmuş. Çünkü açıkta kalmış olsaydı, burasını da kaçak kazılarla tahrip edebilirlerdi. Doğallığı duruyor, bu çok önemli. Sonuna kadar çalışıp, burasını gün yüzüne çıkarttığımız zaman Yozgat’ta Sarıkaya’da turizmden önemli ölçüde pay almaya başlayacaktır” diye konuştu.
Sivil İtaatsizlik ve Pasif Direniş Hakkında Bilmemiz Gereken 8 Yaşanmış Olay
İtaat Kelimesi Arapça'dan dilimize geçen bir kelime 'boyun eğmek, tav olmak' anlamında. Sivil İtaatsizlik dediğimiz zaman bu terminolojiyi kitabı ile hayatımıza sokan Henry David Thoreau'yu anmak gerekir. Hindistan'da Mahatma Gandhi'den Amerika'da Martin Luther King ve Malcolm X'e kadar etkisini hissedebileceğimiz bir isim. Onun ifadesi ile vicdanı, dolayısıyla insan onurunu ve bunlardan hepsinin öncesinde bireyin özerkliğini esas almaktadır. Şiddet içermemesi, vicdani değerleri esas alması, devletin değil insanın üstünlüğü düşüncesi ile kamuya açık hatta bazen kamuya karşı olmak için yapılan, kendiliğinden başlayan ve gönüllülük esası ile devam eden pasif eylem biçimidir. Alışılagelmiş düşünceleri eleştiren ve muhafazakar düşüncenin bütün pratiklerini ve tedbirlerini geçersiz kılan sorgulatıcı ve karşısındaki statükoyu kendini yenilemeye muhtaç bırakan bir tür. Dünya'dan ve Türkiye'den bir kaç örnek
Reklam