Yapı Kredi Kültür Sanat Yayınları, 28 Şubat'ta hayatını kaybeden edebiyat çınarı Yaşar Kemal'in kitaplarının satışının dörde katlandığını açıkladıYaşar Kemal'in 28 Şubat'ta hayatını kaybetmesinin ardından pek çok insanın aklına yazarın vasiyeti gibi yorumlanabilecek şu cümleler geldi: 'Bir, benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. İki, insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi asimile edemesin. (...) Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar.'Yazarın bu cümlelerdeki mirasına okuru sahip çıkıyor. Yazarın yayıncısı Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık'tan yapılan açıklamaya göre, Yaşar Kemal'in ölümün ardından kitap satışları 4 ila 5 kat oranında artış gösterdi. Yazarın başyapıtlarından kabul edilen 'Ağrıdağı Efsanesi' ve 'İnce Memed' kitapları, online kitapçı idefix'in çok satanlar listelerinde dikkat çekiyor. Yazarın 'Ağrıdağı Efsanesi' kitabı ayrıca kitap mağazası D&R'ın en çok satan ilk 100 kitap listesinde yer alıyor.Milliyet Sanat
Romanyalı fotoğrafçı Mihaela Noroc hayatında bir değişiklik yapmak istedi. Yapmaktan zevk almadığı işini bırakarak yollara düştü ve kadının her yerde güzel olduğunu ispatlamak için fotoğraflar çekmeye başladı. 37 ülke dolaştı ve gittiği her yerde kadının güzelliğini fotoğrafladı. Burada size Mihaela'nın çalışmalarından 14 örnek sunuyoruz.Kaynak
Bangladeş ziyareti sırasında palalı kişilerin saldırısına uğrayan Avijit Roy'un eşi Rafida Bonya Ahmet BBC'ye konuştu.ABD'de yaşayan ve Amerikan vatandaşı olan ateist yazar Avijit Roy, eşiyle birlikte bir kitap fuarına katılmak için gittiği Bangladeş'te paramparça edilerek öldürülmüş, eş Rafida Bonya Ahmet ise ağır yaralanmıştı.Roy ve eşi, laikliği ve bilimi destekleyen, Bengali dilinde bir blog yazıyordu. Ayrıca çift sosyal paylaşım sitesi Facebook'ta ateizmi 'Bilimsel veya akla yatkın olmayan her türlü inanca karşı çıkan, akılcı bir kavram' tanımlamasıyla savunmuştu.Çift, Mukto-mona (özgür akıl) adlı blogdaki paylaşımlar nedeniyle daha önce defalarca tehdit edilmişti.BBC'ye konuşan Ahmet, laiklik ve bilim hakkındaki fikirlerini ifade etmeye devam edeceğini, sessiz kalmayacağını söyledi.Rafida Bonya Ahmet, yaşadıklarını şöyle anlattı:'Nedense olayla ilgili tüm hafızam silinmiş durumda. Ailece akşam yemeği yemek için eve gitmemiz gerekiyordu. Sanırım Avijit'in elini tutuyordum ve konuşuyorduk. O noktadan sonraını hatırlamıyorum.''Daha sonra ilk hatırladığım bir aracın içinde olduğum ve birinin beni taşıdığı. Kanlar içinde kaldığımı hatırlıyorum.'Ahmet, saldırıya uğradıklarını hastanedeyken fark ettiğini, kafasında ciddi yaralar olduğunu ve baş parmağının koptuğunu söyledi.Eşini hastanedeyken gören kadın, 'Avijit hala hayattaydı, yanımdaki sedyede uzanıyordu. Doktorlar koşturuyordu. Onlara 'Lütfen önce onunla ilgilenin çünkü ben daha iyi durumdayım' dedim. Avijit inliyordu ama bilinci yerinde değildi' ifadeleriyle yaşadıklarını aktardı.Ahmet, inandığını anlatmaya devam edeceğini kaydetti ve 'Avijit bunun için öldü. Sessiz kalmayacağım' dedi.Saldırının ardından Bangladeş'in başkenti Dakka'da öğrenciler, öğretmenler ve bloggerlar protestolar düzenlemişti.Polis saldırının radikal İslamcılar tarafından işlendiğinden şüpheleniyor.160 milyon nüfusun yaşadığı Bangladeş, Anayasa'da laik olmakla birlikte, nüfusun çoğunu Müslümanlar oluşturuyor.Polis, cinayetle ilgili 'Aşırılık yanlısı bir blog yazarı' olarak tanımlanan Farabi Shafiur Rahman'ı gözaltına almıştı.Farabi, Bangladeş'te yasak olan radikal İslamcı grup Hizb-üt Tahrir üyesi olmakla ve Roy'u sosyal medyada ölümle tehdit etmekle suçlanmıştı.BBC Türkçe
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından on birinci kez AKBANK sponsorluğunda düzenlenen 34. İstanbul Film Festivali 4-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Dünya sinemasının yeni örneklerinden ödüllü filmlere, Türkiye sinemasının en yenilerinden klasiklerine, yeni keşiflerden başyapıtlara, yönetmen ve oyuncuların katılımıyla yapılacak söyleşilerden partilere, şehrin gözü iki hafta boyunca festivalde olacak.Gösterdiği filmlerin çeşitliliği ve niteliğiyle 34 yıldır önder konumunu koruyan İstanbul Film Festivali’ne sayılı günler kaldı. İstanbul Film Festivali bu yıl 4-19 Nisan tarihleri arasında, sinemaseverlere 2014 ve 2015 yıllarının en yenilerinden klasik başyapıtlara, usta yönetmenlerin son filmlerinden yaratıcılığın sınırlarını zorlayan keşiflere yine çok zengin bir program sunacak. Festival, 20’nin üzerinde bölümde 62 ülkeden 222 yönetmenin 204 filminin yanı sıra ücretsiz olarak gerçekleştirilecek usta sinemacıların katılacağı söyleşi ve atölye çalışmalarını, sinema dersleri ile özel etkinlikleri izleyicilerle buluşturacak.
Manisa'nın Soma ilçesinde, 13 Mayıs 2014 tarihinde yaşanan maden faciasını beyazperdeye aktarmak isteyen yönetmen ve yapımcı Faik Ahmet Akıncı'nn 'Soma 301' isimli filmine, Manisa Valiliği tarafından çekim izni verilmedi.Yönetmen ve yapımcı Akıncı, film için Manisa Valiliği'nden izin çıkmadığını söyledi. Yaptığı basın açıklamasında, 'Soma faciasının yıldönümünde vizyona girecek bir şekilde, Soma'nın filmini çekmeye geldim. Ben 2014-2015 senesinde altı sinema filmi çektim. Bunlardan iki tanesini İstanbul'da, iki tanesini İzmir'de, diğer ikisini de Yalova'da çektim. Bir sinema filmi çekmeden önce bakanlığa ve valiliğe müracaat ederiz. Valiliğe, sinema filmi yapımcı kodumuzu veririz. Ticaret odası faaliyet belgesini, imza sirküsünü ve vergi levhamızı veririz. Bunların dışında sadece filmde oynayan oyuncuların ismini ve teknik ekibin isimlerini yazar veririz. Bu bilgilerimizi, işte oyuncularımızı, teknik ekibimizi ve filmimizin adı ile hepsini valiliğe yazdım ancak 10 gündür, müracaat etmemize rağmen hiç bir şey çıkmadı.' dedi.'YÖNETMELİKTE OLAMAYAN BİR ŞEYİ BENDEN İSTİYORLAR'Bunun üzerine tekrar Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü'ne giderek görüştüğünü söyleyen Akıncı, 'Kültür Müdürlüğü, 'Valilikle görüşüp size döneceğiz.' dediler. Ben de hemen vali beyi arayıp durumu açıklayıp gerekli iznin çıkarılması hususunda yardımcı olmasını talep ettim. Daha sonra yetkililerle iletişim kurduğumda bana dedikleri şey ise, 'Şirketinize bir yazı yazdık, sizden senaryoyu ve sinopsisi istiyoruz.' dediler. Ben yönetmelikte böyle bir şeyin olmadığını ifade edince bana şöyle açıklama yaptılar: 'Evet, yönetmelikte böyle bir şey yok ama siz, Faik Ahmet Akıncı'sınız. Sizden senaryoyu ve sinopsisi istiyoruz.' Yönetmelikte olamayan bir şeyi benden istiyorlar. Yasal olmayan bir şeyi, Kültür Müdürlüğü benden istiyor. Daha sonra bu olayı vali beye anlattım, konuyla ilgili bana döneceğini söyledi ama bana şu ana kadar kimse olumlu olarak dönen olmadı. Ben Soma'ya daha önce Genel Maden-İş Sendikası'nın eğitmeni, uzmanıyken eğitim vermek için üç defa geldim. Her gelişimde Soma'da gözaltına alındım. 'İstanbul'dan aramanız var.' deyip beni gözaltına alıp üç gün nezarette tutup seminer ve eğitim tarihini geçirip buradan gönderdiler. Daha önce üç kere bana bunu yapan Manisa Valiliği, bu sefer burada film çekmemi engellemeye çalışıyor ama ben şunları belirtmek istiyorum, Türkiye sinema sektörü beni çok iyi tanır. Faik Ahmet Akıncı, çekiyorum dediği bir şeyi çeker. Ben Soma maden faciasını çekeceğim, ama Soma'da ama Soma dışında Soma maden faciasını çekeceğim ve 13 Mayıs'ta vizyona sokacağım.' şeklinde konuştu.Cihan
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi araştırmacıları, güneş sisteminin dördüncü gezegeni Mars'ta bir zamanlar büyük bir okyanus olduğunu ileri sürdü.Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) araştırmacıları, güneş sisteminin dördüncü gezegeni Mars'ta bir zamanlar büyük bir okyanus olduğunu ileri sürdü.'Science' dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bilim adamları yaklaşık 4 milyar yıl önce Mars'ta Dünya'daki Kuzey Buz Denizi'nden daha büyük bir okyanus bulunduğunu düşünüyor.Mars atmosferinde bulunan iki çeşit suyu inceleyen araştırmacılar, suların birbirlerinden farklı olduğunu ortaya çıkardı. İlkinin, iki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluşan 'sıradan su - H2O' olduğu belirlendi. Diğerinin ise hidrojen yerine ağır hidrojen (döteryum) izotopuna sahip, yoğunluğu yüksek 'ağır su - HDO' olduğu tespit edildi.NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nden Geronimo Villanueva, Kızıl Gezegen'in atmosferinde bulunan su ile yüzeyinden alınan toprak örneklerini inceleyerek bir zamanlar Mars'ta ne kadar su olduğu olduğunu tahmin edebildiklerini söyledi.Araştırmada, Mars'a gönderilen uzay araçlarının gönderdiği verilerle 10 metrelik Keck II teleskopu, NASA'nın Kızılötesi Teleskop Merkezi ve Avrupa Güney Gözlemevi'nin Şili'deki teleskobunu kullandıklarını kaydeden Villanueva, HDO ve H2O'nun Mars atmosferindeki oranını hesapladıklarını belirtti. Villanueva, hesaplamaların zaman içinde Mars'ın atmosferinde meydana gelen değişimleri ve gezegenin kaybettiği su miktarını tahmin etmelerine yardımcı olduğunu açıkladı.Villanueva, Mars'ın kuzey yarım küresindeki okyanusun gezegenin yüzeyinin yaklaşık yüzde 19'unu kapladığını ve bazı yerlerde yaklaşık 1,6 kilometre derinliğe ulaştığını sözlerine ekledi.NASA'ya ait Mars Atmosfer ve Değişken Oluşum uzay aracı, yaklaşık on ay süren 711 milyon kilometrelik yolculuğun ardından 21 Eylül'de Kızıl Gezegen'in yörüngesine girmiş ve ekim ayında Kızıl Gezegen'den ilk görüntüleri göndermişti.Mars'ın yörüngesinde halihazırda NASA'ya ait Mars Yörünge Kaşifi ve Mars Odyssey ile Avrupa Uzay Ajansı'na ait Mars Express uyduları da bulunuyor.AA
Başbakanlık'ta düzenlenen ekonomi zirvesinin ardından Merkez Bankası'na destek açıklaması geldi. Açıklamada, 'Merkez Bankamız 2002 yılından beri, başta 2009 yılındaki küresel kriz olmak üzere, birçok kez bu tip uluslararası dalgalanmalara karşı aldığı tedbirlerle başarılı sınavlar vermiş ve kapasitesini uluslararası piyasalarda kanıtlamıştır' denildi.Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında yapılan Ekonomi Değerlendirme Toplantısı'nın ardından Başbakanlık'tan yazılı açıklama geldi. Açıklamada, 'Merkez Bankamız, yasasında belirlenen çerçevede araç bağımsızlığına sahiptir. Merkez Bankamız 2002 yılından beri, başta 2009 yılındaki küresel kriz olmak üzere, birçok kez bu tip uluslararası dalgalanmalara karşı aldığı tedbirlerle başarılı sınavlar vermiş ve kapasitesini uluslararası piyasalarda kanıtlamıştır' denildi.Açıklamada, ayrıca, 'On iki yılı aşkın bir süredir hükümetlerimizle Merkez Bankamız arasında yakın bir iletişim ve istişare mevcut olmuştur. Bugün de Merkez Bankamız para politikaları hedefi doğrultusunda gereken zamanda gereken tedbirleri almaktadır' ifadelerine yer verildi.'Enflasyon ve cari işlemler açığı olumlu gerçekleşecek''Türkiye ekonomisinin temellerinin oldukça güçlü olduğu ve 2014 yılı Ekim ayında açıkladığımız Orta Vadeli Programımızın temel öncelikleri olan enflasyon ve cari işlemler açığının, petrol fiyatlarındaki gerilemenin de etkisiyle, öngörülenden daha olumlu gerçekleşeceği konusunda görüş birliği oluşmuştur' denilen açıklamada 'Orta Vadeli Program'da öngörülen mali disiplinin kararlılıkla korunacağı vurgulanmıştır' ifadesi yer aldı.
Tüm zamanların en büyük gitaristi olarak kabul edilen Jimi Hendrix, 1970 senesinde daha henüz 27 yaşındayken yaşama veda etmiş ve ölümünün ardından birçok demoyla, derleme veya konser albümüyle müzik dünyasında yaşatılmıştı. Artık neredeyse kuruduğu düşünülen Hendrix şarkıları, 24 Mart tarihinde çıkacak olan 'You Can’t Use My Name: Curtis Knight & The Squires' albümüyle yepyeni bir boyuta taşınıyor.
Başlangıç olarak METAL müziğin kurucuları olarak kabul ettiğimiz Black Sabbath grubunu (1969) koymak en doğrusu olur diye düşündüm şarkıyı söyleyen kişi grubun ilk solisti (ozzy osbourne) değil fakat benim en sevdiğim black sabbath albümünün en sevdiğim şarkısı bu yüzden bu şarkı benim için özeldir.
Erik Wernquist tarafından hazırlanan bu uzay bilim kurgu filmi eşine rastlamadığımız bir tarzda. Uzay çağını anlatmaya çalışan Erik'in kullandığı teknolojinin ne olduğunu bilmiyoruz ancak video aşırı gerçekçi. Ayrıca videodaki anlatım ve sesin Carl Sagan'a ait olduğunun da altını ayrıca çizme gerek! Mutlaka izleyin!
Filmleri ve çizgi romanlarıyla da bilinen Star Wars (Yıldız Savaşları) romanındaki karakterlere ilk defa bir LGBTİ üyesi ekleniyor.Star Wars’un gelecek hafta yayımlanacak olan “Star Wars: Lords of the Sith” adlı yeni romanında “Moff Mors” isimli lezbiyen bir karakter yer alacak. Roman, Paul S. Kemp imzasını taşıyor.Star Wars hayranlarının internet sitelerinde paylaştığı bilgilere göre Moff Mors, “İmparatorluk dâhilinde bazı çok ciddi hatalar yapan” fakat yine de “başarısızları önlemek için çok çalışan, olağanüstü yetenekli bir lider.”“Star Wars evreninde” eşcinsel ilişkilere daha önce de değinilmişti. Farklı rollere bürünülen “Star Wars: The Old Republic” adlı bilgisayar oyununda da, oyuncuların tavsiyesi üzerine eşcinsel ilişkilere yer verildi.Star Wars’un “Legacy of the Force” adlı kitap serisinde de eşcinsel evlilik yapan iki Mandalorian erkek savaşçı var.Yazar Paul S. Kemp, Twitter hesabından yaptığı açıklamada da lezbiyen bir karakter seçmekteki amacının herhangi bir grubun ‘gönlünü hoş tutmak olmadığını’ belirtip şu ifadeleri kullandı:“Ne istersem onu yazıyorum. Nokta. Lords of the Sith’te lezbiyen bir karakter olduğu doğru.”Romanın editörü Shelly Shapiro da, Full of Sith’in internette kaydında, Star Wars için de “çeşitliliğe ihtiyaç olduğunu” söyledi:“Eğer ortada bir mesaj varsa, o da Star Wars’un gerçek hayattaki insanoğlu gibi çeşitliliği barındırdığı mesajıdır, öyle değilmiş gibi yapmak istemeyiz. Kesinlikle doğal bir durum.” BBCTürkçe
Yok Paul McCartney yıllar önce öldü, yok yerine başka biri geçirildi falan derken sürekli değişik haberler aldığımız Beatles'tan sonunda bir de güzel haber aldık. Geçtiğimiz aylarda Beatles ve Rolling Stones'un daha önce hiç yayınlanmamış fotoğrafları Ebay'de açık artırmaya konuldu. 1960'lı yıllarda bu iki grubun da menajeri olan Bob Bonis tarafından ortaya çıkartılan bu fotoğraflar umarız ki sizi heyecanlandıracaktır.
''Ey oğul! Her işten önce din işlerine dikkat et. Zira farizaya (farzlara) dikkat, din ve devletin güçlenmesine sebeptir. Din işlerini; dikkatli olmayan, itikadı bozuk ve doğru yoldan ayrılmaya yönelen, büyük günahlardan kaçınmayan, helale-harama dikkat etmeyen sefihlere ve ayrıca tecrübesiz kişilere bırakma, devlet idaresinde bu gibi kişilere iş verme!.Zira yaratandan korkmayan, yaratılandan hiç korkmaz. Büyük günah işleyen ve bunu devam ettiren kimsede sadakat olmaz. Böyle kişilerin sadakati olsa ümmeti olduğu Peygamber-i Zişan’ın sadık tebligatı üzere hareket eder de şer’i şerifin dışına çıkmazdı.Allah’ın (c.c.) hakkını ve kulların hukukunu gözet!.. Ve senden sonrakilere böyle nasihat etmekten geri durmaVe adalet ve insafa riayet ile zulmü kaldırmaya devam ile her bir işe teşebbüs de Allah’ın yardımına güven . Halkını düşman istilasından ve zulme uğratılmaktan koru!..Haksız yere hiç bir ferde layık olmayan muamelede bulunma!.. Halkı taltif et, hepsinin rızasını kazan”
Sert ve kaba bir dil gibi görünen Sırpça' ya karşı önyargınızı yenecek, fonetiği ve anlamlarıyla sizi büyüleyecek dünden bugüne birbirinden özel 14 Sırpça/Boşnakça şarkı ve anlamları...
Atamızın, öylesine anlamlı, ufuk açıcı, vizyon sahibi ve hep güncelliğini koruyan sözleri var ki, insan ne büyük bir fikir adamı olduğuna gerçekten şapka çıkarıyor. Üzerinden o kadar süre geçmesine ve dünya şartlarının değişmesine rağmen, Atamızın bize miras bıraktığı sözleri hala dünyada geçerliliğini koruyor ve gelişmiş, demokrasisi sağlam bir ülke olabilmenizin de temelini oluşturuyor. Fazla değil çok basit bir mantıkla biraz dünyada olup bitene bakarsak, Atamızın bu sözlerini uygulayan ve kendi ülkesinde temel prensip haline getiren devletlerin, ne gibi olumlu gelişmeler kaydettiğini zaten görürüz. Kısacası fazla söze gerek yok. İşte tekrar tekrar okumamız ve feyz almamız gereken Atamızın 25 önemli sözü.
Matematik tarihinde ünlü matematikçiler denildiğinde erkek matematikçilerin adları anılsa da bu kadın matematikçilerin olmadığı anlamına gelmez. Erkek matematikçilere göre işleri zordur çünkü gerek ailelerinin gerekse toplumun baskısını da çözmek zorundadırlar. Bütün bunlara rağmen tarihe adını yazdırmış bazı kadın matematikçileri matematikciler.org olarak sizler için bir araya getirdik.
DENİZLİ'nin Honaz İlçesi Kocabaş Mahallesi'nde 2002'de mermer ocağında bir işçi tarafından bulunan ve 'Denizli Adamı' ismi verilen fosil kafatasının 1.2 milyon yaşında olduğu çeşitli testlerle kesinleşti. İnsanlık tarihine ışık tutacak fosil kafatasının; anatomik ve kesin yaş bulguları ile Anadolu'da bilinen ilk ve tek taş devri insanı olduğu açıklandı.İlk bulunduğunda 500 bin yıllık olduğu tahmin edilen 'Homo Erectus' fosili için kesin yaşının belirlenmesi amacıyla Fransa'nın Marsilya Üniversitesi'ndeki laboratuvarda, paleomanyetizma ve kozmik radyasyon yöntemleri uygulandı. 1 milyon 200 bin yaşında olduğu saptanan ve Dünya bilim çevrelerinin dikkatini çeken fosil kafatasının insanlık tarihine ışık tutacağı vurgulandı. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu'nda buluntuyla ilgili 'Denizli Taş Devri İnsanı' adlı konferans düzenlendi. Çok sayıda bilim adamı ve öğrencinin izlediği etkinlikte; PAÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Cihat Alçiçek, Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Işın Yalçınkaya, Marsilya Üniversitesi'nde Öğretim Görevlisi Dr. Amelie Vialet konuşmacı olarak yer aldı.'AVRUPALILARIN ATASI ANADOLULU'Buluntuyla ilgili yapılan incelemelerden söz eden PAÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Alçiçek, 'Fosilin dijital çekimleri, PAÜ Hastanesi'nde Bilgisayarlı Tomografi ile gerçekleştirildi. Karşılaştırmalı anatomik özelliklerinin taş devri insanına ait olduğu belirlendi. Ancak fosil üzerine uygulanan yaşlandırma eksikliği nedeniyle bu büyük buluş uzun süre hak ettiği alakayı görmemişti. Denizli adamı, TÜBİTAK ve CNRS (Centre National de la Recherche Scientifique) desteği ile Aix-Marseille Üniversitesi bünyesindeki CEREGE'nin (Centre Européen de Recherche et d'Enseignement des Géosciences de l'Environnement) çalışmaları sonrası 2014'te gündemde hak ettiği yere oturdu. CEREGE laboratuvarlarında paleomanyetizma ve kozmik radyasyon yöntemleriyle fosilin yaşının 1.2 milyon yıl olarak saptandı. Anatomik ve kesin yaş bulguları ile Anadolu'da bilinen ilk ve tek taş devri insanı belgelenmiş oldu. Sonuçlar 2014 yılı başında ünlü Earth and Planetary Science Letters dergisinde yayınlandı. Ayrıca, Anthropologie dergisinin 2014 yılı ilk sayısının tamamı bu fosile adandı. Çalışma sonuçları Avrupalıların atasının Anadolu kökenli olduğu yönü ile uluslararası basın ve bilimsel kuruluşlarının gündeminde geniş yer buldu. The Economist, SciLogs, Pour la Science gibi ünlü yayın organlarında; Chris Stringer, Robin Wylie ve François Savatier gibi ünlü yazarlar tarafından Europevia Turkey, Geology and the First Europeans ve Le deuxieme vague d'Homo erectus datee başlıkları ile uluslararası boyutta gündemde yer aldı' dedi. Prof. Dr. Alçiçek, ayrıca traverten mermer ocaklarında gergedan, geyik, timsah, mamut ve zürafa gibi hayvanların da fosillerini bulduklarını söyledi.AVRUPA'YA GÖÇÜN AYDINLATILMASINDAKİ ÖNEMİ VURGULANDIDenizli Adamı'nın Avrupa'ya göçün aydınlatılmasına dair günümüzün en önemli antropolojik buluşu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Işın Yalçınkaya, 'Bu bulgu ile kıtalararası köprü konumundaki Anadolu'nun insanların dünyaya yayılırken yaşadığı yerlerden biri olduğu ve Avrupa'ya buradan geçtiği varsayımı ispatlanmış oldu. Denizli Adamı, taş devri insanının tarihi ve dünyaya yayılış öyküsüne dair yeni ufuklar açılmasını sağladı. Anadolu'da benzer çalışmaların sürdürülmesi ve yeni bulgular edinilmesi, taş devri insanının göçüne dair yeni bilgiler sunacağı şüphesizdir. Denizli'de taş devri yaşamını anlamak, yaşam şartları ve ürettiği taş alet endüstrisini ve teknolojisini araştırmak amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle gerçekleştirilen ilk çalışmalarda, bu insanların kullandığı oldukça önemli taş alet endüstrisi ve teknolojik bulgulara rastlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı projesinin ilerleyen aşamalarında taş devri insanının yaşadığı düşünülen mağaralarda sistematik kazılar başlatılması ve bu sayede yaşamları, kültürleri, teknoloji ve endüstrilerinin anlaşılması amaçlanmaktadır. Böylece taş devrinden günümüze kadar Anadolu'da insanlığın yaşam ve kültürel gelişimleri anlaşılabilecektir. Mermer, taş ve kömür ocaklarında nesilleri tükenmiş hayvan ve insan kalıntılarına rastlanıyor. Bu işletmelerde çalışmalar Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kontrolünde yapılmalıdır' diye konuştu. Yalçınkaya, şu anda Pamukkale'de bulunan sıcak suyun eski dönemlerde traverten mermer ocaklarının bulunduğu alanlarda olduğunu ve insanlar ile hayvanları bu suyun çektiğini sözlerine ekleyerek, 'Bu alanlarda nesilleri tükenmiş hayvanların da izlerine rastlıyoruz' dedi.Marsilya Üniversitesi'nde görevli Dr. Amelie Vialet de Denizli Adamı'nın Anadolu'nun tek insan fosili olduğunu hatırlatarak, 'En eski insan fosili Afrika'da bulundu. Afrika'da bulunan fosilin yaşının 2 milyon 8 bin yıllık olduğu belirlendi. Gürcistan'da bulunan bir başka insan fosili de 1 milyon 800 bin yıllık. Denizli'de bulunan fosil, insanlık tarihi açısından çok önemli. Bu fosil, ilk Afrika insanından biraz farklı. Denizli'de bulunan fosilin kafatası biraz daha küçük ve ince' dedi.Denizli Adamı ile ilgili 11 Mart'ta İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonu'nda; 13 Mart'ta Ankara Üniversitesi Rektörlük binasında iki ayrı konferans daha yapılacağı kaydedildi.Ferah IŞIK- Ramazan ÇETİN/DENİZLİ, DHA